
Ketojenik diyet (KD) yüksek yağ, düşük karbonhidrat ve yeterli düzeyde protein içeren, metabolik olarak ketozis durumunu hedefleyen bir beslenme biçimidir. Vücut, karbonhidrat sınırlaması sonucu enerji ihtiyacını karşılamak üzere keton cisimcikleri üretir. Bu durum, özellikle epilepsi tedavisinde terapötik bir araç olarak kullanılmaktadır.
Ketojenik diyet, öncelikli olarak dirençli epilepsi tedavisinde uygulanmakla birlikte bazı metabolik hastalıklar (glukoz taşıyıcı tip 1 eksikliği, pirüvat dehidrogenaz kompleksi eksikliği), bazı nörolojik bozukluklar ve nadiren onkolojik hastalıklarda da kullanılabilmektedir. Glukoz yerine ketonların enerji kaynağı olarak kullanılmasını sağlayarak nöbet sıklığını ve şiddetini azaltmada etkili olduğu bilinmektedir. Diyet genellikle iki yaş üzerindeki çocuklara uygulanmakta, tedavi süreci nöroloji ve diyetetik uzmanları tarafından yürütülmektedir.
Diyet uygulamasından önce kapsamlı klinik değerlendirme yapılmakta, ardından hastane koşullarında diyet başlatılmaktadır. Ketozisin başlaması için gerekli görüldüğünde açlık süreci uygulanabilmektedir. Sonrasında planlanan makrobesin oranlarına göre kişiye özel öğün planları hazırlanmaktadır.
Ketojenik diyetin hem akut hem de uzun dönemli yan etkileri bulunmaktadır. Başlangıç döneminde hipoglisemi, dehidratasyon, bulantı, kusma ve letarji görülebilmektedir. Uzun dönemde ise konstipasyon, büyüme geriliği, vitamin ve mineral yetersizlikleri (özellikle D vitamini, kalsiyum, selenyum), osteopeni, böbrek taşları, pankreatit, albümin ve karnitin düşüklüğü gibi komplikasyonlar bildirilmektedir.
Böbrek taşı gelişimi %3-10 arasında değişebilmektedir. Bu riski azaltmak için yeterli sıvı alımı ve potasyum sitrat kullanımı önerilmektedir. Serum lipid profilinde özellikle ilk altı ay içinde total kolesterol, LDL ve trigliserit düzeylerinde artış; HDL düzeylerinde ise azalma olabileceği bildirilmektedir.
Kemik sağlığı üzerinde de etkileri söz konusudur. Antiepileptik ilaçların D vitamini metabolizmasını etkilemesi ve Ketojenik diyetin mineral dengesine olan etkileri nedeniyle osteopeni riski artabilmektedir. Uzun süreli uygulamalarda kemik mineral yoğunluğu takip edilmelidir.
Ketojenik diyet, son yıllarda zayıflama amacıyla uygulanan popüler diyetlerden biri hâline gelmiştir. Ancak bu amaca yönelik uzun dönemli etkinliği, güvenliği ve sağlık üzerindeki olası etkileri hakkında bilimsel veriler sınırlıdır. Ketojenik diyetin ağırlık kaybı üzerindeki etkileri henüz kesinlik kazanmamış olup, toplum geneline uygulanabilirliği konusunda yeterli kanıt bulunmamaktadır. Obeziteyle mücadelede kısa sürede sonuç alma beklentisi, bireyleri bilimsel temeli sınırlı olan bu ve benzeri popüler diyetlere yönlendirebilmektedir. Bu durum bazı riskleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle aşırı enerji kısıtlaması, yetersiz protein ve mikronutrient alımı gibi sorunlar beslenme bozukluklarına neden olabilmektedir. Bu nedenle ketojenik diyetin yalnızca tıbbi indikasyonla ve uzman kontrolünde uygulanması önerilmektedir.【1】
[1]
Küçük, Sefa Can., ve Yıbar, Artun. "Popüler diyet akımlarının vücut ağırlığı ve sağlık üzerine etkileri." Akademik Gıda. (2021): 98-107. Erişim tarihi 25 Mayıs 2025. https://dergipark.org.tr/tr/doi/10.24323/akademik-gida.927722

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Ketojenik Diyet" maddesi için tartışma başlatın
Tıbbi Kullanım Alanı
Uygulama Şekli ve Diyet Türleri
Yan Etkiler
Zayıflama Amacıyla Kullanımı
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.