
İzmir Tulum Peyniri (T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı)
İzmir tulum peyniri; Ege Bölgesi’nde İzmir, Aydın, Manisa ve Balıkesir illerinde üretilen, yarı sert dokusu, gözenekli yapısı ve kendine has aromasıyla tanınan salamuralı bir peynir türüdür. Geleneksel olarak hayvan postu tulumlarda saklanan peynirlerden farklı olarak, üretim sürecinde teneke ambalajların kullanılması ve salamura içinde olgunlaştırılmasıyla ayırt edilir. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2022 yılında tescil edilerek "Mahreç İşareti" almıştır.【1】
Coğrafi Dağılım ve Köken
İzmir tulum peynirinin üretim havzası, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilen coğrafi sınır olan İzmir, Aydın, Manisa ve Balıkesir illerini kapsamaktadır. Bu peynir, Ege Bölgesi’nin en yaygın ve ekonomik değeri yüksek süt ürünlerinden biri olarak kabul edilir. Tarihsel kökeni incelendiğinde, bu peynir türünün Anadolu’daki göçebe Yörük kültürüyle doğrudan bağlantılı olduğu görülmektedir. Buzdolabının ve soğutma teknolojilerinin bulunmadığı dönemlerde, sütün dayanıklılığını artırmak amacıyla hayvan postu (tulum) içinde saklanmasıyla başlayan bu gelenek, zamanla yerleşik hayata geçiş ve ticari üretim talepleri doğrultusunda şekil değiştirmiştir.
Geleneksel üretimde kullanılan deri tulumlar, günümüzde yerini büyük ölçüde teneke ambalajlara bırakmıştır. Bu değişimle birlikte, halk arasında "Derili Tulum" ve "Teneke Tulumu" şeklinde bir ayrım oluşmuşsa da, İzmir tulum peyniri literatürde ve ticari hayatta daha çok teneke kutularda salamura içinde olgunlaştırılan formuyla özdeşleşmiştir.
Hammadde ve Süt Bileşimi
İzmir tulum peynirinin en belirleyici özelliği, üretiminde kullanılan sütün türü ve karışım oranlarıdır. Standart bir İzmir tulumunun elde edilmesi için kullanılan sütlerin, belirtilen coğrafi sınırdaki hayvanlardan temin edilmesi şarttır. Ürün bileşiminde kullanılan süt karışımı şu oranlardadır:
- %50 Koyun Sütü
- %25 Keçi Sütü
- %25 İnek Sütü
Bu oranlar, peynirin karakteristik tadını ve yapısını belirleyen temel unsurdur. Denetim süreçlerinde bu oranların doğruluğu, ELISA ve DNA temelli analiz yöntemleri (Real Time PCR) ile bilimsel olarak doğrulanmaktadır.【2】
Üretim Yöntemi
Peynirin üretim süreci, sütün pastörize edilmesi ve uygun sıcaklıkta mayalanmasıyla başlar. Pıhtılaşan süt (teleme), peynir altı suyunun atılması için baskı işlemine alınır. Baskıdan çıkan teleme kırılarak kuru tuzlama yapılır. İzmir tulum peynirini diğer tulum peynirlerinden ayıran temel fark, olgunlaştırma tekniğidir. Tuzlanan peynirler teneke kutulara yerleştirilir ve üzerine salamura (tuzlu su) eklenerek hava almayacak şekilde kapatılır. Bu yöntem, peynirin salamura içinde olgunlaşmasını ve kendine özgü dokusunu kazanmasını sağlar.
Endüstriyel üretimde genellikle standart starter kültürler tercih edilse de, yapılan araştırmalar geleneksel "peynir altı suyu kültürü" kullanımının peynirin kalitesi üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Peynir altı suyu kültürü kullanımı, peynirin protein yapısının (proteoliz) gelişimini, tekstürünü ve duyusal niteliklerini olumlu yönde etkileyerek geleneksel aromanın korunmasına katkı sağlamaktadır.
Fiziksel ve Duyusal Özellikler
İzmir tulum peyniri, fiziksel yapısı itibarıyla "yarı sert" (semi-hard) peynir grubunda sınıflandırılır. Kaliteli bir İzmir tulumunun en belirgin fiziksel özelliği, kesit yüzeyinde görülen gözenekli yapıdır. Tescil belgesinde belirtilen teknik standartlara göre, bu gözeneklerin çapı 50 ile 100 µm (mikrometre) arasında değişmeli ve peynir kalıbı üzerinde homojen bir dağılım göstermelidir.【3】 Peynirin rengi, hammadde olarak kullanılan süt türüne (koyun, keçi, inek) ve mevsimsel değişikliklere bağlı olarak porselen beyazından krem rengine kadar farklılık gösterebilir; ancak bu renk dağılımının Hunter renk skalasına uygun olması beklenmektedir.
Duyusal açıdan değerlendirildiğinde, İzmir tulum peyniri kendine özgü aromatik ve keskin bir profile sahiptir. Tadı literatürde "buruk" olarak tanımlanır. Bu karakteristik lezzet, üretimde kullanılan sütün yağ oranı, tuzlama tekniği ve en az 3-4 ay süren olgunlaşma periyodundaki proteoliz (protein parçalanması) ve lipoliz (yağ parçalanması) olayları sonucunda oluşur. Yapılan bilimsel çalışmalarda, üretimde "peynir altı suyu kültürü" kullanılmasının, peynirin sertlik (hardness) ve çiğnenebilirlik (gumminess) değerlerini etkilediği, ayrıca duyusal panellerde aroma yoğunluğunu artırarak geleneksel tada daha yakın sonuçlar verdiği tespit edilmiştir.
Kültürel Önem ve Tüketim
İzmir tulum peyniri, Ege Bölgesi mutfak kültürünün temel taşlarından biridir ve bölgenin gastronomi turizmi potansiyeli açısından "çekici bir unsur" olarak değerlendirilmektedir. Özellikle İzmir’in Bergama, Ödemiş, Tire, Karaburun, Seferihisar, Urla, Menemen, Foça, Çeşme ve Dikili gibi ilçeleri, bu peynirin geleneksel üretiminin ve tüketiminin yoğun olduğu merkezler olarak öne çıkmaktadır.
Tüketim alışkanlıkları incelendiğinde, ürünün kullanım alanı sadece kahvaltı sofralarıyla sınırlı değildir. Yöresel mutfakta; salatalarda, makarnalarda, pizzalarda, sandviçlerde ve çeşitli hamur işlerinde (börek, boyoz vb.) yaygın olarak kullanılır. Ayrıca Ege gastronomisinde kavun ve karpuz ile birlikte servis edilerek "meze" kültürünün de önemli bir parçası haline gelmiştir.


