Gündem
kure star outline

2026 ABD-İran Mutabakat Zaptı

fav gif
Kaydet
Alıntıla
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ABD deniz ablukasının kaldırılmasını öngören mutabakat zaptında uzlaşmış; anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran 2026'da İsviçre'de yapılacağı açıklanmıştır.
2026 ABD-İran Mutabakat Zaptı image
Broadcast IconSon Eklenen:

15 Haziran 2026

2026 ABD-İran Mutabakat Zaptı (ABD-İran Barış Anlaşması), Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran İslam Cumhuriyeti arasında, 100 günü aşkın süren savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın açılması amacıyla düzenlenen bir mutabakat metnidir. Anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump tarafından 14 Haziran 2026 tarihinde duyurulmuş, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi tarafından teyit edilmiştir.


Söz konusu mutabakat; Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların sona erdirilmesini ve İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılmasını öngörmektedir. Anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran 2026 tarihinde İsviçre’de düzenleneceği açıklanmıştır.


Mutabakat zaptının, nükleer konularda nihai anlaşma niteliği taşımadığı; bunun yerine ateşkesi uzatan ve 60 günlük bir müzakere dönemi öngören bir çerçeve olduğu belirtilmiştir. İran tarafı, nihai anlaşmaya ilişkin müzakerelerin yalnızca ABD’nin mutabakat zaptı kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesinin ardından gerçekleşeceğini ifade etmiştir.

Anlaşmanın Duyurulması

Anlaşmaya varıldığı, ilk olarak Tahran ile Washington arasındaki dolaylı görüşmelere arabuluculuk eden Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından duyurulmuştur. Şerif, sosyal medya paylaşımında “Yoğun görüşmelerin ardından, ABD ve İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz.” demiştir.


Şerif, her iki tarafın da “Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ettiğini” aktarmış ve anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran’da İsviçre’de düzenleneceğini bildirmiştir.


ABD Başkanı Donald Trump, kısa süre sonra Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmanın tamamlandığını belirtmiştir. Trump, açıklamasında “Herkese tebrikler. Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz olarak açılmasını ve aynı zamanda ABD Donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın.” demiştir.


Trump, ikinci paylaşımında anlaşmanın bölgeye barış ve güvenlik getireceğini belirterek, “Birçok başkan İran’la barış yapmaya çalıştı ve benden önce hepsi başarısız oldu. Bölge liderleri, ilk kez gerçek barışı sağlamalarına yardımcı olabilecek bir başkan buldular.” değerlendirmesinde bulunmuştur. Trump ayrıca, 19 Haziran’da anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nın açılacağını ve mayınların temizlenmesiyle petrolün hem bölge hem de dünya için yeniden akmaya başlayacağını ifade etmiştir.


Trump, anlaşmayı ABD’deki saatle 80. doğum gününde duyurmuş; bir ABD yetkilisi, Tahran’ın duyurunun İran saatiyle gece yarısından önce yapılmasını istemediğini, bu saatin Trump’ın doğum gününe denk geleceğini belirtmiştir. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, duyurunun Trump’ın doğum gününe denk gelmesi nedeniyle kendisini tebrik etmiştir.

Anlaşmanın İçeriği

İran’ın Mehr haber ajansına göre taslak anlaşma 14 maddeden oluşmaktadır. Taslakta; Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların kalıcı ve derhal sona erdirilmesi, deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen kaldırılması, ABD’nin İran çevresindeki kuvvetlerini geri çekme taahhüdü ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması yer almaktadır.


Taslakta ayrıca petrol satışlarına yönelik yaptırımların askıya alınması, anlaşmanın imzalanmasından itibaren 60 gün içinde nükleer konularda nihai bir anlaşmaya varılması ve 60 günlük müzakere döneminde 24 milyar dolar tutarındaki dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması öngörülmüştür. Mehr, nihai müzakerelerin, İran’ın dondurulmuş varlıklarının yarısı serbest bırakılmadan ve Hürmüz Boğazı’nı etkileyen kısıtlamalar kaldırılmadan başlamayacağını bildirmiştir. Aynı kaynak, İran’ın füze programı ile direniş gruplarına verdiği desteğe ilişkin görüşmelerin müzakere gündeminden çıkarıldığını aktarmıştır. Al Jazeera, Mehr tarafından aktarılan ayrıntıları bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtmiştir.


Axios’un aktardığına göre anlaşma, ABD ve İran’ın 60 günlük süre içinde İran’ın nükleer zenginleştirmesi ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun tasfiyesi üzerine müzakere etmesini öngörmektedir. ABD’nin, yaptırımların hafifletilmesi ile dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılmasını görüşeceği ve bu adımların Tahran’ın uyumuna bağlanacağı kaydedilmiştir.


İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi de, anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 günlük süre içerisinde yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konuların müzakere edileceğini kaydetmiştir. Garibabadi, anlaşma metninde İran’ın tüm önemli görüşlerinin yer aldığını ve metnin 19 Haziran’daki imza töreninden önce kamuoyuna açıklanacağını belirtmiştir.


Al Jazeera, uluslararası tarafların paylaştığı, henüz doğrulanmamış ayrıntılardan anlaşılabildiği kadarıyla, anlaşmanın büyük ölçüde savaş öncesindeki statükoyu yeniden tesis edeceğini aktarmıştır.

Hürmüz Boğazı’na İlişkin Düzenlemeler

Trump, 14 Haziran 2026 tarihli ilk açıklamasında Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz (tolsuz) olarak açılmasını ve ABD Donanması ablukasının kaldırılmasını onayladığını belirtmiştir. Aynı gün yaptığı sonraki açıklamasında ise, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği bu su yolunun açılmasının 19 Haziran’da imzalanması planlanan anlaşmaya bağlı olduğunu ve “mayın temizliği amacıyla” gerçekleştirileceğini ifade etmiştir.


Şerif’in ilk duyurusunda boğaza ilişkin bir ifadeye yer vermediği belirtilmiştir. İran’ın Mehr ajansı, mutabakat zaptının boğazın 30 gün içinde “İran düzenlemeleri” çerçevesinde yeniden açılmasını öngördüğünü bildirmiştir. ABD’nin, gemicilik üzerindeki herhangi bir ücretlendirme düzenlemesini kabul edilemez gördüğü aktarılmıştır.


Boğazın yeniden açılmasının derhal gerçekleşmeyebileceği; mayın temizliği, altyapının onarımı ve güvenliğin sağlanması süreçlerinin, savaş öncesi sevkiyat hacimlerine tam dönüşten önce zaman alabileceği değerlendirilmiştir.

Nükleer Programa İlişkin Müzakereler

İran’ın nükleer programının geleceğinin bu anlaşmayla çözüme kavuşturulmadığı kaydedilmiştir. Trump, “İran’ın asla nükleer silaha sahip olmayacağı” yönündeki ifadesini yinelemiş; Pakistanlı yetkililer, nükleer görüşmelerin 60 gün boyunca süreceğini aktarmıştır. Trump, Tahran’ın bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde ABD’nin askeri operasyonlara yeniden başlayabileceğini söylemiştir.


İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’dan oluşan ve E4 olarak adlandırılan grup, ortak açıklamasında, İran’ın nükleer programına ilişkin açık ve doğrulanabilir adımlarına karşılık ilgili yaptırımları kaldırmaya hazır olduklarını belirtmiştir.

Uluslararası Tepkiler

Türkiye

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum.” ifadelerini kullanmıştır.


Erdoğan, imzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizmiş; bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere arabuluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür etmiş, Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladığı desteği takdirle karşıladığını belirtmiştir.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir.” ifadelerini kullanmıştır.


Fidan, mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesinin büyük önem taşıdığını değerlendirmiş; Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde sürece başından beri destek verdiğini belirtmiştir.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da yaptığı paylaşımda, ABD ve İran arasında varılan uzlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını ve anlaşmanın kalıcı barışın sağlanmasına katkı sağlamasını temenni ettiklerini ifade etmiştir.

Katar

Katar Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasında, iki ülke arasındaki çözüme kavuşturulamayan meselelerin ele alınmasına ilişkin mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşıladığını bildirmiştir. Açıklamada, özellikle Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin güvence altına alınmasını da içeren mutabakatın, kalıcı barışın güçlendirilmesi ve bölgesel ile küresel ekonomik büyümenin desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğu ifade edilmiştir. Katar, mutabakatın bölgede iş birliği, kalkınma ve refah için yeni fırsatlar oluşturacağını ve bölge halklarının ortak çıkarlarına hizmet edeceğini belirtmiştir.

Birleşmiş Milletler

BM Genel Sekreteri António Guterres, ABD ve İran’ın derhal ve kalıcı bir ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve daha fazla müzakere için bir çerçeve sağlayan bir barış anlaşması üzerinde mutabakata vardıklarını duyurmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etmiştir. Açıklamada, müzakereleri desteklemede Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve diğer bölgesel ülkelerin oynadığı yapıcı rol için derin takdir belirtilmiştir.[73]

İngiltere

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yaptığı yazılı açıklamada, “ABD ile İran arasında bugün bir anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşılıyorum. Bu, savaşı bitirmeye, bölgesel istikrarı sağlamaya ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya doğru atılmış çok önemli bir adımdır.” ifadelerini kullanmıştır.


Starmer, Pakistan ve Umman gibi arabulucular ile çözüme katkı sağlayan tarafları tebrik etmiş; teknik görüşmelere her türlü desteği vermeye hazır olduklarını, geçişlerin güvenliği için Fransa’yla birlikte uluslararası bir görev gücü oluşturma çabalarına liderlik ettiklerini belirtmiştir. Starmer ayrıca İran’ın nükleer programıyla ilgili taahhütlerini eksiksiz uygulamasının önemine değinmiş ve İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini ifade etmiştir.

Fransa

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını ve sürecin tüm taraflarca hızla ve eksiksiz uygulanması çağrısında bulunduğunu sosyal medya paylaşımında belirtmiştir. Macron, anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nın acil ve koşulsuz biçimde yeniden açılmasına imkân tanıması gerektiğini, İngiltere ile birlikte kurulan uluslararası misyonun bu süreci desteklemeye hazır olduğunu ifade etmiştir. Macron, Fransa’nın Lübnan makamlarının devlet egemenliğini yeniden tesis etme çabalarına tam destek vermeyi sürdüreceğini de kaydetmiştir.

ABD Yetkilileri

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ateşkes anlaşmasının Orta Doğu’da bir “yeni dönem” başlatabileceğini söylemiş ve anlaşma dolayısıyla Trump’ı övmüştür. Vance, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmayacağının güvenle söylenebileceğini ifade etmiş; enerji fiyatlarının düşmesini umduğunu ve gelecek hafta İsviçre’deki imza törenine katılmayı planladığını belirtmiştir.


ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, olası mutabakat zaptına ilişkin ayrıntı verme talebi karşısında, daha fazla ayrıntının gelecekteki görüşmelere bırakılacağını ifade etmiştir. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, yaklaşan nükleer müzakereleri “yakından izleyeceğini” söylemiştir.

Kaynakça

Al Jazeera. “Iran War Live: US, Tehran Confirm ‘Peace Deal’ Reached, Signing on Friday.” Al Jazeera Live Blog, 14 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/6/14/iran-war-live-trump-says-deal-to-be-signed-today-as-tehran-urges-caution

Al Jazeera. “US-Iran to Sign a ‘Peace Deal’ on Friday: What We Know So Far.” Al Jazeera, 15 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/15/us-iran-to-sign-a-peace-deal-on-friday-what-we-know-so-far

Al Jazeera. “US-Iran ‘Peace Deal’ Announced; Trump Says Strait of Hormuz Reopening.” Al Jazeera, 14 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/14/us-iran-ceasefire-deal-announced-trump-says-strait-of-hormuz-reopening

Anadolu Ajansı. “ABD ve İran Arasındaki Anlaşmanın Resmi İmza Töreni Cuma Günü İsviçre’de Gerçekleştirilecek.” Anadolu Ajansı Live Blog. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/abd-ve-iran-arasindaki-anlasmanin-resmi-imza-toreni-cuma-gunu-isvicrede-gerceklestirilecek/3900

Anadolu Ajansı. “Cumhurbaşkanı Erdoğan: Varılan Mutabakatı Sulh-u Sükûnun Hâkim Kılınması Adına Önemli Bir Gelişme Olarak Görüyorum.” Anadolu Ajansı. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/cumhurbaskani-erdogan-varilan-mutabakati-sulh-u-sukunun-hakim-kilinmasi-adina-onemli-bir-gelisme-olarak-goruyorum/3966960

Axios. “U.S. and Iran Reach Deal to Extend Ceasefire and Open Strait.” Axios, 14 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.axios.com/2026/06/14/us-iran-ceasefire-extended-hormuz-reopen-trump

CNN. “Trump and Iran Reach Agreement That Includes Opening Strait of Hormuz.” CNN, 14 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://edition.cnn.com/2026/06/14/world/live-news/iran-war-trump-israel

The Guardian. “Pakistan PM Says Signing of Agreement – As It Happened.” The Guardian Live Blog, 14 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.theguardian.com/world/live/2026/jun/14/iran-us-middle-east-crisis-donald-trump-peace-deal-strait-hormuz-open-pakistan-latest-news-updates?

The Guardian. “What Do We Know About the US-Iran Peace Deal – and What Questions Remain?” The Guardian, 15 Haziran 2026. Erişim 15 Haziran 2026. https://www.theguardian.com/world/2026/jun/15/us-iran-peace-deal-terms-details-conditions-explained-what-do-we-know-hormuz-lebanon-israel-nuclear

16 Haziran 2026

Taslak Mutabakat Metnine İlişkin İddialar

İran’ın Mehr Haber Ajansı, 15 Haziran 2026 tarihinde, Tahran ile Washington arasındaki 14 maddelik taslak mutabakat zaptına ilişkin ayrıntılar olarak nitelendirdiği bir metin yayımlamıştır. Söz konusu taslağın bağımsız olarak doğrulanmadığı; ne İranlı ne de ABD’li yetkililerin içeriğini kamuoyu önünde teyit etmediği belirtilmiştir.


Mehr’in aktardığı iddialara göre taslak; Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesiyle başlamakta, ABD’nin İran’ın iç işlerine karışmama ve İslam Cumhuriyeti’nin egemenliğine saygı gösterme taahhüdünü içermektedir. Aynı iddialara göre Washington, 30 gün içinde deniz ablukasını kaldırmayı, İran çevresindeki kuvvetlerini geri çekmeyi ve Hürmüz Boğazı’nın “İran düzenlemeleri” çerçevesinde yeniden açılmasına izin vermeyi taahhüt edecektir.


Mehr, taslakta 24 milyar dolar tutarındaki dondurulmuş İran varlığının 60 günlük görüşmeler süresince serbest bırakılmasının; bu fonun yarısının müzakereler başlamadan önce kullanıma açılmasının öngörüldüğünü iddia etmiştir. Ajansa göre, gelecekteki müzakereler yalnızca zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti, zenginleştirme faaliyetleri, yaptırımların hafifletilmesi ve ekonomik yeniden imarla sınırlı tutulacak; İran’ın füze programı ile müttefik silahlı gruplara verdiği destek gündemin dışında bırakılacaktır.

Lübnan'da yıkılmış ve hasar görmüş binalar, 15 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


Mehr’in iddialarına göre taslak, İran petrolü, petrokimya ürünleri ve ilgili ihracata yönelik yaptırımların askıya alınmasını ve Tahran’ın bu gelirlere tam erişimini öngörmekte; ABD ve müttefiklerinden İran için en az 300 milyar dolar değerinde yeniden imar planı sunmalarını talep etmektedir.


Taraflar ardından, İran’ın nükleer programını ve ABD’nin birincil ile ikincil yaptırımları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) kaynaklı kısıtlamaları kaldırmasını kapsayan nihai bir anlaşmaya varmayı amaçlayan 60 günlük müzakere dönemine girecektir. Bu çerçevede İran’ın, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamındaki nükleer silah edinmeme taahhüdünü yinelediği; müzakere döneminde ABD’nin bölgeye ek kuvvet konuşlandırmaktan ve yeni yaptırım getirmekten kaçınacağı ileri sürülmüştür.


Mehr News, İran müzakere heyeti başkanının stratejik danışmanı Muhammedi’ye atfen, mutabakat zaptına ilişkin nihai kararın İran’da görüşülmekte olduğunu bildirmiş ve bir ses kaydına dayanan ek iddialar aktarmıştır. Muhammedi’nin iddialarına göre İran, Hürmüz Boğazı’nda emniyet, seyrüsefer ve güvenlik hizmetleri sunmakta ve bunlar için ücret tahsil etmektedir; bu ücretleri tahsil hakkının yalnızca İran ve Umman’a ait olduğu ve bu düzenlemenin herhangi bir anlaşma altında değişmeden kalacağı öne sürülmüştür.


Muhammedi’nin iddialarına göre taslağın ilk maddesi, İran ve Lübnan dâhil tüm cephelerde savaşın durdurulmasını; karşı tarafın yeni savaş veya askeri operasyon başlatmama taahhüdünü öngörmektedir. Bu iddialara göre ABD, söz konusu taahhüdü hem kendi adına hem de İsrail adına verecek; Muhammedi bunu, tarihte ilk kez İran’ın ABD’yi İsrail adına güvence vermeye mecbur bıraktığı biçiminde nitelendirmiştir.

Tahran sokaklarında günlük yaşam, 15 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


Muhammedi, İran’ın taahhütlerinin karşılıklı olacağını; karşı taraf yükümlülüklerini yerine getirmezse İran’ın da getirmeyeceğini, boğazın kapalı kalacağını, müzakerelerin sonraki aşamasına geçilmeyeceğini ve gerekirse savaşa girilebileceğini iddia etmiştir. Aynı iddialara göre deniz ablukasının kaldırılması, anlaşmanın imzalanmasıyla derhal başlayacak ve 30 gün içinde deniz trafiği abluka öncesi düzeyine döndürülecektir. Muhammedi ayrıca, önerilen 300 milyar dolarlık fonun metinde “yeniden imar” terimiyle yer aldığını ve bunun savaşın yol açtığı zararların tazmini anlamına geldiğini öne sürmüştür.


Muhammedi’nin iddialarına göre ABD, nihai anlaşmada ilk kez birincil yaptırımları da kaldırmayı taahhüt etmiş ancak kapsamlı yaptırım hafifletmesi müzakerelerin ikinci aşamasına ulaşılmadan gerçekleşmeyecektir. Aynı iddialara göre karşı tarafın nükleer programa ilişkin talepleri yalnızca yüksek oranda zenginleştirilmiş malzemeyle sınırlandırılmış olup, seyreltme yöntemi tartışılmaktadır; seyreltilen malzemenin ülke içinde kalacağı ve gerektiğinde kısa sürede daha yüksek zenginleştirme düzeylerine geri döndürülebileceği ileri sürülmüştür. Muhammedi, ABD kuvvetlerinin 30 gün içinde İran çevresindeki bölgelerden çekilmesinin ve dondurulmuş varlıkların yarısının uygulamanın başında serbest bırakılmasının öngörüldüğünü iddia etmiştir.

Mehr tarafından yayımlanan içeriğin doğrulanmadığı ve taraflar resmi müzakerelere ilerledikçe değişebileceği kaydedilmiştir.

Mutabakat Zaptının Elektronik Olarak İmzalanması

ABD Başkanı Donald Trump 15 Haziran'da, G7 Liderler Zirvesi için bulunduğu Fransa’da, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmesi sırasında, ön anlaşmaya atıfla “Anlaşmanın imzalandığını söylemekten çok mutluyum, anlaşma tamamen imzalandı.” ifadesini kullanmıştır.


Üst düzey bir ABD’li yetkili, düzenlediği telekonferansta, mutabakat zaptının ABD adına Başkan Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, İran tarafında ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından elektronik olarak imzalandığını açıklamıştır. Reuters ve AFP’ye konuşan ABD’li yetkililer de imzanın bu üç isim tarafından atıldığını aktarmıştır. Kalibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran’ın İsrail ve ABD’ye karşı “tarihi direnişinin” ardından “nihai zafere doğru büyük bir adım” attığını yazmıştır.


ABD’li yetkili, mutabakatın gelecekteki müzakerelerin çerçevesini sunduğunu belirterek, İranlıların nükleer programları, nükleer silah üretmediklerinin doğrulanması ve bölgedeki radikalizm ile terörizme finansman sağlamamaları konularında iş birliği yaptıkları ölçüde dünya ekonomisine kabul edileceklerini ifade etmiştir. Yetkili, mutabakatın ayrıntılarının 24 ila 48 saat içinde kamuoyuna açıklanacağını kaydetmiştir.


Başkan Yardımcısı Vance, mutabakat metninin “yaklaşık bir buçuk sayfa” olduğunu ve “çok genel” bir belge niteliği taşıdığını; ayrıntıların gelecekteki teknik müzakerelerde belirleneceğini ifade etmiştir. Vance’e göre belgenin birinci paragrafında İran’ın “bölgesel barış ve istikrara” bağlanması yer almakta olup, bu durum “terör örgütlerinin” finansmanının durdurulmasını da kapsamaktadır; en önemli unsurun ise İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğine ilişkin doğrulanabilir bir taahhüt vermesi olduğu belirtilmiştir.

Yaptırımlar, Fonlar ve Ödeme İddialarına İlişkin Görüş Farklılıkları

JD Vance aynı gün NBC News’e verdiği demeçte, anlaşma kapsamında nükleer denetçilerin (UAEA) İran’a “kesinlikle” geri döneceğini ve anlaşmanın temel unsurlarından birinin UAEA ile ABD’nin İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş stokunu imha etmesine yardımcı olması olduğunu söylemiştir.


Kıdemli bir İranlı yetkili, Reuters’a, ABD’nin İran’ın dondurulmuş varlıklarından 25 milyar doları serbest bırakmayı ve petrol yaptırımlarını belirli bir süreyle askıya almayı kabul ettiğini aktarmıştır. Vance ise bunu reddederek “Ne ABD’den ne de Körfez’deki müttefiklerimizden tek bir dolar bile yaptırım hafifletmesi veya varlıkların dondurulmasının kaldırılması olmadı.” demiştir.


Trump, ABD’nin İran’a 300 milyon dolar ödediği yönündeki haberleri “sahte haber” olarak nitelendirmiştir. Trump, Truth Social paylaşımında “İran, asla bir nükleer silaha sahip olmamayı kabul etti! Ayrıca, ABD’nin İran’a 300 milyon dolar ödediği haberi de Demokratlar tarafından uydurulmuş sahte bir haberdir.” ifadesini kullanmıştır. Trump’ın andığı “300 milyon” rakamının, diğer yönetim yetkilileri ile uluslararası basında yer alan çok daha yüksek “300 milyar” tutarıyla çelişip çelişmediğinin belirsiz olduğu kaydedilmiştir.


Vance, önerilen 300 milyar dolarlık fonun ABD vergi mükelleflerinden değil, bölgesel müttefiklerden karşılanacağını belirterek “Bu paranın tek bir kuruşu bile Amerika Birleşik Devletleri’nden gelmiyor.” demiştir. Vance’e göre Körfez Arap ülkeleri, ancak Tahran ekonomisini “yatırım yapılabilir” hâle getirir ve “normal bir ülke” gibi davranmaya başlarsa yatırım yapmayı tercih edebilecektir.


Üst düzey bir ABD’li yetkili, çok milyar dolarlık fonun diplomatik görüşmelerin bir parçası olduğunu ancak tüm mali ilerlemenin sıkı biçimde “performansa bağlı” olduğunu doğrulamıştır. Financial Times, fonun kurulmasının; 60 günlük ateşkes uzatımı ile Hürmüz Boğazı’nın tam olarak yeniden açılmasını içeren nihai bir uzlaşıya bağlı olduğunu ve sermayenin doğrudan hükümetler arası yardım yerine, İran piyasalarıyla ilgilenen özel şirketlere yönelik bir çerçeve üzerinden yönetilmesinin muhtemel olduğunu aktarmıştır.


Anadolu Ajansı’na göre üst düzey ABD’li yetkili, İran’ın taahhütlerine bağlı olduğunu göstermesi durumunda 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonun kademeli olarak serbest bırakılacağını öne sürmüş; sürecin “güven inşası aşamasında” olduğunu ve performansa bağlı ilerleyeceğini belirtmiştir. Yetkili, Körfez ülkelerinin de bu fonlar konusunda Washington ile birlikte hareket edeceğini ifade etmiştir.

Deniz Ablukasının Kaldırılması ve Boğazdan Geçişler

Trump, mutabakatın ardından ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının derhal kaldırılması talimatını verdiğini bildirmiş ve sosyal medya hesabından “Çoğu petrol yüklü gemiler, Hürmüz Boğazı’ndan ayrılmaya başladı. Tamamen güvenli ve emniyetli olan güney ‘otoyolunu’ kullanıyorlar. Bunun dışında başka seyir rotaları da mevcuttur.” ifadesini kullanmıştır.


İran medyasına göre, ABD’nin ablukayı kaldırmasının ardından en az üç İran petrol tankeri ile iki kargo gemisi boğazdan geçiş yapmıştır. Yarı resmi Fars Haber Ajansı, ilk İran gemilerinin abluka bölgesinden sorunsuz geçtiğini; bir İran VLCC tankeri ile canlı hayvan taşıyan bir geminin İran limanlarına, petrol taşıyan bir tankerin ise Umman Denizi üzerinden ihraç limanına doğru hareket ettiğini aktarmıştır.


ABD’li yetkili, mutabakatın imzalanmasıyla Hürmüz Boğazı’nın derhal gemi trafiğine açılacağını ancak boğazın normal deniz trafiğine dönmesinin birkaç hafta içinde hemen mümkün olmayacağını, bununla birlikte trafiğin her geçen gün artmasının beklendiğini belirtmiştir. Trump, Cenevre’de gazetecilere yaptığı açıklamada boğazın 19 Haziran Cuma günü tamamen açılacağını yinelemiş ve bölgedeki mayınların büyük bölümünün etkisiz hale getirileceğini söylemiştir. Vance ise 60 günlük dönem boyunca boğazdan geçişlerde herhangi bir ücret alınmayacağını ifade etmiştir.

Tahran sokaklarında günlük yaşam, 15 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)

Nükleer Konular ve Yaptırımlara İlişkin Açıklamalar

Trump, The New York Times’a verdiği demeçte, İran’ın ABD ile nihai bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde Tahran’a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatacağını belirtmiştir. Trump, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya alması meselesini müzakere ettiklerini, ancak 15 yıllık bir süreci de kabul edebileceğini; İran’ın kapasitesinin askerî amaçlara hizmet edemeyecek düşük düzeyde zenginleştirmeyle sınırlı tutulacağını aktarmıştır. Trump, yeni mutabakatın eski Başkan Barack Obama döneminde 2015’te imzalanan anlaşmadan daha iyi olduğunu savunmuştur.


Vance, CNBC’ye verdiği röportajda, İran’la müzakerelerde Washington’ın “tüm kozlara sahip olduğunu” öne sürmüş; anlaşmanın iki temel unsurunun Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın hiçbir zaman nükleer silah geliştirmeyeceğine ilişkin uzun vadeli, doğrulanabilir bir taahhüt vermesi olduğunu belirtmiştir. Vance, Tahran’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi hâlinde ekonomik yaptırımların ve diğer kısıtlamaların gevşetilebileceğini ifade etmiştir.


İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, mutabakat zaptına göre ABD’nin birincil ve ikincil yaptırımların tamamını kaldırmakla yükümlü olacağını; ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yaptırımları ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) kararlarının da kaldırılmasının öngörüldüğünü söylemiştir. Bekayi, bu başlıkların nükleer konularla birlikte imzanın ertesi gününden itibaren müzakere edilmeye başlanacağını ve 60 gün içinde nihai uzlaşıya bağlanacağını belirtmiştir.


Bekayi, İran’ın petrol, petrol türevleri ve petrokimya ürünlerinin satışına ilişkin kısıtlamaların mutabakatın cuma günü imzalanmasıyla derhal kaldırılmasının öngörüldüğünü; dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ile savaş zararlarının tazmininin mutabakatın iki temel unsuru olduğunu ifade etmiştir. Bekayi, çerçeve mutabakata rağmen ABD’ye karşı “derin bir güvensizliğin” devam ettiğini, Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesinin ise mutabakatın ayrılmaz bir parçası olduğunu söylemiştir.


Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya, mutabakatın ilanından kısa süre sonra yaptıkları ortak açıklamada, İran’ın nükleer programına ilişkin açık ve doğrulanabilir adımlar atması hâlinde ilgili yaptırımları kaldırmaya hazır olduklarını yinelemiş; Hürmüz Boğazı’nın koşulsuz biçimde yeniden açılmasının önemini vurgulamıştır. Açıklamada, ticari deniz taşımacılığına güvence sağlamak ve mayın temizleme faaliyetleri yürütmek amacıyla, anayasal gerekliliklere uygun, tamamen savunma amaçlı bir görevin gündeme gelebileceği belirtilmiştir.

İran’ın Tutumu ve İç Gelişmeler

15 Haziran tarihinde İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran-ABD mutabakat zaptının 19 Haziran Cuma günü imzalanacağını belirtmiş; mutabakatın tüm hükümleri doğru şekilde uygulanırsa ülke için “gurur verici bir belge” olarak değerlendirilebileceğini ifade etmiştir. Pezeşkiyan, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi üyelerinin büyük çoğunluğunun mutabakat zaptına destek verdiğini, ancak nihai anlaşmanın henüz şekillenmediğini kaydetmiştir.


Aynı gün İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, mutabakatın uygulanmasından Washington yönetiminin sorumlu olduğunu belirterek İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının tamamen durdurulması gerektiğini söylemiş; Irak ve Mısır’a ateşkes çabaları dolayısıyla teşekkür etmiştir. Erakçi, cuma günü İsviçre’de müzakere ekiplerinin başkanları arasında bir görüşmenin gerçekleşebileceğini ve müzakerelerin ilk turunun resmî imzaların atılmasından sonra başlayacağını ifade etmiştir.


İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, “İran halkının çıkarlarını sağlayan her türlü mutabakat ve anlaşmayı destekleyeceğiz.” demiş; düşmanın taahhütlerini yerine getirmemesi hâlinde bölgedeki askerî durumun hızla anlaşma öncesi hâline döndürüleceğini belirtmiştir.


Garibabadi, çerçeve anlaşmaya ulaşmak için Katarlı arabulucuların Tahran’da yaklaşık 14-15 saat süren görüşmeler yürüttüğünü aktarmıştır. İran’ın üst düzey askeri komutası Hatemü’l-Enbiya Merkez Karargâhı, İran’ın müttefikleriyle birlikte ABD ve İsrail’e “yenilgiyi ve teslimiyeti kabul etmekten başka seçenek bırakmadığını” ileri sürmüştür. İran Dışişleri Bakanlığı ise Tahran’ın ABD’ye karşı “derin güvensizliğini” sürdürdüğünü ve anlaşmanın “yalnızca gerginliği azaltmaya yönelik bir adım” olduğunu belirtmiştir.

Lübnan ve İsrail’in Tutumu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, mutabakata ilişkin ilk açıklamasında, kendisi ile Trump’ın “her zaman aynı görüşte olmadıklarını” söylemiş; İsrail kuvvetlerinin gerekli görüldüğü sürece Lübnan’ın güneyini işgal etmeyi sürdüreceğini belirtmiştir. Netanyahu daha sonra düzenlediği basın toplantısında, Tahran yönetiminin devrilmesini bir savaş hedefi olarak belirlemediğini ileri sürmüş; ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan’ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini, kendisi başbakan olduğu sürece İran’ın anlaşmayla veya anlaşmasız nükleer silaha sahip olamayacağını savunmuş ve yapılacak seçimlerde yeniden aday olacağını kaydetmiştir.

Lübnan'da yıkılmış ve hasar görmüş binalar, 15 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


Mutabakata İsrail içinde tepkiler artmıştır. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, ABD’nin bir sömürgesi (tebaası) değil.” ifadesini kullanmış ve Hizbullah’ın tamamen dağıtılmasından daha azına razı olunmaması gerektiğini savunmuştur. Maliye Bakanı Bezalel Smotriç mutabakatı “kötü” olarak nitelendirmiş; Savunma Bakanı Yisrael Katz ise İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde, Suriye ve Gazze’de işgal ettiği bölgelerde ucu açık bir süreyle kalmaya devam edeceğini açıklamıştır.


ABD’li yetkililer, Lübnan’ın ateşkes çerçevesi kapsamında olduğunu, ancak İsrail kuvvetlerinin Lübnan topraklarından çekilmesinin anlaşmanın bir koşulu olmadığını; İsrail’in meşru müdafaa hakkını koruyacağını belirtmiştir.


Ateşkese ve mutabakata rağmen İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları sürmüştür. 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen düzenlenen saldırılarda; Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye beldeleri hava ve topçu ateşiyle hedef alınmış, Press TV muhabiri gazeteci Hadi Hoteit bir topçu saldırısında yaralanmış, Nebatiye’ye bağlı Kefr Tebnit yakınlarında bir aracın hedef alındığı İHA saldırısında aracın şoförü hayatını kaybetmiştir. İsrail topçu birlikleri daha sonra Reyhan, Secid ve Mahmudiye beldelerini de hedef almıştır.


Hizbullah, Lübnan’ın güneyinde karşılıklı ateş açmayı sürdürmüş; iki taraf da güneydeki saldırıların sorumluluğunu üstlenmiştir. İsrail Savunma Kuvvetleri, “teröristleri” hedef aldığını belirttiği saldırılarda dört kişinin öldüğünü doğrulamıştır.


Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, mutabakatın bölgedeki askerî faaliyetlerin durdurulmasına ilişkin unsurlar içerdiğini ve bunun Lübnan’ı da kapsadığını belirterek anlaşmayı memnuniyetle karşılamıştır. Hizbullah da mutabakatı memnuniyetle karşılamış; mutabakatta elde edilen kazanımların İsrail’in işgal ettiği bölgelerden çekilmesi, esirlerin serbest bırakılması, yerinden edilenlerin dönüşü ve yeniden imar için bir başlangıç niteliği taşıdığını ifade etmiştir.


Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile İran Dışişleri Bakanı Erakçi, telefon görüşmesinde mutabakatın maddelerini ele almış; Erakçi, Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesine ilişkin maddenin anlaşmanın yürürlüğe girdiği ilk günden itibaren ve 60 günlük müzakere süreci boyunca eksiksiz uygulanmasının zorunlu olduğunu, anlaşmaya uyulmasının sağlanmasından ABD ile mutabakatın garantörü olan tarafların sorumlu olduğunu vurgulamıştır.

ABD’nin Bölgedeki Askeri Varlığı

Üst düzey bir ABD’li yetkili, mutabakat zaptının 19 Haziran Cuma günü imzalanmasının ardından başlaması beklenen 60 günlük müzakere sürecinde Amerikan ordusunun Orta Doğu’da kalmaya devam edeceğini ancak müzakerelerde olumlu ilerleme görülmesinin ardından bölgedeki askeri varlığın azaltılmaya başlanacağını belirtmiştir. Açıklamaya göre ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bünyesinde yaklaşık 50 bin Amerikan askeri, üç uçak gemisi ve 200’den fazla uçak bölgede bulunmaktadır.

Genişleyen Uluslararası Tepkiler

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Mısır ve Birleşmiş Milletler ile uluslararası ortaklara teşekkür etmiş; 19 Haziran’da Cenevre’de yapılacak imza törenini beklediklerini ifade etmiştir. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Ulusal Meclis’teki konuşmasında 3 ay 16 gün süren yoğun çabaların ardından yeni bir dönemin başladığını vurgulamış; süreçteki “liderliği ve iş birliği” dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, ayrıca Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile diğer ülkelere teşekkürlerini iletmiştir.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşın “İsrail’in tahrikleriyle 28 Şubat’ta” başladığını belirterek mutabakatla “çok önemli bir adım” atıldığını, “diken üstündeki bölgenin rahat bir nefes aldığını” ifade etmiştir. Erdoğan, kardeşi kardeşe kırdırma planlarının amacına ulaşmadığını, Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını belirtmiş; Türkiye’nin de katkılarıyla varılan mutabakatın bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisine giden yolu açmasını ümit ettiğini kaydetmiştir.


Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, önceliğin anlaşmanın tüm taraflarca eksiksiz uygulanması olduğunu belirtmiş; Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir ücretlendirmeye tabi olmaksızın yeniden açılması gerektiğini vurgulamış ve Avrupa’nın enerji bağımlılıklarını çeşitlendirerek boğaza olan bağımlılığını azaltması gerektiği uyarısında bulunmuştur. AB Konseyi Başkanı António Costa, “Bu maliyetli savaşın sona ermesini ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün tamamen yeniden tesis edilmesini sabırsızlıkla bekliyorum.” ifadesini kullanmıştır. AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise Birliğin nükleer müzakereler konusunda destek sunmaya hazır olduğunu belirtmiştir.


Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya liderleri, ortak açıklamada mutabakatı tebrik etmiş; Hürmüz Boğazı’nın acilen ve koşulsuz açılmasının önemini vurgulayarak İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yinelemiştir. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, mutabakatın kararlılıkla uygulanmasını talep etmiş ve mutabakatın Lübnan’da da geçerliliğini koruması gerektiğini belirtmiştir.


Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, mutabakatın hayata geçirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin barışçıl biçimde sağlanması için G7 ülkeleri olarak her şeyi yapacaklarını belirtmiş; İngiltere ile öncülük ettikleri geçici deniz misyonuna yaklaşık 20 ülkenin katkı sunduğunu, gerekmesi hâlinde Fransız amiral gemisi Charles de Gaulle ve beraberindeki grubun birkaç gün içinde boğazın güvenliği için konuşlandırılabileceğini ifade etmiştir. Macron, İran’daki zenginleştirilmiş uranyumun ya üçüncü bir ülkeye çıkarılması ya da seyreltilerek UAEA gözetimine alınması gerektiğini savunmuştur.


İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, mutabakatı “savaşın bir başarısızlık olduğunun göstergesi” olarak değerlendirmiş; savaşın çoğu sivil olmak üzere 7 bin 400’den fazla ölüme ve geniş çaplı yıkıma yol açtığını belirtmiştir.


Suudi Arabistan, Mısır ve Kuveyt, mutabakatı memnuniyetle karşıladığını duyurmuş; Suudi Arabistan ile Ürdün, Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin ve seyrüsefer serbestisinin 28 Şubat öncesindeki durumuna yeniden kavuşturulmasının önemini vurgulamıştır. Arap Birliği, Körfez İşbirliği Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ürdün ve Filistin de mutabakatı memnuniyetle karşılamıştır.


Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, mutabakat zaptının metni üzerinde anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşıladıklarını ve Pakistan’ın arabuluculuk çabasını takdir ettiklerini belirtmiştir. Ayrıca Ermenistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Hindistan, Bangladeş, Kanada, Irak, Güney Kore, Endonezya, Malezya, Finlandiya, İsveç, Norveç, Danimarka ve Slovenya da mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını açıklamıştır.

Tahran sokaklarında günlük yaşam, 15 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)

ABD Kongresi’nin Tutumu

ABD Senatosu üyeleri, mutabakata ilişkin daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulduğunu belirterek Beyaz Saray’dan ayrıntı talep etmiştir. Senato Cumhuriyetçi Çoğunluk Lideri John Thune, mutabakat hakkında yeterince bilgisi olmadığını ifade etmiş; Senatör Thom Tillis, “Eğer bu gizli bir anlaşmaysa, bunu nasıl ciddiye alabilirim?” demiştir.


Senatör John Kennedy, nihai belgeyi görmeden değerlendirme yapmanın zor olacağını belirtmiş; Senatör Lindsey Graham, mutabakatın “mimarı” olarak nitelendirdiği JD Vance’in konuyu yetkililere sunmasını istediğini kaydetmiştir. Demokrat Senatör Tim Kaine ise savaşın sona ermesini olumlu bulduğunu, ancak daha fazla ayrıntı duymak istediğini aktarmıştır.

G7 Liderler Zirvesi Ortak Bildirisi

17 Haziran tarihinde Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi kapsamında devlet ve hükümet başkanları, jeopolitik meselelere ilişkin ortak bildiri imzalamıştır.


Bildiride, ABD ile İran arasında açıklanan anlaşmadan memnuniyet duyulduğu belirtilerek, “Başkan Donald Trump’ın kararlı liderliği ve aracı ülkelerin desteğiyle varılan anlaşma, İran’ın nükleer silahı elde etmesini engellemek ve onun bölgesel ve balistik faaliyetlerine bağlı tehditlerle mücadele etmek için tarihî bir fırsat sunuyor.” değerlendirmesine yer verilmiştir.


Bildiride, Fransa ve İngiltere tarafından yürütülen çok uluslu ve bağımsız savunma girişiminin, ticari deniz taşımacılığını yeniden canlandırmak için Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini korumak ve tüm mayınların kaldırılmasının doğrulanmasına destek vermek konusunda önemli bir rol oynayabileceği konusunda mutabık kalındığı kaydedilmiş; İran’ın asla nükleer silah elde edememesi gerektiği ve Lübnan’da sağlam ve derhal bir ateşkesin sağlanması beklentisi belirtilmiştir. Bildiride ayrıca Gazze Şeridi’nde insani yardımın ve yeniden inşanın hızlandırılacağı ve Batı Şeria’daki şiddete son verilmesi çağrısı yapılmıştır.

Kaynakça

Al Jazeera. “Iran War Live: Vance Says IAEA to Return to Iran, No Tolls in Hormuz Strait.” Al Jazeera Live Blog. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/6/16/iran-war-live-trump-says-mou-with-tehran-signed-electronically

Anadolu Agency. “Trump Dismisses Iran Payout Claims as Vance Points to $300B Gulf-Led Fund.” Anadolu Agency. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/en/americas/trump-dismisses-iran-payout-claims-as-vance-points-to-300b-gulf-led-fund/3968129

Anadolu Ajansı. “ABD Başkan Yardımcısı Vance, Tahran’la Müzakerelerde Washington’ın Tüm Kozlara Sahip Olduğunu Öne Sürdü.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskan-yardimcisi-vance-tahranla-muzakerelerde-washingtonin-tum-kozlara-sahip-oldugunu-one-surdu/3967765

Anadolu Ajansı. “ABD Başkan Yardımcısı Vance, İran’la Mutabakatın Yalnızca Geniş Bir Çerçeve Sağladığını Söyledi.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskan-yardimcisi-vance-iranla-mutabakatin-yalnizca-genis-bir-cerceve-sagladigini-soyledi/3968109

Anadolu Ajansı. “ABD ve İran Arasındaki Mutabakat, Tahran Sokaklarında İyimserlik Havası Estirdi.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-ve-iran-arasindaki-mutabakat-tahran-sokaklarinda-iyimserlik-havasi-estirdi/3967687

Anadolu Ajansı. “ABD-İran Mutabakatındaki Bazı Konulara İlişkin Belirsizlik Sürüyor.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-iran-mutabakatindaki-bazi-konulara-iliskin-belirsizlik-suruyor/3967481

Anadolu Ajansı. “ABD’li Senatörler, ABD-İran Mutabakatı ile İlgili Ayrıntı Talep Etti.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abdli-senatorler-abd-iran-mutabakati-ile-ilgili-ayrinti-talep-etti/3968261

Anadolu Ajansı. “ABD’li Yetkili: Mutabakat Zaptı, Trump ve Vance ile Kalibaf Tarafından İmzalandı.” Anadolu Ajansı Live Blog. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/abdli-yetkili-mutabakat-zapti-trump-ve-vance-ile-kalibaf-tarafindan-imzalandi/3900

Anadolu Ajansı. “Almanya Başbakanı Merz, İran-ABD Mutabakatının Kararlılıkla Uygulanmasını İstedi.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/almanya-basbakani-merz-iran-abd-mutabakatinin-kararlilikla-uygulanmasini-istedi/3967811

Anadolu Ajansı. “Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bizim de Katkılarımızla Varılan Mutabakattan Tüm İnsanlık Adına Memnuniyet Duyuyoruz.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bizim-de-katkilarimizla-varilan-mutabakattan-tum-insanlik-adina-memnuniyet-duyuyoruz/3967633

Anadolu Ajansı. “Lübnan Cumhurbaşkanı Avn ile İran Dışişleri Bakanı Erakçi, İran-ABD Mutabakatını Görüştü.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/lubnan-cumhurbaskani-avn-ile-iran-disisleri-bakani-erakci-iran-abd-mutabakatini-gorustu/3968018

Anadolu Ajansı. “Netanyahu, Tahran Yönetiminin Devrilmesini Savaş Hedefi Olarak Belirlemediğini İleri Sürdü.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/netanyahu-tahran-yonetiminin-devrilmesini-savas-hedefi-olarak-belirlemedigini-ileri-surdu/3968070

Anadolu Ajansı. “İnfografik.” Anadolu Ajansı İnfografik. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/info/infografik/52388

Anadolu Ajansı. “İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, ABD ile Anlaşmaya Varıldığını Doğruladı.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-disisleri-bakan-yardimcisi-garibabadi-abd-ile-anlasmaya-varildigini-dogruladi/3966933

Anadolu Ajansı. “İran Medyası: İran Gemileri Mutabakatın Ardından Abluka Bölgesinden Sorunsuz Bir Şekilde Geçti.” Anadolu Ajansı Live Blog. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/iran-medyasi-iran-gemileri-mutabakatin-ardindan-abluka-bolgesinden-sorunsuz-bir-sekilde-gecti-/3977

Anadolu Ajansı. “İran: Lübnan’daki Savaşın Sona Erdirilmesi, ABD ile Mutabakatın Ayrılmaz Bir Parçası.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-lubnandaki-savasin-sona-erdirilmesi-abd-ile-mutabakatin-ayrilmaz-bir-parcasi/3967609

Anadolu Ajansı. “İsrailli Bakan Ben-Gvir: Trump’ın Anlaşması Bizi Bağlamaz, ABD’nin Sömürgesi Değiliz.” Anadolu Ajansı. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israilli-bakan-ben-gvir-trumpin-anlasmasi-bizi-baglamaz-abdnin-somurgesi-degiliz/3967109

Associated Press. “Initial Deal to End US-Iran War Moves Toward Formal Signing Despite Lingering Questions.” Associated Press. Erişim 16 Haziran 2026. https://apnews.com/article/iran-us-war-oil-june-15-2026-77406473da38c6c126818610a219dc20

BBC News. “Trump May Release US-Iran Deal Before Friday, Vance Says.” BBC News. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.bbc.com/news/articles/ce8mv6l6eezo

CNN. “June 15, 2026 — Trump and Vance Virtually Sign US-Iran Agreement.” CNN Live Updates. Erişim 16 Haziran 2026. https://edition.cnn.com/2026/06/15/world/live-news/iran-war-g7-summit

Iran International. “Iran Media Publish Purported Details of Iran-US Draft Agreement.” Iran International. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.iranintl.com/en/202606141204

Mehr News Agency. “Final Decision on MoU Btw Iran-US under Discussion in Iran.” Mehr News Agency. Erişim 16 Haziran 2026. https://en.mehrnews.com/news/245332/Final-decision-on-MoU-btw-Iran-US-under-discussion-in-Iran

Mehr News Agency. “What Do We Know About Details of Anticipated Iran-US MoU?” Mehr News Agency. Erişim 16 Haziran 2026. https://en.mehrnews.com/news/245284/What-do-we-know-about-details-of-anticipated-Iran-US-MoU

Reuters. “US and Iran Sign Ceasefire Agreement, Details Remain Unclear.” Reuters. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.reuters.com/world/asia-pacific/iran-us-agree-halt-war-reopen-hormuz-sending-oil-prices-tumbling-2026-06-15/

i24NEWS. “Iranian Media Claims New Details of 14-Point US-Iran Draft Agreement.” i24NEWS. Erişim 16 Haziran 2026. https://www.i24news.tv/en/news/middle-east/iran-eastern-states/artc-iranian-media-claims-new-details-of-14-point-us-iran-draft-agreement

18 Haziran 2026

Mutabakat Zaptının İmzalanması

İran medyası, 17 Haziran’da, taraflar arasında varılan anlaşma gereği mutabakat metninin imza sonrasında kamuoyuyla paylaşılacağını aktarmıştır. Müzakere heyetine yakın bir kaynak, Bloomberg tarafından “İran ile ABD arasındaki mutabakatın tam metni” olarak yayımlanan metinde bazı eksiklerin bulunduğunu, özellikle birinci madde ile Hürmüz Boğazı’na ilişkin maddenin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.


İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, imza töreninin erteleneceği yönündeki iddialar hakkında “İsviçre’deki toplantıya ilişkin programımızda herhangi bir değişiklik söz konusu değil.” demiş; mutabakat zaptının iki ülke lideri tarafından imzalanması fikrinin inceleme aşamasında olduğunu belirtmiştir.

Trump, ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptını imzalıyor, 18 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Haziran gecesi, ABD ve İran’ın “İslamabad Mutabakat Anlaşması”nı iki ülkenin başkanları tarafından elektronik olarak imzaladığını açıklamıştır. Şerif, anlaşmanın derhal yürürlüğe gireceğini, ilk adım olarak İran’ın Hürmüz Boğazı’nı derhal yeniden açacağını ve ABD’nin deniz ablukasını derhal kaldıracağını belirtmiş; İran lideri Mücteba Hamaney, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Kalibaf ve Erakçi ile Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır liderlerine teşekkür etmiştir Şerif daha sonra sosyal medyadaki ilk paylaşımını silmiş ve güncellenen paylaşımında cuma günü yapılacak resmi imza törenine ilişkin ifadeleri çıkarmıştır.


ABD Başkanı Donald Trump, mutabakat zaptını, G7 Zirvesi’nin ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un kendisi onuruna Versay Sarayı’nda verdiği akşam yemeğinde imzalamıştır. Beyaz Saray imzayı doğrulamış; Trump, Versay’dan ayrılırken “İmzalandı. Versay’da imzaladım.” demiştir. İmza anına ilişkin görüntülerde Trump’ın belgeyi imzalamadan önce “Bu kolay olmadı.” dediği görülmüştür.


Bekayi, mutabakat zaptının iki ülkenin cumhurbaşkanları Mesud Pezeşkiyan ve Trump tarafından dijital ortamda imzalanmasının ardından yürürlüğe girdiğini bildirmiştir.


Bekayi, imza yönteminin İsviçre’deki yüz yüze görüşmeden dijital imzaya çevrilmesine ilişkin “Son 24 saat içinde yapılan istişarelerin ardından mutabakat zaptının iki ülkenin cumhurbaşkanları tarafından fiziksel olarak bulunmalarına gerek kalmadan imzalanmasının daha iyi olduğu sonucuna vardık.” demiş; bu kararın nedenlerinden birinin, anlaşmanın liderler tarafından doğrudan imzalanması durumunda ihlal edilmesinin siyasi maliyetinin daha yüksek olacağının düşünülmesi olduğunu ifade etmiştir.


Dijital imza nedeniyle cuma günü İsviçre’de bir imza töreni yapılmayacağı belirtilmiş ancak müzakere heyetlerinin uygulamaya ilişkin görüşmeler için Bürgenstock’ta bir araya gelmesi planlanmıştır. İsviçre Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İran ile arabulucular Pakistan ve Katar’ın cuma günü Bürgenstock’ta toplanmasının öngörüldüğünü doğrulamıştır.

Yayımlanan 14 Maddelik Mutabakat Metni

Üst düzey bir ABD’li yetkili, 17 Haziran’da düzenlediği telekonferansta, ABD ile İran arasında varılan ve nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngören 14 maddelik mutabakat metnini ilk kez kamuoyuyla paylaşmıştır. Yetkilinin okuduğu metne göre maddeler şöyledir:


"1- ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmek, bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmamayı taahhüt etmek, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmak ve Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına almak amacıyla bu mutabakat zaptını imzalamaktadırlar. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.


2- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt ederler.


3- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı taahhüt eder, bu süre, karşılıklı rıza ile uzatılabilir.


4- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ABD, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi veya aksaklığı kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında, gemilerin trafiği, İran İslam Cumhuriyeti tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik hacmine orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran İslam Cumhuriyeti sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekmeyi taahhüt eder.


5- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran İslam Cumhuriyeti, ticari gemilerin İran Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçiş yapabilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran İslam Cumhuriyeti tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecektir. İran İslam Cumhuriyeti, geçerli uluslararası hukuk ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları çerçevesinde, diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman Sultanlığı ile diyalog kuracaktır.


6- ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran İslam Cumhuriyeti'nin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar ABD doları tutarında, kesin ve karşılıklı olarak mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt etmektedir. Bu planın uygulanmasına yönelik mekanizma, 60 gün içinde imzalanacak nihai anlaşmanın bir parçası olarak kesinleştirilecektir. İlgili finansal işlemler için gerekli olan tüm lisanslar, muafiyetler ve izinler ABD tarafından verilecektir.


7- ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak, üzerinde mutabık kalınan bir takvime göre, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları, tüm tek taraflı ABD yaptırımları, birincil ve ikincil yaptırımlar dahil olmak üzere kaldırmayı taahhüt eder. İran İslam Cumhuriyeti ve ABD, yukarıda bahsedilen yaptırımların kaldırılması konusunun kritik önemini kabul eder ve bu konularda karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu meseleleri derhal ele alma niyetlerini ifade ederler.


8- İran İslam Cumhuriyeti, nükleer silah temin etmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit etmektedir. ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, yedinci paragrafta belirtilen takvime uygun olarak karşılıklı olarak mutabık kalınacak bir mekanizma çerçevesinde, zenginleştirilmiş malzeme stoklarının imhasını, UAEA gözetimi altında yerinde seyreltme yoluyla gerçekleştirilecek asgari yöntemle çözüme kavuşturmak üzere anlaşmışlardır. Taraflar ayrıca, nihai anlaşmada üzerinde mutabık kalınacak tatmin edici bir çerçeve temelinde, zenginleştirme meselesini ve İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer ihtiyaçlarıyla ilgili diğer karşılıklı olarak kararlaştırılan konuları görüşmeyi kabul etmişlerdir. Nihai anlaşma, bu paragrafın hükümlerini teyit edecek ve İran İslam Cumhuriyeti, yukarıda belirtilen nükleer meselelerin hayati önemini kabul edecektir. Taraflar, bu meseleler üzerinde karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu konuları derhal ele alma niyetlerini ifade etmektedirler.


9- Nihai anlaşma imzalanana kadar, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti mevcut durumu korumayı kabul ederler. İran İslam Cumhuriyeti nükleer programının mevcut durumunu koruyacak, ABD ise herhangi bir yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker konuşlandırmayacaktır.

10- ABD, bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığının İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık işlemleri, sigortacılık, nakliye vb. dahil olmak üzere tüm ilgili hizmetler için muafiyetler vereceğini taahhüt eder.


11- ABD, bu mutabakat zaptının yürürlüğe girmesiyle birlikte İran İslam Cumhuriyeti'ne ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanımına tam olarak açılmasını taahhüt eder. ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, müzakereler sırasında bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalacaktır. Bu fonlar, ister asıl hesaptan ister havale yoluyla elde edilsin, İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtara yapılacak ödemeler için tam olarak kullanılabilir hale getirilecektir. ABD, buna uygun olarak gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt eder.


12- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, bu mutabakat zaptının başarılı bir şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya gelecekte uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizmasının kurulacağı konusunda mutabık kalmışlardır.


13- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından, bu mutabakat zaptının 1, 4, 5, 10 ve 11. paragraflarının uygulanmaya başlanması ve bu tedbirlerin uygulanmaya devam edilmesi koşuluyla, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, nihai anlaşma konusunda münhasıran diğer paragraflar üzerinde müzakerelere başlayacaktır.


14- Nihai anlaşma, bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır."


ABD’li yetkili, metni okuduktan sonra, İran’ın bu mutabakatla nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini; Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını; nükleer stokların imhası ile İran’ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonlarının serbest bırakılması süreçlerinin derhal müzakereye açılacağını ifade etmiştir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları

Trump, Fransa’da Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüşmesinde, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmayacağını söyleyerek anlaşmayı “çok güçlü” olarak nitelendirmiş; piyasaların yükseldiğini ve petrol fiyatlarının düştüğünü belirtmiştir. ABD’nin İran’a para ödeyeceği iddialarına Trump, “Kimseye yatırım için izin verilmedi. Hayır, yatırım yapmıyoruz. Ortaya 10 cent bile koymuyoruz.” yanıtını vermiştir. Trump, mutabakata uymaması hâlinde İran için “Bunu beğenmezsem geri dönüp onları vurmaya, başlarına bomba atmaya devam ederim.” ifadesini kullanmıştır. Sisi ise İran ile varılan anlaşma için Trump’a teşekkür etmiştir.


Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşmesinde mutabakatın “iki paragraflık basit bir metin” olmadığını, İran’la gerilimin yıllar önce General Kasım Süleymani’nin öldürülmesiyle başladığını söylemiştir. Modi ise mutabakattan memnuniyet duyduğunu, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının küresel ekonomi için kritik olduğunu belirtmiş ve ABD’nin Umman açıklarındaki gemilere saldırılarında ölen Hint denizcileri anımsatmıştır.


Trump, G7 Zirvesi’nden ayrılmadan önceki basın toplantısında, mutabakatın yarın ya da ertesi gün imzalanacağını ve “Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, sorun değil, (İran’ı) bombalamaya geri döneriz.” değerlendirmesinde bulunmuştur. Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükûmetini Lübnan’a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirmiş; Netanyahu’nun “aslında iyi bir adam” olduğunu ancak “İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut’taki binaları yıkmaya gerek yok.” diyerek İsrail’in Lübnan konusunda “iyi bir iş çıkarmadığını” ifade etmiştir. Trump, ABD’yi “büyük ortak”, İsrail’i ise “çok küçük bir ortak” olarak nitelendirmiştir.


Trump, İran’daki zenginleştirilmiş uranyumun imhasına ilişkin teknik görüşmelere derhal başlanacağını; Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin kademeli olarak arttığını ve birkaç hafta içinde normale dönmesini beklediklerini söylemiştir. Trump ayrıca İran’ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonlarına ilişkin “Bu fonlar, ancak onlar doğru şekilde hareket ederlerse serbest bırakılacak.” demiş; paranın İran’a ait olduğunu, “Sanırım parayı geri vermek zorunda kalacağız. Eğer geri vermezsek, kimse bir daha dolara yatırım yapmaz.” ifadesini kullanmıştır. Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, özellikle Çin’in süreçte İran’a silah göndermemesi dolayısıyla teşekkür etmiştir.


Trump, Paris’te havalimanında yaptığı açıklamada, imzanın 48 saat içinde tamamlanmasını öngördüğünü; İran’ın sınırlı sayıda balistik füzeye sahip olmasının kendisini rahatsız etmeyeceğini belirterek “Balistik füzeler, nükleer silahlarla aynı şey değil; Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler bunlara sahipse, nispi orantı içinde bakıldığında bunun (İran’da da olmasının) sorun olmadığını söyleyebilirim.” demiştir.

İran Tarafının Açıklamaları

İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, devlet televizyonuna verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in savaşın başında belirlediği dokuz hedefe ulaşmasına izin vermediklerini belirterek “ABD ve Siyonist rejimi yendik.” demiştir. Kalibaf, müzakereler sırasında Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan iki düşman fırkateyninin vurulduğunu ve düşman uçaklarının kalktığı havalimanlarının hedef alındığını öne sürmüş; “Benim işim diplomasi değil, ben bir savaşçıyım… Savaşı kazandık ve kazanımlar müzakerelerde şekillenecektir.” ifadesini kullanmıştır.


Kalibaf, ayrıca Hürmüz Boğazı’nın bundan böyle savaş öncesi statüsüne dönmeyeceğini, uluslararası kurallar çerçevesinde sunulacak hizmetler karşılığında gemilerden ücret alınacağını söylemiştir. Kalibaf, metinde İran’a ödenecek 300 milyar dolar savaş tazminatının “yeniden imar ve ekonomik kalkınma” ifadeleriyle yer aldığını belirterek, üstlenilen her yükümlülüğün “adım karşılığında adım” ilkesi temelinde kabul edildiğini ve 13. maddenin bu esasa göre düzenlendiğini; ABD yükümlülüklerini yerine getirmezse İran’ın da adım atmayacağını kaydetmiştir.


Bekayi, imzanın ardından İran’ın ABD’nin uyumunu “hiçbir hoşgörü göstermeden” izleyeceğini ve Washington yükümlülüklerinden kaçarsa İran’ın da taahhütlerini yerine getirmeyeceğini söylemiştir. Bekayi, 60 günlük süreçte İran’ın nükleer programı ile yaptırımların kaldırılmasının görüşüleceğini, ancak füze programının masada olmayacağını belirterek “İran’ın füzeleri yalnızca ateşlenmek içindir, müzakere için değil.” demiştir. Bekayi, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu yurt dışına göndermeyeceğini, seyreltmenin ise “diğer olasılıkların kapısını kapatmak için bir seçenek olarak” sunulduğunu ifade etmiştir.


Müzakere heyeti başkanı Kalibaf, yarı resmi Fars ajansına, ABD’nin İran’la hedeflerine ulaşamadığını belirterek “Anlaşma, ABD’nin başarısızlığının bir kaydıdır. İnsanlar bunu görecek ve yargılayacak.” demiştir.

Hürmüz Boğazı’ndaki Durum

İran’ın Press TV kanalına göre, Tahran ve Washington’ın mutabakat metnini pazar günü sonuçlandırmasından 18 Haziran 2026 sabahına kadar 11 İran gemisi ABD deniz ablukasını geçerek seyretmiştir. Bandar Abbas’tan haber veren bir Al Jazeera muhabiri, İran’ın boğaza ilişkin söyleminin değiştiğini; daha önce boğazın yalnızca dost ülkelere açık olduğunu söyleyen Tahran’ın, artık Umman ile koordineli yeni bir usul uygulanacağını ve “geçiş ücreti” yerine “hizmet ücreti” alınacağını ifade ettiğini aktarmıştır. Aynı kaynağa göre 60 günlük süre boyunca herhangi bir ücret alınmayacaktır.


Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Hürmüz Boğazı’nda olası bir mayın temizleme görevine hazırlık amacıyla Kızıldeniz’e iki gemi (mayın avlama gemisi Fulda ve ikmal gemisi Mosel) gönderdiklerini açıklamış; herhangi bir mayın temizleme operasyonuna katılım için İran ve Umman’ın onayının gerekeceğini belirtmiştir.

Lübnan ve İsrail Taraflarının Tutumu

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotriç, Kanal 14 televizyonuna, ABD-İran mutabakatına rağmen Tahran yönetimini devirmeye çalışacaklarını söylemiş; mutabakatın İsrail için “kötü” olduğunu belirterek “Lübnan’dan çekilme olmayacak. Ne cuma günü ne de ondan sonra. Hizbullah silahsızlandırılmadığı sürece… orada kalacağız.” ifadesini kullanmıştır. Smotriç ayrıca Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 70’ini kontrol ettiklerini ve bölgede yasa dışı yerleşimler kurmayı hedeflediklerini ileri sürmüştür.


İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, mutabakatın İsrail, ABD ve Körfez ülkeleri için “çok kötü” olduğunu öne sürmüş; henüz kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, yalnızca müzakerelerin devamı için bir taslak söz konusu olduğunu söylemiştir.


İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde mutabakat eleştirilmiştir. Yedioth Ahronot gazetesinde Boaz Haetzni imzasıyla çıkan görüş yazısında, ABD’nin İran’la mutabakata varmasına atıfla “80 yaşındaki çocuk (Trump) oyuncağına olan ilgisini kaybetti” ifadesi kullanılmış; ABD’nin bölge ülkeleri için artık güvenilir görülmeyeceği ve “yeni İbrahim Anlaşmaları”nın olmayacağı ileri sürülmüştür.


Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesinin müzakerelerde bağımsız bir yol izlediğini belirterek “Ateşkesten yanayız, bu sürece katkı sağlayan her ülkeyi destekliyoruz; buna İran da dâhil.” demiş; İsrail ile müzakerelerin Lübnan tarafından yürütüldüğünü ve karar merciinin Lübnan devleti olduğunu vurgulamıştır.


Hizbullah lideri Naim Kasım, anlaşmayı “büyük bir zafer” olarak nitelendirmiş ve Lübnan’ın İsrail ile müzakerelerinin örgütün silahsızlandırılmasıyla değil “karşılıklı güvenlikle” sınırlı olması gerektiğini belirtmiştir.


Mutabakata rağmen İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik askerî faaliyetleri sürmüştür. İsrail İHA’ları Sur kentine bağlı Mansur ve El-Aziyye beldeleri ile Bint Cubeyl’e bağlı Beraşit beldesine saldırı düzenlemiş, Nebatiye’de topçu saldırısı gerçekleştirilmiştir. Lübnan’ın güneyindeki Kefr Tebnit yakınlarında bir araca düzenlenen İHA saldırısında bir kişi hayatını kaybetmiştir.


İsrail ordusu, 17 Haziran’da Lübnan’ın güneyinde bir askerinin (29 yaşındaki Alexander Filin) bir Hizbullah patlayıcısıyla öldüğünü ve yedi askerin yaralandığını açıklamıştır. Birleşmiş Milletler, UNIFIL barış gücünün bölgede yoğun İsrail askerî faaliyeti gözlemlediğini; 26 hava sahası ihlali, bir hava saldırısı ve Nakura açıklarında bir deniz sahası ihlali kaydedildiğini bildirmiştir.

ABD’deki Tepkiler

Mutabakat zaptının metninin basına yansımasının ardından ABD Kongresi’nden hem Cumhuriyetçi hem Demokrat üyeler tepki göstermiştir. Cumhuriyetçi Louisiana Senatörü Bill Cassidy, “(Eski ABD Başkanı Ronald) Reagan mezarında ters döndü.” ifadesini kullanmış; İran’ın nükleer emellerinin önüne geçilmediğini ve Hürmüz Boğazı tehdidinin işe yaradığını öğrendiğini ileri sürmüştür. Cassidy, 13 Amerikan askerinin öldüğünü belirtmiştir. Cumhuriyetçi Teksas Senatörü Ted Cruz mutabakatı “sakıncalı” bulduğunu söylemiştir.


Senato Dış İlişkiler Komitesindeki Demokratların lideri Jeanne Shaheen, basına yansıyan metni “tam bir kapitülasyon” olarak nitelendirmiştir. Temsilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler, Silahlı Hizmetler ve İstihbarat Komitelerinin Demokrat liderleri Gregory Meeks, Adam Smith ve Jim Himes, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya gönderdikleri mektupta mutabakat zaptının tam metnini ve uygulama stratejisine ilişkin ayrıntıları talep etmiş; yönetimin Kongre’yi “15 haftadan uzun süredir” karanlıkta bıraktığını ileri sürmüştür. Mektupta 14 askerin öldüğü, yüzlercesinin yaralandığı ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle küresel gıda ve petrol fiyatlarının yükseldiği belirtilmiştir.


Demokrat Temsilci Pramila Jayapal, “Hürmüz Boğazı 30 gün içinde açılacak ama savaş başlamadan önce zaten açıktı.” değerlendirmesinde bulunmuştur. Buna karşılık Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall anlaşmayı “kazançlı bir anlaşma” olarak nitelendirmiş ve Obama döneminde müzakere edilen anlaşmadan daha iyi olduğunu savunmuştur.

Kaynakça

Al Jazeera. “Iran War Live: Israel Continues Lebanon Attacks After US and Iran Sign Deal.” Al Jazeera Live Blog. Erişim 18 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/6/18/iran-war-live-trump-pezeshkian-sign-mou-to-end-fighting-reopen-hormuz

Al Jazeera. “Iran War Updates: Trump, Pezeshkian Sign MoU to End Conflict.” Al Jazeera Live Blog. Erişim 18 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/6/17/iran-war-live-israel-kills-four-in-lebanon-as-trump-criticises-netanyahu

Al Jazeera. “Iran, US Presidents Sign Deal to Extend Ceasefire, Reopen Strait of Hormuz.” Al Jazeera. Erişim 18 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/17/iran-confirms-that-mou-has-been-signed-electronically-by-both-sides

Al Jazeera. “Read the US Account of Unreleased 14-Point Iran Ceasefire Memorandum.” Al Jazeera. Erişim 18 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/17/read-the-us-account-of-unreleased-14-point-iran-ceasefire-memorandum

Al Jazeera. “Tehran Says Considering Plan for Iran, US Presidents to Sign Deal.” Al Jazeera. Erişim 18 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/6/17/tehran-says-considering-plan-for-iran-us-presidents-to-sign-deal

Anadolu Ajansı. “ABD’li Yetkili, ABD ile İran Arasında Varılan 14 Maddelik Mutabakatı İlk Kez Paylaştı.” Anadolu Ajansı. Erişim 18 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abdli-yetkili-abd-ile-iran-arasinda-varilan-14-maddelik-mutabakati-ilk-kez-paylasti/3970173

Anadolu Ajansı. “Trump ve Pezeşkiyan İran-ABD Mutabakatını İmzaladı.” Anadolu Ajansı Canlı Blog. Erişim 18 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/trump-ve-pezeskiyan-iran-abd-mutabakatini-imzaladi/4067

Anadolu Ajansı. “Trump, İran’ın Balistik Füzelere Sahip Olmasından Rahatsız Olmayacağını Söyledi.” Anadolu Ajansı. Erişim 18 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/trump-iranin-balistik-fuzelere-sahip-olmasindan-rahatsiz-olmayacagini-soyledi/3969982

BBC News. “Trump and Iran's Pezeshkian Sign Deal to End War with Further Talks Due in Next 60 Days.” BBC News Live. Erişim 18 Haziran 2026. https://www.bbc.com/news/live/c8j2ewl0dpxt

BBC News. “What’s in the US-Iran Agreement?” BBC News. Erişim 18 Haziran 2026. https://www.bbc.com/news/articles/cvgmqzr6p9mo

19 Haziran 2026

Mutabakatın Yürürlüğe Girmesi ve Uygulama Süreci (18-19 Haziran 2026)

Pakistan’ın Arabulucu Sıfatıyla İmzası

Pakistan Başbakanlığı, 18 Haziran’da, Başbakan Şahbaz Şerif’in “İslamabad Mutabakat Zaptı’nı arabulucu olarak imzaladığını” ve imza anına ilişkin görüntüleri paylaşmıştır. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Donald Trump mutabakat zaptını hem fiziki olarak hem de dijital ortamda imzalamıştır.

Pakistan Başbakanı Şerif, ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptına imza atıyor, 18 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


Pezeşkiyan, mutabakat zaptının kendisi, Trump ve arabulucu Şerif tarafından imzalanmış halini paylaşarak “Bu, güçlü İran’dan tarihî bir belge ve mesajdır. Barış, karşılıklı saygının gölgesinde gerçekleşecektir.” ifadelerini kullanmış; metnin “milli direnişin, siyasi akılcılığın ve sorumlu diplomasinin sonucu” olduğunu belirtmiştir.


Pakistan Başbakanlık Sözcüsü Müşerref Zaidi, mutabakat zaptı elektronik ortamda imzalanıp yürürlüğe girdiği için Şerif’in daha önce duyurduğu İsviçre ziyaretinin ertelendiğini açıklamıştır.

Deniz Ablukasının Kaldırılması ve Boğaz Trafiği

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 18 Haziran’da, Başkan’ın talimatı doğrultusunda ABD kuvvetlerinin İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giren ve çıkan tüm deniz trafiğine uygulanan ablukayı kaldırdığını açıklamış; Amerikan ordu unsurlarının İran’ın mutabakat hükümlerini tam olarak yerine getirdiğinden emin olmak için bölgede bir süre daha kalacağını belirtmiştir.


Anadolu Ajansı’nın veri analitik şirketi Kpler verilerine dayandırdığı bilgilere göre, Suudi Arabistan’dan 2 milyon varil ham petrol yüklü Awtad isimli tanker Hürmüz Boğazı’nı geçerek Güney Kore’ye, İran’ın İmam Bender Humeyni limanından yaklaşık 27 bin 500 varil petrol ürünü yüklü Viraj isimli tanker ise Birleşik Arap Emirlikleri’ne doğru hareket etmiştir. Shaden ve Jaham isimli tankerlerin de boğazı sinyalleri kapalı şekilde geçtiği tahmin edilmiştir.

İsviçre'nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasının tabelası, 18 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


Aynı kaynağa göre, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı’ndan günde ortalama 130 gemi geçiş yaparken bu sayı savaş döneminde yüzde 90’dan fazla azalmış; savaşın 100 gününde boğazdan yaklaşık 1000 ticari gemi (günlük ortalama 10 gemi) geçmiştir. Boğazı geçen gemilerin çoğunun İran kara suları üzerindeki “İran rotasından” ilerlediği veya otomatik tanımlama sistemini kapattığı belirtilmiştir.


ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 17 Haziran çarşamba günü geç saatlerde 12,5 milyon varil petrolün Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini ve bunun savaşın başlamasından bu yana gerçekleşen en yüksek miktar olduğunu belirtmiştir.


Al Jazeera muhabirine göre, İran’ın Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, mutabakat uyarınca boğazda 60 gün boyunca ücret alınmayacağını, ancak boğazdan geçmek isteyen her tankerin İran’ın denizcilik birimi “Basra Körfezi Boğaz İdaresi” ile koordinasyon sağlaması gerektiğini açıklamıştır. Aynı kaynak, İran’ın boğaz üzerindeki denetimi sürdürdüğünü ve geçişleri düzenleyen taraf olduğunu vurguladığını aktarmıştır.

ABD’nin Açıklamaları

18 Haziran günü ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Brüksel’deki NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nın ardından, mutabakatın Amerikan gücünün ortaya koyduğu somut eylemler sayesinde hayata geçirildiğini, taraflar arasında güven ilişkisi bulunmadığını ve her adımın performansa bağlı olduğunu belirtmiştir. Hegseth, “Bu, Obama dönemindeki anlaşmalar gibi ‘güven ve doğrula’ yaklaşımı değildir. Burada güven yok.” demiş; İran’ın nükleer silahlardan vazgeçmemesi hâlinde Savunma Bakanlığının operasyonları yeniden başlatmaya hazır olduğunu ifade etmiştir.


Trump, sosyal medya paylaşımında “ABD’nin İran’a 300 milyar dolarlık bir ödeme yapması söz konusu değil.” diyerek bu iddiayı “yalan haber” olarak nitelendirmiştir. Trump, ayrı bir paylaşımında “Lübnan, Hizbullah ve İsrail dâhil olmak üzere, tüm cephelerde tam bir ateşkes bekliyoruz.” demiştir.


Trump, Axios haber portalına verdiği röportajda, İran savaşının ardından güç kullanma yetkisinin “sınırının olmadığını” savunmuş; mutabakatın Tahran’dan istenen “koşulsuz teslimiyet” anlamına gelip gelmediği sorulduğunda ise “Muhtemelen gerçekten de koşulsuz bir teslimiyet oldu.” yanıtını vermiştir.


 Trump, İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine ABD’den bağımsız bir saldırı düzenlemesi durumunda, saldırının “küçük çaplı olması” şartıyla destek verebileceğini de belirtmiştir.


Vance, Beyaz Saray’daki basın brifinginde, 60 günlük müzakere sürecinin 18 Haziran itibarıyla resmen başladığını ve iki ülkenin mutabakat zaptındaki taahhütlerini yerine getirdiğini belirtmiştir. Vance, İran’ın üst üste ikinci gece de Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere ateş açmadığını, CENTCOM’un bir düzineden fazla geminin ablukayı geçmesine izin verdiğini söylemiş; ayrıca taraflar arasında 17 Haziran’da bir “centilmenlik anlaşması” imzalandığını aktarmıştır. Vance, İran’ın dondurulmuş 300 milyar dolarlık fonlarına ancak mutabakat şartlarına tam uyması hâlinde erişebileceğini, ABD’nin kendi kasasından İran’a tek dolar dahi vermeyeceğini vurgulamıştır.

Vance’in İsrail Kabinesine Tepkisi

Vance, mutabakatı eleştiren ve Trump’ı hedef alan İsrail kabinesindeki bazı bakanlara tepki göstererek “Eğer ben İsrail kabinesinde olsaydım, tüm dünyada geriye kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım.” demiştir. Vance, son üç ayda İsrail’in savunma silahlarının üçte ikisinin Amerikan elleriyle üretildiğini ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildiğini belirterek “İsrail’in sorunu Donald Trump değildir.” ifadesini kullanmıştır.


Vance, The New York Times’a verdiği bir podcast mülakatında İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotriç’i isim vererek eleştirmiş; “9 milyonluk bir ülkesiniz. Karşılaştığınız her ulusal güvenlik sorununu çözmek için sadece öldürerek bir çıkış yolu bulamazsınız.” demiştir. Vance, mutabakatın İran’ın nükleer programını sona erdireceğini ve bunun İsrail için büyük bir kazanım olduğunu savunmuştur.


Vance, mutabakat kapsamında İsrail ile Hizbullah arasındaki saldırıların da sona ermesi gerektiğini; Hizbullah’ın İsrail’e saldırmamasını, İsrail’in de Lübnan’da “çılgın işler” yapmamasını beklediklerini belirtmiştir.

İran’ın Tutumu

İran lideri Mücteba Hamaney, ABD ile varılan mutabakatı “çekincelere rağmen” onayladığını belirterek, ileride yüz yüze gerçekleştirilecek müzakerelerin “düşmanın görüşlerinin kabul edileceği anlamına gelmediğini” bildirmiştir. 


Hamaney, mutabakata, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı sıfatıyla İran halkının ve “direniş cephesinin” haklarının korunacağına dair garanti vermesinin ardından onay verdiğini ifade etmiştir.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ile mutabakat zaptını imzalıyor, 18 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile telefon görüşmesinde, ABD’nin Lübnan dâhil tüm cephelerde savaşı sona erdirmekle yükümlü olduğunu söylemiş; mutabakatın uygulanması için BM Güvenlik Konseyi dahil uluslararası kurumların kararlı desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirtmiştir. İran’ın Tesnim Haber Ajansı, İranlı heyetin İsviçre’de planlanan görüşmelere katılımının henüz kesinleşmediğini aktarmıştır.

İsrail’in Tutumu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Batı Şeria’daki yasa dışı Guş Etzion yerleşiminde yaptığı konuşmada, mutabakatın yürürlüğe girmesine rağmen Lübnan’ın güneyinde işgal ettikleri alanlardan “güvenlik ihtiyaçları gerektirdiği müddetçe” çekilmeyeceklerini açıklamış; “Mücadele henüz bitmedi.” diyerek İran’ın nükleer silaha sahip olmayacağını yinelemiştir.


Mutabakat İsrail’de yetkililer ve siyasetçiler tarafından “kötü bir anlaşma” olarak nitelendirilmiştir. Mossad’ın eski İstihbarat ve Operasyonlar Başkanı Haim Tomer, anlaşmanın İsrail ve Körfez ülkeleri için kötü olduğunu, çünkü İran ve Umman’a Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerini düzenleme hakkı tanıdığını belirtmiştir. İsrail ordusunun eski İstihbarat Dairesi (AMAN) Başkanı Tamir Hayman ise mutabakatın “Tahran rejiminin hayatta kalmasını garanti ettiğini ve ona cömert ekonomik destek sağladığını” ifade etmiştir. Likud Milletvekili Avichay Buaron, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki işgalinden vazgeçmeyeceğini savunmuştur.


İsrail’in dört askerinin Lübnan’ın güneyinde öldürülmesinin ardından, aşırı sağcı bakanlar misilleme çağrısında bulunmuştur. Maliye Bakanı Smotriç “cehennemin kapılarının açılması” gerektiğini, Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir ise “tüm Lübnan’ın yanması gerektiğini” ve “bir İsrailli annenin her gözyaşı için bin Lübnanlı annenin ağlaması gerektiğini” öne sürmüştür.


İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre, Netanyahu, ABD yönetimiyle gerginliğin büyümemesi için kabine üyelerinin Trump’a yönelik eleştirilerinin kendi tutumunu yansıtmadığını aktarmaya çalışmıştır.

Lübnan Cephesi

Mutabakata rağmen İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları yoğunlaşmıştır. İsrail savaş uçaklarının 19 Haziran gece saatlerinde Nebatiye vilayetindeki çok sayıda beldeyi hedef aldığı saldırılarda, Lübnan Sağlık Bakanlığının ilk belirlemelerine göre 18 kişi hayatını kaybetmiş, 33 kişi yaralanmıştır; ölenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu bildirilmiştir. 


İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde dört askerinin çatışmada öldüğünü açıklamış; askerlerden birinin 52. Tabur ve 41. Tugay komutanı Teğmen Dor Gedalia Ben Simhon (32) olduğunu bildirmiştir. İsrail ordusu, saldırıların Hizbullah’ın ateşkes ihlalleri nedeniyle düzenlendiğini ileri sürmüş ve Bekaa Vadisi’nde de Hizbullah altyapısını hedef aldığını açıklamıştır.


Lübnan makamları savaşın başlamasından 19 Haziran’a kadar geçen sürede sivil ölü sayısının 3.912’ye, yaralı sayısının ise yaklaşık 12 bine ulaştığını bildirmiştir.


Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, “İsrail’in tam ve kapsamlı bir şekilde uyması koşuluyla Lübnan ve Hizbullah’ın ateşkese bağlı kalacağını teyit ederim.” ifadesini kullanmıştır. Hizbullah’ın Meclis Grup Başkanı Muhammed Rad, Lübnanlı yetkilileri mutabakat metnini dikkatlice okumaya çağırmış; İsrail’in tamamen çekilmesi için iki aylık bir süre tanındığını, bu sürede saldırıların durması ve doğrudan müzakereye gerek kalmaksızın çekilmenin başlaması gerektiğini belirtmiştir. Rad’ın açıklaması, Lübnan ile İsrail arasında 22 Haziran’da ABD’de yapılması planlanan beşinci tur müzakereler öncesinde yapılmıştır


Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD’nin İsrail’e Lübnan’daki saldırıları durdurması için baskı uygulaması gerektiğini söylemiş; Fransa’nın, İran’ın nükleer programına ilişkin görüşmeler beklentilerini karşılamadığı sürece BM Güvenlik Konseyi yaptırımlarının kaldırılmasını onaylamayacağını belirtmiştir.

Körfez Ülkeleri ve Yeniden İmar Fonu

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, İran’ın yeniden imarı için Körfez destekli bir fon oluşturulacağı yönündeki iddialara ilişkin “Bu konuda bilgim yok.” demiş; İran ile herhangi bir ekonomik iş birliğinin görüşülebilmesi için öncelikle iki ülke arasında güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Mutabakat zaptının altıncı maddesinde, ABD’nin bölgesel ortaklarıyla birlikte İran’ın yeniden imarı için en az 300 milyar dolarlık bir plan hazırlamayı taahhüt ettiği; ancak metinde Körfez ülkelerinin doğrudan finansman sağlayacağına dair açık bir ifade bulunmadığı kaydedilmiştir.

İsviçre Görüşmelerinin Ertelenmesi ve İptali

İsviçre Dışişleri Bakanlığı, 18 Haziran’da, ABD ve İran ile arabulucular Pakistan ve Katar’ın anlaşmanın uygulanmasına ilişkin ilk görüşmeler için 19 Haziran’da Bürgenstock kasabasında bir araya gelmesinin planlandığını doğrulamıştır.

İsviçre'nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasında geniş güvenlik önlemleri alınıyor, 18 Haziran 2026 - (Anadolu Ajansı)


Ancak bu açıklamadan kısa bir süre sonra Beyaz Saray, Başkan Yardımcısı Vance’in İsviçre seyahatinin ertelendiğini; teknik görüşmelere ilişkin planların henüz kesinleşmediğini ve “bu müzakerelerin lojistiğinin hiçbir zaman basit ya da öngörülebilir olmadığını” açıklamıştır.


İsviçre Dışişleri Bakanlığı, 19 Haziran’da, Bürgenstock’taki toplantının iptal edildiğini duyurmuştur.


İsviçre Dışişleri Bakanlığı, 18 Haziran'da, ABD ve İran ile arabulucular Pakistan ve Katar'ın yanı sıra diğer ilgili ülkelerin, anlaşmanın uygulanmasına yönelik ilk görüşmeler için 19 Haziran'da ülkenin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasında toplanmasının planlandığını doğrulamıştır.


Başkan Yardımcısı JD Vance, 18 Haziran'da Beyaz Saray'da düzenlediği basın brifinginde, teknik müzakerelerin hafta sonu başlamasının beklendiğini, görüşmeler için İsviçre'ye gitmeyi planladığın ancak zamanlamanın İranlı heyetin ulaşımına bağlı olarak değişebileceğini söylemiştir. Aynı gün İran'ın Tesnim Haber Ajansı, İranlı heyetin İsviçre'ye seyahati konusunda henüz kesinleşmiş bir durum bulunmadığını aktarmıştır.


Bu açıklamalardan kısa süre sonra Beyaz Saray, 19 Haziran gecesine doğru yaptığı açıklamada, Vance'in İsviçre seyahatinin şimdilik ertelendiğini; teknik görüşmelere ilişkin planların henüz kesinleşmediğini ve ABD heyetinin ilk uygun fırsatta yola çıkmaya hazır olduğunu belirtmiştir. Açıklamada, "bu müzakerelerin lojistiğinin hiçbir zaman basit ya da öngörülebilir olmadığı" ifade edilmiş; somut bir güncelleme yapıldığında bilgi verileceği ve teknik görüşmelere mümkün olan en kısa sürede başlanmasının beklendiği kaydedilmiştir.


İsviçre Dışişleri Bakanlığı, 19 Haziran'da, "Bürgenstock'taki toplantılar planlandığı gibi bugün yapılmayacaktır." ifadesiyle bir gün önce duyurulan toplantının iptal edildiğini açıklamış; bununla birlikte görüşmelere yönelik hazırlıkların sürdüğünü bildirmiştir.

Kaynakça

Al Jazeera. “Iran War Live: US-Iran Swiss Talks Delayed, as Israel Pounds Lebanon.” Al Jazeera Live Blog. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/6/19/iran-war-live-jd-vance-defends-iran-deal-as-us-says-naval-blockade-lifted

Anadolu Ajansı. “ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’la Mutabakatı Eleştiren İsrail Kabinesine Tepki Gösterdi.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskan-yardimcisi-jd-vance-iranla-mutabakati-elestiren-israil-kabinesine-tepki-gosterdi/3971260

Anadolu Ajansı. “ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’ten İsrailli Bakanlar Ben-Gvir ve Smotrich’e Sert Tepki.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskan-yardimcisi-jd-vanceten-israilli-bakanlar-ben-gvir-ve-smotriche-sert-tepki/3971370

Anadolu Ajansı. “ABD Başkan Yardımcısı Vance, İsviçre Yolculuğunu Erteledi.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskan-yardimcisi-vance-isvicre-yolculugunu-erteledi/3971491

Anadolu Ajansı. “ABD Ordusu, İran’a Yönelik Deniz Ablukasını Kaldırdığını Açıkladı.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-ordusu-irana-yonelik-deniz-ablukasini-kaldirdigini-acikladi/3971340

Anadolu Ajansı. “ABD ve İran’ın İslamabad Mutabakat Zaptı.” Anadolu Ajansı Foto Galeri. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/pg/foto-galeri/abd-ve-iranin-islamabad-mutabakat-zapti/163421

Anadolu Ajansı. “Netanyahu, Lübnan’ın Güneyinde İşgal Ettikleri Bölgelerden Çekilmeyeceklerini Söyledi.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/netanyahu-lubnanin-guneyinde-isgal-ettikleri-bolgelerden-cekilmeyeceklerini-soyledi/3971073

Anadolu Ajansı. “Pakistan, ABD-İran Mutabakat Metninin İki Ülke Arasında Elektronik Olarak İmzalandığını Duyurdu.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/pakistan-abd-iran-mutabakat-metninin-iki-ulke-arasinda-elektronik-olarak-imzalandigini-duyurdu/3970428

Anadolu Ajansı. “Trump, İsrail’in İran’a Küçük Çaplı Saldırısına Karşı Çıkmayabileceğini Söyledi.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/trump-israilin-irana-kucuk-capli-saldirisina-karsi-cikmayabilecegini-soyledi/3971377

Anadolu Ajansı. “İsrail Ordusunun ABD-İran Mutabakatına Rağmen Lübnan’a Düzenlediği Hava Saldırılarında 18 Kişi Öldü.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-ordusunun-abd-iran-mutabakatina-ragmen-lubnana-duzenledigi-hava-saldirilarinda-18-kisi-oldu/3971545

Anadolu Ajansı. “İsrailli Yetkililer, ABD ile İran Arasındaki Mutabakat Zaptını Kötü Bir Anlaşma Olarak Nitelendirdi.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israilli-yetkililer-abd-ile-iran-arasindaki-mutabakat-zaptini-kotu-bir-anlasma-olarak-nitelendirdi/3970945

Anadolu Ajansı. “İsviçre: ABD-İran Arasında Bugün Planlanan Görüşmeler İptal Edildi.” Anadolu Ajansı Live Blog. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/isvicre-abd-iran-arasinda-bugun-planlanan-gorusmeler-iptal-edildi-/4146

BBC News. “US-Iran Talks Postponed as Vance Pulls Out of Switzerland Trip.” BBC News. Erişim 19 Haziran 2026. https://www.bbc.com/news/articles/c8r2eme2n5do

CNN. “June 18, 2026 - US and Iran Sign Initial Agreement.” CNN Live Updates. Erişim 19 Haziran 2026. https://edition.cnn.com/2026/06/18/world/live-news/iran-war-trump-israel-lebanon

20 Haziran 2026

Hürmüz Boğazı Geçiş Düzenlemeleri

18 Haziran günü, İran’ın kurduğu Basra Körfezi Su Yolu İdaresi (PGSA), mutabakat ve resmi direktifler doğrultusunda, geçiş talebinde bulunan gemilere 60 günlük süre boyunca Hürmüz Boğazı’ndan geçiş izni verileceğini duyurmuştur. Açıklamaya göre başvurular yalnızca “psga.ir” ve [email protected] üzerinden yapılacak; geçiş talepleri, boğaz bölgesine varmadan en az 48 saat önce gönderilecektir. 60 günlük süre boyunca güvenlik, emniyet ve çevre hizmetleri için gemi sahiplerinden ücret tahsil edilmeyecek ve bu ücretlerden İran hükûmeti sorumlu olacaktır. Her gemi için rotanın ve planlanan geçiş zamanının önceden koordine edilmesi şart koşulmuştur.


PGSA, ayrıca gemilerin boğazdaki Larak Adası yakınındaki sabit bir rotaya kesin biçimde uyması gerektiğini; aksi hâlde sorumluluğun gemi sahiplerine ait olacağını bildirmiştir. Bağımsız Tanker Sahipleri Uluslararası Birliği (INTERTANKO), İran’ın gece saatlerinde bazı gemilere geçiş izinleri bulunmadığı yönünde uyarı yaptığını aktarmıştır.


Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Hürmüz Boğazı’ndaki tehdit seviyesini iki gün önce uyardığı “önemli” düzeyinden “orta” düzeye indirmiş; Umman’a yakın güney rotasının gece gündüz açık olduğunu, ancak mayın tehlikesine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtmiştir.

İsviçre Müzakerelerinin Ertelenmesi ve ABD Heyetindeki Değişiklik

Bekayi, 19 Haziran’da, Bürgenstock’ta yapılması planlanan İran-ABD müzakerelerinin “daha sonraki bir tarihe” ertelendiğini açıklamıştır. Bekayi, müzakerelerin başlaması için mutabakat zaptının 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelerinin uygulanması ve uygulamanın sürmesi gerektiğini; mutabakatın önceden imzalanmış olması nedeniyle İsviçre’deki görüşmelerin aciliyeti bulunmadığını vurgulamıştır.


Bir Al Jazeera muhabirine göre, Başkan Yardımcısı JD Vance’in uçağı Joint Base Andrews’ta hazır beklerken seyahat aniden ertelenmiş; İran’ın temsilcileri, İsrail’in Lübnan’daki askeri faaliyetleri sona ermeden Cenevre’ye gitmeyi reddetmiştir. Vance’in bu nedenle seyahatini iptal etmek yerine ertelediği iddia edilmiştir.


ABD’li bir yetkiliye göre, teknik görüşmeleri yürütmek üzere 20 Haziran’da ABD özel temsilcisi Steve Witkoff İsviçre’ye hareket etmiş; Başkan Trump’ın damadı Jared Kushner’ın da heyete katılması beklenmiştir. Witkoff ve Kushner’in, başlangıçtaki mutabakat zaptına götüren müzakereleri yürüten isimler olduğu belirtilmiştir. Görüşmelerin büyük olasılıkla yine Bürgenstock’ta yapılacağı; İsviçre Dışişleri Bakanlığının hazırlıkların sürdüğünü bildirdiği kaydedilmiştir.


Arabuluculuğu yürüten Pakistan’ın İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi, müzakerelerin ilerleyişini takip etmek üzere Tahran’a giderek İçişleri Bakanı İskender Mümeni ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile görüşmek üzere temaslarda bulunmuştur. Pakistan hükûmeti kaynakları, ABD ile İran arasında İsviçre’de teknik düzeyde görüşmelerin “1-2 gün içinde” başlamasının beklendiğini öne sürmüştür.


İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, Al Jazeera’ye verdiği demeçte, Tahran’ın Washington ile diplomaside “ilerlemeye hazır” olduğunu, ancak ABD’nin İsrail’in anlaşma şartlarına uymasını sağlaması gerektiğini söylemiş; ABD’nin “taahhütlerini yerine getirebileceğini kanıtlaması” gerektiğini belirtmiştir.

Lübnan’da Ateşkes ve Süren Saldırılar

Mutabakata rağmen İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları yoğunlaşmıştır. Lübnan Sağlık Bakanlığına göre 19 Haziran günü İsrail saldırılarında en az 47 kişi hayatını kaybetmiştir.


İsrail ile İran destekli Hizbullah, 19 Haziran öğleden sonra (yerel saatle yaklaşık 16.00) ateşkeslerini yenilemiştir; ancak ateşkes kısa sürede ihlal edilmiştir.  Lübnan resmî ajansına göre, 20 Haziran’ın ilk saatlerinden itibaren İsrail saldırılarında en az 12 kişi daha hayatını kaybetmiştir; ölenler arasında Sur’a bağlı Bariş köyünde aynı aileden dördü (anne, baba ve iki çocuk), Kefr Reman köyünde bir Lübnan askeri ve Arab Salim köyünde üç kişi bulunmaktadır.


Lübnan ordusu, İsrail’in saldırılarının “ülkede istikrarın yeniden tesisini engellemeyi” amaçladığını açıklamış; saldırılarda ordu mensubu bir askerin de öldürüldüğünü bildirmiştir. İsrail ordusu ise saldırıların, Hizbullah’ın güneydeki İsrail kuvvetlerine “50’den fazla mermi” fırlatmasının ardından düzenlendiğini ileri sürmüştür.


İsrail ordu sözcüsü Effie Defrin, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde faaliyetlerini sürdüreceğini açıklarken, ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter, Hizbullah anlaşmaya uyduğu takdirde İsrail’in de ateşkese bağlı kalacağını söylemiştir. Hizbullah Milletvekili İbrahim el-Musavi, “İsrail uyduğu sürece biz de ateşkese uyacağız ve karşılık verme hakkımız var.” ifadesini kullanmış; bir diğer Hizbullah milletvekili Ali Fayyad ise İsrail kuvvetleri Lübnan topraklarında kaldığı sürece ateşkesin “anlamsız” olduğunu savunmuştur.

Tarafların Açıklamaları (19-20 Haziran 2026)

İsrail’in Tutumu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile yaptığı toplantının ardından, İsrail’in ülkenin kuzeyindeki toplulukları korumak amacıyla “gerekli olduğu sürece” Lübnan’ın güneyindeki güvenlik bölgesinde kalmaya devam edeceğini yinelemiştir.


Savunma Bakanı Yisrael Katz, Washington’a “Bize kimse ne yapacağımızı söyleyemez.” yanıtını vermiş; İran’ın saldırması hâlinde güçle karşılık vereceklerini, Lübnan, Suriye ve Gazze’deki işgali hiçbir koşulda terk etmeyeceklerini savunmuştur. Katz, Lübnan-İsrail sınırındaki belde ve köyleri yerle bir ettiklerini ve yaklaşık 200 bin Lübnanlının evlerine bir daha dönemeyeceğini öne sürmüştür.

İran’ın Tutumu

İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran lideri Mücteba Hamaney’in mesajının ardından yaptığı açıklamada, belirlenen kırmızı çizgilerin ve şartların yerine getirilmesi ile İran halkının haklarının korunması konusunda kararlı olduklarını; mutabakat maddelerine değil İran’ın gücüne güvendiklerini belirtmiştir.


Bekayi, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını kınamış, bu saldırıların ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunmuş ve ABD’nin doğrudan sorumlu olduğunu söylemiştir. İran Dışişleri Bakanı Erakçi, İsrail’in Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir’in bir paylaşımını alıntılayarak, “merkezi Tel Aviv’de bulunan bu soykırımcı ölüm kültünün tüm insanlık için bir tehdit olduğunu” ifade etmiştir.


İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, “ABD’nin mutabakat zaptının ilk maddesine bağlı kalmaması, hâlâ İran halkının güvenini kazanma iradesine sahip olmadığını göstermektedir.” demiş; ihlallerin sürmesinin ağır bir bedeli olacağı uyarısında bulunmuştur.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani, Gazze’deki güçlerin İsrail’e büyük operasyonlar düzenleyebileceği uyarısında bulunarak İsrail’in “sel baskınına yakalanacağını” öne sürmüştür.

ABD’nin Tutumu

Trump, Truth Social paylaşımında “Biz çaresizlikten masaya oturmadık, İran oturdu. İşleri bitti.” ifadesini kullanmış; 60 günlük süreyi tamamlayacaklarını ve İran’a “tek bir kuruş bile verilmeyeceğini” söylemiştir.


Trump, NBC News’e verdiği demeçte, İsrail ile görüştüğünü ve Tel Aviv yönetiminden Hizbullah ile ateşkesi kabul etmesini istediğini söylemiş; ateşkesi “olumlu bir gelişme” ve “pastanın üzerindeki küçük bir krema” olarak nitelendirmiştir.Trump, Netanyahu ile ilişkisine dair “Bibi ile her zaman aram iyi oldu. Bazen sakinleşip aklını kullanman gerekiyor.” demiştir.

Diğer Tepkiler ve Değerlendirmeler

Eski ABD Başkanı Barack Obama, NBC’ye verdiği demeçte Trump yönetiminin İran’la anlaşmasını eleştirerek, “Bir savaş yaptık, milyarlarca dolar harcadık, ordumuza büyük yük bindirdik, birçok insan öldü ve sanki savaşa başlamadan önceki noktaya, hatta belki biraz daha kötüsüne döndük.” değerlendirmesinde bulunmuş; ateşkesten memnuniyet duyduğunu ve sürmesini umduğunu belirtmiştir.


Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İsrailli Bakan Ben-Gvir’in “tüm Lübnan yanmalı” sözlerini “korkunç ve iğrenç” olarak nitelendirmiş; İsrail ve Hizbullah’ı ateşkese uymaya çağırmıştır.

Kaynakça

Al Jazeera. “Iran War Live: Tehran Says US Must Ensure Israel Ends Attacks on Lebanon.” Al Jazeera Live Blog. Erişim 20 Haziran 2026. https://www.aljazeera.com/news/liveblog/2026/6/20/iran-war-live-tehran-says-us-must-ensure-israel-ends-attacks-on-lebanon

Anadolu Ajansı. “Pakistan İçişleri Bakanı, İran-ABD Müzakereleri İçin Tahran’a Gitti.” Anadolu Ajansı. Erişim 20 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/pakistan-icisleri-bakani-iran-abd-muzakereleri-icin-tahran-a-gitti/3972742

Anadolu Ajansı. “Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un İran’la Olası Görüşmeler İçin İsviçre’ye Gittiği İddiası.” Anadolu Ajansı. Erişim 20 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/trumpin-ozel-temsilcisi-steve-witkoffun-iranla-olasi-gorusmeler-icin-isvicreye-gittigi-iddiasi/3972710

Anadolu Ajansı. “İran, 60 Günlük Süreçte Hürmüz’den Geçmek İsteyen Gemilerle İlgili Şartları Açıkladı.” Anadolu Ajansı Live Blog. Erişim 20 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/live-blog/iran-60-gunluk-surecte-hurmuzden-gecmek-isteyen-gemilerle-ilgili-sartlari-acikladi/4146

Anadolu Ajansı. “İran: İsviçre’deki Görüşmeler Daha Sonraki Bir Tarihe Ertelendi.” Anadolu Ajansı. Erişim 20 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-isvicredeki-gorusmeler-daha-sonraki-bir-tarihe-ertelendi/3972302

Anadolu Ajansı. “İsrail Basını: İsrailli Yetkili, Hizbullah ile Yeni Ateşkesin Devreye Girdiğini Söyledi.” Anadolu Ajansı. Erişim 20 Haziran 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-basini-israilli-yetkili-hizbullah-ile-yeni-ateskesin-devreye-girdigini-soyledi/3972185

CNN. “June 19, 2026 - Israel and Hezbollah Renew Truce.” CNN Live Updates. Erişim 20 Haziran 2026. https://edition.cnn.com/2026/06/19/world/live-news/iran-war-trump-israel-lebanon

CNN. “US Envoy Heading to Switzerland as Lebanon Fighting Tests Iran Agreement.” CNN Live Updates. Erişim 20 Haziran 2026. https://edition.cnn.com/2026/06/20/world/live-news/iran-war-trump-israel-lebanon

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEdanur Karakoç15 Haziran 2026 05:19

Etiketler

Özet

2026 ABD-İran Mutabakat Zaptı ile ABD ve İran arasında 100 günü aşkın süren savaşın sona erdirilmesi konusunda uzlaşıya varıldı. Mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasının kaldırılması, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların durdurulması ve nükleer programa ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılması kararlaştırıldı. Tarafların, nihai nükleer anlaşmaya zemin hazırlayacak 60 günlük bir müzakere süreci yürütmesi öngörülüyor. Anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran 2026’da İsviçre’de yapılması planlanıyor.

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"2026 ABD-İran Mutabakat Zaptı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • 15 Haziran 2026

    Anlaşmanın Duyurulması

  • 15 Haziran 2026

    Anlaşmanın İçeriği

  • 15 Haziran 2026

    Hürmüz Boğazı’na İlişkin Düzenlemeler

  • 15 Haziran 2026

    Nükleer Programa İlişkin Müzakereler

  • 15 Haziran 2026

    Uluslararası Tepkiler

  • 16 Haziran 2026

    Taslak Mutabakat Metnine İlişkin İddialar

  • 16 Haziran 2026

    Mutabakat Zaptının Elektronik Olarak İmzalanması

  • 16 Haziran 2026

    Yaptırımlar, Fonlar ve Ödeme İddialarına İlişkin Görüş Farklılıkları

  • 16 Haziran 2026

    Deniz Ablukasının Kaldırılması ve Boğazdan Geçişler

  • 16 Haziran 2026

    Nükleer Konular ve Yaptırımlara İlişkin Açıklamalar

  • 16 Haziran 2026

    İran’ın Tutumu ve İç Gelişmeler

  • 16 Haziran 2026

    Lübnan ve İsrail’in Tutumu

  • 16 Haziran 2026

    ABD’nin Bölgedeki Askeri Varlığı

  • 16 Haziran 2026

    Genişleyen Uluslararası Tepkiler

  • 16 Haziran 2026

    ABD Kongresi’nin Tutumu

  • 16 Haziran 2026

    G7 Liderler Zirvesi Ortak Bildirisi

  • 18 Haziran 2026

    Mutabakat Zaptının İmzalanması

  • 18 Haziran 2026

    Yayımlanan 14 Maddelik Mutabakat Metni

  • 18 Haziran 2026

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları

  • 18 Haziran 2026

    İran Tarafının Açıklamaları

  • 18 Haziran 2026

    Hürmüz Boğazı’ndaki Durum

  • 18 Haziran 2026

    Lübnan ve İsrail Taraflarının Tutumu

  • 18 Haziran 2026

    ABD’deki Tepkiler

  • 19 Haziran 2026

    Mutabakatın Yürürlüğe Girmesi ve Uygulama Süreci (18-19 Haziran 2026)

  • 19 Haziran 2026

    Pakistan’ın Arabulucu Sıfatıyla İmzası

  • 19 Haziran 2026

    Deniz Ablukasının Kaldırılması ve Boğaz Trafiği

  • 19 Haziran 2026

    ABD’nin Açıklamaları

  • 19 Haziran 2026

    Vance’in İsrail Kabinesine Tepkisi

  • 19 Haziran 2026

    İran’ın Tutumu

  • 19 Haziran 2026

    İsrail’in Tutumu

  • 19 Haziran 2026

    Lübnan Cephesi

  • 19 Haziran 2026

    Körfez Ülkeleri ve Yeniden İmar Fonu

  • 19 Haziran 2026

    İsviçre Görüşmelerinin Ertelenmesi ve İptali

  • 20 Haziran 2026

    Hürmüz Boğazı Geçiş Düzenlemeleri

  • 20 Haziran 2026

    İsviçre Müzakerelerinin Ertelenmesi ve ABD Heyetindeki Değişiklik

  • 20 Haziran 2026

    Lübnan’da Ateşkes ve Süren Saldırılar

  • 20 Haziran 2026

    Tarafların Açıklamaları (19-20 Haziran 2026)

KÜRE'ye Sor