+2 Daha
Bakras Kalesi, Hatay ilinin Belen ilçesine bağlı Ötençay (eski adıyla Bakras) köyü sınırlarında, Amanos Dağları'nın doğu uzantısı üzerinde sarp bir tepeye inşa edilmiş, köklü tarihî geçmişiyle dikkat çeken Orta Çağ savunma yapılarından biridir. Antik dönemden Osmanlı’ya kadar farklı devlet ve topluluklar tarafından kullanılmış olan kale, Anadolu’dan Suriye’ye uzanan ana geçiş yolları üzerinde bulunması nedeniyle hem askerî hem de stratejik önem taşımıştır.

Bakras Kalesi (Belen Kaymakamlığı)
Kale, Antakya-İskenderun karayolunun 25. veya 27. kilometresinden batıya ayrılan yolla ulaşılan, Ötençay köyünün (eski adıyla Bakras) üst kısımlarında yer alır. Bu konum, Amanos Dağları’nın oluşturduğu doğal vadilerle çevrili olup, geçidin denize bakan kısmına hâkim bir noktadadır. Belen Geçidi’nde yer alması nedeniyle tarih boyunca önemli askerî ve ticari geçit noktalarından biri olmuştur.
Kale, yaklaşık 640 metre yükseklikte, doğusunda Amik Ovası’na, batısında ise İskenderun Körfezi’ne bakan bir tepe üzerinde konumlanmıştır. Geçmişte bu bölgeye Antik Çağ’da “Suriye Kapısı” (Portae Syriae), Orta Çağ’da “Pagrae” ya da “Pagras”, Arap kaynaklarında ise “Bağras” ya da “Bab-ı İskenderun” adları verilmiştir.
Bakras Kalesi'nin ilk inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Helenistik dönemde (M.Ö. 4.–1. yüzyıllar) Mısır–Suriye–Anadolu arasındaki ulaşımı kontrol etmek amacıyla inşa edildiği düşünülmektedir. Kimi rivayetlere göre, Ammuri Kralı Dakianus yazlarını Gülcihan sayfiyesinde geçirip Suriye’ye dönerken karısı Bağrez’in, bugünkü kalenin bulunduğu sarp geçitlerde atından düşerek hayatını kaybetmesi üzerine, anısına bu kaleyi yaptırmıştır.
Ünlü coğrafyacı Strabon’un kaleden bahsetmiş olması, kalenin en azından Helenistik dönemden önce de mevcut olduğunu düşündürmektedir.
Kale, 969 yılında Bizans İmparatoru Nikephoros Phokas tarafından ele geçirilmiş ve kumandanlığına Mikhael Burtzes atanmıştır. Ardından Türklerce kısa süreli ele geçirilmiş, daha sonra Haçlıların ve özellikle Tapınak Şövalyeleri'nin kontrolüne geçmiştir. Haçlılar, kaleye "Gaston", "Gastun", "Guaston", "Gastin" gibi adlar vermiştir.
Wilbrand van Oldenburg, kaleyi “üç güçlü kule duvarı ile çok korunaklı ve sağlam” olarak tarif etmiştir. Zengî hanedanına mensup tarihçi İmadüddin Zengî ise kaleyi, “temelleri gökyüzüne değen, duvarlarıyla bulutlarda kaybolan, güneşten ve aydan gizlenmiş” bir yapı olarak tanımlar.
Kale, 1153 yılında Tapınakçılar tarafından işgal edilmiş, 1171’de Ermeni baronu Mleh tarafından ele geçirilmiş, 1175’te tekrar Tapınakçılara geçmiştir.
12 Ağustos 1188’de Hıttin Savaşı'nın ardından Selahaddin Eyyubi kaleyi ele geçirmiştir. 1191’de komutanı Alemüddin Süleyman bin Cafer, kaleyi tahrip ettirmiştir. Ardından Kilikya Ermenileri yapıyı yeniden inşa ederek müstahkem hâle getirmiştir. 1216’da Tapınakçılarca tekrar ele geçirilen kale, bir süre sonra Memlük Sultanı Baybars tarafından zapt edilmiştir.
Memlük döneminde Bakras, Çukurova’daki Türkmen topluluklarına karşı savunma noktası ve kuzeydeki fetihlerde ileri üs konumuna getirilmiştir. Kalenin 1281 yılında Moğol komutanı Samagar Noyan tarafından kısa süreliğine işgal edildiği, fakat yeniden Memlüklerin eline geçtiği belirtilmektedir.
Kale, 1515 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Tavaşi Sinan Paşa’nın teslim aldığı kale, Yunus Paşa'nın kumandasında Osmanlı askerinin Mercidabık’a geçişinde rol oynamıştır. Osmanlı döneminde Adana vilayetine bağlı bir nahiye hâlinde idari teşkilatlanmaya dâhil edilmiş ve yerleşim faaliyetleri bu dönemde artmıştır.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1551) bölgeye bir köy kurulmuş, cami, han ve hamam yaptırılmış, köylüler örfi vergiden muaf tutulmuştur. 16. yüzyıldan itibaren kale, tarihî yol güzergâhının değişmesi, salgın hastalıklar ve yeni derbendlerin kurulması nedeniyle önemini yitirmiştir.

Bakras Kalesi 1960'lı Yıllar (Belen Kaymakamlığı)
Bakras Kalesi, Orta Çağ kalelerinde yaygın olarak görülen savunma mimarisi unsurlarını bünyesinde barındırır. Kale, iki tarafı uçurumlarla çevrili, yüksek ve sarp bir tepe üzerinde konumlanmış tepe kalesi niteliği taşır. Doğal topoğrafyanın sağladığı koruma, mimaride destekleyici unsur olarak değerlendirilmiştir. Özellikle kuzey ve batı cephelerde yer alan sarp yamaçlar nedeniyle bu yönlerde ek savunma yapısı inşa edilmemiştir. Buna karşın doğu ve güney cepheler iki kademeli sur sistemi ve burçlarla tahkim edilmiştir.
Kalenin planı çok katmanlı ve karmaşık yapıya sahiptir. İç kale doğu-batı doğrultusunda uzanmakta olup yapılar farklı fonksiyonlara göre bölümlendirilmiştir. Mekânlar arası geçişler genellikle tonoz örtülü koridorlar ve geçitlerle sağlanır. Yapının inşasında düzgün kesme taş ana malzeme olarak kullanılmış; duvar dolgusunda ise kırma taş, moloz taş ve seramik parçaları gibi yardımcı malzemeler tercih edilmiştir.
Bazı burç ve duvarlarda bosajlı taş işçiliği görülmektedir. Özellikle kuzeydoğu köşedeki burçta, dış cephede bosajlı taşlara rastlanır. Bu teknik, bölgedeki diğer bazı kalelerde (örneğin: Sarıseki, Dürb Sak, Payas, Tumlu, Feke, Anavarza kaleleri) de görülmekle birlikte Bakras’ta sınırlı alanda kullanılmıştır. Bu da kalenin çeşitli dönemlerde farklı eller tarafından onarıldığını veya genişletildiğini düşündürmektedir.

Bakras Kalesi (Hatay Belediyesi)
Bakras Kalesi'nin mimari bileşenleri, hem savunma hem de yaşam fonksiyonlarını karşılayacak şekilde planlanmıştır. Yapının ana bölümleri aşağıdaki gibidir:

Bakras Kalesi İçten Görseli ()

Bakras Kalesi Görseli (AA)
Bakras Kalesi’nin inşa edildiği alanın coğrafi yapısı, yapının savunma niteliğini belirleyen temel etkendir. Kale, vadinin içinden yükselen bir tepenin üzerinde konumlanmıştır. Bu topoğrafya sayesinde özellikle kuzey ve batı cepheler, doğal dik yamaçlarla korunmuş, bu cephelerde ek savunma yapılarına gerek duyulmamıştır. Doğu ve güney cepheler ise daha savunmasız olduğu için çift sur hattı, burçlar ve galerilerle tahkim edilmiştir.
Kale girişi, kuzeydoğu köşede konumlanmıştır. Girişin bulunduğu bölge, iki sur katmanı ile korunur. Ana kapıdan girildikten sonra doğu cephe boyunca uzanan bir rampa, ikinci sura ve ardından iç kaleye ulaşır. Giriş kapısı, doğu-batı yönünde dikdörtgen planlı bir burcun korumasındadır. Ana girişin hemen karşısında kalın bir sur duvarı yer almakta olup, bu düzenleme düşman birliklerinin doğrudan kaleye girmesini engellemek amacıyla yapılmıştır.
Giriş bölümünün arkasında yer alan koridor, sur boyunca kuzey-güney yönünde uzanır ve güneydoğu köşedeki galeri bölümüne bağlanır. Bu yapı düzeni, kaleye yalnızca kontrollü geçişe izin verecek şekilde planlanmıştır.
Kale duvarları, savunmaya en çok ihtiyaç duyan doğu cephesinde iki katlı olarak tasarlanmıştır. En dış sur, kuzeye doğru devam eder ve yarım yuvarlak planlı bir burçla birleşir. Burcun ardından dikdörtgen planlı bir kule yer alır. Bu iki yapı arasında ana rampaya geçit sağlayan ara koridor bulunmaktadır.
Burçlar, gözetleme, savunma ve barınma işlevi görecek şekilde çok amaçlıdır. Kale planında, çeşitli konumlara yerleştirilmiş yuvarlak, yarım yuvarlak ve çokgen burçlar bulunmaktadır. Bu burçların bazıları tonoz örtülü odalara sahiptir. En dikkat çeken örneklerden biri, kuzeydoğu köşedeki burçtur. Bu burcun cephe taşlarında bosajlı işçilik görülür. Bu taşlar, surların belirli bölümlerinde kullanılmış olup, farklı dönemlerde inşa edilen kısımları ayırt etmeye imkân verir.
Bazı savunma duvarlarında mazgal delikleri, özellikle 1 numaralı galeri bölümünde ise güneye ve batıya bakan gözetleme pencereleri yer almaktadır. Ayrıca galeri bölümünde beşik tonozlu örtüde yer alan havalandırma ve ses iletimi boşlukları, askerî amaçlı iletişim için tasarlanmış olabilir.
Bakras Kalesi’nin ayakta kalabilmesinde, su kaynaklarına erişim en kritik unsurlardan biridir. Kaynaklara göre, kale içinde üstü örtülü su kanalları (künklü sistem) ve su sarnıçları yer almaktadır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde su haznesi ve şadırvandan bahsedilmektedir; ancak bu yapılar günümüze ulaşmamıştır.
Kalede iç bölümlerde künk izlerine rastlanmıştır. Su kemeri kalıntısı, güneybatı duvarına yakın konumda tespit edilmiştir.12 ve 13 numaralı mekânlarda ve diğer bazı yapılarda su borularının geçtiği kanallar gözlemlenmiştir. Künkler hem içme suyu taşımakta hem de yağmur suyu tahliyesi amacıyla kullanılmış olabilir. Kalenin birden fazla iç mekânında farklı işlevlere hizmet eden sarnıçlar olduğu anlaşılmaktadır. Bu sistem, kalenin uzun süreli kuşatmalara direnç gösterebilmesi açısından büyük önem arz eder. Su teminindeki bu düzenleme, yalnızca iç güvenliği sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kale içindeki günlük yaşamın sürdürülebilirliğini garanti altına alır.
Bakras Kalesi'nin mimarisi, yalnızca askerî bir yapının özelliklerini değil; kültürel ve tarihî dönüşümün katmanlarını da barındırır. Her bir hâkimiyet dönemi kaleye farklı eklemeler yapmıştır. Zamanla oluşan bu birleşik yapı, çok katmanlı tarihsel süreci yansıtır.

Bakras Kalesi Gravürü (Kültür Portalı)
Helenistik dönem: Kale, ilk olarak Mısır–Suriye–Anadolu yolu üzerindeki geçişleri kontrol etmek üzere kurulmuştur.
Roma ve Bizans: Kale tahkim edilmiş, yeni burçlar ve sur hatları eklenmiştir.
Haçlılar ve Tapınakçılar: Kale “Gaston” adıyla, Batı Avrupa savunma mimarisi prensiplerine göre yeniden inşa edilmiştir.
Ermeni Krallığı: Tahrip edilen kale yeniden yapılandırılmış, gözetleme ve savunma odaklı düzenleme yapılmıştır.
Memlükler: İç kaleye yeni savunma hatları ve çift sur sistemi eklenmiştir.
Osmanlı: Kale, askerî üs olmaktan çıkıp idarî yapı işlevi kazanmıştır. Han, hamam, cami gibi yapılarla çevresel yerleşim gelişmiştir.
Kalenin bu çok katmanlı yapısı, Anadolu’da kültürel sürekliliği gösteren nadir yapılardan biri olmasına olanak tanımaktadır.
Bakras Kalesi, inşa edildiği bölgenin jeolojik yapısıyla uyumlu biçimde, yerel kalker taşları kullanılarak yapılmıştır. Ana yapı malzemesi, düzenli kesme taşlardır. Bununla birlikte duvar dolgularında kırma taş, moloz taş, seramik parçaları ve zaman zaman tuğla kırıkları kullanılmıştır. Bu uygulama, farklı dönemlerdeki onarım ve inşa faaliyetlerinin izlerini taşır.
Özellikle doğu cephenin dış surlarında yer alan ve kuzeydoğu burç çevresinde yoğunlaşan bosajlı taş işçiliği, Haçlı dönemi kale mimarisinin tipik örneklerinden biridir. Bu tür taş işçiliğine, bölgede Sarıseki Kalesi, Dürb Sak Kalesi, Payas, Ceyhan Yılan Kalesi, Tumlu ve Feke kalelerinde de rastlanır. Ayrıca Ürdün’deki Kerak Kalesi ve Şam İç Kalesi gibi Haçlı kalelerinde de benzer teknik kullanılmıştır.
Yapıdaki iç mekânların çoğunda beşik tonoz örtü kullanılmıştır. Bazı bölümler çapraz tonoz örtüye sahiptir. Özellikle 13 numaralı mekân olarak tanımlanan bölümde çapraz tonoz örtülü bir yapıdan bahsedilmekle birlikte, günümüzde bu kısım büyük oranda yıkılmıştır. Bu tonozlu örtüler, hem mekânsal bölünmeyi hem de statik dayanıklılığı sağlamıştır.
Kale yapısı, bölümlere ayrılmış iç mekânlardan, koridor sistemlerinden ve birbirine bağlı tonozlu odalardan oluşur. Mekânlar arasında geçiş, doğrudan veya koridorlarla sağlanmaktadır. Giriş bölümünden sonra savunma galerisine, oradan da iç mekânlara geçiş yapılır. Yapının batı kısmında sur duvarları dış etkiyle büyük oranda yıkılmıştır. Ancak içteki ana taşıyıcı yapılar ve tonoz örtülü salonlar hâlâ ayaktadır.
İç kaleye girişin sağlandığı 2 numaralı mekân, dikdörtgen planlı olup doğuya doğru yarım yuvarlak burç çıkıntısı yapar. Burcun içinde ve çevresinde bulunan niş, pencere ve kapı izleri, bu kısmın hem savunma hem kontrol noktası olarak işlev gördüğünü ortaya koyar.
Galeri bölümünün beşik tonozla örtülü oluşu, barınma ve gözetleme işlevine dönük olduğunu gösterir. Bu bölümdeki mazgal pencereler, savunma yönelimli yerleştirilmiştir. Üst örtüdeki havalandırma açıklıkları haberleşme ve duman tahliyesi gibi ihtiyaçlara cevap verecek biçimde düzenlenmiştir.
Kale içindeki bazı bölümlerde küçük nişler, ocak izleri ve künk geçişleri bulunmaktadır. Bu da mekânların ikametgâh, yemekhane ya da depo olarak kullanıldığını göstermektedir.
Günümüzde Bakras Kalesi büyük oranda harap olmuş durumdadır. Ancak çok sayıda mekân, burç, koridor, tonozlu odalar, mazgal pencereler ve giriş düzeni hâlâ yerinde ve okunabilir durumdadır. Doğal yıpranma, definecilik faaliyetleri, malzeme sökümü ve çevresel etkiler sebebiyle birçok yapı elemanı zarar görmüştür. Ancak özgün taş işçiliğinin büyük bir kısmı, özellikle iç duvarlarda ve sur hatlarında görülebilmektedir.
Özellikle:
gibi unsurlar nispeten sağlam kalmıştır.
Evliya Çelebi, 17. yüzyılda kaleyi birkaç katlı, içinde 150 asker hanesi bulunan ve bir alay askerin barınabileceği büyüklükte tarif etmiştir. Bugün bu yapıların sadece taş yığını hâline gelen bazı kısımları kalmış, fakat kale genel anlamda ayakta kalmayı başarmıştır. Bazı yapılar (örneğin: şadırvan ve su haznesi) ise tamamen yok olmuştur.
Kalenin bugünkü fiziksel durumu, hem koruma hem de restorasyon açısından müdahale gerektiren bir seviyededir. Bölgede ulaşım zorlukları, çevre düzenlemesinin eksikliği ve tanıtım yetersizliği nedeniyle yapının kültürel değeri henüz turizm ve bilim dünyasına yeterince kazandırılamamıştır.

Bakras Kalesi (Belen Kaymakamlığı)
Anadolu Ajansı. “Hatay'daki Tarihi Bakras Kalesi de Depremlerde Hasar Gördü.” Anadolu Ajansı, 11 Mart 2023. Erişim 10 Temmuz 2025. https://www.aa.com.tr/tr/asrin-felaketi/hataydaki-tarihi-bakras-kalesi-de-depremlerde-hasar-gordu/2842799.
Anadolu Ajansı. “Tarihi Miras Bakras Kalesi Keşfedilmeyi Bekliyor.” Erişim 10 Temmuz 2025. https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/tarihi-miras-bakras-kalesi-kesfedilmeyi-bekliyor-/962528.
Belen Kaymakamlığı. “Bakras Kalesi.” Belen Kaymakamlığı. Erişim 10 Temmuz 2025. http://www.belen.gov.tr/bakras-kalesi.
Belen Belediyesi. “Bakras Kalesi.” Belen Belediyesi. Erişim 10 Temmuz 2025. https://belen.bel.tr/bakras-kalesi/#.
Hatay Büyükşehir Belediyesi. “Bakras Kalesi.” Erişim 10 Temmuz 2025. https://hatay.bel.tr/bakras-kalesi.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. “Bakras Kalesi.” Kültür Portalı. Erişim 10 Temmuz 2025. https://www.kulturportali.gov.tr/portal/bakras-kalesi.
Öztürk, Resul. “Bakras Kalesi.” Türkiye Turizm Ansiklopedisi. 2019. Erişim 10 Temmuz 2025. https://turkiyeturizmansiklopedisi.com/bakras-kalesi.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Bakras Kalesi" maddesi için tartışma başlatın
Konum ve Coğrafya
Tarihçe
Antik Dönem ve Efsaneler
Bizans, Arap ve Haçlı Egemenliği
Eyyubi ve Memlük Dönemi
Osmanlı Dönemi
Mimari Yapı ve Plan Özellikleri
Yapısal Bölümler ve İşlevleri
1 Numaralı Mekân (Galeri Bölümü)
2 Numaralı Mekân (Burç-Kule)
3 Numaralı Mekân
4 ve 5 Numaralı Mekânlar
6 Numaralı Mekân
7 ve 8 Numaralı Mekânlar (İkiz Odalar)
9 Numaralı Mekân
10 Numaralı Mekân
11 ve 12 Numaralı Mekânlar
13 Numaralı Mekân (Şapel Olduğu İddia Edilen Alan)
Savunma Sistemi ve Ulaşım Yapısı
Giriş Sistemi
Sur ve Burç Sistemi
Su Kaynakları ve Teknolojik Altyapı
Su Temini Sistemi
Kültürel ve Tarihî Katmanlaşma
Yapı Malzemeleri, İşçilik Özellikleri ve Fiziksel Durum
Yapım Malzemeleri ve Teknikleri
İnşa ve Mekân Organizasyonu
Bugünkü Fiziksel Durum ve Koruma Durumu
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.