Bu madde henüz onaylanmamıştır.
T lenfositler (veya T hücreleri), hücresel bağışıklıktan sorumlu olan ve aynı zamanda sıvısal (humoral) bağışıklık sisteminin uyarılmasında da merkezi bir rol oynayan temel immün sistem elemanlarıdır. Kanda bulunan küçük tip lenfositlerin yaklaşık %80'ini oluşturan bu hücreler, serbest ve çözünür haldeki antijenleri doğrudan tanıyamazlar. Antijen tanıma süreçleri, protein tabanlı antijenlerin majör histokompatibilite kompleksi (MHC) reseptörleri aracılığıyla kendilerine sunulmasına bağlıdır.
Kemik iliğinde bulunan embriyonal pluripotent kök hücrelerden (hematopoetik kök hücreler) farklılaşan pre-T lenfositler, olgunlaşma evrelerini tamamlamak üzere kan dolaşımı aracılığıyla timus organına göç ederler. Timusun korteks bölgesinde başlayan bu maturasyon sürecinde hücreler, T hücre antijen reseptörü (TCR) ve farklılaşma kümeleri (CD) adı verilen spesifik yüzey glikoproteinlerini sentezleyerek antijene yanıt verebilecek yetkinliğe ulaşırlar. Gelişim aşamalarındaki timositler, hücre yüzeylerindeki CD4 ve CD8 belirteçlerinin varlığına göre sırasıyla; çift negatif (CD4-, CD8-), çift pozitif (CD4+, CD8+) ve tek pozitif (CD4+ veya CD8+) evrelerinden geçerler.
Timusun korteksinde gerçekleşen pozitif seleksiyon sürecinde, organizmanın kendi MHC moleküllerini tanıyabilme yetisi geliştiren düşük afiniteli hücrelerin gelişimlerine devam etmesine izin verilir. Pozitif seleksiyonu takiben timusun medullasına göç eden hücreler, burada negatif seleksiyona tabi tutulurlar. Medullada bulunan stromal ve dendritik hücrelerin sunduğu organizmaya ait öz antijenlere (self antijen) yüksek afiniteyle bağlanan otoreaktif T hücreleri, apoptoz yoluyla yok edilir. Bu mekanizma, organizmanın kendi dokularına karşı immün tolerans (merkezi tolerans) geliştirmesini sağlar. Gelişimini başarıyla tamamlayan immün yetenekli olgun T lenfositler, dolaşıma katılarak dalak (beyaz pulpanın periarteriyel lenfatik kılıfları), lenf düğümleri (parakortikal bölge), Peyer plakları ve tonsiller gibi ikincil lenfoid organlardaki kendilerine ait spesifik bölgelere yerleşirler.
Işık mikroskobu altında incelendiğinde T lenfositlerin, hücre hacminin büyük bir kısmını kaplayan heterokromatik, koyu boyanan yuvarlak bir çekirdeğe ve oldukça kısıtlı, soluk mavi renkte bir sitoplazmaya sahip olduğu görülür. Elektron mikroskobik düzeyde ise hücrelerin spesifik granüller barındırmadığı, az miktarda azürofilik granül, çok sayıda poliribozom, ufak bir Golgi kompleksi ve az gelişmiş bir endoplazmik retikulum içerdiği saptanır. B ve T lenfositler ışık mikroskobu altında morfolojik olarak ayırt edilemezler; tiplendirme için akım sitometrisi veya immünohistokimyasal yöntemlerle hücre yüzey moleküllerinin tanımlanması gerekir.
Biyokimyasal açıdan tüm T lenfosit alt grupları, antijeni özgül olarak tanıyan TCR molekülünü ve sinyal iletiminden sorumlu pan-T-hücresi eş reseptörü olan CD3 molekülünü taşır. TCR, genellikle alfa ve beta zincirlerinden oluşan heteromerik bir transmembran proteinidir. CD4+ yardımcı T lenfositler antijenleri yalnızca MHC sınıf 2 moleküllerine bağlıyken tanıyabilirken, CD8+ sitotoksik T lenfositler MHC sınıf 1 moleküllerine bağlı antijenleri tanır. Hücrelerin yüzeyinde ayrıca hücreler arası adezyonu sağlayan CD2, aktivasyon sinyallerine aracılık eden CD28, mitojen reseptörleri ve HIV enfeksiyonunda hedef teşkil eden CCR5 ile CXCR4 gibi kemokin reseptörleri bulunur.
T lenfositler, membranlarında eksprese ettikleri moleküllere ve bağışıklık sistemindeki spesifik görevlerine göre çeşitli fonksiyonel alt gruplara ayrılırlar. Yüzeyinde CD8 molekülü barındıran sitotoksik T lenfositler (katil T hücreleri), hücre içi bakterilerle veya virüslerle enfekte olmuş hücreleri ve tümör hücrelerini doğrudan hedef alan efektör hücrelerdir. Bu hücreler, hedef doku ile temas ettiklerinde Fas/FasL yolağı aracılığıyla kaspazları aktive ederek ya da perforin ve granzim moleküllerini salgılayarak hedef hücrede apoptoz (programlı hücre ölümü) meydana getirirler.
Yardımcı T lenfositler (CD4+ T hücreleri), antijen sunan hücreler tarafından işlenen MHC 2 moleküllerine bağlı peptid antijenleri algılayarak aktive olan ve bağışıklık sisteminin orkestra şefi gibi davranan hücrelerdir. Salgıladıkları spesifik sitokin profiline göre Th1, Th2 ve Th17 olmak üzere üç ana alt tipe ayrılırlar. Th1 hücreleri, interferon-gama (IFN-gama) ve TNF-alfa salgılayarak makrofajları aktive eder ve hücre içi enfeksiyonlarla mücadeleyi yönetir. Th2 hücreleri; IL-4, IL-5 ve IL-13 salgılayarak B lenfosit proliferasyonunu, antikor (özellikle IgE) üretimini uyarır, eozinofil ve mast hücrelerini aktive ederek helmintik parazit enfeksiyonlarına ve alerjik reaksiyonlara karşı yanıt oluşturur. Th17 hücreleri ise IL-17 ve IL-22 sentezleyerek nötrofil ve monositleri uyarır, mukozal bağışıklıkta ve hücre dışı patojenlere karşı savunmada işlev görür.
Düzenleyici (Baskılayıcı) T lenfositler (Treg), bağışıklık yanıtını modüle eden ve aşırı inflamatuar süreçleri baskılayarak otoimmüniteyi engelleyen kontrol mekanizmalarıdır. CD4, CD25 ve transkripsiyon faktörü FOXP3 eksprese eden bu hücreler; IL-10, IL-35 ve TGF-beta gibi inhibitör sitokinler salgılayarak sitotoksik ve yardımcı T hücre aktivitelerini sınırlandırır. Bellek T lenfositleri, bağışıklık sisteminin hafıza fonksiyonunu yerine getiren uzun ömürlü bir alt gruptur. Birincil antijenik uyarımı genetik düzeyde kaydederek antijenle ikinci kez karşılaşıldığında süratle B lenfositlerini ve sitokin yollarını aktive ederler. Ana akım alfa-beta T hücrelerinden farklı olarak, TCR reseptörlerinde gama ve delta zincirleri bulunduran Gama/Delta (γδ) T lenfositler ise peptit olmayan antijenleri MHC'den bağımsız olarak tanıyabilme yeteneğine sahiptir ve daha çok mukozal epitelyal katmanlarda doğal immünitenin etkin bir bileşeni olarak işlev görürler.

T Lenfosit alt gruplarını gösteren görsel. (Yapay zeka ile oluşturulmuştur.)
T lenfosit fonksiyonlarındaki yapısal veya genetik bozukluklar, organizmayı ciddi klinik tablolarla karşı karşıya bırakır. T hücreleri, insan immünyetmezlik virüsü (HIV) ve insan T-lenfotropik virüsünün (HTLV) birincil hedefleridir. HIV, CD4+ T hücrelerinin yüzeyindeki CCR5 ve CXCR4 kemokin reseptörlerine tutunarak hücreyi enfekte eder ve hücresel yıkıma neden olarak immünyetmezlik geliştirir. HTLV ise CD4+ T hücre replikasyonunu kontrolsüz biçimde uyararak yetişkin T hücreli lösemi/lenfoma (ATL) adı verilen neoplazmların oluşumunu tetikler. T hücreli akut lenfositik lösemi (T-ALL) gibi maligniteler de doğrudan bu hücre serisinin patolojileri arasındadır.
Embriyolojik dönemde timusun gelişmemesi sebebiyle T hücrelerinin olgunlaşamadığı DiGeorge sendromu, genetik mutasyonlar sonucu MHC moleküllerinin üretilememesine bağlı seçici T hücre kaybına neden olan çıplak lenfosit sendromu (Bare lymphocyte syndrome) ve hücresel düzeyde hem T hem de B lenfosit disfonksiyonunun yaşandığı şiddetli kombine immünyetmezlik (SCID) önemli doğumsal immünyetmezlik hastalıklarıdır. Otoimmün hastalıkların patogenezinde de otoreaktif T hücrelerinin regüle edilememesi yatar. Sistemik lupus eritematozus (SLE) ve romatoid artrit (RA) gibi tablolarda hedef dokuya saldıran CD4+ Th1 ve Th17 hücreleri kronik doku hasarı oluştururken; IPEX sendromunda FOXP3 mutasyonuna bağlı düzenleyici T hücresi (Treg) kaybı yaygın ve ölümcül otoimmün inflamasyona neden olmaktadır. Ayrıca T lenfositler, tip IV aşırı duyarlılık (gecikmiş tip aşırı duyarlılık) reaksiyonlarında, kontakt dermatit ile granülom oluşumunda ve organ nakillerindeki doku reddi (transplant rejeksiyonu) mekanizmalarında doğrudan rol oynadıkları için anti-rejeksiyon ilaçlarının temel farmakolojik hedefidirler.
Uyarı: Bu maddede yer alan içerik, yalnızca genel ansiklopedik bilgi amacı taşımaktadır. Buradaki bilgiler tanı koyma, tedavi etme ya da tıbbi yönlendirme amacıyla kullanılmamalıdır. Sağlıkla ilgili konularda karar vermeden önce mutlaka bir hekime veya uzman sağlık personeline danışmanız gerekmektedir. Bu bilgilerin tanı veya tedavi amacıyla kullanılması sonucunda doğabilecek durumlardan madde yazarı ve KÜRE Ansiklopedi herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Beyaz, Feyzullah. "T Lenfositlerin Gelişimi, Fonksiyonları ve Histokimyasal Özellikleri." Erciyes Üniv Vet Fak Derg 1, no. 1 (2004): 61-66. Erişim Tarihi: 07 Mayıs 2026.
Sauls, Ryan S., Cassidy McCausland, ve Bryce N. Taylor. "Histology, T-Cell Lymphocyte." StatPearls, StatPearls Publishing, 2023. Erişim Tarihi: 07 Mayıs 2026.
Özbek, Mehmet. "T Lenfositlerin Gelişimi." Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi 2, no. 2 (2014): 104-113. Erişim Tarihi: 07 Mayıs 2026.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"T Lenfosit" maddesi için tartışma başlatın
T Lenfositlerin Kökeni, Gelişimi ve Olgunlaşma Süreci
T Lenfositlerin Yapısal Özellikleri ve Yüzey Molekülleri
T Lenfosit Alt Grupları ve İmmünolojik İşlevleri
T Lenfositlerin Klinik Önemi ve İlgili Disfonksiyonlar
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.