Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.
Özgecan Aslan Cinayeti, 11 Şubat 2015 tarihinde Türkiye'nin Mersin iline bağlı Tarsus ilçesinde gerçekleşen; üniversite öğrencisi bir kadının bir toplu taşıma aracında alıkonulması, cinsel saldırıya direnmesi üzerine katledilmesi, ardından delillerin yok edilmesi amacıyla bedeninin yakılmasıyla sonuçlanan ağır bir suç vakası ve kamuoyunu sarsan bir kadına yönelik şiddet olayıdır.
11 Şubat 2015 tarihinde, Mersin’deki Çağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde eğitim gören 19 yaşındaki Özgecan Aslan, akşam ders çıkışında Tarsus'tan Mersin’e gitmek üzere Ahmet Suphi Altındöken'in kullandığı şehir içi minibüse binmiştir. Yolculuk sırasında araçtaki diğer yolcuların inmesiyle Aslan, minibüste tek yolcu olarak kalmıştır. Sürücü Altındöken, olağan güzergâhı olan D-400 karayolundan saparak aracı Tarsus-Mersin otoyolu istikametine, ormanlık alana doğru sürmüştür. Aslan'ın rotadan sapılmasına itiraz etmesi ve tehlikeyi sezmesi üzerine zanlı, aracı ıssız bir bölgede durdurarak cinsel saldırı girişiminde bulunmuştur.
Özgecan Aslan, yanında bulundurduğu biber gazını sıkarak saldırganı engellemeye çalışmış ve tırnaklarıyla direnerek fiziksel bir mücadele vermiştir. Ancak bu direniş üzerine zanlı Ahmet Suphi Altındöken, genç kadını önce bıçaklamış, ardından darp etmiş ve başına demir bir boruyla vurarak ağır yaralamıştır.【1】Aslan’ın bu saldırı sonucunda hayatını kaybettiği tespit edilmiştir.
Cinayetin ardından paniğe kapılan katil zanlısı, durumu babası Necmettin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe’ye haber vererek yardım istemiştir. Üç zanlı bir araya gelerek suç delillerini ortadan kaldırmak için bir plan yapmışlardır. Boğuşma sırasında Özgecan’ın tırnaklarında kalan DNA örneklerini (saldırganın deri kalıntılarını) yok etmek amacıyla genç kadının her iki elini de bileklerinden kesmişlerdir. Daha sonra cansız bedeni, Tarsus’un Çamalan köyü yakınlarındaki ormanlık bir alana götürerek ateşe vermişlerdir.
Özgecan Aslan’dan haber alamayan ailesinin kayıp başvurusunda bulunması üzerine bölgedeki tüm kolluk kuvvetleri alarma geçmiştir. Zanlılar cesedi yakıp dönerken jandarma kontrolüne takılmış, ancak Fatih Gökçe’nin "yol tarifi yapıyordum" diyerek ekipleri yanıltmasıyla ilk etapta serbest kalmışlardır.【2】Araçtaki kan izlerini "müşteriler kavga etti" diyerek açıklayan zanlılar, serbest kaldıktan sonra delil karartmaya devam etmişlerdir.
Katil zanlısı Ahmet Suphi Altındöken jandarmadaki ifadesinde, olay günü saat 20.00 sularında son seferini tamamladıktan sonra Özgecan Aslan’ı yolda el kaldırması üzerine araca aldığını belirtmiştir. Zanlının iddiasına göre, Özgecan’ı Mersin’e götürmek üzere 100 lira karşılığında anlaşmışlar, ancak ana yoldan sapıp otoban bağlantısına girmesi üzerine Özgecan duruma tepki göstermiştir. Zanlı, "Senin niyetin ne?" diyerek tepki gösteren genç kadının kendisine biber gazı sıktığını ve bu noktadan sonra aralarında bir boğuşma yaşandığını ileri sürerek suçunu meşrulaştırmaya çalışmıştır.【3】Boğuşma sırasında Özgecan’ı bıçakladığını ve vurduğunu itiraf eden zanlı, cinsel saldırı amacının olmadığını savunsa da adli tıp bulguları ve mahkeme süreci bu iddiaları çürütmüştür.
Suphi Altındöken’in ifadesine göre, babası Necmettin Altındöken, Özgecan’dan kalan kitapları sobada yakarak suç kanıtlarını yok etmeye çalışmıştır. Fatih Gökçe ise Suphi Altındöken’in aksine, durumu öğrendiğinde "kızı hastaneye bırakıp kaçması gerektiğini" söylediğini iddia ederek suçlamaları reddetmiştir.【4】Ancak mahkeme süreci, her üç zanlının da suçun işlenişi ve delillerin yok edilmesi safhalarında aktif rol aldığını ve "canavarca hisle hareket ettiklerini" ortaya koymuştur.
11 Şubat 2015 tarihinde gerçekleşen cinayetin ardından başlatılan yargı süreci, Türkiye Cumhuriyeti hukuk tarihinde toplumsal katılımın en yüksek olduğu davalardan biri haline gelmiştir. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın hazırlık aşamasında, Mersin Barosu'na kayıtlı 1600 avukatın tamamı, sanıkların savunmasını üstlenmek istemediklerini beyan etmişlerdir.【5】Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve savunma hakkının kutsallığı gereği, yargılamada bir hak ihlali yaşanmaması adına mahkemenin talebiyle Mersin Barosu tarafından sanıklara zorunlu müdafi tayin edilmiştir. 12 Haziran 2015 tarihinde görülen ilk duruşma için Tarsus Adliyesi'nde olağanüstü güvenlik önlemleri alınmış, davanın önemi nedeniyle o gün adliyede başka hiçbir duruşma yapılmamıştır. Türkiye'nin dört bir yanından yaklaşık 1.000 avukatın yetki belgesi alarak müdahillik talebinde bulunduğu duruşmada, mahkeme heyeti Aslan ailesinin ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın müdahillik taleplerini kabul etmiştir.【6】Özgecan Aslan'ın anne ve babası duruşma salonunda yer almazken, aileyi amca Yaşasın Aslan ve geniş bir hukukçu kadrosu temsil etmiştir.
3 Aralık 2015 tarihinde açıklanan kararda mahkeme, hiçbir takdir indirimi (iyi hal veya tahrik indirimi) uygulamayarak Türkiye hukuk tarihinde emsal teşkil eden bir hükme imza atmıştır. Asli fail Ahmet Suphi Altındöken; "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme", "bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek amacıyla öldürme", "nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs" ve "cinsel saikle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve ek olarak 27 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Baba Necmettin Altındöken, "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme" gerekçeleriyle ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmiştir. Fatih Gökçe ise "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, nitelikli cinsel saldırı, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme" suçlarını işlediği sabit görülerek ek olarak 24 yıl hapis cezası almıştır.【7】
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin sanıklar hakkında "kasten öldürme" suçundan verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını hukuka uygun bularak onamıştır. Ancak daire, sanık Fatih Gökçe’ye "nitelikli cinsel saldırı" suçundan verilen 24 yıllık hapis cezasını, suçun işlendiğine dair somut ve kesin delil bulunmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle bozmuştur. Bu bozma kararı neticesinde Fatih Gökçe, 12 Eylül 2017 tarihinde Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanmaya başlanmıştır. Aslan ailesinin avukatı Sevim Küçük, Yargıtay'ın bu kararına itiraz ederek, suçun işlendiğine dair karinelerin mevcut olduğunu savunmuş ve hukuki mücadelenin tüm kanun yolları tüketilene kadar süreceğini belirtmiştir.【8】
Davanın gelişmelerinden biri, sanıkların cezalarının infazı sırasında yaşanmıştır. Adana F Tipi Kapalı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Ahmet Suphi Altındöken ve babası Necmettin Altındöken, 11 Nisan 2016 tarihinde silahlı saldırıya uğramıştır. Aynı cezaevinde "çeşitli suçlardan hükümlü" olarak bulunan Gültekin Alan, havalandırma veya koridor geçişi sırasında ateş açarak her iki ismi de hedef almıştır. Göğsünden vurulan Ahmet Suphi Altındöken kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, karın boşluğundan yaralanan babası Necmettin Altındöken ise tedavi altına alınmıştır. Bu olay, cezaevindeki güvenlik zafiyetini tartışmaya açarken, saldırıyla ilgili yürütülen soruşturmada 7 kişi adliyeye sevk edilmiştir.【9】
Altındöken’in ölümünün ardından cenazesi tam 5 gün boyunca defnedilememitir. Otopsi işlemlerinin ardından cenazesi yakınları tarafından özel araçla Tarsus’a götürülmüş ancak bölge halkı ve yerel yönetimlerin sert direnciyle karşılaşılmıştır. Tarsus Şehir Mezarlığı’na getirilmek istenen cenaze, belediye meclisi kararları ve "gece defin yasağı" gibi gerekçelerle kabul edilmemiştir.【10】Tarsus'un Kocaköy Mahallesi sakinleri, cenazenin kendi köylerine defnedileceğini duyunca mezarlığın kapısını kilitlemiş; mahalle muhtarı Rifat Öcalan, "Zorla gömerlerse kepçeyle çıkarırım, gömecek yer bulamazlarsa kadavra yapsınlar" diyerek tepkisini dile getirmiştir.【11】
Erdemli ilçesindeki Kumkuyu Mahallesi’nde de benzer bir gerginlik yaşanmış; muhtar Ramazan Kasap, gizlice defin yapıldığı şüphesiyle savcılığa başvurarak bir mezarı açtırmış, ancak açılan yer boş çıkmıştır. Katilin annesi Naciye Tan, "Cenazeyi kimse kabul etmiyor, sokağa mı atayım?" diyerek sinir krizi geçirmiş ve cenaze aracı verilmemesine tepki göstermiştir. 【12】Bu süreçte cenaze defalarca Adana ve Mersin arasında gidip gelmiş, bir süre hastane morgunda bekletilmiştir.
Olayların ulaştığı boyuta dair açıklama yapan Özgecan Aslan'ın babası Mehmet Aslan, toplumsal vicdanın yaralı olduğunu kabul etmekle birlikte, devlet yetkililerine sağduyu çağrısında bulunmuştur. Mehmet Aslan'ın şu sözleri sürecin dikkat çeken notlarından biri olmuştur. Mehmet Aslan'ın katilin cenazesi ile ilgili yaptığı açıklama şu şekildedir:
"Şimdi tamam hani bu hayvan mı? Şahsi kanaatim evet, hayvan. Hayvandan bile aşağı bir yaratık. Ama netice itibarıyla yani illa ki bir mezarlığa gömülmesi gerekmiyor ama toprağa girmesi gerekiyor neticede. Ya da bilmiyorum nasıl bir çaresini bulacaklar ne yapacaklar."【13】
"Şimdi insanların kalplerinde taşımış oldukları o kin ve nefretten dolayı belki cesedini insanların eline verseniz parçalayacaklar, belki yakacaklar. Ama onu yaptıkları müddetçe istedikleri o barış, sevgi asla gelmeyecek. Bir an önce devlet yetkilileri, ama bilinen ama bilinmeyen, mezar taşı bile olmayan bir yere götürüp gömsünler. İlla ki bir mezarlığa mı gömülmesi gerekiyor? Neticede bu işi devlet yapacak. Kimseye bir şeyden izin almalarına, 'işte biz şu mezarlığa gömeceğiz deyip' sormalarına gerek yok. 2-3 yetkili imamı olur olmaz bilemem götürüp bir yere gömmesi gerekiyor." 【14】
Özgecan Aslan cinayeti, Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadelede toplumsal bir kırılma noktası olarak kabul edilmiştir. Olayın vahametinin ortaya çıkmasıyla birlikte İstanbul, Ankara, Mersin, İzmir, Trabzon ve Diyarbakır başta olmak üzere onlarca şehirde, toplumun her kesiminden kadının ve erkeğin katılımıyla protestolar düzenlenmiştir. Protestolarda “Yasta değil isyandayız”, “Kadın cinayetlerine son”, “Gerçek adalet istiyoruz” gibi sloganlar öne çıkmıştır. Bazı şehirlerde gıyabi cenaze namazları kılınmış, mumlar yakılmış, karanfiller bırakılmış ve sessiz yürüyüşler yapılmıştır. Sosyal medyada başlatılan "siyah giyin" kampanyası milyonlarca kişi tarafından desteklenmiş; üniversiteler, barolar, sendikalar ve spor kulüpleri kadına yönelik şiddete karşı kurumsal düzeyde ortak bir deklarasyon yayımlamıştır.
Toplumsal infialin somut siyasi yansıması, kamuoyunda "Özgecan Yasası" olarak bilinen yasal düzenleme talepleri olmuştur. Bu taleplerin merkezinde, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan ve kadın cinayetlerinde uygulanan "haksız tahrik" ve "iyi hal" mekanizmalarının bu tür suçlar için tamamen kaldırılması yer almıştır. Özellikle barolar ve kadın hakları platformları, kadın cinayetlerinin "nefret suçu" kapsamında değerlendirilmesi ve cezaların caydırıcılığının artırılması için parlamentoya baskı uygulamıştır.
Özgecan Aslan’ın katledilmesi, kurumsal düzeyde de akademik ve sosyal sorumluluk projelerinin odak noktası haline gelmiştir. Maktulün eğitim gördüğü Çağ Üniversitesi, Aslan’ın mesleki ideallerini simgesel olarak yaşatmak amacıyla, üniversite senatosunun kararıyla yeni kurulan psikoloji laboratuvarına "Özgecan Aslan Psikoloji Laboratuvarı" adını vermiştir. Üniversite yönetimi bu adımla, bilimsel çalışmaların "saygı, sevgi ve adil bir toplum" inşasına hizmet etmesi gerektiğini vurgularken, aynı zamanda kurum bünyesindeki Hukuk Fakültesi aracılığıyla davaya doğrudan müdahil olmuştur. Hukuki sürecin her aşamasında üniversitenin akademik ve idari desteği, davanın teknik takibinin titizlikle sürdürülmesinde rol oynamıştır.
Toplumsal hafızayı diri tutma çabaları üniversite sınırlarını aşarak Türkiye’nin dört bir yanındaki yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına yayılmıştır. Mersin başta olmak üzere birçok il ve ilçede parklar, kadın dayanışma merkezleri ve caddeler Özgecan Aslan’ın ismiyle onurlandırılmıştır. Bu isimlendirme faaliyetleri, aynı zamanda kamusal alanda kadına yönelik şiddete karşı kurumsal bir "sıfır tolerans" duruşunun temsili olarak kaydedilmiştir. Özellikle kadın hakları savunucuları gibi sivil oluşumlar, Aslan’ın ismini hukuki reform taleplerinin merkezine yerleştirerek, davanın gücünü toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde bir örneğe dönüştürmüştür.
Ayrıca, bazı meslek örgütleri ve spor kulüpleri de bu anma faaliyetlerine kurumsal destek vermiştir. Örneğin, Kastamonu Belediyespor ve Yenimahalle Belediyespor kadın hentbol takımları gibi sporcular müsabakalara Aslan’ın fotoğraflarıyla çıkmış, barolar ise "kadın hakları komisyonları" aracılığıyla davanın hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir.
[1]
CNN TÜRK, "Özgecan cinayetinde kan donduran itiraf." CNN. Erişim 10 Şubat 2026, https://www.cnnturk.com/video/turkiye/ozgecan-cinayetinde-kan-donduran-itiraf-453741.
[2]
Anadolu Ajansı, "Özgecan'ın katil zanlıları birbirini suçladı," Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecanin-katil-zanlilari-birbirini-sucladi/74399.
[3]
Anadolu Ajansı, "Özgecan'ın katil zanlıları birbirini suçladı," Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecanin-katil-zanlilari-birbirini-sucladi/74399.
[4]
Anadolu Ajansı, "Özgecan'ın katil zanlıları birbirini suçladı," Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecanin-katil-zanlilari-birbirini-sucladi/74399.
[5]
Anadolu Ajansı, "Özgecan'ın katil zanlılarına avukat yok." Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecanin-katil-zanlilarina-avukat-yok/74808.
[6]
Anadolu Ajansı, "Özgecan Aslan davası'na bin avukat katılacak." Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecan-aslan-davasina-bin-avukat-katilacak/38013.
[7]
TRT Haber, "Yargıtayın "Özgecan Aslan davası" kararı." TRT Haber, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.trthaber.com/haber/turkiye/yargitayin-ozgecan-aslan-davasi-karari-309531.html.
[8]
Anadolu Ajansı, "'Özgecan Aslan davası' sanığı yeniden hakim karşısında." Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecan-aslan-davasi-sanigi-yeniden-hakim-karsisinda/908472.
[9]
Anadolu Ajansı, "Özgecan'ın katili gömüldü diye mezarı açtırdılar." Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026,https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecanin-katili-gomuldu-diye-mezari-actirdilar/557031.
[10]
Anadolu Ajansı, "Özgecan'ın katili gömüldü diye mezarı açtırdılar," Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecanin-katili-gomuldu-diye-mezari-actirdilar/557031
[11]
Anadolu Ajansı, "Özgecan'ın katili gömülmesin diye mezarlığı kilitlediler." Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecanin-katili-gomulmesin-diye-mezarligi-kilitlediler/553776.
[12]
Anadolu Ajansı, "Özgecan'ın katili gömülmesin diye mezarlığı kilitlediler." Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecanin-katili-gomulmesin-diye-mezarligi-kilitlediler/553776.
[13]
Anadolu Ajansı, "Özgecan'ın babasından katilin cenazesiyle ilgili açıklama." Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecanin-babasindan-katilin-cenazesiyle-ilgili-aciklama/553885
[14]
Anadolu Ajansı, "Özgecan'ın babasından katilin cenazesiyle ilgili açıklama." Anadolu Ajansı, Erişim 10 Şubat 2026, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ozgecanin-babasindan-katilin-cenazesiyle-ilgili-aciklama/553885.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Özgecan Aslan Cinayeti" maddesi için tartışma başlatın
Olayın Gelişimi ve Zanlı İfadelerindeki Detaylar
Zanlı İfadelerindeki Detaylar
Yargı Süreci ve Hukuki Kararlar
Mahkumiyet Kararları ve Suç Vasfı
Yargıtay İncelemesi ve Bozma Kararı
İnfaz Sürecindeki Olağanüstü Gelişmeler
Defin Krizi ve Toplumsal Tepki
Toplumsal İnfial ve Siyasi Yansımalar
Kurumsal Anma ve İsim Verme Faaliyetleri