Yürüyüş, ilerleyiş, hareket hâlinde olma durumu."Olayların doğal seyri içinde gelişmesine izin verdi."
İsim
2.
Gezmek, dolaşmak; çevreyi gözlemlemek amacıyla yapılan gezinti."Akşam üzeri Çamlıca tepelerinde kısa bir seyir yaptık."
İsim
3.
Bir şeyin belirli bir rota üzerinde hareket etmesi; gök cisimleri, araçlar ya da zamanın akışı gibi unsurların ilerleyişi."Ay’ın yörüngesindeki seyri dikkatle izlendi."
İsim
4.
Yolculuk, seyahat, uzun veya kısa mesafeli gezi."Karadeniz seyri boyunca birçok limana uğradılar."
İsim
5.
Bir şeyi dikkat ve zevk içinde izleme, bakarak keyif alma; temaşa."Gösteriyi seyir için balkonun en ön sırasına oturmuştu."
İsim
6.
Seyredilecek, izlenmeye değer durum veya olay; eğlencelik manzara ya da hareket."Bayram sabahı mahalle meydanında tam bir seyir vardı."
İsim
7.
Rüya, mânâ âlemi, zihinsel veya ruhsal yolculuk."Seyrimde eski bir şehirde annemle konuşuyordum."
İsim
8.
Bir makamın başlangıcından kararına kadar izlediği melodik yol; makam yürüyüşü."Uşşak makamının seyri oldukça sadedir."
İsim
İşaret Dili
S
e
y
i
r
Köken
Seyir kelimesi (ﺳﻴﺮ) Arapça kökenlidir. Arapça seyr kelimesinden Türkçeye geçmiştir.
Kullanım Alanları
Gündelik dil: Olayların gelişimi, doğallığı ya da ilerleyişini ifade etmede kullanılır.
Denizcilik ve ulaşım: Gemi ya da taşıtların rota üzerindeki hareketini belirtmede kullanılır.
Kültürel ve sosyal yaşam: Eğlenmek, manzara izlemek gibi hoş vakit geçirme eylemlerinde kullanılır.
Tasavvuf ve edebiyat: Mânâ âlemini dolaşma, rüyalar veya içsel keşifler bağlamında kullanılır.