Kırgız, Kazak ve Karakalpak Yurtlarının Yapımında Kullanılan Geleneksel Bilgiler (UNESCO)
Yurt, Türk göçer topluluklarının aile (ocak) yaşamının vazgeçilmez mekânı olan ve kutsal kabul edilen taşınabilir bir konut türüdür. Göçer topluluklarda yerleşilecek alan belirlendikten sonra yurt kısa sürede kurulabilir ve ihtiyaçlara cevap verebilir. Aileler, imkânlarına bağlı olarak birden fazla yurda sahip olabilir. Yurt, yalnızca barınma amacıyla kullanılmamış; doğum, evlilik, cenaze gibi törenlerin ve gündelik yaşamın sürdürüldüğü temel mekân olarak işlev görmüştür. Bu yönüyle aile düzeni ve topluluk kimliğinin somutlaştığı bir yapıdır. Yurt, 2014 yılında Kazakistan ve Kırgızistan bağlamında, 2025 yılında ise Kazakistan, Kırgızistan ve Karakalpak topluluklarını kapsayacak şekilde UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi’ne kaydedilmiştir.
Adlandırmalar
Türkler tarafından en yaygın kullanılan çadır türü olan yurt, tabanı yuvarlak ve üstü alçak kubbe biçiminde olan, keçeden yapılmış bir konut olarak tanımlanır. Şekline bağlı olarak "topak ev" yapımında kullanılan malzemeden dolayı “kiyiz üy” yani keçe ev adıyla da anılır. Kâşgarlı Mahmud’un Dîvânu Lugâti’t-Türk adlı eserinde yurt için “keregü” adı geçmekte ve bu ad “kışlık ev” anlamıyla ilişkilendirilmektedir.【1】 Bu adlandırmalar yurdun hem fiziksel özelliklerini hem de kullanım amacını yansıtan tarihsel terimlerdir.
Yapı, Malzeme ve Kurulum
Yurt katlanabilir ahşap bir dairesel iskelete sahip, keçe ile kaplanan ve iplerle bağlanarak sabitlenen bir göçer konutu olarak tanımlanır. Yapının en temel özelliği kısa süre içerisinde kurulup sökülebilmesidir. Yurtlar, doğal ve yenilenebilir ham maddeler kullanılarak üretilir.
![]()
Günümüzde Yurt Yapımı (Anadolu Ajansı)
Yurt yapım sürecinde belirgin bir iş bölümü bulunmaktadır. Erkekler ve onların çırakları yurdun ahşap iskeletini el işçiliğiyle üretir; bu süreçte ahşapla birlikte deri, kemik ve metalden oluşan yapısal ayrıntılar da hazırlanır. Kadınlar ise yurdun iç süslemelerini ve dış kaplamalarını yapar. Bu kaplama ve süslemeler organik ya da geometrik desenlerle bezenir. Kadınlar genellikle deneyimli ustaların gözetiminde, topluluk temelli gruplar hâlinde çalışır. Dokuma, eğirme, örme, keçe yapımı, nakış ve dikim gibi geleneksel el sanatları teknikleri bu süreçte birlikte kullanılır. Yurt yapımı, yalnızca bireysel bir üretim faaliyeti değil; topluluk üyelerinin tamamını kapsayan, ortak çalışma ve dayanışmayı içeren bir süreç olarak aktarılmaktadır.
İç Düzen ve Kullanım
Yurt iç düzeni, göçer Türk topluluklarının sosyal yapısını, aile ilişkilerini ve gündelik yaşam pratiklerini yansıtan belirli bir düzen içerisinde şekillenmiştir. Wilhelm Radloff’un aktardığı bilgilere göre yurtların iç düzeni genel olarak her yerde benzer özellikler göstermektedir. Yurdun tam merkezinde “korluk” olarak adlandırılan ocak yer alır. Ocağın üzerinde büyük bir üçayak ve bu üçayağın üzerinde de büyük bir kazan bulunur. Ocak, yalnızca yemek pişirilen bir alan değil, yurdun en saygıdeğer noktası olarak kabul edilir. Ateşin gün boyu sönmeden yanmasına özen gösterildiği, ocağın soyun devamını temsil ettiği ve bu anlayışın “ocağı sönmek” deyimiyle günümüze kadar ulaştığı belirtilmektedir.【2】 Bir yurdun bacasından duman çıkmaması, o çadırda yaşam olmadığının göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Evin oğlunun evlendiğinde babasının ocağından ateş alarak kendi yurdunun ateşini yakması, ocağın kutsallığı ve soyun sürekliliği ile ilişkilendirilmiştir. Ateşin arındırıcı özelliği sebebiyle eski Türkler için kutsal kabul edildiği ifade edilmektedir.
Ocağın hemen iki yanında “sırguk” adı verilen iki direk yer almaktadır. Bu direkler, yurdun tepesinde bulunan tüynüğün yerinde durmasını sağlamakta ve yapının ayakta kalmasına katkıda bulunmaktadır. Sırguk direklerinin, Türk kozmogoni anlayışında gökyüzünü ayakta tuttuğuna inanılan “göğün direği” düşüncesiyle ilişkilendirildiği aktarılmaktadır. Bu bağlamda, sırguk direğinin yıkılmasının, yurdun çökmesine yol açacağı düşüncesi ile “evimin direği yıkıldı” ifadesi arasında anlam ilişkisi kurulmaktadır.

Yurdun İç Görünümü (Anadolu Ajansı)
Yurdun kapısından girildiğinde tam karşıda, duvar boyunca uzanan ve “yük” olarak adlandırılan sandıkların, heybelerin, bohçaların ve çuvalların dizili olduğu bölüm “tör” olarak adlandırılmaktadır. Bu alan, genellikle en yaşlı, en saygın ve en itibarlı erkek misafirler için ayrılmıştır. Tör kısmında yüklerin önüne keçe ya da halı serilerek oturma alanı oluşturulmuş, bu bölüm “ocakçı” adı verilen özel halılar veya “koşma” denilen nakışlı keçe örtülerle kaplanmıştır. Kapıdan girildiğinde sol tarafta kalan bölüm sıradan erkek misafirler için ayrılmıştır.
Kapıdan girildiğinde sağ tarafta yer alan ve nakışlı hasırdan yapılmış bir paravanla ayrılan bölüm kadın misafirler için düzenlenmiştir. Kap kacak ve mutfak eşyaları bu alanda bulundurulmaktadır. Kadınların bulunduğu bölümün ilerisinde, yurdun sağ arka kısmında bulunan alan ise ailenin özel yaşam alanı olarak kullanılmıştır. Yataklar bu bölümde yer almakta, mahremiyeti sağlamak amacıyla yatağın önüne bir örtü gerilmektedir. Yatağın sağ tarafında giysi ve silahların asıldığı demir ya da gümüşten yapılmış bir kazık bulunmaktadır. Yatağın sol tarafında ise duvar boyunca yine “yük” olarak adlandırılan sandıklar, heybeler, bohçalar ve çuvallar iki sıra hâlinde dizilidir.
Yurdun girişinin sol tarafında eyerler ve at koşum takımları asılıdır. Kapı kenarı ise hizmetkârların bulunduğu alan olarak kullanılmaktadır. Bu düzen, yurt içinde sosyal statü, cinsiyet rolleri ve mahremiyet anlayışının mekânsal karşılığını ortaya koymaktadır. Yurdun iç düzeni, aile yaşamı, misafir ağırlama geleneği ve gündelik kullanım açısından işlevsel bir bütünlük içerisinde şekillenmiştir.
Toplumsal ve Kültürel İşlev

Yurt (Anadolu Ajansı)
Yurt, Kazak, Kırgız ve Karakalpak topluluklarında aile yaşamının ve topluluk düzeninin temel mekânı olarak işlev görür. UNESCO kararlarında yurt yapımı ve kullanımının ortak insani değerleri, iş birliğini ve üretim becerisini desteklediği belirtilmektedir.【3】 Yurtlar aile içinde korunur, ebeveynlerden çocuklara aktarılır ve kutsal bir aile mirası olarak saklanır. Bu yönüyle yurt, aile tarihinin somut bir parçasıdır. Yurt, aynı zamanda topluluklar arasında sosyal uyumu güçlendiren bir unsur olarak değerlendirilir ve kültürel çeşitliliğe saygının sürdürülmesine katkı sağlar.
Yurt Yapımına İlişkin Geleneksel Bilginin Aktarımı
![]()
Yurt Yapımı (Anadolu Ajansı)
Yurt yapımına ilişkin bilgi ve becerilerin aktarımı öncelikle aile içinde ebeveynlerden çocuklara aktarılır. Bunun yanı sıra usta–çırak ilişkisi, öğreticiden öğrenene aktarılan temel bir yöntem olarak belirtilir. Topluluk büyükleri de bu aktarım sürecinde önemli bir rol üstlenir.
2025 tarihli UNESCO kararında bu aktarımın sergiler, festivaller, atölye çalışmaları ve medya yoluyla da sürdürüldüğü ifade edilmektedir.【4】 Böylece yurt yapımına ilişkin bilgi, yalnızca geleneksel yollarla değil topluluk temelli kültürel etkinlikler aracılığıyla da yaşatılmaktadır.
UNESCO Temsili Liste Süreci
2014 – Paris
Paris’te 24-28 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen Hükûmetlerarası Komite’nin dokuzuncu oturumunda 9.COM 10.24 numaralı karar ile "Traditional knowledge and skills in making Kyrgyz and Kazakh yurts (Turkic nomadic dwellings) [Kırgız ve Kazak yurtlarının (Türk göçebe konutları) yapımındaki geleneksel bilgi ve becerileri]" başlığı altında Kazakistan ve Kırgızistan tarafından sunulan adaylık dosyası kabul edilmiştir. Bu kararla birlikte yurt yapımına ilişkin geleneksel bilgi ve beceriler, kuşaktan kuşağa aktarılan, gündelik yaşamın ve törenlerin ayrılmaz bir parçası olan bir UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Liste unsuru olarak kayda geçirilmiştir. Karar metninde, yurtların aile yapısı, topluluk kimliği ve insan ile doğa arasındaki ilişki açısından taşıdığı önem açık biçimde vurgulanmıştır. Ayrıca yurt yapımının, topluluk üyeleri arasında iş birliğini ve ortak üretimi teşvik eden bir kültürel uygulama olduğu belirtilmiştir.【5】
2025 – New Delhi
Yurt, Hindistan’ın New Delhi kentinde 8-12 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlenen Hükûmetlerarası Komite’nin yirminci oturumunda alınan 20.COM numaralı karar ile UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Temsili Listesi’ne genişletilmiş kapsamla kaydedilmiştir. "Traditional knowledge and skills in making Kyrgyz, Kazakh and Karakalpak yurts (Turkic nomadic dwellings) - [Kırgız, Kazak ve Karakalpak yurtlarının (Türk göçebe konutları) yapımında kullanılan geleneksel bilgi ve beceriler]" başlığıyla yapılan bu kayıt, Kazakistan ve Kırgızistan’a ek olarak Özbekistan’daki Karakalpak topluluklarını da içerecek şekilde düzenlenmiştir. Karar metninde yurtların aile içinde kutsal bir miras olarak korunduğu, kuşaktan kuşağa aktarıldığı ve bu yönüyle söz konusu toplulukların kimliğinin temel unsurlarından biri olduğu ifade edilmiştir.【6】


