Kimseye yük olmamayı öğrenirken biriken sessiz yorgunluk üzerine...
Herkes güçlü sanırken, sen ne zaman yoruldun?
Kimseye yük olmamayı erken yaşta öğrenenler vardır. Yorulsalar bile bunu belli etmezler; sabah uyanır, işine gider, konuşur, gülümser, her şey yolundaymış gibi devam ederler. Çünkü yük olmak istememek, zamanla bir karakter meselesine dönüşmüştür. Güçlü görünmek refleks olur, durmak ertelenir. Ve insan, fark etmeden, kimseyi yormamaya çalışırken en çok kendini yorduğunu en son fark eder.
Peki insan, ne zamana kadar böyle devam edebilir?

Güçlü Görünmek Adına Tüm Yardımları Reddetmiş Bir İnsan Tasviri (Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur)
Çoğu zaman bu hâl fark edilmeden bir alışkanlığa dönüşür. Güçlü görünmenin bir bedeli vardır; sessizdir ama birikir. İnsan yorulduğunu belli etmemeyi öğrenir, çünkü zayıf görünmek istemez. Büyük konuşur, dimdik durur, “ben hallederim” der. Yardım istemek yerine susmayı, anlaşılmamaktansa güçlü görünmeyi seçer. Zamanla herkes seni güçlü sanır ama kimse nasıl hissettiğini sormaz.
Güçlü görünmek gerçekten insanı korur mu?
Bazen korur gibi yapar, ama çoğu zaman yalnızlaştırır. Çünkü güçlü görünenin yardıma ihtiyacı olmadığı varsayılır. Oysa bu bir zayıflık değildir. Yorulmak, insanın gücünün bittiğini değil; uzun süre güçlü kaldığını gösterir. Her şeye tek başına yetişmeye çalışmanın, kimseye yük olmamayı ilke edinmenin doğal bir sonucudur.
İnsan neden dinlenmek istediğinde kendini suçlu hisseder?
Çünkü güçlü olmak, zamanla bir zorunluluğa dönüşür. İnsan güçlü olmaktan vazgeçmek istemez; sadece bir anlığına güçlü görünmek zorunda kalmamak ister. Dinlenmek isteyen ruh, pes etmek istemez. Sadece anlaşılmak ister. Tam da bu noktada insanın içinde sessiz bir ihtiyaç büyür: güçlü görünmeden de var olabilmek.
Peki bu ihtiyaç ne ister?
Bu ihtiyaç alkışlanmak ya da acınmak istemez. Her an dimdik durmak zorunda kalmadan, toparlanmadan, kendini savunmadan… Sadece olduğu hâliyle kabul edilebilmeyi ister. Nefes alacak küçük bir alan yeterlidir. İnsan güçlü olmaktan vazgeçmez; ama güçlü gibi görünmeden de sevilip var olabileceğini bilmek ister.
Sürekli güçlü görünme çabası, çoğu zaman bir baş etme biçimi olarak ele alınır. İnsan bunu yetersiz olduğu için değil; yük olmamak, kontrolü kaybetmemek ve değerini korumak istediği için yapar.
Belki de sen bunu çok iyi biliyorsundur.
Belki sen de böylesindir. Yorulduğunu hissetsen bile bunu dile getirmemeyi seçiyorsundur. Güçlü görünmek, fark etmeden karakterinin bir parçası olmuştur. Kimseye yük olmamak için susar, anlaşılmamak pahasına dimdik durursun. İçinden “biraz durmak istiyorum” dediğin hâlde, bunu kimseye söylemezsin. Ve belki de en çok, birinin bunu fark etmesini beklersin.
Belki de herkesin ihtiyacı, güçlü olmaktan vazgeçmek değil; sadece bir anlığına güçlü görünmek zorunda kalmamaktır.

