Ağlayan Kadınlar Lahdi

fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline

Ağlayan Kadınlar Lahdi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonunun en dikkat çekici parçalarından biri olup, İskender Lahdi’nin hemen ardından özel bir konuma sahiptir. Eser, üzerindeki 18 kadının yas tutar biçimde tasvir edilmesi nedeniyle bu adı almıştır. Bu figürlerin her biri, farklı duruşları ve yüz ifadeleriyle bir duygu hâlini yansıtarak farklı kişiliklere işaret eder. Lahdin içinde yatan kişiyle bu üzgün kadın figürleri arasındaki ilişki ise hâlâ çözülememiş bir gizem olarak varlığını sürdürmektedir.


Tarih

Osman Hamdi Bey’in 1887 yılında yürüttüğü kazılar sırasında, Sidon (günümüzde Lübnan’ın Sayda kenti) Krallık Nekropolü’nde bulunan lahit, büyük yeraltı oda mezarları içinde bulunan İskender Lahdi ile birlikte ortaya çıkarılmıştır. Bu yeraltı mezar kompleksi, aynı zamanda Sidon hanedanlığına ait olduğu düşünülen önemli bir krallık mezarlığı olarak tanımlanır. Bu alanda ele geçen toplam 22 lahit, dönemin sanat ve cenaze geleneklerini yansıtması bakımından tarihçiler ve arkeologlar arasında büyük ilgi görmüştür.


Krallık mezarlığındaki her bir odada, Sidon hanedanlığına mensup kişilere ait lahitler yer alır. Bu lahitler, yaptırıldıkları dönemin sanat üslubunu ve kültürel özelliklerini taşıdıkları için, hangi kral ya da hangi hükümdar dönemiyle ilişkilendirilebilecekleri hakkında önemli ipuçları sunar. Lahitlerin en eskisi, Mısır üslubunda siyah bazalt veya diorit kullanılarak insan biçimli bir formda tasarlanan ve içinde MÖ 6. yüzyılda hüküm sürdüğü bilinen Tabnit’in mumyasının bulunduğu “Tabnit’in Lahdi” adıyla anılan örnektir. Hanedanın en geç tarihli lahdi ise Sidon’un son kralı Abdalonymos’a ait olduğu düşünülen İskender Lahdi’dir.


Ağlayan Kadınlar Lahdi ise farklı bir odada bulunmuş ve diğer lahitlerden ayrışan sanatsal üslubu nedeniyle yaklaşık MÖ 360 yılına tarihlenmiştir. Bu dönemde Sidon ve genel olarak Fenike topraklarında hem siyasi hem de toplumsal dönüşümler yaşanmakta, aynı süreçte tarihçilerin, çapkınlığı ve geniş haremiyle andığı I. Straton’un hüküm sürdüğü belirtilmektedir. Bu siyasi ve kültürel ortam, Ağlayan Kadınlar Lahdi gibi farklı üslup özellikleri sergileyen eserlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.


Ağlayan Kadınlar Lahdi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri (Fotoğraf: Nazlı Kemerkaya)


Özellikler ve Lahit Üzerindeki Betimlemeler

Ağlayan Kadınlar Lahdi, 2,97 metre yüksekliğe, 2,54 metre uzunluğa ve 1,37 metre genişliğe sahiptir. Antik dönemin en iyi korunmuş lahitlerinden biri kabul edilen bu eserin, kralın ölümü için gerçekleştirilen cenaze törenini ve ona duyulan yasın ifadesini kabartmalara yansıttığı tahmin edilmektedir. Üzerindeki oyma detayların birden fazla heykeltıraşın ortak çalışmasıyla oluşturulduğu düşünülür. Lahdin temel mimarisi, iyon düzenindeki bir tapınağın oranlarına benzerliğiyle dikkat çeker ve Helenistik heykel sanatına yansıyan Doğu etkisini vurgulayan önemli örneklerden biri sayılır.


Ağlayan Kadınlar Lahdi iyon sütunları (Fotoğraf: Nazlı Kemerkaya)


Lahdi çevreleyen iyon sütunlarının arasında, sayıları on sekiz olan kadın figürleri konumlandırılmıştır. Bu kadınların her biri, kederli tavırlarıyla ortak bir duygu ifade etse de, duruşları ve jestleri farklılaşarak eserde hareketlilik ve çeşitlilik yaratır. Tıraşlı saçlar, çıplak ayaklar, yırtık giysiler ve acıyı yansıtan jestler, Semitik topluluklara özgü yas tutma biçimlerini akla getirir. Sütunlar arasına dağılan bu kadın figürlerinin, dönemin Orta Doğu toplumlarında sıkça görülen profesyonel yasçılardan ziyade, ölen kralın eşlerini veya harem üyelerini temsil ettiği yönünde yorumlar mevcuttur.


Kadın figürleri (Fotoğraf: Nazlı Kemerkaya)


Kadın figürleri (Fotoğraf: Nazlı Kemerkaya)


Lahdin üst kısmında yer alan ekphora sahnesi, cenaze töreninde tabutun taşınışını betimler. Bu sahne, Anadolu’da Pers Satraplığı bölgelerinde rastlanan benzer cenaze alaylarını andırdığı için, lahdin sahibinin kimliği ve kökeniyle ilgili değerlendirmeler yapılmasına fırsat tanır. Erkek figürlerin doğu tarzı kıyafetler, kadınların ise Yunan geleneğine özgü giysiler giymesi, bu sahnedeki çok kültürlü yapının altını çizer.


Alayın en önünde, dizginsiz iki atı yan yana getiren iki erkek vardır; hemen arkalarında kahramanlık ve askerî kudretin simgesi kabul edilen, dört atın çektiği bir savaş arabası (quadriga) yer alır. Bu aracı takip eden ikinci quadriga ise cenaze arabasını taşıyarak lahdin sahibini götürür. Bazı toplumlarda yüksek statülü bireylerle birlikte atlar da gömülse de, bu lahdin içinde bir erkek kafatasına ek olarak yedi tazı kafatası bulunmuştur. Bu durum, Sidon Kralları’nın avlanma alanları olan “paradeisos”ta kullandıkları av köpeklerini cenaze merasiminde kurban ederek lahdin içine yerleştirmiş olabileceğine işaret eder.


Ekphora sahnesi (Fotoğraf: Nazlı Kemerkaya)


Ayrıca lahdin alt kısmında tasvir edilen küçük ölçekli av sahnesi, mezar sahibinin avcılık tutkusu ve döneminin kahramanlık anlayışını somut bir şekilde ifade etmektedir.


Alt kısımdaki av sahnesi (Fotoğraf: Nazlı Kemerkaya)

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarNazlı Kemerkaya6 Şubat 2025 08:48

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Ağlayan Kadınlar Lahdi" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarih

  • Özellikler ve Lahit Üzerindeki Betimlemeler

KÜRE'ye Sor