fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarM. BAHA TANMAN20 Kasım 2024 08:33
Kalender meşrepli seyyah dervişlerin konaklamaları için tesis edilen tekkelerin genel adı.
Beylerbeyi Havuzbaşı’ndaki Şeyh Nevruz Tekkesi’nin karakalem bir resmi (M. Baha Tanman arşivi)
Beylerbeyi Havuzbaşı’ndaki Şeyh Nevruz Tekkesi’nin karakalem bir resmi (M. Baha Tanman arşivi)
Beylerbeyi Havuzbaşı’ndaki Şeyh Nevruz Tekkesi’nin karakalem bir resmi (M. Baha Tanman arşivi)
Sultantepe’deki Özbekler Tekkesi – Üsküdar/İstanbul
Sultantepe’deki Özbekler Tekkesi – Üsküdar/İstanbul
Sultantepe’deki Özbekler Tekkesi – Üsküdar/İstanbul

Kalenderhânelerin vakfiyelerinde, bazan da kitâbelerinde özellikle bekâr (mücerred) ve seyyah kalenderlerin barınması ve iâşesi için tesis edildikleri belirtilmektedir. Bazı vakfiyelerde ayrıca meşihat görevini üstlenecek olan kişilerin de mücerred olması şart koşulmuştur. Fâtih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethinin ardından Vezneciler’de Bozdoğan Kemeri’nin yakınında bulunan Bizans dönemine ait Hristos Akataleptos’a ait olduğu sanılan kiliseyi Kalenderî dervişlerinin ikametine ayırmış, böylece ilk kalenderhâne ortaya çıkmıştır. Yapının XV. yüzyılın sonlarından itibaren cami ve medrese olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır (bk. KALENDERHÂNE CAMİİ).


İstanbul Vakıfları Tahrîr Defteri’nde Eminönü ilçesi Sultanahmet semtinde, günümüzde Alemdar mahallesinin sınırları içinde kalan Üsküplü mahallesinde Yûsuf Bek b. İlyâs adında bir kişinin 907 (1501-1502) yılında üç “nefer” için bir kalenderhâne vakfettiği belirtilmektedir. “Hânehâ-i tahtânî 2 bâb ve fevkānî 2 bâb ve matbah ve gurfe ve zulle ve furun ve ahur” şeklinde dökümü yapılan mimari programından küçük kapsamlı olduğu anlaşılan tesisin yeri tesbit edilememiştir. Öte yandan şair Yetim Ali Çelebi’nin XVI. yüzyılın ilk yarısında İstanbul’da kurduğu kalenderhânenin yeri ve inşa tarihi de bilinmemektedir.


Eyüp’te 1153’te (1740) Lâ‘lîzâde Abdülbâki Efendi tarafından kurulan kalenderhâne, daha çok Özbekistan’dan İstanbul’a gelen seyyah dervişlere hizmet verdiği için Özbek / Özbekler Tekkesi olarak da anılmaktaydı. Bâninin “mücerred olan kalenderlere şart eylediği” tekkenin cümle kapısındaki kitâbede burasının “sohbetgeh ü mecma‘-i garîbân” olduğu belirtilmektedir. Nakşibendiyye’den Kâşgarlı Abdullah Nidâî Efendi (ö. 1174/1760-61) kalenderhânenin meşihatını üstlendikten bir müddet sonra evlenmeyi arzu etmiş, fakat tekkenin meşihatı mücerred şeyhlere meşrut olduğu için buradaki görevini terkederek aynı semtte bulunan ve aynı tarikata ait Kâşgarî Tekkesi’nin postuna geçmiştir.


İstanbul’da kalenderhâne olarak anılan diğer bir tesis de Üsküdar’da Sultantepesi’nde 1166’da (1753) Maraş Valisi Abdullah Paşa tarafından Eyüp’teki kalenderhâne ile aynı işlev için vakfedilmiş bulunan Özbekler Tekkesi’dir. Nakşibendiyye tarikatına bağlı olarak faaliyet gösteren tekke İstanbul’da Orta Asya tasavvuf kültürünün temsil edildiği önemli bir merkezdi. İstanbul’un işgal yıllarında Karakol Cemiyeti’nin üyelerinden olan son postnişin Şeyh Atâ Efendi’nin denetiminde bulunan tekke, yaralanan Kuvâ-yi Milliye yandaşları için hastahane, ayrıca Anadolu’ya kaçırılan silâhların, cephânelerin ve Anadolu’ya gizlice geçmek isteyenlerin ilk durağı olmuştur.


Üsküdar’da kalenderhâne olarak anılan diğer bir tekke de Nûman Bey adında bir kişinin 1207’de (1793) Çinili Cami yakınında Afganistan’dan gelen seyyah dervişler için tesis ettiği Afganîler Tekkesi’dir. Yine Nakşibendiyye tarikatına bağlı olan bu tekke kaynaklarda Afganî Kalenderhânesi veya Kalenderhâne olarak anılmaktadır. Cümle kapısı üzerinde yer alan 1207 (1793) tarihli inşa kitâbesinde yapının işlevi ve meşihatı üstlenecek kişinin mücerred olması gerektiği açıkça ifade edilmektedir.


Beylerbeyi-Havuzbaşı’ndaki kuruluş tarihi ve bânisi tesbit edilemeyen Şeyh Nevrûz Tekkesi kaynaklarda Afganî Kalenderhânesi, Özbekler Tekkesi ve Havuzbaşı Tekkesi olarak da anılır. 1301 (1884) tarihli bir belgede Nakşibendiyye’ye, 1307 (1890) tarihli Mecmûa-i Tekâyâ’da ise Kādiriyye’ye bağlı olduğu kaydedilen tekke büyük bir ihtimalle XIX. yüzyılın üçüncü çeyreği içinde tesis edilmiştir.


Kalenderhâneler, yerleşim düzeni ve mimari tasarım açısından bağımsız bir grup oluşturmaz. Başka bir deyişle kalenderhâneleri diğer tarikat yapılarından ayıran mimari özelliklere rastlanmaz. Vezneciler’deki kalenderhâne tamamen Bizans mimarisinin kapsamına girer. Eyüp’teki kalenderhâne ile Üsküdar’daki Afganîler Tekkesi geniş bir arazi içinde dağılan, bazıları birbiriyle bağlantılı, bazıları da bağımsız olan birimlerden oluşur. Üsküdar-Sultantepesi’ndeki Özbekler Tekkesi ile Beylerbeyi-Havuzbaşı’ndaki Şeyh Nevrûz Tekkesi’nde ise bütün birimler aynı çatı altında toplanır ve yapılar dış görünümü itibariyle ahşap İstanbul meskenlerini andırır. Bütün kalenderhânelerde barınma işlevinin önemli olması sebebiyle dervişlerin ikametine ayrılan hücreler mimari programın vazgeçilmez unsurları arasında yer alır. Eyüp’teki kalenderhânede olduğu gibi şeyhlerin mücerred olduğu kalenderhânelerde şeyhin ikamet ettiği bölüme diğer tekkelerden farklı olarak “harem” adı verilmeyip bu bölüm “kasr-ı şeyhâne” olarak anılır.

Kaynakça

İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri 953 (1546), s. 28, nr. 180.

Ayvansarâyî, Hadîkatü’l-cevâmi‘, I, 166, 276-278; II, 240.

Ayverdi, Osmanlı Mi‘mârîsi III-IV, s. 428.

Bandırmalızâde, Mecmûa-i Tekâyâ, İstanbul 1307, s. 13, 15.

Behcetî, Merâkid-i Mu‘tebere-i Üsküdar, s. 55, 72.

Cengiz Bektaş, “Özbekler Tekkesi”, TT, sy. 8 (1984), s. 40-45; sy. 9 (1984), s. 38-43.

G. M. Smith, “The Özbek Tekkes of Istanbul”, Isl., LVII/1 (1980), s. 130-139.

Günkut Akın, Asya Merkezi Mekan Geleneği, Ankara 1990, s. 128-129, lv. 16.

Konyalı, Üsküdar Tarihi, I, 57-58, 354-356, 420, 424-427.

Mehmed Râif, Mir’ât-ı İstanbul, İstanbul 1314, I, 131, 142, 197.

Nejat Göyünç, “Kalenderhâne Camii”, TD, sy. 34 (1983-84), s. 485-494.

Osman Nuri Ergin, Türk Şehirlerinde İmaret Sistemi, İstanbul 1939, s. 26-36.

Sedad Hakkı Eldem, Köşkler ve Kasırlar, İstanbul 1974, II, 88-94.

Semavi Eyice, Istanbul, Petit guide à travers les monuments byzantins et turcs, İstanbul 1955, s. 54.

T. Zarcone, “Histoire et croyances des derviches turkestanais et indiens à Istanbul”, Anatolia Moderna-Yeni Anadolu, II, Paris 1991, s. 137-200.

W. Müller-Wiener, İstanbul’un Tarihsel Topografyası (trc. Ülker Sayın), İstanbul 2001, s. 153-158.

a.mlf. – M. Baha Tanman, “Afganîler Tekkesi”, DBİst.A, I, 86-87.

a.mlf., Mecmûa-i Tevârih (haz. Fahri Ç. Derin – Vahid Çabuk), İstanbul 1985, s. 269.

a.mlf.ler, “Kalenderhane Tekkesi”, a.e., IV, 398-399.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"KALENDERHÂNE" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor