Jeofaji, besleyici değeri olmayan toprak, kil veya benzeri yer materyallerinin düzenli ve aşırı miktarda yenilmesiyle karakterize edilen bir yeme bozukluğudur ve pika davranışının daha özgün bir biçimidir. Bu davranış, dünya genelinde çeşitli kültürlerde ve yaş gruplarında, özellikle de çocuklarda ve hamile kadınlarda görülmektedir.
Toprak yeme alışkanlığının tarihi çok eski dönemlere dayanmaktadır. Bazı çalışmalar, jeofajinin en eski kanıtlarının Zambiya ve Tanzanya arasındaki Kalambo Şelalesi'ndeki tarih öncesi alanlardan geldiğini ve Homo habilis'e kadar uzandığını belirtmektedir. Eski Çinliler, Mısırlılar, Afrika'daki topluluklar ve Anadolu'da yaşayan insanlar binlerce yıldır bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde toprak tüketmişlerdir.
Tarihsel olarak, bazı killerin tedavi edici özellikleri olduğuna inanılmıştır. Örneğin, Roma İmparatorluğu döneminde Limni Adası'ndan çıkarılan ve "Terra Sigillata" (mühürlü toprak) adı verilen kil tabletler, yılan sokması, mide ekşimesi gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmış ve ticareti yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda da bu tabletlerin ticareti "Tin-i Mahtum" adıyla devam etmiş ve zamanla dini, kültürel motifler kazanmıştır.
Afrika'da jeofaji uygulamaları genellikle kültürün bir parçası olarak değerlendirilmekte ve normal bir davranış olarak görülmekte, jeofaji materyalleri marketlerde satılmaktadır. Anadolu'da da toprak yeme alışkanlığı eski dönemlere dayanmakta ve günümüzde de devam etmektedir.
Jeofajinin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, çeşitli faktörlere dayandırılmaktadır:
Jeofaji sırasında tüketilen topraklar genellikle kil açısından zengindir. Yapılan araştırmalarda, tüketilen toprak ve kayaç örneklerinin mineralojik ve jeokimyasal özellikleri incelenmiştir. İç Anadolu'da yapılan bir çalışmada, Niğde ve Aksaray yörelerinden alınan ve hem pekmez yapımında kullanılan hem de doğrudan tüketilen toprak örneklerinin Neojen yaşlı gölsel ortam ürünü olduğu belirlenmiştir. Bu örnekler marn, traverten, tüf ve dolomit gibi kayaçların özellikle altere olmuş, kolay kazılabilir kesimlerinden oluşmaktadır.
XRD analizleri sonucunda bu topraklarda kil, mika, karbonat (kalsit, dolomit), kristobalit, amfibol, kuvars, feldispat ve opal-CT gibi mineraller saptanmıştır. Ana element analizlerinde Bor yöresinde CaO+Al2O3+Fe2O3; Ulukışla yöresinde CaO+SiO2+Fe2O3; Emirgazi yöresinde ise CaO+MgOegemenliği gözlenmiştir. İz element analizlerinde ise Bor yöresi örneklerinde Sr, Ba, Ce, Zn ve As; Ulukışla yöresinde U, Ce, Ba, Zr, Sr, Ni; Emirgazi yöresinde ise Ba, Sr, La, Ce, Co, Zr elementleri dikkat çekmiştir. Ulukışla yöresi örneklerinde, özellikle pekmez toprağı olarak kullanılanlarda Uranyum (U) içeriğinin 46 ppm'e kadar çıkması dikkat çekici bulunmuştur.
Toprak yemenin sağlık üzerinde hem olası faydaları hem de ciddi riskleri bulunmaktadır:
Jeofaji, Anadolu'nun birçok yöresinde, özellikle kırsal kesimlerde, düşük gelirli ailelerde, çocuklar ve hamile kadınlar arasında yaygındır. Malatya'nın Arguvan ilçesinde yapılan bir çalışmada, rastgele seçilen 237 kişiden 39'unun geçmişte veya halen toprak yeme alışkanlığı olduğu ve bu kişilerin çoğunluğunun kadın olduğu belirtilmiştir. Bu çalışmada, eğitimli insanlar arasında da toprak yeme alışkanlığının düşük olmadığı ve kültürel olarak normal karşılandığı vurgulanmıştır. Ihlara Vadisi'nde yapılan bir araştırmada, insanların %71'inin yağışlı havalarda toprağın kokusuna dayanamadığı için, %14,4'ünün tadından hoşlandığı için toprak yediği tespit edilmiştir.
Jeofaji, karmaşık nedenleri ve potansiyel sağlık etkileri olan, küresel ve tarihsel bir olgudur. Konuyla ilgili tıbbi jeoloji çalışmaları, bu davranışın insan sağlığı üzerindeki etkilerini daha net bir şekilde ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Jeofaji" maddesi için tartışma başlatın
Tarihsel ve Kültürel Yönleri
Nedenleri
Tüketilen Materyaller ve Jeolojik Özellikleri
Sağlık Etkileri
Prevalans ve Araştırmalar
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.