Ai badge logo

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

İstatistiksel Okuryazarlık

Matematik+2 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline
görsel_2026-02-16_112550909.png

İstatiksel Okuryazarlık Sembolleri

Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur

İstatistiksel Okuryazarlık
Üst Kavram
OkuryazarlıkMatematiksel Yetkinlik
Temel Odak
Veri yorumlamaEleştirel sorgulamaBağlam bilgisi
Önemli Kuramcılar
Iddo GalJane WatsonKatherine Wallman
Temel Bileşenler
İstatistiksel bilgiMatematiksel bilgiEleştirel duruş
Uygulama Alanları
Medya okuryazarlığıEkonomiSiyasetSağlık
Öncü Modeller
Gal’ın Bilgi ve Eğilim ModeliWatson ve Callingham Hiyerarşisi
Süreç Basamakları
Veri toplamaAnalizYorumlamaProblem çözme
Eğitim Standartları
GAISE RaporlarıKavramsal Anlama

İstatistiksel okuryazarlık, bilgi çağında bireylerin gazete, televizyon, internet ve diğer medya kanalları aracılığıyla maruz kaldıkları yoğun veri akışını anlama ve bu verileri etkili bir şekilde kullanma yeteneğidir. Bu kavram, istatistiksel verilerin, tabloların, grafiklerin ve olasılık ifadelerinin sadece okunmasını değil, aynı zamanda bu bilgilerin altında yatan süreçlerin sorgulanmasını ve sonuçların eleştirel bir süzgeçten geçirilmesini kapsamaktadır. İstatistiksel okuryazarlık, toplumsal yaşamın demokratik bir parçası olarak kabul edilmekte ve bireylerin sağlık, ekonomi, siyaset gibi konularda veriye dayalı bilinçli kararlar alabilmeleri için temel bir yetkinlik olarak görülmektedir.【1】

Kavramsal Çerçeve ve Tanımlar

Literatürde istatistiksel okuryazarlık üzerine yapılmış çeşitli tanımlamalar bulunmaktadır ve bu tanımlar genellikle verinin yorumlanması ve eleştirel düşünme üzerine odaklanmaktadır.

Katherine Wallman (1993), bu kavramı günlük yaşamda ve iş hayatında karşılaşılan istatistiksel sonuçları anlama ve değerlendirme yeteneği olarak tanımlarken, Iddo Gal (2002) ise bireylerin istatistiksel verilerle ilgili tartışabilme, bu verileri yorumlayabilme ve eleştirel bir gözle değerlendirip görüş bildirebilme becerisi olarak ele almaktadır. Benzer şekilde, Katherine Garfield (1999) istatistiksel dilin, kelimelerin, sembollerin ve terimlerin anlaşılması ile tablo ve grafiklerin yorumlanabilmesi becerisine vurgu yapmaktadır.


Temel olarak istatistiksel okuryazarlık, istatistiğin araçlarını ve temel dilini anlamayı, kullanmayı ve bu araçlarla sunulan iddiaları sorgulayabilmeyi içermektedir. Bu yetkinlik, sadece matematiksel işlem yapabilme becerisi değil, verilerin oluşturduğu örüntüleri anlamlandırıp işlem ötesinde bir zihinsel eylem sergilemeyi gerektirmektedir.【2】

İstatistiksel Okuryazarlık Modelleri

İstatistiksel okuryazarlığın bileşenlerini ve gelişim süreçlerini açıklamak amacıyla çeşitli teorik modeller geliştirilmiştir. Bu modeller arasında en çok kabul görenler Gal’ın (2002) yetişkinler için geliştirdiği model ile Watson (1997) ve Callingham'ın (2003) geliştirdiği hiyerarşik modellerdir.【3】

Gal’ın Modeli

Iddo Gal tarafından 2002 yılında geliştirilen model, istatistiksel okuryazarlığı "bilgi bileşenleri" ve "eğilim bileşenleri" olmak üzere iki ana kategoride incelemektedir. Bilgi bileşenleri; okuryazarlık becerileri, istatistiksel bilgi, matematiksel bilgi, bağlam bilgisi ve eleştirel sorgulama becerilerinden oluşmaktadır. Bu modelde okuryazarlık becerileri, metinlerdeki veya grafiklerdeki istatistiksel mesajların anlaşılmasını; istatistiksel bilgi ise verinin nasıl üretildiğini, temel kavramları ve olasılık ilkelerini bilmeyi kapsamaktadır.


Matematiksel bilgi, istatistiksel verilerin altında yatan hesaplamaların anlaşılması için gerekliyken; bağlam bilgisi, verilerin elde edildiği durumun ve ortamın özelliklerinin bilinmesini ifade etmektedir. Eleştirel sorgulama ise sunulan bilgilerin güvenilirliğini ve geçerliliğini test etmeye yönelik sorular sorabilme yeteneğidir. Eğilim bileşenleri ise bireyin istatistiksel verilere karşı inançlarını, tutumlarını ve eleştirel bir duruş sergileme eğilimini içermektedir. Gal'a göre bu iki kategori birbiriyle etkileşim halindedir ve birey istatistiksel bir durumla karşılaştığında bu bileşenler birlikte çalışmaktadır.

Watson ve Callingham Modeli

Jane Watson ve Rosemary Callingham (2003) tarafından geliştirilen model, öğrencilerin istatistiksel okuryazarlık gelişimlerini hiyerarşik bir yapıda ele almaktadır. Bu model, SOLO taksonomisine ve gelişimsel psikolojiye dayanarak oluşturulmuştur.


Modelde, "kişiye özgü" seviyeden başlayarak "eleştirel matematiksel" seviyeye kadar uzanan altı farklı düzey tanımlanmıştır. En alt seviyede öğrenciler temel istatistiksel terimlerle kişisel deneyimlerine dayalı, bağlamdan kopuk ilişkiler kurarken; en üst seviyede ise bağlamı ve görevi eleştirel bir gözle sorgulayabilmekte, orantısal muhakeme yapabilmekte ve belirsizlik durumlarını değerlendirebilmektedirler. Watson (2006), bu modele ek olarak istatistiksel okuryazarlığın gelişimi için bağlam, matematiksel/istatistiksel beceriler, görev motivasyonu gibi bileşenlerin önemini vurgulamış ve özellikle bağlam bilgisini bu yetkinliğin merkezi bir öğesi olarak konumlandırmıştır.

Temel Bileşenler ve Göstergeler

İstatistiksel okuryazarlık, sadece teknik bir bilgi birikimi olmayıp, çeşitli bilişsel ve duyuşsal özelliklerin birleşiminden oluşmaktadır. Bu yetkinliğin temel taşlarını oluşturan bileşenler, bireyin veriyi anlamlandırma sürecindeki başarısını belirlemektedir.

Bilgi ve Beceri Bileşenleri

İstatistiksel okuryazarlığın temelinde, istatistiğe özgü terminolojiyi ve dili anlama yatmaktadır. Bireylerin "örneklem", "ortalama", "medyan", "standart sapma", "hata payı" gibi temel kavramların ne anlama geldiğini bilmeleri ve bu kavramlar arasındaki ilişkileri kurabilmeleri gerekmektedir. Ayrıca, verilerin sunumunda sıklıkla kullanılan tablo ve grafiklerin doğru okunması ve yorumlanması, veriler arasındaki ve ötesindeki ilişkilerin görülmesi kritik bir beceridir. Matematiksel bilgi, özellikle yüzdeler, oranlar ve temel hesaplamalar konusunda istatistiksel sonuçların anlaşılmasına destek olmaktadır.

Bağlam ve Eleştirel Duruş

Verilerin elde edildiği bağlamın bilinmesi, istatistiksel mesajların doğru yorumlanması için vazgeçilmezdir. Bağlam bilgisi olmadan, gruplar arasındaki farkların nedenleri veya değişkenler arasındaki ilişkiler hakkında sağlıklı çıkarımlar yapmak zorlaşmaktadır. İstatistiksel okuryazarlık aynı zamanda eleştirel bir duruşu gerektirmektedir. Bu, medyada veya raporlarda sunulan verilerin kaynağını, veri toplama yöntemini, örneklemin temsil gücünü ve analiz yöntemlerinin uygunluğunu sorgulamayı içermektedir. Bireylerin, verilerin kasıtlı olarak yönlendirici veya hatalı sunulabileceği ihtimaline karşı uyanık olmaları ve "zihin kurcalayan" sorular sorabilmeleri beklenmektedir.

İstatistiksel Süreç ve Problem Çözme

İstatistiksel okuryazarlık, statik bir bilgi yığınından ziyade, dinamik bir problem çözme ve araştırma süreciyle ilişkilidir. İstatistiksel problem çözme süreci; problemin formüle edilmesi, verinin toplanması, verinin analizi ve sonuçların yorumlanması olmak üzere dört temel bileşenden oluşmaktadır. Bu süreç doğrusal olabileceği gibi, aşamalar arasında ileri ve geri geçişlerin yaşandığı döngüsel bir yapı da gösterebilmektedir. İstatistiksel okuryazar bir bireyden, bir araştırma sorusu oluşturabilmesi, bu soruya cevap verecek uygun verileri toplayabilmesi, verileri analiz etmek için uygun yöntemleri seçebilmesi ve elde ettiği bulguları bağlam çerçevesinde yorumlayarak çıkarımlarda bulunabilmesi beklenmektedir. Bu süreçte örneklem seçimi ve örneklemin evreni temsil yeteneği, sonuçların güvenilirliği açısından hayati önem taşımaktadır.

Eğitimdeki Yeri ve Önemi

Günümüzde eğitim sistemleri, öğrencilerin sadece işlem yapabilen değil, veriyi anlayabilen ve yorumlayabilen bireyler olarak yetişmesini hedeflemektedir. İstatistiksel okuryazarlık, matematik öğretim programlarının önemli bir parçası haline gelmiş ve öğrencilerin eleştirel değerlendirme becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. GAISE (Guidelines for Assessment and Instruction in Statistics Education) raporları gibi uluslararası rehberler, istatistik öğretiminin kavramsal anlamaya, aktif öğrenmeye ve gerçek veri kullanımına odaklanması gerektiğini vurgulamaktadır. 【4】Eğitim sürecinde, ders kitaplarındaki standart soruların ötesine geçilerek, öğrencilerin ilgisini çekecek, gerçek hayat bağlamları içeren ve eleştirel düşünmeyi teşvik eden görevlerin kullanılması önerilmektedir. Bu yaklaşım, öğrencilerin sadece formülleri ezberlemelerini değil, istatistiksel kavramların mantığını kavramalarını ve bunları farklı durumlara transfer edebilmelerini sağlamayı amaçlamaktadır.

Dipnotlar

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Ters Yüz Edilmiş Sınıf Modelinin Matematik Öğretiminde Kullanımı ve Etkileri

Ters Yüz Edilmiş Sınıf Modelinin Matematik Öğretiminde Kullanımı ve Etkileri

Matematik +1
Uluslararası Eğitim Günü

Uluslararası Eğitim Günü

Genel Kültür +2
Matematiksel Modelleme

Matematiksel Modelleme

Matematik +1
Günün Önerilen Maddesi
2/17/2026 tarihinde günün önerilen maddesi olarak seçilmiştir.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarŞehrinaz İrem Canbaba14 Şubat 2026 19:27

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İstatistiksel Okuryazarlık" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Kavramsal Çerçeve ve Tanımlar

  • İstatistiksel Okuryazarlık Modelleri

    • Gal’ın Modeli

    • Watson ve Callingham Modeli

  • Temel Bileşenler ve Göstergeler

    • Bilgi ve Beceri Bileşenleri

    • Bağlam ve Eleştirel Duruş

  • İstatistiksel Süreç ve Problem Çözme

  • Eğitimdeki Yeri ve Önemi

KÜRE'ye Sor