Sir Edward Burnett Tylor (2 Ekim 1832, Camberwell, Londra – 2 Ocak 1917, Wellington, Somerset), İngiliz antropolog, etnolog ve folklorist olup, modern antropolojinin kurucularından biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle Primitive Culture (1871) adlı eseriyle tanınan Tylor, kültür kavramını bilimsel bir bağlamda sistematik olarak tanımlamış ve antropolojiyi akademik bir disiplin olarak şekillendirmiştir. “Antropolojinin babası” olarak anılan Tylor, evrimci antropolojiye olan katkıları, “survivals” (kalıntılar) kavramı ve karşılaştırmalı yöntemle insanlığın kültürel gelişimini analiz eden öncü çalışmalarıyla bilinir. Quaker kökenli olmasına rağmen bilimsel bir dünya görüşünü benimseyen Tylor, resmi bir üniversite eğitimi almaksızın, geniş okuma, seyahat ve bağımsız araştırmalarıyla antropolojiye katkılar sağlamıştır.
Erken Yaşam ve Eğitim
Edward Burnett Tylor, 2 Ekim 1832 tarihinde Londra’nın Camberwell bölgesinde, köklü bir Quaker ailesinin altı çocuğundan dördüncüsü olarak dünyaya gelmiştir. Babası Joseph Tylor, pirinç dökümhanesi işleten bir mühendis ve iş insanıydı; aile, 1768’den beri faaliyet gösteren bir maden ve dökümhane işletmesine sahipti. Tylor, çocukluğunu Quaker topluluğunun sade ve disiplinli yaşam tarzı içinde geçirmiştir. Eğitimine Tottenham’daki Grove House School’da başlamış, burada Fransızca, Almanca, Latince, yazı ve çizim dersleri almıştır. Ancak Quaker inançlarının, kilise katılımı gerektiren geleneksel okullara devamı engellemesi nedeniyle resmi eğitimi 16 yaşında sona ermiştir.
Tylor, aile şirketinde çırak olarak çalışmaya başlamış, ancak 1855 yılında tüberküloz belirtileri göstermesi üzerine doktor tavsiyesiyle seyahate çıkmıştır. Bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nde Mississippi Nehri Vadisi’ni gezmiş ve 1856’da Küba’ya geçmiştir. Havana’da, tanınmış etnograf ve arkeolog Henry Christy ile tesadüfen tanışmış ve Christy’nin Meksika’daki Toltek kalıntılarını inceleme davetini kabul etmiştir. Bu yolculuk, Tylor’ın antropolojiye olan ilgisini tetiklemiş ve 1861’de yayımlanan Anahuac: or, Mexico and the Mexicans, Ancient and Modern adlı eserinin temelini oluşturmuştur. 1858’de Anna Rebecca Fox ile evlenmiş; bu evlilik, çocukları olmamasına rağmen, uzun ve destekleyici bir ortaklık olarak devam etmiştir. Çift, 1864’te Quaker inançlarını terk ederek seküler bir yaşam tarzını benimsemiştir.
Seyahatler ve Erken Kariyer
Tylor’ın antropolojik ilgisi, 1850’lerdeki geniş seyahatleriyle şekillenmiştir. 1852-1854 yıllarında Fransa, İspanya, İtalya, Cebelitarık, Fas, İsviçre, Avusturya ve Hırvatistan’ı ziyaret etmiştir. 1855-1856’daki Amerika, Küba ve Meksika seyahatleri, antropolojik gözlemlerini derinleştirmiştir. Henry Christy ile Meksika’da geçirdiği zaman, Aztek kültürünü ve modern Meksika toplumunu incelemesine olanak sağlamış; bu deneyimler, Anahuac adlı eserinde sistematik bir şekilde ele alınmıştır. Bu kitap, bir seyahat güncesi olmasının ötesinde, kültürel yayılma (diffusion) ve bağımsız gelişim gibi antropolojik konuları tartışmaktadır.
1860’larda Berlin’deki Sağır-Dilsiz Enstitüsü’nü ziyaret ederek jest dilinin kökenlerini araştırmış; bu çalışma, dil ve kültürün evrimine dair teorilerini geliştirmesine katkıda bulunmuştur. 1865’te yayımlanan Researches into the Early History of Mankind and the Development of Civilization, insanlığın erken tarihini evrimci bir çerçevede analiz etmiş ve dil, mitoloji ve materyal kültürdeki benzerlikleri karşılaştırmalı yöntemle incelemiştir. Bu dönemde Somerset Arkeoloji ve Doğa Tarihi Derneği’ne üye olmuş ve British Association for the Advancement of Science (BAAS) toplantılarına katılarak bilimsel çevrelerde tanınmıştır. 1871’de Royal Society üyesi seçilmiştir.
Akademik Kariyer ve Oxford Üniversitesi
Tylor’ın akademik kariyeri, 1882’de Oxford Üniversitesi’nde verdiği iki halka açık antropoloji dersiyle ivme kazanmıştır. Bu dersler, antropolojinin akademik bir disiplin olarak tanınmasını teşvik etmiştir. 1883’te Oxford Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesi’nin müdürü (Keeper) olarak atanmış ve aynı yıl Birleşik Krallık’ın ilk antropoloji okutmanı (Reader in Anthropology) olmuştur. Yıllık 18 ders verme yükümlülüğüyle, akademisyenler, misyonerler ve kolonyal yöneticiler gibi çeşitli bir kitleye hitap etmiştir. Derslerinde taş aletler, tespihler ve dua çarkları gibi materyal kültür örneklerini kullanarak antropolojik kavramları açıklamıştır.
1895’te Oxford’un ilk antropoloji profesörü unvanını almış; bu atama, antropolojinin üniversite müfredatına entegrasyonunda önemli bir dönüm noktası olmuştur. Pitt Rivers Müzesi’nin kuruluşunda (1884) dolaylı bir rol oynamış; Henry Moseley ile çalışarak koleksiyonun Oxford’a taşınmasına katkıda bulunmuştur. Müzeye 1886-1916 yılları arasında çok sayıda nesne bağışlamıştır. Eşi Anna Tylor, 1917’de yaklaşık 820 nesneyi müzeye devretmiştir.
1884’te BAAS Antropoloji Bölümü’nün ilk başkanı olmuş ve 1891’de Royal Anthropological Institute’un başkanı seçilmiştir. 1889-1891 yıllarında Aberdeen Üniversitesi’nde Gifford Dersleri vermiş; bu dersler, dinin doğal tarihini ele alan bir kitap projesi olarak planlanmış, ancak yayımlanmamıştır. 1902’de müdürlükten, 1909’da profesörlükten emekli olmuş ve 1910’da şövalye (Sir) unvanı almıştır.
Antropolojik Katkılar
Tylor, antropolojiyi bir “reformcu bilim” olarak tanımlamış; Viktorya dönemi toplumundaki batıl inançları ve kültürel kalıntıları bilimsel yöntemlerle açıklamayı hedeflemiştir. Primitive Culture'da (1871), kültürü “insanın toplum üyesi olarak edindiği bilgi, inanç, sanat, ahlak, hukuk, gelenek ve diğer yetenek ve alışkanlıkların karmaşık bir bütünü” olarak tanımlamış ve bu tanım, modern antropolojide kültür kavramının temelini oluşturmuştur. Eser, mitoloji, din, dil ve sanatın evrimini inceleyerek animizm teorisini geliştirmiştir; dinin kökenini, ilkel toplumlarda ruhlara atfedilen inançlara bağlamıştır.
Survivals ve Karşılaştırmalı Yöntem
Tylor’ın en önemli teorik katkılarından biri “survivals” (kalıntılar) kavramıdır. Bu kavram, modern toplumlardaki mantıksız geleneklerin (örneğin, batıl inançlar), ilkel kültürlerden kalan izler olduğunu öne sürer. Karşılaştırmalı yöntemle, farklı kültürlerdeki benzer uygulamaları analiz ederek, insan zihninin evrensel yasalarını (psychic unity of mankind) ortaya koymuştur. 1888’de yayımlanan “On a Method of Investigating the Development of Institutions” makalesi, 350 toplumdan toplanan verilerle evrimsel gelişim yasalarını istatistiksel olarak incelemiş ve antropolojide nicel yöntemlerin kullanımına öncülük etmiştir.
Evrimci Antropoloji
Tylor, kültürlerin “vahşi”den “uygar”a doğru evrimleştiğini savunan klasik evrimci antropolojinin öncülerindendir. Ancak katı bir tek hatlı evrimci olmamış; kültürel yayılma gibi alternatif süreçlere de açık olmuştur. Örneğin, Aztek patolli oyununun Asya kökenli olabileceğini araştırmıştır. Modern ilkel toplumların, eski taş devri insanlarının yaşamını yansıttığını öne sürmüş; bu görüş, özellikle Tasman yerlileri üzerine yazılarında belirginleşmiştir.
Materyal Kültür ve Koleksiyonculuk
Tylor, materyal kültüre büyük önem vermiş; taş aletler, tespihler ve dua çarkları gibi nesneleri teorilerini somutlaştırmak için kullanmıştır. Pitt Rivers Müzesi’ne bağışladığı nesneler, misyonerler (örn. William Wyatt Gill), gezginler (örn. James Stevenson) ve meslektaşları (örn. William Crooke) aracılığıyla toplanmıştır. Ancak, Pitt Rivers’ın tipolojik seriler oluşturma yaklaşımından farklı olarak, Tylor’ın koleksiyonculuğu daha çok kişisel bir merakı yansıtmaktadır. Ölümünden sonra eşi Anna, 1917’de 820 nesneyi müzeye bağışlamıştır.
Tylor, “koltuk antropoloğu” olarak tanımlanmış; saha çalışmasından ziyade, gezginlerin, misyonerlerin ve kolonyal yöneticilerin raporlarına dayanmıştır. Ancak, 1884’te Kuzeybatı Kanada Yerlileri üzerine bir saha çalışması projesine liderlik ederek modern etnografiye katkı sağlamıştır. 1874’te Notes and Queries on Anthropology’nin hazırlanmasında öncü rol oynamış; bu rehber, etnografik verilerin sistematik toplanmasını teşvik etmiştir.
Önemli Eserler
Tylor, beş kitap ve 250’den fazla makale kaleme almıştır. Başlıca eserleri şunlardır:
- Anahuac: or, Mexico and the Mexicans, Ancient and Modern (1861): Meksika seyahatlerinden esinlenen bu eser, Aztek kültürünü ve modern Meksika toplumunu tartışır.
- Researches into the Early History of Mankind and the Development of Civilization (1865): İnsanlığın erken tarihini evrimci bir çerçevede analiz eder; dil, mitoloji ve materyal kültürdeki benzerlikleri inceler.
- Primitive Culture: Researches into the Development of Mythology, Philosophy, Religion, Language, Art, and Custom (1871): Antropolojinin temel eseri; kültür, animizm ve survivals kavramlarını tanıtır.
- Anthropology: An Introduction to the Study of Man and Civilization (1881): Antropolojinin temel prensiplerini özetleyen, geniş kitlelere hitap eden bir el kitabı.
- The Natural History of Religion (planlanmış ancak yayımlanmamış): 1889-1891 Gifford Dersleri’ne dayanan bu çalışma, dinin doğal tarihini ele almayı amaçlamıştır.
Kişisel Yaşam ve Miras
1907’de 75. doğum gününde, meslektaşları tarafından Anthropological Essays adlı bir onur kitabı (Festschrift) sunulmuş ve aynı yıl Royal Anthropological Institute’tan Huxley Madalyası almıştır. 1910’da şövalye unvanı alarak Sir Edward Burnett Tylor olmuştur. 2 Ocak 1917’de Wellington’da vefat etmiştir. Ölümünden sonra, Nature’da A.C. Haddon, onu “karşılaştırmalı yöntemin öncüsü” olarak tanımlamış; The Oxford Magazine, onun düzyazı stilini ve doğasını övmüştür.
Tylor’ın mirası, antropolojinin bilimsel bir disiplin olarak kurulmasında yatmaktadır. Survivals, karşılaştırmalı yöntem ve animizm teorileri, 20. yüzyıl antropolojisini şekillendirmiştir. James Frazer, Andrew Lang ve Robert Marett gibi antropologlar, onun fikirlerinden etkilenmiştir. Oxford’daki antropoloji kürsüsü ve Pitt Rivers Müzesi’ndeki koleksiyonu, kalıcı etkisini yansıtmaktadır. Resmi bir akademik eğitim almaksızın bilimi ilerleten Tylor, 19. yüzyıl entelektüel tarihinin önemli bir figürü olarak değerlendirilmektedir.



