Bir şeyin elden ele geçmesi."Bayram sabahı, mis gibi kokan çörekler alavere usulüyle komşu avlular arasında dolaştı."
İsim
2.
Bir şeyi elden ele vererek aktarma."Limanda, ikindi güneşinin altında sandıklara uzanan eller, alavere ile yükleri mavnadan iskeleye taşıyordu"
İsim
3.
Kargaşalık."Meclis salonu, yükselen sesler arasında öylesine bir alavereye sürüklendi ki, kelimeler bile birbirine dolandı."
İsim
4.
Vapurlarda bir şeyi elden ele taşımak işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele."Ahşap alavere, rüzgârın esintisiyle hafifçe sallanırken, mürettebat ağır yükleri denizin ritmine uyarak gemiye alıyordu."
İsim
5.
Borsada tahvil, döviz vb. üzerinde oynanan dalavereli oyun."Bazı simsarlar kâğıtlar üzerinde öyle bir alavere çevirdi ki, ertesi sabah borsa rüzgâr gibi yön değiştirdi."
İsim
İşaret Dili
A
l
a
v
e
r
e
Köken
Türkçe kökenli bir kelimedir. Türkçe “al-” ve fiili ile “ver-” fiilinin birleşiminden türemiştir.
Kullanım Alanları
Günlük Konuşma: Gayriresmî dilde hile, düzenbazlık anlamında yaygın kullanılır.
Gazetecilik / Edebiyat: Yolsuzluk, usulsüzlük veya entrika anlatımlarında mecazî ifade olarak yer alır.
Hukuk ve Resmî Yazışma: Resmî belgelerde doğrudan kullanılmaz; yerine “hile”, “usulsüzlük” gibi terimler tercih edilir.
Liman ve Denizcilik: Ticaret gemileri, yükleme–boşaltma faaliyetleri, mavna ve iskele çalışmaları gibi alanlarda kullanılır
Finans ve Ticaret: Borsada veya ticarette hileli, dalavereli oyunlarda kelimeye rastlanır.
Deyim: Deyim hâlinde alavere dalavere biçiminde görülür.