Washington Ulusal Muhafız Saldırısı (2025), 26 Kasım 2025 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington D.C.’de, Beyaz Saray’a yakın Farragut Square bölgesinde iki Batı Virginia Ulusal Muhafızının hedef alınarak vurulduğu silahlı saldırıdır. Olayda Kara Kuvvetleri Uzmanı Sarah Beckstrom (20) hayatını kaybetmiş, Hava Kuvvetleri Astsubayı Andrew Wolfe (24) ağır yaralanmıştır.
Saldırının faili olarak 29 yaşındaki Afganistan uyruklu Rahmanullah Lakanwal gözaltına alınmıştır. Lakanwal’ın 2021 yılında Operation Allies Welcome programı kapsamında ABD’ye giriş yaptığı ve saldırıyı .357 Smith & Wesson tipi tabancayla gerçekleştirdiği belirlenmiştir.
Saldırı sonrası bölgede durum, 26 Kasım 2025 - (Associated Press)
ABD Başkanı Donald Trump, olayı “bir terör eylemi” olarak nitelendirmiş ve saldırının ardından başkente 500 ilave Ulusal Muhafız konuşlandırılması talimatı vermiştir. Saldırı sonrasında ABD yönetimi, göçmenlik ve güvenlik politikalarında yeni düzenlemelere gitmiştir. ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS), Afgan vatandaşlarına ait tüm göçmenlik başvurularını askıya almış; Pentagon ise başkentte görev yapan tüm Ulusal Muhafızların silahlandırıldığını açıklamıştır.
Olayın Seyri
Saldırı, 26 Kasım 2025 tarihinde yerel saatle 14.15 civarında meydana gelmiştir. Metropolitan Polis Departmanı İcra Yardımcısı Jeff Carroll, saldırının öğle saatlerinde gerçekleştiğini ve saldırganın “köşeden çıkarak anında ateş etmeye başladığını” bildirmiştir. Olay, Beyaz Saray’a yaklaşık iki blok uzaklıktaki 17th ve I Street NW kavşağında meydana gelmiştir.
İlk incelemelere göre saldırgan, Ulusal Muhafızların yüksek görünürlüklü devriyesi sırasında ateş açmış, iki asker vurulmuştur. Carroll, “Kısa bir karşılıklı çatışmanın ardından şüpheliyi etkisiz hale getirip gözaltına alabildiler.” açıklamasında bulunmuştur.

Saldırı sonrası bölgede durum, 26 Kasım 2025 - (Anadolu Ajansı)
Tanık anlatımlarına göre, bölgede art arda beş el silah sesi duyulmuştur. Saldırıdan sonra bölge tamamen kordon altına alınmış, Beyaz Saray çevresindeki yollar trafiğe kapatılmış ve metro hattı güvenlik nedeniyle durdurulmuştur. Polis kaynakları, saldırganın olay sırasında dört kez vurulduğunu ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını belirtmiştir. Olayın ardından Beyaz Saray çevresinde görev yapan Ulusal Muhafızlar ve güvenlik birimleri sayıca artırılmıştır.
Yaralılar ve Sağlık Durumları
Saldırıya uğrayan askerlerin, Batı Virginia Ulusal Muhafızları’na bağlı Kara Kuvvetleri Uzmanı (Army Specialist) Sarah Beckstrom (20) ve Hava Kuvvetleri Astsubayı (Staff Sergeant) Andrew Wolfe (24) olduğu belirlenmiştir.
Federal savcı Jeanine Pirro, saldırıdan kısa süre sonra yaptığı açıklamada, “Saldırıda hedef alınan askerlerin 20 yaşındaki Sarah Beckstrom ve 24 yaşındaki Andrew Wolfe olduğu tespit edilmiştir.” demiştir. Beckstrom’un saldırıdan bir gün sonra, 27 Kasım 2025 tarihinde hayatını kaybettiği ABD Başkanı Donald Trump tarafından doğrulanmıştır. Trump, “Artık aramızda değil. Şu anda yukarıdan bize bakıyor.” ifadelerini kullanmıştır. Aynı açıklamada Trump, diğer yaralı asker Wolfe’un durumuna ilişkin olarak,“Diğer genç adam hayatı için mücadele ediyor.” demiştir.
Savcı Pirro, olay yerinde yapılan balistik incelemede saldırıda .357 Smith & Wesson tipi tabanca kullanıldığını ve Beckstrom’a “birden fazla atış” yapıldığını bildirmiştir. Batı Virginia Valisi Patrick Morrisey, saldırıdan sonra yaptığı açıklamada, “Adaletin yerini bulmasını sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz.” demiştir.
Adalet Bakanı Pam Bondi, Beckstrom’un gönüllü olarak başkentteki devriyeye katıldığını belirterek, “Kendisi, diğer muhafız kadın ve erkekler gibi gönüllü oldu ki diğer insanlar aileleriyle evlerinde olabilsin.” ifadesini kullanmıştır. Beckstrom ve Wolfe’un görev yaptığı devriye birliği, “Joint Task Force – DC” adlı müşterek görev gücü kapsamındadır. Birlik komutanı Albay Larry Doane, “Bu muhafızlar ulusun başkentini güvenli ve güzel hale getirmek için Batı Virginia’dan geldiler. Onlar kahramanlardır.” açıklamasında bulunmuştur.
Olaydan sonra Wolfe hastanede yoğun bakımda tedavi altına alınmış, durumu "kritik durumda" olarak rapor edilmiştir. Beckstrom’un ölümünün ardından Ulusal Muhafız Karargâhı önünde anma töreni düzenlenmiştir.
Şüpheli ve Kimlik Bilgileri
Saldırının faili olarak tanımlanan kişi, 29 yaşındaki Afganistan uyruklu Rahmanullah Lakanwal’dır. FBI ve İç Güvenlik Bakanlığı kayıtlarına göre Lakanwal, 2021 yılı Eylül ayında ABD’ye “Operation Allies Welcome” (Müttefikleri Karşılama Operasyonu) kapsamında giriş yapmıştır. Bu program, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin ardından ülkede Taliban tarafından hedef alınma riski taşıyan kişilerin tahliyesi amacıyla başlatılmıştır.
FBI Direktörü Kash Patel, olaydan sonra yaptığı açıklamada, “29 yaşındaki şüpheli, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin ardından on binlerce Afgan’ın yerleştirildiği Operation Allies Welcome programı kapsamında ülkeye giriş yapmıştır.” bilgisini vermiştir. ABD İç Güvenlik Bakanlığı (Department of Homeland Security) tarafından yayımlanan basın açıklamasında, Lakanwal “Afganistan uyruklu bir suç unsuru yabancı” olarak tanımlanmıştır.
Federal savcı Jeanine Pirro, Lakanwal’ın “daha önce Washington eyaletinde yaşadığını” ve saldırıdan kısa süre önce ülkenin kuzeybatısından başkente seyahat ettiğini bildirmiştir. Aynı açıklamada, “Kendisinin .357 Smith & Wesson tipi tabanca kullandığı rapor edilmiştir.” ifadeleri yer almıştır.
Lakanwal’ın evinin Washington eyaletinin Bellingham kentinde olduğu, FBI tarafından yapılan aramada “çok sayıda elektronik cihaz” bulunduğu açıklanmıştır. ABD yetkilileri, Lakanwal’ın 2024 yılında sığınma başvurusu yaptığını ve Nisan 2025’te iltica hakkı kazandığını bildirmiştir.
Al Jazeera kayıtlarına göre, Lakanwal Afganistan’da ABD güçleriyle birlikte görev yapmış ve “CIA-trained unit” (CIA tarafından eğitilen bir birlik) bünyesinde çalışmıştır. FBI Direktörü Kash Patel, olay sonrası düzenlenen basın toplantısında, “Soruşturmacılar, geçmişini tamamen doğrulamak ve herhangi bir yabancı örgüt bağlantısı olup olmadığını belirlemek için çalışmaktadır.” açıklamasını yapmıştır. Saldırganın olay sırasında dört kez vurulduğu ve hastanede tedavi gördüğü bilgisi CBS News tarafından doğrulanmıştır.
Washington Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Lakanwal’a yönelik suçlamalar arasında “birinci derece cinayet”, “öldürme kastıyla saldırı” ve “suç amaçlı silah bulundurma” yer almaktadır.
Hukuki Süreç
Rahmanullah Lakanwal, 2 Aralık 2025 tarihinde Washington, D.C.’deki ilk mahkeme duruşmasına hastane yatağından video konferans yöntemiyle katılmıştır. Mahkeme kayıtlarına göre Lakanwal, birinci derece cinayet ve saldırı suçlamalarıyla yargılanmaktadır. Al Jazeera’nın mahkeme tutanağına dayandırdığı bilgilere göre, savunma avukatı Lakanwal adına “not guilty” (suçsuz) plea’sı vermiştir. Lakanwal, duruşma sırasında hastane önlüğü giymiş, bilincinin açık olduğu belirtilmiştir.
Mahkeme hakimi, olayın “tam bir dehşet” yarattığını belirterek şüphelinin kefaletle serbest bırakılmasına izin vermemiştir. Hakim kararıyla Lakanwal, “kefaletsiz olarak tutuklu kalma” kararıyla cezaevine sevk edilmiştir. Federal Savcı Jeanine Pirro, Fox News’e yaptığı açıklamada, “Kesinlikle daha fazla suçlama yolda, ancak başlangıçtaki saldırı suçlamalarını birinci derece cinayete yükseltiyoruz.” ifadelerini kullanmıştır.
Pirro ayrıca saldırının önceden planlanmış cinayet kapsamına girdiğini belirtmiş ve “Ne olacağını bilmeyen insanlara karşı silahla bir pusu kurulmuştu.” demiştir. FBI Direktörü Kash Patel, zanlının Washington eyaletinde bulunan evinde yapılan aramaya ilişkin olarak, “Bellingham’daki evinde yapılan aramada çok sayıda elektronik cihaz ele geçirildi.” bilgisini paylaşmıştır.
Ayrıca Patel, soruşturmanın “terör nitelikli suçlama artırımı” kapsamında incelendiğini açıklamıştır. Federal savcılar, olayın arkasında “yabancı örgütsel bağlantı” bulunup bulunmadığını araştırmaktadır. Mahkeme süreci devam ederken, savcılık Lakanwal’ın geçmişine dair istihbarat bağlantılarını ve göçmenlik dosyasını incelemeye almıştır. FBI, olayın yerel terör veya uluslararası terör kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine dair kararı henüz açıklamamıştır.
Hükümet ve Yetkili Açıklamaları
Saldırı sonrası ABD Başkanı Donald Trump, Florida’daki Mar-a-Lago tesisinden yaptığı açıklamada olayı “bir kötülük eylemi, bir nefret eylemi ve bir terör eylemi” olarak nitelendirmiştir. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “İki Ulusal Muhafızı vuran bu hayvan çok ağır bir bedel ödeyecek.” ifadelerini kullanmıştır.Trump, saldırıdan etkilenen askerlerin durumuna ilişkin olarak, “Tanrı yüce Ulusal Muhafızlarımızı, ordumuzu ve kolluk kuvvetlerimizi korusun.” demiştir.
Başkan Trump, saldırıdan birkaç saat sonra yayımladığı video mesajında, Washington D.C. güvenliğini artırmak amacıyla 500 ek Ulusal Muhafız konuşlandırılması talimatı verdiğini duyurmuştur. “Washington’u her zamankinden daha güvenli ve güçlü hale getireceğiz.” ifadesini kullanmıştır.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, Dominik Cumhuriyeti ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Başkan, Washington D.C.’ye 500 ek asker konuşlandırmamı istedi.” demiştir. Hegseth, “Bu, Washington D.C.’yi güvenli ve düzenli kılma kararlılığımızı daha da güçlendirecek.” açıklamasında bulunmuştur.
FBI Direktörü Kash Patel, saldırının ardından yaptığı basın açıklamasında, “FBI, bu olayı ulusal güvenlik meselesi olarak soruşturacaktır.” demiştir. İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, “İç Güvenlik Bakanlığı olayı FBI ile birlikte soruşturmaktadır.” açıklamasını yapmıştır.
Washington D.C. Belediye Başkanı Muriel Bowser, olaydan sonraki basın toplantısında, “Bu hedef gözetilerek yapılmış bir saldırıdır.” ifadesini kullanmış ve FBI ile yerel güvenlik birimlerinin koordineli çalıştığını belirtmiştir. Batı Virginia Valisi Patrick Morrisey, ilk açıklamasında askerlerin hayatını kaybettiğini belirtmiş ancak daha sonra “Birbirinden farklı raporlar alıyoruz.” diyerek açıklamasını düzeltmiştir.
ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Steven Nordhaus, planlanan Guantanamo ziyareti yerine Washington’a gitme kararı almış ve burada yaralı askerleri ziyaret etmiştir. Başkan Yardımcısı JD Vance, Kentucky’deki Fort Campbell üssünde yaptığı konuşmada, “Bu olay, ister aktif görevde ister yedek ya da Ulusal Muhafız olsun, askerlerin Amerika Birleşik Devletleri’nin kalkanı ve kılıcı olduğunu hatırlatan hüzünlü bir hatırlatmadır.” açıklamasında bulunmuştur.
Göçmenlik ve İdari Tedbirler
Saldırının ardından ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) tarafından yapılan açıklamada, Afganistan uyruklu kişilerle ilgili tüm göçmenlik işlemlerinin durdurulduğu bildirilmiştir. Kurumun resmi açıklamasında, “USCIS, güvenlik inceleme protokollerinin gözden geçirilmesi süresince tüm Afgan göçmenlik başvurularının işlenmesini durdurmuştur.” ifadesi yer almıştır.
Açıklamada ayrıca, alınan kararın "derhal yürürlüğe girdiğ") belirtilmiş ve tüm başvuruların güvenlik açısından yeniden değerlendirileceği açıklanmıştır.
USCIS Direktörü Joseph Edlow, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Biden yönetimi döneminde Afganistan’dan ülkeye giriş yapan her yabancıyı yeniden inceleyeceğiz.” ifadelerini kullanmıştır.
Saldırıdan sonra Trump yönetimi, Afganistan ve diğer ülkelerden göçmen alımına ilişkin prosedürleri geçici olarak askıya almıştır. Trump, 27 Kasım 2025 tarihli ulusa sesleniş konuşmasında, “Üçüncü dünya ülkelerinden göçü kalıcı olarak durduracağız.” açıklamasını yapmıştır. Bu kararın ardından ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri tarafından yayımlanan ek bildiride, Afganistan dâhil 19 ülkeden gelen başvuruların “green card re-examination” (yeşil kart yeniden inceleme) sürecine alınacağı duyurulmuştur.
Ayrıca, İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan basın bülteninde, “İç Güvenlik Bakanlığı, Afgan pasaportu sahiplerine yönelik tüm iltica kararlarını askıya almıştır.” açıklaması yapılmıştır. Bakan Kristi Noem, Washington’daki basın toplantısında, “Bu bir ulusal güvenlik meselesidir ve herhangi bir riski göze almayacağız.” demiştir.
Trump yönetimi tarafından alınan bu önlemler, saldırı sonrasında yürürlüğe konan ulusal güvenlik paketi kapsamında değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, göçmenlik sistemi geçici olarak “güvenlik yeniden değerlendirme aşaması” sürecine geçirilmiştir.
Pentagon Açıklamaları ve Tüm Ulusal Muhafızların Silahlandırılması
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Kingsley Wilson, 3 Aralık 2025 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, “Beyaz Saray yakınlarında geçen hafta yaşanan saldırının ardından Washington D.C.’de görev yapan tüm Ulusal Muhafızlar silahlandırılmıştır.” açıklamasını yapmıştır. Wilson, “2.200’den fazla Ulusal Muhafız şu anda Ortak Görev Gücü DC kapsamında başkentte görev yapmaktadır ve 500 ek asker yoldadır.” bilgisini paylaşmıştır.
Basın toplantısında Wilson, “Şehirlerimizin güvenliğini sağlamaya kararlıyız.“ ifadelerini kullanmıştır. Pentagon’un açıklamasında, saldırının ardından Ulusal Muhafızların devriye görevlerinde artık “tam teçhizatlı görev“ uygulamasına geçildiği belirtilmiştir.
Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre, 500 ilave askerin konuşlandırılmasının ardından başkentteki toplam Ulusal Muhafız sayısı 2.700’e ulaşmıştır. Pentagon’un bu kararının ardından Beyaz Saray çevresindeki güvenlik alanı genişletilmiş ve devriyeler “24-hour rotating shift” (24 saatlik vardiya sistemi) ile düzenlenmiştir.
Kurbanların Anılması
Saldırının ardından, olay yerinde Sarah Beckstrom ve Andrew Wolfe için bir anma alanı oluşturulmuştur. Bu alan, Washington D.C.’de saldırının meydana geldiği Farragut Square Metro istasyonu yakınlaruna, çiçekler, mumlar ve ABD bayrakları konulmuştur. Ulusal Muhafız Bürosu Başkanı Orgeneral Steven Nordhaus, 27 Kasım 2025’te Guantanamo ziyaretini iptal ederek Washington’a gitmiş, burada yaralı asker Wolfe’u hastanede ziyaret etmiştir.
Washington’da düzenlenen küçük çaplı anma töreninde, Ulusal Muhafız üyeleri tarafından Beckstrom ve Wolfe için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmuştur. Batı Virginia Eyaleti Valiliği tarafından Beckstrom’un anısına eyalet genelinde bayrakların yarıya indirilmesine karar verilmiştir. Beckstrom’un naaşının askeri törenle memleketine gönderildiği ve törene hem Ulusal Muhafız üyeleri hem de askeri yetkililerin katıldığı açıklanmıştır.


