Önce rüzgara çatmak isterdim;
O devasa uğultunun tam ortasında,
Dimdik durup
Amansız bir kavgaya tutuşmak.
İçimde biriken, adı konmamış ne varsa
Sahipsiz öfkeler, kırık sesler
Hepsini bir yumruk gibi sıkıp
Rüzgarın göğsüne indirmek isterim;
Göğüs göğüse,
Kaçışsız bir hesaplama gibi.
Savrulmak değildir niyetim;
ben, savrulana yüzleşmeye geldim.
Her esişinde bilinir içimdeki direniş,
Her darbede kök salar duruşum;
Yenilmekle eğilmek arasındaki o ince yerde
Dimdik kalmak isterim.
Sonra
Rüzgarın karanlığıyla göz göze,
Susmadan, sakınmadan...
Onun en derin uğultusunda
Kendi sesimi bulmak isterim.
Ve en sonunda,
O karanlıkta dans ederken
Çılgınca, pervasız
En yüksek notadan
Kırılana dek
Kahkaha atmak isterim.