
Artova, Tokat il merkezinin güneybatısında yer alan bir ilçedir. Tarım ve hayvancılıkla geçim sağlanan ilçede, kırsal nüfus oranı yüksektir. İlçede bazı doğal ve arkeolojik alanlar bulunmaktadır.

Artova (Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü)
Artova’nın tarihî geçmişi çok eski dönemlere kadar uzanmaktadır. İlçe sınırlarında yer alan Kayapınar ve Kunduz Höyükleri, İlk Tunç Çağı’ndan kalma arkeolojik yerleşimlerdir. Buna ilaveten Boyunpınar Köyü civarında Kalkolitik Çağ’a ait buluntular saptanmıştır. Osmanlı döneminden önce bölge Kapadokya ve Pontus Krallığı’ndan Roma İmparatorluğu’na, ardından Selçuklu ve Osmanlı egemenliğine girmiştir. Tarihî kaynaklarda Artova adı ilk olarak Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde “Ankova” olarak geçer. Evliya Çelebi 1650’lerde bölgeyi ziyaret ederek Çamlıbel Dağı’ndan Zile’ye uzanan yolda Ankova kasabasına ulaştığını ve Şeyh Nusrettin Tekkesi’ni gördüğünü kaydetmiştir. Bazı kaynaklar bölgenin kuruluşunu Yavuz Sultan Selim’in 1514 Çaldıran Seferi’ne tarihlendirir. Cumhuriyet dönemi kaynaklarına göre Artova, 11 Nisan 1921’de 78 sayılı yasa ile bir idari merkez olarak kurulmuş, 1944 yılında ise resmen ilçe statüsüne yükseltilmiştir. Artova’nın şimdiki adı muhtemelen Anadolu’daki eski yerleşim adlarından gelmektedir ve cumhuriyetle birlikte kullanılmaya başlanmıştır.
Artova, Tokat il merkezine 38 kilometre uzaklıkta bulunan bir ilçedir. Doğuda Tokat merkezine bağlı köylerin, batıda Sulusaray ve Zile’nin, güneyde Yeşilyurt’un, kuzeyde ise Pazar ilçesinin sınırlarıyla çevrilidir. İlçe toprakları, Yeşilırmak’ın kolu Çekerek Çayı’nın açtığı vadiler üzerinde yükselen yüksek platolar ve dağlık alanları içerir. İlçenin denizden yüksekliği yaklaşık 1.170 metredir. Bölgeyi Karadeniz’den iç kesimlere geçerken tipik olarak belirginleşen karasal (kara) iklimi etkisi altındadır. Kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise serin geçer. Kasım-Nisan aylarında Tokat’a yağmur yağarken Artova’da kar yağışı görülür. Yıllık yağış ortalaması 500 milimetrenin üzerinde olup genellikle ocak-şubat ayları en soğuk dönemdir. Örneğin Temmuz ayı ortalama sıcaklığı yaklaşık 18 °C iken şubat ayı ortalaması yaklaşık -1,8 °C dolayındadır. Yüksek dağlardan biri olan Ağdağ (yaklaşık 1.900 m rakım) ilçenin en yüksek noktalarından biridir ve ilk kar yağışının görüldüğü, karın son eridiği konumudur. Topografya gereği karasal iklim özellikleri ağır bastığından Artova’nın iklimi Sivas gibi Doğu Anadolu iklimine benzerdir.
Artova ilçesinin nüfusu 2007 yılında 11.073 kişi iken dönem boyunca dalgalı bir seyir izleyerek 2024’te 7.593 kişiye gerilemiştir; bu süreçte en büyük yıllık artış 2015–2016 döneminde +523 kişi, en büyük yıllık azalış ise 2016–2017 döneminde –772 kişi olarak gerçekleşmiştir. 2024 itibarıyla nüfusun 3.813’ü erkek, 3.780’i kadın olmak üzere %50,22’si erkek, %49,78’i kadın biçiminde dağılmış, cinsiyetler arası fark genellikle birkaç düzine kişi ölçeğinde kalmıştır. Yıllık nüfus değişimlerindeki artış ve azalışlar, büyük ölçüde yerel göç hareketleri ve idari kayıt güncellemeleri gibi nesnel etkenlere bağlanabilir.
Artova ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayalıdır. İlçenin engebeli ve yayla karakteri taşıyan arazi yapısı, hayvancılığın yerel ekonomide önemli bir yere sahip olmasını sağlamıştır. Çiftçilikle uğraşan nüfusun çoğu küçük işletmelerde koyun, keçi ve sığır besiciliği yapmaktadır. Tarıma elverişli çayırlarda mera hayvancılığı yaygındır, son yıllarda süt sığırcılığı ile koyunculukta kooperatifler aracılığıyla hareketlilik görülmüştür. İlçede aynı zamanda tavukçuluk, arıcılık ve arpa-buğday gibi tahılların üretimi yapılmaktadır. Toprak yapısına bağlı olarak meyve ve sebze yetiştiriciliği, özellikle elma, armut, dut gibi ürünlerle sınırlı da olsa ekonomiye katkı sağlamaktadır. Tarım alanlarının sulanması için Sulusaray’dan gelen ve baraj göletleri aracılığıyla sulama projeleri geliştirilmiş; Sümbüllü Baraj Göleti bu kapsamda çevre köylerin su ihtiyacını karşılayacak şekilde değerlendirilmiştir. İlçede küçük ölçekli atölyeler ile taş ocağı faaliyetleri de ekonomik çeşitliliği artırmaktadır. Ancak genel olarak Artova’da yaşayan halkın geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktan oluşur.
Artova, doğal ve tarihî değerleriyle ilgi çeken bir iç Anadolu ilçesidir. Bölgedeki kayaya oyulmuş yapı en önemli turizm değeridir. İlçeye bağlı Boyunpınar Köyü’nün 500 metre kuzeyindeki Özündürük mevkiinde, erken Hristiyanlık dönemine tarihlenen üç katlı bir yeraltı yerleşimi vardır. Bu yeraltı yapısı; salonlar, odalar ve ibadet alanlarından oluşan üç koridorlu bir sistemdir. Ayrıca Artova merkezinin batısında bulunan Kayapınar ve Kunduz höyükleri de arkeolojik değere sahiptir. Doğal güzellikler arasında Ağdağ gibi yüksek dağlar ile yeşil vadiler, yürüyüş ve doğa gözlem etkinlikleri için uygundur. İlçede Sümbüllü Baraj Göleti gibi yapay göletler de dinlenme ve piknik alanı olarak kullanılmaktadır.
Kültürel açıdan Artova, Tokat yöresinin genel özelliklerini taşır. Geleneksel el sanatları, halk oyunları ve yeme içme kültürü Tokat’ın benzeri örneklerini sunar. İlçede müze ya da büyük çaplı kültürel tesis bulunmamakla birlikte köylerde ve mahallelerde camiler, türbeler ve eski tekke kalıntıları mevcuttur. Evliya Çelebi’nin söz ettiği Şeyh Nusrettin Tekkesi bu dönemde önemli bir ziyaret yeridir.. Her yıl yaz aylarında çeşitli köylerde yayla şenlikleri düzenlenerek yöresel eğlence ve etkinlikler yapılır.
Artova mutfağı, Tokat mutfağının tipik özelliklerini yansıtır. Yerel iklimde yetiştirilen meyve, sebze ve tahıllar geleneksel yemeklerde kullanılır. Etli dolma, çorba, buğdaydan yapılan ekmek çeşitleri ve keşkek gibi yemekler yöresel sofralarda yer alırken yöreye özgü dut pestili, cevizli sucuk gibi tatlılar da yapılır. Ayrıca serin iklim nedeniyle yetişen dut, elma gibi meyvelerden pekmez ve pestil üretimi yaygındır. Bu şekilde Artova’nın mutfağı, bölgenin yerel ürünlerinden zenginleşen, dengeli ve geleneksel tatlardan oluşan bir yapıya sahiptir.

Tarih
Coğrafya ve İklim
Nüfus ve Demografi
Ekonomi
Turizm, Kültür ve Mutfak
This article was created with the support of artificial intelligence.