Yeni Delhi Yapay Zeka Zirvesi Şubat 2026 tarihinde Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de Bharat Mandapam konferans merkezinde düzenlenmiştir. Zirve, Hindistan hükümetinin ev sahipliğinde gerçekleştirilmiş ve çok sayıda devlet başkanı, hükümet temsilcisi, teknoloji şirketi yöneticisi ve uluslararası kuruluş temsilcisini bir araya getirmiştir. Açılış oturumu Hindistan Başbakanı Narendra Modi tarafından yapılmıştır. Modi, yapay zekânın insan merkezli, etik ve kapsayıcı bir yaklaşımla geliştirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Yapay zekâ teknolojilerinin küresel düzeyde ortak sorumluluk anlayışıyla yönetilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Zirvenin ilk günlerinde üst düzey lider konuşmaları ve tematik paneller düzenlenmiştir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, yapay zekânın küresel eşitsizlikleri artırmaması gerektiğini belirtmiş; özellikle gelişmekte olan ülkelerin bu teknolojilere erişiminin güvence altına alınmasının önemine dikkat çekmiştir. Zirve kapsamında düzenlenen oturumlarda yapay zekânın ekonomik dönüşüm, dijital altyapı, etik normlar ve güvenlik boyutları ele alınmıştır.
Zirvenin ilerleyen oturumlarında uluslararası iş birliği ve düzenleme konuları ön plana çıkmıştır. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron zirveye katılmış ve Hindistan ile birlikte küresel yapay zekâ kurallarının şekillendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Aynı süreçte, zirvede gerçekleştirilmesi planlanan bazı üst düzey konuşmalarda program değişiklikleri yaşanmıştır.
Siyasi ve Diplomatik Boyut
Zirve, çok taraflı diplomatik temasların yoğun biçimde yürütüldüğü bir platform niteliği taşımıştır. Narendra Modi, yapay zekânın küresel yönetişiminde demokratik değerlerin ve şeffaflık ilkesinin esas alınması gerektiğini belirtmiştir. Yapay zekânın insanlık yararına kullanılması için uluslararası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Emmanuel Macron, Hindistan ile Fransa’nın yapay zekâ düzenlemeleri konusunda ortak hareket etmesi gerektiğini açıklamıştır. Küresel normların oluşturulmasında Avrupa’daki düzenleyici yaklaşımların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu çerçevede çok taraflı iş birliğinin önemi vurgulanmıştır.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres, yapay zekâ sistemlerinin yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin kontrolünde kalmasının risklerine dikkat çekmiştir. Küresel dijital uçurumun derinleşmemesi için daha kapsayıcı bir yönetişim modelinin gerekliliği ifade edilmiştir. Zirvede yapılan açıklamalar, yapay zekânın uluslararası politik gündemin merkezine yerleştiğini göstermiştir.
Teknik ve Endüstriyel Boyut
Zirvede teknik altyapı ve yapay zekâ yatırımları önemli başlıklar arasında yer almıştır. Hindistan, ulusal yapay zekâ kapasitesini artırmaya yönelik projelerini sunmuştur. Büyük ölçekli veri merkezleri, yüksek hesaplama gücü gerektiren altyapılar ve bulut sistemlerine yönelik yatırımlar gündeme getirilmiştir.
Küresel teknoloji şirketleri, Hindistan’da yapay zekâ alanında milyarlarca dolarlık yatırım planlarını açıklamıştır. Bu yatırımların veri işleme kapasitesini artırmaya, yerel inovasyon ekosistemini geliştirmeye ve dijital dönüşümü hızlandırmaya yönelik olduğu belirtilmiştir. Bu gelişmeler, Hindistan’ın küresel yapay zekâ ekosisteminde merkezi bir konuma yerleşme stratejisiyle ilişkilendirilmiştir.
Zirvede ayrıca yapay zekâ uygulamalarının sağlık, tarım, kamu hizmetleri ve eğitim alanlarında kullanımına ilişkin teknik sunumlar gerçekleştirilmiştir. Büyük veri analitiği, makine öğrenimi modelleri ve algoritmik karar sistemleri gibi konular detaylı biçimde ele alınmıştır. Yapay zekâ altyapılarının enerji tüketimi ve sürdürülebilirlik boyutu da tartışma başlıkları arasında yer almıştır.
Ekonomik Boyut
Zirvede yapay zekâ yatırımlarının küresel ölçekte hızla arttığı ve 2026 yılı itibarıyla trilyon dolar seviyelerine ulaştığı belirtilmiştir. Yapay zekânın üretkenlik artışı, otomasyon ve veri temelli karar alma süreçleri üzerinden ekonomik sistemleri dönüştürdüğü ifade edilmiştir.
Hindistan’ın yapay zekâ sektöründe küresel yatırım çekme stratejisi, ekonomik gündemin merkezinde yer almıştır. Büyük teknoloji firmalarının altyapı yatırımları ve araştırma-geliştirme harcamaları, ülkenin dijital ekonomisini büyütme planlarıyla ilişkilendirilmiştir. Bu yatırımların istihdam, teknoloji transferi ve inovasyon kapasitesi üzerinde etkili olacağı belirtilmiştir.
Zirvede gelişmekte olan ülkelerin yapay zekâdan ekonomik olarak dışlanmaması gerektiği vurgulanmıştır. Küresel Güney ülkelerinin yapay zekâ altyapısına erişiminde finansman ve kapasite geliştirme mekanizmalarının gerekliliği dile getirilmiştir.
Kavramsal ve Düzenleyici Boyut
Zirvenin önemli başlıklarından biri yapay zekâ regülasyonu ve etik çerçeveler olmuştur. Küresel yapay zekâ kurallarının oluşturulması gerektiği ifade edilmiştir. Uluslararası normların geliştirilmesi ve ortak standartların belirlenmesi gerekliliği vurgulanmıştır.
Narendra Modi, yapay zekânın insan merkezli olması gerektiğini belirtmiştir. Yapay zekâ sistemlerinin şeffaf, hesap verebilir ve güvenli biçimde tasarlanması gerektiği ifade edilmiştir. Teknolojik ilerleme ile etik sorumluluk arasındaki dengeye dikkat çekilmiştir.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres, yapay zekânın küresel eşitsizlikleri artırma potansiyeline karşı önleyici düzenlemeler geliştirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Küresel dijital yönetişim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yapılmıştır.
Güvenlik ve Stratejik Boyut
Zirvede yapay zekânın güvenlik boyutu da ele alınmıştır. Yapay zekâ sistemlerinin kötüye kullanım riski, dezenformasyon ve siber güvenlik konuları gündeme getirilmiştir. Yapay zekânın askeri ve stratejik etkilerinin küresel istikrar açısından önem taşıdığı ifade edilmiştir.
Dijital güvenlik ve çocukların çevrim içi korunması konuları tartışılmıştır. Yapay zekâ sistemlerinin zararlı içerik üretimi ve manipülasyon riskleri ele alınmıştır. Bu çerçevede düzenleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Zirvede yapay zekâ kapasitesinin devletlerin ekonomik ve güvenlik politikaları üzerinde belirleyici bir rol oynadığı ifade edilmiştir. Küresel güç dengeleri bağlamında yapay zekânın stratejik bir unsur hâline geldiği belirtilmiştir.