Kudüs (İslam Öncesi)
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMuhsin DÜĞEROĞLU13 Temmuz 2026 13:50

ORCID ID

0000-0002-3975-6230

Kudüs, insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olup, MÖ 10.000 yılına kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Bronz Çağı’nın başlangıcında ilk kez bir şehir olarak ortaya çıkan Kudüs, Kenan halkının bir kolu olan Yebûsîler tarafından kurulmuş ve organize bir yerleşim merkezi olarak tanınır hale gelmiştir. Mısır Krallığı’nın etkisi altında kalan bölge, bu dönem boyunca Orta Doğu ve Akdeniz arasında bağlantı noktalarından biri olmuştur (Tekin, 2017: 324- 325).Mısır’dan çıkış ile İsrailoğulları, Kudüs’ü kendi dinî ve siyasi merkezleri haline getirmeye başlamış MÖ 1000 yılı civarında da Hz. Dâvûd burayı Yebûsîler’den almıştır (Akbıyık, 2010: 8). Hz. Dâvûd’un oğlu Hz. Süleyman döneminde Kudüs, sanatsal ve ticari anlamda bir altın çağ yaşamış (Brooks, 1841: 208) bu dönemde Yahudi inancının en kutsal yapılarından biri olan Kudüs Mabedi inşa edilmiştir (Firestone, 2004: 40).Hz. Süleyman’ın ölümü sonrasında İsrailoğulları arasında iç karışıklıklar ortaya çıkmış ve ülkede, Yehuda ve Israil Krallıkları olarak iki ayrı yapı kurulmuştur. Kudüs, Yehuda Krallığı’nın merkezi olmuş ancak bu durum uzun sürmemiştir. MÖ 586 yılında Babil Kralı II. Nebukadnezar tarafından şehir yıkılmış ve Yahudi halkı sürgüne gönderilmiştir (Yiğitoğlu, 2011: 230). “Babil Sürgünü” olarak adlandırılan bu olay, Yahudi topluluğunun kolektif anlatısında önemli bir yer tutmuştur (Çeken, 2015: 15).MÖ 538 yılında, Pers İmparatorluğu’nun Babil’i almasıyla Kudüs’e Yahudi halkın geri dönmesine izin verilmiş ve tapınağı yeniden inşa etmelerine olanak tanınmıştır. Bu dönemde, Kudüs, Persler tarafından atanan bir vali aracılığıyla yönetilmiş, dinî ve idari yapısı yeniden şekillenmiştir (Çeken, 2015: 18- 20).Büyük İskender’in MÖ 332 yılında, Perslerin üzerine düzenlediği seferler sonucu Kudüs, Helenistik etkilerin altına girmiştir. Şehir Selevkos Krallığı’na geçtikten sonra Yahudilere yönelik baskılar görülmüş, Musevi dinî ritüelleri yasaklanmış ve bu durum şehirdeki toplumsal huzursuzlukları artırmıştır. MÖ 168 yılında IV. Antiohos’un zorunlu Hellenleştirme politikaları, Yahudi isyanlarının başlangıcı olmuştur (Cohn‑Sherbok & Cohn‑Sherbok, 2010: 54, Balcı & İnce, 2012: 21).MÖ 63 yılında Roma İmparatorluğu, Kudüs’ü ele geçirerek şehrin yönetiminde köklü değişiklikler yapmıştır. Ancak, Yahudi halkı ile Roma arasındaki gerilimler MS 66-70 yılları arasında büyük bir isyanı tetiklemiştir. MS 57 yılında Titus komutasındaki Roma ordusu Kudüs’ü tahrip ederek şehirdeki Yahudi varlığını sona erdirmiştir. Bu olay, Yahudilerin yine sürgüne çıkmasına sebep olmuştur (Watson, 1912: 114).Roma’nın ikiye ayrılması ile Kudüs, Bizans İmparatorluğu’nun bir parçası haline gelmiştir. MS 313 yılında Hristiyanlık, İmparator Konstantin tarafından serbest bir din ilan edilmiş ve Kudüs, Hristiyanlığın kutsal mekanlarının merkezi olarak öne çıkmıştır (Çeken, 2015: 60). Bu dönemde şehirde büyük kiliseler ve dinî yapılar inşa edilmiş, Kudüs’ün dinî kimliği tamamen değişmiştir (Watson, 1912: 122).Kudüs’ün İslamiyet öncesi tarihi, her ne kadar şehrin çok sayıda medeniyet tarafından kontrol edilmesiyle şekillenmiş olsa da hakim olan grubun diğerleri için yaşam alanını neredeyse tamamen kaldırdığı uygulamalara şahit olunmuştur. Buna rağmen hem dinî hem de stratejik önemi nedeniyle tarih boyunca birçok savaş ve istila yaşamış olan Kudüs, her bir dönemin birikimini de alarak çeşitli kültürlerin etkisini barındıran zengin bir tarihsel mirasa sahip olmuştur. Nihayet İslamiyet ile birlikte【1】 farklı dinlerin bir arada barış içinde yaşaması mümkün olmuştur. Maalesef 1948’de ortaya çıkan ve halen devam eden İsrail işgali bu çok kültürlü yapının【2】 da tahrifi anlamına gelmektedir.

Kudüs (İslam Öncesi)

Kudüs, insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olup, MÖ 10.000 yılına kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Bronz Çağı’nın başlangıcında ilk kez bir şehir olarak ortaya çıkan Kudüs, Kenan halkının bir kolu olan Yebûsîler tarafından kurulmuş ve organize bir yerleşim merkezi olarak tanınır hale gelmiştir. Mısır Krallığı’nın etkisi altında kalan bölge, bu dönem boyunca Orta Doğu ve Akdeniz arasında bağlantı noktalarından biri olmuştur (Tekin, 2017: 324- 325).


Mısır’dan çıkış ile İsrailoğulları, Kudüs’ü kendi dinî ve siyasi merkezleri haline getirmeye başlamış MÖ 1000 yılı civarında da Hz. Dâvûd burayı Yebûsîler’den almıştır (Akbıyık, 2010: 8). Hz. Dâvûd’un oğlu Hz. Süleyman döneminde Kudüs, sanatsal ve ticari anlamda bir altın çağ yaşamış (Brooks, 1841: 208) bu dönemde Yahudi inancının en kutsal yapılarından biri olan Kudüs Mabedi inşa edilmiştir (Firestone, 2004: 40).


Hz. Süleyman’ın ölümü sonrasında İsrailoğulları arasında iç karışıklıklar ortaya çıkmış ve ülkede, Yehuda ve Israil Krallıkları olarak iki ayrı yapı kurulmuştur. Kudüs, Yehuda Krallığı’nın merkezi olmuş ancak bu durum uzun sürmemiştir. MÖ 586 yılında Babil Kralı II. Nebukadnezar tarafından şehir yıkılmış ve Yahudi halkı sürgüne gönderilmiştir (Yiğitoğlu, 2011: 230). “Babil Sürgünü” olarak adlandırılan bu olay, Yahudi topluluğunun kolektif anlatısında önemli bir yer tutmuştur (Çeken, 2015: 15).


MÖ 538 yılında, Pers İmparatorluğu’nun Babil’i almasıyla Kudüs’e Yahudi halkın geri dönmesine izin verilmiş ve tapınağı yeniden inşa etmelerine olanak tanınmıştır. Bu dönemde, Kudüs, Persler tarafından atanan bir vali aracılığıyla yönetilmiş, dinî ve idari yapısı yeniden şekillenmiştir (Çeken, 2015: 18- 20).


Büyük İskender’in MÖ 332 yılında, Perslerin üzerine düzenlediği seferler sonucu Kudüs, Helenistik etkilerin altına girmiştir. Şehir Selevkos Krallığı’na geçtikten sonra Yahudilere yönelik baskılar görülmüş, Musevi dinî ritüelleri yasaklanmış ve bu durum şehirdeki toplumsal huzursuzlukları artırmıştır. MÖ 168 yılında IV. Antiohos’un zorunlu Hellenleştirme politikaları, Yahudi isyanlarının başlangıcı olmuştur (Cohn‑Sherbok & Cohn‑Sherbok, 2010: 54, Balcı & İnce, 2012: 21).


MÖ 63 yılında Roma İmparatorluğu, Kudüs’ü ele geçirerek şehrin yönetiminde köklü değişiklikler yapmıştır. Ancak, Yahudi halkı ile Roma arasındaki gerilimler MS 66-70 yılları arasında büyük bir isyanı tetiklemiştir. MS 57 yılında Titus komutasındaki Roma ordusu Kudüs’ü tahrip ederek şehirdeki Yahudi varlığını sona erdirmiştir. Bu olay, Yahudilerin yine sürgüne çıkmasına sebep olmuştur (Watson, 1912: 114).


Roma’nın ikiye ayrılması ile Kudüs, Bizans İmparatorluğu’nun bir parçası haline gelmiştir. MS 313 yılında Hristiyanlık, İmparator Konstantin tarafından serbest bir din ilan edilmiş ve Kudüs, Hristiyanlığın kutsal mekanlarının merkezi olarak öne çıkmıştır (Çeken, 2015: 60). Bu dönemde şehirde büyük kiliseler ve dinî yapılar inşa edilmiş, Kudüs’ün dinî kimliği tamamen değişmiştir (Watson, 1912: 122).


Kudüs’ün İslamiyet öncesi tarihi, her ne kadar şehrin çok sayıda medeniyet tarafından kontrol edilmesiyle şekillenmiş olsa da hakim olan grubun diğerleri için yaşam alanını neredeyse tamamen kaldırdığı uygulamalara şahit olunmuştur. Buna rağmen hem dinî hem de stratejik önemi nedeniyle tarih boyunca birçok savaş ve istila yaşamış olan Kudüs, her bir dönemin birikimini de alarak çeşitli kültürlerin etkisini barındıran zengin bir tarihsel mirasa sahip olmuştur. Nihayet İslamiyet ile birlikte【1】 farklı dinlerin bir arada barış içinde yaşaması mümkün olmuştur. Maalesef 1948’de ortaya çıkan ve halen devam eden İsrail işgali bu çok kültürlü yapının【2】 da tahrifi anlamına gelmektedir.

Kaynakça

Akbıyık, Serpil (2010). Babil Esaretinin Yahudiler Üzerindeki Sosyal, Kültürel ve Dini Etkileri [Yüksek Lisans Tezi]. Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Balcı, Kerim & İnce, Aykut (2012). Kudüs: Kutsallığın Başkenti. İstanbul: Timaş Yayınları.

Brooks, Joshua William (1841). The History of the Hebrew Nation: From İts First Origin to The Present. Londra: R. B. Seeley & W. Burnside. Cohn‑Sherbok, Lavinia & Cohn- Sherbok, Dan (2010). Yahudiliğin Kısa Tarihi, çev.: Bilal Baş. İstanbul: İz Yayıncılık. Çeken, Muhittin (2015). Roma-Bizans Döneminde Kudüs (IV.-VII. yüzyıl) [Yüksek Lisans Tezi]. Manisa: Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Firestone, Reuven (2004). Yahudiliği Anlamak: İbrahim’im/Avraam’ın Çocukları, çev.: Çağlayan Erendağ & Levent Kartal. İstanbul: Gözlem Gazetecilik Basın ve Yayın A.Ş. Tekin, Tuğba (2017). “MÖ.5000-MS.1967 Arası Dönemde Kudüs’ün El Değiştirmesi”. Akademik Bakış Dergisi, (60), 324-336. Watson, Charles Moore (1912). The Story of Jerusalem. Newyork: J. M. Dent & Sons Ltd. Yiğitoğlu, Mustafa (2011). “Babil Esaretinden Miladi İlk Yıllara Kadar Yahudiler”. Tarih Bilinci Dergisi, (Özel Sayı), 229-234.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. Emanname ; Haremeyn ; Hz.Ömer ; Hz. Ömer Fermanı ; Kudüs Alimleri (Osmanlı Devri) ; Kudüs Medreseleri

  • [2]

    Ayrıca bkz. Kültürel Çeşitlilik

Atıf İçin

apaDüğeroğlu, M. (2026). Kudüs (İslam Öncesi). H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 961-963) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadDüğeroğlu, Muhsin. “Kudüs (İslam Öncesi)”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir -Metin Uçar. 961-963. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Kudüs (İslam Öncesi)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor