
Pakistan–Afganistan Çatışması, Pakistan ile Afganistan’daki Taliban yönetimi arasında 22 Şubat 2026’da başlayan ve Mart 2026 boyunca devam eden sınır ötesi askeri çatışmalardır. Süreç, Pakistan’ın TTP ile ilişkilendirdiği saldırılara karşılık Afganistan’daki hedeflere hava saldırıları düzenlemesiyle başlamış, Afganistan yönetiminin misilleme operasyonlarıyla karşılık vermesi üzerine genişlemiştir.
Çatışmalar, kısa sürede hava saldırıları, topçu atışları ve insansız hava aracı (İHA) operasyonlarını kapsayan karşılıklı askeri faaliyetlere dönüşmüş; Kabil, Kandahar, Nangarhar ve sınır hattı boyunca çeşitli bölgelerde sürmüştür.
Pakistan ile Afganistan arasındaki güvenlik gerilimi, özellikle Afganistan’da Taliban’ın Ağustos 2021’de yeniden iktidarı ele geçirmesinden sonra sınır güvenliği ve silahlı grupların faaliyetleri bağlamında yoğunlaşmıştır. Pakistan yönetimi, Afganistan topraklarında konuşlandığını ileri sürdüğü Tehreek-i-Taliban Pakistan (TTP) unsurlarının Pakistan’a yönelik saldırılar düzenlediğini savunmaktadır.
İslamabad yönetimi, Taliban hükümetinden TTP’ye karşı somut adımlar atmasını talep ettiğini açıklamıştır. Afganistan’daki Taliban yönetimi ise TTP’nin kendi topraklarında faaliyet göstermediğini ifade etmiştir.
Bu güvenlik tartışmalarının merkezinde yer alan coğrafi unsur, iki ülke arasındaki sınır hattıdır. Durand Hattı, Pakistan ile Afganistan arasındaki 2.640 kilometrelik sınır hattına verilen isimdir. Hat, iki ülke arasında fiilî sınır işlevi görmektedir; ancak Afganistan tarafından resmi olarak tanınmamaktadır. Sınır, 1890’lı yıllarda İngiliz yetkililer tarafından belirlenmiştir.
Sınır hattı, iki ülkeye yayılmış Peştun aşiret bölgelerini kapsamaktadır. Pakistan makamları, TTP’nin bu bölgelerde hareketlilik gösterdiğini ve sınırın iki tarafını kullandığını belirtmektedir.
Şubat 2026’da Pakistan’da meydana gelen saldırılar sonrasında sınır hattında askeri hareketlilik artmıştır. 6 Şubat 2026 tarihinde İslamabad’daki İmam Bargah Khadijah-tul-Kubra adlı Şii camisine düzenlenen intihar saldırısında en az 36 kişi hayatını kaybetmiştir.
Bunu takip eden günlerde Hayber Pahtunhva eyaletinin Bajaur kentindeki bir güvenlik noktasına patlayıcı yüklü araçla saldırı düzenlenmiş; 11 asker ve 1 çocuk hayatını kaybetmiştir. 21 Şubat 2026 tarihinde Hayber Pahtunhva’nın Bannu kentinde bir güvenlik konvoyuna yönelik saldırıda 2 asker hayatını kaybetmiştir.
24 Şubat 2026 tarihinde Punjab eyaletinin Bhakkar ilçesinde bir kontrol noktasına düzenlenen intihar saldırısında 2 polis memuru ölmüş; aynı gün Hayber Pahtunhva’nın Kohat bölgesinde bir polis aracına düzenlenen saldırıda en az 5 polis memuru ve 2 sivil hayatını kaybetmiştir.
Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı, son haftalarda ülkede gerçekleşen saldırılarda 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirmiştir.
Bu gelişmelerin ardından Pakistan, 22 Şubat 2026 tarihinde Afganistan topraklarına yönelik hava saldırıları başlatmıştır.
Afganistan Savunma Bakanlığı, saldırıların Nangarhar vilayetinde sivil bölgeleri hedef aldığını açıklamıştır. Saldırılar özellikle Bihsud ilçesinin Girdi Kas köyünde yerleşim alanlarını etkilemiştir.
Saldırıların ardından bölgede konutların yıkıldığı ve enkaz altında arama çalışmalarının yürütüldüğü bildirilmiştir. Yerel kaynaklar, saldırının bir aileyi hedef aldığını ve 23 kişilik aileden yalnızca 5 kişinin hayatta kaldığını belirtmiştir. Yerel Taliban sözcüsü Sayed Taib Hamd, söz konusu aileden 18 kişinin hayatını kaybettiğini ifade etmiştir.
Afgan yetkililer ayrıca bölgede bir dini merkezin hedef alındığını bildirmiştir. Afganistan Savunma Bakanlığı, saldırıların “bir dini okul ve konutları” vurduğunu açıklamıştır.

Saldırı sonrası Afganistan'ın Nangarhar bölgesi, 22 Şubat 2026 - (Anadolu Ajansı)
Saldırılar Paktika vilayetini de kapsamıştır. Tolo News’e konuşan yerel kaynaklar, Pakistan savaş uçaklarının Paktika vilayetinin Barmal bölgesine hava saldırıları düzenlediğini aktarmıştır. Paktika vilayetinin Bermal ve Urgun ilçelerinde de bir misafirhane ile bir dini okul hedef alınmıştır. Yerel yetkililer ve bölge sakinleri, söz konusu binaların saldırı sırasında boş olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Urgun ilçesine bağlı Balish köyünde de evlerin yıkıldığı bildirilmiştir.
Afganistan Savunma Bakanlığı, Paktika’daki saldırıların da sivil bölgeleri hedef aldığını ve bu saldırıların ülkenin hava sahasının ihlali niteliğinde olduğunu açıklamıştır.
Afganistan Savunma Bakanlığı, Nangarhar ve Paktika vilayetlerine yönelik saldırılarda “çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği ve yaralandığını” açıklamıştır.
Afganistan Kızılayının Nangarhar bölge ofisinde görevli Mevlevi Fazl Rahman Fayyaz, Pakistan’ın saldırısı sonucu 18 kişinin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda kişinin yaralandığını ifade etmiştir
BBC’ye konuşan yerel Taliban sözcüsü Sayed Taib Hamd, Nangarhar’ın Bihsud ilçesindeki bir aileden 18 kişinin öldüğünü belirtmiştir.

Saldırı sonrası Afganistan'ın Nangarhar bölgesi, 22 Şubat 2026 - (Anadolu Ajansı)
Pakistan İçişleri Bakan Yardımcısı Talal Chaudhry, Geo News’e verdiği röportajda hava saldırılarında "en az 70 isyancının öldürüldüğünü" iddia etmiştir. Chaudhry’nin bu iddiasına ilişkin herhangi bir kanıt sunulmamıştır.
Pakistan devlet medyasının ise ölü sayısının 80’e yükseldiğini bildirmiş ancak bu sayıya ilişkin resmi bir teyit bulunmadığı aktarılmıştır. Dawn gazetesinde yer alan habere göre de saldırılar sonucunda 80 kişi öldürülmüştür.
Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Parlamento Sekreteri Barrister Danyal Chaudhry, yaptığı açıklamada operasyonun “Pakistan topraklarındaki saldırılara karışan militanları başarıyla etkisiz hale getirdiğini” belirtmiş ve “Masum hayatları korumak için her türlü önlem alındı” demiştir.
Afganistan tarafı, "Pakistan’ın yüksek sayıda militanın öldürüldüğü yönündeki iddialarını" reddetmiştir. Taliban hükümeti sözcüsü Zabihullah Mujahid, Pakistan’ın 70 militanın öldürüldüğü yönündeki iddiasının “gerçeğe uygun olmadığını” belirtmiştir.
Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Pakistan’ın “istihbarata dayalı seçici hedefleme ile yedi terör kampı ve saklanma noktasının vurulması” gerçekleştirdiğini bildirmiştir. Açıklamada, söz konusu operasyonun “misilleme niteliğinde bir karşılık” olduğu ifade edilmiştir.
Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, ordunun “istihbarata dayalı, seçici operasyonlar” yürüttüğünü söylemiştir.
Pakistan makamları, saldırıların Tehreek-i-Taliban Pakistan (TTP), Pakistan tarafından “Fitna al Khawarij” olarak adlandırılan unsurlar ve bağlantılı gruplara yönelik olduğunu açıklamıştır. Açıklamada ayrıca hedefler arasında Islamic State-Khorasan Province (ISKP) üyelerinin de bulunduğu belirtilmiştir.

Saldırı sonrası Afganistan'ın Nangarhar bölgesi, 22 Şubat 2026 - (Anadolu Ajansı)
Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı, operasyonun “Fitna al Khwarij (FAK) olarak adlandırılan Pakistan Talibanı ve bağlantılı gruplar ile İslam Devleti Horasan Vilayeti’ne ait yedi terör kampı ve saklanma noktasına” yönelik olduğunu bildirmiştir.
Pakistan makamları, operasyonun son dönemde ülke içinde gerçekleşen intihar saldırılarına karşılık olarak düzenlendiğini açıklamıştır. Pakistan Enformasyon Bakanlığı, “kesin kanıt” bulunduğunu ve son saldırıların Afganistan’daki liderlik tarafından yönlendirildiğini iddia etmiştir.
Bakanlık açıklamasında, Pakistan’ın Afganistan’daki geçici hükümetten, “yükümlülüklerini yerine getirmesini ve topraklarının Khwarij ve teröristler tarafından Pakistan’a karşı kullanılmasını engellemesini” beklediği belirtilmiştir. Açıklamada ayrıca, “Pakistan halkının güvenliği ve emniyeti her şeyden önce gelmektedir” ifadesine yer verilmiştir.
Pakistan Cumhurbaşkanı Asif Ali Zardari, hava saldırılarına ilişkin olarak operasyonların “halkını terörizme karşı savunma yönündeki doğal hakkına dayandığını” ifade etmiştir.
Hayber Pahtunhva Valisi Faisal Karim Kundi, X platformunda yaptığı paylaşımda “Pakistan vatandaşları, özellikle Hayber Pahtunhva’nın dirençli halkı, anavatanımızın savunulmasında silahlı kuvvetlerimiz ve güvenlik kurumlarımızın yanında kararlılıkla durmaktadır” demiştir. Kundi ayrıca, “Afganistan sınırının ötesinden faaliyet gösteren güçlerin topraklarımızı istikrarsızlaştırmasına izin vermeyeceğiz” demiştir.
Açıklamasında ayrıca, “Egemenliğimiz müzakere edilemezdir ve bu ülkenin halkı onu her ne pahasına olursa olsun korumak için devletle omuz omuza durmaktadır” ifadelerine yer vermiştir.
Pakistan makamları, 22 Şubat 2026 tarihli hava saldırılarının, ülkede son dönemde meydana gelen saldırılarla bağlantılı olduğunu açıklamıştır. Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı, son haftalarda Pakistan’da gerçekleşen saldırılarda “100’den fazla can” kaybı yaşandığını bildirmiştir.
Afganistan Savunma Bakanlığı, saldırıları “ulusal egemenliğin, uluslararası hukukun, iyi komşuluk ilkelerinin ve İslami değerlerin açık ihlali” olarak nitelendirmiştir.
Savunma Bakanlığı ayrıca “Sivilleri ve dini mekanları hedef almaktan Pakistan ordusunu sorumlu tutuyoruz. Bu saldırılara zamanı geldiğinde ölçülü ve uygun bir yanıt vereceğiz.” demiştir. Afganistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistan’ın Kabil Büyükelçisini bakanlığa çağırarak saldırılara ilişkin protestoda bulunmuştur.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Afganistan topraklarının korunmasının “Şer’i sorumluluk” olduğu belirtilmiş ve Pakistan’ın bu tür saldırıların sonuçlarından sorumlu tutulacağı ifade edilmiştir.
24 Şubat 2026 tarihinde Pakistan ve Afgan güçleri arasında sınır hattında karşılıklı ateş açılmıştır. Çatışmalar Pakistan-Afganistan sınırında Torkham ve Tirah bölgelerinde meydana gelmiştir. . Pakistan Başbakanının dış medya sözcüsü Mosharraf Zaidi, Afgan Taliban yönetiminin Pakistan-Afganistan sınırında Torkham ve Tirah bölgelerinde “sebepsiz ateş başlattığını” açıklamıştır.
Zaidi, "Pakistan güvenlik güçlerinin ateşe derhal ve etkili şekilde karşılık verdiğini ve ilave bir provokasyona anında ve sert şekilde karşılık verileceğini" söylemiştir. Wragha, Maro Sar, Shahkot ve Zakhakhel sınır bölgelerinde havan mermileri ve silah atışları gerçekleştiği aktarılmıştır.
Pakistanlı bir yetkili, Pakistan tarafında can kaybı bulunmadığını ancak Afgan tarafında beş kayıp olduğuna dair bilgiler bulunduğunu belirtmiştir. Taliban yetkilisi Zabihullah Norani, Pakistan güçlerinin Nangarhar vilayetinin Nazyan ilçesine bağlı Shahkot bölgesine ateş açtığını, buna karşılık verildiğini ve ateşin durduğunu açıklamış, Afgan tarafında can kaybı olmadığını ifade etmiştir.
24 Şubat 2026 tarihinde Pakistan’da Punjab eyaletinin Bhakkar ilçesinde bir güvenlik kontrol noktasına düzenlenen intihar saldırısında iki polis memuru ölmüştür. Saldırıda üç sivil yaralanmış, yaralananlar arasında çocuk felciyle mücadele ekibinde görevli iki sağlık çalışanının bulunduğu belirtilmiştir.
Aynı gün Hayber Pahtunhva eyaletinin Kohat bölgesinde bir polis aracına silahlı saldırı düzenlenmiştir. Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi, saldırıda en az beş polis memurunun ve iki sivilin hayatını kaybettiğini açıklamıştır. Kohat Bölge Polis Müdürü Shehbaz Elahi, saldırıda üç kişinin daha yaralandığını bildirmiştir.
Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, 26 Şubat 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Pakistan’ın son dönemdeki saldırılarına karşılık iki ülke sınırı olarak kabul edilen Durand Hattı boyunca kapsamlı operasyonların başlatıldığını bildirmiştir. Mücahid, operasyonların Pakistan’a bağlı askeri unsurlara karşı yürütüldüğünü belirtmiştir. Operasyon Nangarhar, Nuristan, Kunar, Khost, Paktia ve Paktika vilayetlerinde yürütülmüştür.
Açıklamada, Pakistan ordusuna ait olduğu öne sürülen 15 askeri noktanın kontrolünün ele geçirildiği ifade edilmiştir. Operasyonlar sırasında Pakistan tarafında çok sayıda askerin öldürüldüğü ve bazılarının ele geçirildiği iddia edilmiştir.
Pakistan Enformasyon Bakanlığının X hesabından yapılan açıklamada, Afganistan'ın, sınır hattında bulunan birçok noktaya ateş açtığı aktarılmıştır. Açılan ateşe "Pakistan güvenlik güçlerinin derhal ve etkili şekilde karşılık verdiği" vurgulanan açıklamada, Afganistan tarafında can kaybı olduğu ve askeri teçhizatın imha edildiği ileri sürülmüştür.
Açıklamada, ülkenin toprak bütünlüğü ile vatandaşların güvenliğini sağlamak için gerekli tüm tedbirlerin alınacağı bildirilmiştir. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar da X hesabındaki paylaşımda, Afganistan'ın misillemesine karşılık verilmeye devam edileceğini belirtmiştir.
Pakistan ordusunun yürüttüğü operasyonlarda Afgan tarafında 36 kişinin öldüğünü, çok sayıda kişinin de yaralandığını öne süren Tarar, çatışmalar sırasında Pakistan ordusundan 2 askerin hayatını kaybettiğini, 3 askerin yaralandığını kaydetmiştir.
Tarar, Afganistan yönetimi ile bazı Hint sosyal medya hesapları tarafından "asılsız propaganda" yapıldığını savunmuştur.
27 Şubat 2026 tarihinde Pakistan Afganistan’ın Kabil ve Kandahar şehirlerine erken saatlerde hava saldırıları düzenlemiştir. Taliban sözcüsü, Pakistan’ın Kabil, Kandahar ve en az bir hedef olmak üzere Paktia vilayetini bombaladığını açıklamıştır.
27 Şubat’ta TSİ 01.00 sularında Kabil kent merkezinde çok sayıda patlama meydana gelmiştir. Pakistan devlet televizyonu PTV News’ün güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Pakistan ordusunun Kabil, Kandahar ve Paktia’daki bazı askeri tesisleri imha ettiği iddia edilmiştir.
Afganistan'ın başkenti Kabil'de hedef alınan bölgelerden yükselen dumanlar, 27 Şubat 2026 - (Anadolu Ajansı)
Güvenlik kaynakları, Kandahar’daki hava saldırılarında bir cephane deposu ve lojistik üssün yok edildiğini aktarmıştır. Aynı gün, Afganistan ile Pakistan arasındaki önemli geçiş noktalarından biri olan Torkham sınır kapısı yakınlarında silah sesleri ve bombardıman duyulduğu bildirilmiştir. Torkham yakınlarında yaşayanlardan güvenlik gerekçesiyle bölgeyi boşaltmalarının istendiği bildirilmiştir. Çatışmalar nedeniyle sınır kapısında Afgan uyrukluların geri gönderilmesi işlemlerinin askıya alındığı ve geçişlerin kapatıldığı açıklanmıştır.
27 Şubat 2026 tarihinde Pakistan Enformasyon Bakanlığı, Afgan Taliban güçlerinin Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletinin Chitral, Hayber, Mohmand, Kurram ve Bajaur bölgelerinde ateş açtığını duyurmuştur. Taliban sözcüsü, 55 Pakistan askerinin öldürüldüğünü ve 19 askeri noktanın ele geçirildiğini ileri sürmüştür. Taliban tarafı ayrıca, 8 Taliban savaşçısının öldüğünü, 11 kişinin yaralandığını, Nangarhar vilayetinde 13 sivilin yaralandığını açıklamıştır.
27 Şubat 2026 tarihinde Afganistan Savunma Bakanlığı, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ülkenin hava kuvvetlerinin yerel saatle 11.00’de Pakistan’ın çeşitli bölgelerine “misilleme” hava saldırıları düzenlediğini bildirmiştir.
Bakanlık açıklamasında saldırıların, Pakistan’ın Faisalabad kenti yakınlarındaki bir askeri kampa, Nowshera kentindeki bir ordu kışlasına, Jamrud ve Abbottabad bölgelerine düzenlendiği belirtilmiştir. Açıklamada, bu saldırılarda Pakistan’ın askeri merkezleri, tesisleri ve kurulumlarının hedef alındığı ifade edilmiştir.
Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Kabil’de patlamaların duyulması ve sınır boyunca çatışmaların devam etmesi üzerine Pakistan ile Afganistan’daki Taliban hükümeti arasında artık “açık savaş” olduğunu söylemiştir.
Asif, X platformunda yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştır:
“NATO güçlerinin çekilmesinden sonra Afganistan’da barışın olacağı ve Taliban’ın Afgan halkının çıkarlarına ve bölgede barışa odaklanacağı bekleniyordu. Ancak Taliban, Afganistan’ı Hindistan’ın kolonisi hâline getirdi. Dünyanın dört bir yanından teröristleri Afganistan’da topladı ve terörü ihraç etmeye başladı. Kendi halkını temel insan haklarından mahrum bıraktı. Kadınların İslam’ın verdiği haklarını ellerinden aldı.
Pakistan, doğrudan ve dost ülkeler aracılığıyla durumu normal tutmak için tüm çabaları gösterdi. Yoğun diplomasi yürüttü. Ancak Taliban, Hindistan’ın vekili hâline geldi. Bugün Pakistan’ı saldırganlığın hedefi hâline getirmeye çalıştıklarında, Allah’ın izniyle silahlı kuvvetlerimiz şu anda kararlı bir cevap vermektedir. Geçmişte Pakistan’ın rolü olumlu olmuştur. 50 yıl boyunca 5 milyon Afgan’a misafirperverlik gösterdik. Bugün de topraklarımızda yüz binlerce Afgan geçimini sağlamaktadır. Sabır sınırımız dolmuştur. Artık sizinle aramızda açık savaş vardır. Artık sert karşılık olacaktır. Pakistan’ın ordusu deniz aşırı bir güç değildir. Biz sizin komşunuzuz, sizi ve gücünüzü biliyoruz.”
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ülkenin her zaman barışı aradığını ancak silahlı kuvvetlerin her türlü saldırganlığa kararlılıkla karşı koyacağını belirtmiştir. Şerif, resmi açıklamasında Pakistan halkı ve silahlı kuvvetlerinin ülkenin güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya hazır olduğunu ifade etmiştir.
Açıklamasında "Vatanın savunulmasında hiçbir gevşeklik olmayacak ve her saldırganlık uygun karşılıkla yanıtlanacaktır." ifadelerini kullanmıştır.
Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda Pakistan ordusunun yanıtının "kapsamlı ve kararlı" olduğunu belirten Zerdari, "Pakistan, barış ve toprak bütünlüğünden taviz vermeyecek." ifadelerini kullanmıştır.
Ayrıca, “Barışımızı zayıflık sananlar güçlü bir karşılıkla karşılaşacak ve hiç kimse bu yanıtın dışında kalmayacak.” değerlendirmesinde bulunmuştur.
The Express Tribune gazetesinin haberine göre, 27 Şubat'ta Pakistan Ordusu Halkla İlişkiler Birimi (ISPR) Genel Müdürü Korgeneral Ahmed Şerif Chaudhry, iki ülke arasındaki saldırılara ilişkin basın açıklaması yapmıştır. Açıklamada Chaudhry, 22 farklı noktadaki askeri hedefin vurulduğu, 83 Taliban mevzisinin imha edildiği, 17 mevzinin ele geçirildiği, 12 Pakistan askerinin hayatını kaybettiği ve 27 askerin yaralandığı söylemiştir.
Aynı açıklamada 274 Taliban unsurunun öldürüldüğü, 400’den fazla kişinin yaralandığı, 115 tank, zırhlı personel taşıyıcı ve topçu sisteminin imha edildiği bildirilmiştir.
Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, 27 Şubat'ta düzenlediği basın toplantısında “Savaşın başlatıcısı Pakistan’dır” diyerek, Pakistan’ın “Afgan hava sahasını ihlal ettiğini” ve Celalabad ile Paktika bölgelerinde sivil hedefler dahil “yerleşim alanlarını bombalayıp son tırmanışlara” yol açtığını savunmuştur.
Afganistan’ın karşı saldırılarını “meşru öz savunma” olarak nitelendiren Mücahid, Kabil tarafının “diyaloğu desteklemeye devam ettiğini” belirterek, “Her zaman barışçıl bir çözümde ısrar ettik ve hala meselenin görüşmeler yoluyla çözülmesini istiyoruz.” demiştir.
Mücahid, “Pakistan Talibanı (TTP) sorununun” Pakistan’ın iç meselesi olduğunu ve çatışmanın Taliban rejiminin Kabil’de iktidara dönüşünden önceye dayandığını belirterek, “Pakistan’ın eski iç sorununu Afganistan’a dayatması makul değil.” demiştir.
Kabil yönetiminin “hiçbir ülkenin kontrolü altında olmadan” Pakistan ve Hindistan dahil komşu ülkelerle barışçıl ilişkiler kurmayı hedeflediğini kaydeden Mücahid, “Hindistan ile iyi ilişkilerimiz Pakistan’a karşı yönlendirilmiş değil.” diye eklemiştir.
27 Şubat 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Afganistan ile Pakistan arasındaki sınır çatışmalarına ilişkin gelişmeleri endişeyle takip ettiğini açıklamıştır. Genel Sekreter’in sözcüsü Stephane Dujarric tarafından yapılan açıklamada, Guterres’in Afganistan’daki fiili güvenlik güçleri ile Pakistan güvenlik güçleri arasındaki sınır ötesi çatışma haberlerini kaygıyla izlediği belirtilmiştir.
Guterres, tarafları uluslararası hukuk ve özellikle uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaya çağırmış; sivillerin korunmasının sağlanmasını istemiştir. Ayrıca taraflara, aralarındaki anlaşmazlıkları diplomasi yoluyla çözmeye devam etmeleri çağrısında bulunmuştur.
27 Şubat 2026’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Afganistan ve Pakistan’ı farklılıklarını diyalog ve iyi komşuluk ilkeleri yoluyla çözmeye çağırmıştır. Araghchi, Ramazan ayının nefs terbiyesi ve İslami dayanışma dönemi olduğunu vurgulamış; İran’ın yapıcı diyaloğu kolaylaştırmak, karşılıklı anlayışı derinleştirmek ve Kabil ile İslamabad arasında işbirliğini teşvik etmek amacıyla gerekli desteği sağlamaya hazır olduğunu ifade etmiştir.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Afganistan ile Pakistan arasındaki silahlı çatışmaların tırmanmasından endişe duyduklarını açıklamıştır. Zaharova, “Afganistan İslam Emirliği ile Pakistan İslam Cumhuriyeti arasında, düzenli ordu birlikleri, hava kuvvetleri ve ağır silahların da dahil olduğu silahlı çatışmaların keskin biçimde tırmanmasından endişe duyuyoruz,” demiş ve her iki tarafta da can kayıpları bildirildiğini eklemiştir.
Rusya, taraflara “bu tehlikeli çatışmadan vazgeçmeleri” ve tüm anlaşmazlıkları siyasi ve diplomatik yollarla çözmek üzere müzakere masasına dönmeleri çağrısında bulunmuştur. Rusya ayrıca, her iki tarafın talep etmesi halinde arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu bildirmiştir.
27 Şubat 2026’da Hindistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Randhir Jaiswal, Pakistan’ın Afganistan topraklarına yönelik hava saldırılarını “güçlü biçimde” kınadıklarını açıklamıştır. Jaiswal, saldırıların Ramazan ayı sırasında gerçekleştiğini ve kadınlar ile çocuklar da dahil olmak üzere sivil kayıplara yol açtığını belirtmiştir.
Açıklamasında “Bu, Pakistan’ın iç başarısızlıklarını dışsallaştırmaya yönelik bir başka girişimdir” ifadelerini kullanmıştır.
27 Şubat 2026’da Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır hattında yaşanan çatışmalardan “derin endişe” duyduklarını açıklamıştır. Mao Ning, iki ülkenin sakinlik ve itidal göstermesi, farklılıklarını diyalog ve istişare yoluyla çözmesi ve en kısa sürede ateşkese varması gerektiğini ifade etmiştir.
Çin’in kendi kanalları aracılığıyla arabuluculuk girişimlerinde bulunduğu ve gerilimin düşürülmesi için yapıcı rol oynamaya hazır olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Çin tarafı, her iki ülkede bulunan Çinli personel, projeler ve kurumların güvenliğinin sağlanması çağrısında bulunmuştur.
28 Şubat 2026 tarihinde Pakistan ile Afganistan arasında, iki ülke sınırı kabul edilen Durand Hattı boyunca karşılıklı saldırıların sürdüğü bildirilmiştir.
Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, operasyonlarda Afgan tarafından 352 kişinin öldüğünü, 535’ten fazla kişinin yaralandığını öne sürmüştür.
Tarar, Afganistan’daki 130 kontrol noktasının ile 171 tank ve zırhlı aracın yok edildiğini, ayrıca 41 noktanın havadan hedef alındığını ifade etmiştir.
28 Şubat 2026 tarihinde Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Ali Karadaği, Pakistan ve Afganistan halkına yönelik yazılı açıklama yaparak çatışmaların durdurulması çağrısında bulunmuştur
Karadaği açıklamasında, “Bugün şahsım adına ve alimler ile kanaat önderleri adına Pakistan ve Afganistan'daki kardeşlerimize sesleniyorum: Bu çatışmayı durdurun.” ifadelerini kullanmıştır.
Ramazan ayına atıf yaparak, “Şeytanların zincire vurulduğu, gök kapılarının açıldığı bir ayda kan kapıları nasıl açılır?” sözlerine yer vermiştir.
Pakistan ve Afganistan halklarının tek ümmet olduğunu belirten Karadaği, İslam, kıble birliği, tarih ve ortak kaderin iki toplumu birleştirdiğini ifade etmiştir.
Karadaği, “Aranızdaki kan, hepiniz için kayıptır.” demiş; bu tür yaraların hafızalarda uzun süre kaldığını ve suçu olmayan gelecek nesillere acı bir miras bırakıldığını kaydetmiştir. Ayrıca, “Güç, kendi evlatlarını yediğinde ne anlam taşır? Kardeşin kardeşe döktüğü kan üzerine hangi zafer inşa edilebilir?” ifadeleriyle çatışmalara ilişkin değerlendirmede bulunmuştur.
Karadaği, liderlere, alimlere ve kanaat önderlerine seslenerek, ramazan ayının muhasebe ve ateşkes için fırsat olması gerektiğini belirtmiş ve “Bu ayı ateşi durdurmak için bir durak, onurlu bir barış için bir kapı yapın.” çağrısında bulunmuştur. Açıklamasında, “Allah için, İslam için, ramazanın hürmeti için ve aranızdaki kardeşlik için çatışmayı durdurun.” ifadelerine yer vermiştir.
1 Mart 2026 tarihinde Afganistan yönetiminin sözcü yardımcısı Hamdullah Fıtrat, Pakistan ile karşılıklı saldırılarda 52 kişinin yaşamını yitirdiğini, 66 kişinin yaralandığını açıklamıştır.
Fıtrat, sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan’ın 22 Şubat’tan bu yana Nangarhar, Paktika, Host, Kunar ve Kandahar bölgelerini hedef aldığını bildirmiştir. Pakistan’ın saldırılarında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 52 kişinin hayatını kaybettiğini, 66 kişinin yaralandığını belirten Fıtrat, 8 evin tamamen yıkıldığını, 14 evin kısmen hasar gördüğünü ifade etmiştir.
Afganistan yönetiminin sözcüsü Zabihullah Mücahid de X’teki paylaşımında, Pakistan’a ait savaş uçaklarının Kabil üzerinde uçuş yaptığını ve Afgan hava savunma unsurlarının bu uçaklara ateş açtığını iddia etmiştir.
1 Mart 2026 tarihinde Afganistan yönetimi, Pakistan’ın, eskiden ABD’ye ait olan Bagram Hava Üssü’ne yönelik hava saldırısı girişiminin engellendiğini iddia etmiştir.
Afganistan yönetimi yaptığı açıklamada, yerel saatle 05.00 civarında birkaç Pakistan savaş uçağının Afgan hava sahasını ihlal ettiğini ve ABD Başkanı Donald Trump’ın geri almayı planladığı Bagram Hava Üssü’nü hedef aldığını öne sürmüştür. Açıklamada, Afgan güçlerinin uçaksavar ve füze savunma sistemleriyle saldırıyı engellediği belirtilmiştir.
1 Mart'ta Pakistan resmi haber ajansı Associated Press of Pakistan’a (APP) göre, ismi paylaşılmayan güvenlik yetkilileri, Afganistan’ın bazı kontrol noktalarının yok edildiğini ve operasyonun “tüm hedeflerine ulaşana kadar süreceğini” ifade etmiştir.
Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Afganistan tarafında 415 kişinin öldüğünü, yaralı sayısının 580’i aştığını belirtmiştir.
Tarar, Afganistan’da 182 kontrol noktası ile 185 tank, zırhlı araç ve topçu silahının yok edildiğini, 31 noktanın ele geçirildiğini ve 46 noktanın havadan hedef alındığını kaydetmiştir.
1 Mart gece saatlerinde tarihinde Afganistan yönetimi, Pakistan’ın Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerindeki bazı askeri üsler ile Rawalpindi kentindeki “Nur Khan” üssü dahil bazı askeri tesisleri hedef almıştır.
2 Mart 2026 tarihinde Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan Afganistan’a yönelik operasyonlara ilişkin açıklama yapmıştır.
Tarar, operasyonlar kapsamında Afganistan tarafında 435 kişinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının 630’u aştığını belirtmiş; Kabil tarafında 188 kontrol noktasının ile 188 tank, zırhlı araç ve topçu silahının yok edildiğini ve 51 noktanın havadan hedef alındığını kaydetmiştir.
3 Mart 2026 tarihinde Pakistan ile Afganistan arasında sınır hattında karşılıklı saldırılar sürmüştür. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Afganistan’daki Taliban yönetiminin Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde çeşitli noktalara saldırılar düzenlediğini belirtmiştir.
Tarar, Afgan Talibanı unsurlarının Kuzey Belucistan’da Killa Saifullah, Noshki ve Chaman bölgelerinde 16 noktaya saldırı gerçekleştirdiğini, Pakistan güvenlik güçlerinin ise 25 noktada karşılık verdiğini ifade etmiştir. Açıklamada, söz konusu saldırıların püskürtüldüğü ve çatışmalarda Afganistan tarafında 27 kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı ileri sürülmüştür.
Pakistan makamları ayrıca Hayber Pahtunhva eyaletinde 12 ayrı noktada gerçekleşen saldırılarda 40 kişinin daha hayatını kaybettiğini bildirmiştir. Bu çerçevede Pakistan tarafı, gün içindeki çatışmalarda Afganistan tarafında toplam 67 kişinin öldüğünü açıklamıştır. Aynı çatışmalarda bir Pakistan askerinin hayatını kaybettiği ve beş askerin yaralandığı belirtilmiştir.

Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletindeki Landi Kotal’da, Afganistan’dan ateşlenen kısa menzilli bir füzenin bir köydeki eve isabet etmesinin ardından yerel halk ve güvenlik güçleri bölgede incelemelerde bulunuyor, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
3 Mart 2026 tarihinde Pakistan, Afganistan’a yönelik yürütülen operasyonlara ilişkin toplam kayıp ve tahribat verilerini güncellemiştir. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, operasyonlar kapsamında Afganistan tarafında toplam 464 kişinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 665’i aştığını açıklamıştır.
Açıklamada, 188 kontrol noktasının ve 192 tank, zırhlı araç ile topçu sisteminin imha edildiği ifade edilmiştir. Ayrıca Afganistan’daki 56 noktanın havadan hedef alındığı belirtilmiştir.
3 Mart 2026 tarihinde uluslararası basında yer alan haberlerde, Pakistan’ın Afganistan’daki Bagram Hava Üssü’nü hedef aldığı iddia edilmiştir. New York Times gazetesinin uydu görüntülerine dayandırdığı haberinde, Pakistan ordusunun 1 Mart’ta üsse hava saldırısı düzenlediği ve en az bir uçak hangarı ile iki büyük deponun tamamen yıkıldığı öne sürülmüştür.
Bagram kasabasında yaşayan yerel kaynaklar, sabah saatlerinde iki patlama sesi duyduklarını aktarmıştır. Afganistan yönetimi ise daha önce yaptığı açıklamada, söz konusu saldırı girişiminin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini belirtmiştir.
3 Mart 2026 tarihinde diplomatik temaslar sürdürülmüştür. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif arasında telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir.
Görüşmede, Türkiye ile Pakistan arasındaki ikili ilişkiler ile bölgesel gelişmeler ele alınmıştır. Erdoğan, Pakistan’da meydana gelen terör saldırılarını kınadığını ve Türkiye’nin Pakistan’ın terörle mücadelesine desteğini sürdüreceğini ifade etmiştir. Ayrıca Türkiye’nin girişimleriyle daha önce sağlanan ateşkesin yeniden tesis edilmesine katkı sunmaya hazır olduğu belirtilmiştir.
Erdoğan, bölgedeki çatışmalı sürecin diplomasi yoluyla çözülmesinin önemine dikkat çekmiş ve Türkiye’nin bu yöndeki çabalara destek vermeye hazır olduğunu ifade etmiştir.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de yaptığı açıklamada, tarafların gerilimin azaltılması ve diyalogun teşvik edilmesi konusunda mutabık kaldığını belirtmiştir. Şerif, bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla temasların sürdürüleceğini ifade etmiştir.

Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletindeki Landi Kotal’da, Afganistan’dan ateşlenen kısa menzilli bir füzenin bir köydeki eve isabet etmesinin ardından yerel halk ve güvenlik güçleri bölgede incelemelerde bulunuyor, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
4 Mart 2026 tarihinde Afganistan yönetimi, Pakistan ile devam eden çatışmalara ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulunmuştur. Afganistan yönetimi Sözcü Yardımcısı Hamdullah Fıtrat, yaptığı basın açıklamasında, Pakistan ile çatışmanın hiçbir zaman birinci seçenekleri olmadığını ifade etmiştir.
Fıtrat, Pakistan’ın saldırıları sonucunda 110 kişinin hayatını kaybettiğini ve 123 kişinin yaralandığını açıklamıştır. Ayrıca Paktiya, Paktika, Host, Kabil, Nangarhar, Kunar ve Kandahar bölgelerine yönelik saldırılarda 350 hanenin kısmen veya tamamen yıkıldığını belirtmiştir. Bu saldırılar sonucunda 8 bin 400 ailenin yerinden edildiği bildirilmiştir.
Afganistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Enayatullah Khawarazmi de yaptığı açıklamada, Pakistan tarafında yaklaşık 150 askerin öldürüldüğünü ve 35 güvenlik noktasının hedef alındığını ifade etmiştir. Khawarazmi ayrıca çatışmalarda 28 Afgan askerinin hayatını kaybettiğini ve 42 askerin yaralandığını belirtmiştir.
4 Mart 2026 tarihinde Pakistan, Afganistan’a yönelik yürüttüğü operasyonlara ilişkin yeni veriler açıklamıştır. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, operasyonlar kapsamında Afganistan tarafında toplam 481 kişinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 696’yı aştığını duyurmuştur.
Açıklamada, Afganistan tarafında 226 kontrol noktasının ve 198 tank, zırhlı araç ile topçu sisteminin imha edildiği belirtilmiştir. Ayrıca Pakistan güçlerinin 35 kontrol noktasını ele geçirdiği ifade edilmiştir.

Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletindeki Landi Kotal’da, Afganistan’dan ateşlenen kısa menzilli bir füzenin bir köydeki eve isabet etmesinin ardından yerel halk ve güvenlik güçleri bölgede incelemelerde bulunuyor, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
6 Mart 2026 tarihinde Pakistan, Afganistan’a yönelik yürüttüğü operasyonlara ilişkin en güncel kayıp ve tahribat verilerini açıklamıştır. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, yaptığı açıklamada, operasyonlar kapsamında Afganistan tarafında toplam 527 kişinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 755’i aştığını bildirmiştir.
Açıklamada, Afganistan tarafında 237 kontrol noktasının ve 205 tank, zırhlı araç ile topçu sisteminin imha edildiği belirtilmiştir. Ayrıca Pakistan güçlerinin 38 kontrol noktasını ele geçirdiği ifade edilmiştir.
6 Mart 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Afganistan ile Pakistan arasındaki çatışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yapmıştır. Türk, çatışmaların bölgedeki insani durumu daha da ağırlaştırdığını belirtmiştir.
Açıklamada, çatışmaların yoğunlaşmasından bu yana 24’ü çocuk ve 6’sı kadın olmak üzere toplam 56 Afgan sivilin hayatını kaybettiği, 129 kişinin yaralandığı ifade edilmiştir. Ayrıca son gelişmeler sonucunda yaklaşık 66 bin kişinin yerinden edildiği bildirilmiştir.
Türk, sınırın her iki tarafındaki sivillerin hava saldırıları, ağır topçu ateşi ve silahlı çatışmalar nedeniyle yerleşim alanlarını terk etmek zorunda kaldığını vurgulamıştır. Taraflara gerilimi azaltma, sivillerin korunmasını sağlama ve uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısında bulunmuştur.
Ayrıca, yaşanan ihlallere ilişkin bağımsız ve kapsamlı soruşturmalar yürütülmesi gerektiği ifade edilmiş ve insani yardımın bölgeye ulaştırılmasındaki zorlukların mevcut krizi derinleştirdiği belirtilmiştir. Türk, Afganistan nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan 22 milyon kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğunu bildirmiştir.
8 Mart 2026 tarihinde Pakistan, Afganistan’a yönelik yürüttüğü operasyonlara ilişkin güncellenmiş kayıp ve tahribat verilerini açıklamıştır. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, yaptığı açıklamada, operasyonlar kapsamında Afganistan tarafında toplam 583 kişinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 795’i aştığını bildirmiştir.
Açıklamada, Afganistan tarafında 242 kontrol noktasının ve 213 tank, zırhlı araç ile topçu sisteminin imha edildiği belirtilmiştir. Ayrıca 64 noktanın havadan hedef alındığı ifade edilmiştir.
Tarar, daha önce yapılan açıklamalara atıfla, Pakistan güçlerinin 38 kontrol noktasını ele geçirdiğini yinelemiştir.
8 Mart 2026 itibarıyla çatışmaların insani etkilerine ilişkin veriler de güncellenmiştir. Afganistan yönetimi, Pakistan’ın saldırıları sonucunda 110 kişinin hayatını kaybettiğini ve 123 kişinin yaralandığını açıklamıştır.
Birleşmiş Milletler verilerine göre ise çatışmalar nedeniyle Afganistan’da yaklaşık 66 bin kişinin yerinden edildiği bildirilmiştir.
10 Mart 2026 tarihinde Afganistan ordusunun, Pakistan ile fiili sınırı oluşturan Durand Hattı boyunca Pakistan’a ait askeri noktalara saldırı düzenlediği iddia edilmiştir. Kabil merkezli kaynaklara dayandırılan haberlerde, Afganistan güçlerinin Paktia vilayetinin Dand Patan ilçesinde sınır hattındaki Pakistan askeri noktalarını hedef aldığı öne sürülmüştür.
Aynı gün yayımlanan haberlerde, Pakistan tarafından ateşlenen bir top mermisinin Dand Patan ilçesine bağlı Kot bölgesinde bir eve isabet ettiği belirtilmiştir. Olayda 1 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı ileri sürülmüştür.

Pakistan'ın saldırıları sonrası Afganistan'ın başkenti Kabil, 13 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
10 Mart 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, çatışmaların insani etkilerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunmuştur. Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Afganistan Temsilcisi Tajudeen Oyewale, İran’dan dönen Afgan çocukların belirsizlik ve artan insani ihtiyaçlarla karşı karşıya olduğunu belirtmiştir.
Oyewale, Orta Doğu’daki çatışmaların sınır ötesindeki çocuklar için acil riskler oluşturduğunu ifade etmiş ve Afgan ailelerin ülkeye dönüş sürecinde zorlu koşullarla karşılaştığını vurgulamıştır. Açıklamasında, çok sayıda annenin çocuklarıyla birlikte kabul merkezlerine bitkin ve acil desteğe ihtiyaç duyar halde ulaştığını belirtmiş, geri dönüşlerin artmasıyla birlikte çocukların maruz kaldığı risklerin de arttığını ifade etmiştir.
Verilere göre, yalnızca son bir yıl içerisinde başta İran ve Pakistan olmak üzere komşu ülkelerden yaklaşık 3 milyon Afgan ülkesine geri dönmüş, bu grubun yaklaşık yüzde 60’ını çocuklu aileler oluşturmuştur.
Oyewale ayrıca, çocukların her aşamada korunması ve desteklenmesi gerektiğini, UNICEF’in bu doğrultuda destek faaliyetlerini sürdürmeye hazır olduğunu belirtmiştir.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Afganistan Temsilcisi Arafat Cemal ise yaptığı açıklamada, Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle Afganistan’a dönüşlerin hızlandığını ifade etmiştir. Cemal, yıl başından itibaren yaklaşık 110 bin Afgan’ın İran’dan döndüğünü ve çatışmaların başlamasından bu yana günde ortalama 1700 kişinin ülkeye geri döndüğünü belirtmiştir.
Ayrıca son iki yıl içerisinde 5 milyondan fazla Afganın komşu ülkelerden geri döndüğü, yalnızca 2025 yılı içinde ise yaklaşık 1,9 milyon kişinin İran’dan Afganistan’a dönüş yaptığı ifade edilmiştir.

Pakistan'ın saldırıları sonrası Afganistan'ın başkenti Kabil, 13 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
12 Mart 2026 tarihinde Afganistan yönetimi, Pakistan ile devam eden çatışmaların sivil kayıplara yol açtığını açıklamıştır. Afganistan yönetimi Sözcü Yardımcısı Hamdullah Fıtrat, yaptığı açıklamada, Afganistan’ın Host (Khost) bölgesinde yaşanan çatışmalarda 4 sivilin hayatını kaybettiğini ve 3 kişinin yaralandığını bildirmiştir.
13 Mart 2026 tarihinde Afganistan yönetimi, Pakistan’ın ülke genelinde geniş çaplı saldırılar düzenlediğini açıklamıştır. Afganistan yönetimi Sözcüsü Zabihullah Mücahid, Pakistan’ın başkent Kabil’in yanı sıra Kandahar, Paktia ve Paktika gibi çeşitli bölgeleri bombaladığını belirtmiştir.
Açıklamada, saldırılarda sivillere ait yerleşim alanlarının da hedef alındığı, kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu sivil kayıpların yaşandığı ifade edilmiştir. Yerel kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, söz konusu saldırılarda en az 4 sivilin hayatını kaybettiği, 25 kişinin yaralandığı ve 4 evin tamamen yıkıldığı öne sürülmüştür.
Afganistan yönetimi, bu saldırıları en güçlü şekilde kınadığını ve söz konusu eylemlerin cevapsız bırakılmayacağını duyurmuştur.
13 Mart 2026 tarihinde Afganistan yönetimi, Pakistan’ın saldırılarına karşılık olarak misilleme operasyonları düzenlediğini açıklamıştır. Afganistan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, hava kuvvetlerinin Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletine bağlı Kohat bölgesindeki stratejik askeri tesisleri hedef aldığı belirtilmiştir.
Açıklamada ayrıca, Durand Hattı üzerindeki komuta merkezlerinin hedef alındığı ve düzenlenen saldırıların ağır can ve mal kaybına yol açtığı ifade edilmiştir.
Bakanlık, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bulunan bir askeri tesisin de insansız hava aracı (İHA) ile hedef alındığını duyurmuştur.
13 Mart 2026 tarihinde Pakistan, Afganistan’a yönelik operasyonlara ilişkin yeni veriler paylaşmıştır. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, yaptığı açıklamada, operasyonlar kapsamında Afganistan güvenlik güçlerine mensup 663 silahlı unsurun öldürüldüğünü, 887’den fazla kişinin yaralandığını öne sürmüştür.
Açıklamada ayrıca, Afganistan tarafında 249 kontrol noktasının ve 224 tank, zırhlı araç ile topçu sisteminin imha edildiği iddia edilmiştir. Bunun yanı sıra Pakistan güçlerinin 44 karakolu ele geçirdiği belirtilmiştir.
13 Mart 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA), çatışmalara ilişkin güncel sivil kayıp verilerini paylaşmıştır. Açıklamada, 26 Şubat’tan 13 Şubat'a kadar Afganistan’da 75 sivilin hayatını kaybettiği ve 193 kişinin yaralandığı bildirilmiştir.
UNAMA ayrıca, Pakistan’ın Kabil’e yönelik son saldırılarında 4 sivilin hayatını kaybettiğini ve 14 kişinin yaralandığını belirtmiştir. Birleşmiş Milletler, taraflara çatışmaları sonlandırma ve sivillerin korunmasına öncelik verme çağrısında bulunmuştur.

Pakistan'ın saldırıları sonrası Afganistan'ın başkenti Kabil, 13 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
14 Mart 2026 tarihinde Pakistan ordusu, Afganistan’a ait olduğu belirtilen insansız hava araçlarının (İHA) ülke genelinde farklı bölgelerde düşürüldüğünü açıklamıştır. Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Servisi (ISPR) tarafından yapılan açıklamada, birkaç İHA’nın Kuetta, Kohat ve Ravalpindi bölgelerinde etkisiz hale getirildiği belirtilmiştir.
Açıklamada, söz konusu İHA’ların hedeflerine ulaşamadığı ifade edilmiştir. Ancak düşürülen İHA’ların enkazlarının, Kuetta bölgesinde iki çocuğun, Kohat ve Ravalpindi’de ise birer sivilin yaralanmasına neden olduğu bildirilmiştir.
14 Mart 2026 tarihinde Afganistan yönetimi, Pakistan’a yönelik misilleme saldırıları düzenlediğini açıklamıştır. Afganistan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan’a ait askeri bir karakolun hedef alındığı belirtilmiştir. Söz konusu saldırılarda 14 Pakistan askerinin hayatını kaybettiği ve 11 askerin yaralandığı ifade edilmiştir.
15 Mart 2026 tarihinde Pakistan ordusunun, Afganistan’ın Kandahar vilayetine yönelik gece boyunca hava saldırıları düzenlediği bildirilmiştir. Güvenlik kaynaklarına dayandırılan haberlerde, saldırıların Pakistan Talibanı (TTP) unsurlarına ait sığınaklar ve askeri altyapıyı hedef aldığı ifade edilmiştir.
Açıklamalarda, söz konusu operasyonlarda sığınakların ve askeri tesislerin vurulduğu, ayrıca teknik ekipmanların bulunduğu bir tünelin hedef alındığı belirtilmiştir. Pakistan tarafı, operasyonların hedefler tamamen etkisiz hale getirilene kadar sürdürüleceğini vurgulamıştır.
15 Mart 2026 tarihinde Pakistan, Afganistan’a yönelik yürütülen operasyonlara ilişkin en yüksek seviyedeki kayıp verilerini açıklamıştır. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, operasyonlar kapsamında Afganistan güvenlik güçlerine mensup 684 silahlı unsurun öldürüldüğünü, 912’den fazla kişinin yaralandığını duyurmuştur.
Açıklamada ayrıca, Afganistan tarafında yaklaşık 300 kontrol noktasının ve 229 tank, zırhlı araç ile topçu sisteminin imha edildiği, 73 noktanın havadan hedef alındığı belirtilmiştir.
17 Mart 2026 tarihinde Pakistan, Afganistan’ın başkenti Kabil ve Nangarhar vilayetinde askeri tesisleri hedef alan hava saldırıları düzenlediğini duyurmuştur. Pakistan Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, saldırıların 16 Mart gecesi gerçekleştirildiği ve askeri tesisler ile “terörü destekleyen altyapının” hedef alındığı ifade edilmiştir.
Pakistanlı güvenlik kaynakları, Kabil’de 2 ayrı bölgede mühimmat depoları ve teknik destek altyapısının imha edildiğini, Nangarhar’da ise 4 farklı noktada askeri tesisler ile lojistik ve mühimmat altyapısının hedef alındığını belirtmiştir.
Kabil'de hedef alındığı iddia edilen tedavi merkezi, 17 Mart 2026 - (Associated Press)
17 Mart 2026 tarihinde Afganistan yönetimi Sözcüsü Zabihullah Mücahid, Pakistan’ın Afganistan hava sahasını ihlal ettiğini ve Kabil’de "madde bağımlılarının tedavi edildiği bir merkezin hedef alındığını" ileri sürmüştür.
Mücahid, saldırıda hastalardan ölen ve yaralananlar olduğunu belirterek, saldırıyı şiddetle kınadıklarını, bunun "tüm kabul görmüş ilkelere aykırı" ve "insanlığa karşı işlenmiş bir suç" olduğunu söylemiştir.
Pakistan Enformasyon Bakanlığı ise bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunmuş, saldırıların yalnızca askeri hedeflere yönelik “hassas operasyonlar” olduğunu ve sivil hedeflerin vurulmadığını ifade etmiştir.
Kabil'de hedef alındığı iddia edilen tedavi merkezi, 17 Mart 2026 - (Ariana News)
Afganistan tarafı, Kabil’de gerçekleştirildiği iddia edilen saldırıya ilişkin olarak, hedef alınan tesisin 2.000 yatak kapasiteli bir tedavi merkezi olduğunu ve saldırı sonucunda yüksek sayıda sivil kayıp meydana geldiğini ileri sürmüştür.
Afganistan yönetimi Sözcü Yardımcısı Hamdullah Fıtrat, yaptığı açıklamada can kaybının “şu ana kadar 400’e ulaştığını” ve yaralı sayısının yaklaşık 250 olduğunu ifade etmiştir.
Pakistan tarafı ise bu iddiaları reddederek, saldırıların “sivil zayiatı önlemek için hassas ve dikkatli şekilde gerçekleştirildiğini” savunmuştur.
Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, 18 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Pakistan’ın Afganistan’a yönelik yürüttüğü askeri operasyonların geçici olarak durdurulduğunu bildirmiştir. Açıklamada, kararın yaklaşan Ramazan Bayramı ile birlikte Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye tarafından iletilen talepler doğrultusunda alındığı belirtilmiştir.
Tarar, operasyonların durdurulmasının 18 Mart’ı 19 Mart’a bağlayan gece yarısından başlayarak 23 Mart’ı 24 Mart’a bağlayan gece yarısına kadar geçerli olacağını ifade etmiştir. Açıklamada ayrıca, Pakistan sınırları içerisinde herhangi bir saldırı veya terör eylemi meydana gelmesi durumunda askeri operasyonların yeniden başlatılacağı bildirilmiştir.
Afganistan yönetimi adına konuşan sözcü Zabihullah Mücahid, aynı gün yaptığı açıklamada Afganistan’ın da söz konusu geçici durdurma kararına katıldığını duyurmuştur. Mücahid, "Bu karar, Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar dahil olmak üzere kardeş arabulucu İslam ülkelerinin taleplerine yanıt olarak da alınmıştır. Afganistan, bu dost arabulucu ülkelerin iyi niyeti ve yapıcı çabaları için müteşekkirdir." ifadelerini kullanmıştır Açıklamada ayrıca Afganistan’ın kendi topraklarına yönelik herhangi bir tehdit durumunda “kararlı bir şekilde” karşılık vereceği belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 18 Mart 2026 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, Afganistan ve Pakistan’ın Ramazan Bayramı döneminde ateşkes ilan etmesinden memnuniyet duyulduğunu bildirmiştir.
Açıklamada, Afganistan ve Pakistan’ın, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan tarafından yapılan çağrılara olumlu yanıt vererek ateşkes ilan ettiği belirtilmiştir.
Bakanlık açıklamasında, söz konusu karar temelinde ateşkese uyulmasının önemine dikkat çekilmiş ve ateşkesin Afganistan ve Pakistan halklarına kalıcı barış ve refah sağlayacak bir sürece vesile olması temennisinde bulunulduğu ifade edilmiştir.
Afganistan yönetimi, 20 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamalarda, Pakistan’ın ateşkesi ihlal ettiğini öne sürmüştür. Kunar vilayetindeki Enformasyon ve Kültür Dairesi Enformasyon Şefi Ziaur Rahman Spinghar, Pakistan tarafından ülkenin doğusundaki Kunar vilayetine yönelik toplam 72 roket saldırısı düzenlendiğini ifade etmiştir.
Açıklamada, saldırıların Nari ve Marawara ilçelerini hedef aldığı, roketlerin 35’inin Nari’ye, 37’sinin ise Marawara’ya isabet ettiği belirtilmiştir. Söz konusu saldırılarda can kaybı yaşanmadığı, ancak yerel halkın maddi zarar gördüğü bildirilmiştir.
Spinghar, saldırıların Ramazan Bayramı sürecinde ilan edilen geçici ateşkese rağmen gerçekleştiğini ifade ederek, Afganistan yönetiminin hem bayram dolayısıyla hem de arabulucu ülkelerin talepleri doğrultusunda askeri operasyonlarını durdurduğunu, buna rağmen Pakistan tarafının ateşkesi ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Öte yandan, Pakistan makamları söz konusu iddiaları reddetmiştir. Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan hiçbir ateşkes ihlalinde bulunmamıştır.” ifadesine yer verilmiştir.
Afganistan yönetiminin sözcü yardımcısı Hamdullah Fıtrat, 29 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Pakistan’ı Kunar eyaletine bağlı Asadabad kentinin kırsal kesimindeki bir yerleşim alanına saldırı düzenlemekle suçlamıştır.
Fıtrat, saldırılarda havan ve ağır mühimmat kullanıldığını ileri sürmüş, ilk belirlemelere göre 1 kişinin hayatını kaybettiğini, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 16 kişinin yaralandığını ifade etmiştir.
Aynı süreçte taraflar arasında sınır hattında karşılıklı ateş açıldığı bildirilmiştir. Kunar eyaleti ile Pakistan’ın Bajur bölgesi çevresinde topçu atışları ve ağır silahların kullanıldığı çatışmalar yaşandığı aktarılmıştır.
Pakistanlı yetkililer, söz konusu iddiaları reddederek yalnızca Afganistan tarafından açılan ateşe karşılık verildiğini belirtmiştir. Pakistan askeri makamlarından ise konuya ilişkin doğrudan bir açıklama yapılmamıştır.
Pakistan ile Afganistan arasında devam eden çatışmaların ardından, taraflar Nisan 2026’nın başında Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin idari merkezi Urumçi’de bir araya gelmiştir. Görüşmelere ilişkin ilk bilgiler, ismi açıklanmayan yetkililer aracılığıyla basına yansımış, Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi ise 2 Nisan 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında temasların gerçekleştiğini doğrulamıştır.
Görüşmelerin diplomatik zemini, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar’ın 31 Mart 2026 tarihinde Pekin’e gerçekleştirdiği ziyaretle oluşmuştur. Afganistan’ın, Pakistan’ı müzakere sürecine dahil etmek amacıyla Çin’den destek talep ettiği, Çin’in de bu doğrultuda Pakistan tarafıyla temas kurduğu aktarılmıştır.
Pakistan heyeti, Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki Afganistan masasından bir müsteşar başkanlığında, askeri ve istihbarat yetkililerinden oluşmuştur. Afganistan heyetinde ise Dışişleri, İçişleri ve Savunma bakanlıkları ile İstihbarat Genel Müdürlüğü temsilcileri yer almıştır. Çin tarafı görüşmelere ilişkin resmi bir açıklama yapmamıştır.
Görüşmelerde, iki ülke arasında son dönemde artan gerilime ilişkin karşılıklı değerlendirmeler yapılmıştır. Pakistan tarafı, özellikle Pakistan Talibanı (TTP) unsurlarının Afganistan topraklarındaki varlığına ilişkin güvenlik kaygılarını gündeme getirmiştir. Afganistan tarafı, bu kaygıların ele alınmasına açık olduğunu belirtmiş, ancak TTP’nin Pakistan’daki eylemlerinin doğrudan kendi sorumluluğunda olmadığı yönündeki tutumunu sürdürmüştür.
Müzakerelerde ayrıca, Çin’in güvenlik öncelikleri kapsamında Doğu Türkistan İslam Hareketi (ETIM)’ne ilişkin endişeleri de gündeme gelmiştir. Bunun yanında ticaret yollarının yeniden açılması ve ekonomik iş birliği imkanları da görüşülen başlıklar arasında yer almıştır.
Görüşmeler, tarafların pozisyonlarını ortaya koyduğu ve sürecin yönünü belirlemeye yönelik “keşif amaçlı” temaslar niteliği taşımıştır. Pakistanlı yetkililer, sürecin doğrudan bir arabuluculuk girişimi olmadığını ifade etmiştir. Kısa vadede somut bir sonuç ortaya çıkmamış, ancak taraflar arasında kesintiye uğrayan diplomatik temaslar yeniden kurulmuştur.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, görüşmeler kapsamında ateşkes çağrısı ve barış müzakerelerinin başlatılmasını içeren beş maddelik bir girişimin gündeme geldiğini açıklamıştır. Andrabi ayrıca, sürecin ilerleyebilmesi için Afganistan’ın kendi topraklarından Pakistan’a yönelik faaliyet gösteren gruplara karşı “görünür ve doğrulanabilir eylemler” ortaya koyması gerektiğini ifade etmiştir.
Afganistan ile Pakistan arasındaki çatışmalar, 22 Şubat 2026’da Pakistan’ın Afganistan’a yönelik hava saldırılarıyla başlamış ve kısa sürede sınır hattı boyunca karşılıklı askeri operasyonlara dönüşmüştür. Taraflar birbirini sorumlu tutmuş; Pakistan saldırıları TTP’nin varlığına bağlamış, Afganistan ise durumu egemenlik ihlali olarak değerlendirmiştir. Mart ayı boyunca çatışmalar sürmüş, hava saldırıları, sınır çatışmaları ve İHA operasyonları yoğunlaşmıştır. Tarafların açıklamalarına göre yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, sivil kayıplar ile altyapı tahribatı artmıştır. Birleşmiş Milletler, on binlerce kişinin yerinden edildiğini bildirmiş ve insani durumun kötüleştiğini açıklamıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Pakistan - Afganistan Çatışması (2026) " maddesi için tartışma başlatın
23 Şubat 2026
Arka Plan ve Önceki Gerilimler
23 Şubat 2026
22 Şubat Tarihli Saldırılar
23 Şubat 2026
24 Şubat 2026 Tarihli Sınır Çatışmaları ve Saldırılar
23 Şubat 2026
26 Şubat 2026 Tarihinde Afganistan’ın Misilleme Operasyonları
23 Şubat 2026
27 Şubat 2026 Tarihli Hava Saldırıları ve Çatışmaların Şiddetlenmesi
23 Şubat 2026
“Açık Savaş” İfadesi ve Siyasi Açıklamalar
23 Şubat 2026
Uluslararası Tepkiler (27 Şubat 2026)
2 Mart 2026
28 Şubat 2026 Tarihi Gelişmeler
2 Mart 2026
1 Mart 2026 Tarihi Gelişmeler
2 Mart 2026
2 Mart 2026 Tarihi Gelişmeler
17 Mart 2026
3 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
17 Mart 2026
4 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
17 Mart 2026
6 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
17 Mart 2026
8 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
17 Mart 2026
10 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
17 Mart 2026
12 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
17 Mart 2026
13 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
17 Mart 2026
14 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
17 Mart 2026
15 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
17 Mart 2026
17 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
30 Mart 2026
Pakistan’ın Afganistan’a Yönelik Operasyonları Geçici Olarak Durdurması (18 Mart 2026)
30 Mart 2026
Ateşkes İhlali İddiaları ve Karşılıklı Açıklamalar (20 Mart 2026)
30 Mart 2026
Kunar’da Yerleşim Alanına Yönelik Saldırı İddiaları ve Sınır Hattında Çatışmalar (29 Mart 2026)
2 Nisan 2026
Çin’de Pakistan–Afganistan Ateşkes Görüşmeleri ve Diplomatik Temaslar