Kudüs’ün Fethi
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMuhsin DÜĞEROĞLU13 Temmuz 2026 13:50

ORCID ID

0000-0002-3975-6230

Kudüs, İslam tarihinin en önemli şehirlerinden biridir. 638 yılında, Hz. Ömer’in halifeliği döneminde fethedilmiştir (İbnü’l-Esîr, 1965: 2/501). Müslümanlar bölgede hakimiyet kurduktan sonra burayı İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden biri haline getirmişlerdir.Kudüs’ün fethine giden sürecin başlangıcı Hz. Peygamber devrinde Müslümanların Bizans İmparatorluğu ile yaptıkları Mûte (8/629) ve Tebûk (9/630) savaşına kadar götürülebilir. Bu mücadele Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer döneminde yoğunlaşarak devam etmiştir. Hz. Ebubekir Bizans cephesine Ebû Ubeyde b. Cerrâh (18/639), Yezîd b. Ebî Süfyan (18/639) ve Amr b. el-Âs’ı (43/664) göndermiş, onların başarı elde etmesiyle bölgedeki Bizans hakimiyeti büyük oranda kırılmıştır. Daha sonra Müslümanlar, Filistin’e doğru ilerlemeye başlamış, Kudüs’ün çevresinde bulunan Lüdd, Nablus, Gazze, Yübna, Yafa, Amvas, Kınnesrin, Rafah gibi şehirleri fethetmişlerdir (Belâzûrî, 1987: 197). Böylece Kudüs kuşatması başlamıştır.Kudüs, Bizans Valisi Patrik Sophronius tarafından savunuluyordu (Taberi, 1980: 3/607). Kuşatma süresince Müslümanlar şehre zorla girmek istemediler, kuşatma stratejilerini halkın güvenliğini gözeterek yürüttüler. Birkaç ay süren kuşatma sonucunda Kudüslüler teslim olmaya karar verdiler (İbn A’sem, 1986: 1/223). Patrik Sophronius, teslim koşullarını görüşmek için Halife Hz. Ömer’in bizzat gelmesini talep etti (Belâzûrî, 1987:189). Bu talep üzerine Halife, Medine’den Kudüs’e kadar uzun bir yolculuk yaptı. Hz. Ömer mütevazı bir kıyafetle ve sadelik içinde Kudüs’e girdi (Taberi, 1980: 3/607, İbnü’l-Esîr, 1965: 2/501, İbn Kesîr, 1989: 9/657). Bu davranışı, şehirdeki Hristiyan halk arasında olumlu bir izlenim oluşturdu.Hz. Ömer, Kudüs’e ulaştığında Patrik Sophronius ile bir araya geldi ve aralarında halkın güvenliği ile din özgürlüğünü güvence altına alan bir anlaşma yapıldı【1】 (Belâzûrî, 1987: 189). Anlaşmaya göre Kudüs’te yaşayan Hristiyanların mabetleri korunacak, kimse Müslüman olmaya zorlanmayacak, mülklerine zarar verilmeyecekti (Avcı, 2002: 237, Yıldız, 1986:104). İslam fetihlerinin genel karakteristiğini yansıtan adalet ve hoşgörü anlayışını ortaya koyan bu anlaşmayı Hz. Ömer yaptığı için “Ömer Emannâmesi” adıyla anılmıştır (Awaisi, 2017: 56-57). Bu belge Kudüs’ün Müslümanlar tarafından barışçıl bir şekilde fethedildiğini ve fetih sonrası dönemde şehirdeki dini grupların güvence altına alındığının kanıtıdır.Kudüs’ün Müslümanlar tarafından fethi, İslam tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Fetih ile Kudüs, farklı dinlerin merkezi haline gelmiştir. Müslümanlar ve diğer dinlerden olanlar için kutsal bir şehir olarak önemini korumuştur. Müslümanların Kudüs’e gelmesi şehir için barış içinde çokkültürlü yapının başlangıcı olarak kabul edilir【2】.Okuma ÖnerileriAwaisi, Abd al-Fattah (2007). Introducing Islamic Jerusalem. United Kingdom: Al-Maktoum Institute Academic Press.Awaisi, Abd al-Fattah (2000). “Umar’s Assurance of Safety to the People of Aelia (Jerusalem) A Critical Analytical Study of the Historical Sources”. Journal of Islamic Jerusalem Studies, 47-89.Fayda, Mustafa (1989). Hz. Ömer Döneminde Gayr-i Müslimler. İstanbul: Marmara Üniversitesi Yayınları.

Kudüs’ün Fethi

Kudüs, İslam tarihinin en önemli şehirlerinden biridir. 638 yılında, Hz. Ömer’in halifeliği döneminde fethedilmiştir (İbnü’l-Esîr, 1965: 2/501). Müslümanlar bölgede hakimiyet kurduktan sonra burayı İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden biri haline getirmişlerdir.


Kudüs’ün fethine giden sürecin başlangıcı Hz. Peygamber devrinde Müslümanların Bizans İmparatorluğu ile yaptıkları Mûte (8/629) ve Tebûk (9/630) savaşına kadar götürülebilir. Bu mücadele Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer döneminde yoğunlaşarak devam etmiştir. Hz. Ebubekir Bizans cephesine Ebû Ubeyde b. Cerrâh (18/639), Yezîd b. Ebî Süfyan (18/639) ve Amr b. el-Âs’ı (43/664) göndermiş, onların başarı elde etmesiyle bölgedeki Bizans hakimiyeti büyük oranda kırılmıştır. Daha sonra Müslümanlar, Filistin’e doğru ilerlemeye başlamış, Kudüs’ün çevresinde bulunan Lüdd, Nablus, Gazze, Yübna, Yafa, Amvas, Kınnesrin, Rafah gibi şehirleri fethetmişlerdir (Belâzûrî, 1987: 197). Böylece Kudüs kuşatması başlamıştır.


Kudüs, Bizans Valisi Patrik Sophronius tarafından savunuluyordu (Taberi, 1980: 3/607). Kuşatma süresince Müslümanlar şehre zorla girmek istemediler, kuşatma stratejilerini halkın güvenliğini gözeterek yürüttüler. Birkaç ay süren kuşatma sonucunda Kudüslüler teslim olmaya karar verdiler (İbn A’sem, 1986: 1/223). Patrik Sophronius, teslim koşullarını görüşmek için Halife Hz. Ömer’in bizzat gelmesini talep etti (Belâzûrî, 1987:189). Bu talep üzerine Halife, Medine’den Kudüs’e kadar uzun bir yolculuk yaptı. Hz. Ömer mütevazı bir kıyafetle ve sadelik içinde Kudüs’e girdi (Taberi, 1980: 3/607, İbnü’l-Esîr, 1965: 2/501, İbn Kesîr, 1989: 9/657). Bu davranışı, şehirdeki Hristiyan halk arasında olumlu bir izlenim oluşturdu.


Hz. Ömer, Kudüs’e ulaştığında Patrik Sophronius ile bir araya geldi ve aralarında halkın güvenliği ile din özgürlüğünü güvence altına alan bir anlaşma yapıldı【1】 (Belâzûrî, 1987: 189). Anlaşmaya göre Kudüs’te yaşayan Hristiyanların mabetleri korunacak, kimse Müslüman olmaya zorlanmayacak, mülklerine zarar verilmeyecekti (Avcı, 2002: 237, Yıldız, 1986:104). İslam fetihlerinin genel karakteristiğini yansıtan adalet ve hoşgörü anlayışını ortaya koyan bu anlaşmayı Hz. Ömer yaptığı için “Ömer Emannâmesi” adıyla anılmıştır (Awaisi, 2017: 56-57). Bu belge Kudüs’ün Müslümanlar tarafından barışçıl bir şekilde fethedildiğini ve fetih sonrası dönemde şehirdeki dini grupların güvence altına alındığının kanıtıdır.


Kudüs’ün Müslümanlar tarafından fethi, İslam tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Fetih ile Kudüs, farklı dinlerin merkezi haline gelmiştir. Müslümanlar ve diğer dinlerden olanlar için kutsal bir şehir olarak önemini korumuştur. Müslümanların Kudüs’e gelmesi şehir için barış içinde çokkültürlü yapının başlangıcı olarak kabul edilir【2】.

Okuma Önerileri

Awaisi, Abd al-Fattah (2007). Introducing Islamic Jerusalem. United Kingdom: Al-Maktoum Institute Academic Press.


Awaisi, Abd al-Fattah (2000). “Umar’s Assurance of Safety to the People of Aelia (Jerusalem) A Critical Analytical Study of the Historical Sources”. Journal of Islamic Jerusalem Studies, 47-89.


Fayda, Mustafa (1989). Hz. Ömer Döneminde Gayr-i Müslimler. İstanbul: Marmara Üniversitesi Yayınları.

Kaynakça

Avcı, Casım (2002). “Kudüs”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. İstanbul: TDV Yayınları, 327-329. Awaisi, Abd al-Fattah (2017). “İslam Fetih Hukukunun Can Verdiği Belge Ömer Emannamesi”. Derin Tarih, (Kudüs Özel Sayısı), 53-59. Belâzûrî, Ahmed b. Yahyâ b. Câbir (1987). Fütûhu’l-Büldân,çev.: Mustafa Fayda. Beyrût: Müessesetü’l-Maârif. İbn A’sem el-Kûfî, Ebû Muhammed Ahmed (1986). Kitâbü’l-Fütûh. Beyrût: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye. İbn Kesîr, Ebü’l-Fidâ İsmâîl b. Ömer (1989). El-Bidâye ve’n-Nihâye. Beyrut: Dâru’l-Kütübü’l-İlmiyye. İbnü’l-Esîr, İzzüddîn Ebûl Hasan Ali b. Muhammed (1965). El-Kâmil fi’t-Târîh, çev.: Ahmed Ağırakça-Abdülkerim Özaydın-Beşir Eryarsoy. Beyrût: Dâru Sâdır.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. Din ve İnanç Özgürlüğü

  • [2]

    Ayrıca bkz. Kültürel Çeşitlilik

Atıf İçin

apaDüğeroğlu, M. (2026). Kudüs’ün Fethi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1006-1007) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadDüğeroğlu, Muhsin. “Kudüs’ün Fethi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1006-1007. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Kudüs’ün Fethi" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor