Jerome Powell’a Yönelik Cezai Soruşturma (2026), Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı (Department of Justice – DOJ) tarafından, ABD Merkez Bankası (Federal Reserve) Başkanı Jerome H. Powell hakkında başlatılan federal nitelikli bir cezai inceleme sürecidir. Soruşturma, Powell’ın 2025 yılı Haziran ayında Senato Bankacılık Komitesi’ne verdiği ifadede, Federal Reserve’in 2,5 milyar dolarlık merkez bina yenileme projesine ilişkin beyanlarının doğruluğuna yönelik iddialar üzerine başlatılmıştır.

Jerome Powell - (Anadolu Ajansı)
Powell, 11 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığı’nın Federal Reserve’e "büyük jüri celbi" gönderdiğini ve bunun “yönetimin tehditleri ve süregelen baskısı” bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Soruşturma, Trump yönetimi ile Federal Reserve arasındaki faiz politikası anlaşmazlığı döneminde gerçekleşmiş ve ABD’de merkez bankası bağımsızlığına dair tartışmaları yeniden gündeme getirmiştir. 12 Ocak 2026 itibarıyla, soruşturma süreci resmi olarak sürmekte olup herhangi bir iddianame veya resmi suçlama yöneltilmemiştir.
Soruşturmanın Başlatılması
Adalet Bakanlığı’nın Tebliği
ABD Adalet Bakanlığı (Department of Justice – DOJ), 9 Ocak 2026 Cuma günü Federal Reserve’e büyük jüri celbi tebliğ etmiştir. Celp, Fed Başkanı Jerome Powell’ın Haziran 2025’te Senato Bankacılık Komitesi’nde verdiği ifadeyle bağlantılı olarak hazırlanmıştır
Federal Savcılar, Powell’ın ifadesinde Federal Reserve’in Washington, D.C.’deki merkez binasının 2,5 milyar dolarlık yenileme projesine ilişkin beyanlarında “yanlış veya eksik bilgi” bulunup bulunmadığını araştırmaya başlamıştır. Soruşturma, Washington DC Bölge Savcılığı (U.S. Attorney’s Office for the District of Columbia) tarafından yürütülmektedir.
ABD basınında yer alan haberlerde, soruşturmanın doğrudan Powell’ın “Kongre’yi yanlış yönlendirdiği iddiası” üzerine kurulu olduğu bildirilmiştir.
Jerome Powell’ın Açıklaması
Jerome Powell, 11 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Federal Reserve’in Adalet Bakanlığı tarafından celp edildiğini ve kendisine yönelik cezai iddianame tehdidinde bulunulduğunu duyurmuştur. Powell, “Cuma günü Adalet Bakanlığı, Federal Reserve’e büyük jüri celbi göndererek, geçen Haziran ayında Senato Bankacılık Komitesi’ne verdiğim ifadeyle bağlantılı cezai bir iddianame tehdidinde bulundu” ifadelerini kullanmıştır.
Powell açıklamasında, “Hukukun üstünlüğüne ve demokrasimizde hesap verebilirliğe derin bir saygı duyuyorum. Hiç kimse, elbette Federal Reserve Başkanı da dahil, kanunların üstünde değildir” sözleriyle süreci doğrulamıştır.
Powell, söz konusu tehdidin ifadesi veya yenileme projesiyle ilgisi bulunmadığını, bunun “önceden belirlenmiş bahaneler” olduğunu belirtmiştir. “Bu yeni tehdit geçen Haziran’daki ifademle ya da Federal Reserve binalarının yenilenmesiyle ilgili değildir. Bunlar bahanelerdir. Cezai suçlama tehdidi, Federal Reserve’in faiz oranlarını Başkan’ın tercihlerini takip etmek yerine kamu yararına hizmet edecek şekilde belirlemesinin bir sonucudur” ifadelerini kullanmıştır.
Powell, video mesajında ayrıca, “Bu, Fed’in faiz oranlarını kanıtlar ve ekonomik koşullara göre belirlemeye devam edip edemeyeceği ya da bunun yerine para politikasının siyasi baskı veya yıldırma yoluyla mı yönlendirileceğiyle ilgilidir” açıklamasında bulunmuştur.
Jerome Powell açıklaması, 11 Ocak 2026 - (Federal Reserve)
Powell, aynı açıklamasında, dört farklı başkanlık döneminde görev yaptığını vurgulamış ve “Dört yönetim altında, hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar döneminde Federal Rezerv'de görev yaptım. Her durumda, siyasi korku veya kayırma olmadan görevlerimi yerine getirdim ve yalnızca fiyat istikrarı ve maksimum istihdam görevimize odaklandım. Kamu hizmeti bazen tehditler karşısında kararlı durmayı gerektirir. Senato’nun beni onayladığı görevi, dürüstlükle ve Amerikan halkına hizmet etme taahhüdüyle sürdüreceğim” sözlerini dile getirmiştir.
Soruşturmanın Arka Planı
Yenileme Projesi ve Kongre İfadesi
Federal Reserve binasının yenilenmesi projesi, Washington D.C.’deki Eccles Binası ve 1951 Constitution Avenue adresindeki yapıların kapsamlı restorasyonunu içermektedir. Proje, 1930’larda inşa edilen bu binaların ilk büyük ölçekli onarımı olarak tanımlanmıştır.
Federal Reserve yetkilileri, yenileme çalışmalarının amaçlarını “sağlık ve güvenlik standartlarının güncellenmesi, asbest ve kurşun kalıntılarının temizlenmesi, elektrik ve havalandırma sistemlerinin modernizasyonu” olarak açıklamıştır.
Projenin maliyeti başlangıçta 2,5 milyar dolar olarak belirlenmiş ancak Trump yönetimi tarafından bu miktarın “fazlasıyla yüksek” olduğu yönünde eleştiriler yapılmıştır. Başkan Donald Trump, 30 Aralık 2025’te yaptığı açıklamada “Bu projenin maliyeti 4 milyar doları aşacak. Bu, dünyada metrekare başına en yüksek inşaat maliyeti olacak” ifadelerini kullanmıştır.
Haziran 2025’te Fed Başkanı Powell, Senato Bankacılık Komitesi’nde yaptığı yarı yıllık para politikası sunumunda, söz konusu projenin kapsamı hakkında açıklamalarda bulunmuştur. Komitede kendisine yöneltilen sorular üzerine Powell, “Yeni bir VIP yemek salonu yok. Yeni mermerler yok. Özel asansörler yok. Yeni su tesisleri, arı kovanları ya da çatı teras bahçeleri yok” diyerek binanın lüks harcamalarla ilişkilendirilmediğini ifade etmiştir
25 Temmuz 2025’te Başkan Donald Trump, yenileme çalışmalarını yerinde incelemek üzere Federal Reserve binasını ziyaret etmiş ve Powell’dan proje hakkında bilgi almıştır. Ziyaret sırasında medyaya yansıyan görüntülerde iki isim arasında projenin maliyeti konusunda anlaşmazlık yaşandığı bildirilmiştir.
Trump Yönetimi ile Uzun Süreli Gerilim
Donald Trump, başkanlığa ikinci kez seçilmesinin ardından Federal Reserve’in faiz oranlarını düşürmekte “geç kaldığını” belirterek Powell’ı sık sık kamuoyu önünde eleştirmiştir. Trump, Powell için “Mr. Too Late” (“Bay Çok Geç”) ifadesini kullanmıştır.
Trump yönetimi, Federal Reserve’in faiz politikalarının ekonomik büyümeyi yavaşlattığını ileri sürmüş, Powell’ın görevden alınması olasılığını gündeme getirmiştir. Trump’ın daha önce de “Onu görevden almayı çok isterim” sözleriyle bu konudaki niyetini dile getirdiği bildirilmiştir.
2025 yılının ikinci yarısında Fed, faiz oranlarını üç kez ardışık olarak düşürmüştür ancak Trump yönetimi bu oranların hala yüksek olduğunu savunmuştur. 25 Ağustos 2025’te Başkan Trump, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook’u görevden alma kararı almış, Cook’a “ipotek dolandırıcılığı” suçlaması yöneltilmiştir. Cook’un görevden alınmasına ilişkin dava halen ABD Yüksek Mahkemesi (Supreme Court) önündedir.
Soruşturmanın başladığı dönemde, Powell’ın başkanlık süresinin Mayıs 2026’da sona ereceği, ancak Fed Yönetim Kurulu üyeliğinin Ocak 2028’e kadar devam edeceği bildirilmiştir.
Bu süreçte Trump yönetiminin, P"owell’ın yerine geçecek isim için çeşitli adayları değerlendirmeye başladığı" belirtilmiştir. Bu adaylar arasında National Economic Council Direktörü Kevin Hassett, eski Fed Guvernörü Kevin Warsh ve BlackRock Global Fixed Income yöneticisi Rick Rieder bulunmaktadır.
Tepkiler ve Siyasi Yansımalar
Kongre ve Partiler Arası Tepkiler
Cezai soruşturmanın duyurulmasının ardından hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat Parti üyeleri konuya ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) soruşturma kararını eleştirmiş ve sürecin kurumlar arası bağımsızlığı zedelediğini belirtmiştir. Tillis, “Eğer Trump yönetiminde yer alan danışmanların Federal Reserve’in bağımsızlığını sona erdirmeye çalıştığına dair hâlâ şüphe varsa, artık kalmamalıdır.” ifadelerini kullanmıştır.
Tillis ayrıca, “Bu yasal süreç tamamen sonuçlanana kadar, Fed’e yapılacak hiçbir atamayı—yaklaşan Fed Başkanlığı dâhil—onaylamayacağım.” açıklamasında bulunmuştur.
Bazı Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyeleri de Adalet Bakanlığı’nın hamlesini “kurumsal güven sorunu yaratabilecek bir gelişme” olarak nitelendirmiştir. Politico tarafından aktarılan bilgilere göre, bir Cumhuriyetçi temsilci “Her konuda kendi isteklerini zorla kabul ettirmek için hiçbir sınır tanımayacaklar mı? Yönetim, kendilerinin bile ulaşamayacağı bir standart koyuyor ve bu bizi bir nesil boyunca etkileyecek.” demiştir.
Demokrat Parti kanadında da eleştiriler gelmiştir. Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, DOJ’un kararını “yürütme müdahalesi” olarak tanımlamış, Demokrat Senatör Elizabeth Warren ise soruşturmayı “Fed bağımsızlığını ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim” olarak nitelemiştir.
Senato Bankacılık Komitesi üyelerinden bazıları, Adalet Bakanlığı’nın soruşturmasını “olağandışı bir zamanlamada” başlattığını belirtmiştir. Bu açıklamaların ardından Senato’da, DOJ’un yargı bağımsızlığıyla ilgili yetkileri konusunda yeni bir inceleme yapılması gündeme gelmiştir.
Beyaz Saray ve Trump’ın Açıklamaları
ABD Başkanı Donald Trump, 12 Ocak 2026 tarihinde NBC News’e verdiği röportajda, Adalet Bakanlığı’nın başlattığı soruşturma hakkında kendisinin doğrudan bir rolü olmadığını ifade etmiştir. Trump, “Bu konuda hiçbir bilgim yok, ama o kesinlikle Fed’de iyi bir başkan değil ve bina inşa etmekte de iyi değil” ifadelerini kullanmıştır. Aynı röportajda Trump, Powell’a yönelik olarak “Onu baskı altında tutması gereken şey, faiz oranlarının çok yüksek olmasıdır.” demiştir.
Trump, 2025 yılı Aralık ayında yaptığı açıklamada, Powell’a karşı “yetersizlik davası” açmayı değerlendirdiklerini de dile getirmiştir. Başkan, “Powell’a karşı yetersizlik nedeniyle açılacak bir dava değerlendiriliyor” ifadelerini kullanmıştır. Beyaz Saray yetkilileri, konuyla ilgili yapılan basın toplantılarında doğrudan yorum yapmamış ve “devam eden adli bir sürece müdahale edilemeyeceğini” belirtmiştir.
Ekonomik ve Finansal Etkiler
Soruşturmanın kamuoyuna açıklanmasının ardından, 11-12 Ocak 2026 tarihlerinde finansal piyasalarda "belirgin dalgalanmalar" yaşandığı bildirilmiştir. ABD doları, diğer para birimlerine karşı değer kaybetmiş; dolar endeksi (dollar index) %0,2 oranında düşüş göstermiştir. Sterlin (pound sterling) dolar karşısında yaklaşık 0,5 sent artışla 1,3440 dolar seviyesine yükselmiştir.
Aynı gün uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı 4.600 dolar seviyesine ulaşarak tüm zamanların en yüksek değerini görmüştür. ABD hisse senedi vadeli işlemleri düşüş göstermiştir. S&P 500 endeksi %0,75, Dow Jones Industrial Average endeksi %0,65, Nasdaq 100 endeksi ise %1 oranında gerilemiştir.
Avrupa borsalarında da negatif açılışlar kaydedilmiştir. Londra merkezli FTSE 100 endeksi 18 puan düşüşle işlem görmüş, Fransa CAC endeksi %0,2 azalmış, Almanya DAX endeksi yatay seyretmiştir. Hargreaves Lansdown kıdemli analisti Matt Britzman, durumu “Küresel piyasalar bu sabah temkinli başladı; yatırımcılar yeni politik dalgalanma ve artan jeopolitik risklerle mücadele ediyor” sözleriyle aktarmıştır.
Ekonomi çevreleri, DOJ’un soruşturmasının duyurulmasıyla birlikte merkez bankası bağımsızlığı konusundaki endişelerin arttığını bildirmiştir. Goldman Sachs Başekonomisti Jan Hatzius, 2026 Goldman Sachs Global Strategy Conference’da yaptığı konuşmada, “Federal Reserve Başkanı Jerome Powell’a yöneltilen cezai iddianame tehdidi, merkez bankası bağımsızlığının zayıflatıldığı yönündeki endişeleri pekiştirmiştir” ifadelerini kullanmıştır.
Hatzius, Powell’ın kalan görev süresince kararlarını yalnızca ekonomik verilere dayandıracağına inandığını belirterek “Powell’ın kalan görev süresinde kararlarını ekonomik verilere dayandıracağı ve herhangi bir yönde etkilenmeyeceği konusunda hiçbir şüphem yok” sözlerini dile getirmiştir.
Pennsylvania Üniversitesi’nden Fed tarihçisi Peter Conti-Brown, durumu “Trump’ın başkanlığında bir dönüm noktası ve Amerikan merkez bankacılığı tarihinde düşük bir nokta” olarak nitelemiştir. Brookings Institution kıdemli üyesi ve eski Fed Başkan Yardımcısı Donald Kohn, Politico’ya yaptığı açıklamada, “Tarih bize gösteriyor ki merkez bankasının bağımsızlığı tehlikeye girdiğinde olumsuz sonuçlar yaşanır” ifadelerini kullanmıştır.


