Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarBünyamin ERUL13 Temmuz 2026 13:49

ORCID ID

0000-0003-0630-4147

Tam adı, Ebû Hafs Ömer b. el-Hattâb b. Nüfeyl b. Abdiluzzâ el-Kureşî el-Adevî olan Hz. Ömer, Fil Vak‘ası’ndan 13 yıl kadar sonra yahut Büyük (Dördüncü) Ficâr savaşından 4 yıl kadar önce Mekke’de doğmuştur. Şiire meraklı, güzel konuşan, okuma yazma bilen, Arapların soy kütüğüne dair bilgilere sahip, ticaret amacıyla Suriye, Irak ve Mısır’a gidip gelen, Kureyş kabilesi adına elçilik görevinde bulunan biridir. Risaletin/Bi‘setin 6. yılında (616) Müslüman olmuştur (İbn Sa‘d, 1968: III, 269). Onun İslâmiyet’i kabulünden sonra Müslümanlar ilk defa Kâbe’de cemaatle namaz kılmışlardır. Hicret başlayınca Hz. Ömer de akraba ve arkadaşlarından oluşan 20 kişilik bir kafileyle Medine’ye hicret etmiştir. Hz. Peygamber’in yaptığı bütün savaşlarda, Hudeybiye Antlaşması, Umretü’l-kazâ ile Vedâ haccında bulunmuştur (İbn Hişâm I, 1955: 342-350; İbn Sa‘d, 1968: III, 269-270).Hz. Ebû Bekir’in hilâfeti döneminde ona müşavirlik ve kadılık yapmış, halife Medine’den ayrıldığında veya hastalığında ona vekâlet etmiştir. Hz. Ebû Bekir namaza çıkamayacak derecede hastalanınca imamlık görevini Ömer’e bırakmış, onu yerine halef tayin etmiş; onun vefatından sonra Hz. Ömer 634-644 yılları arasında ikinci halife olarak görev yapmıştır. İslâm tarihinde “emîrü’l-mü’minîn” tabiri ilk defa Hz. Ömer için kullanılmıştır. Onun halifeliği esnasında Irak, İran ve Azerbaycan ile Suriye, el-Cezîre, Filistin ve Mısır İslâm ülkesine katılmış ve İslam coğrafyası oldukça genişlemiştir. Hz. Ömer, bir sabah namazını kıldırdığı esnada Mugīre b. Şu‘be’nin kölesi Ebû Lü’lüe tarafından hançerlenmiş ve 3 gün sonra vefat etmiştir (26 Zilhicce 23/3 Kasım 644). Hz. Âişe’den aldığı izinle Resûl-i Ekrem’in hücresine defnedilmiştir. Resulullah’ın en yakın sahâbîlerinden olan Hz. Ömer aynı zamanda vahiy kâtiplerinden ve istişare ettiği en yakın kimselerdendir (İbn Sa‘d, 1968: III, 186, 367).Hz. Ömer döneminde Filistin’in fethine devam edilmiş ve Kudüs kuşatılmıştır. Patrik Sophronios şehrin anahtarlarını bizzat Hz. Ömer’e teslim etmek istediğini belirtince halife Kudüs’e gitmiştir. Döneminde pek çok fetih yapılmasına rağmen Hz. Ömer, Kudüs hariç başka hiçbir şehrin fethinde bizzat bulunmamıştır. Kudüs’e tekbirlerle girdikten sonra –mescide çevirirler diye- kilisede namaz kılmamış ve şehir savaşsız teslim edildiği için eski mabetlere dokunmamıştır. Mescid-i Aksâ’nın yerini tespit etmiş ve orada cuma namazını kıldıktan sonra biri bütün Kudüslülere, diğeri sadece Hristiyanlara ait olmak üzere iki ferman vermiştir: Hz. Ömer’in genel olarak Kudüs ahalisine verdiği Emanname’de bunun onların canlarına, mallarına, kiliselerine, haçlarına, yerleşik ve göçebe olan bütün fertlerine verilen bir teminat olduğunu belirtilmiştir. Buna göre “Kiliseleri mesken yapılmayacak, yıkılmayacak ve kısmen dahi olsa işgal edilmeyecektir. İçindeki kutsal eşyalara dokunulmayacaktır. Halkın mallarına el sürülmeyecektir. Kimse dinî inançlarından dolayı zorlanmayacak, kendilerine asla zarar gelmeyecek ve yurtlarına Yahudiler iskân olunmayacaktır. Buna karşılık onlar da cizye vereceklerdir…” Hz. Ömer’in genel olarak Hristiyanlara verdiği Emannâme’de de hakları şu ifadelerle güvence altına alınmıştır: “Bütün papazlar nerede ve hangi şartlarda olurlarsa olsunlar, biz Müslümanlar tarafından emana (güvenceye) sahiptirler. Bütün gayr-i müslimler, zimmet akdinin hükümlerine riayet ettikleri müddetçe emanları geçerlidir. Biz ve bizden sonra gelecek olan müminler, onları korumakla mükellefiz. İtaat ve bağlılıklarına göre bu durum devam edecektir.” (Fayda, 2007: 49; Komisyon, 2011, 66-68).İslam’ın diğer dinlere karşı hoşgörüsünü en güzel şekilde yansıtan bu tarihi emannameler sayesinde Kudüs’te üç din mensupları yüzlerce yıl barış ve huzur içerisinde yaşamışlardır.Okuma ÖnerileriErul, B. (2005). Sahabenin Sünnet Anlayışı. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. Erul, B. (2017). Kudüs ve Aksa. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları.

Tam adı, Ebû Hafs Ömer b. el-Hattâb b. Nüfeyl b. Abdiluzzâ el-Kureşî el-Adevî olan Hz. Ömer, Fil Vak‘ası’ndan 13 yıl kadar sonra yahut Büyük (Dördüncü) Ficâr savaşından 4 yıl kadar önce Mekke’de doğmuştur. Şiire meraklı, güzel konuşan, okuma yazma bilen, Arapların soy kütüğüne dair bilgilere sahip, ticaret amacıyla Suriye, Irak ve Mısır’a gidip gelen, Kureyş kabilesi adına elçilik görevinde bulunan biridir. Risaletin/Bi‘setin 6. yılında (616) Müslüman olmuştur (İbn Sa‘d, 1968: III, 269). Onun İslâmiyet’i kabulünden sonra Müslümanlar ilk defa Kâbe’de cemaatle namaz kılmışlardır. Hicret başlayınca Hz. Ömer de akraba ve arkadaşlarından oluşan 20 kişilik bir kafileyle Medine’ye hicret etmiştir. Hz. Peygamber’in yaptığı bütün savaşlarda, Hudeybiye Antlaşması, Umretü’l-kazâ ile Vedâ haccında bulunmuştur (İbn Hişâm I, 1955: 342-350; İbn Sa‘d, 1968: III, 269-270).


Hz. Ebû Bekir’in hilâfeti döneminde ona müşavirlik ve kadılık yapmış, halife Medine’den ayrıldığında veya hastalığında ona vekâlet etmiştir. Hz. Ebû Bekir namaza çıkamayacak derecede hastalanınca imamlık görevini Ömer’e bırakmış, onu yerine halef tayin etmiş; onun vefatından sonra Hz. Ömer 634-644 yılları arasında ikinci halife olarak görev yapmıştır. İslâm tarihinde “emîrü’l-mü’minîn” tabiri ilk defa Hz. Ömer için kullanılmıştır. Onun halifeliği esnasında Irak, İran ve Azerbaycan ile Suriye, el-Cezîre, Filistin ve Mısır İslâm ülkesine katılmış ve İslam coğrafyası oldukça genişlemiştir. Hz. Ömer, bir sabah namazını kıldırdığı esnada Mugīre b. Şu‘be’nin kölesi Ebû Lü’lüe tarafından hançerlenmiş ve 3 gün sonra vefat etmiştir (26 Zilhicce 23/3 Kasım 644). Hz. Âişe’den aldığı izinle Resûl-i Ekrem’in hücresine defnedilmiştir. Resulullah’ın en yakın sahâbîlerinden olan Hz. Ömer aynı zamanda vahiy kâtiplerinden ve istişare ettiği en yakın kimselerdendir (İbn Sa‘d, 1968: III, 186, 367).


Hz. Ömer döneminde Filistin’in fethine devam edilmiş ve Kudüs kuşatılmıştır. Patrik Sophronios şehrin anahtarlarını bizzat Hz. Ömer’e teslim etmek istediğini belirtince halife Kudüs’e gitmiştir. Döneminde pek çok fetih yapılmasına rağmen Hz. Ömer, Kudüs hariç başka hiçbir şehrin fethinde bizzat bulunmamıştır. Kudüs’e tekbirlerle girdikten sonra –mescide çevirirler diye- kilisede namaz kılmamış ve şehir savaşsız teslim edildiği için eski mabetlere dokunmamıştır. Mescid-i Aksâ’nın yerini tespit etmiş ve orada cuma namazını kıldıktan sonra biri bütün Kudüslülere, diğeri sadece Hristiyanlara ait olmak üzere iki ferman vermiştir: Hz. Ömer’in genel olarak Kudüs ahalisine verdiği Emanname’de bunun onların canlarına, mallarına, kiliselerine, haçlarına, yerleşik ve göçebe olan bütün fertlerine verilen bir teminat olduğunu belirtilmiştir. Buna göre “Kiliseleri mesken yapılmayacak, yıkılmayacak ve kısmen dahi olsa işgal edilmeyecektir. İçindeki kutsal eşyalara dokunulmayacaktır. Halkın mallarına el sürülmeyecektir. Kimse dinî inançlarından dolayı zorlanmayacak, kendilerine asla zarar gelmeyecek ve yurtlarına Yahudiler iskân olunmayacaktır. Buna karşılık onlar da cizye vereceklerdir…” Hz. Ömer’in genel olarak Hristiyanlara verdiği Emannâme’de de hakları şu ifadelerle güvence altına alınmıştır: “Bütün papazlar nerede ve hangi şartlarda olurlarsa olsunlar, biz Müslümanlar tarafından emana (güvenceye) sahiptirler. Bütün gayr-i müslimler, zimmet akdinin hükümlerine riayet ettikleri müddetçe emanları geçerlidir. Biz ve bizden sonra gelecek olan müminler, onları korumakla mükellefiz. İtaat ve bağlılıklarına göre bu durum devam edecektir.” (Fayda, 2007: 49; Komisyon, 2011, 66-68).


İslam’ın diğer dinlere karşı hoşgörüsünü en güzel şekilde yansıtan bu tarihi emannameler sayesinde Kudüs’te üç din mensupları yüzlerce yıl barış ve huzur içerisinde yaşamışlardır.

Okuma Önerileri

Erul, B. (2005). Sahabenin Sünnet Anlayışı. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. Erul, B. (2017). Kudüs ve Aksa. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları.

Kaynakça

Fayda, M. (2007). “Ömer”. TDV İslâm Ansiklopedisi, 34, 44-51. İstanbul: TDV Yayınları. İbn Hişâm (1955). es-Sîretu’n-Nebeviyye, thk.: M. es-Sekkā; İ. el-Ebyârî & A. Şelebî. Kahire. İbn Saʿd (1968). Kitâbu’t-Tabakâti’l-Kebîr, 1-9. Beyrut. Komisyon (2011). Kudüs Tarihi. İstanbul: Nida Yayınları.

Atıf İçin

apaErul, B. (2026). Hz. Ömer. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 746-747) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadErul, Bünyamin. “Hz. Ömer”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 746-747. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Hz. Ömer" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor