

Eş-Şeyh el-Hakîm el-İmâm el-Âlim Radiyyüddîn Ebu’l-Haccâc Yusuf b. Haydere er-Rahbî. Döneminin meşhur tabiblerindendir.
Babası Rahbe’dendir ve tabibdir. Ancak kehhallik mesleğinin (göz doktorluğu) onda daha ön planda olduğu ifade edilmektedir. Radiyyüddîn Ceziret-i İbn Ömer’de (Cizre) doğmuş, burada yetişmiş ve Rahbe’de ikamet etmiştir. Bağdad ve başka yerlere seyahat etmiştir. Tıbla meşgul olup bu alanda uzmanlaşmış, Mısır’da İbn Cemi el-Mısrî olarak bilinen eş-Şeyh el-Muvaffak ile görüşmüş ve ondan istifade etmiştir. Dımaşk’a varışı ise 555/1160 senesindedir. Bu dönem Dımaşk’ın hâkimi Nureddîn Mahmud Zengî (v. 569/1174)'dir. Babası ile birlikte Dımaşk’ta iki sene yaşamış, babası vefat edince Radiyyüddîn Dımaşk’ı vatan edinmiştir. Hastalarını da tedavi ettiği dükkanına devam etmiş ve burada birçok kitabı istinsah etmiştir.
Dönemin tabiblerinden Mühezzebüddîn b. En-Nakkâş (v. 574/1178)'tan tıb tahsil etmiş ve ona mülâzemet etmiştir.
Tahsil hayatının ardından hizmete başlayan Rahbî El-Melikü’n-Nâsır Salahaddîn Yusuf b. Eyyûb (v. 589/1193) ile görüşmüş ve kendisine her ay 30 dinar maaş bağlamıştır. Saraya gidip gelmeye başlamış ve Bimaristan’da hastaların tedavisi ile meşgul olmuştur. Salahaddîn, Rahbî'den seferde hizmet etmesini talep etmiş ancak bunu reddetmiştir. Eyyûbî Dımaşk’ta vefat ettiğinde tahta kardeşi el-Melikü’l-Âdil Ebû Bekr (v. 615/1218) geçmiştir. Radiyyüddîn’den hizmetinde kalmasını emretmiş ancak buna icabet etmemiştir. Bunun üzerine Dımaşk’ta kalmasını talep etmiş ve el-Melikü'l-Âdil ona Salahaddîn döneminde onun adına tespit edilen ücreti vermiştir. Sonra el-Melikü'l-Muazzam İsa (v. 624/1227) tahta çıkmış ve ona maaş bağlamıştır. Maaşı 15 dinara düşse de Bimaristan’a gidip gelmeye devam etmiştir.
Birçok kimse ondan tıb okumuş ve bunlardan birçok topluluk ortaya çıkmıştır. Kaynağın naklettiğine göre, eğer Şam’da tabiblerden biri ders aldıysa ya Rahbî’den okumuş ya da Rahbî’den okumuş bir kimseden okumuştur. Döneminin en meşhur ve etkili hekimlerinden Mühezzebüddîn Abdürrahim b. Ali (v. 628/1230) İbnü'l-Mitran’dan ders almadan evvel er-Rahbî’den tıp okumuştur.
İbn Ebî Useybia şu hadiseyi nakleder: “Eş-Şeyh Radiyyüddîn bir gün bana şöyle anlattı: ‘Benden okuyan ve bana mülâzemet edenlerin tamamı saadete eriştiler ve insanlar onlardan istifade etti.’ Bana, onlardan Tıb’da temâyüz ve iştihar etmiş ve vefat eden birçok isim zikretti.”
Gayrimüslimlerden hiç kimseye tıp okutmadığı buna layık bir kimseyi bulamadığı ifade edilir. Yine İbn Ebî Useybia bu konuda bizzat Rahbî’nin ağzından şu olayı nakleder: “bana şöyle dedi: ‘sâir ömrümde iki kişi dışında ehl-i zimmeden kimseyi okutmadım. Birisi el-Hakîm /İmrân el-İsrailî ve diğeri İbrahim b. Halef es-Sâmirî'dir. Her ikisi de faziletli tabiblerden olmuştur.’ " Kendisi de Rahbî'ye talebelik yapan İbn Ebî Useybia nakillerine şöyle devam eder: "622 ve 623 (1225 ve 1226) senelerinde ben de ondan tıbba dair bir kitap okudum. Özellikle Ebî Bekr Muhammed b. Zekeriya er-Râzî ve diğerlerinin sözlerinden amelî cüzleri hakkında bir kitaptı ve ondan istifade ettim.”
Talebelerinden ve hayat hikayesinden önemli anekdotlar nakleden İbn Ebî Useybia, ders esnasındaki şu konuşmasını da aktarmaktadır: “Bir gün er-Râzî'nin besinlerin alınmasının tertibi hakkındaki sözünü er-Rahbî’den okuyordum. Er-Râzî, insanın günde iki defa yemesi gerektiğini, ikinci günde bir defa yemesini söylüyordu. Bana dedi ki, ‘bunu duymadın, hangi vakit olursa olsun, ister günde iki defa ister bir defa ister gece ister gündüz, senin güvenmen gereken yemek için iştahın doğru olduğu vakitte yemendir. Doğru iştah esnasında yemek faydalı olandır. Eğer böyle olmazsa beden için zararlı olur.’ Sözünde doğruydu.”
Nûrî Bimaristanında hem hasta tedavi eden hem kütüphanesinde tıb öğrencilerine ders veren Rahbî'nin bir kürsüde oturup hastalarla ilgilendiği, hastalık için tespit edilen ilaçların bimaristandaki görevlilerce hemen temin edildiği ifade edilmektedir. Bu vazifesinin ardından kütüphaneye geçen Rahbî tıb talebelerine hastalıkları nasıl tespit ettiğini, neye göre reçeteler oluşturduğunu ve hangi tedavi yöntemlerini uyguladığını anlatarak teorik ve pratik anlamda dersler yapmıştır.

Nûrî Bimaristanında Rahbî'nin ders verdiği ortamı tasvir eden temsili çizim (Yapay zeka ile oluşturuldu).
Kendi sağlığına oldukça dikkat ettiği nakledilen Rahbî’nin bazı rutinlerinin olduğu anlaşılmaktadır. Perşembeleri hamama gittiği, Cumartesileri bahçede istirahat ettiği ve Cumaları eşrafı ziyaret ettiği nakledilir. Merdiven çıkmanın ömrü tükettiğini düşünmesi sebebiyle yirmi beş yıl evinin üst katına çıkmadığına dair anekdot ise oldukça dikkat çekicidir.
Er-Rahbî Ceziretü İbn Ömer'de 534 senesinin Cemaziyelevveli’nde (Aralık-Ocak 1239-40) doğmuştur. Dımaşk’ta 631 senesinin Muharremi’nde (Ekim-Kasım 1233) vefat etmiştir.
Eserleri:
Tehzîbü Şerhi İbni’t-Tayyib li-Kitâbi’l-Fusûl li-Bokrat.
İhtisaru Kitâbi’l-Mesâil li-Huneyn. Bu eseri tamamlayamamıştır.
İbn Ebî Useybia, Muvaffakuddîn Ebü’l-Abbas Ahmed b. el-Kâsım b. Halîfe b. Yûnus es-Sa’dî el-Hazrecî. Uyûnu’l-Enbâ fî Tabakâti’l-Etıbba. thk. Nizâr Rızâ. Beyrut, 1965.
es-Safedî, Selahaddin Halil b. Aybek. el-Vâfî bi'l-Vefayât. thk. Ahmed Arnavut-Türki Mustafa. Beyrut 2000. C. XIX.
İsa, Ahmed. Tarihu’l-Bimaristânât fi’l-İslâm. Daru’r-Raidi’l-Arabî. Beyrut 1981.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Radiyyüddîn er-Rahbî" maddesi için tartışma başlatın
Eğitim Hayatı ve Vazifeleri
Öğrencileri
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.