fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline

Koruyucu aile hizmeti, öz ailesi yanında bakımı sağlanamayan çocukların, geçici veya uzun süreli olarak, devletin denetiminde, uygun görülen ailelerin yanına yerleştirilmesi yoluyla sürdürülen bir alternatif bakım türüdür. Bu hizmet, çocukların aile ortamında gelişimini desteklemeyi hedefler ve evlat edinmeden farklı olarak hukuki bağ tesis etmez.

Türkiye'de Koruyucu Aile

Hukuki Dayanaklar

Türkiye’de koruyucu aile uygulamasının yasal temelini şu düzenlemeler oluşturur:


  • Türk Medeni Kanunu (m. 347): Çocuğun ailesi tarafından korunamaması hâlinde hâkimin çocuğu koruyucu bir aile yanına yerleştirme yetkisi.
  • 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu (m. 22-23): Korunma kararına istinaden çocukların kuruluş ya da aile ortamında yetiştirilebilmesi.
  • Koruyucu Aile Yönetmeliği (2006): Uygulama esaslarını, ailelerin seçimini, hizmetin işleyişini ve devlet tarafından yapılacak ödemeleri düzenler.
  • Uluslararası düzeyde, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme temel referans niteliğindedir (m. 20, 25, 27).

Uygulama Süreci

Koruyucu ailelik için başvuran kişilerin değerlendirilmesi, çocuğun yerleştirilmesi ve izleme aşamaları profesyonel sosyal hizmet müdahalesiyle yürütülür. Başvuruda bulunan birey veya aileler çok boyutlu incelemeye tabi tutulur. Değerlendirme; ailenin çocuk bakımına uygunluğu, motivasyonu, fiziksel koşulları ve psikososyal yeterliliği gibi unsurları içerir. Yerleştirme öncesi hazırlık sürecinde aile ve çocukla görüşmeler yapılır. Yerleştirme sonrasında, sosyal hizmet uzmanları tarafından düzenli izleme yapılır.


(Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)

Tarihsel Gelişim

Koruyucu aile kavramı Türkiye’de ilk kez 1926 tarihli Medeni Kanun’da yer almış; uygulamaya ise 1949 yılında başlanmıştır. 1952 yılında uygulama kapsamı genişletilmiş, 1983 yılında 2828 sayılı yasa ile hizmetin kurumsal yapısı şekillenmiştir. 2001’de Medeni Kanun’daki değişikliklerle yasal temel güçlendirilmiş, 2006’da çıkarılan yönetmelikle güncel uygulama esasları belirlenmiştir.

Koruyucu Aile Türleri

Akraba veya Yakın Çevre Koruyucu Aile Modeli

Veli ya da vasi dışında kalan kan bağı bulunan akrabalar (teyze, hala, amca, dayı, büyükanne, büyükbaba gibi) ya da çocuğun iletişim içinde olduğu veya tanıdığı bakıcı, komşu gibi yakın çevresinde olan kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır.

Geçici Koruyucu Aile Modeli

Acil koruma gereken ya da hakkında hizmet planı oluşturulmamış ve kuruluş bakımına yerleştirilmemiş ya da kendisi için planlanan hizmet modelinden çeşitli nedenlerle henüz yararlandırılamamış çocuklar için, aldıkları eğitimler fazla bir ay arasında değişen bakımdır.

Süreli Koruyucu Aile Modeli

Öz ailesi yanına kısa sürede döndürülme imkanı bulunmayan ya da kalıcı olarak aile yanına yerleştirilemeyen çocuklara, kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır. Uygulamada yaygın olan Koruyucu Aile Modelidir.

Uzmanlaşmış Koruyucu Aile Modeli

Özel zorlukları ve ihtiyaçları olan çocuklara yardımcı olabilecek lisans eğitimine sahip olan veya aldıkları eğitimler ile profesyonel düzeye gelmiş kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır.


Kimler Koruyucu aile olabilir:

Evli ya da bekar herkes aşağıdaki koşulları sağladığı takdirde koruyucu anne, baba ya da aile statüsüne kavuşabilir;


  • T.C. vatandaşı iseniz
  • Sürekli Türkiye’de ikamet ediyorsanız
  • 25-65 Yaşları arasındaysanız
  • En az ilkokul mezunu iseniz
  • Düzenli bir gelire sahipseniz
  • Çocuğun biyolojik anne-babası ya da vasisi değilseniz

Çocuğun Gelişimi Açısından Etkileri

Koruyucu aile ortamında büyüyen çocukların, kurum bakımına kıyasla psikososyal gelişimlerinin daha olumlu yönde seyrettiği, bireysel ilgi ve bağlanma süreçlerinin daha sağlıklı gerçekleştiği bildirilmiştir. Özellikle erken yaşlarda aile benzeri bakımın, çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişiminde belirleyici olduğu belirtilmektedir.


Koruyucu aile yanında büyüyen çocukların gelişimsel süreçleri, kurum bakımındaki akranlarına kıyasla çok daha olumlu sonuçlar vermektedir. Aile ortamı; çocuğun bireysel ihtiyaçlarına duyarlı, sıcak ve güvenli bir etkileşim zemini sunar. Bu etkileşim çocuğun güvenli bağlanma kurmasını kolaylaştırır. Özellikle erken yaşta koruyucu aile yanına yerleştirilen çocuklarda, yaşam boyu sürecek olan duygusal düzenleme becerilerinin ve özsaygının daha sağlıklı biçimde geliştiği gözlenmektedir.


Koruyucu aile ortamı, çocuğun bilişsel gelişimini de doğrudan etkiler. Kişisel ilgi gören, rutinleri oturmuş bir evde yaşayan çocuklar, öğrenmeye daha açık hâle gelirler. Özellikle dil gelişimi ve problem çözme becerileri, bireysel iletişime dayalı ev içi etkileşimlerde daha güçlü gelişmektedir.


Aile ile büyüyen çocukta güven duygusu gelişir. ( Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)


Sosyal gelişim açısından da koruyucu aile modeli, çocuğun toplumsal aidiyet duygusunu destekler. Kurum bakımında karşılaşılabilen kimlik karmaşası, yalnızlık hissi veya dışlanmışlık gibi duygular yerine; aile içindeki rol ve sınırları tanımlı ilişkiler sayesinde çocuk kendini bir bütüne ait hisseder.


Ayrıca, koruyucu aile yanındaki çocuklar daha fazla rol modeli ile karşılaşma şansı bulurlar. Ailenin günlük yaşam pratiklerine katılan çocuk, sorumluluk alma, empati kurma ve çatışma çözme becerilerini gözlemleyerek öğrenir. Bu durum, onun hem bireysel hem de sosyal kimliğini daha sağlıklı inşa etmesine olanak tanır.


Hizmetin Yürütülmesi

Koruyucu aile hizmetleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı il müdürlükleri tarafından koordine edilir. Hizmet sürecine sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve gerektiğinde çocuk ruh sağlığı alanında uzmanlar dâhil olur. Yerleştirme, izleme, rehberlik, değerlendirme ve raporlama süreçleri bu meslek elemanları tarafından yürütülür.

30 Haziran Koruyucu Aile Günü’nün Kurumsal ve Sosyal Arka Planı

Maddede yalnızca "gün" olarak geçen 30 Haziran, aslında 2023 ve 2024 yıllarında artan sivil farkındalık çabalarının bir sonucudur. 2024 yılında Aile Bakanlığı tarafından il müdürlükleri aracılığıyla Türkiye genelinde yapılan eşzamanlı etkinlikler; sosyal medya, kamu spotları ve gönüllü aile söyleşileriyle desteklenmiştir. Amaç, koruyucu ailelik konusunu sadece bir sosyal hizmet değil, toplumsal sorumluluk alanı olarak konumlandırmaktır.

2025 Yılı Ulusal Aile Vizyonu ve Koruyucu Ailelik

2025'in Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle “Aile Yılı” ilan edilmesi, koruyucu aileliği destekleyen politikaların sembolik bir taşıyıcısı hâline gelmiştir. Bu yıl boyunca, koruyucu aile hizmeti yalnızca bir çocuk koruma sistemi değil, aynı zamanda "aile kurumunu güçlendirme" aracına dönüştürülmüştür. Aile Yılı kampanyaları kapsamında geliştirilen “Türkiye Yüzyılı’nda Ailemiz” teması, koruyucu ailelerin özverisini ulusal kalkınma vizyonuyla ilişkilendirmiştir.

Koruyucu Aile Hizmetinde Devlet-Sivil Toplum İş Birliği

Bakanlık tarafından yürütülen hizmet modeli, son yıllarda STK’lar, yerel yönetimler ve gönüllü ağları ile birlikte çalışılarak daha yaygın ve sürdürülebilir hâle getirilmiştir. 2024 yılında Eskişehir İl Müdürlüğü’nce gerçekleştirilen “koruyucu aile söyleşileri” ve “farkındalık yürüyüşleri” bu birlikteliğin örneklerindendir. Aynı zamanda yerel medyada çıkan haberlerle aileler örneklik teşkil edecek şekilde tanıtılmıştır.

Sosyo-Kültürel Faktörler ve Koruyucu Aileye Bakış

Koruyucu aileliğin gelişimini etkileyen sosyokültürel unsurlar, Türkiye’de çocuk bakımına ilişkin geleneksel tutumlarla iç içedir. Bazı aileler “emanet çocuk” kavramı üzerinden duygusal bağ kurmakta zorlanabilirken, diğerleri dinî ve ahlaki değerler doğrultusunda bunu bir sorumluluk kabul etmektedir. Aile Yılı kampanyası, bu tür algıları dönüştürmeyi ve koruyucu aileliği toplumun tüm kesimleri için normalleştirmeyi amaçlamaktadır.

(Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)

Koruyucu Ailelikte Yaşanan Sorunlar ve Sistemsel İyileştirme Önerileri

Uygulamada yaşanan temel sorunlar arasında şunlar öne çıkmaktadır:

Ailelerin yetersiz psikoeğitim süreçlerinden geçirilmesi

Kurumlar arası koordinasyon eksikliği

İzleme sistemlerinin yetersizliği

Ailelerin yaşadığı tükenmişlik ve yalnızlık duygusu


İyileştirme önerileri:

Sürekli mesleki destek ve denetim

Psikolojik danışma hizmetlerinin yaygınlaştırılması

İzleme ve değerlendirme sisteminin dijitalleşmesi

Aile içi kriz yönetiminde uzman müdahale ekiplerinin rol alması

Koruyucu Ailelik ve Sosyal Hizmet Etiği

 Çocuğun yüksek yararı ilkesi, koruyucu aile sisteminin temel etik zemini olarak tanımlanır. Ancak ailelerin bireysel değerleri ile çocukların gelişimsel ihtiyaçları arasında zaman zaman çatışma yaşanabilir. Sosyal hizmet uzmanları bu tür durumlarda arabulucu, rehber ve denetçi rollerini eşzamanlı olarak yürütmek zorundadır. Bu da sistemin sürekli etik kararlar üretmesini gerektirir.


(Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarSueda Uyanık25 Mayıs 2025 10:09
Katkı Sağlayanlar
Katkı Sağlayanları Gör
Katkı Sağlayanları Gör

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Koruyucu Aile" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Türkiye'de Koruyucu Aile

    • Hukuki Dayanaklar

    • Uygulama Süreci

  • Tarihsel Gelişim

    • Koruyucu Aile Türleri

      • Akraba veya Yakın Çevre Koruyucu Aile Modeli

      • Geçici Koruyucu Aile Modeli

      • Süreli Koruyucu Aile Modeli

      • Uzmanlaşmış Koruyucu Aile Modeli

  • Çocuğun Gelişimi Açısından Etkileri

  • Hizmetin Yürütülmesi

  • 30 Haziran Koruyucu Aile Günü’nün Kurumsal ve Sosyal Arka Planı

  • 2025 Yılı Ulusal Aile Vizyonu ve Koruyucu Ailelik

  • Koruyucu Aile Hizmetinde Devlet-Sivil Toplum İş Birliği

  • Sosyo-Kültürel Faktörler ve Koruyucu Aileye Bakış

  • Koruyucu Ailelikte Yaşanan Sorunlar ve Sistemsel İyileştirme Önerileri

  • Koruyucu Ailelik ve Sosyal Hizmet Etiği

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor