+2 Daha

İskilip Kaya Mezarı, Çorum’un İskilip ilçesinde, ilçe merkezinde yer alan ve Osmanlı dönemine ait İskilip Kalesi’nin güney ve güneydoğu eteklerinde konumlanmıştır. Mezarlar, doğal bir kaya kütlesinin yaklaşık 100 metre yüksekliğindeki yamaçlarına oyulmuştur. Bu alan Roma dönemine tarihlenmekte olup bazı araştırmacılar tarafından Paflagonya uygarlığına (MÖ 3.–4. yüzyıl), bazılarınca ise doğrudan Roma dönemine atfedilmektedir. Emevilerin MS 715–717 yıllarında Anadolu üzerinden İstanbul’u fethetmek üzere geçişleri sırasında bu mezarların bulunduğu kaleye “Menkuriye” (Delikli Kale) ismi verdikleri aktarılmaktadır.
İskilip, Roma döneminde jeostratejik ve jeoekonomik önemini koruyan yerleşimlerden biri olup yaklaşık bin yıl boyunca seçkin bir yerleşim merkezi olmuştur. Bizans döneminde ise İskilip’in, bölgenin en önemli üç şehrinden biri olduğu belirtilmektedir. İskilip adının, Paflagonya tarihine dair kaynaklarda, sağlık tanrısı Asklepios’tan türediği ifade edilmektedir. MS 2. yüzyılda İskilip, Bitinya ve Pontus arasında yer almakta olup Bizans kaynaklarında Neoklauniopolis olarak geçmektedir.

İskilip Kaya Mezarları (Kültür Portalı)
İskilip Kaya Mezarları, kayaya oyulmuş tek odalı yapılar olarak inşa edilmiştir ve dört ayrı mezardan oluşur. Mezarların çoğunda giriş kısmında sütunlar ve üçgen alınlıklar yer almaktadır. Birinci mezar, yerden yaklaşık 3 metre yüksekte olup ön cephesinde iki sütun ve bir giriş kapısı bulunur. İç mekânda kapının tam karşısında yaklaşık 2 metre uzunluğunda bir ölü sediri ile sol tarafta ikinci bir sedir yer almaktadır.
Girişin üst kısmındaki üçgen alınlıkta, karşılıklı olarak tasvir edilmiş, çıplak ve kanatlı iki Eros figürü yer alır; figürlerden biri elinde üzüm salkımı tutarken diğerine doğru uzatmaktadır. İkinci mezar, yerden 2 metre yüksekte, tonozlu ve tek odalıdır; ön cephesinde iki sütun ve giriş yer almakta, iç kısmında ise yaklaşık 3 metre uzunluğunda ve 1 metre genişliğinde bir ölü sediri bulunmaktadır. Bu mezarın altında başka bir mezar daha yer almaktadır. Üçüncü mezar ise sütunsuzdur; yalnızca girişin üzerinde üçgen alınlık mevcuttur.
İç mekânda ölü sediri bulunmamakla birlikte, ince işçiliği ile Frig mimarisini andırmaktadır ve bu özelliğiyle Paflagonya bölgesinde tek örnek olarak değerlendirilir. Dördüncü mezar ise yerden 3 metre yükseklikte kayaya oyulmuş olup girişi eksik bir sütunla belirlenmiştir. Mezar, bilinmeyen bir nedenle yarım bırakılmıştır. Bu mezarların genelinde yuvarlak sütun gövdeleri yukarıya doğru incelmekte, sütun başlıklarında ise bilezikler üzerinde oturur pozisyonda aslan figürleri yer almakta, üçgen alınlıklarda ise kadeh ve kılıç taşıyan karşılıklı figürlü kabartmalar dikkat çekmektedir. Mezar içlerindeki klineler, ölülerin yatırılması amacıyla kayadan oyularak oluşturulmuştur.
Kaya mezarlarının süslemelerinde dikkat çeken öğeler arasında sütun başlıkları üzerine yerleştirilmiş oturur pozisyondaki aslan figürleri ve üçgen alınlıklarda yer alan kabartmalar bulunmaktadır. Bu alınlıklarda kimi örneklerde karşılıklı konumlandırılmış kanatlı ve çıplak Eros figürleri, kimi örneklerde ise ellerinde kadeh ve kılıç tutan aslan figürleri yer alır. Sütun gövdeleri yukarıya doğru incelen bir formda olup başlıklarda bilezik formlu bölümler üzerine yerleştirilmiş aslanlar dikkat çekmektedir. Mezar içlerinde ölülerin yatırıldığı taş klineler (sedir) bulunmaktadır.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İskilip Kaya Mezarı " maddesi için tartışma başlatın
Tarihsel Arka Plan
Mimari Özellikler ve Mezarlar
Süslemeler ve Figürler
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.