BlogHistory
Blog
Avatar
AuthorHamza AktayMarch 12, 2026 at 1:32 PM

Türkiye’de Kadınların Durumu: TÜİK ve UN Women 2025 Raporunun Verileri Ne Söylüyor?

fav gif
Save
Quote
kure star outline

Çeşitli olayları yorumlamanın en sağlıklı yollarından biri de şüphesiz resmi kurum ve kuruluşların hazırladığı veriler. KÜRE Blog için geçtiğimiz yıl başlattığım bu yazma düzenine yeni eklemelerle devam ediyorum.


Ülkemizde de TÜİK'in belli aralıklarla yayınladığı raporlar bu boşluğu büyük ölçüde dolduruyor. Bu kapsamda TÜİK ve UN Women Türkiye’nin birlikte hazırladığı “Türkiye’de İstatistiklerle Kadın 2025” raporu da bu açıdan oldukça kapsamlı bir tablo sunuyor. Rapor; nüfustan eğitime, iş hayatından siyasete kadar birçok alanda kadınların durumunu sayılar üzerinden ortaya koyuyor.

Nüfus Dengesi Eşit Ama Doğurganlık Değişiyor

Türkiye’de kadın ve erkek nüfusu neredeyse eşit. 2025 itibarıyla Türkiye’nin toplam nüfusu 86 milyonun biraz üzerinde ve bunun yaklaşık yarısını kadınlar oluşturuyor.


Ancak doğurganlık göstergeleri son yıllarda dikkat çekici biçimde değişmiş durumda. 2001 yılında kadın başına ortalama çocuk sayısı 2,38 iken 2024’te bu sayı 1,48’e düşmüş durumda.


Bir başka değişim de annelerin yaşıyla ilgili. Kadınlar artık ilk çocuklarını daha geç yaşlarda dünyaya getiriyor. 2014’te 25,5 olan ilk doğum yaşı ortalaması, 2024’te 27,3’e yükselmiş. Öte yandan genç yaşta doğum oranlarında önemli bir azalma var. 15–19 yaş grubundaki doğurganlık hızı yıllar içinde ciddi biçimde düşmüş durumda.

Kadınlar Daha Uzun Yaşıyor Ama Daha Sağlıklı mı?

İstatistiklere göre kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor. Türkiye’de kadınların ortalama yaşam süresi 80,7 yıl, erkeklerin ise 75,5 yıl.

Nüfus ve Doğurganlık - TÜİK


Ancak ilginç bir detay var: sağlıklı yaşam süresi erkeklerde daha uzun. Kadınların sağlıklı yaşam süresi 56,3 yıl, erkeklerin ise 58,9 yıl olarak ölçülmüş.


Bu durum, kadınların daha uzun yaşadığını ancak sağlık sorunlarıyla daha uzun süre yaşayabildiğini gösteren önemli bir gösterge.


Doğum hizmetleri açısından ise Türkiye’de oldukça yüksek oranlar görülüyor. Doğum öncesi bakım ve hastanede gerçekleşen doğum oranı %99’un üzerinde.

Eğitimde Fark Azalsa da Tam Kapanmış Değil

Eğitim alanında kadınların durumu geçmişe göre daha iyi olsa da hâlâ erkeklerle arasında fark bulunuyor.


25 yaş üzeri nüfusta en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı kadınlarda %88,3, erkeklerde ise %97.

Eğitime ilişkin veriler - TÜİK


Okuma yazma bilmeyenlerin oranı da cinsiyete göre farklılık gösteriyor. Kadınlarda bu oran %5,1, erkeklerde ise %0,8.


Yükseköğretim mezunu oranına bakıldığında da benzer bir tablo var:

  • kadınlar %23,6
  • erkekler %26,8

Alan tercihlerinde ise farklılaşma dikkat çekiyor. STEM olarak bilinen bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında mezunların yaklaşık üçte ikisi erkeklerden oluşuyor. Buna karşılık eğitim, sağlık ve sanat gibi alanlarda kadınların oranı daha yüksek.

İş Hayatında Büyük Uçurum

Raporun en dikkat çekici verilerinden biri işgücüne katılım oranı. Kadınların işgücüne katılım oranı %36,8, erkeklerde ise %72. İstihdam oranı da benzer şekilde farklı:

  • kadınlar %32,5
  • erkekler %66,9

İşgücü ve İstihdam Verileri - TÜİK

Başka bir ifadeyle, Türkiye’de çalışan her üç kadından yalnızca biri istihdamda yer alıyor. Çalışma hayatında kalma süresi de bu farkı gösteriyor. Erkekler ortalama 39,7 yıl çalışma hayatında kalırken kadınlarda bu süre 20,7 yıl. Bu farkın önemli nedenlerinden biri ev içi sorumluluklar. İşgücüne katılmayan kadınların %35’i ev işleriyle meşgul olduğu için çalışmadığını belirtiyor.

Ev İçi Emek: Görünmeyen Mesai

Ev içinde yapılan işler de cinsiyetler arasında ciddi bir zaman farkı olduğunu gösteriyor. Kadınlar ev işleri ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 35 dakika ayırıyor. Erkekler ise 53 dakika.

İşgücü ve İstihdam Verileri - TÜİK


Bu veriler, ev içi emeğin büyük ölçüde kadınlar tarafından üstlenildiğini gösteriyor.

Siyasette Kadın Temsili Hâlâ Sınırlı

Türkiye’de kadınların siyasetteki temsil oranı da raporda dikkat çeken başlıklardan biri. 2025 itibarıyla TBMM’de kadın milletvekili oranı %19,9.


Karşılaştırma yapmak gerekirse Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran ortalama %33,6. Kabinede ise 1 kadın ve 16 erkek bakan bulunuyor.


Yerel yönetimlerde kadın belediye başkanı oranı ise %5,6 seviyesinde.

Milletvekili ve Bakan Oranı - TÜİK

Yoksulluk ve Yaşlılıkta Kadınlar Daha Fazla Etkileniyor

Yoksulluk göstergelerinde de kadınların oranı biraz daha yüksek.


15 yaş üzeri bireylerde yoksulluk oranı:

  • kadınlarda %18,9
  • erkeklerde %16,7

Okuryazar olmayan kadınlarda bu oran %48,3’e kadar çıkabiliyor. Yaşlı nüfus içinde de kadınların oranı daha yüksek. 65 yaş üstü nüfusun %55,3’ü kadınlardan oluşuyor. Tek başına yaşayan yaşlıların büyük çoğunluğu da kadınlardan oluşuyor.

Sporda Başarı Var, Yönetimde Temsil Az

Spor alanında ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. Uluslararası müsabakalarda kazanılan madalyaların %53,5’i kadın sporcular tarafından kazanılmış.


Ancak spor federasyonlarının yönetiminde kadın oranı oldukça düşük: %7,3.

Sonuç: Rakamların Gösterdiği Tablo

“Türkiye’de İstatistiklerle Kadın 2025” raporu, kadınların eğitim ve spor gibi bazı alanlarda önemli ilerleme kaydettiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte işgücüne katılım, siyasette temsil ve ev içi bakım sorumluluğu gibi alanlarda cinsiyetler arasındaki farkın hâlâ belirgin olduğunu gösteriyor.


İstatistikler, kadınların toplumsal ve ekonomik hayata katılımının artmasının yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğunu da ortaya koyuyor.

You Can Rate Too!

0 Ratings

Blog Operations

Contents

  • Nüfus Dengesi Eşit Ama Doğurganlık Değişiyor

  • Kadınlar Daha Uzun Yaşıyor Ama Daha Sağlıklı mı?

  • Eğitimde Fark Azalsa da Tam Kapanmış Değil

  • İş Hayatında Büyük Uçurum

  • Ev İçi Emek: Görünmeyen Mesai

  • Siyasette Kadın Temsili Hâlâ Sınırlı

  • Yoksulluk ve Yaşlılıkta Kadınlar Daha Fazla Etkileniyor

  • Sporda Başarı Var, Yönetimde Temsil Az

  • Sonuç: Rakamların Gösterdiği Tablo

Ask to Küre