Barış Kurulu

Hukuk+1 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline

Barış Kurulu (Board of Peace), Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump tarafından 2025 yılı sonunda başlatılan ve 22 Ocak 2026 tarihinde Davos’ta imzalanan tüzükle resmiyet kazanan uluslararası bir barış ve yeniden yapılanma mekanizmasıdır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı temelinde oluşturulan Kurul, Gazze’de kalıcı ateşkesi sağlamak, savaş sonrası yeniden inşayı yürütmek ve bölgesel istikrarı tesis etmek amacıyla faaliyet göstermektedir. Yapısal olarak bir uluslararası barış inşası kurumu niteliği taşıyan Barış Kurulu; Başkan Donald Trump, Yürütme Kurulu, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG) ve Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) olmak üzere dört ana organ üzerine inşa edilmiştir. Kurulun idari merkezi Washington D.C., bölgesel operasyon merkezi ise Kahire olarak belirlenmiştir.

Kuruluş ve Hukuki Dayanak

Barış Kurulu’nun hukuki temeli, 17 Kasım 2025 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen 2803 sayılı karar ile oluşturulmuştur. Bu karar, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan “Gazze Çatışmasını Sona Erdirmek İçin Kapsamlı Plan”ın uygulanmasını desteklemiş ve plan çerçevesinde dört ana yapının kurulmasına izin vermiştir. Bu yapılar; Barış Kurulu (Board of Peace), Barış Yönetim Kurulu (Peace Governance Board), Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (National Committee for the Administration of Gaza) ve Uluslararası İstikrar Gücü (International Stability Force) olarak belirlenmiştir.


ABD Başkanı Donald Trump, 16 Ocak 2026 tarihinde sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kurulun resmen oluşturulduğunu bildirmiştir. Trump açıklamasında, “Barış Kurulu’nun kurulduğunu duyurmaktan onur duyarım. Üyeleri yakında açıklanacak, ancak bunun şimdiye kadar kurulmuş en büyük ve en prestijli kurul olduğunu söyleyebilirim.” ifadelerini kullanmıştır.


Trump aynı açıklamada, Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına geçildiğini ve “ilk aşamada çatışmaların durduğunu, bölgeye ciddi miktarda insani yardımın ulaştırıldığını” belirtmiştir. Ayrıca yeni dönemde Gazze’nin yönetimi için oluşturulacak teknokrat hükümetin, Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi tarafından destekleneceğini bildirmiştir.


Barış Kurulu, hukuki statüsünü imzalanacak bir uluslararası tüzük aracılığıyla kazanmıştır. Bu tüzük, 22 Ocak 2026 tarihinde İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen imza töreniyle yürürlüğe girmiştir. Kurulun statüsüne göre, üye devletler üç yıllık dönemler için geçici üyelik elde ederken, ilk yıl içinde 1 milyar dolar katkı sağlayan devletler kalıcı üyelik statüsüne sahip olmaktadır.


Trump yönetimi yaptığı bilgilendirmede, Barış Kurulu’nun uluslararası bir barış inşası kurumu (international peacebuilding organization) olarak çalışacağını ve görev alanının Gazze dışındaki küresel çatışma bölgelerini de kapsayacağını açıklamıştır.


Beyaz Saray tarafından yayımlanan plan belgesinde, Barış Kurulu’nun “insani yardımı koordine etme, askeri silahsızlanmayı izleme, geçici idari yapıları denetleme ve kalıcı barış anlaşmalarına zemin hazırlama” görevleriyle tanımlandığı belirtilmiştir.

Davos İmza Töreni (22 Ocak 2026)

Törenin Gerçekleştiği Yer, Tarih ve Katılım

“Gazze için Barış Kurulu Şartı” imza töreni, 22 Ocak 2026 tarihinde İsviçre’nin Davos kasabasında, Dünya Ekonomik Forumu’nun 56’ncı Yıllık Toplantıları kapsamında düzenlenmiştir. Törene, ABD Başkanı Donald Trump başkanlık etmiştir. Trump, imza töreninde“Bu kurul tamamen oluşturulduğunda, hemen her konuda istediğimizi yapabiliriz.” ifadelerini kullanmıştır.


Törene Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan el Suud, Katar Emiri adına Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Halidun Halife el Mubarek, Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Bahreyn Başbakanlık Divanı Bakanı İsa bin Salman bin Hamad Al Halife, Paraguay Cumhurbaşkanı Santiago Peña ve Moğolistan Başbakanı Gombojavyn Zandanshatar katılmıştır. İsrail törene temsilci göndermemiştir. Birleşik Arap Emirlikleri, Macaristan ve Pakistan temsilcileri törende imzacı olarak yer almıştır.


Törene Kanada, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve İtalya temsilci göndermemiştir. İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, ülkesinin “bugün imzacılar arasında yer almayacağını” ve bunun nedeninin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in davet edilmiş olması olduğunu açıklamıştır. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’e yapılan davetin ise “inceleme aşamasında” olduğu bildirilmiştir.


Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’nın “bu teklifi detaylı biçimde incelediğini” açıklamıştır. Ancak Rusya törende temsil edilmemiştir. Beyaz Saray Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, CNBC’ye verdiği demeçte “Rus yetkililerle bu konuda görüşme yapılacağını” belirtmiştir. Fransa ve Almanya, daveti reddetmiştir. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, “daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını” ifade ederek “konuya açık bir tutum içinde olduklarını” açıklamıştır. Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, “ortak ve koordine bir Avrupa yanıtı gerektiğini” söyleyerek ülkesinin imza atmayacağını bildirmiştir. İsveç, Slovenya ve Norveç de daveti reddetmiştir.

Konuşmalar ve Açıklamalar

ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları

ABD Başkanı Donald Trump, Davos’taki imza töreninde yaptığı konuşmada Gazze Barış Kurulunda 59 ülkenin yer aldığını belirterek, "59 ülke Orta Doğu'da barış sürecine dahil oldu. Çoğu Orta Doğu'da değil, Orta Doğu'ya yakınlar ama orada değiller." diye konuşmuştur. "Dünyanın bir yıl öncesine kadar daha "güvenli" olduğunu" söyleyen Trump, birçok çatışmanın 30 yılı aşkın süredir devam ettiğini dile getirmiştir.


Bu gerilimler arasında Hindistan-Pakistan, Kamboçya-Tayland ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti-Ruanda çatışmalarını sayan Trump, Etiyopya-Mısır gerilimini düşürme çalışmalarının sürdüğünü anlatmıştır. Suriye ve Venezuela'daki gelişmeler hakkında konuşan Trump daha sonrasında "Gazze için oluşturulan Barış Kurulu ile ilgili daha fazla ayrıntı açıkladıklarını" aktarmış ve kurulun şimdiye kadar oluşturulmuş en etkili kurumlardan biri olma şansına sahip olduğuna işaret etmiştir.


Trump, "(Kurulun) Başkanlığını yapmak benim için büyük bir onur. Benden bunu yapmamı istediklerinde çok onur duydum. Harika bir insan grubumuz ve bunu içeriden yöneten inanılmaz genç insanlarımız var. Her şey çok güzel gidiyor." ifadelerini kullanmıştır. "Hemen hemen her ülkenin bu kurulun bir parçası olmak istediğini" vurgulayan Trump, "bu kurul içerisinde dünyanın en iyi liderlerinin yer aldığını" söylemiştir. Trump, Ekim 2025'te Gazze'deki çatışmaya kalıcı bir son vermek için bir plan yayımladıklarını da hatırlatarak, bu vizyonunun geçen yılın sonlarında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından oy birliğiyle kabul edildiğini anımsatmıştır. "Bu plan sayesinde Gazze'ye insani yardım ulaştırıldığını" ileri süren Trump, bu konuda destek olan tüm ülkelere de teşekkür etmiştir.


Trump, "Gazze'deki ateşkesi büyük bir titizlikle sürdürdük ve sürdürmeye devam edeceğiz, bu sayede rekor düzeyde insani yardım ulaştırdık." demiştir. Hamas'ın tüm esirleri serbest bırakması gerektiğini belirterek, Gazze'nin askerden arındırılması, düzgün bir şekilde yönetilmesi ve güzel bir şekilde yeniden inşa edilmesi konularında kararlı olduklarının altını çizmiştir.


ABD Başkanı, "Gazze'de başarılı olduğumuz sürece başka konulara da geçebiliriz ve Gazze'de çok başarılı olacağız." demiştir. "Bir sürü güzel şey oldu ama ben gerçekten burada olmak ve bunu yapmak istiyordum. Bundan daha iyi bir yer düşünemiyordum çünkü çok sayıda insan bir aradaydı ve şimdi Barış Kurulu'nu tam olarak faaliyete geçirmek için buradayız." diye konuşmuştur. Konuşmaların ardından tekrar kürsüye gelen Trump, Barış Kurulunun kurulmasında emeği geçen yetkililere teşekkür ederek, bu Kurulun "her zamankinden daha büyük ve daha iyi" olduğunu söylemiştir.


Trump, her şeyin lokasyonla ilgili olduğunu dile getirerek, "Özünde ben bir emlakçıyım ve her şey konumla ilgili. Dedim ki, 'Deniz kenarındaki bu konuma (Gazze) bakın.' Bu, pek çok insan için ne kadar harika olabilir. Çok kötü koşullarda yaşayan insanlar, çok iyi şartlarda yaşayacak. Her şey konumla başladı. Bu onların denize bakarken gördükleri manzara ve böyle çok az yer var." ifadelerini kullanmıştır.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Açıklamaları

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, törende yaptığı konuşmada Barış Kurulu’nun bir “eylem kurulu” olduğunu söylemiştir. ABD Başkanı Donald Trump'ın barış için herkesle konuşmaya veya işbirliği yapmaya istekli olduğunu, her zaman Amerikan halkının güvenliğini ön planda tuttuğunu kaydeden Rubio, "orada olmalarının sebebinin onun vizyonu olduğunu" söylemiştir.


"Birkaç ay önce insanların Gazze'de yaşananların çözüme kavuşmayacağını düşündüğünü" kaydeden Rubio, "son 70 yıldır kendilerine hizmet etmiş birçok kurumun bu konuda hiçbir şey yapmadığını" dile getirmiştir. Rubio, "Bugün burada bulunan tüm ortaklarımız ve şimdi de barış kurulu üyelerimizle birlikteyiz; inanıyorum ki, bu kurulun olanakları sınırsız. Elbette, (kurulun) öncelikli ve en önemli odak noktası, Gazze'deki bu barış anlaşmasının kalıcı olmasını sağlamak." ifadelerini kullanmıştır.


ABD Başkanı Trump'ın bunun başarıya ulaşması için her şeyi yapacağını ifade eden Rubio, "Ayrıca bugün burada bulunan olağanüstü liderleri de takdir etmek istiyorum. Bu sadece bir barış kurulu değil, bir eylem kuruludur; tıpkı Başkan Trump'ın bir eylem başkanı olması gibi." değerlendirmesinde bulunmuştur.


Rubio, bu kurulun "dünyanın geri kalanına neyin mümkün olabileceğine dair bir model teşkil ettiğini" söylemiştir. Kurulun şu andaki odak noktasının Gazze olduğunu vurgulayarak, "Gazze'nin ve bu bölgenin geleceğine dair sunulacak olan planın hayata geçirilmesinin öncelikli gündem olduğunu" kaydetmiştir. "Barış Kurulu'nun bu konunun çözüme kavuşması için gerekli zaman ve çabayı göstereceğine emin olduğunu" vurgulayan Rubio, "bunun çözülmesi imkansız gibi görünen diğer bölge ve çatışmalar için de bir örnek teşkil edeceğini" kaydetmiştir.


Rubio, bu nedenle ABD adına imza törenine katılan, katılmayı taahhüt eden ve katılmak üzere olan ülkelere teşekkürlerini sunmuştur. Kurula katılan ülkelerin birbirinden farklı kimliklere sahip olduğunu ve "bu girişimin başarılı işler ortaya koyacağını" belirten Rubio, ilerleyen zamanlarda diğer ülkelerin de bu kurula katılacağını dile getirmiştir.

Jared Kushner’in Açıklamaları

ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner, konuşmasında, Gazze'de "uzun yıllar süren umutsuzluğun sona erdirilmesinin hedeflendiğini" vurgulayarak, "ateşkesi sağlayan anlaşmanın üzerinden 100 günü aşkın süre geçtiğini, son aylarda mümkün olandan daha fazla ilerleme sağlandığını, gelecek 100 günde insani yardıma odaklanmaya ve ilerleme için gerekli koşulların oluşturulmasını sağlamaya devam edeceklerini" ifade etmiştir.


"Gazze Barış Planı'nın Başkan Trump'ın liderliği ve birçok kişinin çabaları sayesinde gerçekleştiğini" söyleyen Kushner, "bu süreçte birçok kişinin İsrail'i, İsraillilerin de Türkiye ve Katar'ı eleştirerek durumu tırmandırmaya çalıştığını" dile getirmiştir. Kushner, "İsrail, Türkiye, Katar, Suudi Arabistan Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'yle (BAE) birlikte çalıştık. Bunun gerçekleşmesi için herkes birlikte çalıştı." ifadelerini kullanmıştır.


"Yakın bir tarihte Washington'da özel sektörden gelecek katkıların duyurulacağı bir konferans düzenleneceğini" bildiren Kushner, "Harika yatırım fırsatları olacak. Böyle bir yere yatırım yapmanın biraz riskli olduğunu biliyorum ancak güvenmenizi ve bunun bir parçası olmaya çalışmanızı istiyoruz." demiştir.


Kushner, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de on binlerce can kaybı olduğunu, 60 milyon ton molozun ortaya çıktığını, 90 bin ton savaş malzemesinin kullanıldığını kaydederek, Birleşmiş Milletler'in (BM) barış planına destek vermesinin önemini vurguladı. Kushner, "Bu nedenle Barış Kurulu gibi yeni bir kuruluşun BM ile çalışmasına ihtiyaç var." şeklinde konuşmuştur.


Gazze'de gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 85'inin yardımlardan oluştuğunu ve bunun sürdürülebilir bir durum olmadığını dile getiren Kushner, "Güvenlik olmadan kimse yatırım yapmayacak. Oraya kimse gelip inşaat yapmayacak. İstihdam sağlayabilmemiz için yatırımlara ihtiyacımız var." görüşlerini paylaşmıştır.


Gazze'nin yeniden inşasına yönelik kapsamlı bir plan hazırlandığını, sürecin güvenlik ve yönetişim temelinde ilerleyeceğini ifade eden Kushner, Gazze'nin bölgelere ayrılarak aşamalı biçimde yeniden inşa edileceğini, iki ila üç yıl içinde geniş çaplı konut ve altyapı projelerinin hayata geçirilebileceğini belirtmiştir.

Steve Witkoff’un Açıklamaları

ABD Başkanı Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Gazze için Barış Kurulu Şartı'nın imza töreninde konuşmuştur. Dünyanın "imkansız" ve "ulaşılamaz" olarak nitelendirdiği bir görevin ardından konuşma yapmaktan gurur duyduğunu ifade eden Witkoff, "Gazze'de barış anlaşmasına varmayı başardık." demiştir. Witkoff, çalışmalarıyla "Gazze'ye ve Barış Kurulu'nun faaliyet göstereceği diğer bölgelere umut getirdiklerini" ifade ederek, "Trump'a bu görevde yer almasına vesile olduğu için" teşekkür etmiştir.


"Salonda bulunanlara da ateşkes anlaşmasına katkıları dolayısıyla şükranlarını sunan" Witkoff, Dışişleri Bakanı Fidan ve MİT Başkanı Kalın'a teşekkürlerini iletmiştir. Witkoff ayrıca Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'ye, Katarlı diplomat Ali Al-Thawadi'ye, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'ye ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya da teşekkür etmiştir. Barış Kurulu üyelerine de aylardır harcadıkları emekleri için minnettar olduğunu ifade eden Witkoff, ABD hükümetinden diğer isimlerin de ateşkes çabalarına katkılarına atıfta bulunmuştur.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Açıklamaları

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Davos’taki imza törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katılmıştır. Fidan, Davos'ta Barış Kurulu Şartı'nın imza töreninin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özellikle Gazze'de olan katliamın ve soykırımın durdurulması için var gücüyle çalıştığını belirten Fidan, "Aslında Barış Kurulu, birçok ülkenin bir araya gelerek farklı görüşlerini gerçekten uyumlaştırmaya çalıştığı bir yer. Bu uyumlaştırma kolay bir iş değil, çok ciddi bir diplomatik müzakereyi ve mücadeleyi beraberinde getiriyor. Şimdi alanda olan kavganın, biz artık müzakere masasına taşındığına şahit oluyoruz." demiştir.


Fidan, Barış Kurulu'yla atılması gereken çok fazla adımlar olduğunu söyleyerek, ilk toplantının yapıldığını kaydetmiştir. Gazze’ye insani yardımların girmesi için atılması gereken adımların olduğunu ve bunların görüşüldüğünü söyleyen Fidan, şunları aktarmıştır: "Çalışmaya başlayan Filistinlilerden müteşekkil komitenin de ne türden ilk icraatları hayata geçirmesi gerekiyor, bunları şu anda masaya yatırdık. Bunlar oldukça tabi somut konular hayata geçtikçe gerek insani yardımlar konusunda gerek diğer hususlarda Barış Kurulunun daha kıymetli hal alacağını düşünüyorum."

Yapısal Organizasyon

Barış Kurulu’nun kurumsal yapısı, ABD yönetimi tarafından açıklanan tüzük taslağı ve Beyaz Saray’ın yayımladığı plan belgeleriyle belirlenmiştir. Kurul, başkanlık sistemi, yürütme kurulu, teknokratik yönetim komitesi ve uluslararası güvenlik birimi olmak üzere dört temel unsurdan oluşmaktadır.

Başkanlık

Barış Kurulu’nun başkanlığını ABD Başkanı Donald Trump yürütmektedir. Başkanlık, yürütme kurulunu atama, üyelikleri onaylama, uluslararası temsilcileri görevlendirme ve kurulun gündemini belirleme yetkilerini kapsamaktadır.

Yürütme Kurulu

Kurulun icra organı olan yürütme kurulunun üyeleri 22 Ocak 2026’da açıklanacaktır. Tüzükte belirtilen ilk üyeler şunlardır:


  • Tony Blair (Birleşik Krallık eski Başbakanı)
  • Marco Rubio (ABD Dışişleri Bakanı)
  • Steve Witkoff (ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi)
  • Jared Kushner (Başkan Trump’ın kıdemli danışmanı)
  • Marc Rowan (finansal yönetici)
  • Ajay Banga (Dünya Bankası Başkanı)
  • Robert Gabriel (ABD siyasi danışmanı)


Yürütme Kurulu’nun görev alanı; mali denetim, uluslararası fonların yönetimi, insani yardım operasyonlarının koordinasyonu ve yeniden inşa süreçlerinin onaylanması olarak tanımlanmıştır.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi

Kurulun Gazze’deki geçici yönetim faaliyetlerini yürütmek üzere oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG), Trump’ın Barış Kurulu planının ilk uygulama organı olarak tanımlanmıştır. Komitenin başkanlığını Dr. Ali Şaas yürütmektedir.


Komite, geçiş döneminde Gazze’nin kamu kurumlarını yeniden tesis etmek, altyapı ve insani yardımı koordine etmek ve uluslararası gözlemci misyonlarıyla iş birliği yapmakla görevlendirilmiştir. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, tamamı Filistinli teknokratlardan oluşan 15 üyeden meydana gelmektedir. Üyeler ve sorumluluk alanları şu şekildedir:


  • Aid Ebu Ramazan: Ekonomi, ticaret ve sanayi,
  • Abdülkerim Aşur: Tarım,
  • Dr. Aid Yagi: Sağlık,
  • Usame es-Sadavi: Konut,
  • Adnan Ebu Verde: Adalet,
  • Sami Nesman: İçişleri ve güvenlik,
  • Ali Berhum: Su ve belediye işleri,
  • Beşir er-Rays: Maliye,
  • Hena Terzi: Sosyal işler,
  • Cebr ed-Daur: Eğitim,
  • Ömer eş-Şimali: İletişim

Yönetim Merkezleri ve Finansal Çerçeve

Kurulun idari merkezi Washington D.C. olarak belirlenmiştir. Ancak, bölgesel faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla Kahire’de ikinci bir operasyonel merkez oluşturulacaktır. Tüzüğe göre, Barış Kurulu bütçesi üye ülkelerin gönüllü katkılarından oluşturulacaktır. Katkı yapan ülkelerin fonları için “en yüksek mali kontrol ve denetim mekanizmaları” ifadesi kullanılmıştır.

Barış Kurulu Tüzüğü

ABD Başkanı Trump'ın başkanlığında kurulan "Barış Kurulu" tüzüğünün tam metni şu şekildedir:


"- Giriş

Kalıcı barışın, pratik bilgelik, uygulanabilir çözümler ve defalarca başarısız olmuş yaklaşımları ve kurumları terk etme cesareti gerektirdiğini ilan ediyoruz. Kalıcı barışın, halkların kendi geleceklerinin sorumluluğunu üstlenmeleri ve bu doğrultuda güçlendirilmeleriyle mümkün olacağını kabul ediyoruz. Barışın uzun süredir sağlanamadığı bölgelerde, kalıcı istikrarın ancak ortak yükümlülükler ve taahhütlere dayalı sürdürülebilir ve etkili ortaklıklarla tesis edilebileceğini teyit ediyoruz. Pek çok barış inşa yaklaşımının, krizleri aşmak yerine bağımlılığı ve süreklileşmiş kırılganlıkları beslemesinden üzüntü duyuyoruz. Daha esnek ve daha etkili bir uluslararası barış inşası mekanizmasına duyulan ihtiyacı vurguluyoruz.


Bu doğrultuda, pratik işbirliği ve etkili eylem iradesine sahip devletlerden oluşan bir koalisyon kurma kararlılığıyla taraflar, Barış Kurulu Şartnamesi'ni kabul eder.


- Madde 1 – Misyon

- Bölüm I: Amaçlar ve görevler

Barış Kurulu, çatışmalardan etkilenen veya çatışma tehdidi altında bulunan bölgelerde istikrarı teşvik etmeyi, hukuka dayalı ve iyi yönetişimi yeniden tesis etmeyi ve kalıcı barışı sağlamayı amaçlayan uluslararası bir kuruluş olarak tanımlanır.


Kurul, uluslararası hukuka uygun biçimde ve bu Şartname'de tanındığı çerçevede, barış arayışındaki devletler ve toplumlar için geçerli en iyi uygulamaların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması dahil olmak üzere barış inşası faaliyetlerinde bulunur.


- Bölüm II – Üyelik

- Madde 2.1 – Üye Devletler

Barış Kurulu üyeliği, Başkan tarafından katılım daveti gönderilen devletlerle sınırlıdır. Bir devletin bu Şartname'yi kabul ettiğini bildirmesinin ardından üyelik derhal yürürlüğe girer.


- Madde 2.2 – Üye devletlerin sorumlulukları

(a) Her üye devlet, Barış Kurulu'nda devlet veya hükümet başkanı düzeyinde temsil edilir.

(b) Üye devletler, kendi iç hukuk düzenlemelerine uygun biçimde Kurul faaliyetlerini destekler. Bu Şartname'nin hiçbir hükmü, üye devletlerin rızası olmaksızın topraklarında yargı yetkisi kurulması veya belirli barış inşası görevlerine zorunlu katılım anlamına gelmez.

(c) Üyelik süresi en fazla üç yıldır ve Başkan tarafından yenilenebilir. Ancak Şartname'nin yürürlüğe girdiği ilk yıl içinde Kurula 1 milyar doların üzerinde mali katkı sağlayan devletler için bu süre sınırlaması uygulanmaz.


- Madde 2.3 – Üyeliğin sona ermesi

Üyelik şu hallerde sona erer:

  1. Üç yıllık sürenin dolması ve yenilenmemesi,
  2. Üye devletin çekilme bildirimi,
  3. Başkanın, üye devletlerin üçte iki çoğunluğunun vetosuna tabi olmak üzere ihraç kararı,
  4. Kurulun feshi.


- Madde 2.4 – Çekilme

Her üye devlet, Kurul Başkanı'na yazılı bildirimde bulunarak kuruldan derhal çekilebilir.


- Bölüm III – Yönetişim

- Madde 3.1 – Barış Kurulu

Barış Kurulu üye devletlerden oluşur. Kurul; bütçe onayı, alt organların kurulması, üst düzey yöneticilerin atanması, uluslararası anlaşmaların kabulü ve yeni barış inşası girişimlerinin izlenmesi gibi temel politika kararlarında oylama yapar.


Kurul yılda en az bir kez toplanır. Her üye devletin bir oyu vardır. Kararlar, oy kullanan üyelerin çoğunluğuyla alınır ve Başkanın onayına tabidir. Eşitlik halinde Başkan ayrıca belirleyici oy kullanır. Başkan, gerekli gördüğü şartlarda bölgesel örgütleri kurul çalışmalarına davet edebilir.


- Madde 3.2 – Başkan

(a) Donald Trump, Barış Kurulu'nun ilk Başkanı ve ayrıca ABD'nin ilk temsilcisi olarak, yalnızca Bölüm 3 hükümlerine uygun biçimde görev yapacaktır.

(b) Başkan, Barış Kurulu'nun misyonunun yerine getirilmesi için gerekli veya uygun gördüğü durumlarda alt kuruluşlar kurma, değiştirme veya feshetme konusunda münhasır yetkiye sahiptir.


- Madde 3.3 – Halefiyet ve yerine geçme

Başkan, her zaman başkanlık görevine bir halef atayacaktır. Başkan, yalnızca gönüllü istifa veya görev yapamayacak duruma gelmesi halinde, Yürütme Kurulu'nun oy birliğiyle vereceği onayla görevden ayrılabilir. Bu durumda atanan halef derhal başkanlık görevini üstlenecek ve başkanın tüm yetki ve sorumluluklarını kullanacaktır.


- Madde 3.4 – Alt Komiteler

Başkan, gerekli veya uygun gördüğünde alt komiteler kurabilir; her alt komitenin yetki alanını, yapısını ve çalışma usullerini belirler.


- Bölüm 4 – Yürütme Kurulu

- Madde 4.1 – Yürütme Kurulu'nun Bileşimi ve Temsili

(a) Başkan, uluslararası düzeyde saygın liderlerden oluşan Yürütme Kurulu'nu belirler.

(b) Yürütme Kurulu üyelerinin görev süresi iki yıldır. Başkan, üyelikleri kendi takdirine bağlı olarak sona erdirebilir veya yenileyebilir.

(c) Yürütme Kurulu'na, Başkan tarafından aday gösterilen ve Kurul üyelerinin çoğunluk oyuyla onaylanan bir Baş Yönetici başkanlık eder.

(d) Baş Yönetici, kuruluşun ilk üç ayında iki haftada bir, sonrasında aylık olarak Yürütme Kurulu'nu toplar; ayrıca gerekli gördüğünde olağanüstü toplantılar düzenleyebilir.

(e) Yürütme Kurulu kararları, Baş Yönetici dahil mevcut ve oy kullanan üyelerin çoğunluğuyla alınır. Bu kararlar, Başkanın daha sonra veto etme yetkisi saklı kalmak kaydıyla derhal yürürlüğe girer.

(f) Yürütme Kurulu kendi iç usul kurallarını belirler.


- Bölüm 5 – Mali Hükümler

- Madde 5.1 – Giderler

Barış Kurulu'nun giderleri; üye devletlerden, diğer devletlerden, kuruluşlardan veya diğer kaynaklardan sağlanan gönüllü katkılarla karşılanır.


- Madde 5.2 – Hesaplar

Barış Kurulu, misyonunu yerine getirmek amacıyla gerekli görüldüğünde hesaplar oluşturabilir. Yürütme Kurulu, bütçelerin, mali hesapların ve ödemelerin bütünlüğünü sağlamak için gerekli denetim ve izleme mekanizmalarını kurabilir.


- Bölüm 6 – Hukuki Statü

- Madde 6

(a) Barış Kurulu ve alt organları, görevlerini yerine getirmek için gerekli uluslararası hukuki kişiliğe ve hukuki ehliyete sahiptir. Bu kapsam; sözleşme yapma, taşınır ve taşınmaz edinme, dava açma, banka hesabı açma, fon kabul etme ve harcama ile personel istihdam etme yetkilerini içerir.

(b) Barış Kurulu, görevlerini yerine getirebilmesi için gerekli ayrıcalık ve dokunulmazlıkları, faaliyet gösterdiği devletlerle yapılacak anlaşmalar veya bu devletlerin iç hukuk düzenlemeleri yoluyla temin eder. Başkan, bu tür anlaşmaları müzakere etme ve sonuçlandırma yetkisini ilgili yetkililere devredebilir.


- Bölüm 7 – Yorum ve anlaşmazlıkların çözümü

Barış Kurulu üyeleri, organları ve personeli arasında Kurul ile ilgili hususlarda doğabilecek iç uyuşmazlıklar, Şartname hükümlerine uygun biçimde dostane yollarla çözülecektir.

Bu amaçla, Başkan, Şartname'nin anlamı, yorumu ve uygulanmasına ilişkin nihai yetkili merci olacaktır.


- Bölüm 8 – Şartname'de değişiklikler

- Madde 8

Yürütme Kurulu veya Barış Kurulu üye devletlerinin en az üçte biri, birlikte hareket ederek Şartname'de değişiklik önerebilir.


Önerilen değişiklikler, oylamadan en az otuz gün önce tüm üye devletlere dağıtılır. Değişiklikler, Barış Kurulu üyelerinin üçte iki çoğunluğuyla kabul edilir ve Başkan tarafından onaylanır.


Bölüm 2, 3, 4, 5, 8 ve 10'da yapılacak değişiklikler, Barış Kurulu'nun oy birliğiyle kabulünü ve Başkan onayını gerektirir. Gerekli şartlar yerine getirildiğinde değişiklikler, karar metninde belirtilen tarihte; tarih belirtilmemişse derhal yürürlüğe girer.


- Madde 9

- Bölüm 9 – Diğer kararlar ve yönergeler

Başkan, Barış Kurulu adına, bu Şartname hükümlerine uygun olarak, Kurul'un misyonunu yerine getirmek için gerekli görülen diğer kararları veya yönergeleri kabul etmeye yetkilidir.


- Bölüm 10 – Süre, fesih ve geçiş

- Madde 10.1 – Süre


Barış Kurulu, bu bölüm hükümlerine göre feshedilmedikçe faaliyetlerine devam eder; fesih halinde işbu Şartname de sona erer.


- Madde 10.2 – Fesih Koşulları

Barış Kurulu, Başkan tarafından gerekli veya uygun görülen herhangi bir zamanda ya da her tek sayılı yılın sonunda feshedilebilir. Ancak Başkan, ilgili tek sayılı yılın 21 Kasım tarihine kadar Kurul'un devamına karar verirse fesih gerçekleşmez.


Fesih halinde Yürütme Kurulu, tüm varlıkların, yükümlülüklerin ve borçların tasfiyesine ilişkin usul ve esasları belirler.


- Bölüm 11 – Yürürlüğe giriş

- Madde 11.1 – Yürürlüğe giriş ve geçici uygulama

(a) Bu Şartname, üç devletin bağlayıcılığını kabul etmesiyle yürürlüğe girer.

(b) İç hukuk prosedürleri yoluyla onay, kabul veya tasdik işlemlerini henüz tamamlayamayan devletler, imza sırasında Başkana aksini bildirmedikleri sürece, Şartname hükümlerini geçici olarak uygulamayı kabul etmiş sayılır.

Şartnameyi geçici olarak uygulamayan devletler, Başkanın onayıyla ve iç hukuk gerekliliklerine uygun olarak, onay süreci tamamlanıncaya kadar Barış Kurulu çalışmalarına oy hakkı bulunmayan üye sıfatıyla katılabilir.


- Madde 11.2 – Saklayıcı (Tevdi makamı)

Bu Şartname'nin asıl metni ve yapılacak değişiklikler ABD'ye tevdi edilir. ABD, Şartname'nin saklayıcısıdır.

Saklayıcı, Şartname'nin asıl metninin ve değişiklik veya ek protokollerin onaylı kopyalarını derhal tüm imzacı devletlere iletir.


- Bölüm 12 – Çekinceler

- Madde 12

Bu Şartname'ye hiçbir çekince konulamaz.


- Bölüm 13 – Genel Hükümler

- Madde 13.1 – Resmi Dil

Barış Kurulu'nun resmi dili İngilizcedir.


- Madde 13.2 – Merkez

Barış Kurulu ve alt organları, Şartname hükümleri doğrultusunda bir merkez ve saha ofisleri kurabilir.

Kurul, ev sahibi devlet veya devletlerle merkez ve saha ofislerine ilişkin anlaşmaları müzakere eder.


- Madde 13.3 – Mühür

Barış Kurulu, Başkan tarafından onaylanan resmi bir mühre sahip olacaktır.

Bunun şahitliğinde, aşağıda imzası bulunan ve usulüne uygun biçimde yetkilendirilmiş temsilciler, bu Şartname'yi imzalamışlardır."

Üyelik ve Katılım Süreci

Barış Kurulu’na katılım süreci, ABD Başkanı Donald Trump tarafından 2026 yılı Ocak ayının ilk yarısında başlatılmıştır. Davet mektupları, Beyaz Saray tarafından 50’den fazla ülkenin liderine gönderilmiştir. ABD yönetimi, kurulun ilk aşamada 20’den fazla ülkenin katılımıyla oluşturulacağını açıklamıştır.


19 Ocak 2026 tarihinde Vietnam Komünist Partisi Genel Sekreteri To Lam'ın, Gazze'deki ateşkes sürecinin ikinci aşamasının önemli bir parçası olarak kurulan "Barış Kurulu"na katılma davetini kabul ettiği bildirilmiştir. 20 Ocak'ta Fas Dışişleri Bakanlığı, Kral 6. Muhammed'in "Barış Kurulu"na katılma davetini kabul ettiğini duyurmuştur. Aynı tarihte Ermenistan da, Gazze için oluşturulan "Barış Kurulu"na daveti kabul etmiştir.


20 Ocak günü BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan, yaptığı açıklamada, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın ABD’nin Barış Kurulu'na katılım davetini kabul ettiğini belirtmiştir. 21 Ocak tarihinde Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al Halife, ABD Başkanı Donald Trump'ın kurulduğunu ilan ettiği, Gazze için oluşturulan "Barış Kurulu"na katılma davetini kabul etmiştir. Azerbaycan da ayn tarihte, ABD "Barış Kurulu"na katılma davetini kabul etmiştir.


21 Ocak'ta Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, "Barış Kurulu"na katılma davetini kabul ettiklerini duyurmuştur. İsrail de, 21 Ocak tarihinde ABD’nin davetini kabul ettiğini bildirmiştir. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, girişime katılacağını açıklamış ve bu kararın ABD Başkanı Donald Trump’ın daveti üzerine alındığını belirtmiştir. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin, Barış Kurulu’na katılım için kendisine iletilen daveti kabul ettiği de 21 Ocak tarihinde bildirilmiştir. Aynı tarihte Pakistan Dışişleri Bakanlığından da, Gazze için oluşturulan "Barış Kurulu"na ilişkin açıklama yapılmıştır. ABD Başkanı Donald Trump'ın daveti üzerine Pakistan'ın söz konusu Kurul'a katılmayı kabul ettiği belirtilen açıklamada, kalıcı ateşkesin uygulanması yönünde somut adımlar atılmasının umulduğu vurgulanmıştır.

Ortak Bildiri (21 Ocak 2026)

21 Ocak tarihinde Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, ABD Başkanı Donald Trump tarafından liderlerine Barış Kurulu'na katılma yönündeki davetleri memnuniyetle karşıladıklarını duyurmuşlardır.


Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanlarının ortak açıklamasını yayımlamıştır. Açıklamada, "Bakanlar, ülkelerinin Barış Kurulu’na katılmaya yönelik ortak kararını açıklamaktadır. Katıldığını duyurmuş olan Mısır Arap Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil her bir ülke kendi ilgili hukuki ve diğer gerekli usullerine uygun olarak katılım belgelerini imzalayacaktır." ifadesine yer verilmiştir.


Bakanların, ABD Başkanı Trump liderliğinde yürütülen barış çabalarına ülkelerinin desteğini yinelemekte ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla onaylanan Gazze'deki Çatışmayı Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan'da belirtilen Barış Kurulu misyonunun bir geçiş yönetimi olarak hayata geçirilmesini destekleme konusundaki kararlılıklarının teyit edildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bu misyon, kalıcı bir ateşkesin pekiştirilmesini, Gazze’nin yeniden imarının desteklenmesini ve uluslararası hukuk çerçevesinde Filistin halkının kendi kaderini tayin ile devlet kurma hakkına dayanan adil ve kalıcı bir barışın ilerletilmesini hedeflemekte, böylece bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için güvenlik ve istikrarın yolunu açmayı amaçlamaktadır."


22 Ocak 2026 itibarıyla ABD yönetimi, 20'den fazla ülkenin daveti kabul ettiğini açıklamıştır. Bu ülkeler arasında şunlar yer almaktadır: Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, Macaristan, Azerbaycan, Ermenistan, Belarus, Fas, Kazakistan, Özbekistan, Arnavutluk, Bahreyn, Arjantin ve Vietnam


Beyaz Saray yetkilileri, Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Kanada, Çin ve Rusya gibi ülkelerin davet edildiğini ancak henüz yanıt vermediklerini bildirmiştir.

Rusya ve Çin’in Tutumu

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD tarafından gönderilen daveti doğrulamıştır. Putin, Rusya Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, “Bize sunulan öneri esas olarak Orta Doğu’daki çözüm sürecini ve Filistin halkının acil sorunlarına çözüm yollarının aranmasını ilgilendiriyor.” ifadelerini kullanmıştır.


Çin Halk Cumhuriyeti’nin davet aldığı ancak resmi bir yanıt vermediği açıklanmıştır. 21 Ocak tarihinde Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Caikun, Pekin'de düzenlenen olağan basın toplantısında konuyla ilgili sorulan soruya yanıt vermiştir. Çin'in daima çok taraflılıktan yana olduğunu ifade eden Sözcü Guo, "Uluslararası manzara nasıl değişirse değişsin, Çin, merkezinde BM'nin olduğu uluslararası sisteme, BM Şartı'nın amaç ve ilkelerine ve uluslararası hukuka dayalı düzene daima bağlı kalacaktır." demiştir. Guo, Çin'in "Barış Kurulu"na katılıp katılmayacağı konusunda yorum yapmaktan kaçınmıştır

Avrupa'nın Tutumları

Fransa, Norveç ve İsveç, Barış Kurulu’na katılmayı reddetmiştir. Fransa, kurulun Birleşmiş Milletler’in yetkilerini gölgeleme riski taşıdığını bildirmiştir. Almanya, Birleşik Krallık, İtalya ve Kanada ise değerlendirme sürecini sürdürmektedir. Slovenya Başbakanı Robert Golob, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze için oluşturulan ve davet aldıkları Barış Kurulu'na katılmayacaklarını açıklamıştır. Golob, gündeme dair soruları yanıtladığı basın toplantısında, ülkesinin uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) şartlarına dayalı uluslararası düzene bağlı olduğunu söylemiştir.


İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ülkesinin anayasasıyla tüzük arasında uyumsuzluk bulunduğunu belirterek, “Anayasamızla ilgili bir uyumsuzluk sorunu, imza töreninde hemen imza atmamıza izin vermiyor.” ifadesini kullanmıştır. Meloni ayrıca, “İtalya ve Avrupa için, her durumda ilginç olan bir organdan kendimizi dışlamak akıllıca bir tercih değildir.” demiştir.

Kanada Davetinin Geri Çekilmesi

ABD Başkanı Donald Trump, 23 Ocak 2026 tarihinde Kanada’nın Barış Kurulu’na katılımına yönelik davetin geri çekildiğini açıklamıştır. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, Kanada Başbakanı Mark Carney’e hitaben “Sayın Başbakan Carney, bu mektubun, Barış Kurulu’nun Kanada’ya yönelik davetinin geri çekildiğini bildirmek için kullanılmasını rica olunur. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz.” ifadelerini kullanmıştır.


Carney, Davos’taki konuşmasında “kurallara dayalı düzenin bir hikaye olduğunu” ve “uluslararası hukukun taraflara göre farklı biçimlerde uygulandığını” söylemiştir. Trump ise aynı etkinlikte yaptığı açıklamada, “Kanada’nın ABD’ye minnettar olması gerektiğini” ifade etmiştir.

Kanada Maliye Bakanı


François-Philippe Champagne, 20 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Barış Kurulu üyelerinin 1 milyar dolarlık katkı karşılığında “kalıcı üye” olabileceği yönündeki iddialar üzerine Kanada’nın “ödeme yapmayacağını” bildirmiştir.

Barış Kurulu’na Davet Edilen Ülkelerin Durumu (18 Şubat 2026)

Barış Kurulu’nun İlk Toplantısı (19 Şubat 2026)

Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısı 19 Şubat 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington’da gerçekleştirilmiştir. Toplantı, ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında ABD Barış Enstitüsü’nde (U.S. Institute of Peace) düzenlenmiştir.


Toplantıya ABD’yi temsilen ayrıca Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner katılmıştır. ABD Başkanı Trump, toplantının açılışında yaptığı konuşmada Barış Kurulu’nun “güç ve prestij açısından bugüne kadarki en önemli organizasyon” olduğunu ifade etmiş ve destek veren ülkelere teşekkür etmiştir.

Türkiye’nin Temsili ve Açıklamaları

Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısına Türkiye adına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katılmıştır. Türkiye’nin Barış Kurulu’nun kurucu üyeleri arasında yer aldığı bildirilmiştir. ABD Başkanı’nın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, toplantıda yaptığı konuşmada, barış sürecine aracılık eden ülkeler olarak Türkiye, Katar ve Mısır liderlerine ayrı ayrı teşekkür etmiştir.


Witkoff, konuşmasında, “Bu sürece aracılık eden ülkeler, Katar, Mısır ve Türkiye devlet başkanları arasında harika bir işbirliği oldu. Hakan Fidan, sen harika bir insansın, Cumhurbaşkanı Erdoğan da öyle.” ifadelerini kullanmıştır.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, toplantıda yaptığı konuşmada, “İki yıl süren büyük acılar sonrasında, ABD Başkanı (Donald) Trump’ın kişisel çabaları ve ortak çabalarımız sayesinde Gazze’de ateşkes sağlanmıştır. Ancak insani durum hala kırılgan ve ateşkes ihlalleri devam etmektedir.” demiştir.


Fidan, bölgede hızlı, koordineli ve etkili bir müdahalenin şart olduğuna işaret ederek, şunları kaydetmiştir: "Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan, Gazze'nin güvenliği, istikrarı ve toparlanması konusunda tam kararlılığını sürdürmektedir. Türkiye, Gazze'ye halihazırda büyük miktarda insani yardım sağlamaktadır. Sağlık ve eğitim sektörlerinin yeniden yapılandırılmasına ve polis gücünün eğitimine de anlamlı katkılar sağlayabiliriz. Ayrıca, Uluslararası İstikrar Gücü'ne asker göndermeye hazırız. Sayın Başkan, Türkiye, barışın sağlanması ve kalıcı hale getirilmesi yönündeki çabalarınızı desteklemeye devam edecektir. Bu barışın temelinin iki devletli çözüm olduğuna inanıyoruz. Bölgedeki tüm halkların yararı ve bu hedefe ulaşmak için çalışalım."

Mali Taahhütler ve Fon Mekanizması

Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısında, Gazze’nin yeniden inşası ve insani yardım faaliyetleri kapsamında çok taraflı mali taahhütler açıklanmıştır. ABD Başkanı Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri’nin Barış Kurulu’na 10 milyar dolar katkı sağlayacağını duyurmuştur.


Trump ayrıca, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt’in toplamda 7 milyar dolardan fazla bağış taahhüdünde bulunduğunu açıklamıştır. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nin Gazze için ilave 2 milyar dolar bağış topladığı belirtilmiştir. Trump ayrıca Japonya’nın Gazze’nin yeniden yapılandırılması amacıyla “çok büyük” bir bağış etkinliği düzenleyeceğini ifade etmiştir.


Toplantıda söz alan Dünya Bankası Grubu Başkanı Ajay Banga, Gazze’deki projeler için ayrılacak paranın Dünya Bankası bünyesinde oluşturulan Gazze Yeniden İnşa ve Kalkınma Fonu’nda toplanacağını açıklamıştır. Banga, fonun bağışları almaya hazır olduğunu ve sürecin en iyi standartlarla yürütülmesine yardımcı olmak amacıyla Barış Kurulu için Dünya Bankası’ndan bir finansal denetçi görevlendirildiğini belirtmiştir.

Uluslararası İstikrar Gücü ve Güvenlik Planlaması

Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısında, Gazze’de güvenliğin sağlanmasına yönelik Uluslararası İstikrar Gücü planlaması ele alınmıştır. ABD yönetiminin daha önce açıkladığı 20 maddelik plan çerçevesinde, Gazze’de bir Uluslararası İstikrar Gücü kurulmasının öngörüldüğü belirtilmiştir. Bu gücün, Gazze’de güvenliğin sağlanması amacıyla konuşlandırılacağı ifade edilmiştir.


Toplantıda, birliklerin beş sektöre ayrılacağı ve ilk olarak Refah’a konuşlandırılacağı açıklanmıştır. Ayrıca, kuvvet yapısının 12.000 polis ve 20.000 kişilik Uluslararası İstikrar Gücü askerinden oluşacağı belirtilmiştir.


ABD’li bir yetkili, toplantıda “Uluslararası İstikrar Gücü” başlığı altında tüm hazırlık hatlarına ilişkin güncellemelerin yapılacağını bildirmiştir. Toplantı kapsamında Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk temsilcilerinin, Gazze’de güvenliğin sağlanması sürecinde görev yapacak Uluslararası Barış Gücü’ne asker gönderebileceklerini dile getirdikleri aktarılmıştır. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Türkiye’nin Uluslararası İstikrar Gücü’ne asker göndermeye hazır olduğunu açıklamıştır.

Birleşmiş Milletler ile İlişki ve Denetim Açıklamaları

Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısında, Birleşmiş Milletler (BM) ile ilişkiler de gündeme gelmiştir. ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu ve Gazze konusunda BM ile daha yakın çalışmaları gerektiğini vurgulamıştır. Trump, BM’yi “potansiyelini tam olarak yerine getiremeyen” bir yapı olarak tanımlamış ve “Barış Kurulu, BM’yi denetleyecek ve düzgün bir şekilde çalıştığından emin olacak.” ifadesini kullanmıştır.


Aynı konuşmada Trump, BM ile çok yakın bir şekilde çalışacaklarını, BM’nin desteğe ihtiyacı olduğunu ve potansiyelini gerçekleştirebileceğini düşündüğünü belirtmiştir. Toplantıya Avrupa Birliği üye olarak katılmamış; ancak Avrupa Birliği’nin Akdeniz’den sorumlu Komiseri Dubravka Šuica gözlemci olarak Washington’daki toplantıya iştirak etmiştir. Avrupa Birliği, Barış Kurulu’na üye olmayacağını bildirmiştir.

Hamas’a İlişkin Açıklamalar

Toplantıda, ABD Başkanı Donald Trump, Gazze’deki esirlerin cesetlerinin çıkarılması ve İsrail tarafına teslim edilmesi sürecine değinmiştir. Trump, bu süreçte Hamas’ın ciddi bir çaba gösterdiğini ifade etmiş ve “Hamas bu işin büyük bir kısmını yaptı ve bunun için onların hakkını vermemiz gerekir.” demiştir


Hamas’ın esirlerin geri verilmesi konusundaki sözünü tuttuğunu ve bu konuda büyük oranda çalıştığını belirttiği aktarılmıştır. Toplantıda ayrıca, Gazze’de yürürlükte bulunan ateşkesin sonraki aşamalarının uygulanması ve Hamas’ın silahsızlandırılması meselesinin de gündem başlıkları arasında yer aldığı bildirilmiştir.

Yeniden İnşa Planı ve NCAG Çerçevesi

Jared Kushner, Washington’daki Barış Enstitüsü’nde Gazze için oluşturulan Barış Kurulu’nun ilk toplantısında yaptığı konuşmada yeniden inşa planının ana hatlarını açıklamıştır. Kushner, Gazze’nin yeniden inşası için 7 milyar dolardan fazla kaynağın sağlandığını belirtmiş ve bu sürecin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG) aracılığıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etmiştir.


Tanıtım sunumunda, Filistinli aileler için güvenli barınma alanları, sağlık hizmetleri, eğitim altyapısı ve gıda erişiminin sağlanacağı bölgelerin oluşturulmaya başlandığı öne sürülmüştür. ABD ve Dünya Bankası ile koordineli altyapı projeleri kapsamında ulaşım, su ve enerji sistemlerinin restore edileceği; yeniden yapılanma ve ticari faaliyetlerde yüz binlerce kişinin istihdam edileceği belirtilmiştir.


Plan çerçevesinde, üçüncü yıl itibarıyla Refah’ın tamamen yeniden inşa edilmesi, işsizliğin azaltılması ve Gazze’nin “İbrahimi bir geçit” yoluyla Mısır, İsrail, Ürdün, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile bağlantı kurması; ayrıca Hindistan ve Avrupa’ya uzanan ekonomik ağlara entegre edilmesi hedeflenmiştir. On yıllık bir perspektifte ise Gazze’nin kendi kendini yöneten, sanayi ve konut altyapısı gelişmiş bir yapıya kavuşmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir.

Azerbaycan’ın Mali Girişime İlişkin Tutumu

Hikmet Hacıyev tarafından yapılan açıklamada, Azerbaycan’ın Gazze Barış Kurulu’nun amaç ve hedeflerini desteklediği belirtilmiştir. Ancak aynı açıklamada, toplantıda duyurulan 7 milyar dolar tutarındaki mali girişime katılım öngörülmediği açıkça ifade edilmiştir.


Azerbaycan’ın kurucu üye devlet statüsüyle kurulun siyasi hedeflerine destek verdiği; buna karşılık mali taahhüt mekanizmasına doğrudan katılma planının bulunmadığı vurgulanmıştır. Bununla birlikte, Gazze’deki yatırım projelerine katılımın değerlendirilebileceği belirtilmiş ve mali girişim ile proje bazlı yatırım arasında ayrım yapılmıştır.


Bu açıklama, kurulun mali yapısının tüm kurucu üyeler tarafından otomatik olarak paylaşılmadığını; siyasi destek ile finansal taahhüt arasında farklılaşma bulunduğunu göstermiştir. Böylece Barış Kurulu’nun çok katmanlı ve esnek katılım modeline dayandığı ortaya konmuştur.

Hamas’ın Siyasi Şartları ve Tepkisi

Hamas tarafından yapılan açıklamada, Gazze’nin geleceğine ilişkin her türlü siyasi düzenlemenin İsrail saldırılarının tamamen durdurulması, ablukanın kaldırılması ve Filistinlilerin ulusal meşru haklarının güvence altına alınması temelinde şekillenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Açıklamada, özellikle kendi kaderini tayin hakkının güvence altına alınmasının öncelikli olduğu vurgulanmış; ateşkes ihlallerinin sürdüğü bir dönemde yapılan toplantının uluslararası toplumu İsrail’e karşı pratik adımlar atmaya zorlaması gerektiği ifade edilmiştir. Sınır kapılarının açılması, insani yardımların kesintisiz sağlanması ve yeniden inşanın başlatılması için uluslararası baskı çağrısında bulunulmuştur.


Hamas, kalıcı istikrarın ancak saldırıların sona ermesi ve Filistin halkının siyasi ve insani haklarının tam olarak tanınmasıyla mümkün olacağını bildirmiştir. Bu çerçevede, Barış Kurulu’nun girişimlerinin sahadaki askeri ve siyasi gerçeklikten bağımsız olarak ilerleyemeyeceği yönünde bir yaklaşım ortaya konmuştur.

Arjantin’in Barış Gücü Teklifi (20 Şubat)

Javier Milei, Washington’da düzenlenen Gazze Barış Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, Arjantin’in Gazze’ye barış gücü göndermeye hazır olduğunu bildirmiştir. Milei, kalıcı barışın temel insan haklarına dayalı bir düzenle sağlanabileceğini ifade etmiş ve kurulun bu doğrultuda bir çerçeve sunduğunu belirtmiştir.


Arjantin’in barış operasyonlarındaki deneyiminin güçlü bir referans teşkil ettiğini belirten Milei, ülkesinin olası bir istikrar gücüne katkı sağlayabilecek kapasiteye sahip olduğunu açıklamıştır. Bu teklif, kurulun yalnızca mali ve idari değil; aynı zamanda güvenlik boyutuna da sahip olduğunu göstermiştir.


Ayrıca Arjantin Dışişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Beyaz Baretliler (Cascos Blancos) ekiplerinin Gazze’de yürütülecek insani çalışmalara destek vermeye hazır olduğu duyurulmuştur. Böylece Barış Kurulu çerçevesinde askeri, insani ve kurumsal araçların eş zamanlı devreye sokulabileceği bir model ortaya konmuştur.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEdanur Karakoç22 Ocak 2026 10:41
Katkı Sağlayanlar
Katkı Sağlayanları Gör
Katkı Sağlayanları Gör

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Barış Kurulu" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Kuruluş ve Hukuki Dayanak

  • Davos İmza Töreni (22 Ocak 2026)

    • Törenin Gerçekleştiği Yer, Tarih ve Katılım

    • Konuşmalar ve Açıklamalar

      • ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları

      • ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Açıklamaları

      • Jared Kushner’in Açıklamaları

      • Steve Witkoff’un Açıklamaları

      • Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Açıklamaları

  • Yapısal Organizasyon

    • Başkanlık

    • Yürütme Kurulu

    • Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi

    • Yönetim Merkezleri ve Finansal Çerçeve

  • Barış Kurulu Tüzüğü

  • Üyelik ve Katılım Süreci

    • Ortak Bildiri (21 Ocak 2026)

    • Rusya ve Çin’in Tutumu

    • Avrupa'nın Tutumları

    • Kanada Davetinin Geri Çekilmesi

  • Barış Kurulu’na Davet Edilen Ülkelerin Durumu (18 Şubat 2026)

  • Barış Kurulu’nun İlk Toplantısı (19 Şubat 2026)

    • Türkiye’nin Temsili ve Açıklamaları

    • Mali Taahhütler ve Fon Mekanizması

    • Uluslararası İstikrar Gücü ve Güvenlik Planlaması

    • Birleşmiş Milletler ile İlişki ve Denetim Açıklamaları

    • Hamas’a İlişkin Açıklamalar

  • Yeniden İnşa Planı ve NCAG Çerçevesi

  • Azerbaycan’ın Mali Girişime İlişkin Tutumu

  • Hamas’ın Siyasi Şartları ve Tepkisi

  • Arjantin’in Barış Gücü Teklifi (20 Şubat)

KÜRE'ye Sor