Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

Türkiye’nin güneyinde yer alan Hatay, tarih boyunca farklı medeniyetlerin kesişim noktası olmuş; kültürel, tarihi ve coğrafi zenginlikleriyle ön plana çıkan bir şehir olarak günümüze ulaşmıştır. Akdeniz’e kıyısı, bereketli toprakları ve stratejik konumuyla Hatay, ticaret, tarım ve sanayi açısından önemli bir merkezdir. Tarihi, binlerce yıl öncesine uzanan şehir, Asi Nehri kıyısında kurulmuş olup Antik Çağ’dan itibaren önemli bir yerleşim alanı olmuştur. Helenistik, Roma, Bizans, İslam, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Hatay, bu zengin geçmişini günümüzde de korumaktadır.
Hatay, sahip olduğu çok kültürlü yapısıyla Türkiye’nin en renkli şehirlerinden biridir. Farklı inanç gruplarının yüzyıllardır bir arada yaşadığı şehir, camileri, kiliseleri ve havralarıyla inanç turizmi açısından büyük bir öneme sahiptir. UNESCO tarafından "Gastronomi Şehri" unvanı verilen Hatay mutfağı ise eşsiz lezzetleriyle dünya çapında tanınmaktadır. Sanayi ve ticaret açısından gelişmiş olan Hatay, özellikle İskenderun Limanı ve organize sanayi bölgeleri ile ekonomik faaliyetlerin merkezi konumundadır. 6 Şubat 2023 depremlerinde büyük bir yıkıma uğrayan Hatay, yeniden yapılanma sürecinde devlet ve halkın ortak çabalarıyla toparlanma sürecine girmiştir.
Hatay, Asi Nehri kıyısında, Habib Neccar Dağı’nın eteklerinde kurulmuş olup ilk yerleşim izleri M.Ö. 8000 yılına kadar uzanmaktadır. Şehrin tarihi, İslam inancında önemli bir yere sahip olan Habib-i Neccar ile de anılmaktadır. Bölge, tarih boyunca önemli bir ticaret ve kültür merkezi olmuş, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. M.Ö. 4. yüzyılda aynı bölgede Antigonia adlı bir yerleşim bulunuyordu. Ancak Seleukos Kralı I. Seleucus, Antigonia’yı yıkarak yerine M.Ö. 22 Mayıs 300 tarihinde Antiokheia’yı (Antakya) kurdu. Bu şehir, Seleukoslar’ın başkenti oldu ve Helenistik dönem boyunca önemli bir merkez haline geldi. Defne (Harbiye), kentin kutsal alanı olarak düzenlenmiş ve burada büyük tapınaklar inşa edilmiştir.
Hititlerin zayıflamasıyla M.Ö. 13. yüzyılda Asurlular Hatay bölgesine egemen olmuş ve bölgeyi kontrol altına almıştır. Türkmen/Oğuzların ataları Sakalar M.Ö. 7. yüzyılın ortalarında hükümdarları Oğuz Han önderliğinde Batık Şehir adını verdikleri Antakya'yı zapt etmiş ve burada 18 yıl kaldıktan sonra M.Ö. 626'da Antakya'dan ayrılmıştır.
M.Ö. 550'de Persler, Ortadoğu’da büyük bir güç kazanarak Antakya ve Hatay bölgesini kontrol altına almıştır. M.Ö. 333 yılında Büyük İskender, Dörtyol civarındaki İsos Savaşı'nda Persleri bozguna uğratarak bölgeyi ele geçirmiş ve Amanos Dağları’nı aşarak Amik Ovası'na ilerlemiştir. İskender'in ölümünden sonra bölge komutanlar arasında paylaşılmış ve M.Ö. 300 yılında Selevkos Kralı I. Selevkos tarafından Antiokheia (Şimdiki Antakya) kurulmuştur. Bu dönemde Antakya büyük bir kültür ve ticaret merkezi haline gelmiştir.
M.Ö. 64 yılında Antakya, Roma İmparatorluğu’na katılarak Suriye Eyaleti’nin başkenti oldu. Roma dönemi boyunca şehir, büyük ticaret yollarının kavşağında yer almasıyla önemli bir ticaret merkezi haline geldi. M.S. 1. yüzyılda Antakya, Roma ve İskenderiye’den sonra İmparatorluğun üçüncü büyük şehri haline geldi. Şehirde büyük yapılar, tiyatrolar, su kemerleri, hipodromlar ve hamamlar inşa edildi. İlk defa sokak aydınlatmasının uygulandığı yerlerden biri oldu.
Antakya, Hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahiptir. Aziz Barnabas’ın 38 yılında Kudüs cemaati tarafından Antakya’ya gönderilmesi, Pavlos’un bu şehre gelmesi ve putperestlerden oluşan bir topluluğa ilk defa burada “Hristiyan” adının verilmesi, şehrin Hristiyanlar açısından kutsal bir merkez haline gelmesini sağladı. V. yüzyıldan itibaren patriklik merkezi oldu. Şehirde sık sık meydana gelen depremler, 526 ve 528 yıllarındaki büyük yıkımlarla sonuçlandı.
İslam ordularının fetihleri sırasında Halife Ömer’in komutanlarından Ebû Ubeyde b. Cerrâh, Yermük Savaşı’ndan sonra 638 yılında Antakya’yı ele geçirdi ve şehir İslam topraklarına katıldı. Emevîler ve Abbâsîler döneminde Antakya, önemli bir ilim ve kültür merkezi olarak gelişti. 968 yılında Bizans İmparatoru II. Nikephoros Phokas tarafından tekrar Bizans topraklarına katıldı ve yaklaşık bir asır Bizans yönetiminde kaldı.
1084 yılında Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından fethedildi. Ancak Haçlı Seferleri sırasında 1098 yılında Haçlılar tarafından ele geçirilerek Antakya Haçlı Prinkepsliği kuruldu. Haçlı yönetimi 1268 yılında Memlük Sultanı Baybars tarafından sona erdirildi ve şehir tekrar İslam dünyasına katıldı. 1516’da Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, Mercidâbık Savaşı sonucunda Hatay'ı Osmanlı topraklarına katmıştır.
Osmanlı döneminde Antakya, Halep eyaletine bağlı bir sancak olarak yönetilmiş ve bölgesel bir ticaret ve üretim merkezi olarak gelişmiştir. Osmanlı döneminde birçok cami, han ve hamam inşa edilmiştir. Antakya, Osmanlı egemenliği süresince barış ve huzur içinde yaşamış ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru artan dış müdahaleler ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalmıştır.
I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti’nin parçalanmasıyla 1918’de Antakya, Fransızlar tarafından işgal edildi. Türkiye ile Fransa arasında 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması ile Antakya, Fransa mandasındaki Suriye’nin bir parçası oldu.
1936 yılında Fransa’nın Suriye’ye bağımsızlık tanımasıyla Hatay’ın statüsü tartışmalı hale geldi. Türkiye’nin diplomatik çabaları sonucu Hatay, 1938’de bağımsız bir devlet olarak ilan edildi ve 2 Eylül 1938’de Tayfur Sökmen Hatay Cumhurbaşkanı seçildi. 29 Haziran 1939’da Hatay Meclisi, oy birliği ile Türkiye’ye katılma kararı aldı ve 23 Temmuz 1939’da Fransız kuvvetleri bölgeden çekildi.
Hatay’ın Türkiye’ye katılmasından sonra Antakya, Hatay ilinin merkezi olarak gelişmeye devam etti. 2021 yılı itibarıyla nüfusu 400.000’e ulaşan şehir, tarihî ve kültürel zenginlikleri ile ön plana çıkmaktadır. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen büyük depremler, şehirde ağır tahribata yol açmıştır ancak yeniden imar çalışmaları hızla devam etmektedir. Antakya, geçmişten günümüze birçok medeniyetin izlerini barındıran önemli bir kültürel miras noktası olarak varlığını sürdürmektedir.
Hatay ili, Türkiye'nin güneyinde, İskenderun Körfezi'nin doğu kıyılarında yer almaktadır. Batıda Akdeniz, güney ve doğuda Suriye, kuzeybatıda Adana, kuzeyde Osmaniye ve kuzeydoğuda Gaziantep ile çevrilidir. Hatay; Antakya, Altınözü, Arsuz, Belen, Defne, Dörtyol, Erzin, Hassa, İskenderun, Kırıkhan, Kumlu, Payas, Reyhanlı, Samandağ ve Yayladağı ilçelerinden oluşur. Yüzölçümü göller hariç 5.524 km² olup, il topraklarının %46,1’ini dağlar, %33,5’ini ovalar ve %20,4’ünü platolar oluşturur.
Hatay’ın yüzey şekilleri tektonik hareketler sonucu çeşitlilik gösterir. İl sınırlarında Alt Paleozoik’ten günümüze tüm jeolojik devirlere ait oluşumlar görülür. Güney Amanoslar’da Mezozoik yaşlı ofiyolitler, Orta Amanoslar’da Paleozoik ve Mezozoik kalkerler, güney ve güneydoğuda ise Tersiyer kalkerleri yaygındır. Amik Ovası ve kıyı ovaları alüvyal dolgularla kaplıdır.
En belirgin yüzey şekli, kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan Amanos Dağları’dır; en yüksek noktası Mığır Tepe (2240 m) olarak bilinir. Doğusunda yer alan Amik Ovası ilin en verimli tarım alanıdır. Asi Delta Ovası, İskenderun Körfezi kıyısındaki ovalar (İskenderun, Dörtyol, Payas, Erzin) ve 400-900 m yükseltili Kuseyr Platosu ilin diğer önemli yer şekilleridir. Güneyde Keldağ (1730 m) gibi münferit yükseltiler bulunur.
Hatay ilinde Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçmektedir. Yıllık sıcaklık ortalamaları 15,1 - 20 °C arasında değişirken, en yüksek sıcaklık 43,9 °C ile 26 Ağustos 1962'de, en düşük sıcaklık ise -14,6 °C ile 15 Ocak 1950'de kaydedilmiştir. İlde yıllık yağış miktarı 562,2 – 1216,3 mm arasında değişmektedir. En fazla yağış kış aylarında düşerken en az yağış yaz aylarında görülmektedir. Amanos Dağları’nın denizden gelen hava akımlarına dik uzanması nedeniyle Dörtyol’un doğusunda yıllık ortalama 1500 mm civarında yağış alınmaktadır.
Hatay’ın en önemli akarsuyu, Lübnan’daki Bekaa Vadisi’nden doğan ve Türkiye-Suriye sınırını geçerek Antakya'dan sonra Samandağ'da Akdeniz’e dökülen Asi Nehri’dir. Nehrin toplam uzunluğu 556 km olup Türkiye sınırları içinde 94 km'lik bir bölüme sahiptir. Asi Nehri’nin önemli kolları Küçükkaraçay, Büyükkaraçay, Afrin ve Karasu çaylarıdır.
Hatay’da büyük doğal göl bulunmamaktadır. Eskiden var olan Amik Gölü, tarım arazisi kazanmak amacıyla kurutulmuştur. Günümüzde ise Kırıkhan’daki Gölbaşı Gölü ve Reyhanlı’daki Yenişehir Gölü gibi küçük göller bulunmaktadır. Ayrıca ilde Yarseli ve Yayladağı baraj gölleri bulunmaktadır.
Hatay, toprak çeşitliliği açısından oldukça zengin bir bölgedir. İlde yaygın olarak görülen toprak türleri kırmızı-kahverengi Akdeniz toprakları, kırmızı Akdeniz toprakları, kahverengi orman toprakları, kolüvyal ve alüvyal topraklardır. Maki ve orman alanlarının yoğun olduğu bölgelerde kırmızı-kahverengi Akdeniz toprakları, yağış miktarının yüksek olduğu kesimlerde ise kahverengi orman toprakları bulunur.
İklim özelliklerine bağlı olarak ilin doğal bitki örtüsü ormanlardan oluşsa da günümüzde birçok ormanlık alan tahrip edilerek yerini maki topluluklarına bırakmıştır. Mersin, defne, keçiboynuzu, zakkum, delice ve katır tırnağı gibi bodur bitkiler yoğun olarak görülmektedir. İnsan etkisiyle makilerin de tahrip olduğu bölgelerde ise garig adı verilen odunsu bitki toplulukları oluşmuştur. Korunan ormanlık alanlarda kızılçam, karaçam, göknar, meşe ve ardıç gibi türler yaygındır. Amanos Dağları’nın Dörtyol doğusuna denk gelen kesiminde ise Karadeniz iklimine özgü kayın, fındık ve ıhlamur ağaçları görülebilmektedir.
Hatay’daki en büyük dağ silsilesi Amanos Dağları’dır. Bu dağlar ilin en yüksek noktası olan Mığır Tepe (2240 m) dahil olmak üzere, Kuşçu Tepe (2076 m), Kızıldağ (1700 m) ve İkiztepe (1668 m) gibi önemli zirveleri içermektedir. Amanos Dağları, 175 km uzunluğunda olup genişliği 15-30 km arasında değişmektedir. En önemli geçidi 660 m yükseklikteki Belen Geçidi’dir. Ayrıca il sınırları içerisinde Samandağ yakınlarında Musa Dağı, Yayladağı ilçesinde El-Mansuriye Dağı ve batıda Kızıldağ gibi diğer önemli dağlar yer almaktadır.
Hatay'da yaylacılık faaliyetleri önemli bir yere sahiptir. Amanos Dağları eteklerinde, 800-1000 m rakımlı alanlarda yaylalar bulunmaktadır. Belen, Atik, Zorkun ve Güzelyayla (Soğukoluk) en bilinen yaylalardır. Keldağ’ın Asi Vadisi’ne bakan yamaçlarında ise 350-400 metre rakımlı geniş platolar yer almaktadır.
Hatay’ın en önemli ovası, il merkezinde bulunan Amik Ovası’dır. 119.350 hektarlık alanı kapsayan ova, ilin en geniş ve en verimli tarım alanıdır. Bunun dışında İskenderun Körfezi çevresinde yer alan İskenderun, Dörtyol, Payas, Erzin ve Arsuz ovaları da bulunmaktadır. Asi Nehri ve kollarının oluşturduğu vadi sistemleri, Hatay’ın tarımsal üretimine büyük katkı sağlamaktadır. Özellikle Amik Ovası, zamanla oluşan alüvyal toprakları sayesinde yüksek verimliliğe sahiptir.
Hatay, Anadolu’nun en eski yerleşim alanlarından biri olup burada ilk insan faaliyetlerine dair izler M.Ö. III. bin yıla kadar uzanmaktadır. Ancak nüfusuna dair sağlıklı verilere 1940 yılından itibaren ulaşılabilmektedir. 31 Aralık 2023 itibarıyla Türkiye'nin toplam nüfusu 85.372.377 olup, Hatay'ın nüfusu 1.544.640'tır. Hatay, toplam nüfus bakımından Türkiye'deki 81 il arasında 13. sırada yer almaktadır.
Nüfus Artış Hızı: 2023 yılında Türkiye'nin yıllık nüfus artış hızı binde 1,1 olarak gerçekleşirken, Hatay'da bu oran binde -87,6 olarak kaydedilmiştir. Bu düşüşle Hatay, yıllık nüfus artış hızı bakımından 81 il arasında 80. sırada bulunmaktadır.
Yaş Gruplarına Göre Nüfus: Türkiye genelinde nüfusun %68,3'ü 15-64 yaş aralığındadır. Hatay'da ise nüfusun %65,89'u (1.017.917 kişi) 15-64 yaş grubunda, %25,62'si (395.878 kişi) 0-14 yaş grubunda ve %8,47'si (130.845 kişi) 65 ve üzeri yaş grubundadır.
Nüfus Yoğunluğu: Türkiye'de kilometrekareye düşen kişi sayısı 110 iken, Hatay'da bu sayı 265'tir. Bu değerle Hatay, nüfus yoğunluğu bakımından 81 il arasında 7. sırada yer almaktadır.
6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, Hatay’da büyük bir yıkıma ve nüfus hareketliliğine neden olmuştur. Şehirde binlerce bina yıkılmış, on binlerce insan hayatını kaybetmiş veya yaralanmış, yüz binlerce kişi ise göç etmek zorunda kalmıştır. Deprem öncesinde Türkiye'nin en hızlı büyüyen illerinden biri olan Hatay, 2023 yılında nüfus artış hızında binde -87,6 ile en fazla azalma yaşayan illerden biri olmuştur. Nüfus yoğunluğu 2022 yılında kilometrekareye 289 kişi iken 2023’te 265’e düşmüştür. Özellikle Antakya, Defne, Samandağ ve İskenderun gibi yoğun kentsel bölgeler büyük göç verirken, kırsal kesimlerde ve nispeten az etkilenen ilçelerde göç hareketleri daha sınırlı kalmıştır. Depremin ardından birçok Hataylı, çevre illere ve büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmış olsa da devletin ve sivil toplum kuruluşlarının yeniden inşa çalışmaları devam etmekte ve zamanla nüfusun kente geri dönmesi beklenmektedir.
Hatay, 15 ilçeden oluşmaktadır. 2023 yılı verilerine göre ilçelerin nüfusları aşağıdaki gibidir:
En kalabalık ilçe Antakya iken, en az nüfusa sahip ilçe Kumlu'dur.
Hatay, tarih boyunca farklı medeniyetlerin etkisi altında kalmış ve zengin kültürel mirası ile dikkat çeken bir şehirdir. Farklı inanç gruplarının bir arada yaşadığı bu kent, özellikle inanç turizmi açısından büyük bir çekim merkezidir. Bunun yanı sıra termal turizm, yayla turizmi ve tarihi mekanları ile de ziyaretçilere çeşitli olanaklar sunmaktadır.
Hatay, ezan, çan ve hazzanın birlikte yankılandığı, farklı dinlerin barış içinde bir arada yaşadığı bir kenttir. Antakya başta olmak üzere şehrin farklı noktalarında cami, kilise ve havralar bir arada bulunmakta, bu da Hatay'ın kültürel ve dini çeşitliliğini ortaya koymaktadır.
Ermeni İbadethaneleri
Antakya Havrası: 1700’lerde yapıldığı tahmin edilen bu havrada 500 yıllık el yazması Tevrat bulunmaktadır.
Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi:
Hatay, 300'den fazla endemik bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır. 2012 yılında açılan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi, 280 tıbbi ve aromatik bitkiyi sergilemektedir.
İlk Kurşun Müzesi: Dörtyol'da bulunan müze, Millî Mücadele dönemine ait balmumu heykeller, belgeler ve tarihi silahları sergilemektedir.
Hatay Arkeoloji Müzesi: Dünyanın en büyük mozaik koleksiyonuna sahiptir. 2018 yılında tamamlanan sergi salonları, Neolitik dönemden Roma dönemine kadar birçok eseri barındırmaktadır.
Kurşunlu Han: 1660 yılında Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Restorasyonu tamamlanmış ve çeşitli ticari faaliyetlere ev sahipliği yapmaktadır.
Uzun Çarşı: Tarihi geçmişi Osmanlı dönemine dayanan çarşı, geleneksel el işçiliği ve yöresel ürünleri ile ünlüdür.
Hatay, 8000 yıllık tarihi boyunca birçok medeniyetin izlerini taşıyan, çok kültürlü yapısıyla zenginleşmiş bir mutfak kültürüne sahiptir. 2017 yılında "UNESCO Gastronomi Kenti" unvanını alan Hatay mutfağı, özgün lezzetleri ve tarifleriyle dünyanın birçok yerinde tanınmaktadır.
Gastronomik Miras: Hatay mutfağı, Akdeniz mutfağına özgü taze sebzeler, zeytinyağı, baklagiller ve tahılların yoğun kullanımıyla öne çıkar. Yemeklerde çeşitli baharatlar ve otlar kullanılarak kendine özgü tatlar yaratılmıştır. Bu mutfakta, pişirme teknikleri olarak haşlama, kızartma, közleme, terbiyeleme ve ızgara gibi yöntemler yaygın olarak kullanılır.
Öne Çıkan Lezzetler
Soğuk Mezeler
Tatlılar ve Kurabiyeler
Künefe: Hatay mutfağının en önemli simgelerinden biri olan künefe, ince tel kadayıf ile yapılır ve tuzsuz Hatay peyniri ile lezzetlendirilir. Şerbetle tatlandırılan künefe, bakır tabaklarda pişirilerek servise sunulur. Antakya'da künefe üretimi ve tüketimi geniş bir kültürel gelenek olup yerel halkın vazgeçilmez tatlıları arasındadır.
Hatay’ın ekonomisi tarım, sanayi ve ticarete dayanmaktadır. Verimli toprakları, gelişmiş sanayi altyapısı ve limanları sayesinde birçok ekonomik faaliyetin merkezinde yer almaktadır.
Hatay, verimli toprakları ve sulama imkanları sayesinde zengin tarımsal üretime sahiptir. Modern tarım tekniklerinin yaygın olduğu ilde, çok çeşitli ürünler yetiştirilmektedir. Başlıca tarım ürünleri arasında buğday, arpa, pirinç, mercimek, pamuk, yerfıstığı, domates, patlıcan, biber, fasulye ve soğan bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Hatay, turunçgil üretimi ile öne çıkmakta olup özellikle Dörtyol portakalı meşhurdur. Ayrıca erik, kayısı, yenidünya, badem, incir ve üzüm gibi meyveler bol miktarda yetiştirilmektedir.
Hayvancılık sektörü, geçmişte mera alanlarının tarım arazisine dönüştürülmesi nedeniyle gerilese de son yıllarda yeniden canlanmaktadır. Koyun, kıl keçisi ve sığır yetiştiriciliği yaygındır. Ayrıca arıcılık gelişmiş olup üretilen bal yüksek kaliteye sahiptir. Hatay’ın uzun sahil şeridine sahip olmasına rağmen balıkçılık sektörü yeterince gelişmemiştir ve yakalanan balıklar çoğunlukla iç pazarda tüketilmektedir.
Hatay, orman varlığı açısından zengin bir şehirdir. Yüzölçümünün %38’i orman ve makilik alanlarla kaplıdır. Ormanlardan her yıl önemli miktarda yakacak odun, sanayi odunu ve reçine elde edilmektedir.
Madencilik sektöründe ise krom, bakır, kurşun, demir, manyezit, mermer, manganez ve dolomit yatakları bulunmaktadır. Ancak, şehirde aktif olarak çıkarılan başlıca maden dolomittir. Payas’taki dolomit işletmeleri, demir eritme, cam üretimi ve azot sanayiinde kullanılmak üzere üretim yapmaktadır. İskenderun Körfezi’nde yapılan petrol aramalarında bazı rezervler bulunmuş ancak büyük ölçekli işletme için yeterli miktarda yatak keşfedilmemiştir.
Hatay sanayi sektörü, özellikle İskenderun bölgesinde yoğunlaşmıştır. İskenderun Limanı, Türkiye’nin en büyük ve en işlek limanlarından biri olup demir-çelik, inşaat malzemeleri, gıda ve otomotiv sektörlerine hizmet vermektedir. Türkiye’nin en büyük demir-çelik fabrikalarından biri olan İSDEMİR, İskenderun’da bulunmaktadır ve on binlerce kişiye istihdam sağlamaktadır. Bu fabrikada ham demir, blok çelik, pik demir, kok kömürü gibi sanayi ürünleri üretilmektedir.
Hatay’daki Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), şehrin sanayi üretimini artırmakta ve istihdam sağlamaktadır. Tekstil, gıda işleme, makine üretimi, kimya sanayi ve mobilya üretimi Hatay’ın önde gelen sanayi dalları arasındadır. Bunun yanı sıra çırçır, sabun, yağ, un, gübre, dokuma, deri, mobilya ve tarım aletleri fabrikaları da ekonomiye katkı sağlamaktadır. Son yıllarda ise elektrikli cihazlar, otomotiv yedek parçaları ve ambalaj sanayisi gibi yeni sektörler gelişmeye başlamıştır.
Hatay, lojistik açıdan stratejik bir konuma sahiptir. Akdeniz’e kıyısı olması ve Ortadoğu’ya olan yakınlığı nedeniyle ticarette önemli bir noktadır.
Karayolu: Avrupa-Anadolu-Ortadoğu-Güney Asya’yı birbirine bağlayan E-5 karayolu Hatay’dan geçmektedir. Antakya-Reyhanlı yolu Suriye’nin Halep şehrine ulaşırken Kahramanmaraş-Antakya karayolu ile Güneydoğu Anadolu’ya bağlantı sağlanmaktadır.
Demiryolu: Adana-Kahramanmaraş demiryolundan ayrılan bir hat, İskenderun’a ulaşmaktadır. Demiryolu özellikle yük taşımacılığında kullanılmaktadır.
Denizyolu: İstanbul ve İzmir’den sonra Türkiye’nin en büyük ihracat ve ithalat limanı olan İskenderun Limanı, Doğu Akdeniz’in en önemli ticaret noktalarından biridir. Çukurova, İç Anadolu ve Ortadoğu ülkeleri ile ticari mal sevkiyatında büyük rol oynamaktadır.
Boru Hatları: Batman-İskenderun boru hattı ile ham petrol, Batman’dan Dörtyol’daki tesislere taşınarak buradan tankerlerle ülke içindeki rafinerilere sevk edilmektedir.
Havayolu: Hatay Havalimanı, iç ve dış hat uçuşlarıyla ulaşım açısından büyük bir öneme sahiptir.
Hatay, merkezi yönetim ve yerel yönetim birimleri arasında koordineli bir şekilde hizmet sunmaktadır. Valilik, merkezi hükümetin temsilcisi olarak il genelinde kamu düzeni ve güvenliği sağlarken; Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri, yerel hizmetlerin sunumu, altyapı çalışmaları ve sosyal projelerin hayata geçirilmesi gibi konularda faaliyet göstermektedir.
Hatay ilinin merkezi yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti'nin idari yapısı çerçevesinde, merkezi hükümetin temsilcisi olan vali tarafından yürütülmektedir. Vali, ildeki devlet kurumlarının uyumlu ve etkin çalışmasını sağlamak, merkezi hükümetin politikalarını ve yasalarını uygulamakla görevlidir. Ayrıca, kamu düzeninin korunması, güvenlik hizmetlerinin koordinasyonu ve olağanüstü hallerde kriz yönetimi gibi kritik sorumlulukları bulunmaktadır.
26 Haziran 2023 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Hatay Valiliği görevine Mustafa Masatlı atanmıştır. Vali Masatlı, göreve başladığı tarihten itibaren ilin kalkınması, güvenliği ve kamu hizmetlerinin etkin sunumu konularında çalışmalarını sürdürmektedir.
Hatay, büyükşehir statüsüne sahip olup yerel yönetim büyükşehir belediyesi tarafından yürütülmektedir. Hatay Büyükşehir Belediyesi, şehrin altyapı, ulaşım, çevre düzenlemesi ve sosyal hizmetler gibi alanlardaki idari işlerini yürütmektedir. 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) adayı Mehmet Öntürk kazanmıştır. Öntürk, oyların %44,48'ini alarak seçimi önde tamamlamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adayı Lütfü Savaş ise %44,05 oy oranı ile ikinci sırada yer almıştır.
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı yanında il genelinde AK Parti 8, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 4, Türkiye İşçi Partisi (TİP) 1, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 1 ve Büyük Birlik Partisi (BBP) 1 ilçe belediye başkanlığı elde etmiştir.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Hatay (İl)" maddesi için tartışma başlatın
Tarihi
Kuruluşu ve İlk Dönemleri
Asurlular ve Oğuzlar Dönemi (M.Ö. 13. Yüzyıl- 626)
Pers ve Helenistik Dönem (M.Ö. 550- 64)
Roma ve Bizans Dönemi
İslam ve Türk Hakimiyeti
Osmanlı Dönemi ve Fransız İşgali
Cumhuriyet Dönemi ve Günümüz
Coğrafya
Konum
Jeolojik Yapı ve Yeryüzü Şekilleri
İklim
Akarsular ve Göller
Toprak Yapısı ve Bitki Örtüsü
Dağlar ve Yaylalar
Ovalar ve Vadiler
Demografik Yapısı
6 Şubat Depremleri Sonrası Demografik Yapı
İlçelere Göre Nüfus Dağılımı
Turizm ve Kültür
İnanç Turizmi
Camiler
Hıristiyan İbadethaneleri
Musevi İbadethaneleri
Külliyeler
Kaleler
Müzeler
Alışveriş Yerleri
Hatay Mutfağı ve Gastronomi Kültürü
Hatay Ekonomisi ve Ekonomik Faaliyetler
Tarım ve Hayvancılık
Ormancılık ve Madencilik
Sanayi ve Ticaret
Ulaşım ve Lojistik
Yönetim