Kolektif Narsisizm
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarSümeyye YILDIRIM13 Temmuz 2026 13:50

ORCID ID

0000-0001-5297-0656

Kolektif narsisizm kavramı, bireysel narsisizm kavramından esinlenmiş olsa da önemli farklılıklar içerir. Zira kitlesel yıkıma neden olabilecek siyasi nefretin yükselişi, kötücül karakterli tek bir kişinin yetkisiyle mümkün olabilecek bir sonuç değildir. Böylesine derin bir yıkım ve nefretle beslenen bir rejim ancak toplumsal bir koordinasyonla gerçekleşebilir. Bireysel narsisizm bir kişilik özelliği iken, kolektif narsisizm, iç gruba dair inançları, iç grup kimliğinin ilgili yönlerini ve grup üyelerini birleştiren bir ideolojiyi kapsar (Golec de Zavala, 2023: 18-44).Bireyler, iç grup kimliklerini diğer gruplarla karşılaştırarak inşa ederler. Bu karşılaştırma neticesinde, ait oldukları grubun üstün olduğu hissine kapılırlar ve bu his, ayrımcı davranış sergileme potansiyelini doğurur. Özellikle bu karşılaştırmalar, bireylerin özsaygısını yükseltir ve kendilerini daha değerli hissetmelerine yol açar (Brown, 2000: 747). Zayıflamış bir özsaygı, iç grubun ayrıcalıklı olması gerektiği düşüncesiyle beslenir ve kolektif narsisizm bu şekilde gelişir (Golec de Zavala vd., 2019: 38). İç grup; benzersiz ahlak anlayışı, kültürel zenginlik, askeri veya ekonomik güç, demokratik değerlere sahip olma gibi pek çok nedenle ayrıcalıklı olarak tanımlanabilir. Kolektif narsisizm, bu ayrıcalıkların hak edildiği ancak dışarıdan beklenen onayın alınamadığı durumlarda ortaya çıkan bir öfkeyi içerir. Söz gelimi, Benjamin Netanyahu “Bu, ışığın çocukları ile karanlığın çocukları arasındaki bir savaş” (Arna’out, 2024) ifadesiyle dini metinlere atıfta bulunarak【1】 İsrail’in Filistinlilere uyguladığı şiddeti, kötülüğe karşı savaş ve ahlaki üstünlük gerekçesiyle meşrulaştırmaktadır.【2】Kolektif narsisizm tanımı her ne kadar açık ve kapsamlı olsa da Filistin’deki uzun yıllara dayanan trajedi literatürde sıklıkla göz ardı edilmektedir. Ne yazık ki alanyazın, görünüşte tarafsız ve evrensel bir perspektif sunuyor gibi görünse de gerçekte kendi kimliğini gizleyerek acıların ve yıkımların faillerini ve mağdurlarını belirli bir çerçevenin içine hapseder. Görünmez bir otorite gibi hareket ederek bu durumu okurlarına da fark ettirmeden dayatır. Seçici bir fail yelpazesi sunan alanyazında ne Filistin’de yaşanan insanlık dramına ne de İsrail’in failliğine neredeyse hiç değinilmemiştir. İsrail’in sistematik bir şekilde uyguladığı şiddet 7 Ekim’le başlayan bir süreç değildir. Süreç, Avrupa’dan Filistin’e göç eden Yahudilerin【3】, göç ettikleri Filistin topraklarını 1948’de işgali ile başlamış (Yıldırım, 2021: 3846) ve günümüze dek ulaşan şiddet sarmalını tetiklemiştir.Tarihi sadece antik Yunan, Orta Çağ Avrupası ve günümüzden ibaret gören bir seçici kurgu bazı problemler içerir【4】. Benzer bir durum sosyal psikolojide de kendini göstermiş ve kavramlar seçici mağduriyetler üzerinden inşa edilmiştir. Söz gelimi Kolektif Narsisizmin Psikolojisi adlı eserde bireysel narsisizm örnekleri benzer sırayla zikredilmiştir. “Hitler, Stalin, Mao, Pol Pot, or Donald Trump...” (Golec de Zavala, 2023: 18). Oysa bu liste o kadar kısa değil. Kral Leopold, Bosna Kasabı Ratko Miladice, Hama katliamı mimarı Hafız Esad, Benjamin Netanyahu ve Filistin soykırımına ortak olan ve destekleyen politikacılar listenin en vahşi aktörleridir【5】.Bireysel narsisizmin tanımında da belirtildiği gibi, narsistik liderlerin tek başlarına Filistin soykırımı gibi korkunç bir yıkıma neden olmalarının mümkün olmadığı aşikârdır. ”Tanrı’nın seçilmiş kulları”, “vadedilmiş toprakları elde etme”, “Tanrı ile yapılan anlaşma” gibi varoluşsallığa atfedilen kutsallık ve yine dini metinlere atıfta bulunarak “hayvanlara kadar öldür” emrini içeren bir ideoloji, ancak böylesine bir yıkımın temelini oluşturabilir【6】. Siyonizmin teo-politik karakteriyle inşa edilen narsistik anlatı, günümüzde yaşanan korkunç katliamın mimarıdır. Söz konusu narsistik anlatı toplumsal düzeyde geniş bir kabul görmüş ve kitleleri harekete geçiren bir dinamik hâline gelmiştir. Özellikle sosyal medyada ve günlük yaşamda, siyonist kitlelerin bu narsistik söylemleri benimseyerek nasıl harekete geçtiğini ve bu ideolojiye dayanan eylemlerle Filistinlilere karşı nefret söylemini【7】 ve şiddeti nasıl normalleştirdiklerine şahit oluyoruz【8】. Siyonizmin narsistik anlatı aracılığıyla inşa ettiği hiyerarşi, tıpkı insanların hayvanlar üzerindeki deneylerinde empati yoksunluğuyla onları yalnızca birer araç olarak kullanmaları gibi, Yahudi olmayanları insani değerlerden yoksun, ikinci sınıf varlıklar olarak konumlandıran katı bir üstünlük düzeni oluşturmuştur. Bu derin ve acımasız hiyerarşi, günümüzde tanık olduğumuz insanlık dışı manzaraları anlamlandırmanın en güçlü açıklamasıdır.

Kolektif Narsisizm

Kolektif narsisizm kavramı, bireysel narsisizm kavramından esinlenmiş olsa da önemli farklılıklar içerir. Zira kitlesel yıkıma neden olabilecek siyasi nefretin yükselişi, kötücül karakterli tek bir kişinin yetkisiyle mümkün olabilecek bir sonuç değildir. Böylesine derin bir yıkım ve nefretle beslenen bir rejim ancak toplumsal bir koordinasyonla gerçekleşebilir. Bireysel narsisizm bir kişilik özelliği iken, kolektif narsisizm, iç gruba dair inançları, iç grup kimliğinin ilgili yönlerini ve grup üyelerini birleştiren bir ideolojiyi kapsar (Golec de Zavala, 2023: 18-44).


Bireyler, iç grup kimliklerini diğer gruplarla karşılaştırarak inşa ederler. Bu karşılaştırma neticesinde, ait oldukları grubun üstün olduğu hissine kapılırlar ve bu his, ayrımcı davranış sergileme potansiyelini doğurur. Özellikle bu karşılaştırmalar, bireylerin özsaygısını yükseltir ve kendilerini daha değerli hissetmelerine yol açar (Brown, 2000: 747). Zayıflamış bir özsaygı, iç grubun ayrıcalıklı olması gerektiği düşüncesiyle beslenir ve kolektif narsisizm bu şekilde gelişir (Golec de Zavala vd., 2019: 38). İç grup; benzersiz ahlak anlayışı, kültürel zenginlik, askeri veya ekonomik güç, demokratik değerlere sahip olma gibi pek çok nedenle ayrıcalıklı olarak tanımlanabilir. Kolektif narsisizm, bu ayrıcalıkların hak edildiği ancak dışarıdan beklenen onayın alınamadığı durumlarda ortaya çıkan bir öfkeyi içerir. Söz gelimi, Benjamin Netanyahu “Bu, ışığın çocukları ile karanlığın çocukları arasındaki bir savaş” (Arna’out, 2024) ifadesiyle dini metinlere atıfta bulunarak【1】 İsrail’in Filistinlilere uyguladığı şiddeti, kötülüğe karşı savaş ve ahlaki üstünlük gerekçesiyle meşrulaştırmaktadır.【2】


Kolektif narsisizm tanımı her ne kadar açık ve kapsamlı olsa da Filistin’deki uzun yıllara dayanan trajedi literatürde sıklıkla göz ardı edilmektedir. Ne yazık ki alanyazın, görünüşte tarafsız ve evrensel bir perspektif sunuyor gibi görünse de gerçekte kendi kimliğini gizleyerek acıların ve yıkımların faillerini ve mağdurlarını belirli bir çerçevenin içine hapseder. Görünmez bir otorite gibi hareket ederek bu durumu okurlarına da fark ettirmeden dayatır. Seçici bir fail yelpazesi sunan alanyazında ne Filistin’de yaşanan insanlık dramına ne de İsrail’in failliğine neredeyse hiç değinilmemiştir. İsrail’in sistematik bir şekilde uyguladığı şiddet 7 Ekim’le başlayan bir süreç değildir. Süreç, Avrupa’dan Filistin’e göç eden Yahudilerin【3】, göç ettikleri Filistin toprakları1948’de işgali ile başlamış (Yıldırım, 2021: 3846) ve günümüze dek ulaşan şiddet sarmalını tetiklemiştir.


Tarihi sadece antik Yunan, Orta Çağ Avrupası ve günümüzden ibaret gören bir seçici kurgu bazı problemler içerir【4】. Benzer bir durum sosyal psikolojide de kendini göstermiş ve kavramlar seçici mağduriyetler üzerinden inşa edilmiştir. Söz gelimi Kolektif Narsisizmin Psikolojisi adlı eserde bireysel narsisizm örnekleri benzer sırayla zikredilmiştir. “Hitler, Stalin, Mao, Pol Pot, or Donald Trump...” (Golec de Zavala, 2023: 18). Oysa bu liste o kadar kısa değil. Kral Leopold, Bosna Kasabı Ratko Miladice, Hama katliamı mimarı Hafız Esad, Benjamin Netanyahu ve Filistin soykırımına ortak olan ve destekleyen politikacılar listenin en vahşi aktörleridir【5】.


Bireysel narsisizmin tanımında da belirtildiği gibi, narsistik liderlerin tek başlarına Filistin soykırımı gibi korkunç bir yıkıma neden olmalarının mümkün olmadığı aşikârdır. ”Tanrı’nın seçilmiş kulları”, “vadedilmiş toprakları elde etme”, “Tanrı ile yapılan anlaşma” gibi varoluşsallığa atfedilen kutsallık ve yine dini metinlere atıfta bulunarak “hayvanlara kadar öldür” emrini içeren bir ideoloji, ancak böylesine bir yıkımın temelini oluşturabilir【6】. Siyonizmin teo-politik karakteriyle inşa edilen narsistik anlatı, günümüzde yaşanan korkunç katliamın mimarıdır. Söz konusu narsistik anlatı toplumsal düzeyde geniş bir kabul görmüş ve kitleleri harekete geçiren bir dinamik hâline gelmiştir. Özellikle sosyal medyada ve günlük yaşamda, siyonist kitlelerin bu narsistik söylemleri benimseyerek nasıl harekete geçtiğini ve bu ideolojiye dayanan eylemlerle Filistinlilere karşı nefret söylemini【7】 ve şiddeti nasıl normalleştirdiklerine şahit oluyoruz【8】. Siyonizmin narsistik anlatı aracılığıyla inşa ettiği hiyerarşi, tıpkı insanların hayvanlar üzerindeki deneylerinde empati yoksunluğuyla onları yalnızca birer araç olarak kullanmaları gibi, Yahudi olmayanları insani değerlerden yoksun, ikinci sınıf varlıklar olarak konumlandıran katı bir üstünlük düzeni oluşturmuştur. Bu derin ve acımasız hiyerarşi, günümüzde tanık olduğumuz insanlık dışı manzaraları anlamlandırmanın en güçlü açıklamasıdır.

Kaynakça

Arna’out, Abdelraouf (2023). Premier Netanyahu Continues to Use Scriptures to Defend Israeli War on Gaza. AA. Erişim Tarihi: 29.05.2024, https://www.aa.com.tr/en/middle-east/premier-netanyahu-continues-to-use-scriptures-to-defend-israeli-war-on-gaza/3042801.

Brown, Rupert (2000). “Social Identity Theory: Past Achievements, Current Problems and Future Challenges”. European Journal of Social Psychology, 30 (6), 745- 778.

Golec de Zavala, Agnieszka (2023). The Psychology of Collective Narcissism Insights from Social Identity Theory. New York: Routledge.

Golec de Zavala, Agnieszka; Dyduch-Hazar, Karolina & Lantos, Dorottya (2019). “Collective Narcissism: Political Consequences of Investing Self-worth in the Ingroup’s Image”. Political Psychology, 40, 37-74.

Yıldırım, Yusuf (2021). “İsrail-Filistin Sorununda İki Devletli Çözüm Arayışları”. Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 18 (41), 3840- 3884.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. Amalek

  • [2]

    Ayrıca bkz. Kültürel Irkçılık ; Üst Kültür ; Yahudi Öjenizmi

  • [3]

    Bkz. Aliyah ; Yahudi Göçü (Osmanlı Belgeleri)

  • [4]

    Ayrıca bkz. Anti-Emperyalist Psikiyatri ; Oryantalizm ; Said, Edward Wadie

  • [5]

    Ayrıca bkz. Barbar İmajı

  • [6]

    Bkz. Siyonist Terör Örgütleri ; Teo-Terörizm

  • [7]

    Bkz. Mankurtlaştırıcı Eğitim ; Propaganda

  • [8]

    Bkz. Şiddetin Meşrulaştırılması

Atıf İçin

apaYıldırım, S. (2026). Kolektif Narsisizm. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 924-926) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadYıldırım, Sümeyye. “Kolektif Narsisizm”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 924-926. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Kolektif Narsisizm" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor