+2 Daha
Batığın Türü | Gemi batığı | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Ülke | Türkiye | ||||||||
İl / İlçe | Antalya / Demre | ||||||||
Konumu | Kekova Adası’nın batısında, dar bir boğazın girişinde | ||||||||
Bulunduğu Deniz | Akdeniz | ||||||||
Dönemi | Erken Tunç Çağı | ||||||||
Tarihleme | Ön raporda yaklaşık MÖ 3300–3000, sonraki değerlendirmede yaklaşık MÖ 2700–2400 önerilmiştir | ||||||||
Keşif Yılı | 2024 | ||||||||
Derinliği | 20-24 metre | ||||||||
Görünür Buluntu Alanı | Yaklaşık 500 m² | ||||||||
Başlıca Buluntular | Düz dipli, yan kulplu seramik kaplar ve kap parçaları | ||||||||
Erken Dönem Gözlenen Kap Sayısı | 18 | ||||||||
Araştırmayı Yürüten Üniversite | Akdeniz Üniversitesi | ||||||||
Araştırmanın Bilimsel Sorumlusu | Hakan Öniz | ||||||||
Kekova Erken Tunç Çağı Batığı, Antalya’nın Demre ilçesinde, Kekova Adası yakınlarında yer alan ve seramik buluntuları Erken Tunç Çağı’na tarihlendirilen bir gemi batığıdır. Akdeniz Üniversitesi’nin 2024 yılında yürüttüğü su altı araştırmalarında belgelenen batık, başlıca büyük seramik saklama ve taşıma kaplarından oluşan yüküyle tanınmaktadır.【1】 Ahşap gövdesi günümüze ulaşmayan geminin taşıdığı kapların biçimleri, üretim özellikleri ve olası kökenleri, Doğu Akdeniz’deki erken deniz ticareti ilişkilerinin araştırılmasına veri sağlamıştır. Batığın kesin tarihi, kapların içerikleri ve geminin izlediği güzergâh üzerindeki incelemeler sürmektedir.【2】
Batık, Kekova Adası’nın batısındaki dar bir boğazın girişinde, 20–24 metre derinlikteki bir deniz tabanı yamacında yer almaktadır. Kıyıdan yaklaşık 60 metre derinliğe kadar uzanan bu yamaç, yaklaşık 30 derecelik bir eğime sahiptir. Deniz tabanı kumluk ve kayalık kesimlerden oluşmaktadır. Batıkla ilişkilendirilen seramik kalıntıları, yaklaşık 25 × 20 metre boyutlarında, 500 metrekarelik bir alana yayılmıştır.【3】 Bu ölçüler, deniz tabanında görülebilen kalıntıların dağılımını göstermektedir. Kum altında ve daha derin kesimlerde başka buluntuların bulunabileceği değerlendirilmiştir. Aynı araştırma aşamasında alan 50 metre derinliğe kadar incelenmiş, daha derindeki kesimler henüz araştırılmamıştır.【4】
Dünyanın En Eski Batığı Olarak Görülen Kekova Batığına Dair Video (Anadolu Ajansı)
Boğaz çevresindeki güçlü akıntılar ve rüzgârlar, gemilerin seyir ve demirleme koşullarını etkilemiştir. Doğu-batı doğrultusunda hareket eden gemilerin fırtınalarda sığınmak amacıyla kullandığı bu alanda, özellikle güneydoğudan esen fırtınalar korunmayı güçleştirmiştir. Rüzgâr ve akıntıların oluşturduğu çalkantılı koşullar, sığınma alanına ulaşan gemiler için de tehlike yaratmıştır.【5】
Yaklaşık bir kilometrekarelik yakın çevrede, farklı dönemlere ait 14 batık ile 100’den fazla antik çapa belgelenmiştir. Bu batıkların dördü aynı 400 metrelik kıyı şeridinde bulunmaktadır. Erken Tunç Çağı batığının doğu kesiminde, 24–30 metre derinlikte Roma Dönemi’ne ait amfora parçalarına da rastlanmıştır. Farklı dönemlerin kalıntılarını barındıran bu çevrede, batıkla ilişkili buluntuların diğer denizcilik faaliyetlerinden kalan malzemeden ayrılması, alanın değerlendirilmesindeki temel sorunlardan birini oluşturmuştur.【6】
Kekova’daki batık, yöredeki denizcilerin verdiği bilgiler doğrultusunda Hakan Öniz’in yürüttüğü araştırmalar sırasında 2024 yılında tespit edilmiştir. Akdeniz Üniversitesi ekibinin ilk çalışmalarında, deniz tabanında görülebilen kalıntılar belgelenmiş ve seramiklerin özellikleri incelenmiştir. Daha ayrıntılı inceleme amacıyla 2024 ve 2025 yıllarında birer amfora çıkarılmıştır. Bu iki kap, batığın seramik yükünün üretim özelliklerini ve olası kullanım biçimlerini araştırmak için ilk örnekleri oluşturmuştur.【7】
Batığın tespitinde dalgıçların doğrudan gözlemlerinden yararlanılmıştır. Deniz tabanında bütünlüğünü koruyan buluntular numaralandırılmış; Agisoft PhotoScan programı kullanılarak alanın üç boyutlu kaydı ve ortofoto çalışmaları gerçekleştirilmiştir. İncelenecek örneklerin kaldırma balonlarıyla çıkarılmasından sonra görüntüleme işlemleri tekrarlanmıştır. Çalışmaların izlenmesinde ve dalış güvenliğinin gözetilmesinde UPL araştırma gemisine bağlı su altı robotlarından da yararlanılmıştır.【8】

Deniz Tabanı İncelemesinde Kullanılan Sualtı Robotu (Anadolu Ajansı)
Batıkta kapsamlı kazı çalışmalarına 2026 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığının izinleriyle, Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Hakan Öniz’in bilimsel sorumluluğunda başlanmıştır.【9】 Çalışmalarda Akdeniz Arkeolojisi Derneğine ait UPL araştırma gemisi kullanılmış; AXA Türkiye de araştırmalara destek sağlamıştır. Kekova Erken Tunç Çağı Batığı, 2026 sezonunda yürütülen su altı arkeolojisi çalışmalarının başlıca kazı alanlarından birini oluşturmuştur.【10】
2024–2025 yıllarındaki belgeleme ve örnek incelemelerinin ilk bilimsel sonuçları, Hakan Öniz ve Ceyda Öztosun tarafından hazırlanan ön raporla 24 Temmuz 2026’da Journal of Maritime Archaeology dergisinde yayımlanmıştır. Bu çalışma, kapsamlı kazılar öncesinde gözlemlenen kalıntılara ve incelenmek üzere çıkarılan kaplara dayanmıştır.【11】
Seramiklerin tarihlendirilmesine yönelik çalışmalara 2026 yılında Macquarie Üniversitesinden Karin Sowada da katılmıştır. Kapların biçimleri ve üretim teknikleri karşılaştırmalı olarak incelenirken, içlerinde gözle görülebilen kalıntılar da belirlenmiştir. Ekim 2026 itibarıyla bu kalıntıların içeriklerini saptamaya yönelik bilimsel analizler henüz tamamlanmamıştır.【12】 Kazılarda yeni çıkarılan amforalara ilişkin ilk bulgular, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un 14 Ekim 2026 tarihli açıklamasıyla kamuoyuna duyurulmuştur.【13】
İlk belgeleme çalışmalarında batık alanında, bazıları bütünlüğünü koruyan yaklaşık 18 amfora gözlemlenmiştir. Kaplar genel olarak düz tabanları, gövdenin iki yanındaki kulpları ve gövde-boyun düzenleriyle Levant seramik geleneğiyle ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte biçim, bezeme ve üretim özellikleri bakımından birbirlerinden ayrılmıştır. Ayrıntılı inceleme için çıkarılan iki kap T8 ve T10; deniz tabanında fotoğraf ve çizimlerle belgelenen diğer iki örnek ise T9 ve T11 kodlarıyla kaydedilmiştir.【14】
T10 kodlu amforanın boyun ile gövde arasındaki bölümünde 11 girinti ve çıkıntı bulunmaktadır. Kulpların alt kesiminde, gövdeyi çevreleyen iki paralel kazıma çizgisi ile bunların arasında zikzak bezeme yer almaktadır. Yüzeydeki girinti ve çıkıntıların, kap döndürülürken parmakla yapılmış olabileceği değerlendirilmiştir. T11’in genel biçimi, ağız yapısı, kulplarının konumu ve gövdesindeki çizgiler de T10 ile benzerlik göstermiştir. T10’un kazıma bezemeleri, Finike Güvercinada’da bulunan amforanın çizgi ve dalga bezemeleriyle teknik açıdan karşılaştırılmıştır.【15】
T9 kodlu amfora, gövdeden boyun ve ağıza uzanan profili bakımından, Mısır’da bulunan Levant kökenli ithal kaplar arasında Tip 1 olarak sınıflandırılan örneklerle ilişkilendirilmiştir. Bu sınıflandırma, çoğunlukla iki kulplu ve tarak bezemeli taşıma kaplarını kapsamaktadır. T9’da tarak bezemesi görülmemiş; gövde çevresindeki kabartma kuşak da karşılaştırılan örneklerden ayrılan bir özellik oluşturmuştur. Aynı genel kap geleneği içinde tarak bezemeli ve bezemesiz örneklerin birlikte bulunması, biçim ve yüzey özelliklerinin ayrı ayrı değerlendirilmesini gerektirmiştir.【16】

Seramik Buluntu (Anadolu Ajansı)
İncelenen T8 ve T10 kaplarının hamurları koyu kızıl kahverengidir. Her iki kap üzerinde taşınabilir X-ışını floresansı cihazıyla onar noktadan yapılan ölçümlerde silisyum, demir ve alüminyum gibi elementlerin oranlarında farklılıklar belirlenmiştir. Biçim ve üretim özelliklerindeki ayrımlarla birlikte değerlendirilen bu sonuçlar, kapların farklı üretim yerlerinden gelmiş olabileceğini düşündürmektedir.【17】
Üretim bölgesinin belirlenmesinde, kimyasal ölçümlerin mineral ve kayaç bileşenlerini inceleyen petrografik araştırmalarla ve karşılaştırmalı seramik verileriyle birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Levant seramikleri üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar, benzer hammaddelerin kullanıldığı komşu üretim alanlarının ayrılmasının da ayrıntılı karşılaştırmalar gerektirdiğini göstermiştir.【18】
Ekim 2026’daki değerlendirmelerde, gövdesi kabartma kuşak taşıyan bazı kapların veya bunların yapımında kullanılan killerin Orta Ürdün Vadisi’nden gelmiş olabileceği üzerinde durulmuştur. Bu öneri, yükün belirli örnekleriyle ilgili bir köken değerlendirmesi olarak ortaya konulmuştur; kapların üretildiği atölyeler henüz kesinleştirilmemiştir.【19】
Tarihlendirmede de farklı öneriler getirilmiştir. İlk bilimsel ön değerlendirmede, T8 ve T9’da tarak bezemesinin bulunmaması ve benzer bezemesiz kapların Mısır’ın I. Hanedanlık Dönemi örnekleri arasında görülmesi, yaklaşık MÖ 3300–3000 yıllarına veya Erken Tunç Çağı II’nin başlangıcına işaret edebilecek özellikler olarak ele alınmıştır. Gövde çevresindeki kabartma kuşağın da erken bir üretim uygulaması olabileceği düşünülmüştür. Bu tarihlendirme, başlangıç aşamasındaki bir olasılık olarak sunulmuştur. Karşılaştırmalı seramik dizilerinde bezemesiz örneklerin Eski Krallık Dönemi’nde de bulunması, tek bir yüzey özelliğinin dar bir tarih aralığını belirlemek için yeterli olmadığını göstermektedir.【20】
2026 kazıları sırasında incelenen kapların biçim ve üretim tekniklerine dayanan ekim değerlendirmesinde ise yaklaşık MÖ 2700–2400 aralığı önerilmiştir. Bu aralığın daha erken veya daha geç tarihlere doğru değişebileceği de açık bırakılmıştır. Dolayısıyla buluntuların Erken Tunç Çağı’yla ilişkisi üzerinde durulurken, batığın bu dönem içindeki kesin kronolojik konumu araştırılmaya devam etmektedir.【21】
T8 kodlu kap, küresel gövdesi, düz tabanı, yan kulpları ve gövde çevresindeki kabartma kuşağıyla tanımlanmıştır. Gövdesinde düzenli biçimde açılmış iki delik bulunmaktadır. Dış yüzeyindeki işaretlerin ise pişirme öncesinde sivri uçlu bir araçla kazınarak veya bastırılarak yapıldığı değerlendirilmiştir. İlk inceleme aşamasında sekiz ya da dokuz işaret ayırt edilmiş; bunlardan ikisi açık biçimde görülebilirken diğerlerinin belirginleştirilmesine yönelik temizlik çalışmaları sürdürülmektedir.【22】
Belirgin işaretlerden biri, içinde artı işareti bulunan ters üçgendir. Benzer geometrik düzenlemeler Levant, Anadolu ve Mısır’da farklı dönemlere ait kaplar üzerinde de görülmüştür. Bu nedenle işaretlerin karşılaştırılması, biçim benzerliklerinin yanı sıra buluntu bağlamlarının ve dönemlerinin değerlendirilmesini de gerektirmiştir. Ekim 2026’da kamuoyuna yapılan açıklamada, kap üzerindeki işaretlerin sayısı dokuz olarak verilmiştir.【23】
Erken Tunç Çağı kap işaretleri, üretimin örgütlenmesiyle ilgili farklı işlevler bakımından incelenmiştir. Anadolu’nun MÖ III. binyıla ait metalik seramikleri üzerindeki işaretlerin, üretimin ölçeği ve kalite kontrolüyle bağlantılı olabileceği tartışılmıştır.【24】
Suriye’deki Tell el-‘Abd örneklerinin petrografik ve kimyasal incelemeleri ise farklı işaretler taşıyan kapların benzer hammaddeler ve üretim teknikleriyle yapılabildiğini göstermiştir. Böylece her işaretin ayrı bir atölyeyi temsil ettiği varsayımı doğrulanamamıştır. Kekova kabındaki işaretlerin anlamları ve birbirleriyle ilişkileri de henüz kesinleştirilmemiştir.【25】
Batık çevresinde iki üç delikli bileşik taş çapa ile bir tek delikli taş çapa belgelenmiştir. Bunların batık alanına göre konumları ve bulundukları derinlikler şöyledir:
Bulunan Taş Çapalar ve Konumları (Hakan Öniz - Ceyda Öztosun)
KE16’nın alt bölümü kısmen dikdörtgen, üst bölümü oval-üçgen biçimindedir. KE20 ise genel olarak dikdörtgen bir biçime sahiptir.【26】
Üç delikli bileşik çapalarda delikler, bağlama halatı ve deniz tabanına tutunmayı sağlayan ahşap kollar için kullanılmıştır. Tek delikli ağırlık çapalarında taşın kütlesinden yararlanılmıştır. Farklı deniz tabanlarında demirleyebilmek için aynı gemide birden fazla çapa türünün taşınmış olması mümkündür.【27】
Taş çapaların karşılaştırmalı örnekleri geniş bir zaman aralığına yayılmıştır. Mısır’da MÖ III. binyıla ait Sahure kabartmaları ve Mereruka’nın mezarıyla ilişkilendirilen örnekler, bu tür demirleme araçlarının erken kullanımına ilişkin veriler sağlamaktadır. Benzer biçimlerin sonraki dönemlerde de görülmesi, yalnız biçim benzerliği üzerinden kesin tarihlendirme yapılmasını güçleştirmiştir.【28】
Kekova’da belgelenen üç çapanın hangisinin Erken Tunç Çağı batığına ait olduğu belirlenememiştir. Çevredeki diğer batıklar ve farklı dönemlere ait çapalar, bu buluntuların ilişkilendirilmesini zorlaştırmıştır. Çapaların başka gemiler tarafından bırakılmış olması da mümkündür. Bu nedenle batığın tarihlendirilmesinde taş çapalardan çok seramiklerin biçim, üretim ve karşılaştırmalı özellikleri esas alınmıştır.【29】
Kekova amforalarının şarap, zeytinyağı veya reçine gibi ürünlerin taşınmasında kullanılmış olabileceği değerlendirilmiştir. Bu yorum, kapların Levant’taki taşıma ve saklama kaplarıyla benzerliklerine ve dönemin ürün dolaşımına ilişkin karşılaştırmalı bilgilere dayanmaktadır. Kapların içinde gözle görülebilen kalıntılar korunmuştur; bunların bilimsel analizleri tamamlanmadığından taşınan ürünler henüz kesin olarak belirlenememiştir.【30】
Taşıma kaplarının yeniden kullanılması, içeriklerinin yorumlanmasında ayrıca dikkate alınması gereken bir durumdur. Mısır’da ithal Levant kaplarının yerel şarabın depolanmasında yeniden kullanıldığı örnekler bilinmektedir. Bu nedenle bir kapta bulunan kalıntılar, başlangıçta taşınan üründen ziyade sonraki bir kullanım evresini yansıtabilmektedir. Reçineli maddelerin bazı kaplarda gözenekliliği azaltan bir kaplama olarak da kullanılmış olması, taşınan ürün ile kabın hazırlanmasında kullanılan maddelerin birbirinden ayrılmasını gerektirmektedir.【31】

Sualtı Araştırma Alanı (Anadolu Ajansı)
Gövdesi delikli T8 kodlu kap için süt ürünlerinin hazırlanmasında kullanılan bir yayık olabileceği önerilmiştir. Bu işlev, gemideki kapların bir bölümünün denizcilerin yolculuk sırasındaki beslenme ihtiyaçlarıyla ilişkili olabileceğini gündeme getirmiştir. Gemide canlı keçi taşınması, süt sağılması ve süt ürünlerinin hazırlanması da kabın olası kullanımından hareketle geliştirilmiş yorumlar arasında yer almıştır. Bu değerlendirmeler, kabın yayık olarak kullanıldığı varsayımına bağlı olasılıklar olarak ortaya konulmuştur.【32】
Sefer için Levant kıyılarındaki bir limandan hareket edilerek Troya veya Girit yönünde ilerlenmiş olması ihtimali kuvvetli bulunmuş; geminin Anadolu’nun güney kıyıları boyunca seyretmiş olabileceği üzerinde durulmuştur. Bununla birlikte başlangıç limanı, varış noktası ve kesin seyir yönü belirlenememiştir. Seramiklerin farklı bölgelerdeki benzerleri, olası bağlantıların değerlendirilmesini sağlamış; geminin uğradığı limanları gösteren kesin bir güzergâh ortaya koymamıştır.【33】
Sefer sırasında farklı limanlardan kap temin edilmiş olabileceği de değerlendirilmiştir.【34】 Üretim alanları ile malların toplanıp sevk edildiği limanlar arasındaki ilişkinin karşılaştırmalı bir örneğini, Mısır’daki Abydos buluntuları sağlamıştır. Eski Krallık’ın sonlarına ait mezarlarda bulunan ithal taşıma kaplarının petrografik incelemeleri, Lübnan kıyıları ve özellikle Byblos çevresiyle bağlantı göstermiştir. Bu örnekler için farklı atölyelerde üretilen veya daha önce dolaşıma girmiş kapların temin edildiği, kaplarla içeriklerinin Byblos üzerinden Mısır’a sevk edildiği esnek bir tedarik düzeni önerilmiştir.【35】
Doğu Akdeniz’de Erken Tunç Çağı denizciliğine ilişkin bilgiler; yazılı belgeler, gemi tasvirleri, taş çapalar ve üretim bölgelerinden uzakta bulunan mallar gibi farklı kanıt gruplarından elde edilmiştir. Deniz ulaşımının kapsamı, bu malzemenin birlikte değerlendirilmesiyle araştırılmıştır. Kekova’daki seramik yükünün bir batık alanında belgelenmesi, taşıma kaplarının bir sefer bağlamında birlikte incelenmesine olanak sağlamıştır.【36】
Buluntular, yerel seramik üretimi ile deniz yoluyla mal dolaşımı arasındaki ilişkinin araştırılmasına da veri sağlamıştır. Karadaki yerleşimlerde tanımlanan bölgesel üretim gelenekleri, uzun süre devam eden kap biçimleri ve bezeme uygulamaları üzerinden incelenmiştir. Örneğin Ürdün’deki seramik dizilerinde, Erken Tunç Çağı II–III boyunca görülen süreklilik, dönemsel değişimlerin ayırt edilmesini güçleştirmiştir. Kekova kaplarının bu dizilerle karşılaştırılması, deniz taşımacılığına katılan seramiklerin üretim özelliklerinin ve kronolojik konumlarının değerlendirilmesini sağlamıştır.【37】

Sualtı Çalışması (Anadolu Ajansı)
Ege’deki başlıca karşılaştırma örneklerinden biri, Yunanistan’daki Dokos batığıdır. Yaklaşık MÖ 2200’e tarihlendirilen bu batık, 1975 yılında tespit edilmiş; sistematik kazıları 1989–1992 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Deniz tabanına dağılmış seramikler, Erken Tunç Çağı’na ait bir geminin yüküyle ilişkilendirilmiştir. Dokos, dönemin Ege deniz taşımacılığının arkeolojik örneklerinden birini oluşturmuştur.【38】
Anadolu’nun güney kıyılarındaki diğer bir karşılaştırma alanı Finike Güvercinada’dır. Burada bulunan bir amfora ile tek delikli taş çapa, Erken Tunç Çağı deniz ulaşımıyla ilişkilendirilmiştir. Ancak iki buluntunun aynı gemiye ait olduğu ve bir batığın kalıntılarını oluşturduğu henüz doğrulanmamıştır. Güvercinada örneğinin değerlendirilmesinde, buluntuların tesadüfen bir arada bulunmuş olabileceği ihtimali de açık bırakılmıştır.【39】
Kekova için Ekim 2026’da önerilen MÖ 2700–2400 aralığı, Dokos’tan daha erken bir tarihe işaret etmektedir. Batığın dünyanın en eski batığı olarak nitelendirilmesi bu kronolojik değerlendirmeye dayanmıştır. Bununla birlikte önerilen tarih aralığının değişebileceği belirtilmiş olup kesin tarihlendirme üzerindeki çalışmalar sürdürülmektedir.【40】
AXA Türkiye. “Akdeniz’in Derinliklerindeki Tarih AXA’nın Küresel Desteğiyle Geleceğe Taşınıyor.” 24 Haziran 2026. Erişim tarihi: 15 Ekim 2026. https://www.axasigorta.com.tr/basin-bultenleri/akdeniz-in-derinliklerindeki-tarih-axa-nin-kuresel-destegiyle-gelecege-tasiniyor.
Akdeniz Üniversitesi. “Akdeniz Üniversitesi’nden Dünya Arkeoloji Tarihine Geçecek Keşif.” Erişim tarihi: 15 Ekim 2026. https://www.akdeniz.edu.tr/tr/haber/akdeniz_universitesinden_dunya_arkeoloji_tarihine_gececek_kesif-4477.
Badreshany, Kamal, Karin Sowada, Mary Ownby, Mathilde Jean, Michel De Vreeze, Alice McClymont ve Graham Philip. “The Characterisation of Ceramic Production from the Central Levant and Egyptian Trade in the Pyramid Age.” Journal of Archaeological Science: Reports 41 (2022): makale 103309. https://doi.org/10.1016/j.jasrep.2021.103309.
Carrión Anaya, Sara, Patrick Sean Quinn, Silvia Amicone ve Paola Sconzo. “A Compositional and Technological Reassessment of the Function of Potters’ Marks on Early Bronze Age Sherds from Tell el-‘Abd, Syria.” Journal of Archaeological Science: Reports 55 (2024): makale 104492. https://doi.org/10.1016/j.jasrep.2024.104492.
Hacar, Abdullah, ve K. Aslıhan Yener. “Anatolian Pot Marks in the 3rd Millennium BC: Signage, Early State Formation, and Organization of Production.” Adalya 23 (2020): 25–58. https://doi.org/10.47589/adalya.837468.
Hellenic Institute of Marine Archaeology. “Ναυάγιο Δοκού” [Dokos Batığı]. Erişim tarihi: 15 Ekim 2026. https://ienae.gr/ναυάγιο-δοκού/.
Knapp, A. Bernard. Seafaring and Seafarers in the Bronze Age Eastern Mediterranean. Leiden: Sidestone Press, 2018. https://www.sidestone.com/books/seafaring-and-seafarers-in-the-bronze-age-eastern-mediterranean.
Knoblauch, Christian, Karin Sowada ve Mary Ownby. “Imported Pottery from Abydos: Weni the Elder and Late Old Kingdom Egyptian–Levantine Trade.” The Journal of Egyptian Archaeology 111, sy. 1–2 (2025): 77–93. https://doi.org/10.1177/03075133251372635.
Richard, Suzanne, ve Marta D’Andrea. “The Early Bronze Age.” İçinde The Pottery of Jordan: A Manual, editörler Jehad Haron ve Douglas R. Clark, 38–49. Alexandria, VA, ve Amman: American Center of Research, 2022. https://publications.acorjordan.org/books/pottery-of-jordan-manual/.
Sowada, Karin N. Egypt in the Eastern Mediterranean during the Old Kingdom: An Archaeological Perspective. Peter Grave’in katkısıyla. Orbis Biblicus et Orientalis 237. Fribourg: Academic Press; Göttingen: Vandenhoeck & Ruprecht, 2009. https://doi.org/10.5167/uzh-143040.
Sowada, Karin. “World’s Oldest Shipwreck Discovered off Coast of Turkey.” The Lighthouse, Macquarie University, 15 Ekim 2026. Erişim tarihi: 15 Ekim 2026. https://lighthouse.mq.edu.au/article/2026/october-2026/worlds-oldest-shipwreck-found-off-turkey.
Warburton, David A. “Mediterranean Stone Anchors: Bronze Age Trade & Social Practice.” İçinde Political and Economic Interaction on the Edge of Early Empires, editör David A. Warburton, 193–211. eTopoi: Journal for Ancient Studies, özel cilt 7. Berlin: Exzellenzcluster 264 Topoi, 2020. https://doi.org/10.17169/refubium-28215.
Yıldırım, Özcan. “Kekova’da Dünyanın En Eski Batığına Ait Amforalar Bulundu.” Anadolu Ajansı, 14 Ekim 2026. Erişim tarihi: 15 Ekim 2026. https://www.aa.com.tr/tr/kultur/kekovada-dunyanin-en-eski-batigina-ait-amforalar-bulundu-/4088169.
Öniz, Hakan, ve Ceyda Öztosun. “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck in the Kekova Region of Antalya.” Journal of Maritime Archaeology 21, sy. 3 (2026): makale 41. https://doi.org/10.1007/s11457-026-09532-3.
Öniz, Hakan. “A Possible Early Bronze Age Shipwreck at Finike Güvercinada, Antalya.” Journal of Maritime Archaeology 21, sy. 3 (2026): makale 46. https://doi.org/10.1007/s11457-026-09538-x.
[1]
Hakan Öniz ve Ceyda Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck in the Kekova Region of Antalya,” Journal of Maritime Archaeology 21, sy. 3 (2026), makale 41, 2–3. https://doi.org/10.1007/s11457-026-09532-3.
[2]
Karin Sowada, “World’s Oldest Shipwreck Discovered off Coast of Turkey,” The Lighthouse, Macquarie University, 15 Ekim 2026, erişim tarihi: 15 Ekim 2026. https://lighthouse.mq.edu.au/article/2026/october-2026/worlds-oldest-shipwreck-found-off-turkey.
[3]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 3–4. https://doi.org/10.1007/s11457-026-09532-3.
[4]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 4.
[5]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 3.
[6]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 2–5.
[7]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 1–2; Sowada, “World’s Oldest Shipwreck Discovered off Coast of Turkey.” https://lighthouse.mq.edu.au/article/2026/october-2026/worlds-oldest-shipwreck-found-off-turkey.
[8]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 2–3.
[9]
Akdeniz Üniversitesi, “Akdeniz Üniversitesi’nden Dünya Arkeoloji Tarihine Geçecek Keşif,” erişim tarihi: 15 Ekim 2026. https://www.akdeniz.edu.tr/tr/haber/akdeniz_universitesinden_dunya_arkeoloji_tarihine_gececek_kesif-4477.
[10]
AXA Türkiye, “Akdeniz’in Derinliklerindeki Tarih AXA’nın Küresel Desteğiyle Geleceğe Taşınıyor,” 24 Haziran 2026, erişim tarihi: 15 Ekim 2026. https://www.axasigorta.com.tr/basin-bultenleri/akdeniz-in-derinliklerindeki-tarih-axa-nin-kuresel-destegiyle-gelecege-tasiniyor.
[11]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 1, 13.
[12]
Sowada, “World’s Oldest Shipwreck Discovered off Coast of Turkey.”
[13]
Özcan Yıldırım, “Kekova’da Dünyanın En Eski Batığına Ait Amforalar Bulundu,” Anadolu Ajansı, 14 Ekim 2026, erişim tarihi: 15 Ekim 2026. https://www.aa.com.tr/tr/kultur/kekovada-dunyanin-en-eski-batigina-ait-amforalar-bulundu-/4088169.
[14]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 3, 7, 11–12.
[15]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 8–9, 12; Hakan Öniz, “A Possible Early Bronze Age Shipwreck at Finike Güvercinada, Antalya,” Journal of Maritime Archaeology 21, sy. 3 (2026), makale 46, 11–12. https://doi.org/10.1007/s11457-026-09538-x.
[16]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 11–12; Karin N. Sowada, Egypt in the Eastern Mediterranean during the Old Kingdom: An Archaeological Perspective, Peter Grave’in katkısıyla, Orbis Biblicus et Orientalis 237 (Fribourg: Academic Press; Göttingen: Vandenhoeck & Ruprecht, 2009), 155–57. https://doi.org/10.5167/uzh-143040.
[17]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 7, 11.
[18]
Kamal Badreshany, Karin Sowada, Mary Ownby, Mathilde Jean, Michel De Vreeze, Alice McClymont ve Graham Philip, “The Characterisation of Ceramic Production from the Central Levant and Egyptian Trade in the Pyramid Age,” Journal of Archaeological Science: Reports 41 (2022), makale 103309, 6–7. https://doi.org/10.1016/j.jasrep.2021.103309.
[19]
Sowada, “World’s Oldest Shipwreck Discovered off Coast of Turkey.”
[20]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 13; Sowada, Egypt in the Eastern Mediterranean, 155–57. https://doi.org/10.5167/uzh-143040.
[21]
Sowada, “World’s Oldest Shipwreck Discovered off Coast of Turkey.”
[22]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 9–10.
[23]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 10–11; Yıldırım, “Kekova’da Dünyanın En Eski Batığına Ait Amforalar Bulundu.” https://www.aa.com.tr/tr/kultur/kekovada-dunyanin-en-eski-batigina-ait-amforalar-bulundu-/4088169.
[24]
Abdullah Hacar ve K. Aslıhan Yener, “Anatolian Pot Marks in the 3rd Millennium BC: Signage, Early State Formation, and Organization of Production,” Adalya 23 (2020): 35–37. https://doi.org/10.47589/adalya.837468.
[25]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 10–11; Sara Carrión Anaya, Patrick Sean Quinn, Silvia Amicone ve Paola Sconzo, “A Compositional and Technological Reassessment of the Function of Potters’ Marks on Early Bronze Age Sherds from Tell el-‘Abd, Syria,” Journal of Archaeological Science: Reports 55 (2024), makale 104492, 12–13. https://doi.org/10.1016/j.jasrep.2024.104492.
[26]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 4.
[27]
A. Bernard Knapp, Seafaring and Seafarers in the Bronze Age Eastern Mediterranean (Leiden: Sidestone Press, 2018), 61. https://www.sidestone.com/books/seafaring-and-seafarers-in-the-bronze-age-eastern-mediterranean.
[28]
David A. Warburton, “Mediterranean Stone Anchors: Bronze Age Trade & Social Practice,” içinde Political and Economic Interaction on the Edge of Early Empires, editör David A. Warburton, eTopoi: Journal for Ancient Studies, özel cilt 7 (Berlin: Exzellenzcluster 264 Topoi, 2020), 195–96, 199. https://doi.org/10.17169/refubium-28215.
[29]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 4–6, 13.
[30]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 11; Sowada, “World’s Oldest Shipwreck Discovered off Coast of Turkey.”
[31]
Sowada, Egypt in the Eastern Mediterranean, 161, 193.
[32]
Yıldırım, “Kekova’da Dünyanın En Eski Batığına Ait Amforalar Bulundu”; Akdeniz Üniversitesi, “Akdeniz Üniversitesi’nden Dünya Arkeoloji Tarihine Geçecek Keşif.” https://www.akdeniz.edu.tr/tr/haber/akdeniz_universitesinden_dunya_arkeoloji_tarihine_gececek_kesif-4477.
[33]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 1; Akdeniz Üniversitesi, “Akdeniz Üniversitesi’nden Dünya Arkeoloji Tarihine Geçecek Keşif”; Sowada, “World’s Oldest Shipwreck Discovered off Coast of Turkey.”
[34]
Sowada, “World’s Oldest Shipwreck Discovered off Coast of Turkey.”
[35]
Christian Knoblauch, Karin Sowada ve Mary Ownby, “Imported Pottery from Abydos: Weni the Elder and Late Old Kingdom Egyptian–Levantine Trade,” The Journal of Egyptian Archaeology 111, sy. 1–2 (2025): 90–91. https://doi.org/10.1177/03075133251372635.
[36]
Knapp, Seafaring and Seafarers in the Bronze Age Eastern Mediterranean, 63, 68–70, 168–69; Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 3, 7. https://www.sidestone.com/books/seafaring-and-seafarers-in-the-bronze-age-eastern-mediterranean.
[37]
Öniz ve Öztosun, “Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck,” 7–13; Suzanne Richard ve Marta D’Andrea, “The Early Bronze Age,” içinde The Pottery of Jordan: A Manual, editörler Jehad Haron ve Douglas R. Clark (Alexandria, VA, ve Amman: American Center of Research, 2022), 38, 44–45. https://publications.acorjordan.org/books/pottery-of-jordan-manual/.
[38]
Hellenic Institute of Marine Archaeology, “Ναυάγιο Δοκού” [Dokos Batığı], erişim tarihi: 15 Ekim 2026. https://ienae.gr/ναυάγιο-δοκού/.
[39]
Öniz, “A Possible Early Bronze Age Shipwreck at Finike Güvercinada, Antalya,” 1–2, 14–15. https://doi.org/10.1007/s11457-026-09538-x.
[40]
Sowada, “World’s Oldest Shipwreck Discovered off Coast of Turkey.”

Batığın Türü | Gemi batığı | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Ülke | Türkiye | ||||||||
İl / İlçe | Antalya / Demre | ||||||||
Konumu | Kekova Adası’nın batısında, dar bir boğazın girişinde | ||||||||
Bulunduğu Deniz | Akdeniz | ||||||||
Dönemi | Erken Tunç Çağı | ||||||||
Tarihleme | Ön raporda yaklaşık MÖ 3300–3000, sonraki değerlendirmede yaklaşık MÖ 2700–2400 önerilmiştir | ||||||||
Keşif Yılı | 2024 | ||||||||
Derinliği | 20-24 metre | ||||||||
Görünür Buluntu Alanı | Yaklaşık 500 m² | ||||||||
Başlıca Buluntular | Düz dipli, yan kulplu seramik kaplar ve kap parçaları | ||||||||
Erken Dönem Gözlenen Kap Sayısı | 18 | ||||||||
Araştırmayı Yürüten Üniversite | Akdeniz Üniversitesi | ||||||||
Araştırmanın Bilimsel Sorumlusu | Hakan Öniz | ||||||||
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Kekova Erken Tunç Çağı Batığı" maddesi için tartışma başlatın
Coğrafi Konum ve Batık Alanı
Keşif ve Araştırma Süreci
Buluntular, Tarihlendirme ve Köken
Seramik Kaplar
İşaretli ve Delikli Kap
Taş Çapalar
Yükün Niteliği ve Olası Ticaret Güzergahı
Erken Tunç Çağı Denizciliği İçindeki Yeri