ArticleDiscussion

Nar Ağacı (Kitap)

fav gif
Save
Quote
kure star outline
nar.jpg
Nar Ağacı
Yazar
Nazan Bekiroğlu
Ülke
Türkiye
Dil
Türkçe
Tür
Roman
Yayım
2012
Yayımcı
Timaş Yayınları
Sayfa sayısı
536

Nar Ağacı, Türk edebiyatının önemli yazarlarından Nazan Bekiroğlu’nun 2012 yılında yayımlanan romanıdır. Roman, yazarın karakterlerin iç dünyasını derinlemesine işlediği anlatımı ve etkileyici atmosferiyle dikkat çeker. Tarihî olaylarla örülü bu eser, Doğu ile Batı, geçmiş ile bugün arasındaki köprüleri edebi bir dille kurar.

Kitabın Konusu

Nar Ağacı,  Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı yıllarında yaşanan bireysel ve toplumsal sıkıntıları işleyen bir romandır. Savaşlar, cepheler, mağlubiyetler, sürgünler ve salgın hastalıklar sebebiyle kitlesel ölümlerin yaşandığı bu kırılgan ve acılı dönemin gölgesi, İstanbul’un çok uzağında ama Anadolu’nun önemli bir kenti olan Trabzon’a da düşmüştür. Tıpkı Balkanlar’da yaşayan Müslümanlar gibi, Anadolu’da yaşayan azınlıklar da bu dönemde hicret etmek durumunda kalmıştır. Bu nedenle romandaki kahramanlar değişen siyasi ve sosyolojik şartlara göre dönüşmekte ve karakter olarak yeniden bir inşa sürecine girmektedir.

Roman Kahramanlarının Tipolojileri

Nar Ağacı romanında birden fazla karakterin birden fazla hikayesi anlatılmıştır. 


  • İsmail: Zehra’nın kardeşi olarak roman dahil edilen İsmail, içe dönük duygusal bir tiptir. İsmail için romanda edebi bir portre çizilmiştir. İçindeki duyguları, kelimelere, kafiyelere, mektuplara yansıtmış bir bireydir. Trabzon Sultanisi son sınıf öğrencisi olan İsmail, vatanı için gönüllü olarak seferberliğe katılır ve cephedeyken tifüse yakalanıp ölür.


  • Zehra: Anlatıcının anneannesi Zehra, dışa dönük duygusal bir tiptir. Anne ve babasının yokluğundan doğan acıyı ve özlemi ağabeyi İsmail ile azaltmaya çalışan Zehra, Büyükhanım tarafından gözünden sakınılarak yetiştirilmiştir. Zehra, aile içerisinde yaşanan acıların, zorlukların üstesinden gelmeye çalışmış, hayat karşısında direnmekten geri durmamış bir tiptir. Trabzon’dan muhacir konumuna düşüp İstanbul’a sürüklenen, oradan tekrar Trabzon’a dönüşleri sırasında yaşadıkları zorluklara göğüs geren, mücadeleci bir yapısı vardır. Yaşam karşısında değişmek zorunda kalan insanın yansıması Zehra’da görmek mümkündür. 


  • Büyükhanım (Sabire Hanım):  Dışa dönük düşünsel bir tiptir. Romanda bütün aile bireylerini tek çatı altında toplayan, geleneksel yaşamdan kopmayan, kendine ait prensipleri olan, anne şefkati ile derdi olan herkese el uzatan, duygularını gösteren bir tip olarak çizilmiştir. Kendisine has bir inanç sistemi geliştiren Büyükhanım, belirli kurallar dâhilinde hayatına yön vermiştir. Herhangi bir eğitim almamasına rağmen tecrübeleri ve analizleri sayesinde günlük, aylık hatta yıllık hava tahminleri yapabilecek kadar düşünsel bir tiptir


  • Hacıbey: Büyükhanım’ın hayat arkadaşı Hacıbey de dışa dönük düşünsel bir tiptir. 93 Harbi ‘nde bir bacağı kopmasına rağmen kendisi hayattan kopmamış, dış dünyadan habersiz kalmamış, ülkenin sorunları ile ilgilenen, çözüm üretmeye çalışan, üretemediği yerde değişimi kabullenebilen bir tiptir.


  • Setterhan: Dışa dönük düşünsel tipin bir örneğidir. İranlı halı tüccarı olan Mirza Han’ın oğlu olan Setterhan, ticareti babasından görerek öğrenmiş ve kendi yeteneği ile birleştirerek babası Mirza Han’ın güvenini kazanmıştır. İşi gereği farklı seyahatlerde bulunmuş, bu seyahatlerde birçok tecrübe edinmiştir. Ticari ilişkileri sırasında ortaya koyduğu iletişimi ve işine gösterdiği özen, onun dışa dönük tipolojisinin tezahürüdür. 

Ana Hikaye

Roman, anlatıcının kendi köklerinin nereye, hangi olaya dayandığını merak etmesiyle başlar. İranlı dedesinin ve Trabzonlu anneannesinin yolları nasıl kesişti de bir araya geldiler, evlendiler ve Trabzon’da yaşamaya başladılar gibi soruların cevabını aramaktadır. Romanın ana karakterlerden biri olan dedesinin (Setterhan) hikayesini merak eden torun, dedesinden kalan birkaç fotoğrafa bakarken bir gün kendisini 1900’lü yıllarında başında Balkan Savaşları ve 1.Dünya Savaşı yıllarında Trabzon’da bulur. Anneannesi Zehra’nın gençlik yaşlarında görünmeyen bir gözlemci olarak eşlik etmektedir artık. Ardından başka fotoğrafa baktığında ise dedesi Setterhan’ın gençliği ile birlikte TahtSüleyman, Tebriz, Batum ve Bakü’ye görmektedir. Romanda genel olarak hep bir yolculuk vardır; hem zamanda hem de mekanda.

Kitabın Teması

Nar Ağacı, bireysel ve toplumsal tarihin iç içe geçtiği bir anlatıdır. Ana temalar arasında:

  • Aşk ve Kader: Karakterlerin yaşadığı aşk ilişkileri, kaderin yön verdiği olaylarla şekillenir.
  • Zaman ve Bellek: Geçmişin izleri, günümüzle harmanlanarak hatıraların ve tarihî gerçekliklerin nasıl aktarıldığını gösterir.
  • Yolculuk ve Göç: Karakterlerin farklı coğrafyalara savrulmaları, değişim ve dönüşüm sürecini anlatır.
  • Doğu ve Batı Arasındaki Kültürel Geçişler: Roman, Doğu ve Batı’nın kesiştiği noktada bireylerin kimlik arayışını işler.

Kitaptan Alıntı Cümleler

"Sen güzelliğin her şeyi fethettiği zamanlardasın ve ben hangi yanıma değsen o yandan ağlıyorum."
“Sırtım Ağrı Dağı’na yüzüm İran’a çevrili. Ne garip! Burada Türk bayrağı, orada İran bayrağı. Bu toprakları bu teller mi ayırıyor? Oysa şu ağacın kökü bu tarafta, dalları öbür tarafa sarkmış, ağacın umrunda değil.”
"Biri muhacir veznindendi yolculuklarının diğeri tehcir, ikisinin de kökünde acı vardı ve cümleleri, dağların sırtında ters istikamette ilerleyen birer çizgiydi."
"Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim..."

You Can Rate Too!

0 Ratings

Author Information

Avatar
AuthorBeyza Nur TürküFebruary 19, 2025 at 12:43 PM

Tags

Discussions

No Discussion Added Yet

Start discussion for "Nar Ağacı (Kitap)" article

View Discussions

Contents

  • Kitabın Konusu

  • Roman Kahramanlarının Tipolojileri

  • Ana Hikaye

  • Kitabın Teması

  • Kitaptan Alıntı Cümleler

Ask to Küre