Mevlid Kandili

Alıntıla
kure star outline

Diğer İsimleri

Mevlit Kandili

Mevlid Gecesi

Anma Sebebi

Hz. Muhammed’in doğumu

Anma Tarihi

Hicrî 12 Rebîülevvel

Rebîülevvel ayının 11. gününü 12. gününe bağlayan gece

Tarihi Merkezler

Mısır – Fâtımîler Dönemi

Erbil – Muzafferüddin Kökböri Dönemi

İstanbul – Osmanlı Dönemi

Etkinlikler

Kur’an-ı Kerîm Tilâveti

Mevlid Kıraati

Na‘t, İlahi ve Tevşîhlerin İcrası

Vaaz ve Dinî Sohbetler

İkram ve Hayır Faaliyetleri

Cami ve Minarelerin Kandillerle Aydınlatılması

Konferans, Panel ve Sempozyumlar

İlgili Kurumlar

Diyanet İşleri Başkanlığı

İl ve İlçe Müftülükleri

Türkiye Diyanet Vakfı

Üniversiteler ve Akademik Kuruluşlar

Sivil Toplum Kuruluşları

Mevlid Kandili, Hz. Muhammed’in doğumunun her sene, geleneksel olarak kabul edilen 12 Rebîülevvel tarihinde anılması etrafında şekillenen dinî ve kültürel bir gecedir.【1】 Sözlükte “doğum yeri ve zamanı” anlamına gelen mevlid kelimesi, İslâm kültüründe Hz. Muhammed’in doğumunu, bu doğum vesilesiyle gerçekleştirilen merasimleri ve bu merasimlerde okunan edebî eserleri ifade eden geniş bir anlam kazanmıştır.【2】 Hz. Muhammed’in doğum yıldönümünün belirli törenlerle anılması İslâm tarihinin ilk dönemlerinde görülmemekle birlikte sonraki yüzyıllarda farklı İslâm coğrafyalarında gelişmiş; zamanla devlet törenlerinden halkın katıldığı merasimlere kadar çeşitli biçimler almıştır.【3】


Osmanlı döneminde mübarek gecelerin cami ve minarelerde kandiller yakılarak karşılanmasıyla Türkçede “kandil” adı yerleşmiş; Mevlit Kandili de saray, cami ve ev çevresinde gelişen uygulamalarla Osmanlı dinî ve toplumsal hayatının belirgin unsurlarından biri hâline gelmiştir.【4】 Türk kültüründe bu gelenek, özellikle Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-Necât adlı eserinin yaygın biçimde okunmasıyla edebiyat, mûsiki ve toplumsal merasim kültürüyle yakın bir ilişki kurarak günümüze kadar devam etmiştir.【5】

Adlandırma ve Tarihleme

Arapça v-l-d kökünden türeyen mevlid kelimesi sözlükte “doğum”, “doğum zamanı” ve “doğum yeri” anlamlarını taşır. İslâm kültüründe kelimenin anlam alanı zamanla genişleyerek özellikle Hz. Muhammed’in doğumunu, onun doğumu dolayısıyla gerçekleştirilen merasimleri ve bu merasimlerde okunan edebî metinleri ifade etmeye başlamıştır. Türk kültüründe ise mevlid metinlerinin belirli bir icra geleneği içinde okunması, kelimenin hem bir edebî türü ve metni hem de bu metnin okunduğu merasimi karşılayacak biçimde kullanılmasına yol açmıştır.【6】

19. Yüzyılda Mısır'da Mevlid Kutlamaları (Bibliothèque nationale de France)


Hz. Muhammed’in doğum tarihi hakkında kaynaklarda farklı rivayetler bulunmaktadır. İslâm tarihçilerinin büyük bölümü doğumun, Ebrehe’nin Kâbe’ye yönelik seferiyle ilişkilendirilen Fil Vak‘ası’nın meydana geldiği yıl gerçekleştiğini kabul etmekle birlikte bu yılın milâdî karşılığı konusunda 569, 570 ve 571 tarihleri zikredilmektedir. Doğum günü için de Rebîülevvel ayının 2, 8, 10, 12 ve 17. günlerini gösteren farklı rivayetler mevcut olmakla birlikte zaman içerisinde 12 Rebîülevvel yaygın ve geleneksel kabul hâline gelmiştir. Buna karşılık doğumun pazartesi günü gerçekleştiğine ilişkin rivayetlerin daha güçlü olduğu belirtilmektedir. Milâdî takvimde 20 Nisan tarihini esas alan hesaplamalar da bulunmakla birlikte bu tarihlendirme üzerinde görüş birliği yoktur.【7】


Bu sebeple Mevlit Kandili’nin tarihlendirilmesinde Hz. Muhammed’in doğumunun kesin milâdî gününü belirlemekten ziyade, İslâm toplumlarında yerleşmiş olan 12 Rebîülevvel kabulü esas alınmaktadır. Kandil, hicrî takvimde Rebîülevvel ayının 11. gününü 12. gününe bağlayan gece idrak edilir. Kandil gecelerinin tarihlerinde kullanılan gün sayısı geceden sonra başlayan güne ait olduğundan “12 Rebîülevvel gecesi” ifadesi, Rebîülevvel’in on birinci gününün akşamından başlayan geceyi belirtmektedir.【8】


Kandil adlandırması ise mevlid kavramından daha geç dönemde Türk-Osmanlı dinî kültüründe yerleşmiştir. Osmanlılarda mübarek kabul edilen gecelerde camilerin aydınlatılması ve minarelerde kandiller yakılması uygulamasının özellikle II. Selim döneminde belirginleşmesi, Mevlid, Regâib, Mi‘rac, Berat ve Kadir gecelerinin ortak biçimde “kandil geceleri” olarak adlandırılmasıyla ilişkilendirilmektedir. Kandil yakma uygulamasının kesin başlangıç tarihi belirlenememekle birlikte kaynaklarda bu adlandırmanın II. Selim dönemiyle bağlantılı olduğu genel kabul olarak aktarılmaktadır. Böylece daha eski bir kavram olan mevlid ile Osmanlı-Türk kültüründe gelişen kandil adlandırması birleşerek Mevlid Kandili kavramı meydana getirmiştir.【9】

Mevlid Kutlamalarının Tarihi Gelişimi

Hz. Muhammed’in doğumu, İslâm toplumlarında sonraki yüzyıllarda önemli bir anma vesilesine dönüşmekle birlikte onun sağlığında doğum yıl dönümünün belirli bir merasimle kutlandığına dair bir kayıt bulunmamaktadır. Hulefâ-yi Râşidîn, Emevîler ve Abbâsîlerin erken dönemlerinde de yıllık bir mevlid kutlamasına rastlanmaz. Bununla birlikte Hz. Muhammed’e duyulan bağlılığın şiirlerle ifade edilmesi ve onun hayatıyla ilişkili mekânların ziyaret edilmesi erken dönemlerden itibaren gelişmiştir. Mekke’de doğduğu kabul edilen evin ziyaret edilmesi ve Hârûnürreşîd’in annesi Hayzürân tarafından mescide dönüştürülmesi bu ilginin örnekleri arasındadır. Doğum yıldönümünü esas alan düzenli merasimler ise daha sonraki bir tarihî gelişme olarak ortaya çıkmıştır.【10】


Mevlid kutlamalarının devlet eliyle gerçekleştirilen ilk belirgin örnekleri Fâtımîler döneminde Mısır’da görülmektedir. Muiz-Lidînillâh devrinden (972–975) itibaren Hz. Muhammed’in doğum yıldönümünün resmî törenlerle anıldığı; bunun yanında Hz. Ali, Fâtıma, Hasan, Hüseyin ve dönemin halifesi için de mevlidler düzenlendiği bilinmektedir. “Mevâlîd-i sitte” olarak anılan bu merasimler geniş halk kitlelerinin katıldığı şenliklerden ziyade halife, devlet görevlileri ve dinî erkânın yer aldığı saray merkezli törenler niteliğindeydi. Rebîülevvel’in 12. günü gerçekleştirilen Hz. Muhammed’in mevlidinde görevlilere yiyecek ve tatlıların dağıtılması, Kur’an okunması, hatiplerin konuşmaları ve halifenin katıldığı resmî kabul törenin başlıca unsurlarını oluşturuyordu.【11】

Osmanlı Dönemine Ait Cami Kandili (MET Museum)


Fâtımî Devleti’nin sona ermesinin ardından Eyyûbîler döneminde bu resmî törenlerin eski önemini kaybettiği, mevlidin daha çok özel çevrelerde sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Mevlid kutlamalarının tarihindeki önemli dönüşüm ise XII. yüzyılın sonları ile XIII. yüzyılın başlarında Erbil Atabegi Muzafferüddin Kökböri döneminde gerçekleşmiştir. Kökböri’nin himayesindeki törenler Fâtımî uygulamalarından farklı olarak yalnız devlet ve dinî erkânla sınırlı kalmamış; halkın, ulemânın, sûfîlerin, vâizlerin ve farklı bölgelerden gelen ziyaretçilerin katıldığı geniş çaplı merasimlere dönüşmüştür.【12】


Erbil’deki kutlamalar Rebîülevvel ayına yayılan hazırlıkları, toplu yemekler, vaazlar, zikir ve semâ meclisleri, geçit törenleri, hil‘at ve hediyelerin dağıtılması gibi farklı uygulamaları bir araya getiriyordu. Hz. Muhammed’in doğum tarihine ilişkin iki yaygın rivayet sebebiyle merasimlerin bir yıl Rebîülevvel’in 8’inde, diğer yıl 12’sinde düzenlendiği de aktarılmaktadır. Endülüslü âlim İbn Dihye el-Kelbî’nin 604’te (1207) Erbil’de bulunduğu sırada bu kutlamalara şahit olması ve daha sonra et-Tenvîr fî mevlidi’s-sirâci’l-münîr adlı eserini Kökböri’ye sunması, mevlid merasimleriyle bu merasimlerde okunmak üzere kaleme alınan eserlerin gelişimi arasındaki ilişki bakımından dikkat çekicidir.【13】


Bu nedenle mevlid kutlamalarının başlangıcını yalnızca Kökböri dönemine bağlamak isabetli değildir. Fâtımîler döneminde daha eski tarihli resmî uygulamalar bulunmakla birlikte Kökböri döneminin ayırt edici yönü, mevlidi geniş katılımlı ve uzun süreli bir toplumsal merasim hâline getirmesidir. XIII. yüzyıldan itibaren uygulama farklı İslâm coğrafyalarında yayılmış; Memlük Mısır’ında devlet erkânı, ulemâ ve tasavvuf çevrelerinin katıldığı törenlerle sürdürülürken Kuzey Afrika ve Endülüs’te de yerel siyasî ve kültürel şartlara göre farklı biçimler kazanmıştır. Böylece mevlid, tek bir merkezden değişmeden aktarılan bir tören olmaktan çok, farklı Müslüman toplumların kendi merasim gelenekleri içinde yeniden şekillendirdiği yaygın bir anma pratiğine dönüşmüştür.【14】

Osmanlı Devleti’nde Mevlid Kandili ve Mevlid Alayı

Osmanlı Devleti’nde Hz. Muhammed’in doğumu vesilesiyle gerçekleştirilen mevlid merasimlerinin ne zaman başladığı kesin olarak tespit edilememektedir. Bazı vakfiye kayıtlarından hareketle geleneği Osman Gazi dönemine kadar götüren değerlendirmeler bulunmakla birlikte doğrudan tarihî kayıtlar XVI. yüzyılda belirginleşmektedir. Selânikî Mustafa Efendi, 1566’daki Sigetvar Seferi sırasında Kanûnî Sultan Süleyman’ın ölümünün ordudan gizlendiği günlerde, 12 Rebîülevvel gecesi padişah otağında hâfızların toplandığını, Hâfız Mahmud Çelebi’nin mevlid okuduğunu, yemek ve ihsanlarda bulunulduğunu; ertesi gece ise sadrazamın çadırında yeniden mevlid okunarak dualar edildiğini kaydetmektedir.【15】 Bu kayıt, mevlid kıraatinin Kanûnî döneminde saray ve devlet çevresinde uygulandığını göstermesine karşılık, henüz her yıl tekrarlanan ve ayrıntılı bir teşrifata bağlanmış resmî törenin varlığını tek başına ortaya koymamaktadır.


Mevlid gecesinin devlet eliyle kutlanmasına ilişkin daha açık bir kayıt III. Murad dönemine aittir. Selânikî’nin aktardığına göre 12 Rebîülevvel 996’da (10 Şubat 1588) Hz. Muhammed’in doğumu münasebetiyle minarelerde kandiller yakılması, cami ve mescidlerde mevlid okunması emredilmiştir.【16】 Osmanlı mevlid törenlerinin başlangıcına ilişkin farklı değerlendirmeler bulunmakla birlikte literatürde genel kabul, merasimlerin Kanûnî döneminde saray çevresinde görünür hâle geldiği ve III. Murad döneminde resmî bir nitelik kazandığı yönündedir. Mübarek gecelerde cami ve minarelerin kandillerle aydınlatılması uygulamasının II. Selim döneminde yaygınlaşması da mevlid gecesinin daha geniş Osmanlı kandil kültürü içerisinde şekillenmesine katkıda bulunmuştur.【17】


Osmanlı dönemindeki mevlid merasimleri genel olarak saray, konak ve evlerde gerçekleştirilen toplantılar ile padişahın ve devlet erkânının katıldığı resmî merasimler olmak üzere iki biçimde gelişmiştir. Resmî törenlerin en belirgin unsuru mevlid alayı idi. Osmanlı teşrifatında “alay”, padişahın merasim erkânı ve muhafızları eşliğinde belirli bir güzergâh üzerinden bir yere gidip dönmesini ifade ediyordu; padişahın mevlid okunacak camiye gidişi ve dönüşü de bu sebeple mevlid alayı olarak adlandırılmış, zamanla bu tabir 12 Rebîülevvel günü gerçekleştirilen resmî mevlid merasimlerinin bütününü karşılayacak şekilde genişlemiştir. Topkapı Sarayı’nda Ağalar Camii ve Çinili Köşk gibi mekânlarda mevlid okunurken resmî cami merasimlerinin başlıca merkezi Sultan Ahmed Camii olmuş; farklı dönemlerde Eminönü Yenicami, Eyüp Sultan, Beyazıt, Nusretiye ve Yıldız camileri de törenlere ev sahipliği yapmıştır.【18】

Sultanahmet Camii'nde Mevlid - Yapay Zeka ile Netleştirilmiştir (Resimli Tarih Mecmuası)


Mevlid alayı ve camideki merasim ayrıntılı bir devlet protokolüne bağlıydı. Tören öncesinde sadrazam, şeyhülislâm, kazaskerler, vezirler, ilmiye mensupları ve diğer devlet görevlilerine davetiyeler gönderilir; hangi saatte ve hangi kıyafetle camide hazır bulunacakları bildirilirdi. Davetlilerin cami içindeki oturma düzenleri de makam ve derecelerine göre önceden belirlenirdi. Padişah hünkâr mahfilindeki yerini aldıktan sonra Kur’an tilâveti ve vaazlarla başlayan merasimde Ayasofya ve Sultan Ahmed camilerinin şeyhleriyle nöbetçi şeyh kürsüye çıkar; ardından na‘t ve ilâhiler okunur, mevlidhanlar Süleyman Çelebi’nin eserinden bölümleri sırayla icra ederdi. Merasimin çeşitli safhalarında gül suyu, şerbet ve tatlı ikram edilir; vaiz ve mevlidhanlara hil‘at veya başka ihsanlarda bulunulurdu.【19】


Saray dışındaki konak ve evlerde düzenlenen mevlidler daha küçük ölçekte olmakla birlikte kendilerine özgü bir merasim düzenine sahipti. Davetlilerin ağırlanmasının ardından yatsı namazı cemaatle kılınır, mevlidhan ve tevşîhhanlar kendileri için ayrılan yerlere oturarak kıraate başlardı. Bahirler arasındaki bölümlerde na‘t ve ilâhiler okunur, Hz. Muhammed’in doğumunun anlatıldığı kısma gelindiğinde cemaat ayağa kalkarak salâtüselâm getirirdi. Merasimin ilerleyen safhalarında gül suyu, şeker ve şerbet ikram edilmesi; mevlidhan ve tevşîhhanlara çeşitli hediyeler verilmesi de yerleşmiş uygulamalar arasındaydı.【20】 Bu yönüyle mevlid, yalnız devlet teşrifatının değil, Osmanlı şehir toplumunun ev ve konak çevresinde sürdürülen dinî merasim kültürünün de bir parçasıydı.


XIX. yüzyılda mevlid merasimleri, devlet teşrifatındaki dönüşümlerle birlikte yeni unsurlar kazandı. Devlet görevlilerinin tören kıyafetleri zaman içerisinde değişirken mevlid alayının kamusal niteliği de belirginleşti. Yüzyılın ortalarından itibaren alay sırasında halkın padişaha sunulmak üzere arzuhaller verebildiğine ilişkin kayıtlar bulunmaktadır; böylece merasim, cami içerisindeki davetlilerin yanı sıra alay güzergâhında bulunan halkın da dolaylı biçimde katıldığı bir kamusal görünüm kazanmıştır. Aynı dönemde mevlid merasimleri yalnız saray ve büyük camilerle sınırlı kalmamış; İstanbul’daki medrese, tekke, mektep ve çeşitli dinî kurumlarda devlet desteğiyle düzenlenen mevlidler de sürdürülmüştür.【21】 Kandil gecelerinde cami ve mescidlerin aydınlatılmasının yanında top atılması gibi uygulamalar da XIX. yüzyılda resmî kutlama düzeninin parçaları arasına girmiştir.【22】


Mevlid kutlamaları Osmanlı Devleti’nin son dönemine kadar resmî ve toplumsal niteliğini korumuştur. 1910’dan itibaren Hz. Muhammed’in doğum yıldönümü Osmanlı Devleti’nin resmî bayramları arasına alınmış; böylece yüzyıllar içinde saray teşrifatı, cami merasimleri ve halk uygulamaları çevresinde gelişen mevlid geleneği hukukî ve idarî bakımdan da resmî bir statü kazanmıştır.【23】

Süleyman Çelebi ve Türk Mevlid Geleneği

Türk edebiyatında mevlid türünün en etkili eseri, Süleyman Çelebi’nin 812’de (1409) kaleme aldığı Vesîletü’n-Necât adlı mesnevidir. Eserin ilk Türkçe mevlid olduğu görüşü yaygın biçimde kabul edilmekle birlikte Süleyman Çelebi’den önce de mevlid türüne yaklaşan Türkçe metinlerin bulunduğu bilinmektedir. Ahmed Fakih’in Çarhnâme’si ile Erzurumlu Darîr’in 790’da (1388) tamamladığı Tercüme-i Siyer-i Nebî’deki bazı manzum bölümler bu çerçevede değerlendirilmiş, özellikle Darîr’in eserindeki şiirlerin Türk edebiyatının ilk mevlid örnekleri arasında sayılması gerektiği ileri sürülmüştür. Bununla birlikte sonraki Türk mevlid edebiyatı üzerinde belirleyici olan ve mevlid merasimlerinin temel metni hâline gelen eser Vesîletü’n-Necât olmuştur.【24】


Vesîletü’n-Necât, Hz. Muhammed’in yalnız doğumunu değil, hayatının ve peygamberliğinin çeşitli safhalarını konu edinmektedir. Eser tevhid, münâcât ve na‘tla başlayarak yaratılış ve nûr-ı Muhammedî anlatısına, Hz. Muhammed’in doğumuna, mucizelerine ve mi‘racına geçmekte; vefat bahri ve dualarla tamamlanmaktadır. Eserin bu bölümleri zamanla “bahir” adıyla anılmış ve mevlid merasimlerinin icra düzenini de önemli ölçüde şekillendirmiştir. Merasimlerde metnin tamamının okunması yerine, törenin niteliğine göre belirli bahirlerden ve beyitlerden seçmeler yapılması yerleşik bir uygulama hâline gelmiştir.【25】


Süleyman Çelebi’nin eserinin gördüğü kabul, Türk edebiyatında geniş bir mevlid literatürünün oluşmasına da zemin hazırlamıştır. Türkçe kaleme alınmış mevlidlerin sayısının yaklaşık 200 olduğu belirtilmekte; bunların bir bölümünün Vesîletü’n-Necât’ı konu, tertip ve motif bakımından yakından takip ettiği, bazılarının ise farklı özellikler taşıdığı görülmektedir. XV. yüzyıldan itibaren Ârif, Kerîmî ve Ahmed gibi şairlerle devam eden türün sonraki yüzyıllardaki tanınmış temsilcileri arasında Hamdullah Hamdi ve Şemseddin Sivâsî de bulunmaktadır. Bununla birlikte bu eserlerin hiçbiri Süleyman Çelebi’nin mevlidinin Türk toplumundaki yaygınlığına ulaşamamış; Vesîletü’n-Necât mevlid türünün en tanınmış metni olma konumunu korumuştur.【26】

Vesiletü'n-necât'ın Bir Nüshası (HathiTrust)


Eserin edebî yaygınlığı ile merasimlerdeki kullanımı birbirini beslemiştir. XVI. yüzyıldan itibaren Osmanlı devlet törenlerinde mevlid okunmasına ilişkin kayıtların belirginleşmesiyle Vesîletü’n-Necât, resmî mevlid merasimlerinin de başlıca metni durumuna gelmiştir. Daha sonraki yüzyıllarda saray ve camilerde gerçekleştirilen devlet merasimlerinin yanı sıra halk arasında düzenlenen mevlidlerde de aynı eserin okunması, metnin edebî eser olmanın ötesinde güçlü bir icra geleneğinin merkezine yerleşmesini sağlamıştır.【27】


Bu geleneğin önemli unsurlarından biri mevlidhanlık ve buna bağlı dinî mûsiki icrasıdır. Vesîletü’n-Necâtın bölümlerini okuyan kişilere “mevlidhan”, bahirlerin arasında okunan besteli dinî eserleri icra eden gruplara ise “tevşîhhan” adı verilmiştir. Mevlid kıraatinde bahirler belirli makam seyirleri içerisinde okunmuş; bahir aralarında Kur’an tilâveti, tevşîh, kaside ve salâtüselâmlar icraya eşlik etmiştir. Geçmişte Vesîletü’n-Necâtın besteli biçimde okunduğuna dair kayıtlar bulunmakla birlikte eski bestenin zamanla unutulduğu, buna karşılık makam esasına dayanan mevlidhanlık geleneğinin devam ettiği anlaşılmaktadır.【28】


Mevlidhanların yetişmesi ve bazı isimlerin kıraatleriyle geniş şöhret kazanması, mevlid okumanın kendine özgü bir icra alanına dönüşmesini sağlamıştır. XIX. ve XX. yüzyıllarda hünkâr mevlidhanları, cami imam ve hatipleri ile dönemin tanınmış hâfızları arasında mevlid kıraatiyle öne çıkan çok sayıda isim bulunmaktaydı. Böylece Süleyman Çelebi’nin XV. yüzyılın başında kaleme aldığı eser, sonraki yüzyıllarda edebiyat ile mûsikiyi bir araya getiren ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir geleneğin ana metni hâline gelmiştir. Türk kültüründe “mevlid okumak” tabirinin büyük ölçüde Vesîletü’n-Necâtın icrasıyla özdeşleşmesi de eserin kazandığı bu konumun bir sonucudur.【29】

Toplumsal ve Kültürel Uygulamalar

Mevlid, Türk toplumunda yalnızca Hz. Muhammed’in doğum yıldönümünde gerçekleştirilen bir kandil merasimi olarak kalmamış, zamanla hayatın farklı safhalarına eşlik eden yaygın bir dinî ve kültürel uygulamaya dönüşmüştür. Doğum ve çocuğun kırkının çıkması, sünnet, evlilik, askere veya hacca uğurlama ve karşılama, ölüm ve vefat yıldönümleri gibi geçiş dönemlerinin yanı sıra şükür, adak, hayır, yağmur duası, bir yapının temelinin atılması veya bir kurumun açılması gibi çeşitli vesilelerle de mevlid okutulmuştur. Kandil geceleri ise bu geniş uygulama alanı içerisinde mevlid kıraatinin en belirginleştiği zamanlardan biri olmuştur. Bu çeşitlilik, “doğum mevlidi”, “sünnet mevlidi”, “düğün mevlidi”, “asker mevlidi”, “hacı mevlidi”, “kırk mevlidi” ve “sene-i devriye mevlidi” gibi farklı adlandırmaların ortaya çıkmasına yol açmıştır.【30】


Merasimlerin düzenlendiği mekânlar da toplumun yaşayışına ve merasimin niteliğine göre çeşitlenmiştir. Camiler ve mescidlerin yanında evler, konaklar, köy odaları ve açık alanlar geleneksel mevlid mekânları arasında yer alırken daha yakın dönemlerde düğün salonları, lokantalar ve çay bahçeleri gibi mekânlarda da mevlidler düzenlenmiştir. Davet biçimleri de benzer şekilde yerel özellikler göstermiş; yakın çevrenin sözlü olarak çağrılmasından camide yapılan duyurulara ve basılı davetiyelere kadar farklı yöntemler kullanılmıştır.【31】 Bu yönüyle mevlid merasimi belirli bir ibadet mekânıyla sınırlı kalmamış, aile ve mahalle çevresinden daha geniş toplumsal birlikteliklere kadar uzanan farklı ortamlarda varlığını sürdürmüştür.

Gül Suyu Serpiliken Kullanılan Şişeler (MET Museum)


Merasimlerin ayrıntıları bölgelere ve düzenlenme amaçlarına göre değişebilmekle birlikte zaman içerisinde ortak bir icra düzeni de oluşmuştur. Genel olarak hazırlık ve davetin ardından Kur’an tilâvetiyle başlayan merasimde Vesîletü’n-Necâtın belirli bahirleri okunur; bahirler arasında tevşîh, ilâhi, na‘t ve salâtüselâmlara yer verilir. Hz. Muhammed’in doğumunun anlatıldığı velâdet bölümünde cemaatin ayağa kalkması ve salâtüselâm getirmesi yaygın uygulamalardan biridir. Kıraat ve duaların ardından merasim ikram, hediyeleşme, hayır duası ve konukların uğurlanmasıyla tamamlanabilir. Bununla birlikte bu unsurların tamamının her mevlidde aynı sırayla veya aynı biçimde uygulanması zorunlu olmayıp yerel geleneklere ve merasimin düzenlenme sebebine göre farklılıklar görülmektedir.【32】


İkram, mevlid merasimlerinin belirgin kültürel unsurlarından birini oluşturmuştur. Şeker, lokum ve helvanın yanı sıra yemek ve şerbet ikram edilmesi; gül suyu dağıtılması veya serpilmesi geçmişten günümüze farklı biçimlerde uygulanan âdetler arasındadır. Osmanlı konaklarında gerçekleştirilen mevlidlerde davetliler için yemek sofralarının hazırlanması, renkli külahlar içerisinde şeker dağıtılması, şerbet ikram edilmesi ve gülabdanlarla gül suyu serpilmesi XIX. yüzyıla ilişkin tasvirlerde ayrıntılı biçimde yer almaktadır.【33】 Daha sonraki halk uygulamalarında da ikram ve küçük hediyeler merasimin düzenlenme sebebine göre şekillenmiş; özellikle hac dönüşü gerçekleştirilen mevlidlerde tesbih, esans, tülbent ve benzeri hatıraların dağıtıldığı örnekler kaydedilmiştir.【34】


Mevlid merasimlerinin sürekliliğinde toplumsal yönü de etkili olmuştur. Bu toplantılar aile, akraba, komşu ve daha geniş toplulukların bir araya geldiği; ortak bir merasime katıldığı ve ikramı paylaştığı sosyal ortamlar meydana getirmiştir. Alan araştırmalarında mevlidin insanların tanışması, görüşmesi ve bir araya gelmesi bakımından bir kaynaşma işlevi gördüğü; yemek ve diğer ikramların paylaşılmasının da bu birlikteliği güçlendirdiği belirtilmektedir.【35】 Mevlid kültürünün doğumdan ölüme uzanan farklı vesilelere uyarlanabilmesi, çeşitli toplumsal tabakalarda karşılık bulması ve edebiyat ile mûsiki gibi kültürel alanlarla birlikte yaşaması, geleneğin Türk toplumunda uzun süre devam edebilmesinin başlıca özellikleri arasında yer almıştır.

Cumhuriyet Dönemi ve Günümüzde Mevlid Kandili

Mevlid gününün 1910’da Osmanlı Devleti’nin resmî bayramları arasına alınmasıyla kazandığı resmî statü, Cumhuriyet’in ilanından sonra sona ermiş; buna karşılık mevlid okuma ve Mevlit Kandili’ni ihya etme geleneği toplumsal hayat içerisinde devam etmiştir.【36】 Osmanlı döneminde saray teşrifatı ve padişahın katıldığı büyük cami merasimleriyle de temsil edilen uygulama, Cumhuriyet döneminde bu protokol niteliğini kaybederken camilerde, evlerde ve çeşitli toplumsal vesilelerle sürdürülen dinî-kültürel bir gelenek olarak varlığını korumuştur.【37】


Cumhuriyet’in ilk yıllarında gelişen radyo yayıncılığı, mevlid icrasının cami cemaatinin dışındaki daha geniş kitlelere ulaştırılmasında yeni bir dönem başlatmıştır. 1932 yılının Kadir gecesinde Ayasofya Camii’nde gerçekleştirilen ve Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-Necâtının okunduğu program canlı radyo yayınıyla dinleyicilere ulaştırılmış; programda Kur’an tilâvetinin yanında sûrelerin Türkçe mealleri verilmiş ve mevlid duası yapılmıştır. Mevlid programlarının radyodaki düzenli yayınlarının 1957’den, televizyondaki yayınlarının ise 1974’ten itibaren devam ettiği belirtilmektedir.【38】 Böylece mevlid, geleneksel cami ve ev ortamının yanında radyo ve televizyon aracılığıyla da takip edilebilen bir dinî merasim niteliği kazanmıştır. Daha sonraki dönemde devlet ve özel yayın kuruluşlarının kandil gecelerine yönelik yayınları da bu aktarımın devamını sağlamıştır.【39】

Mevlid-i Nebi Haftası Programı (Diyanet İşleri Başkanlığı)


Hz. Muhammed’in doğumunun Türkiye’de kurumsal etkinliklerle anılmasında önemli bir gelişme, Kutlu Doğum Haftası uygulamasının başlatılması olmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 1989’da uygulamaya konulan hafta, Hz. Muhammed’in hayatı ve örnekliğinin konferans, panel ve sempozyum gibi ilmî ve kültürel faaliyetlerle ele alınmasını amaçlamıştır. İlk dönemlerinde Ankara’daki bir sempozyum ile il ve ilçelerde gerçekleştirilen konferans ve paneller ağırlıktayken, 2004’ten itibaren yurt içinde ve yurt dışında daha çeşitli etkinlikler düzenlenmeye başlanmıştır.【40】


Kutlu Doğum Haftası’nın hangi tarihlerde gerçekleştirileceği zaman içerisinde değişmiştir. Etkinliklerde 2007’ye kadar bazı yıllarda hicrî, bazı yıllarda milâdî takvim esas alınmış; 2007’den itibaren ise hafta 14–20 Nisan tarihlerine sabitlenmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı bu uygulamayı Mevlit Kandili’nin alternatifi olarak değil, ilmî ve kültürel faaliyetlerle kandil geleneğini tamamlayan ayrı bir etkinlik haftası olarak tanımlamıştır.【41】 Kutlu Doğum Haftası, 2010’da yayımlanan Kutlu Doğum Haftası ile Camiler ve Din Görevlileri Haftasını Kutlama Yönetmeliği ile idarî bir zemine kavuşturulmuştur.【42】


Uygulamanın adı ve takvimi 2017 yılında yeniden değiştirilmiştir. 29 Kasım 2017 tarihli düzenlemeyle “Kutlu Doğum Haftası” adı “Mevlid-i Nebi Haftası” olarak değiştirilmiş ve etkinliklerin hicrî takvime göre Rebîülevvel ayının 12. günü başlayacak şekilde düzenlenmesi benimsenmiştir.【43】 Bu tarihten sonra Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında belirlenen yıllık temalar doğrultusunda konferans, sempozyum, panel, vaaz ve çeşitli sosyal faaliyetler düzenlenmiş; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve eğitim kurumlarının da katıldığı programlarla etkinliklerin kapsamı genişletilmiştir. Ceza infaz kurumları, huzurevleri, hastaneler, gençlik merkezleri, öğrenci yurtları ve çeşitli sosyal hizmet kurumları da programların gerçekleştirildiği yerler arasında yer almıştır.【44】


Günümüzde Türkiye’de Mevlit Kandili resmî tatil niteliğinde olmamakla birlikte camilerde Kur’an tilâveti, mevlid kıraati, salâtüselâm, vaaz ve dualarla; evlerde ve farklı toplumsal çevrelerde ise yerleşmiş mevlid gelenekleri çerçevesinde idrak edilmektedir. Radyo, televizyon ve diğer iletişim araçlarıyla yapılan yayınlar ile Diyanet İşleri Başkanlığının Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında düzenlediği faaliyetler, tarih içerisinde farklı kurumsal ve toplumsal biçimler kazanan mevlid geleneğinin günümüzdeki başlıca görünümlerini oluşturmaktadır.【45】

Kaynakça

Mosque Lamp. 16. yüzyılın sonları. İznik. Boyanmış ve sırlanmış taş hamuru. The Metropolitan Museum of Art, New York, envanter no. 14.40.731. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://www.metmuseum.org/art/collection/search/454630.

Rosewater Sprinkler. 18. yüzyıl sonu–19. yüzyıl. Muhtemelen Beykoz, İstanbul. Üfleme cam. The Metropolitan Museum of Art, New York, envanter no. 91.1.1544. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://www.metmuseum.org/art/collection/search/444723.

Akarpınar, R. Bahar. “Mevlid Törenlerinin Yapısı.” Türkbilig 12 (2006): 38–63. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/turkbilig/article/697114.

Aksoy, Hasan. “Mevlid: Türk Edebiyatı.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Cilt 29, 482–484. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2004. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/mevlid#4-turk-edebiyati.

Aslan, Halide. “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller.” İSTEM 13 (2009): 199–231. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/istem/article/279425.

Bozkurt, Nebi. “Kandil.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Cilt 24, 300–301. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2001. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/kandil--gece.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü. “Mevlid-i Nebi Haftası Tarihçesi.” Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://dinhizmetleri.diyanet.gov.tr/sayfa/89.

Diyanet İşleri Başkanlığı. “2025 Yılı Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı Ankara’da Yapıldı.” 4 Eylül 2025. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://diyanet.gov.tr/tr-tr/Kurumsal/Detay/37984.

Durmuş, İsmail. “Mevlid: Arap Edebiyatı.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Cilt 29, 480–482. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2004. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/mevlid#3-arap-edebiyati.

Efe, Adem. “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları (Isparta ve Çevresi Örneği).” Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 29 (2009): 9–30. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://acikerisim.deu.edu.tr/xmlui/handle/20.500.12397/4368.

Karaduman, Erman Harun. “The Royal Mawlid Ceremonies in the Ottoman Empire (1789–1908).” Yüksek lisans tezi, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi, 2016. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://repository.bilkent.edu.tr/server/api/core/bitstreams/34d970a6-e93a-4c63-8005-65a991be6ef5/content.

Kemikli, Bilal, haz. Vefatının 600. Yılında Süleyman Çelebi ve Mevlid Kültürü. Ankara: Türkiye Bilimler Akademisi, 2023. DOI: 10.53478/TUBA.978-625-8352-50-4. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://www.tuba.gov.tr/tr/yayinlar/suresiz-yayinlar/bilim-ve-dusunce/vefatinin-600.-yilinda-suleyman-celebi-ve-mevlid-kulturu.

Lekegian, Gabriel. Groupe de fidèles au Mouled. 19. yüzyıl. Cam jelatinobromür negatiften albümin kâğıt baskı. Bibliothèque nationale de France, Département des Estampes et de la Photographie. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://essentiels.bnf.fr/fr/image/a69334db-b893-43d9-bf93-391f07b45227-groupe-fideles-mouled.

Selânikî Mustafa Efendi. Tarih-i Selânikî (1003–1008/1595–1600). Cilt 2. Hazırlayan Mehmet İpşirli. 2. bs. Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1999. Dijital nüsha: Internet Archive. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://archive.org/details/selaniki-mustafa-efendi-tarih-i-selaniki-1/Selaniki%20Mustafa%20Efendi%20-%20Tarih-i%20Selaniki%202/.

Selânikî Mustafa Efendi. Tarih-i Selânikî (971–1003/1563–1595). Cilt 1. Hazırlayan Mehmet İpşirli. 2. bs. Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1999. Dijital nüsha: Internet Archive. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://archive.org/details/selaniki-mustafa-efendi-tarih-i-selaniki-1/Selaniki%20Mustafa%20Efendi%20-%20Tarih-i%20Selaniki%201/.

Sertoğlu, Mithat. “Mevlid ve Mevlid Alayı.” Resimli Tarih Mecmuası 5, no. 57 (1954): 3337–3340. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://isamveri.org/pdfdrg/D00104/1954_57/1954_57_SERTOGLU.pdf.

Süleyman Çelebi. Wasīlat al-najāt fī mawlid Ashraf al-mawjūdāt. 15. yüzyıl. Osmanlı Türkçesi yazma eser, 61 varak. University of Michigan, Special Collections Research Center, Isl. Ms. 412. HathiTrust Digital Library. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://babel.hathitrust.org/cgi/pt?id=mdp.39015079130798&view=1up&seq=4.

Süyûtî, Celâleddîn Abdurrahman. Ḥüsnü’l-maḳṣıd fî ʿameli’l-mevlid. Arapça dijital nüsha. Internet Archive. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://archive.org/details/HusnAl-maqsadFiAmalAl-mawlid.

Taşdemir, Fırat. “Yarın Mevlit Kandili.” Anadolu Ajansı, 23 Ağustos 2026. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/yarin-mevlit-kandili/4034958.

Özcan, Nuri. “Mevlid: Mûsiki.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Cilt 29, 484–485. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2004. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/mevlid#5-musiki.

Özel, Ahmet. “Mevlid.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Cilt 29, 475–479. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2004. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/mevlid#1.

Şeker, Mehmet. “Mevlid: Osmanlılar’da Mevlid Törenleri.” TDV İslâm Ansiklopedisi. Cilt 29, 479–480. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2004. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://islamansiklopedisi.org.tr/mevlid#2-osmanlilarda-mevlid-torenleri.

Şeker, Mehmet. “Osmanlılarda Mevlid Alayı.” Diyanet İlmi Dergi 35, no. 1 (1999): 27–54. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2026. https://makale.isam.org.tr/items/73edb8a3-8bff-48e2-a2df-059ddd5ad31f.

Dipnotlar

  • [1]

    Ahmet Özel, “Mevlid,” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 29 (Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2004), erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://islamansiklopedisi.org.tr/mevlid#1.

  • [2]

    Özel, “Mevlid.”

  • [3]

    Özel, “Mevlid.”

  • [4]

    Nebi Bozkurt, “Kandil,” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 24 (İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2001), erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://islamansiklopedisi.org.tr/kandil--gece.

  • [5]

    Bilal Kemikli, haz., Vefatının 600. Yılında Süleyman Çelebi ve Mevlid Kültürü (Ankara: Türkiye Bilimler Akademisi, 2023), 11–12, https://www.tuba.gov.tr/tr/yayinlar/suresiz-yayinlar/bilim-ve-dusunce/vefatinin-600.-yilinda-suleyman-celebi-ve-mevlid-kulturu.

  • [6]

    Adem Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları (Isparta ve Çevresi Örneği),” Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 29 (2009): 10–11, erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://acikerisim.deu.edu.tr/xmlui/handle/20.500.12397/4368; Erman Harun Karaduman, “The Royal Mawlid Ceremonies in the Ottoman Empire (1789–1908)” (yüksek lisans tezi, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi, 2016), 1–2, erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://repository.bilkent.edu.tr/server/api/core/bitstreams/34d970a6-e93a-4c63-8005-65a991be6ef5/content; Ahmet Özel, “Mevlid.”

  • [7]

    Özel, “Mevlid”; Karaduman, “The Royal Mawlid Ceremonies,” 1.

  • [8]

    Nebi Bozkurt, “Kandil”; Halide Aslan, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller,” İSTEM 13 (2009): 201, erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://dergipark.org.tr/tr/pub/istem/article/279425.

  • [9]

    Aslan, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller,” 200, 205; Bozkurt, “Kandil.”

  • [10]

    Özel, “Mevlid”; Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 11–12.

  • [11]

    Özel, “Mevlid”; Karaduman, “The Royal Mawlid Ceremonies,” 2–4; Mehmet Şeker, “Osmanlılarda Mevlid Alayı,” Diyanet İlmi Dergi 35, no. 1 (1999): 28, erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://makale.isam.org.tr/items/73edb8a3-8bff-48e2-a2df-059ddd5ad31f.

  • [12]

    Özel, “Mevlid”; Şeker, “Osmanlılarda Mevlid Alayı,” 28–29; Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 12; Celâleddîn Abdurrahman es-Süyûtî, Ḥüsnü’l-maḳṣıd fî ʿameli’l-mevlid, thk. Mustafa Abdülkādir Atâ (Beyrut: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1405/1985), 42–44, erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://archive.org/details/HusnAl-maqsadFiAmalAl-mawlid.

  • [13]

    Özel, “Mevlid”; Şeker, “Osmanlılarda Mevlid Alayı,” 28–29; Süyûtî, Ḥüsnü’l-maḳṣıd, 42–44; İsmail Durmuş, “Mevlid: Arap Edebiyatı,” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 29 (Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2004), erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://islamansiklopedisi.org.tr/mevlid#3-arap-edebiyati.

  • [14]

    Özel, “Mevlid”; R. Bahar Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” Türkbilig 12 (2006): 44–45, erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://dergipark.org.tr/tr/pub/turkbilig/article/697114; Karaduman, “The Royal Mawlid Ceremonies,” 5–6.

  • [15]

    Selânikî Mustafa Efendi, Tarih-i Selânikî (971–1003/1563–1595), c. 1, haz. Mehmet İpşirli, 2. bs. (Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1999), 36, dijital nüsha: Internet Archive, erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://archive.org/details/selaniki-mustafa-efendi-tarih-i-selaniki-1/Selaniki%20Mustafa%20Efendi%20-%20Tarih-i%20Selaniki%201/; Karaduman, “The Royal Mawlid Ceremonies,” 18–19; Şeker, “Osmanlılarda Mevlid Alayı,” 29.

  • [16]

    Selânikî, Tarih-i Selânikî, 1:197–198; Mehmet Şeker, “Mevlid: Osmanlılar’da Mevlid Törenleri,” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 29 (Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2004), erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://islamansiklopedisi.org.tr/mevlid#2-osmanlilarda-mevlid-torenleri; Aslan, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller,” 216.

  • [17]

    Şeker, “Mevlid: Osmanlılar’da Mevlid Törenleri”; Aslan, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller,” 205–206, 216; Şeker, “Osmanlılarda Mevlid Alayı,” 29.

  • [18]

    Şeker, “Mevlid: Osmanlılar’da Mevlid Törenleri”; Şeker, “Osmanlılarda Mevlid Alayı,” 29–33; Aslan, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller,” 216–217.

  • [19]

    Şeker, “Osmanlılarda Mevlid Alayı,” 30–33; Karaduman, “The Royal Mawlid Ceremonies,” 37–45; Şeker, “Mevlid: Osmanlılar’da Mevlid Törenleri.”

  • [20]

    Aslan, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller,” 217–218; Şeker, “Mevlid: Osmanlılar’da Mevlid Törenleri.”

  • [21]

    Karaduman, “The Royal Mawlid Ceremonies,” 29–30, 44–50, 57–59; Aslan, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller,” 207–208.

  • [22]

    Aslan, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller,” 207–208.

  • [23]

    Özel, “Mevlid”; Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 13.

  • [24]

    Hasan Aksoy, “Mevlid: Türk Edebiyatı,” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 29 (Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2004), erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://islamansiklopedisi.org.tr/mevlid#4-turk-edebiyati; Karaduman, “The Royal Mawlid Ceremonies,” 7; Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” 50.

  • [25]

    Aksoy, “Mevlid: Türk Edebiyatı”; Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” 50–56.

  • [26]

    Aksoy, “Mevlid: Türk Edebiyatı”; Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 20–22.

  • [27]

    Karaduman, “The Royal Mawlid Ceremonies,” 7, 13–15; Şeker, “Mevlid: Osmanlılar’da Mevlid Törenleri.”

  • [28]

    Nuri Özcan, “Mevlid: Mûsiki,” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 29 (Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2004), erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://islamansiklopedisi.org.tr/mevlid#5-musiki; Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” 50–56; Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 27–28.

  • [29]

    Özcan, “Mevlid: Mûsiki”; Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 21–22.

  • [30]

    Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” 47; Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 15–18; Kemikli, haz., Vefatının 600. Yılında Süleyman Çelebi ve Mevlid Kültürü, 12.

  • [31]

    Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 24–25; Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” 47–49.

  • [32]

    Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” 47–61; Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 27–29.

  • [33]

    Aslan, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller,” 216–218.

  • [34]

    Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” 57–58.

  • [35]

    Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 22–24; Kemikli, haz., Vefatının 600. Yılında Süleyman Çelebi ve Mevlid Kültürü, 12.

  • [36]

    Özel, “Mevlid”; Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 13; Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” 45–46.

  • [37]

    Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 13; Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” 45–46.

  • [38]

    Akarpınar, “Mevlid Törenlerinin Yapısı,” 46.

  • [39]

    Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 13, 23.

  • [40]

    Diyanet İşleri Başkanlığı, Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Mevlid-i Nebi Haftası Tarihçesi,” erişim tarihi: 23 Ağustos 2026, https://dinhizmetleri.diyanet.gov.tr/sayfa/89; Özel, “Mevlid.”

  • [41]

    Diyanet İşleri Başkanlığı, “Mevlid-i Nebi Haftası Tarihçesi.”

  • [42]

    Diyanet İşleri Başkanlığı, “Mevlid-i Nebi Haftası Tarihçesi”; Özel, “Mevlid.”

  • [43]

    Diyanet İşleri Başkanlığı, “Mevlid-i Nebi Haftası Tarihçesi”; Özel, “Mevlid.”

  • [44]

    Diyanet İşleri Başkanlığı, “Mevlid-i Nebi Haftası Tarihçesi.”

  • [45]

    Diyanet İşleri Başkanlığı, “Mevlid-i Nebi Haftası Tarihçesi”; Efe, “Türk Toplumunda Mevlid Merâsimlerinin Yeri ve Fonksiyonları,” 23; Halide Aslan, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Mübarek Gün ve Gecelerden Kandiller,” 218.

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarOnur Çolak23 Ağustos 2026 14:22

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Mevlid Kandili" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Adlandırma ve Tarihleme

  • Mevlid Kutlamalarının Tarihi Gelişimi

  • Osmanlı Devleti’nde Mevlid Kandili ve Mevlid Alayı

  • Süleyman Çelebi ve Türk Mevlid Geleneği

  • Toplumsal ve Kültürel Uygulamalar

  • Cumhuriyet Dönemi ve Günümüzde Mevlid Kandili

KÜRE'ye Sor