
İsrail ile Lübnan arasında Washington’da gerçekleştirilen doğrudan görüşmeler, 14 Nisan 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Washington D.C.'de, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun ev sahipliğinde düzenlenen diplomatik temaslardır. Görüşmeler, iki ülkenin Washington büyükelçilerinin katılımıyla yapılmış olup, "1993 yılından bu yana İsrail ile Lübnan arasında gerçekleştirilen en üst düzey doğrudan temas" olarak kayda geçmiştir.
Washington'da gerçekleştirilen İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmeye katılan taraflar, 14 Nisan 2026 - (Anadolu Ajansı)
Kasım 2024 tarihinde İsrail ile Hizbullah arasında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girmiştir. Söz konusu anlaşma kapsamında, İsrail kuvvetlerinin Lübnan'ın güneyinden çekilmesi ve Hizbullah'ın bölgedeki askeri varlığını sonlandırması öngörülmüştür.
Bununla birlikte, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından İsrail Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmüş ve özellikle güney bölgelerde düzenli olarak hava saldırıları gerçekleştirmiştir. Ateşkes hükümlerine rağmen İsrail ordusu, sınır hattından tam olarak çekilmemiş ve sahadaki askeri faaliyetleri devam ettirmiştir.
28 Şubat 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından İran’a yönelik başlatılan hava saldırılarıyla bölgesel çapta bir savaş süreci başlamıştır. İran, bu saldırılara İsrail, ABD üsleri ve bölgedeki müttefik hedeflere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla karşılık vermiştir.
Hizbullah 2 Mart 2026'da, 28 Şubat 2026’da Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından başlatılan saldırıların ilk gününde İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesine karşı İsrail'e bir misilleme saldırısı düzenlemiştir. Söz konusu saldırının ardından İsrail ordusu Lübnan'a yönelik kapsamlı bir askeri saldırı başlatmıştır. İsrail tarafından yapılan açıklamalarda, harekatın gerekçesi olarak ülkenin kuzeyine yönelik roket saldırılarının tespit edilmesi gösterilmiştir. Harekat kapsamında İsrail, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlemiş, başkent Beyrut'u hedef almış ve güneyde kara işgalini genişletme kararı almıştır.
8 Nisan 2026 tarihinde Pakistan’ın arabuluculuğunda ABD ile İran arasında iki haftalık geçici ateşkes ilan edilmiştir. Ateşkes, devam eden savaşın durdurulmasına yönelik geçici bir düzenleme olarak kabul edilmiş ve taraflar arasında kalıcı bir anlaşma için müzakere sürecinin başlatılması öngörülmüştür.
Ateşkesin kapsamı konusunda taraflar arasında görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan dahil olmak üzere bölgedeki tüm çatışma alanlarını kapsadığını açıklamıştır. Buna karşılık ABD ve İsrail yönetimleri, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının söz konusu ateşkes kapsamında olmadığını belirtmiş ve Lübnan cephesinin ayrı bir süreç olarak ele alınacağını savunmuştur.
İran tarafı ise ateşkesin devamının İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını durdurmasına bağlı olduğunu vurgulamıştır. Bu çerçevede Lübnan’daki çatışmalar, ABD-İran ateşkes süreci ile doğrudan bağlantılı bir unsur haline gelmiş ve Washington’da gerçekleştirilen İsrail-Lübnan görüşmelerinin de bu daha geniş bölgesel diplomatik bağlam içerisinde şekillendiği görülmüştür.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın 14 Nisan 2026 tarihli verilerine göre, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 2.124'e, yaralıların sayısı ise 6.921'e ulaşmıştır. Hayatını kaybedenlerin 168'i çocuk, 254'ü ise kadın olduğu bildirilmiştir. Aynı dönemde sağlık sektörü de ağır kayıplar vermiştir. 88 sağlık çalışanı hayatını kaybetmiş, 206'sı yaralanmış, 6 hastane hizmet dışı kalmış, 102 ambulans kullanılamaz hale gelmiştir. Lübnan hükümetinin açıkladığı verilere göre ülkedeki yerinden edilmiş kişi sayısı ise 1 milyon 162 bini aşmıştır.
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan arasında gerçekleştirilecek görüşmeye ilişkin duyuruyu 13 Nisan 2026 Pazartesi akşamı yapmış ve toplantının 14 Nisan 2026 Salı günü Bakanlık merkezinde gerçekleştirileceğini açıklamıştır.
Görüşme öncesinde İsrail basınında yer alan haberlerde, İsrail’in ateşkesi kabul etmeyeceği ve İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter’in toplantıya ateşkese onay vermemesi yönünde talimatla katılacağı ileri sürülmüştür.
Öte yandan görüşme öncesinde "Beyrut'ta yüzlerce kişi, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı İsrail'in bombalama kampanyasını sürdürdüğü bir ortamda doğrudan müzakere masasına oturmakla halkına ihanet etmekle suçlayarak" protesto gösterileri düzenlemiştir.
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Qassem ise 13 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Lübnan hükümetine görüşmelere katılmama çağrısında bulunmuş ve bu tutumu “tarihi ve kahramanca bir duruş” olarak nitelendirmiştir.
Washington’daki görüşmeye Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve Lübnan’dan üst düzey diplomatik temsilciler katılmıştır.
ABD tarafını temsilen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Michael Needham ve ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa toplantıya katılmıştır.
İsrail’i Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter temsil ederken, Lübnan adına Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad görüşmede yer almıştır.
Bakanlık binasında gerçekleştirilen görüşmenin başında kısa bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, iki ülke arasındaki sorunların bir anda çözülmeyeceğini vurgulayarak şunları söylemiştir: "Bu, tarihi bir fırsat. Bizi bu noktaya ve buradaki fırsata getiren on yıllara dayanan tarih dersleri var. Ateşkesle ilgili sorular sorduğunuzu biliyorum. Bu bölgede 20-30 yıldır süren bu durumun yol açtığı tahribat."
Rubio, görüşmeyi bir süreç olarak tanımlamış ve "Bu sadece bir günden ibaret değildir. Bu süreç zaman alacaktır ancak bu çabaya değeceğine inanıyoruz." demiştir.
Lübnan heyeti, Washington’da gerçekleştirilen görüşmeleri ateşkesin yeniden tesis edilmesine yönelik bir ön hazırlık süreci olarak değerlendirmiştir. Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad, toplantının ardından yaptığı açıklamada görüşmenin “verimli” geçtiğini belirtmiş ve “Kasım 2024'te varılan ateşkes anlaşmasının bir an önce tam olarak uygulanması gerekliliğini yineledim.” ifadelerini kullanmıştır.
Muavvad ayrıca toplantıda Lübnan'ın toprak bütünlüğüne ve devletin egemenliğine dikkat çektiğini, devam eden çatışmalar nedeniyle Lübnan'da yaşanan insani krizin hafifletilmesi adına "pratik adımlar atılması" çağrısında bulunduğunu belirtmiştir. Lübnan Kültür Bakanı Ghassan Salame, görüşmelerin Lübnan açısından yalnızca askeri faaliyetleri durdurmaya yönelik bir "ön hazırlık toplantısı" niteliği taşıdığını vurgulamıştır.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, “Umarım bu akşam Washington'daki görüşme başta güneydekiler olmak üzere Lübnan halkının çektiği acıların sonunun başlangıcı olur.” ifadelerini kullanmıştır. Avn ayrıca, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki askeri varlığının devam etmesi halinde bölgede istikrarın sağlanamayacağını vurgulamıştır.
İsrailli Haaretz gazetesinden yapılan haberlere göre Başbakan Benjamin Netanyahu, görüşmelerin başlatılmasını "savaşı durdurmadan zaman kazanmaya yönelik ve Amerikalılara ile ABD Başkanı Donald Trump'a iyi niyet göstergesi sunmaya yönelik bir taktik" olarak değerlendirmiştir. Aynı haberlerde İsrail Büyükelçisi Leiter'in ateşkese onay vermemek üzere talimatlı olarak toplantıya katıldığı ileri sürülmüştür.
Görüşme sonrası yayımlanan ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamasında İsrail'in tutumu şöyle özetlenmiştir: "İsrail Devleti, Lübnan'daki tüm devlet dışı terör gruplarının silahsızlandırılması ve tüm terör altyapısının ortadan kaldırılmasına yönelik desteğini dile getirmiş ve iki ülke halklarının güvenliğini sağlamak amacıyla Lübnan Hükümeti ile işbirliği yapma kararlılığını ifade etmiştir."
Al Jazeera'nın haberlerine göre İsrail, Lübnan güneyini üç güvenlik bölgesine ayırmayı öngören tartışmalı bir plan teklif etmeyi de gündeme getirmiştir. Bu plana göre "sınırdan 0-8 km'lik bölgede Hizbullah tamamen tasfiye edilene kadar yoğun ve uzun süreli bir İsrail askeri varlığı sürdürülecek; Litani Nehri'ne kadar olan ikinci bölgede İsrail kuvvetleri operasyonlarını devam ettirirken denetimi kademeli olarak Lübnan ordusuna devredecek; Litani'nin kuzeyindeki üçüncü bölgede ise Hizbullah'ın silahsızlandırılmasından yalnızca Lübnan ordusu sorumlu olacaktır."
ABD, görüşmelerde arabulucu konumunda yer almıştır. Bakanlık açıklamasında "ABD, görüşmelerin 2024 anlaşmasının kapsamını aşarak kapsamlı bir barış anlaşmasına varabileceğini umduğunu belirtti. ABD, Hizbullah'ın devam eden saldırılarına karşı kendini savunma hakkı konusunda İsrail'e desteğini de ifade etti." ifadelerine yer verilmiştir. Bunun yanı sıra, sonraki görüşmelerin de ABD arabuluculuğunda yürütülmesi gerektiği vurgulanmış, Lübnan'ın yeniden inşasına yönelik olası yardımlarla ilgili konuların da ele alınacağı belirtilmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Washington’da gerçekleştirilen görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, tarafların karşılıklı olarak belirlenecek bir zaman ve yerde doğrudan müzakerelere başlamayı kabul ettiğini duyurmuştur.
Bakanlık açıklamasında görüşmenin “çok verimli” geçtiği ifade edilmiş, ABD’nin iki tarafı tebrik ettiği ve gerçekleştirilen temasın ileriye dönük müzakereler için güçlü bir zemin oluşturduğu iddia edilmiştir. Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad ise bir sonraki görüşmenin tarih ve yerinin daha sonra açıklanacağını belirtmiştir. Bununla birlikte, görüşme ateşkesin yeniden tesis edilmesine yönelik herhangi bir somut karar alınmaksızın sona ermiştir.
Hizbullah, Washington’da gerçekleştirilen görüşmelere yönelik süreci reddettiğini açıklamıştır. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Qassem, söz konusu müzakereleri İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılmış “bedava bir taviz” olarak nitelendirmiştir.
Kasım, İsrail’in müzakerelerdeki temel hedefinin Hizbullah’ın silahsızlandırılması olduğunu belirterek, “İsrail, bu müzakerelerin hedefinin Hizbullah’ı silahsızlandırmak olduğunu açıkça ortaya koyuyor; Netanyahu da bunu defalarca dile getiriyor. Peki hedefi zaten belli olan bir müzakereye nasıl gidilir?” ifadelerini kullanmıştır. Kasım ayrıca konuşmasında, “Dinlenmeyeceğiz, durmayacağız ve teslim olmayacağız. Bunun yerine sahayı konuştururuz.” şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Washington’da gerçekleştirilen görüşmelerin devam ettiği sırada İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyine yönelik saldırılarını kesintisiz şekilde sürdürmüştür. Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın (NNA) aktardığı bilgilere göre, 14 Nisan 2026 Salı günü akşam saatlerinden itibaren Beraşit, Ayn Bial, Tayr Diba, Kasimiyye, Sadikayn, Deyr Kifa, Batı Sir, Abbasiye, Adlun, Kana ve Zibkin beldeleri İsrail savaş uçakları tarafından bombalanmıştır. İsrail topçu birlikleri de aynı saatlerde Kefr Rumman çevresini hedef almıştır.
İsrail ile Lübnan arasında gerçekleştirilen son doğrudan ve üst düzey diplomatik görüşmeler 1993 yılında yapılmıştır. İki ülke arasında diplomatik ilişki bulunmamaktadır. 14 Nisan 2026 tarihinde Washington’da gerçekleştirilen görüşme, bu nedenle otuz yılı aşkın bir aranın ardından kurulan ilk doğrudan ve üst düzey temas olarak kayda geçmiştir.
Lübnan’da iç savaşın başlamasının ardından İsrail, 1978 yılında ülkenin güneyine askeri müdahalede bulunmuş ve bölgeyi işgal etmiştir. Aynı yıl Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İsrail’e kuvvetlerini Lübnan’dan çekmesi çağrısında bulunmuştur.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 19 Mart 1978 tarihinde Lübnan’ın talebi üzerine Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nü (UNIFIL) kurmuştur. 11 Ağustos 2006 tarihinde oy birliğiyle kabul edilen 1701 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı ise İsrail kuvvetlerinin Mavi Hat gerisine çekilmesini ve Mavi Hat ile Litani Nehri arasındaki bölgenin silahsızlandırılmasını öngörmüştür.
İsrail ile Lübnan arasında 14 Nisan 2026’da Washington’da doğrudan görüşmeler yapıldı ve bu temas 1993’ten bu yana ilk üst düzey buluşma oldu. Görüşmeler, ABD ile İran arasında 8 Nisan’da Pakistan’ın arabuluculuğunda sağlanan iki haftalık ateşkesin ardından, bu ateşkesin sahaya yansıması ve bölgesel gerilimlerin sürmesi sürecinde gündeme geldi. Lübnan tarafı ateşkesin uygulanmasını talep etti, İsrail ise Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını öncelik olarak dile getirdi. Görüşmeler sürerken sahada İsrail saldırıları devam etti ve Hizbullah süreci reddetti.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İsrail - Lübnan Washington Görüşmeleri (2026)" maddesi için tartışma başlatın
14 Nisan 2026
Arka Plan
14 Nisan 2026
Görüşme Süreci
14 Nisan 2026
Tarafların Tutumu ve Talepleri
14 Nisan 2026
Görüşme Sonuçları
14 Nisan 2026
Hizbullah'ın Görüşmeleri Reddi
14 Nisan 2026
Hizbullah'ın Görüşmeleri Reddi
14 Nisan 2026
Tarihsel ve Diplomatik Bağlam