
İsrail ile Lübnan arasında gerçekleştirilen doğrudan görüşmeler, 14 Nisan 2026 tarihinden itibaren ABD arabuluculuğunda Washington D.C.'de yürütülen çok turlu diplomatik müzakereler sürecidir. Görüşmeler, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından bölgede patlak veren çatışma sürecinde, İsrail'in 2 Mart 2026'dan itibaren Lübnan'a yönelik kapsamlı askeri harekat yürüttüğü dönemde gerçekleştirilmiştir.
14 Nisan 2026 tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen ilk toplantı, iki ülkenin Washington büyükelçilerinin katılımıyla düzenlenmiş ve "1993 yılından bu yana İsrail ile Lübnan arasında gerçekleştirilen en üst düzey doğrudan temas" olarak kayda geçmiştir.
Süreç 26 Haziran 2026 itibarıyla beş tur halinde yürütülmüş ve bir çerçeve anlaşmasıyla sonuçlanmıştır. Birinci tur 14 Nisan 2026'da büyükelçi düzeyinde gerçekleştirilmiş; ardından Başkan Donald Trump, 17 Nisan'da 10 günlük geçici ateşkes ilan etmiştir. İkinci tur 23 Nisan 2026'da yapılmış; görüşmelerin akabinde Trump, 24 Nisan'da ateşkesi 3 hafta daha uzatmıştır. Üçüncü tur 14–15 Mayıs 2026'da düzenlenmiş; ateşkes bu kez 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılmıştır. Dördüncü tur 2–3 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. 18 Haziran 2026'da ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın imzaladığı ve Lübnan'ın egemenliğine saygı gösterilmesini taahhüt eden bir hüküm içeren ABD-İran mutabakat metni yürürlüğe girmiştir. Beşinci tur, 23–26 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilmiş ve 26 Haziran 2026'da ABD Dışişleri Bakanlığı'nda düzenlenen bir törenle Lübnan ile İsrail arasında üçlü çerçeve anlaşması imzalanmıştır.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio anlaşmayı "uzun ve zorlu bir sürecin ilk adımı" olarak nitelendirmiş; İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Hizbullah silahsızlandırılmadığı müddetçe İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki "güvenlik bölgesi"nde kalmayı sürdüreceğini belirtmiştir. Hizbullah, anlaşmayı müzakerelere taraf olmaksızın "yok hükmünde ve aşağılayıcı" olarak nitelendirerek reddetmiştir.
Görüşmeler boyunca İsrail ordusu ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmüştür. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre 2 Mart'tan itibaren hayatını kaybedenlerin sayısı, 14 Nisan itibarıyla 2.124'e, 13 Mayıs itibarıyla 2.911'e, 2 Haziran itibarıyla 3.468'e, 23 Haziran itibarıyla 4.192'ye, 26 Haziran itibarıyla 4.243'e, 13 Temmuz itibarıyla ise 4.324'e ulaşmıştır. Lübnan'da Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam doğrudan müzakereyi desteklemiş; Meclis Başkanı Nabih Berri ve Hizbullah ise dolaylı müzakereyi savunmuş, Hizbullah çerçeve anlaşmasının imzalanmasının ardından Beyrut'ta protesto gösterileri düzenlemiştir. Görüşmeler ve çerçeve anlaşmasının uygulanma süreci, pilot bölge mekanizmasının hayata geçirilmesi beklentisiyle 16 Temmuz 2026 itibarıyla devam etmektedir.
Washington'da gerçekleştirilen İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmeye katılan taraflar, 14 Nisan 2026 - (Anadolu Ajansı)
Kasım 2024 tarihinde İsrail ile Hizbullah arasında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girmiştir. Söz konusu anlaşma kapsamında, İsrail kuvvetlerinin Lübnan'ın güneyinden çekilmesi ve Hizbullah'ın bölgedeki askeri varlığını sonlandırması öngörülmüştür.
Bununla birlikte, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından İsrail Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmüş ve özellikle güney bölgelerde düzenli olarak hava saldırıları gerçekleştirmiştir. Ateşkes hükümlerine rağmen İsrail ordusu, sınır hattından tam olarak çekilmemiş ve sahadaki askeri faaliyetleri devam ettirmiştir.
28 Şubat 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından İran’a yönelik başlatılan hava saldırılarıyla bölgesel çapta bir savaş süreci başlamıştır. İran, bu saldırılara İsrail, ABD üsleri ve bölgedeki müttefik hedeflere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla karşılık vermiştir.
Hizbullah 2 Mart 2026'da, 28 Şubat 2026’da Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından başlatılan saldırıların ilk gününde İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesine karşı İsrail'e bir misilleme saldırısı düzenlemiştir. Söz konusu saldırının ardından İsrail ordusu Lübnan'a yönelik kapsamlı bir askeri saldırı başlatmıştır. İsrail tarafından yapılan açıklamalarda, harekatın gerekçesi olarak ülkenin kuzeyine yönelik roket saldırılarının tespit edilmesi gösterilmiştir. Harekat kapsamında İsrail, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlemiş, başkent Beyrut'u hedef almış ve güneyde kara işgalini genişletme kararı almıştır.
8 Nisan 2026 tarihinde Pakistan’ın arabuluculuğunda ABD ile İran arasında iki haftalık geçici ateşkes ilan edilmiştir. Ateşkes, devam eden savaşın durdurulmasına yönelik geçici bir düzenleme olarak kabul edilmiş ve taraflar arasında kalıcı bir anlaşma için müzakere sürecinin başlatılması öngörülmüştür.
Ateşkesin kapsamı konusunda taraflar arasında görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan dahil olmak üzere bölgedeki tüm çatışma alanlarını kapsadığını açıklamıştır. Buna karşılık ABD ve İsrail yönetimleri, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının söz konusu ateşkes kapsamında olmadığını belirtmiş ve Lübnan cephesinin ayrı bir süreç olarak ele alınacağını savunmuştur.
İran tarafı ise ateşkesin devamının İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını durdurmasına bağlı olduğunu vurgulamıştır. Bu çerçevede Lübnan’daki çatışmalar, ABD-İran ateşkes süreci ile doğrudan bağlantılı bir unsur haline gelmiş ve Washington’da gerçekleştirilen İsrail-Lübnan görüşmelerinin de bu daha geniş bölgesel diplomatik bağlam içerisinde şekillendiği görülmüştür.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın 14 Nisan 2026 tarihli verilerine göre, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 2.124'e, yaralıların sayısı ise 6.921'e ulaşmıştır. Hayatını kaybedenlerin 168'i çocuk, 254'ü ise kadın olduğu bildirilmiştir. Aynı dönemde sağlık sektörü de ağır kayıplar vermiştir. 88 sağlık çalışanı hayatını kaybetmiş, 206'sı yaralanmış, 6 hastane hizmet dışı kalmış, 102 ambulans kullanılamaz hale gelmiştir. Lübnan hükümetinin açıkladığı verilere göre ülkedeki yerinden edilmiş kişi sayısı ise 1 milyon 162 bini aşmıştır.
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan arasında gerçekleştirilecek görüşmeye ilişkin duyuruyu 13 Nisan 2026 Pazartesi akşamı yapmış ve toplantının 14 Nisan 2026 Salı günü Bakanlık merkezinde gerçekleştirileceğini açıklamıştır.
Görüşme öncesinde İsrail basınında yer alan haberlerde, İsrail’in ateşkesi kabul etmeyeceği ve İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter’in toplantıya ateşkese onay vermemesi yönünde talimatla katılacağı ileri sürülmüştür.
Öte yandan görüşme öncesinde "Beyrut'ta yüzlerce kişi, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı İsrail'in bombalama kampanyasını sürdürdüğü bir ortamda doğrudan müzakere masasına oturmakla halkına ihanet etmekle suçlayarak" protesto gösterileri düzenlemiştir.
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Qassem ise 13 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Lübnan hükümetine görüşmelere katılmama çağrısında bulunmuş ve bu tutumu “tarihi ve kahramanca bir duruş” olarak nitelendirmiştir.
Washington’daki görüşmeye Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve Lübnan’dan üst düzey diplomatik temsilciler katılmıştır.
ABD tarafını temsilen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Michael Needham ve ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa toplantıya katılmıştır.
İsrail’i Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter temsil ederken, Lübnan adına Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad görüşmede yer almıştır.
Bakanlık binasında gerçekleştirilen görüşmenin başında kısa bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, iki ülke arasındaki sorunların bir anda çözülmeyeceğini vurgulayarak şunları söylemiştir: "Bu, tarihi bir fırsat. Bizi bu noktaya ve buradaki fırsata getiren on yıllara dayanan tarih dersleri var. Ateşkesle ilgili sorular sorduğunuzu biliyorum. Bu bölgede 20-30 yıldır süren bu durumun yol açtığı tahribat."
Rubio, görüşmeyi bir süreç olarak tanımlamış ve "Bu sadece bir günden ibaret değildir. Bu süreç zaman alacaktır ancak bu çabaya değeceğine inanıyoruz." demiştir.
Lübnan heyeti, Washington’da gerçekleştirilen görüşmeleri ateşkesin yeniden tesis edilmesine yönelik bir ön hazırlık süreci olarak değerlendirmiştir. Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad, toplantının ardından yaptığı açıklamada görüşmenin “verimli” geçtiğini belirtmiş ve “Kasım 2024'te varılan ateşkes anlaşmasının bir an önce tam olarak uygulanması gerekliliğini yineledim.” ifadelerini kullanmıştır.
Muavvad ayrıca toplantıda Lübnan'ın toprak bütünlüğüne ve devletin egemenliğine dikkat çektiğini, devam eden çatışmalar nedeniyle Lübnan'da yaşanan insani krizin hafifletilmesi adına "pratik adımlar atılması" çağrısında bulunduğunu belirtmiştir. Lübnan Kültür Bakanı Ghassan Salame, görüşmelerin Lübnan açısından yalnızca askeri faaliyetleri durdurmaya yönelik bir "ön hazırlık toplantısı" niteliği taşıdığını vurgulamıştır.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, “Umarım bu akşam Washington'daki görüşme başta güneydekiler olmak üzere Lübnan halkının çektiği acıların sonunun başlangıcı olur.” ifadelerini kullanmıştır. Avn ayrıca, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki askeri varlığının devam etmesi halinde bölgede istikrarın sağlanamayacağını vurgulamıştır.
İsrailli Haaretz gazetesinden yapılan haberlere göre Başbakan Benjamin Netanyahu, görüşmelerin başlatılmasını "savaşı durdurmadan zaman kazanmaya yönelik ve Amerikalılara ile ABD Başkanı Donald Trump'a iyi niyet göstergesi sunmaya yönelik bir taktik" olarak değerlendirmiştir. Aynı haberlerde İsrail Büyükelçisi Leiter'in ateşkese onay vermemek üzere talimatlı olarak toplantıya katıldığı ileri sürülmüştür.
Görüşme sonrası yayımlanan ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamasında İsrail'in tutumu şöyle özetlenmiştir: "İsrail Devleti, Lübnan'daki tüm devlet dışı terör gruplarının silahsızlandırılması ve tüm terör altyapısının ortadan kaldırılmasına yönelik desteğini dile getirmiş ve iki ülke halklarının güvenliğini sağlamak amacıyla Lübnan Hükümeti ile işbirliği yapma kararlılığını ifade etmiştir."
Al Jazeera'nın haberlerine göre İsrail, Lübnan güneyini üç güvenlik bölgesine ayırmayı öngören tartışmalı bir plan teklif etmeyi de gündeme getirmiştir. Bu plana göre "sınırdan 0-8 km'lik bölgede Hizbullah tamamen tasfiye edilene kadar yoğun ve uzun süreli bir İsrail askeri varlığı sürdürülecek; Litani Nehri'ne kadar olan ikinci bölgede İsrail kuvvetleri operasyonlarını devam ettirirken denetimi kademeli olarak Lübnan ordusuna devredecek; Litani'nin kuzeyindeki üçüncü bölgede ise Hizbullah'ın silahsızlandırılmasından yalnızca Lübnan ordusu sorumlu olacaktır."
ABD, görüşmelerde arabulucu konumunda yer almıştır. Bakanlık açıklamasında "ABD, görüşmelerin 2024 anlaşmasının kapsamını aşarak kapsamlı bir barış anlaşmasına varabileceğini umduğunu belirtti. ABD, Hizbullah'ın devam eden saldırılarına karşı kendini savunma hakkı konusunda İsrail'e desteğini de ifade etti." ifadelerine yer verilmiştir. Bunun yanı sıra, sonraki görüşmelerin de ABD arabuluculuğunda yürütülmesi gerektiği vurgulanmış, Lübnan'ın yeniden inşasına yönelik olası yardımlarla ilgili konuların da ele alınacağı belirtilmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Washington’da gerçekleştirilen görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, tarafların karşılıklı olarak belirlenecek bir zaman ve yerde doğrudan müzakerelere başlamayı kabul ettiğini duyurmuştur.
Bakanlık açıklamasında görüşmenin “çok verimli” geçtiği ifade edilmiş, ABD’nin iki tarafı tebrik ettiği ve gerçekleştirilen temasın ileriye dönük müzakereler için güçlü bir zemin oluşturduğu iddia edilmiştir. Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad ise bir sonraki görüşmenin tarih ve yerinin daha sonra açıklanacağını belirtmiştir. Bununla birlikte, görüşme ateşkesin yeniden tesis edilmesine yönelik herhangi bir somut karar alınmaksızın sona ermiştir.
Hizbullah, Washington’da gerçekleştirilen görüşmelere yönelik süreci reddettiğini açıklamıştır. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Qassem, söz konusu müzakereleri İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılmış “bedava bir taviz” olarak nitelendirmiştir.
Kasım, İsrail’in müzakerelerdeki temel hedefinin Hizbullah’ın silahsızlandırılması olduğunu belirterek, “İsrail, bu müzakerelerin hedefinin Hizbullah’ı silahsızlandırmak olduğunu açıkça ortaya koyuyor; Netanyahu da bunu defalarca dile getiriyor. Peki hedefi zaten belli olan bir müzakereye nasıl gidilir?” ifadelerini kullanmıştır. Kasım ayrıca konuşmasında, “Dinlenmeyeceğiz, durmayacağız ve teslim olmayacağız. Bunun yerine sahayı konuştururuz.” şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Washington’da gerçekleştirilen görüşmelerin devam ettiği sırada İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyine yönelik saldırılarını kesintisiz şekilde sürdürmüştür. Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın (NNA) aktardığı bilgilere göre, 14 Nisan 2026 Salı günü akşam saatlerinden itibaren Beraşit, Ayn Bial, Tayr Diba, Kasimiyye, Sadikayn, Deyr Kifa, Batı Sir, Abbasiye, Adlun, Kana ve Zibkin beldeleri İsrail savaş uçakları tarafından bombalanmıştır. İsrail topçu birlikleri de aynı saatlerde Kefr Rumman çevresini hedef almıştır.
İsrail ile Lübnan arasında gerçekleştirilen son doğrudan ve üst düzey diplomatik görüşmeler 1993 yılında yapılmıştır. İki ülke arasında diplomatik ilişki bulunmamaktadır. 14 Nisan 2026 tarihinde Washington’da gerçekleştirilen görüşme, bu nedenle otuz yılı aşkın bir aranın ardından kurulan ilk doğrudan ve üst düzey temas olarak kayda geçmiştir.
Lübnan’da iç savaşın başlamasının ardından İsrail, 1978 yılında ülkenin güneyine askeri müdahalede bulunmuş ve bölgeyi işgal etmiştir. Aynı yıl Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İsrail’e kuvvetlerini Lübnan’dan çekmesi çağrısında bulunmuştur.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 19 Mart 1978 tarihinde Lübnan’ın talebi üzerine Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nü (UNIFIL) kurmuştur. 11 Ağustos 2006 tarihinde oy birliğiyle kabul edilen 1701 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı ise İsrail kuvvetlerinin Mavi Hat gerisine çekilmesini ve Mavi Hat ile Litani Nehri arasındaki bölgenin silahsızlandırılmasını öngörmüştür.
Al Jazeera. “Hezbollah Leader Urges Lebanon’s Government to Pull Out of Israel Talks.” Al Jazeera. Erişim 14 Nisan 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/4/13/hezbollah-leader-urges-lebanon-government-to-pull-out-of-israel-talks
Al Jazeera. “Israel-Lebanon Direct Talks in the US: All to Know.” Al Jazeera. Erişim 14 Nisan 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/4/14/israel-lebanon-direct-talks-in-the-us-all-to-know
Anadolu Ajansı. “Israel Rejects Lebanon Ceasefire During Washington Talks: Report.” Anadolu Ajansı. Erişim 14 Nisan 2026. https://www.aa.com.tr/en/middle-east/israel-rejects-lebanon-ceasefire-during-washington-talks-report/3904896
Anadolu Ajansı. “Israeli Airstrikes Hit Southern Lebanon as Ceasefire Talks Underway in Washington.” Anadolu Ajansı. Erişim 14 Nisan 2026. https://www.aa.com.tr/en/middle-east/israeli-airstrikes-hit-southern-lebanon-as-ceasefire-talks-underway-in-washington/3905608
Anadolu Ajansı. “İsrail ile Lübnan Washington’da Doğrudan Müzakerelere Başlama Kararı Aldı.” Anadolu Ajansı. Erişim 14 Nisan 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/israil-ile-lubnan-washingtonda-dogrudan-muzakerelere-baslama-karari-aldi/962
Axios. “Rubio to Host Israeli, Lebanese Ambassadors for Talks Amid Ceasefire Effort.” Axios. Erişim 14 Nisan 2026. https://www.axios.com/2026/04/14/iran-war-peace-talks-rubio-israel-lebanon-ambassadors
BBC News. “Israel and Lebanon Hold First Direct Talks Since 1993.” BBC News. Erişim 14 Nisan 2026. https://www.bbc.com/news/articles/cp8ddydl18vo
The Washington Post. “Rubio Hosts Israel-Lebanon Talks in D.C. Here’s What to Know.” The Washington Post. Erişim 14 Nisan 2026. https://www.washingtonpost.com/world/2026/04/14/iran-israel-lebanon-talks-washington/
İkinci tur hazırlık görüşmeleri, 14 Nisan 2026'daki ilk toplantının ardından 23 Nisan 2026 tarihinde ABD Dışişleri Bakanlığı'nda gerçekleştirilmiştir. Bu görüşme, 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin sona ermesine günler kala yapılmıştır.
İkinci tur görüşmelerin hemen öncesindeki süreçte İsrail ordusu Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmüştür. Lübnan resmi ajansı NNA, İsrail uçaklarının güney beldelerine yönelik hava saldırılarını raporlamıştır. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın 24 Nisan 2026 itibarıyla açıkladığı verilere göre, 2 Mart'tan itibaren İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 2.491'e, yaralı sayısı ise 7.719'a ulaşmıştır. Aynı dönemde 100 sağlık çalışanı hayatını kaybetmiş, 233 sağlık çalışanı yaralanmış; 6 hastane hizmet dışı kalmış ve 116 ambulans kullanılamaz hale gelmiştir.
Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, 24 Nisan'da Kıbrıs'taki AB Liderler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada İsrail ordusunun Lübnan'da hastane ve sağlık ekiplerinin yanı sıra okulları, gazetecileri ve ibadethaneleri de kapsayan kapsamlı yıkımlar yaptığını belirtmiş; 11 Nisan'a kadar Lübnan'ın 6.800 hava saldırısına maruz kaldığını ve saldırılar sonucunda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 10.000'den fazla kişinin öldüğünü ya da yaralandığını ifade etmiştir. Avn ayrıca İsrail ordusunun 1.300 tahliye emriyle 311 belde sakinlerini yerinden ettiğini de kaydetmiştir.
İkinci tura önceki turda olduğu gibi ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio başkanlık etmiştir. Lübnan'ı Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad, İsrail'i ise İsrail'in Washington Büyükelçisi Yehiel Leiter temsil etmiştir.
Üst düzey bir Lübnanlı resmi kaynak, yaptığı açıklamada toplantının 14 Nisan'daki hazırlık toplantısının devamı niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Aynı kaynak, Lübnan'ın toplantıda ateşkes süresinin uzatılmasını ve işgal altındaki köylerde evlerin yıkımı ile arazilerin tahrip edilmesinin durdurulmasını talep edeceğini açıklamıştır.
Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, müzakerelere ilişkin yaptığı açıklamada Lübnan'ın tutumunu şu şekilde çerçevelemiştir: "Egemenlik ve tüm Lübnanlıların çıkarlarını güvence altına almayan hiçbir taviz, uzlaşma ya da teslimiyeti kabul etmemek." Avn ayrıca savaş deneyimlerinin gösterdiği üzere savaşın yalnızca ölüm, yıkım ve zorunlu göç getirdiğini; bu nedenle diplomatik çözümün Lübnan için en güvenli yol olduğuna inandığını belirtmiştir.
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, ikinci tur öncesinde ABD öncülüğünde yürütülen temaslara ilişkin doğrudan müzakere yerine dolaylı müzakere yöntemini desteklediklerini açıklamış ve şu ifadeleri kullanmıştır: "Lübnan yönetimini, İsrail'e tamamen kazanç sağlayan ve karşılıksız tavizler verilen doğrudan müzakerelerden çekilmeye çağırıyoruz."
Hezbullah ayrıca görüşmeleri "kaybedilen tavizler" serisinin bir parçası olarak nitelendirmiş ve Kasım "İşgalci İsrail varlığıyla yürütülen müzakereleri reddediyoruz. Bu müzakereler boşunadır. Bu müzakereler, Lübnan'ın bileşenleri arasında yön değiştirme konusunda bir uzlaşıyı gerektirmektedir - ki bu henüz gerçekleşmemiştir. Hiç kimsenin, böyle bir iç uzlaşı olmaksızın Lübnan'ı bu yöne sürükleme hakkı yoktur." demiştir.
İsrail, görüşmelerden iki tarafın Hizbullah'ın silahsızlandırılması konusunda ortak bir zemin bulduğunu iddia etmiştir. Bazı İsrailli yetkililer ise iki ülke arasında kısa süre içinde ticaret anlaşmaları ve turist değişimi başlayabileceğini ima etmiştir. Lübnan ise bu yorumu reddederek 1949 ateşkes anlaşmasına dayalı bir çerçeveyi tercih ettiğini belirtmiştir.
24 Nisan 2026'da ABD Başkanı Trump, İsrail ve Lübnan temsilcilerini Beyaz Saray'da ağırlayarak ateşkesin 3 hafta daha uzatılacağını açıklamıştır. Trump, Oval Ofis'te yapılan toplantıya işaret ederek şu ifadeleri kullanmıştır: "Toplantı çok iyi geçti. ABD, Lübnan'ın kendisini Hizbullah'tan korumasına yardımcı olmak için Lübnan ile işbirliği yapacak. İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 3 hafta uzatılacak." Trump ayrıca yakın gelecekte İsrail Başbakanı Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı beklediğini de kaydetmiştir. BM Genel Sekreteri António Guterres, ateşkesin uzatılmasını memnuniyetle karşılamıştır.
Üçüncü tur doğrudan görüşmeler, 17 Nisan'da yürürlüğe giren geçici ateşkesin sona ermesine yalnızca birkaç gün kala 14–15 Mayıs 2026 tarihlerinde ABD Dışişleri Bakanlığı'nda gerçekleştirilmiştir.
İsrail ordusu, üçüncü tur öncesinde de Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmüştür. 13 Mayıs 2026 tarihinde İsrail savaş uçakları Yahun, Ayta Cebel, Kefer Ruman, Mecdel Zun, Hinniyye, Sadıkın, Debaal, Abbasiyye, Deyr Kanun, Arabsalim, Halusiyye, Haris ve Mansori beldelerini hedef almıştır. Bunların yanı sıra Sur kentine bağlı Burç Şemali bölgesine 2 ayrı hava saldırısı daha düzenlenmiştir.
Nabatiye vilayetine bağlı Arabsalim beldesinde aynı aileden 5 kişi hayatını kaybetmiş; Numeyriyye'deki saldırıda 4 kişi, Yukarı Nabatiye ve Şehhur beldelerinde ise birer kişi yaşamını yitirmiştir. İsrail'e ait insansız hava araçlarının Lübnan'ın farklı bölgelerinde 7 ayrı araca düzenlediği saldırılarda 12 kişi hayatını kaybetmiştir.
Görüşmelerin başlayacağı gün olan 14 Mayıs'ta İsrail ordusu Sadıkın, Tuffahta ve Kefre beldelerine hava saldırısı düzenlemiş, ayrıca Bekaa bölgesindeki Lebbaya, Suhmur, Yuhmur ve Ayn Tine ile güneydeki Hadasa ve Kefer Melki beldelerine de saldırılar gerçekleştirmiştir. Aynı gün BM, İsrail'e ait insansız hava araçlarının Beyrut'un yaklaşık 20 kilometre güneyindeki Ciyeh bölgesinde araçlara düzenlediği saldırılarda, aralarında 2 çocuğun da bulunduğu en az 8 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştır.
İsrail ayrıca Litani Nehri'nin kuzeyindeki çeşitli beldeler için tahliye emirleri yayınlamıştır. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, söz konusu beldelerdeki Lübnanlılardan yaşadıkları yerlerden en az 1 kilometre uzaklaşmalarını talep etmiştir. Bu beldeler Litani Nehri'nin kuzeyinde konumlanmaktadır.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın 13 Mayıs itibarıyla açıkladığı verilere göre, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında ölü sayısı son 24 saatte 29 artarak 2.911'e, yaralı sayısı ise 8.824'e yükselmiştir.
Üst düzey bir Lübnanlı resmi kaynak, yaptığı açıklamada görüşme öncesinde "İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının şiddetinin düşürülmesi" için temaslar yürütüldüğünü belirtmiştir. Adının açıklanmasını istemeyen bu kaynak şunları söylemiştir: "Yarınki görüşme öncesi İsrail'in saldırılarındaki tırmanışı düşürmek için temaslar yürütülüyor. Bu kapsamda bazı güvenceler de talep ediliyor." Aynı kaynak, sahadaki duruma rağmen görüşmelerin olumlu ilerlemesini umduklarını da kaydetmiştir.
İsrail ordusu, 18 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanlarda Gazze Şeridi'ndekine benzer biçimde "Sarı Hat" oluşturduğunu açıklamıştır. Bu hat çerçevesinde 55 köy İsrail'in işgali altındadır. İsrail basınında yer alan haberlere göre, saldırılar nedeniyle yerinden edilen yaklaşık 600.000 Lübnanlının Litani'nin güneyine dönüşü engellenmiştir.
İsrail'in oluşturduğu "Sarı Hat" yalnızca karayla sınırlı kalmamış; deniz hattına da uzanmıştır. Bu durum, Lübnan ile İsrail arasında 2022'de imzalanan deniz sınırı anlaşmasının fiilen ihlal edildiğine ve gaz sahalarının yeniden kontrol altına alınmak istendiğine işaret etmektedir. İsrail ordusu, Sur kenti ve Ras Nakura sahilinden 37 kilometre açığa kadar olan alandaki tüm deniz araçlarına saldırı tehdidinde bulunmuştur.
İsrail basınında çıkan haberlere göre İsrail ordusu, aynı dönemde Deyr Mimas beldesinde Ortodoks kilisesine ait bir vakıf binası ile güneş enerjisiyle çalışan içme suyu tesisini patlayıcılarla havaya uçurmuştur. Deyr Mimas Ortodoks Kilisesi, sosyal medya hesabından vakıf binasının harabeye döndüğünü gösteren fotoğrafı paylaşmıştır.
Hizbullah, İsrail'in ateşkes ihlallerine karşılık olarak 13 Mayıs 2026 tarihinde Lübnan'ın güneyindeki işgal altındaki bölgelerde İsrail ordusuna yönelik çok sayıda saldırı düzenlemiştir. Hizbullah'ın yazılı açıklamalarına göre Bint Cubeyl'de İsrail ordusuna ait zırhlı personel taşıyıcı ve asker topluluğu kamikaze insansız hava araçlarıyla hedef alınmıştır. Bulat mevzisi ile Kavzah beldesindeki asker ve araçlar roketlerle vurulmuştur. Reşaf'ta bir askeri araç, Deyr Suryan'da bir D9 buldozer ve Vadi el-Uyun bölgesinde bir "Namira" tipi askeri araç da saldırıların hedefi olmuştur.
Hizbullah ayrıca İsrail'in kuzeyindeki Roş Hanikra'ya insansız hava aracı saldırısı gerçekleştirmiştir. Bölgedeki Galiley Tıp Merkezi'nden yapılan açıklamada, 2'si ağır 3 yaralının tedavisinin sürdüğü aktarılmıştır. İsrail ordusu, Hizbullah'ın bir otoparkı hedef aldığı bu saldırıda çok sayıda kişinin yaralandığını doğrulamıştır.
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, 13 Mayıs 2026'da yaptığı açıklamada savaşanlarının "saldırganlığa ve ihlallere karşılık vereceğini" ve "2 Mart öncesi statükoya dönmeyeceğini" belirtmiştir. Kasım ayrıca Hizbullah'ın belirli hedeflere ulaşmak için "işbirliğine hazır" olduğunu ifade etmiş; bu hedefler arasında İsrail saldırılarının durdurulması, işgal altındaki topraklardan çekilmesi, Lübnan ordusunun güneye konuşlandırılması, Lübnanlı tutukluların serbest bırakılması ve güney bölgesinin yeniden imarı yer almıştır.
BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL), 13 Mayıs tarihinde yaptığı açıklamasında hem Hizbullah mensuplarının hem de İsrail askerlerinin BM mevzileri yakınlarındaki faaliyetlerinden, özellikle de insansız hava araçlarının artan kullanımından giderek daha fazla endişe duyduğunu bildirmiştir. UNIFIL'in basın açıklamasında şu ifade yer almıştır: "UNIFIL, Hizbullah üyelerinin ve İsrail askerlerinin, BM pozisyonunun yakınlarındaki faaliyetlerinden, özellikle de insansız hava araçlarının artan kullanımından giderek daha fazla endişe duymaktadır."
Lübnan adına görüşmeleri, Cumhurbaşkanı Avn tarafından atanan eski Washington Büyükelçisi Simon Karam yürütmüştür. Görüşmelere ayrıca Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh Moawad, Misyon Başkanı Yardımcısı Wissam Boutros ve üçüncü tura yeni eklenen isim olarak Lübnan'ın Washington Askeri Ataşesi General Oliver Hakme katılmıştır.
İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, İsrail ordusunun Stratejik Bölümü Başkanı Tuğgeneral Amichai Levin ve İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Yossi Draznin İsrail heyetinde yer almıştır.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Trump'ın Çin ziyareti nedeniyle toplantıya katılamamış; yerine Rubio'nun danışmanı Michael Needham, Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Jay Mens, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ve ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Mişel İsa katılmıştır.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, 15 Mayıs 2026'da Beyrut'ta Makasıd Cemiyeti tarafından düzenlenen bir törende yaptığı konuşmada İsrail ile yürütülen müzakerelerde Arap ve uluslararası desteğin seferber edilmesini istemiştir. Selam, Lübnan'ın kuruluşundan bu yana en tehlikeli krizlerden birinden geçtiğini belirterek devletin yıllar boyunca "ortak bir çatı yerine ganimet gibi" görüldüğünü söylemiştir.
Selam ayrıca ateşkese rağmen saldırılarını sürdüren İsrail'in işlediği suçların belgelenmesi için uluslararası platformlara başvuracaklarını ve BM'den bir heyet gönderilmesini talep edeceklerini açıklamıştır. Selam ayrıca "Yabancı projeler ve çıkarlar uğruna yürütülen anlamsız maceralar artık yeter. Sonuncusu da bizim seçmediğimiz, aksine bize dayatılan bir savaştı. Bu savaş, İsrail'i 5 noktadan çıkarmaya çalıştığımız bir dönemde, bugün 68 beldeyi, köyü ve noktayı İsrail'in işgal etmesiyle sonuçlandı." demiştir.
Selam ayrıca istediği devlet anlayışını şu sözlerle ifade etmiştir: "İstediğimiz devlet, eşit vatandaşlık devleti, etkin kurumlar devleti, bağımsız yargı ve modern yönetim devletidir." Tek silahın ulusal ordunun silahı olması ve hiçbir kişinin hukukun üstünde ya da dışında kalmaması gerektiğini de vurgulamıştır.
Başbakan Netanyahu, görüşmelerin sürdüğü dönemde 25 Mayıs'ta orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatı verdiğini kamuoyuyla paylaşmıştır. İsrail'in, görüşmelerden bağımsız olarak Lübnan'ın güneyindeki operasyonlarını sürdürme niyetinde olduğunu belirtmiştir.
İki günlük görüşmelerin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, görüşmelerin "son derece verimli" geçtiğini açıklayarak 16 Nisan'da ilan edilen ateşkesin 45 gün daha uzatıldığını duyurmuştur.
Pigott ayrıca şu kararları kamuoyuyla paylaşmıştır: Müzakerelerin siyasi ayağı 2–3 Haziran 2026 tarihlerinde yeniden başlayacaktır; 29 Mayıs 2026'da Pentagon'da her iki ülkenin askeri heyetlerinin katılımıyla bir güvenlik toplantısı yapılacaktır.
Pigott, görüşmelerin iki ülke arasında kalıcı barışın sağlanmasına, karşılıklı egemenlik ve toprak bütünlüğünün tam olarak tanınmasına ve ortak sınır boyunca gerçek bir güvenlik tesisine katkı sağlayacağına inandıklarını da belirtmiştir.
Lübnan heyeti ise yayımladığı yazılı açıklamada müzakereler sonucunda Lübnan lehine somut diplomatik bir ilerleme sağlandığını duyurmuştur. Açıklamada ateşkesin uzatılmasının vatandaşların "nefes almasını" sağlayacağı ve kalıcı istikrara doğru siyasi bir yol açacağı vurgulanmıştır.
Al Jazeera. “Israel Kills Seven in Lebanon, Agrees ‘Ceasefire’ Extension at Talks in US.” Al Jazeera, 15 Mayıs 2026. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/5/15/lebanon-talks-israel-attack
Al Jazeera. “Israel-Lebanon Talks Held in Washington as Expiration of Ceasefire Nears.” Al Jazeera Newsfeed Video, 15 Mayıs 2026. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/video/newsfeed/2026/5/15/israel-lebanon-talks-held-in-washington-as-expiration-of-ceasefire-nears
Al Jazeera. “Lebanon Hopes Crunch Talks in Washington Will Halt an Israeli Invasion.” Al Jazeera, 2 Haziran 2026. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/2/lebanon-hopes-crunch-talks-in-washington-will-halt-an-israeli-invasion
Al Jazeera. “Lebanon, Israel to Meet Again Thursday for Direct Talks, US Says.” Al Jazeera, 20 Nisan 2026. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/4/20/lebanon-israel-to-meet-again-thursday-for-direct-talks-us-says
Al Jazeera. “Mixed Views in Lebanon Ahead of Controversial Talks with Israel.” Al Jazeera, 23 Nisan 2026. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/4/23/mixed-views-in-lebanon-ahead-of-controversial-talks-with-israel
Al Jazeera. “What Is on the Table During Lebanon-Israel Direct Negotiations?” Al Jazeera, 14 Mayıs 2026. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/5/14/what-is-on-the-table-during-lebanon-israel-direct-negotiations
Anadolu Ajansı. “ABD Arabuluculuğundaki Lübnan-İsrail Görüşmelerinin 3. Turu Bugün Başlıyor.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-arabuluculugundaki-lubnan-israil-gorusmelerinin-3-turu-bugun-basliyor/3937036
Anadolu Ajansı. “ABD Dışişleri Bakanlığı: İsrail ile Lübnan Arasındaki Ateşkes 45 Gün Daha Uzatıldı.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-disisleri-bakanligi-israil-ile-lubnan-arasindaki-ateskes-45-gun-daha-uzatildi/3939046
Anadolu Ajansı. “Lübnan Başbakanı Selam’dan İsrail ile Yürütülen Müzakereler İçin Arap ve Uluslararası Destek Çağrısı.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/lubnan-basbakani-selamdan-israil-ile-yurutulen-muzakereler-icin-arap-ve-uluslararasi-destek-cagrisi/3939122
Anadolu Ajansı. “Lübnan Heyeti: ABD’deki Müzakerelerde Ülke Lehine Somut Diplomatik İlerleme Sağlandı.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/lubnan-heyeti-abddeki-muzakerelerde-ulke-lehine-somut-diplomatik-ilerleme-saglandi/3939137
Anadolu Ajansı. “Lübnan ile İsrail, ABD Arabuluculuğunda İkinci Tur Görüşmelere Bugün Başlıyor.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/lubnan-ile-israil-abd-arabuluculugunda-ikinci-tur-gorusmelere-bugun-basliyor/3915765
Anadolu Ajansı. “Son Gelişmeler: ABD-İsrail-İran-Lübnan Savaşı ve Barış Müzakereleri.” Anadolu Ajansı Live Blog. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/son-gelismeler-abd-israil-iran-lubnan-savasi-ve-baris-muzakereleri/1571
Anadolu Ajansı. “Trump, İsrail ile Lübnan Arasındaki Ateşkesin 3 Hafta Uzatılacağını Açıkladı.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/trump-israil-ile-lubnan-arasindaki-ateskesin-3-hafta-uzatilacagini-acikladi/3916287
Anadolu Ajansı. “Washington’daki İsrail-Lübnan 3. Tur Görüşmeleri Başladı.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/washingtondaki-israil-lubnan-3-tur-gorusmeleri-basladi/3936853
Anadolu Ajansı. “İsrail Ordusu, Ateşkese Rağmen Lübnan’ın Güneyine Saldırılarını Artırdı.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-ordusu-ateskese-ragmen-lubnanin-guneyine-saldirilarini-arttirdi/3935943
Reuters. “Lebanon-Israel Ceasefire Extended by Three Weeks After Oval Office Meeting.” Reuters, 23 Nisan 2026. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.reuters.com/world/middle-east/lebanon-seek-ceasefire-extension-us-hosted-talks-with-israel-2026-04-23/
Dördüncü tur görüşmeler, üçüncü turun ardından kararlaştırılan takvim doğrultusunda 2–3 Haziran 2026 tarihlerinde ABD Dışişleri Bakanlığı'nda gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, İsrail'in Lübnan işgalinin 2000 yılından bu yana en ileri noktaya ulaştığı ve Hizbullah ile İsrail'in güney Lübnan'da çatışmalarını sürdürdüğü bir ortamda yapılmıştır.

İsrail-Lübnan 4. tur görüşmeleri, 2 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın 2 Haziran 2026 itibarıyla açıkladığı verilere göre, 2 Mart'tan itibaren İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 3.468'e ulaşmıştır.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, 3 Haziran 2026'da iki ülke heyetlerinin Salı günü bakanlıkta bir araya geldiğini duyurmuştur. Görüşmelere Lübnan adına Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh ve Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Simon Karam, İsrail adına İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter katılmıştır. ABD tarafından ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa ve ABD Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Daniel Holler toplantıda yer almıştır.
Sözcü Pigott, görüşmelere ilişkin açıklamasında "Son 20 yılın başarısızlıklarından sıyrılarak Lübnan'ın egemenliğini yeniden tesis etmeyi ve İsrail'in güvenliğini sağlamayı amaçlayan kapsamlı anlaşmaya doğru ilerlerken, siyasi ve güvenlik kulvarlarında ilerleme devam ediyor." demiştir.
Dördüncü turun ardından 4 Haziran 2026 tarihinde ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve Lübnan'ın kapsamlı ateşkes konusunda mutabakata vardığını açıklamıştır. Açıklamada şu ifade yer almıştır: "Ateşkes, Hizbullah'ın saldırıları tamamen durdurmasına ve tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesine bağlıdır."
Tarafların ayrıca, ABD'nin yönlendirmesiyle, Lübnan ordusunun belirli bölgelerde tek yetkili güç olarak kontrolü devralacağı "pilot bölgeler" oluşturulması konusunda anlaştığı bildirilmiştir. Açıklamada, bu adımların kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına zemin hazırlayacağı belirtilmiş; İsrail ile Lübnan arasındaki ilişkinin yalnızca iki ülkenin egemen hükümetleri tarafından belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Tarafların kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılması amacıyla 22 Haziran haftasında siyasi ve güvenlik müzakerelerine yeniden başlamayı kabul ettiği de kaydedilmiştir.
Mutabakatın duyurulduğu sırada İsrail saldırıları sürmüştür. 4 Haziran'da İsrail ordusunun Lübnan'ın farklı bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında 4 kişi hayatını kaybetmiştir. Anlaşmanın açıklanmasının ardından birkaç saat içinde kuzey İsrail'de hava saldırısı alarmları verilmiş ve "şüpheli hava hedefi" tespit edildiği bildirilmiş; ancak kayıp yaşanmamıştır.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, şartlı ateşkesin duyurulmasına karşın Lübnan'ın güneyindeki işgal ve saldırıların süreceğini açıklamıştır. Katz, ateşkes metninin Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve Litani Nehri'nin kuzeyine çekilmesinin yanı sıra İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki işgalinin sürdürülmesini ve "hareket özgürlüğünü" kapsadığını ileri sürmüştür.
Katz, İsrail ordusunun bölgede "terör altyapısını" tasfiye etmeye devam edeceğini ve İsrail topluluklarına yönelik saldırılara karşılık olarak Beyrut'u hedef alma konusunda "ABD destekli hareket özgürlüğüne" sahip olduğunu da belirtmiştir. Güneyde yerinden edilen ailelerin evlerine dönmesine izin verilmeyeceği de ayrıca bildirilmiştir.
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan'daki çatışmaya ilişkin görüşmelerle ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşına ilişkin müzakerelerin ayrı tutulmasını istediğini açıklamıştır. İran ise bu iki sürecin birbirinden ayrılamayacağını savunmuştur.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Beyrut'a yönelik herhangi bir saldırının savaşın "tam anlamıyla yeniden başlamasına" yol açacağı uyarısında bulunmuştur. Araghchi, ABD ile iletişim kanallarının açık kalmayı sürdürdüğünü ancak Orta Doğu savaşını sona erdirmeye yönelik müzakerelerde "somut bir ilerleme kaydedilemediğini" de vurgulamıştır. Tasnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre Araghchi, müzakere masasına dönüşün "İran halkının haklarının güvence altına alınması, Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesi ve bölgedeki gerginliklerin durdurulması" koşuluna bağlı olduğunu belirtmiştir.
İran lideri Ayetullah Mücteba Hamanei, 4 Haziran'da İran'ın kurucu lideri Ruhollah Humeyni'nin vefat yıl dönümü törenlerinde kendisi adına okunan bir mesajda, ABD-İsrail'in "savaş alanındaki yenilgisinin ardından halkın direncini zayıflatmayı hedefleyen kapsamlı bir hibrit savaşa yöneldiğini" ifade etmiştir.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail ile varılan şartlı ateşkesin "son fırsat" olduğunu belirtmiş; aksi takdirde her iki tarafın da kendi sorumluluklarına katlanacağı uyarısında bulunmuştur. Avn, tüm tarafların onay vermesi ve gerekli garantilerin sunulmasının ardından ateşkesin 24 saat içinde uygulamaya başlayabileceğini de açıklamıştır.
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım 4 Haziran günü, eski İran lideri İmam Ruhullah Humeyni'nin vefat yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda Washington'daki doğrudan müzakereleri ve şartlı ateşkesi reddetmiştir. Kasım, söz konusu müzakereleri "anlamsız, aşağılayıcı ve utanç verici" olarak nitelendirmiş; bunların Lübnan halkının geniş kesimleri tarafından bütünüyle ve kesin olarak reddedildiğini ileri sürmüştür.
Silahların sadece devlet tekelinde toplanması taleplerine karşı çıkan Kasım, bunun İsrail'in savaşta elde edemediği hedeflere siyasi yollarla ulaşması anlamına geleceğini savunmuştur. Kasım, İsrail'in saldırılarının sürdüğü bir ortamda Hizbullah'ın ateşkese uymasının ve güçlerini güneyden çekmesinin "teslimiyet ve yenilgi" anlamına geleceğini belirterek bunu "imkansız" olarak tanımlamıştır.
Kasım, "Hiç kimseye saldırılara karşı direniş göstermeyeceğimiz ve saldırılara yanıt vermeyeceğimiz yönünde bir taahhütte bulunmadık." diyerek, İsrail saldırılarının sürmesi halinde tüm imkanlarla karşılık vereceklerini ifade etmiştir. "Köylerimiz güvenli olmadığı, bombalandığı ve yıkıldığı, halkımız öldürüldüğü sürece İsrail'deki yerleşim birimleri de güvenli olmayacaktır." diyen Kasım, İsrail'i Lübnan'dan çıkarana kadar savaşmaya devam edeceklerini söylemiştir.
Kasım, anlaşma için taleplerini; "İsrail'in hava, kara ve denizden gerçekleştirdiği tüm saldırıları durdurması, topraklarından çekilmesi, Lübnan ordusunun Litani Nehri'nin güneyine konuşlanması, esirlerin serbest bırakılması, yerinden edilenlerin köylerine dönmesi ve yeniden imar sürecinin başlatılması" şeklinde sıralamıştır.
Kasım'ın ateşkesi reddettiğini açıklamasının ardından Hizbullah'a ait insansız hava araçları nedeniyle İsrail'in kuzeyinde sirenler çalmıştır. İsrail ordusu İHA sızması nedeniyle kuzeyde sirenlerin çaldığını açıklamış; İsrail basınına göre bölgeye 3 Hizbullah İHA'sı sızmıştır. Netanyahu'nun, sirenlerin çalmasından kısa süre önce kuzeyindeki Shlomi yerleşiminden ayrıldığı da bildirilmiştir.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, şartlı ateşkes anlaşmasının duyurulmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırıların sürdüğünü ve İsrail ordusunun Hizbullah'a ait olduğunu iddia ettiği tesis ve altyapıları hedef almaya devam ettiğini açıklamıştır. Daha önceki saldırılar nedeniyle yerinden edilen bölge sakinlerine ikinci bir duyuruya kadar Zehrani Nehri'nin güneyine geçmemeleri çağrısında bulunulmuştur.
İsrail savaş uçakları Nebatiye vilayetine bağlı Deyr ez-Zehrani, Şevkin, Haris, Kefre, Doğu Zavtar, Batı Zavtar, Kefer Coz, Adşit, Mivedon ve Aba beldelerini; Sur kentine bağlı Mansuri, Haruf, Maareke, Kana, Reşknaniye, Abbasiye beldelerini hava saldırılarıyla hedef almıştır. İsrail ordusu güneydeki Beraşit ve Sarife beldelerine de hava saldırıları gerçekleştirmiştir. Düveyr beldesinde bir araca İHA saldırısı düzenlenmiştir. Lübnan'ın doğusundaki Suhmur beldesine düzenlenen saldırılarda 5 kişi hayatını kaybetmiş, 4 kişi yaralanmıştır. Bint Cubeyl ilçesine bağlı Haddasa, Tebnin ve Harin beldeleri de hedef alınmış; Tebnin'deki saldırılarda yaralıların olduğu bildirilmiştir.
İsrail ordusuna ait bir İHA, Sur kentine bağlı Marub beldesinde bir motosikleti hedef almış; saldırıda 1 kişi hayatını kaybetmiş, 1 kişi yaralanmıştır. Sabah saatlerinde Nebatiye kentinde Zefta ile Numeiriye beldeleri arasındaki yolda seyir halindeki bir araç İHA tarafından hedef alınmış; 3 kişi yaralanmıştır. Kefer Rumman-Habbuş yolundaki Nejde Kavşağına ve Kefer Tebint beldesindeki kavşağa da İHA saldırıları düzenlenmiştir. İsrail ayrıca Nebatiye'ye bağlı Deyr Antar, Kefer Tebint, Ernun, Şevkeyn ve Zubdeyn beldelerini hem savaş uçakları hem de insansız hava araçlarıyla bombalamıştır. Beyrut semalarında ise İsrail'e ait bir İHA alçak irtifada uçuş gerçekleştirmiştir. İsrail ordusu ayrıca güneydeki Burç Kalaviye bölgesinde UNIFIL merkezi yakınındaki bir aracı hava saldırısıyla hedef almış; Sur kentindeki saldırılarda bir evin enkazından bir çocuk yaralı olarak kurtarılmıştır.
Günün sonunda İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 12'ye ulaşmıştır.
Al Jazeera. “Iran War Live: Trump Talks to Hezbollah, Israel as Lebanon Fighting Surges.” Al Jazeera Live Blog, 2 Haziran 2026. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/6/2/iran-war-live-trump-talks-to-hezbollah-israel-as-lebanon-fighting-surges
Al Jazeera. “Israel and Lebanon Agree to Conditional Ceasefire.” Al Jazeera, 4 Haziran 2026. Erişim 4 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/4/israel-and-lebanon-agree-to-conditional-ceasefire
Anadolu Ajansı. “Dakika Dakika Gelişmeler: ABD-İsrail-İran-Lübnan Savaşı ve Ateşkes Süreci.” Anadolu Ajansı Live Blog. Erişim 4 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/dakika-dakika-gelismeler-abd-israil-iran-lubnan-savasi-ve-ateskes-sureci/3189
Anadolu Ajansı. “Lübnan ve İsrail, ABD Arabuluculuğunda Şartlı Ateşkese Vardı.” Anadolu Ajansı. Erişim 4 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/lubnan-ve-israil-abd-arabuluculugunda-sartli-ateskese-vardi/3956058
Anadolu Ajansı. “İsrail-Lübnan 4. Tur Görüşmeleri, ABD’nin Ev Sahipliğinde Yapıldı.” Anadolu Ajansı. Erişim 3 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-lubnan-4-tur-gorusmeleri-abdnin-ev-sahipliginde-yapildi/3954829
Axios. “Israel and Lebanon Agree to Full Ceasefire, Conditioned on Steps by Hezbollah.” Axios, 3 Haziran 2026. Erişim 4 Haziran 2026. https://www.axios.com/2026/06/03/israel-lebanon-ceasefire-hezbollah-us
BBC News. “Israel and Lebanon Agree to Implement Ceasefire if Hezbollah Stops Attacks.” BBC News, 4 Haziran 2026. Erişim 4 Haziran 2026. https://www.bbc.com/news/articles/c5y01pdqvkgo
2-3 Haziran'da yapılan 4.tur görüşmelerin ardından İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları devam etmiştir. 18 Haziran 2026'da, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın imzaladığı ABD-İran mutabakat metni yürürlüğe girmiştir. Bu mutabakat, tarafların Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi taahhüt eden bir hüküm içermektedir.
23 Haziran 2026 itibarıyla Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı veriye göre Lübnan'da can kaybı sayısı 4 bin 192'ye, yaralı sayısı 12 bin 171'e yükselmiştir.
İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan müzakerelerin 5. turu, 23 Haziran 2026 Salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda başlamıştır. ABD Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerin 23-25 Haziran tarihlerinde düzenleneceğini önceden duyurmuştur.
Görüşmeleri ABD Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Dan Holler ile Savunma Bakanlığı Yardımcı Sekreteri Daniel Zimmerman başlatmıştır. Görüşmeler, ortak askeri-siyasi oturumla başlamış, ardından askeri oturum ve son olarak siyasi kapanış turu şeklinde planlanmıştır.
İsimsiz kalmak isteyen bir ABD'li yetkili, görüşmelere ilişkin "Ortak hedefimiz, şiddet döngüsünü kalıcı olarak sona erdirmektir. İsrail ve Lübnan'ı iki egemen devlet olarak müzakere etmeleri ve barış ile güvenliğe ulaşmanın bir yolunu bulmaları için olanak sağlıyoruz. Görüşmeler, iki ülke arasında kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasını ilerletmeye devam edecek." demiştir.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, 23 Haziran 2026'da Washington'daki müzakereleri takip eden danışma ekibi üyeleri ile Lübnan Genelkurmay Başkanı Rudolph Heykel'in katıldığı bir toplantıya başkanlık etmiştir. Avn, bu toplantıda "Ulusal hedeflere ulaşmanın ve tüm hakları geri kazanmanın dünyada kabul gören tek yolu müzakeredir." demiştir.
Avn, Lübnan'ın hedefinin ülke egemenliğinin her karış toprak üzerinde yeniden tesis edilmesi olduğunu vurgulayarak "Bugün açıkça söylüyoruz ki İsrail işgalinin Lübnan'ın güneyinden tamamen sona ermesinden ve dış vesayetlerin ortadan kalkmasından başka bir seçeneği kabul etmeyeceğiz." demiştir.
Avn, bir gün sonra İngiliz parlamenterlerden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, Washington'daki müzakerelerin ABD-İran görüşmelerinden bağımsız bir süreç olduğunu şu sözlerle belirtmiştir: "Washington'da yürütülen müzakereler, geçen hafta İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan görüşmelerde ortaya çıkan sonuçlardan bağımsızdır." Avn ayrıca, ateşkes kapsamında gündeme gelen "pilot bölgelerin" belirlenmesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü, ancak bunun İsrail tarafının onayını beklediğini aktarmış; UNIFIL'in 2027 başında çekilmeye başlamasının ardından Lübnan'ın güneyindeki uluslararası varlığın devamı için Londra'nın desteğine ihtiyaç duyduklarını dile getirmiştir.
İsrail basınından Maariv gazetesinin 24 Haziran 2026 tarihli haberine göre, Washington'daki 5. tur görüşmeler güvenlik konularının ele alınmasına odaklanmış ve görüşmelerin 25 Haziran'a kadar süreceği belirtilmiştir. Habere göre görüşmeler üç bölüme ayrılmıştır: 23 Haziran'da siyasi konular, 24 Haziran'da güvenlik konuları ve 25 Haziran'da siyasi ve güvenlik heyetlerinin ortak katılımıyla uzlaşma ve nihai sonuçlara ulaşılması hedeflenmiştir.
Habere göre, Lübnan ordusunun güvenlik sorumluluğunu üstleneceği ve Hizbullah'ın dönüşünün engellenmesi karşılığında İsrail ordusunun işgal ettiği bazı bölgelerden sınırlı şekilde çekilmesini içeren "pilot bölgeler" planının uygulanmasına yönelik bir mekanizma oluşturulması görüşülmüştür. Bu çekilmenin ABD'nin gözetimi ve denetimi altında "sınırlı ve planlı bir şekilde" gerçekleştirilmesi öngörülmüştür. Taraflar, pilot uygulamaya dahil edilecek bölgeler, zaman çizelgesi, gözlem ve takip mekanizmaları ile planın başarı veya başarısızlık kriterlerini masaya yatırmıştır.
Aynı haberde, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah altyapısıyla ilgili istihbaratı ABD ile paylaştığı, bunun Lübnan ordusunun operasyonel yeteneklerinin test edilmesi amacıyla yapıldığı iddia edilmiştir.
İsrail basınından Yedioth Ahronoth gazetesinin 25 Haziran 2026 tarihli haberine göre, müzakerelere ilişkin bilgi sahibi İsrailli kaynaklar, Washington yönetiminin taraflar arasında mutabakata varılması için "sert baskı" yaptığını ve bu nedenle 5. turun Tel Aviv yönetimi açısından "en kötü ve zorlu tur" olduğunu iddia etmiştir. Kaynaklara göre hem ABD Dışişleri Bakanlığı hem de Pentagon'daki müzakere odalarında atmosfer "olumsuz" olmuştur. Taraflar arasındaki temel anlaşmazlığın, İsrail'in çekilme takvimi ile Lübnan ordusuna devredilecek "pilot bölgelerin" belirlenmesi olduğu aktarılmıştır.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, 24 Haziran'daki görüşmeler 11 saat sürmüştür. Görüşmelerin 3 gün sürmesi öngörülürken, uzun müzakereler nedeniyle sürecin 4. güne uzatıldığı bildirilmiştir. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, müzakerelerde İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinden çekilmesi konusunda anlaşmazlıkların sürdüğünü, ancak ABD'nin planı kapsamında İsrail ordusunun bazı bölgelerden çekilerek yerini Lübnan ordusuna bırakması konusunda kısmi ilerleme sağlandığını aktarmıştır.
The Jerusalem Post gazetesi, Tel Aviv yönetiminin, Lübnan ordusunun öncelikle İsrail birliklerinin bulunmadığı bölgelerde konuşlanmasında ısrar ettiğini aktarmıştır.
İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Lübnanlı yetkili, 26 Haziran 2026'da Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, Lübnan heyetinin İsrail ordusunun ülkenin güneyinden belirli bir takvim çerçevesinde tamamen çekilmesi talebinde ısrarcı olduğunu belirtmiş; bu tutumun 5. tur müzakerelerin bir gün daha uzatılmasına neden olduğunu söylemiştir: "Lübnan'ın, İsrail'in Lübnan topraklarından belirli bir takvim çerçevesinde tamamen çekilmesi konusundaki ısrarı ve bu tutumunu sürdürmesi, 5. tur müzakerelerin bir gün daha uzatılmasına neden oldu."
Kaynak, Beyrut yönetiminin, İsrail'in çekileceği "pilot" ya da "örnek" bölgelerin Lübnan ordusunun konuşlanabileceği "Sarı Hat" içerisinde yer almasını şart koştuğunu, İsrail güçlerinin zaten bulunmadığı bölgelerin bu kapsamda değerlendirilmesini kabul etmediğini ifade etmiştir.
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, 26 Haziran akşamı Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, tarafların görüşmelerin dördüncü gününde sabah saatlerinde Bakanlık'ta yeniden bir araya geldiğini doğrulamış ve "Taraflar, bir anlaşmaya varmak, çalışmalarını sürdürmek üzere bugün yeniden bir araya geldi. İsrail ile Lübnan, uzun vadeli barış ve güvenliği sağlama hedefiyle iki egemen devlet olarak müzakerelerine devam ediyor." demiştir.
5. tur görüşmelerinin ardından, 26 Haziran 2026 günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda düzenlenen bir törenle Lübnan ve İsrail arasında üçlü bir çerçeve anlaşması imzalanmıştır. Törene ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh ve İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter katılmıştır. Anlaşmayı, ABD Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Daniel Holler'in de hazır bulunduğu törende büyükelçiler imzalamıştır.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, imza töreninde yaptığı konuşmada anlaşmayı "uzun ve zorlu bir sürecin ilk adımı" olarak nitelendirmiş ve "Bugün egemen Lübnan hükümeti ile İsrail hükümeti arasında, Amerika Birleşik Devletleri'nin arabuluculuğu ve desteğiyle bir çerçeve anlaşmasını duyuruyor olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu, kalıcı barış ve güvenlik için bir çerçeve oluşturmaya başlayan bir süreçtir." demiştir.
Rubio, Lübnan halkının uzun yıllardır dış müdahaleler nedeniyle büyük acılar yaşadığını belirterek şunları eklemiştir: "Bugün söylediğim gibi bu sürecin en başındayız. Önümüzde uzun bir yol var ama bu ilk adım çok kritik."
İngilizce basın açıklamasında Rubio, anlaşmayı "başlangıcın başlangıcı" (orijinal: "the beginning of the beginning") olarak tanımlamış ve "Önümüzde çok iş var. Önümüzdeki görevin zorluğunu hiçbir şekilde hafife almıyoruz, ama önemini, ne kadar hayati olduğunu anlıyoruz." demiştir.
Rubio, daha sonra yaptığı yazılı açıklamada ABD'nin anlaşmanın uygulanmasını üçlü bir "Lübnan için Askeri Koordinasyon Grubu" (Military Coordination Group for Lebanon - MCG4L) aracılığıyla kolaylaştıracağını ve Washington'ın BM ile koordinasyon içinde acil 100 milyon dolarlık insani yardım dahil olmak üzere önemli kaynaklar taahhüt edeceğini söylemiştir.
Rubio ayrıca, ABD'nin Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin (LAF) "Lübnan topraklarının tamamında egemenliği daha etkili şekilde tesis etme" kapasitesini geliştirme niyetini yinelediğini, bu kapsamda mevcut ABD yetki ve tahsisatları çerçevesinde 30 milyon dolardan fazla fon sağlanacağını ifade etmiştir.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın resmi açıklamasına göre anlaşma, "Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını ve terör altyapısının dağıtılması gibi maddeleri" de içermektedir; Rubio bu noktada "Bu anlaşma, Lübnan'ın egemenliğini yeniden tesis etmek, Hizbullah'ı silahsızlandırmak ve terör altyapısını dağıtmak ile bu tehdit ortadan kalktığında İsrail'in kendi sınırlarına geri dönmesini sağlamak üzere açık ve yapılandırılmış bir süreç oluşturuyor." demiştir.
Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh, anlaşmayı egemenliğin yeniden tesisi ve çatışmaların kalıcı olarak sona erdirilmesi yolunda tarihi bir adım olarak değerlendir ve "Bugün imzaladığımız üçlü çerçeve, Lübnan egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesi, kalıcı ve nihai bir çatışmasızlık halinin sağlanması ve halkımızın topraklarına geri dönmesi yolunda ilk adımdır." demiştir.
Reuters'a göre Hamadeh, görüşmeleri "uzun ve zorlu" olarak nitelendirmiş ancak yeni çerçevenin barış müzakerelerini ilerletebileceğine dair umutlu olduğunu belirtmiştir: "Bugün imzaladığımız üçlü çerçeve, Lübnan egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün yeniden tesisi, kalıcı ve nihai bir çatışmasızlık halinin sağlanması, halkımızın topraklarına geri dönmesi ve tüm Lübnanlıların barış, güvenlik ve refah içinde yaşamasına imkân verilmesi yolunda ilk adımdır."
İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, Hamadeh'yi ülkesi için "bir dişi aslan gibi" mücadele eden "zorlu bir müzakereci" olarak nitelendirmiş ve görüşmelerin "treni tekrar raylarına oturttuğunu" ileri sürmüş ve "Doğru yönde ilerliyor. Nihai durak? İki ülkemiz arasında barış. Her iki ülkenin güvenlik içinde yaşayacağı, İsrail'in ve Lübnan'ın egemenliğinin saygı görüp korunacağı gerçek bir barış." demiştir.
Leiter ayrıca şunları söylemiştir: "Bu performansa dayalı üçlü çerçeve anlaşmasında İran dışarıda, Hizbullah dışarıda ve İsrail ile Lübnan arasındaki barış yolu içeride." Leiter, imza töreninin ardından gazetecilere şu değerlendirmeyi yapmıştır: "Lübnan ordusunun Hizbullah'ı dağıtma ve silahsızlandırma konusunda performans gösterdiği ölçüde, ek pilot bölgelerle ve uluslararası kabul görmüş, güvenli ve mutabık kalınmış bir sınırın nihai olarak belirlenmesiyle ilerleyeceğiz."
Anlaşmanın tam metni kamuoyuyla paylaşılmamıştır. Al Jazeera'nın haberine göre Washington Çerçeve Anlaşması'nın nihai metni, İsrail'in Lübnan toprakları üzerinde hak talebi bulunmadığını ve Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin (LAF), Hizbullah gibi devlet dışı silahlı grupların "doğrulanmış silahsızlandırılması" beklenerek nihai olarak Lübnan'ın güneyinde yetkili makam olacağını belirten 14 maddeden oluşmaktadır.
Al Jazeera'nın aktardığı bilgiye göre anlaşmanın 9. maddesi, Lübnan hükümetinin, LAF'ın Lübnan içinde tam askeri ve güvenlik denetimini sağlama kapasitesini güçlendirmeye yönelik "sıkı, performansa dayalı bir program"a bağlı kalmayı taahhüt ettiğini, bunun "tüm devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılmasının uygulanması"nı amaçladığını belirtmektedir.
Görüşmeler öncesinde gündeme gelen ve İsrail basınında ayrıntılarıyla ele alınan tekliflerden biri, Lübnan ordusunun İsrail işgali altındaki bazı topraklar üzerinde yeniden denetim kurmasına imkân tanıyacak "pilot bölgelerin" oluşturulmasıdır.
ABD yönetimi, Birleşmiş Milletler ile koordinasyon halinde acilen 100 milyon dolar insani yardım tahsis edeceğini taahhüt etmiş; "kalıcı bir barışı" desteklemek amacıyla Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne 30 milyon dolar geri ödeme yapacağını bildirmiştir.
Reuters'ın haberine göre anlaşma kapsamında ABD, anlaşmanın uygulanmasını üçlü bir "Lübnan için Askeri Koordinasyon Grubu" aracılığıyla sağlayacaktır.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşma kapsamında Lübnan ordusunun bölgeyi devralmak üzere hazırlıklara başlamasına imkan tanınacağını, İsrail ordusunun tavsiyeleri doğrultusunda Lübnan ordusuna devredilecek iki pilot bölge oluşturulacağını iddia etmiştir.
Netanyahu'nun iddiasına göre pilot bölgelerden ilki, Litani Nehri'nin güneyinde İsrail ordusunun kara işgalini sürdürdüğü alanın tamamen dışında yer almaktadır; ikincisi ise Litani Nehri'nin kuzeyinde bulunmaktadır. Netanyahu, ikinci pilot bölgenin küçük bir kısmının İsrail ordusu tarafından son iki haftada işgal edildiğini ancak "ihtiyaç duyulmadığı" yönünde ordu komuta kademesince bilgilendirildiğini savunmuştur.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, imza töreninin ardından yayımladığı video mesajında, "Hizbullah silahsızlandırılmadığı ve İsrail'e yönelik tehdit sürdüğü müddetçe" Lübnan'ın güneyindeki işgali sürdüreceklerini savunmuş ve "En kritik nokta, İsrail'in her şeyden önce Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde kalmaya devam edecek olmasıdır. Bu önemli bir başarıdır. Hizbullah silahsızlandırılmadığı ve İsrail'e tehdit oluşturduğu sürece buradaki varlığımızı sürdüreceğiz." demiştir.
Netanyahu, anlaşmayla "İran'a büyük bir darbe indirdiklerini" iddia ederek şunları söylemiştir: "İran, bizi Lübnan'ın güneyinden tek taraflı çekilmeye zorlamaya çalışıyordu. İsrail, Lübnan ve ABD ise onlara şu mesajı verdi: Bu sizi ilgilendirmez."
Al Jazeera'nın aktardığına göre Netanyahu, çerçeve anlaşması duyurulmasının ardından İngilizce yaptığı açıklamada da benzer ifadeler kullanmıştır: "En önemli şey, her şeyden önce İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde kalmasıdır. Bu büyük bir başarıdır ve Hizbullah silahsızlanana kadar bunu sürdüreceğiz."
Hizbullah'ın siyasi kanadı "Direnişe Vefa Bloğu" milletvekili Hasan Fadlallah, 26 Haziran 2026'da yaptığı yazılı açıklamada Hizbullah olarak Lübnan ile İsrail arasında gerçekleşen doğrudan müzakereleri reddettiklerini belirtmiş, müzakerelerin Lübnan'ın egemenliğini baltaladığı ve ülkede tehlikeli bölünmelere sebep olacağı uyarısında bulunmuştur.
Fadlallah, Hizbullah'a yakın el-Meyadin televizyonuna yaptığı açıklamada "Bu yönetim, ABD desteğiyle savaşa girmediği sürece Washington'da imzalanan anlaşmayı uygulayamayacaktır. Bu yönetimin Lübnan'ı yok etmesine izin vermeyeceğiz, kaderimizi ve ülkemizi teslim etmeyeceğiz. Bu yönetim kendi iradesini Lübnan halkına dayatamaz. En önemli faktör sahadır ve saha da bizde, bu toprakların sahibi bizleriz." demiştir.
Fadlallah, İran'ın tutumuna da değinerek "İran da İsrail Lübnan'dan çekilmeden hiçbir anlaşmayı imzalamaz." demiştir. Lübnan hükümetinin İsrail'e "sahada hiçbir etkisi olmayacak bir hediye" verdiğini öne süren Fadlallah, şunları eklemiştir: "Yönetimden gelebilecek her türlü eyleme karşı koyacağımız gibi direnişimiz ve silahlarımıza da daha sıkıca sarılacağız. İtirazımızda ciddiyiz ve bu yönetimin taahhütlerini uygulamasına izin vermeyeceğiz."
Fadlallah, Lübnan anayasasında İsrail'in "düşman ülke" olarak görüldüğünü, dolayısıyla İsrail'le doğrudan müzakerelerin anayasaya aykırı olduğunu savunmuş ve "Netanyahu'ya diyoruz ki: Sen karar yetkisine sahip olmayanlarla anlaşma yaptın. İsrail düşman ülke olarak kalacak ve onunla el sıkışan da onun suçlarına ortaktır." demiştir.
Al Jazeera'nın haberine göre Fadlallah, anlaşmanın imzalanmasından önce de Lübnan yetkililerinin tutumunu "tek taraflı, karşılıksız tavizler" olarak nitelendirmiş ve şu ifadeleri kullanmıştır: "Lübnan yetkililerinin izlediği yol, ülkeyi zayıflatacak ve İsrail düşmanının çıkarlarına hizmet edecek tek taraflı, karşılıksız tavizler anlamına geliyor."
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, 27 Haziran 2026'da anlaşmaya ilişkin ilk değerlendirmesini yaparak çerçeve anlaşmasını "yok hükmünde ve aşağılayıcı" olarak nitelendirmiş ve İsrail'in İran-ABD mutabakat zaptı uyarınca Lübnan'dan çekilmesini talep etmiştir.
Kasım, İsrail'in çekilmesini Lübnan genelindeki direnişin silahsızlandırılmasına bağlamanın "tüm kırmızı çizgileri aşan ve Lübnan'ı düşman İsrail'in elinde bir piyon haline getiren çok tehlikeli bir öneri" olduğunu belirtmiştir.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ABD'de varılan çerçeve anlaşmasıyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, anlaşmanın amacının İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi, bu topraklarda devlet egemenliğinin yeniden tesisi ve yerinden edilenlerin geri dönmesi olduğunu belirtmiştir.
Selam, Lübnan devletinin silahlı kuvvetler aracılığıyla toprakları üzerinde egemenlik kurmasının daha önce Taif Anlaşması, BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararı ve 2024'te varılan anlaşmada da yer aldığına işaret etmiştir.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, 26 Haziran akşamı yaptığı yazılı açıklamada, çerçeve anlaşmasının ülkenin egemenliğini tüm topraklarında yeniden tesis etme yolunda "ilk adım" olduğunu belirtmiştir.
Avn, ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere müzakerelere ev sahipliği yapan ve süreci destekleyen ABD yönetimine teşekkür etmiş ve "Artık işgalin, esirlerin, bağımlılığın ve vesayetin olmadığı bir Lübnan için çalışmayı sürdüreceğiz." demiştir.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile ABD Başkanı Donald Trump, 27 Haziran 2026'da telefonda görüşerek çerçeve anlaşmasının uygulanmasına ilişkin gelişmeleri ele almışlardır. Trump, görüşmede çerçeve anlaşması dolayısıyla Avn'ı tebrik etmiş ve ABD'nin Lübnan'ın ve Lübnan halkının yanında olduğunu belirterek anlaşmanın uygulanması için gerekli desteği sağlamaya devam edeceklerini bildirmiştir.
Trump, görüşmede "Lübnan devletinin silahlı güçleri aracılığıyla ülke genelinde otoritesini tesis etmesini, ülkenin istikrarını tehdit eden unsurların ortadan kaldırılmasını ve Cumhurbaşkanı Avn ile hükümetin kararlarının desteklenmesini önemsiyoruz." demiştir.
Avn da Trump'a, Lübnan'ın meşru yönetimine, anayasal kurumlarına ve başta ordu olmak üzere güvenlik güçlerine verdiği destek dolayısıyla teşekkür etmiş; İsrail'in ülkenin güneyinde işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmesi yönünde baskı yapılmasının Lübnan ordusunun uluslararası sınıra kadar konuşlanmasını kolaylaştıracağını ifade etmiştir. Trump, görüşmenin sonunda Avn ile yakında Washington'da bir araya gelmeyi beklediğini kaydetmiştir.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, 27 Haziran 2026'da Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile telefonda görüşmüş, çerçeve anlaşmasının İsrail'in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesine giden sürecin temeli olması gerektiğini belirtmiştir. Abdulati, anlaşmayı "önemli bir başlangıç" olarak nitelendirerek, İsrail'in işgal altında tuttuğu bölgelerden kademeli olarak çekilmesinin gerekli olduğunu vurgulamış; bunun BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararının eksiksiz ve ayrım gözetilmeksizin uygulanmasına zemin hazırlaması gerektiğini ifade etmiştir.
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen Es-Safedi, Lübnanlı mevkidaşı Yusuf Recci ile telefonda görüşerek, anlaşmanın Lübnan'ın güvenlik ve istikrarının desteklenmesi ve topraklarının tamamında egemen olması için "önemli bir adım" olduğunu belirtmiştir. Safedi, bu adımdan hareketle İsrail'in işgal ettiği Lübnan topraklarının tamamından çekilmesi ve BM'nin 1701 sayılı kararının uygulanması aşamasına geçilmesinin önemine işaret etmiştir.
AB Dış İlişkiler Servisi (EEAS) Sözcüsü Anouar El Anouni, anlaşmanın gerilimin azaltılması ve barış yönündeki çabalara "çok ihtiyaç duyulan olumlu bir perspektif" sunduğunu belirtmiştir. AB, tüm tarafların yapıcı tutumunu takdir ederek, yeni kurulan üçlü Askeri Koordinasyon Grubu aracılığıyla da dahil olmak üzere taraflara üstlendikleri taahhütleri uygulamaya koymaları çağrısında bulunmuştur. AB ayrıca, kısa süre önce onaylanan 100 milyon avroluk yardım paketiyle Lübnan Silahlı Kuvvetlerine destek sağlandığını belirtmiştir.
Al Jazeera. “In Lebanon, Framework Agreement Signed With Israel Spurs Protest, Criticism.” Al Jazeera. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/features/2026/6/28/in-lebanon-framework-agreement-signed-with-israel-spurs-protest-criticism
Al Jazeera. “US Announces Framework Agreement Between Israel and Lebanon.” Al Jazeera. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/26/us-announces-framework-agreement-between-israel-and-lebanon
Al Jazeera. “What Israeli and Lebanese Officials Are Saying Before Washington Talks.” Al Jazeera. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/23/what-israeli-and-lebanese-officials-are-saying-before-washington-talks
Anadolu Ajansı. “5th Round of Lebanon-Israel Talks Begins in Washington.” Anadolu Ajansı. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/en/us-israel-iran-war/5th-round-of-lebanon-israel-talks-begins-in-washington/3975649
Reuters. “Israel, Lebanon Sign Initial Agreement After US-Mediated Talks.” Reuters. Erişim 29 Haziran 2026. https://www.reuters.com/world/middle-east/israel-drops-leaflets-over-south-lebanon-town-ordering-residents-leave-2026-06-26/
26 Haziran 2026'da çerçeve anlaşmasının imzalanmasının hemen ardından İsrail'in anlaşma kapsamında öngörülen iki pilot bölgeden çekilme sürecini askıya aldığı bildirilmiştir. İsrail devlet televizyonu KAN'ın adını açıklamadığı kaynaklara dayandırdığı habere göre İsrail yönetimi, Lübnan ile ortak bir denetim mekanizması üzerinde mutabık kalınması beklenerek ordusunun Zavtar ve Ferrun bölgelerinden çekilmesini ileri bir tarihe erteleme kararı almıştır
KAN'a konuşan bir kaynak, Hizbullah'ın paylaşılan hassas bilgilere ulaşmasını engellemek amacıyla ABD'nin mekanizmada yer alacak isimleri onaylamasının beklendiğini aktarmıştır. İsrailli güvenlik kaynakları, çekilmenin muhakkak gerçekleşeceğini ancak "doğru ve eksiksiz bir şekilde" yapılması gerektiğini vurgulayarak "Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı somut ve derhal harekete geçmeyi taahhüt edeceği net standartlar belirlenmeden güçlerin çekilmeyeceğini" öne sürmüştür.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan'da öldürülen İsrail askerleri için düzenlenen bir törende çerçeve anlaşmasına rağmen işgalin süreceğini belirtmiştir. Aynı törende konuşan Savunma Bakanı Yisrael Katz da "İsrail ordusu çekilmeyecek." diyerek ordunun Lübnan, Suriye ve Gazze'de işgal ettiği "güvenlik bölgelerinde süresiz olarak kalacağı" iddiasında bulunmuştur.
Netanyahu, 30 Haziran'da bölgedeki askerleri ziyaretinde güvenlik bölgelerini "bir paradigma kayması" olarak nitelendirerek şunları söylemiştir: "Bu, sınırımızda artık bir terörist ordusuna yer olmadığı anlamına geliyor. Bize saldırmaya yarayan her şeyi, yer üstünde ve yer altında, imha ediyoruz."
İsrail ordusu bu süreçte de çerçeve anlaşmasına, ateşkese ve ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmüştür. 1 Temmuz'da İsrail ordusu Yukarı Nebatiye beldesini insansız hava aracıyla hedef almış; bölgede herhangi bir can kaybı bildirilmemiştir. İsrail İHA'sının kısa süre sonra bölgeyi ikinci kez hedef aldığı, ardından İsrail askerlerinin saldırı sonucu çıkan yangını söndürmek için harekete geçen sivil savunma ekiplerinin üzerine ateş açtığı aktarılmıştır.
13 Temmuz'da ise İsrail ordusunun Hasebaya ilçesine bağlı Keferşuba beldesinin Sedane bölgesini topçu atışlarıyla ve Nebatiye vilayetine bağlı Kefertebnit beldesini topçu saldırılarıyla hedef aldığı bildirilmiştir. İsrail askerleri Baraşit beldesinin dış kesimlerine kara unsurlarıyla girerek çok sayıda evi patlayıcılarla havaya uçurmuştur.
İnsani tabloya ilişkin olarak Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan itibaren düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1 Temmuz itibarıyla 4.297'ye, 13 Temmuz itibarıyla 4.324'e ulaştığını bildirmiştir. Yaralı sayısı ise 12.221'e yükselmiştir. 8 Temmuz itibarıyla Lübnan Sosyal İşler Bakanlığı, yerinden edilmiş kişi sayısının 430.600 olarak kayıt altına alındığını açıklamıştır.
6. tur görüşmelerinin başlamasından bir gün önce, 14 Temmuz 2026'da İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Roma'daki müzakere turunun süreci hızlandıracağına inandığını belirterek "Bu iki pilot bölgeyi uygulamaya geçirmek için adım atmaya hazırız. Roma'daki müzakere turunun süreci hızlandıracağını umuyor, hatta buna inanıyorum." demiştir.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise 13 Temmuz'da Başbakan Nevvaf Selam ile görüşerek Roma heyetine talimatlarını iletmiştir. Lübnan Cumhurbaşkanlığı'nın yazılı açıklamasına göre Avn, müzakere heyetine, "başka herhangi bir konu görüşülmeden önce, geçen ay imzalanan çerçeve anlaşması uyarınca İsrail'in Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği 2 pilot bölgeden çekilmesini talep etmesi" yönünde talimat vermiştir.
İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan müzakerelerin altıncı turu, 14–15 Temmuz 2026 tarihlerinde İtalya'nın başkenti Roma'da, ABD Büyükelçiliği'nde gerçekleştirilmiştir. Washington'da beş tur halinde yürütülen görüşmeler bu kez ilk kez ABD dışında bir kentte yapılmıştır. Lübnanlı müzakereciler görüşmelerin Roma'ya taşınmasının, heyetlerin rehberlik almak amacıyla kendi hükümetleriyle istişare etmelerini kolaylaştırdığını belirtmiştir.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, müzakerelerin Roma'da yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek şunları söylemiştir: "Lübnan ve İsrail müzakerecileriyle görüştüm, barış görüşmeleri için Roma'yı kabul ettiler ve Lübnan'ın nihayet barışa kavuşmasını umuyoruz. Müzakereleri İtalya'ya getirme kararı, ülkemizin barışın inşasında önemli bir rolü olduğunun kanıtıdır."
İtalyan basınında yer alan haberlerde, İsrail ve Lübnan heyetlerinin esas olarak 26 Haziran'da Washington'da imzalanan ve Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını ile İsrail'in Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini öngören çerçeve anlaşmasının uygulama detaylarını görüştükleri belirtilmiştir.
ABD Büyükelçiliği önünde her iki ülkeden ve uluslararası basın kuruluşlarından gazeteciler, sıcak havaya rağmen gün boyunca görüşmeleri takip etmiştir. Heyetlerin ilk gün görüşmelerini yerel saatle 17.00 civarında tamamladığı bildirilmiştir.

İsrail ile Lübnan arasındaki altıncı tur müzakereler Roma'da gerçekleştiriliyor, 14 Temmuz 2026 - (Anadolu Ajansı)
Roma görüşmelerinin ilk günü yedi saatlik bir oturumla sürmüştür. İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Lübnanlı yetkili, ilk günün "olumlu ve yapıcı" geçtiğini ancak konunun daha fazla tartışma gerektirdiğini belirtmiştir.
Aynı yetkili, İsrail'in oturum boyunca Lübnan ordusunun konuşlanma mekanizması ve İsrail'in çekilmesinin ardından ordunun tam denetiminin doğrulanması konusunda açıklama talep ettiğini aktarmıştır Öte yandan bir Lübnanlı diplomatik kaynak AFP'ye, Lübnan ordusunun İsrail ordusunun çekileceği beldeler üzerinde denetimi kademeli olarak devralmaya hazır olduğunu söylemiştir.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü de Anadolu Ajansı'na Roma görüşmelerinin "üretken ve olumlu bir atmosferde" gerçekleştiğini teyit etmiş; "her iki tarafın da ilerlemek için istekli olduğunu" belirterek görüşmelerin 15 Temmuz Çarşamba günü devam edeceğini söylemiştir. Ayrıca AFP'nin haberine göre, ABD askeri heyeti görüşmelerden önceki Cumartesi günü Beyrut'ta Lübnan ordusuyla bu pilot bölgelerden birinden İsrail'in çekilme süreci konusunda teknik görüşmeler gerçekleştirmiştir.

İsrail ile Lübnan arasındaki altıncı tur müzakereler Roma'da gerçekleştiriliyor, 14 Temmuz 2026 - (Anadolu Ajansı)
İkinci günün görüşmeleri özellikle iki "pilot bölge" meselesine odaklanmıştır. Lübnan'ın Ulusal Haber Ajansı NNA'nın aktardığına göre, Lübnanlı ve İsrailli heyetler arasında gündeme gelen çeşitli dosyalar üzerine görüşmeler tamamlanmıştır.
İkinci günün sonunda Reuters'ın aktardığı bilgilere göre ABD'li bir yetkili, yazılı açıklamasında iki günlük görüşmeleri "üretken ve olumlu" olarak nitelendirmiş ve "Pilot bölge sürecinin yapısı ve kılavuz ilkeleri üzerinde anlaşmaya vardık; bunlar önümüzdeki günlerde sonuçlandırılacak ve uygulanacak." demiştir. Aynı yetkili, görüşmelerin çerçeve anlaşmasını hayata geçirmek ve "İsrail ile Lübnan arasında kapsamlı bir anlaşmaya" ulaşmak amacıyla teknik bir aşamaya geçeceğini belirtmiştir.
İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Lübnanlı yetkili, Anadolu Ajansı'na Roma görüşmelerinin ikinci gününün ardından pilot bölgelerin uygulamaya geçirilmesinin "birkaç gün içinde" başlamasının beklendiğini bildirmiştir.
Yetkili, Roma görüşmelerinin sonunda ilerleme kaydedildiğini vurgulayarak anlaşmanın hayata geçirilmesine yönelik İsrail-Lübnan mutabakatının güçlendiğini aktarmıştır. Pilot bölge modelinin gelecekte genişletilip genişletilmeyeceğinin ise ilk aşamanın başarıyla uygulanıp uygulanmamasına bağlı olduğunu belirtmiştir.

İsrail ile Lübnan arasındaki altıncı tur müzakereler Roma'da gerçekleştiriliyor, 14 Temmuz 2026 - (Anadolu Ajansı)
Yetkili ayrıca pilot bölgelerin, koşulların Lübnan ordusu tarafından uygulanıp uygulanmadığını doğrulayacak üçüncü bir tarafın gözetiminde Lübnan'ın "egemenliğini kullanma" kapasitesini test edeceğini vurgulamıştır. Doğrulama mekanizmasında ne BM Barış Gücü UNIFIL'in ne de BM Ateşkes Gözetim Örgütü UNTSO'nun yer almayacağını eklemiştir. İsrailli gazetesi Yedioth Ahronoth da bir İsrailli yetkiliye dayanarak, çekilmenin "birkaç gün içinde" başlayabileceğini belirterek Roma görüşmelerini "verimli" olarak nitelendirmiştir.
Hizbullah, Roma görüşmelerini de önceki turlar gibi kesinlikle reddetmekte ve silahsızlanma talebini reddetmeye devam etmekte ve yalnızca İran'dan gelen baskının savaşın sona erdirilmesini ve İsrail'in çekilmesini sağlayabileceğini savunmaktadır. Doğrudan görüşmeler, Hizbullah'ın güçlü itirazlarına ve İsrail'in aralıklı saldırılarına rağmen sürmüştür.
16 Temmuz 2026'da, Roma görüşmelerinin sona ermesinin ertesi günü İsrail ordusu güney Lübnan'daki saldırılarını artırmıştır. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre İsrail savaş uçakları, Yukarı Nebatiye'nin el-Deir mahallesinin çevresine iki ayrı dalga halinde hava saldırısı düzenlemiştir. Bölgede patlamalar duyulmuş, hedef alınan alandan yoğun duman bulutları yükselmiştir.
İsrail topçusu Raşaf kasabasını da hedef almış; İsrail ordusu kuvvetleri Bint Cübeyl ilçesindeki Beyt Yahun'un dış kesimlerindeki pek çok ev ve araziyi ateşe vermiştir. İsrail uçaklarının doğu Hermel bölgesi, kuzey Akkar bölgesi ve Beyrut'un güney banliyölerinin üzerinde orta irtifada uçuş yaptığı da Lübnanlı medya kuruluşları tarafından raporlanmıştır. Braşit ve Bint Cübeyl'deki Beyt Yahun'un çevresine yönelik de İsrail saldırıları bildirilmiştir.
Al Jazeera. “Lebanon and Israel End Sixth Round of US-Brokered Talks.” Al Jazeera. Erişim 16 Temmuz 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/7/15/lebanon-and-israel-end-sixth-round-of-us-brokered
Al Jazeera. “Lebanon, Israel Hold Talks in Rome on Implementing Framework Deal.” Al Jazeera. Erişim 16 Temmuz 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/7/14/lebanon-israel-hold-talks-in-rome-on-implementing-framework-deal
Anadolu Ajansı. “Lebanese Official Says Launch of Pilot Areas to Begin Within Days After Rome Talks.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/en/politics/lebanese-official-says-launch-of-pilot-areas-to-begin-within-days-after-rome-talks/3998948
Anadolu Ajansı. “Lebanon, Israel Conclude 1st Day of Direct Talks in Rome.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/en/middle-east/lebanon-israel-conclude-1st-day-of-direct-talks-in-rome/3997967
Anadolu Ajansı. “Lübnanlı Yetkili: Roma'da İsrail ile Yürütülen Müzakerelerde İki Pilot Bölge İçin Mutabakat Sağlandı.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/lubnanli-yetkili-romada-israil-ile-yurutulen-muzakerelerde-iki-pilot-bolge-icin-mutabakat-saglandi/3999228
Anadolu Ajansı. “İsrail Basını: İsrail Ordusu, Lübnan'da İşgal Ettiği Pilot Bölgelerden Birkaç Gün İçinde Çekilebilir.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-basini-israil-ordusu-lubnanda-isgal-ettigi-pilot-bolgelerden-birkac-gun-icinde-cekilebilir/3999480
Anadolu Ajansı. “İsrail ile Lübnan Arasındaki Müzakerelerin 6. Turu Roma'da Başladı.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-ile-lubnan-arasindaki-muzakerelerin-6-turu-romada-basladi/3998060
France 24. “First Day of New Lebanon-Israel Talks in Rome Has Ended: US Official.” France 24. Erişim 16 Temmuz 2026. https://www.france24.com/en/live-news/20260714-israel-says-ready-to-move-on-pilot-zones-amid-new-lebanon-talks
France 24. “Lebanon and Israel Conclude Round of Talks on IDF Withdrawal.” France 24. Erişim 16 Temmuz 2026. https://www.france24.com/en/lebanon-and-israel-conclude-round-of-talks-on-idf-withdrawal
Reuters. “In Occupied Zone of Lebanon, Israeli Military Veterans See Shadow of Past Wars.” Reuters. Erişim 16 Temmuz 2026. https://www.reuters.com/business/aerospace-defense/occupied-zone-lebanon-israeli-military-veterans-see-shadow-past-wars-2026-07-15/

İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan görüşmeler 14 Nisan 2026'da başladı ve beş tur halinde Washington'da sürdü. Süreç boyunca taraflar arasında üç kez ateşkes uzatıldı ancak İsrail Lübnan'a saldırılarını kesmedi ve can kaybı sayısı 4.243'e ulaştı. 26 Haziran 2026'da ABD Dışişleri Bakanlığı'nda düzenlenen törenle Lübnan ve İsrail arasında üçlü bir çerçeve anlaşması imzalandı. Hizbullah anlaşmayı reddederken, Netanyahu Hizbullah silahsızlandırılmadan İsrail'in güney Lübnan'daki "güvenlik bölgesi"nden çekilmeyeceğini açıkladı.
No Discussion Added Yet
Start discussion for "İsrail - Lübnan Washington Görüşmeleri (2026)" article
April 14, 2026
Arka Plan
April 14, 2026
Görüşme Süreci
April 14, 2026
Tarafların Tutumu ve Talepleri
April 14, 2026
Görüşme Sonuçları
April 14, 2026
Hizbullah'ın Görüşmeleri Reddi
April 14, 2026
İsrail'in Görüşmeler Sırasında Düzenlediği Saldırılar
April 14, 2026
Tarihsel ve Diplomatik Bağlam
June 3, 2026
İkinci Tur Görüşmeler (23 Nisan 2026)
June 3, 2026
Ateşkesin Uzatılması
June 3, 2026
Üçüncü Tur Görüşmeler (14–15 Mayıs 2026)
June 3, 2026
Dördüncü Tur Görüşmeler (2–3 Haziran 2026)
June 3, 2026
Şartlı Ateşkes Mutabakatı
June 3, 2026
Hizbullah'ın Ateşkesi Reddetmesi
June 3, 2026
Ateşkes Duyurusuna Rağmen Süren Askeri Operasyonlar
June 29, 2026
İsrail-Lübnan Müzakereleri: 5. Tur ve Washington Çerçeve Anlaşması (Haziran 2026)
June 29, 2026
Çerçeve Anlaşmasının İmzalanması (26 Haziran 2026)
June 29, 2026
Anlaşmanın İçeriği
June 29, 2026
Hizbullah'ın Anlaşmaya Tepkisi
July 16, 2026
5. Ve 6. Tur Arasındaki Gelişmeler (27 Haziran – 13 Temmuz 2026)
July 16, 2026
Altıncı Tur Görüşmeler (14–15 Temmuz 2026)