Picasso Filistin’de
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarPınar Ayşe GİDİŞ13 Temmuz 2026 13:51

ORCID ID

0000-0002-3953-6721

“Picasso in Palestine” (Picasso Filistin’de), ünlü İspanyol ressam Pablo Picasso’nun Hollanda’nın Eindhoven kentindeki Van Abbe Müzesi’nde bulunanBuste de Femme(1943) (Urquhart, 2011) adlı tablosunun Ramallah’a getirilmesinin sıra dışı hikayesini anlatır. 2009’da başlayan iki yıllık hazırlık sürecinin ardından 2011’de Ramallah, Kudüs’ün doğusu ve Gazze’de gerçekleştirilen bu kapsamlı proje, iki günlük bir bildiri yayını, “Picasso Konuşmaları” başlıklı tartışmalar ve sergilerden oluşmuştur. Filistin Uluslararası Sanat Akademisinin o dönemki sanat yönetmeni Khaled Hourani, projenin fikir aşamasından uygulanmasına kadar tüm süreçlerine öncülük ederek bu etkinliği hayata geçirmiştir (Aikens, 2011). Dünya kamuoyunu işgal altındaki Filistin’in gerçekleriyle yüzleştirmeyi hedefleyen bu proje, bir sanat etkinliğinin sınırlarını aşmış (Barjeel Art Foundation, t.y.); kapsamlı kültürel bir girişim ve derin politik anlamlar taşıyan bir etkinliğe dönüşmüştür【1】.Hollanda’nın önde gelen sanat kurumlarından biri olan Van Abbe Müzesi’nden Ramallah’taki Uluslararası Filistin Sanat Akademisi’ne uzanan iki yıllık serüvenin ilk zamanlarında yapılan yorumlar, 7,1 milyon dolarlık bir Picasso eserini işgal altındaki Filistin’e getirmenin ne denli imkânsız bir girişim olduğu yönündedir (Tolan, 2011). Buste de Femme’in Filistin’e yolculuğunun hikâyesi, sigorta prosedürleri, protokoller ve Filistinlilerin gündelik hayatlarında yıllardır deneyimledikleri kontrol noktaları gibi birtakım haksız uygulamaları gündeme getirmiştir【2】. Bu proje sayesinde, İsrail işgalinin ürünü olan karmaşık bürokrasi görünür hâle gelmiş; eserin sergilenme süreci, işgalci güçlerin Filistin’deki acımasız ve çirkin yüzünü gösteren【3】 siyasi bir eyleme dönüşmüştür.24 Haziran 2011’deki açılış törenine, uluslararası medya temsilcileri, sanatseverler ve kontrol noktalarından yasa dışı yollarla geçme riskini göze alan İsrailliler katılmıştır. Hourani ve Van Abbe Müzesi Müdürü Charles Esche, açılış konuşmasında şu mesajı vermiştir: “Eğer Picasso Filistin’e gelebilir ve aşılamaz denilen engeller aşılabilirse, bu durum sanatın, müzelerin ve yeni kamusal alanların oynayabileceği dönüştürücü rolü gösterir.” Bu etkinlik, aslında bir müzedeki standart sigorta ve sergileme süreçlerinin, Filistin’in içinde bulunduğu siyasi durum nedeniyle nasıl girift bir hâle geldiğini ortaya koymaktadır (Aikens, 2011). Filistin söz konusu olduğunda eserin nakil sürecinin çetrefilli yollardan işlemesi ve Batı Şeria’daki hukuki düzenlemelerin uluslararası standartlara uymaması gibi sorunlar, işgal koşullarını ifşa eden bu projeyi kültürel bir meşruiyet arayışına dönüştürmüştür.Hourani, “İmkânsızlıkların içinde imkânlar vardır!” sözünü ilke edinerek, Avrupa sanatına ait bir başyapıtın Filistin’e getirilme sürecini başarıyla yürütmüştür. Bu proje, sadece sanatsal bir etkinlik değil, işgal altındaki bir halkın “normallik” arayışının bir yansımasıdır (Apostol & Thompson, 2011: 154-155). Katılımcıların “Neden Picasso?” sorularına Hourani’nin “Normal olan bir Picasso’nun buraya gelmesi, anormal olan ise işgalin devam etmesidir.” şeklindeki yanıtı, projenin siyasi boyutunu ortaya koymaktadır (Apostol & Thompson, 2011: 154). Hourani’nin sergi açılışındaki “Konu tablo değil, koşullar. Konu devlet. Konu özgürlük!” şeklindeki sözleri bu bağlamda anlam kazanmaktadır (Apostol & Thompson, 2011: 154-155). Bu süreç, Picasso in Palestine (2012) belgeselinde de ayrıntılı biçimde ele alınmıştır (Palestine Cinema, t.y.). Filmde, değerli bir sanat eserinin neredeyse imkânsız yolculuğu ve bağımsız Filistin hayalini sürdüren bir kuşağın kararlılığı anlatılmıştır【4】 (Apostol & Thompson, 2011: 155). Charles Esche, etkinliğin planlanma aşamasındaki düşüncelerini şu şekilde dile getirmiştir: “Picasso’muz Ramallah’a yaptığı yolculukla değişecek, ekstra bir anlam kazanacak ve hikâye bu andan itibaren resim tarihinin bir parçası olarak kalacak. Böyle bir projeyle yeni tarihler inşa ediyormuşuz gibi geliyor.” (Tolan, 2011). Etkinliğin sonunda ise Van Abbe Müzesi Küratörü Diana Franssen, “Eser artık aynı değil; geri döndüğünde yeni bir tarih ve anlam kazandı.” şeklindeki sözleriyle projenin yarattığı etkiyi dile getirmiştir (Marstine, 2017: 177). Proje, Van Abbe Müzesi ile Filistinli sanatçılar arasındaki iş birliğiyle gerçekleştirilmiş ve geleneksel müze uygulamalarının sorgulanmasını sağlamıştır. Bu anlamda, Marstine’in (2017: 177) de ifade ettiği gibi Picasso in Palestine projesi sanat dünyasındaki hiyerarşileri altüst etmiştir.Picasso in Palestine, Picasso’nun Buste de Femme adlı eserinin Filistin topraklarına yaptığı maceralı yolculuğu, işgalciler tarafından Filistin halkına dayatılan kısıtlamaları ve imkânsızlıklar içerisindeki bir sanat akademisinin engelleri aşma kararlılığını göstermiştir. Bu proje, bir yandan Filistin halkının yaşadığı adaletsizlikleri görünür hâle getirirken, bir yandan da işgal altındaki bir toplumun sanatı bir direniş aracına dönüştürebileceğinin kanıtı olmuştur.

Picasso Filistin’de

“Picasso in Palestine” (Picasso Filistin’de), ünlü İspanyol ressam Pablo Picasso’nun Hollanda’nın Eindhoven kentindeki Van Abbe Müzesi’nde bulunanBuste de Femme(1943) (Urquhart, 2011) adlı tablosunun Ramallah’a getirilmesinin sıra dışı hikayesini anlatır. 2009’da başlayan iki yıllık hazırlık sürecinin ardından 2011’de Ramallah, Kudüs’ün doğusu ve Gazze’de gerçekleştirilen bu kapsamlı proje, iki günlük bir bildiri yayını, “Picasso Konuşmaları” başlıklı tartışmalar ve sergilerden oluşmuştur. Filistin Uluslararası Sanat Akademisinin o dönemki sanat yönetmeni Khaled Hourani, projenin fikir aşamasından uygulanmasına kadar tüm süreçlerine öncülük ederek bu etkinliği hayata geçirmiştir (Aikens, 2011). Dünya kamuoyunu işgal altındaki Filistin’in gerçekleriyle yüzleştirmeyi hedefleyen bu proje, bir sanat etkinliğinin sınırlarını aşmış (Barjeel Art Foundation, t.y.); kapsamlı kültürel bir girişim ve derin politik anlamlar taşıyan bir etkinliğe dönüşmüştür【1】.


Hollanda’nın önde gelen sanat kurumlarından biri olan Van Abbe Müzesi’nden Ramallah’taki Uluslararası Filistin Sanat Akademisi’ne uzanan iki yıllık serüvenin ilk zamanlarında yapılan yorumlar, 7,1 milyon dolarlık bir Picasso eserini işgal altındaki Filistin’e getirmenin ne denli imkânsız bir girişim olduğu yönündedir (Tolan, 2011). Buste de Femme’in Filistin’e yolculuğunun hikâyesi, sigorta prosedürleri, protokoller ve Filistinlilerin gündelik hayatlarında yıllardır deneyimledikleri kontrol noktaları gibi birtakım haksız uygulamaları gündeme getirmiştir【2】. Bu proje sayesinde, İsrail işgalinin ürünü olan karmaşık bürokrasi görünür hâle gelmiş; eserin sergilenme süreci, işgalci güçlerin Filistin’deki acımasız ve çirkin yüzünü gösteren【3】 siyasi bir eyleme dönüşmüştür.


24 Haziran 2011’deki açılış törenine, uluslararası medya temsilcileri, sanatseverler ve kontrol noktalarından yasa dışı yollarla geçme riskini göze alan İsrailliler katılmıştır. Hourani ve Van Abbe Müzesi Müdürü Charles Esche, açılış konuşmasında şu mesajı vermiştir: “Eğer Picasso Filistin’e gelebilir ve aşılamaz denilen engeller aşılabilirse, bu durum sanatın, müzelerin ve yeni kamusal alanların oynayabileceği dönüştürücü rolü gösterir.” Bu etkinlik, aslında bir müzedeki standart sigorta ve sergileme süreçlerinin, Filistin’in içinde bulunduğu siyasi durum nedeniyle nasıl girift bir hâle geldiğini ortaya koymaktadır (Aikens, 2011). Filistin söz konusu olduğunda eserin nakil sürecinin çetrefilli yollardan işlemesi ve Batı Şeria’daki hukuki düzenlemelerin uluslararası standartlara uymaması gibi sorunlar, işgal koşullarını ifşa eden bu projeyi kültürel bir meşruiyet arayışına dönüştürmüştür.


Hourani, “İmkânsızlıkların içinde imkânlar vardır!” sözünü ilke edinerek, Avrupa sanatına ait bir başyapıtın Filistin’e getirilme sürecini başarıyla yürütmüştür. Bu proje, sadece sanatsal bir etkinlik değil, işgal altındaki bir halkın “normallik” arayışının bir yansımasıdır (Apostol & Thompson, 2011: 154-155). Katılımcıların “Neden Picasso?” sorularına Hourani’nin “Normal olan bir Picasso’nun buraya gelmesi, anormal olan ise işgalin devam etmesidir.” şeklindeki yanıtı, projenin siyasi boyutunu ortaya koymaktadır (Apostol & Thompson, 2011: 154). Hourani’nin sergi açılışındaki “Konu tablo değil, koşullar. Konu devlet. Konu özgürlük!” şeklindeki sözleri bu bağlamda anlam kazanmaktadır (Apostol & Thompson, 2011: 154-155). Bu süreç, Picasso in Palestine (2012) belgeselinde de ayrıntılı biçimde ele alınmıştır (Palestine Cinema, t.y.). Filmde, değerli bir sanat eserinin neredeyse imkânsız yolculuğu ve bağımsız Filistin hayalini sürdüren bir kuşağın kararlılığı anlatılmıştır【4】 (Apostol & Thompson, 2011: 155). Charles Esche, etkinliğin planlanma aşamasındaki düşüncelerini şu şekilde dile getirmiştir: “Picasso’muz Ramallah’a yaptığı yolculukla değişecek, ekstra bir anlam kazanacak ve hikâye bu andan itibaren resim tarihinin bir parçası olarak kalacak. Böyle bir projeyle yeni tarihler inşa ediyormuşuz gibi geliyor.” (Tolan, 2011). Etkinliğin sonunda ise Van Abbe Müzesi Küratörü Diana Franssen, “Eser artık aynı değil; geri döndüğünde yeni bir tarih ve anlam kazandı.” şeklindeki sözleriyle projenin yarattığı etkiyi dile getirmiştir (Marstine, 2017: 177). Proje, Van Abbe Müzesi ile Filistinli sanatçılar arasındaki iş birliğiyle gerçekleştirilmiş ve geleneksel müze uygulamalarının sorgulanmasını sağlamıştır. Bu anlamda, Marstine’in (2017: 177) de ifade ettiği gibi Picasso in Palestine projesi sanat dünyasındaki hiyerarşileri altüst etmiştir.

Aktivistler Ulusal Galeri’deki Picasso’nun “Annelik” tablosunu Filistinli bir anne ve çocuğun fotoğrafıyla örtüyor. 9 Ekim 2024, Londra – İngiltere (AA – Youth Demand)

Picasso in Palestine, Picasso’nun Buste de Femme adlı eserinin Filistin topraklarına yaptığı maceralı yolculuğu, işgalciler tarafından Filistin halkına dayatılan kısıtlamaları ve imkânsızlıklar içerisindeki bir sanat akademisinin engelleri aşma kararlılığını göstermiştir. Bu proje, bir yandan Filistin halkının yaşadığı adaletsizlikleri görünür hâle getirirken, bir yandan da işgal altındaki bir toplumun sanatı bir direniş aracına dönüştürebileceğinin kanıtı olmuştur.

Kaynakça

Aikens, Nick (2011). “Picasso in Palestine”. Frieze. Erişim Tarihi: 27.05.2025, https://www.frieze.com/article/picasso-palestine.Apostol, Corina L. & Thompson, Nato (2019).Making Another World Possible: 10 Creative Time Summits, 10 Global Issues, 100 Art Projects. New York: Routledge. Barjeel Art Foundation (T.Y). Khaled Hourani. Erişim Tarihi: 27.05.2025, https://www.barjeelartfoundation.org/artist/palestine/khaled-hourani/.Marstine, Janet C. (2017).Critical Practice: Artists, Museums, Ethics. New York: Routledge. Palestine Cinema (T.Y). Picasso in Palestine (2011). Erişim Tarihi: 07.06.2025, https://palestinecinema.com/movies/picasso-in-palestine.Tolan, Sandy (2011). “Picasso Comes to Palestine”. Al Jazeera. Erişim Tarihi: 27.05.2025, https://www.aljazeera.com/features/2011/7/16/picasso-comes-to-palestine.Urquhart, Conal (2011). “Picasso Coup for Tiny Art School in Occupied Palestinian Territory”. The Guardian. Erişim Tarihi: 09.06.2025, https://www.theguardian.com/world/2011/jun/24/picasso-coup-for-palestine.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. Küresel Dayanışma ; Uluslararası Dayanışma Hareketi

  • [2]

    Bkz. İzin Rejimi ; Hareket Kısıtlaması

  • [3]

    Bkz. Apartheid Duvarı ; Devlet Terörü ; İsrail Demokrasisi ; İsrail Sorunu ; İşkence ; Mülksüzleştirme; Siyonist İşgal; Yerinden Etme

  • [4]

    Bkz. Pasif Direniş ; Sivil Karşı Koyuş ; Sumud

Atıf İçin

apaGidiş, P. A. (2026). Picasso Filistin’de. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1249-1251) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadGidiş, Pınar Ayşe. “Picasso Filistin’de”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1249-1251. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Picasso Filistin’de" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor