sb-image

Julius Robert Oppenheimer

Robert Oppenheimer (1904–1967), Alman kökenli Yahudi asıllı Amerikalı teorik fizikçidir. Manhattan Projesi kapsamında Los Alamos Laboratuvarı’nın bilimsel direktörü ve atom bombasının geliştirilme sürecinin başlıca yöneticilerinden biridir.
fav gif
Kaydet
kure star outline
Ai badge logo

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

Doğum tarihi
22 Nisan 1904
Ölüm tarihi
18 Şubat 1967
Eş (ler)
Katherine “Kitty” Puening Oppenheimer
Görevleri
1942–1945: Los Alamos Laboratuvarı Bilimsel Direktörü1947–1966: Institute for Advanced Study Direktörü
Çocuk (lar)
Peter OppenheimerKatherine (Toni) Oppenheimer
Tam adı
Julius Robert Oppenheimer
Mesleği
Teorik fizikçi
Bilimsel katkıları
Max Born ile birlikte Born–Oppenheimer Yaklaşımı1930’lu yıllarda kara delikler ve nötron yıldızları üzerine çalışmalarManhattan Projesi kapsamında atom bombasının araştırma ve tasarım sürecinin yönetimi
Uzmanlık alanları
Kuantum mekaniğiMolekül kuramıNötron fiziğiNükleer silah araştırmaları

Robert Oppenheimer, 22 Nisan 1904’te New York’ta doğmuş, 18 Şubat 1967’de Princeton, New Jersey’de ölmüş Alman kökenli Yahudi asıllı Amerikalı teorik fizikçidir. Kuantum mekaniği alanındaki çalışmaları ve Max Born ile birlikte geliştirdiği Born–Oppenheimer Yaklaşımı ile tanınmıştır.

Doğumu ve Aile Kökeni

Robert Oppenheimer, 22 Nisan 1904 tarihinde New York’ta doğdu. Tam adı Julius Robert Oppenheimer’dı. Ailesi Alman kökenliydi. Babası Julius Oppenheimer, Almanya’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmişti. Amerika’ya geldiğinde İngilizce bilmiyordu ve maddi imkânları sınırlıydı. Tekstil ithalatı alanında çalışarak kısa sürede ekonomik başarı elde etti. Yaklaşık on yıl içinde önemli bir servet kazandı ve ailesini Manhattan’da Riverside Drive üzerindeki lüks bir apartman dairesine taşıdı. Ailenin yaşadığı konutta Avrupa sanatına ait eserler bulunduğu; van Gogh, Cézanne ve Gauguin gibi ressamların tablolarının yer aldığı aktarılmaktadır.【1】Annesi Ella Friedman Oppenheimer ressamdı. Oppenheimer’ın Frank adında bir erkek kardeşi vardı; Frank Oppenheimer ilerleyen yıllarda fizik alanında çalıştı.


Oppenheimer'ın, çocukluk yıllarında mineralojiyi, şiir yazmayı ve bilimsel konuları ilgi alanı hâline getirdiği bilinmektedir.【2】 Küçük yaşta akademik yetenekler sergilemişti; Yunanca, Latince, Fransızca ve Almanca okuyup yazabilmekteydi.


Eğitimi ve Akademik Gelişimi

Robert Oppenheimer, 1911 yılında New York’taki Ethical Culture School’a kaydoldu. Bu okul, rasyonalizm ve seküler hümanizm ilkelerine dayanan Ethical Culture Society tarafından kurulmuştu. 1921 yılında okuldan sınıf birincisi olarak mezun oldu.


Mezuniyetinin ardından Almanya’ya yaptığı bir seyahatte dizanteriye yakalandı. Hastalığı nedeniyle üniversite eğitimine hemen başlayamadı. 1922 baharında babasının teşvikiyle sağlığını toparlamak amacıyla New Mexico’ya gitti. Bu dönemde at binmeyi öğrendi ve New Mexico’nun dağlık bölgelerine ilgi duydu. Bu coğrafyaya yönelik ilgisi sonraki yıllarda da devam etti.


1922 sonbaharında Harvard Üniversitesi’ne kaydoldu. Başlangıçta kimya eğitimi aldı; kısa süre içinde fiziğe yöneldi. Harvard’daki eğitimi sırasında matematik, fizik, felsefe, Doğu dinleri, Fransız ve İngiliz edebiyatı dersleri aldı. Yoğun bir ders programı izledi ve lisans eğitimini üç yılda tamamladı. 1925 yılında summa cum laude derecesiyle mezun oldu.【3】


1925’te İngiltere’ye giderek Cambridge Üniversitesi Cavendish Laboratuvarı’nda J. J. Thomson’ın yanında çalışmaya başladı. Deneysel çalışmalara uyum sağlamakta zorlandı. Deneysel fizikten çok kuramsal fiziğe ilgi duydu. 1926 yılında Almanya’daki Göttingen Üniversitesi’ne geçti ve Max Born’un yanında çalıştı. Bu dönemde Niels Bohr başta olmak üzere dönemin önde gelen fizikçileriyle temas kurdu.


1927 yılında doktorasını tamamladı. Doktora sonrasında Harvard, California Institute of Technology (Caltech), Leiden ve Zürih gibi merkezlerde bulundu.


1929 yılında hem Caltech’ten hem de Kaliforniya Üniversitesi Berkeley kampüsünden öğretim üyeliği teklifleri aldı. Her iki kurumu da kabul ederek zamanını Pasadena ve Berkeley arasında paylaştırdı. Berkeley’de teorik fizik alanında bir araştırma çevresi oluşturdu.

Bilimsel Çalışmaları

Robert Oppenheimer, 1920’li yılların ikinci yarısında kuantum mekaniğinin gelişim sürecinde yer aldı. Göttingen Üniversitesi’nde Max Born’un yanında kuantum fiziğinin kuramsal çerçevesi üzerine araştırmalar yürüttü.


1927 yılında Max Born ile birlikte moleküler yapıların kuantum kuramı çerçevesinde incelenmesine yönelik bir çalışma yayımladı. Bu çalışma, daha sonra Born–Oppenheimer Yaklaşımı adıyla anıldı ve moleküllerin kuantum kuramına dayalı açıklanmasında temel bir yöntem olarak yer aldı.


1930’lu yıllarda kara delikler ve nötron yıldızları üzerine özgün çalışmalar gerçekleştirdi. Kuantum mekaniğinin temel problemleri üzerine dersler verdi ve araştırmalar yaptı. Bu dönemde Berkeley, teorik ve deneysel fizik alanında önemli bir merkez hâline geldi.【4】


1941 yılında Ernest Lawrence ile birlikte atom bombası geliştirilmesine ilişkin sorular üzerinde çalışmaya başladı. Lawrence’ın siklotronu aracılığıyla uranyum izotoplarının ayrıştırılmasına yönelik çalışmalarla bağlantılı araştırmalara katıldı.


1942 yılı başında Kaliforniya Üniversitesi Berkeley’de hızlı nötron teorik fiziği üzerine bir program organize etti. Aynı yıl Chicago Met Lab’de hızlı nötron fiziği çalışmalarında yer aldı ve nötron fiziği programının genel çerçevesini hazırladı. 1942 yazında Berkeley’de atom bombası tasarımının temel ilkelerini inceleyen kuramsal bir çalışma grubunu bir araya getirdi. Bu çalışmalar, atom bombasına ilişkin erken kuramsal çerçevenin oluşturulmasına katkı sağladı.

Siyasi Eğilimleri ve Toplumsal Çevresi

1930’lu yıllarda Oppenheimer’ın siyasi ilgisi belirginleşti. Bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nde komünizm bazı çevrelerde bir tehditten çok bir moda olarak görülmekteydi.【5】1929 ekonomik bunalımı ve Avrupa’daki siyasal gelişmeler, özellikle İspanya İç Savaşı, dönemin ideolojik atmosferini etkiledi. Oppenheimer, daha önce günlük siyasetle yakından ilgilenmeyen bir yaşam sürmesine karşın, bu yıllarda sol çevrelerle temas kurdu.【6】

Jean Tatlock ile İlişkisi

1936 yılında Jean Tatlock ile ilişki kurdu. Tatlock, tıp öğrencisi ve Komünist Parti üyesiydi. Tatlock aracılığıyla Batı Yakası’ndaki sol çevrelerle tanıştı. Bu çevreler arasında daha sonra Amerikan karşıtı faaliyetler kapsamında soruşturmalara konu olan isimler de bulunuyordu.


Tatlock ile ilişkisi 1939 yılı başlarında sona erdi. Tatlock, 1944 yılında yaşamına son verdi. Oppenheimer’ın Tatlock ile ilişkisi ve bu çevrelerle teması, ilerleyen yıllarda güvenlik soruşturmalarında gündeme geldi.【7】


Oppenheimer, komünist eğilimli kişi ve çevrelerle ilişkisi nedeniyle siyasi açıdan tartışmalı bir konumda yer aldı. Kardeşi Frank Oppenheimer Komünist Parti üyeliğini kabul etmişti.【8】


II. Dünya Savaşı sırasında Manhattan Projesi kapsamındaki güvenlik değerlendirmelerinde geçmişteki bu temasları gündeme geldi. 1950’li yıllarda yürütülen güvenlik soruşturmalarında, 1930’lu yıllardaki siyasi bağlantıları incelendi.

Manhattan Projesi ve Los Alamos Laboratuvarı’nın Kuruluşu 

1942 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde atom bombası geliştirme çalışmaları kurumsal bir çerçeveye alındı. Bu çalışmalar başlangıçta S-1 Komitesi bünyesinde yürütüldü. 18 Eylül 1942’de General Leslie Groves’un askeri sorumluluğu üstlenmesiyle birlikte faaliyetler Manhattan Engineer District adı altında yeniden örgütlendi.【9】 Bu yapı daha sonra Manhattan Projesi (Manhattan Project) olarak anıldı. Manhattan Projesi, ülkenin farklı bölgelerinde yürütülen araştırma, üretim ve mühendislik faaliyetlerini kapsayan geniş ölçekli bir askeri-bilimsel programdı.


Oppenheimer, hızlı nötron araştırmalarındaki çalışmaları nedeniyle S-1 Komitesi içinde görev aldı. Groves’un desteğiyle, Manhattan Projesi kapsamında New Mexico’da kurulacak gizli laboratuvarın bilimsel direktörlüğüne atandı. Bu laboratuvar, projenin araştırma ve tasarım merkezi olarak planlandı ve Los Alamos Laboratuvarı adıyla yapılandırıldı.


Groves ve Oppenheimer, New Mexico’daki çeşitli bölgeleri inceledi. Jemez Springs çevresi uygun bulunmadı. Bunun üzerine Oppenheimer, Los Alamos Ranch School’un bulunduğu mesa bölgesini önerdi. Coğrafi yalıtım ve güvenlik koşulları nedeniyle bu alan tercih edildi. Ordu kısa süre içinde araziyi satın aldı ve askeri denetim altında geçici barakalar ile laboratuvar binaları inşa edildi.


Manhattan Projesi’nin farklı üretim tesisleri ve araştırma merkezleri birbirinden bağımsız güvenlik düzenlemeleri altında faaliyet gösterdi. Los Alamos Laboratuvarı ise atom bombasının kuramsal tasarımı ve son montaj çalışmalarının yürütüldüğü merkez konumundaydı. Oppenheimer burada kuramsal ve deneysel fizikçileri bir araya getirdi ve bilimsel faaliyetleri koordine etti. Laboratuvarda çalışan bilim insanları ve aileleri sıkı güvenlik koşulları altında bölgede yaşadı ve çalışmalarını sürdürdü. Deneysel ve kuramsal ekipler atom bombasının tasarımı üzerinde yoğunlaştı.


“Little Boy” ve “Fat Man” Tasarımları

Los Alamos’ta iki farklı bomba tasarımı geliştirildi. “Little Boy” kod adlı tasarım, uranyum kütlelerinin ateşli silah mekanizmasına benzer bir yöntemle birleştirilmesine dayanıyordu. Bir uranyum parçası diğerine doğru ateşleniyor, kritik kütleye ulaşıldığında zincirleme reaksiyon başlıyordu. Patlama gücü yaklaşık 15.000 ton TNT’ye eşdeğerdi.【10】


“Fat Man” kod adlı tasarım ise plütonyum çekirdeğin küresel biçimde yerleştirilmiş konvansiyonel patlayıcılarla eşzamanlı olarak sıkıştırılmasına dayanıyordu. Patlayıcıların infilakı sonucu plütonyum kritik kütleye ulaşıyor ve zincirleme reaksiyon gerçekleşiyordu. Bu tasarımın patlama gücü yaklaşık 20.000 ton TNT’ye eşdeğerdi.【11】 Tasarımın daha karmaşık olması nedeniyle, Amerika Birleşik Devletleri topraklarında gerçekleştirilecek ilk test bu model üzerinden yapıldı.


16 Temmuz 1945’te New Mexico’da Trinity adı verilen ilk atom bombası denemesi gerçekleştirildi. Patlama sonucunda mantar biçimli bir bulut yükseldi. Patlama noktasında yaklaşık 800 metre çapında bir krater oluştu ve çevredeki kum tabakası camlaştı.


Oppenheimer, denemeye tanıklık edenler arasındaydı. Yıllar sonra bu anı, Bhagavad Gita’dan bir alıntıyla ifade etti: “Şimdi ben ölümün kendisine dönüştüm, dünyaları yok eden.”【12】

Hiroşima ve Nagazaki’nin Bombalanması

6 Ağustos 1945’te “Little Boy” kod adlı uranyum bombası Hiroşima’ya atıldı. Şehirdeki on binlerce bina yıkıldı ve çok sayıda sivil ile askeri personel yaşamını yitirdi. Üç gün sonra “Fat Man” kod adlı plütonyum bombası Nagazaki’ye atıldı.


Bu saldırılar II. Dünya Savaşı’nın son aşamasında gerçekleşti. Almanya’nın 6 Mayıs 1945’te şartsız teslim olmasından sonra, atom bombalarının Japonya’ya karşı kullanılması kararlaştırıldı. Bombalamalar sonrasında Japonya teslim oldu.

Atom Bombası Sonrası Tutumu

II. Dünya Savaşı’nın ardından Oppenheimer, atom bombasının kullanımının sonuçları karşısında kamuoyunda ve siyasi çevrelerde öne çıkan isimlerden biri hâline geldi. 1945 yılı Ekim ayında Başkan Harry S. Truman ile Beyaz Saray’da görüştü. Görüşmede atom bombalarının kullanımından duyduğu vicdani rahatsızlığı dile getirdi ve bilim insanlarının sorumluluğuna değindi.【13】


Başkan Truman’ın bu yaklaşımı hoş karşılamadığı aktarıldı. Truman’ın, bombanın kullanımına ilişkin sorumluluğun siyasi otoriteye ait olduğunu vurguladığı ve Oppenheimer’ı “ağlayan bilim insanı” olarak nitelediği belirtilmektedir.【14】


Savaş sonrasında Oppenheimer, atom enerjisinin uluslararası denetime tabi tutulmasını savundu. Atom Enerjisi Komisyonu’nun Genel Danışma Komitesi Başkanı olarak görev yaptı.


Bilimsel bilginin açık dolaşımı ve uluslararası iş birliği vurgusu, bu dönemdeki görüşlerinin temel unsurları arasında yer aldı. Bilimsel gelişmelerin askeri rekabet yerine uluslararası diyalog ve denetim mekanizmaları çerçevesinde ele alınması gerektiğini savundu.【15】


Oppenheimer, Atom Enerjisi Komisyonu bünyesindeki görevinde hidrojen bombasının geliştirilmesine karşı çıktı. Bu silahın askeri ve etik sonuçlarına dikkat çekti. Soğuk Savaş koşullarında bu tutum tartışmalı bulundu. Hidrojen bombasının geliştirilmesine yönelik itirazları, ilerleyen yıllarda güvenlik soruşturması sürecinde aleyhine değerlendirildi.

Güvenlik Soruşturması ve Yetki İptali

1949 yılında Sovyetler Birliği’nin ilk atom bombasını denemesi Amerika Birleşik Devletleri’nde ciddi bir güvenlik kaygısı yarattı. Los Alamos’taki savaş dönemi çalışmalarına ilişkin bilgilerin Sovyetler Birliği’ne aktarılmış olabileceği yönünde şüpheler gündeme geldi. Oppenheimer’ın 1930’lu yıllarda sol çevrelerle kurduğu ilişkiler, Jean Tatlock ile bağlantısı ve komünizmle ilişkilendirilen temasları yeniden incelendi.


Soğuk Savaş döneminde artan anti-komünist atmosfer içinde, Senatör Joseph McCarthy’nin öncülük ettiği soruşturmalar Washington’da etkili oldu. AEC bünyesinde Oppenheimer’ın güvenlik riskine yol açıp açmadığı değerlendirildi. AEC Başkanı Lewis Strauss, Oppenheimer ile yaşadığı görüş ayrılıkları ve özellikle hidrojen bombası konusundaki tutumu nedeniyle onunla karşı karşıya geldi.【16】


1954 yılında Oppenheimer hakkında resmi bir güvenlik duruşması yapıldı. Duruşmalar sırasında geçmişte komünist çevrelerle temasları, Haakon Chevalier ile bağlantısı ve siyasi eğilimleri ayrıntılı biçimde sorgulandı. Edward Teller ve bazı diğer isimler tanıklık yaptı. Teller, Oppenheimer’ın güvenlik izni almaması yönünde görüş bildirdi.【17】


Bu süreçte, geçmişte komünist çevrelerle ilişkisi güvenlik riski olarak değerlendirildi ve güvenlik izni iptal edildi. Kararda sadakatsizlik yönünde açık bir kanıt bulunmadığı ifade edilmekle birlikte, güvenlik açısından sakıncalı görüldüğü belirtildi. Güvenlik izninin iptali, Oppenheimer’ın hükümetle olan resmi bağının fiilen sona ermesine yol açtı ve kamuoyu nezdindeki konumunu etkiledi.【18】

Son Yılları ve Ölümü

1954 yılında güvenlik izninin iptal edilmesinden sonra Robert Oppenheimer, federal düzeydeki resmi görevlerinden uzaklaştı. Institute for Advanced Study’deki direktörlük görevini sürdürdü ve akademik faaliyetlerine devam etti. Bu dönem, kamu politikası üzerindeki etkisinin azaldığı ancak entelektüel çalışmalarını sürdürdüğü bir aşama oldu.


1963 yılında Atom Enerjisi Komisyonu’nun en yüksek onuru olan Enrico Fermi Ödülü ile onurlandırıldı.【19】 Ödül, Başkan Lyndon B. Johnson tarafından takdim edildi. Bu gelişme, 1950’li yıllardaki güvenlik soruşturmasının ardından federal düzeyde sembolik bir iade-i itibar olarak değerlendirildi.


1966 yılında kendisine gırtlak kanseri teşhisi konuldu. 18 Şubat 1967 tarihinde Princeton, New Jersey’de hayatını kaybetti. Külleri, Amerika Birleşik Devletleri Virgin Adaları açıklarında denize serpiştirildi.

Kültürel Temsili ve Biyografik Yorumlar

J. Robert Oppenheimer’ın yaşamı ve atom bombasının geliştirilme süreci, 2023 yılında Christopher Nolan tarafından yönetilen “Oppenheimer” adlı biyografik filmde konu edildi. Film, Oppenheimer’ın hayatını ve Manhattan Projesi kapsamındaki çalışmalarını merkeze aldı. Başrolde Cillian Murphy yer aldı; Robert Downey Jr. yardımcı erkek oyuncu rolüyle dikkat çekti.


Film, dünya çapında 954 milyon dolar hasılat elde etti.【20】 ABD Akademi Ödülleri’nde 13 dalda aday gösterildi ve “En İyi Film” dâhil olmak üzere 7 Oscar kazandı.【21】 Christopher Nolan “En İyi Yönetmen”, Cillian Murphy “En İyi Erkek Oyuncu”, Robert Downey Jr. ise “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülünü aldı.【22】

Japonya’daki Gösterim Tartışmaları

Film, Temmuz 2023’te birçok ülkede gösterime girdi; Japonya’da ise daha geç bir tarihte vizyona sokuldu. Gecikmenin, filmin içeriği ve tanıtımına ilişkin tartışmalardan kaynaklandığı ifade edildi. Film, atom bombasının “insani bedelini göz ardı ettiği” gerekçesiyle eleştirildi.【23】


Japon kamuoyunda, atom bombasının geliştirilme sürecini anlatan bir yapımın ödül alması tartışma konusu oldu. Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının üzerinden 78 yıl geçmişken, bazı Japon vatandaşlar filmin ödüllendirilmesine tepki gösterdi.


Bazı Japon yurttaşlar filmi izlemek istemediklerini belirtti. Atom bombasının yol açtığı yıkımın yeterince bilinmediğini, genç kuşakların savaşın gerçeklerini düşünmesi gerektiğini ifade eden görüşler kamuoyuna yansıdı.

Charles Oppenheimer’ın Açıklamaları

Oppenheimer’ın torunu Charles Oppenheimer, Tokyo’da düzenlediği bir basın toplantısında nükleer silahlara karşı olduğunu açıkladı. Dünyanın “her zamankinden daha tehlikeli yeni bir döneme” girdiğini belirtti.【24】 Nükleer güce sahip ülkeler arasında diyaloğun artırılması gerektiğini vurguladı. ABD, Çin ve Rusya arasındaki gerginliğin iletişim eksikliği hâlinde küresel ölçekte tehlike oluşturabileceğini ifade etti.


Charles Oppenheimer, nükleer enerjinin dünyayı yok etmek yerine kurtarmak amacıyla kullanılabileceğini söyledi. Nükleer teknolojinin barışçıl kullanımını savunan “Oppenheimer Projesi” adlı bir sivil toplum kuruluşunun kurucusudur.

Dipnotlar

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEvren Duranlı28 Nisan 2025 06:42
Avatar
YazarNazlı Kemerkaya17 Şubat 2026 12:29
Katkı Sağlayanlar
Katkı Sağlayanları Gör
Katkı Sağlayanları Gör

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Julius Robert Oppenheimer" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Doğumu ve Aile Kökeni

  • Eğitimi ve Akademik Gelişimi

  • Bilimsel Çalışmaları

  • Siyasi Eğilimleri ve Toplumsal Çevresi

    • Jean Tatlock ile İlişkisi

  • Manhattan Projesi ve Los Alamos Laboratuvarı’nın Kuruluşu

    • “Little Boy” ve “Fat Man” Tasarımları

    • Hiroşima ve Nagazaki’nin Bombalanması

  • Atom Bombası Sonrası Tutumu

  • Güvenlik Soruşturması ve Yetki İptali

  • Son Yılları ve Ölümü

  • Kültürel Temsili ve Biyografik Yorumlar

    • Japonya’daki Gösterim Tartışmaları

    • Charles Oppenheimer’ın Açıklamaları

KÜRE'ye Sor