Minneapolis Protestoları (2026), Amerika Birleşik Devletleri’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis kentinde, federal göçmenlik operasyonları sırasında iki Amerikan vatandaşının öldürülmesinin ardından başlayan ve ülke geneline yayılan protestolardır. Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ve İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından yürütülen “Operation Metro Surge” adlı kapsamlı göçmenlik operasyonu sırasında 7 Ocak 2026 tarihinde Renee Nicole Macklin Good adlı ABD vatandaşı, 24 Ocak 2026 tarihinde ise Alex Jeffrey Pretti adlı ABD vatandaşı federal ajanlar tarafından vurularak öldürülmüştür.

ABD'nin Minnesota eyaletinde ICE karşıtı protestolar, 26 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Bu iki olay, federal operasyonların yöntemlerine yönelik geniş çaplı tepki doğurmuş ve protestoların Minneapolis’ten diğer Amerikan şehirlerine yayılmasına yol açmıştır. Olaylar sırasında federal ajanların şehirdeki varlığı, yerel yönetimlerle koordinasyonsuzluk iddialarını gündeme getirmiştir. Protestoların odağında, federal güçlerin şehir merkezlerinde yürüttüğü göçmenlik baskınları ve bu operasyonlar sırasında yaşanan ölümler yer almıştır.
Federal Operasyonun Arka Planı: “Operation Metro Surge”
Operasyonun Başlatılması ve Amacı
Operation Metro Surge, Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından Aralık 2025’in son haftasında başlatılan geniş kapsamlı bir federal göçmenlik operasyonudur. Operasyon, düzensiz göçmenlerin tespiti, gözaltına alınması ve sınır dışı edilmesi amacıyla yürütülmüş, kısa sürede Minnesota eyaletinin Minneapolis–St. Paul bölgesinde yoğunlaşmıştır.
Operasyon kapsamında Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ile Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi (CBP) ekipleri görev almış; binlerce federal ajan şehir merkezleri, banliyöler ve otoyol girişlerinde konuşlandırılmıştır.
ICE Direktörü Todd M. Lyons, 17 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada operasyonun ilk iki haftasında 2.500 kişinin gözaltına alındığını, DHS ise 19 Ocak’ta toplam gözaltı sayısının 10.000’i geçtiğini bildirmiştir.

ABD’nin Minneapolis kentinde göçmen operasyonları, 13 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Operasyonun yürütüldüğü süreçte sivil yaralanmalar ve ölüm olayları meydana gelmiştir. 7 Ocak 2026’da Renee Nicole Good ve 24 Ocak 2026’da Alex Jeffrey Pretti adlı iki ABD vatandaşı, Minneapolis’te yürütülen Operation Metro Surge kapsamındaki ICE operasyonları sırasında federal ajanlar tarafından vurularak öldürülmüştür. Bu iki olay, federal operasyonlara yönelik geniş çaplı toplumsal tepkilere ve ülke geneline yayılan protesto dalgalarına yol açmıştır.
Renee Nicole Good’un Öldürülmesi (7 Ocak 2026)
7 Ocak 2026 tarihinde Minneapolis kentinde yürütülen federal göçmenlik operasyonu sırasında 37 yaşındaki ABD vatandaşı Renee Nicole Macklin Good, aracında bulunduğu sırada ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) ajanı tarafından vurularak öldürülmüştür.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı Sözcüsü Tricia McLaughlin, olaydan sonra yaptığı yazılı açıklamada, Good’un “bir ICE memurunu ezmeye çalıştığını” ileri sürmüştür. İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, kadının “aracıyla ICE memurlarına çarptığını” savunmuş ve olayın “memurun kendisini savunmak amacıyla ateş açması sonucu” yaşandığını bildirmiştir.
Minnesota Valisi Tim Walz, olaya ilişkin yaptığı ilk değerlendirmede, federal yetkililerin iddialarını reddetmiş ve “ICE memurlarının yerel kolluk kuvvetleriyle hiçbir koordinasyon kurmadan hareket ettiğini” belirtmiştir. Walz, olayın “tamamen önlenebilir” olduğunu ifade etmiş ve federal operasyonları durdurma çağrısı yapmıştır.

ICE polisince vurularak öldürülen Renee Good için Minneapolis’te oluşturulan anma alanı, 19 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, yaptığı basın toplantısında “ICE kuvvetlerinin güvenliği sağlamak için bulunmadığını” söylemiş ve federal operasyonların şehirde “kaos ve güvensizlik” yarattığını açıklamıştır. Minneapolis Polis Şefi Brian O’Hara, olay yerinde yaptıkları incelemelerde kadının silahsız olduğunu, herhangi bir suç kaydının bulunmadığını ve araç içinde vurulduğunu açıklamıştır.
Renee Nicole Good’un Colorado doğumlu, üç çocuk annesi olduğu ve kısa bir süre önce Minnesota’ya taşındığı belirtilmiştir. Yerel yetkililer, Good’un federal operasyonları “gözlemci olarak izleyen” bir sivil olduğunu, ICE tarafından gözaltı hedefi yapılmadığını bildirmiştir. Good’un ölümünün ertesi günü, Minneapolis kentinde yüzlerce kişi olay yerinde toplanarak anma düzenlemiştir. Katılımcılar mumlar yakmış, çiçekler bırakmış ve Good’un ölümünü protesto etmiştir. Göstericiler “ICE OUT” ve “Justice for Renee” pankartları taşımıştır.

ICE polisince vurularak öldürülen Renee Good için Minneapolis’te oluşturulan anma alanı, 19 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Robin Kelly, yaptığı yazılı açıklamada İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’i “beceriksiz liderlik” ile suçlamış ve bakanın görevden alınması çağrısında bulunmuştur. Minnesota Valisi Walz, federal operasyonların yerel kolluk kuvvetleriyle koordinasyonsuz şekilde yürütülmesinin “anayasal yetki sorununa yol açtığını” ifade etmiştir.
Minneapolis Polis Departmanı, olayın ardından Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Minnesota Eyalet Ceza Soruşturma Bürosu (BCA) ile ortak bir inceleme başlatmıştır. Soruşturma, “ölümcül güç kullanımı” kapsamında değerlendirilmiş ve federal denetim altına alınmıştır. Olayın resmi statüsü federal kayıtlarda “iç inceleme” olarak tanımlanmıştır.

ABD'nin Minnesota eyaletinde ICE karşıtı protestolar, 25 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
CBS News ve NBC News tarafından paylaşılan videolarda, Good’un aracının yol ortasında durduğu ve ardından ICE ajanının ateş ettiği anlar görülmüştür. Videolarda Good’un aracından inmeden vurulduğu, araç camlarının kırıldığı ve olay sonrası çevrede kalabalığın toplandığı aktarılmıştır. Bu olay Minneapolis’teki protestoların başlangıç noktasını oluşturmuştur.
İlk Protesto Dalgası (8–15 Ocak 2026)
Protestoların Başlangıcı
Renee Nicole Good’un öldürülmesinin ardından Minneapolis kentinde ilk protestolar başlamıştır. Gösteriler, göçmenlik politikalarını ve ICE’ın şehirdeki varlığını protesto eden yerel topluluklar, sivil örgütler, sendikalar ve göçmen hakları savunucuları tarafından düzenlenmiştir. Protestolar, Good’un öldürüldüğü bölgeye yakın bir parkta başlamış ve daha sonra şehir merkezine doğru yürüyüşle devam etmiştir.

Minneapolis’te göçmenlik politikalarına karşı protestolar, 15 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Göstericiler, ellerinde “Justice for Renee”, “ICE Out Minneapolis” ve “Abolish ICE” pankartları taşımış; ICE’ın şehirden çekilmesini talep etmiştir. Katılımcılar arasında göçmen aileleri, dini topluluk temsilcileri, öğrenciler ve öğretmenler yer almıştır. Protestoların ana düzenleyicileri arasında Indivisible adlı ulusal sivil hareketin Minnesota temsilciliği bulunmuştur.
Protestoların Yayılması
10 Ocak 2026 tarihinde protestolar Minneapolis dışına taşmış ve ülke genelinde yüzlerce şehirde dayanışma eylemleri düzenlenmiştir. PBS NewsHour’un haberine göre, aynı gün Minneapolis’te binlerce kişi sokaklara çıkmıştır. Protestolar aynı zamanda Portland (Oregon), Chicago, New York, Austin, Los Angeles, San Francisco ve Miami gibi büyük şehirlerde de yapılmıştır.
11 Ocak 2026 gecesi Minneapolis’teki bir otel önünde düzenlenen protesto sırasında, polisle göstericiler arasında kısa süreli çatışma yaşanmıştır. Minneapolis Polis Şefi Brian O’Hara, basına yaptığı açıklamada, “protestocular memurlara buz, kar ve taş attı” demiştir. Bir polis memurunun başına isabet eden buz parçası nedeniyle hafif yaralandığı bildirilmiştir. Polis tarafından 29 kişi gözaltına alınmış, kimlik tespiti sonrası serbest bırakılmıştır. Belediye Başkanı Jacob Frey, ertesi gün yaptığı açıklamada, “Çoğu protesto barışçıl geçti, ancak mülke zarar veren ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye atanlar tutuklanacaktır” demiştir. Frey ayrıca, “Trump tam olarak bunu istiyor. Onun tuzağına düşmemeliyiz.” ifadelerini kullanmıştır.
Minnesota Valisi Tim Walz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, federal güçlerin eyalete konuşlandırılmasını eleştirmiştir. Walz, “Trump binlerce silahlı federal memuru eyaletimize gönderdi, ve sadece bir gün içinde birini öldürdüler” yazmıştır. Vali, halka şu çağrıda bulunmuştur: “Şimdi tek istediği, bu korkunç eylemden dikkati dağıtacak bir kaos görmek. Ona istediğini vermeyin.”
Protestolara katılanlar arasında yerel topluluk liderleri, öğretmenler, kilise temsilcileri, hemşireler, göçmen örgütleri ve işçi sendikaları bulunmuştur. Bir katılımcı olan Meghan Moore, “Şu anda hepimiz korku içinde yaşıyoruz. ICE, kimsenin kendini güvende hissetmediği bir ortam yaratıyor ve bu kabul edilemez.” demiştir. North Carolina’nın Durham kentinde düzenlenen dayanışma protestosuna katılan Steven Eubanks, “Buna izin veremeyiz. Ayağa kalkmalıyız.” ifadelerini kullanmıştır.

Minneapolis’te göçmenlik politikalarına karşı protestolar, 15 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Minneapolis Polis Şefi Brian O’Hara, 10 Ocak'ta ICE operasyonlarının şehir genelinde devam ettiğini açıklamıştır. Şehir polisinin, ICE baskınları sonucu terk edilen araçlarla ilgili çok sayıda çağrı aldığı belirtilmiştir.
Federal Müdahalelerin Artması (14–19 Ocak 2026)
Venezuelalı Göçmenin Vurulması
14 Ocak 2026 tarihinde Minneapolis, Minnesota’da bir federal göçmenlik memuru tarafından bir Venezuelalı göçmen bacağından vurulmuştur. Olay, Renee Nicole Good’un öldürülmesinden tam bir hafta sonra meydana gelmiştir. Olay akşam saatlerinde federal memurların bir aracı durdurmak istemesi üzerine başlamıştır.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), X platformundaki paylaşımında, olayın saat 18.50’de (00.50 GMT) gerçekleştiğini belirterek şu ifadeyi kullanmıştır: “Federal kolluk kuvvetleri, [eski Başkan] Joe Biden tarafından 2022’de ülkeye kabul edilen bir Venezuelalı düzensiz göçmeni durdurmaya çalışıyordu.”
DHS açıklamasında, ICE ajanının hayatının tehlikede olduğunu düşündüğü ifade edilmiştir: “Üç kişi tarafından pusuya düşürülüp saldırıya uğradığı sırada, ajan kendi hayatını savunmak amacıyla savunma amaçlı bir el ateş etti. İlk şahıs bacağından vuruldu.”
ABD Başkanı Donald Trump’ın Açıklamaları ve İsyan Yasası Tehdidi
15 Ocak 2026 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump, Minneapolis’teki protestoların devam etmesi üzerine “İsyan Yasası”nı (Insurrection Act) devreye sokabileceğini açıklamıştır. Trump, sosyal medya hesabından şu ifadeyi paylaşmıştır: “Eğer Minnesota’nın yozlaşmış politikacıları yasalara uymaz ve yalnızca görevini yapmaya çalışan ICE vatanseverlerine saldıran profesyonel ajitatörleri ve isyancıları durdurmazsa, benden önce birçok başkanın yaptığı gibi İsyan Yasası’nı devreye sokacağım ve bir zamanlar büyük olan bu eyalette yaşanan rezalete hızla son vereceğim.”
Trump bu açıklamayı bir gün önce bir ICE ajanının Venezuelalı bir adamı vurmasının ardından yapmıştır. Federal yetkililer, söz konusu ajanı savunmuş ve olayın kendisine saldırı sonucu gerçekleştiğini açıklamıştır.
Federal Yargı Kararı
18 Ocak 2026 tarihinde ABD Federal Yargıcı Katherine Menendez, Minneapolis’teki protestolar sırasında Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ajanlarının uygulamalarına sınırlama getiren bir karar açıklamıştır. Yargıç Menendez, kararında ICE ajanlarının barışçıl protestocuları gözaltına almasını veya biber gazı kullanmasını yasaklamıştır.
Kararın, Aralık ayında bir grup protestocu tarafından açılan dava sonucunda verildiği belirtilmiştir. Bu kapsamda federal ajanların “makul ve gerekçelendirilebilir şüphe bulunmadığı sürece araçları durdurma veya yolcuları gözaltına alma yetkisine sahip olmadıkları” ifade edilmiştir: “Göçmenlik ajanlarını uygun bir mesafeden güvenli şekilde takip etmek, tek başına bir aracı durdurmak için makul şüphe oluşturmaz.”
Haberde, İç Güvenlik Bakanlığı’nın bu karara yanıt olarak yaptığı açıklama da yer almıştır: “Kurum, hukukun üstünlüğünü korumak ve memurlarımız ile halkı tehlikeli isyancılardan korumak için uygun ve anayasal tedbirler almaktadır.”

ABD'nin Minnesota eyaletinde ICE karşıtı protestolar, 25 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Beyaz Saray Sözcüsü Abigail Jackson, kararı eleştirerek şu ifadeyi kullanmıştır: “Bu saçma karar, dürüst olmayan sol görüşlü bir anlatıyı benimsemektedir. Gerçek şu ki: federal ajanlar, bireyler müdahale etmeye çalıştığında kendilerini korumak ve operasyonlarının bütünlüğünü sağlamak için yasalara uygun şekilde hareket etmiştir.” Ayrıca ABD Adalet Bakanlığı Minnesota Valisi Tim Walz ve Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey hakkında federal göçmenlik operasyonlarını engellemeye çalıştıkları iddiasıyla soruşturma başlatmıştır.
Federal Güçlerin Konuşlandırılması
19 Ocak 2026 tarihinde ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon)’un Alaska’daki 11. Hava İndirme Tümeni’ne bağlı 1.500 askere, Minnesota’ya konuşlandırılmak üzere hazırlık emri verdiği bildirilmiştir.
Reuters’a konuşan iki yetkili, 11. Hava İndirme Tümeni’nin (11th Airborne Division) iki piyade taburuna, Minneapolis ve St. Paul şehirlerine gönderilmek üzere emir verildiğini açıklamıştır. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, Associated Press’e gönderdiği açıklamada, askeri birimlerin emirlerin doğruluğunu reddetmediğini belirterek şu ifadeyi kullanmıştır: “Ordu, kendisine ihtiyaç duyulduğunda Başkomutan’ın emirlerini yerine getirmeye her zaman hazırdır.”
İç Güvenlik Bakanlığı (DHS)’nin, federal operasyonun yalnızca Minnesota’da değil, ülke genelinde genişletilmesi yönünde adımlar attığı bildirilmiştir. Minneapolis İtfaiye Departmanı, ICE ajanları tarafından kullanılan göz yaşartıcı gaz nedeniyle altı aylık bir bebek ve bir çocuğun yaralandığını açıklamıştır.
ICE Direktörü Todd M. Lyons, operasyonun sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, “ABD federal ajanlarının Minnesota’daki operasyonu başlatmalarından bu yana 2.500 kişiyi gözaltına aldığı” bilgisini paylaşmıştır. Federal operasyonların sonucunda Nikaragualı Victor Manuel Díaz adlı kişi gözaltına alındıktan 12 gün sonra ICE gözetiminde hayatını kaybetmiştir. Aynı tarihlerde İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, tüm tehlikeli kişilerin yakalanıp adalete teslim edilip ülkelerine sınır dışı edilmesinden emin olana kadar operasyonların süreceğini söylemiştir.
Alex Jeffrey Pretti’nin Öldürülmesi (24 Ocak 2026)
24 Ocak 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis kentinde, federal göçmenlik yetkilileri tarafından yürütülen bir operasyon sırasında Alex Jeffrey Pretti adlı ABD vatandaşı vurularak öldürülmüştür.
Pretti’nin ölüm olayı, aynı ay içinde ikinci kez bir Amerikan vatandaşının federal ajanlarca vurularak öldürülmesi nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır. Yerel yetkililer, 37 yaşındaki Pretti’nin Minneapolis’te yaşayan ve hemşire olarak çalışan bir ABD vatandaşı olduğunu açıklamıştır.
Doğrulanan video kayıtlarına göre olay, Nicollet Avenue ile 26. Cadde kesişiminde, yerel saatle 09.05’te (15.05 GMT) meydana gelmiştir. Görüntülerde, Pretti’nin federal ajanların bulunduğu alanda cep telefonuyla çekim yaptığı, çevrede bulunan kişilerden ıslık ve bağırış seslerinin geldiği kaydedilmiştir.

Minneapolis'te Alex Pretti için düzenlenen anma töreni, 26 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Bir açıdan çekilen videoda, bir ICE ajanının bir kadını ittiği, ardından Pretti’nin o kadının arkasına geçerek elini koruma amacıyla uzattığı görülmektedir. Ajanın bu sırada Pretti’nin yüzüne bir madde püskürttüğü, Pretti’nin başını çevirip bir elini havaya kaldırdığı, diğer elinde ise cep telefonu tuttuğu izlenmiştir. Başka bir açıdan çekilen videoda, ajanların Pretti’yi yere yatırdığı, en az altı ICE ajanının Pretti’nin üstüne çıktığı ve bu esnada ajanlardan birinin başına vurduğu görülmektedir.
Bir diğer ajan silahını çekip geri adım attıktan kısa süre sonra, yanında bulunan bir başka ajanın ateş açtığı ve bu sırada 10 el silah sesi duyulduğu kaydedilmiştir. ABD İç Güvenlik Bakanlığı (Department of Homeland Security - DHS), olayın ardından yaptığı açıklamada ajanların “meşru müdafaa” kapsamında ateş açtığını bildirmiştir. Bakanlık, Pretti’nin üzerinde bir 9 mm yarı otomatik tabanca, iki şarjör mermi olup kimlik bulunmadığını iddia etmiştir. Bakanlık ayrıca bir silah fotoğrafını sosyal medya hesaplarından paylaşarak bu silahın Pretti’ye ait olduğunu öne sürmüştür. Ancak yerel yetkililer, söz konusu iddiaların doğrulanmadığını ve olay yerinde ele geçirilen delillerin incelendiğini belirtmiştir.
Minneapolis Emniyet Müdürü Brian O’Hara, Pretti’nin yasal silah ruhsatına sahip olduğunu ve daha önce herhangi bir sabıka kaydı bulunmadığını açıklamıştır. O’Hara, Pretti’nin kolluk kuvvetleriyle bilinen tek etkileşiminin “park cezalarıyla ilgili idari kayıtlar” olduğunu ifade etmiştir
ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, açıklamasında Pretti’nin “silahını gösterdiğini” ve “ajanlara saldıran kişilerin bulunduğu” bir durumda vurulduğunu ileri sürmüştür. Noem, “Yanında pankart değil, silah ve mermiyle gelen barışçıl bir protestocu tanımıyorum.” ifadelerini kullanmıştır. ABD Başkanı Donald Trump, 26 Ocak’ta Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada, “Her şeyi gözden geçiriyoruz ve bir değerlendirme sonucu açıklayacağız.” demiştir.

Minneapolis'te Alex Pretti için düzenlenen anma töreni, 26 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Pretti’nin ebeveynleri Michael ve Susan Pretti, oğullarının ölümüne ilişkin olarak “Yönetim tarafından oğlumuz hakkında söylenen mide bulandırıcı yalanlar iğrençtir ve kabul edilemezdir.” açıklamasını yapmıştır. Aile, videolarda Pretti’nin elinde silah değil, cep telefonu tuttuğunun açıkça görüldüğünü ve olay sırasında bir kadını korumaya çalıştığını belirtmiştir. Aile ayrıca, Pretti’nin Minneapolis VA Hastanesi’nde yoğun bakım hemşiresi olarak çalıştığını ve toplum hizmetine bağlı bir birey olduğunu ifade etmiştir. Açıklamada, “Lütfen oğlumuzla ilgili gerçeği ortaya çıkarın. O iyi bir insandı.” ifadeleri yer almıştır.
Minnesota Valisi Tim Walz’ın Açıklamaları
26 Ocak'ta Minnesota Valisi Tim Walz, olayın ardından yaptığı açıklamada, federal yetkililerin kamuoyuna sunduğu anlatımla olay yerinden elde edilen görüntüler arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu belirtmiştir. Walz, “Federal hükümetin en güçlü isimleri, hikayeler uydurup, hakkında hiçbir şey bilmediğimiz alakasız kişilerin ve bir silahın fotoğrafını yayımlayarak anlatı oluşturmaya çalışıyor.” demiştir.

ABD'nin Minnesota eyaletinde ICE karşıtı protestolar, 25 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Vali Walz, olayın ardından Beyaz Saray ile iletişime geçtiğini, federal ajanların eyalet yönetiminin onayı olmadan görev yaptığını ve eyalet tarafından bağımsız bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini belirtmiştir. Walz ayrıca, olay anına ait videoların “federal iddialarla çeliştiğini” vurgulamış ve görüntülerin gerçeği yansıttığını ifade etmiştir.
26 Ocak 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında Vali Walz, Başkan Donald Trump yönetimini “suç mahallini kapatmak ve kanıtları ortadan kaldırmakla” suçlamıştır.
Walz, “Dünyanın ve bu ülkedeki en güçlü insanlar, ABD Başkanı (Trump), Başkan Yardımcısı (JD Vance), Gümrük ve Sınır Koruma Komutanı (Gregory Bovino) ve İç Güvenlik Bakanı (Kristi Noem), olayın hemen ardından Pretti’yi karalamak için açıklamalar yaptı. Suç mahallini kapattılar, kanıtları ortadan kaldırdılar, mahkeme kararına karşı geldiler ve kimsenin inceleme yapmasına izin vermediler.” ifadelerini kullanmıştır.
Aynı açıklamada, Pretti’nin “sevilen, başarılı bir yoğun bakım hemşiresi olduğunu ve suç kaydı bulunmadığını” hatırlatmıştır. Walz, ABD halkına seslenerek, “Amerika, bu bir dönüm noktasıdır.” demiştir.
Vali Walz, konuşmasının devamında, “Donald Trump’ın bu eğitimsiz 3 bin görevliyi bir kişiyi daha öldürmeden önce Minnesota’dan çekmesi gerektiğine inanıyoruz.” ABD Adalet Bakanı Pam Bondi’nin, Vali Walz’a gönderdiği ve “hukukun üstünlüğünü koruma” çağrısı içeren mektubuna yanıt veren Walz, “Adalet Bakanı’na profesyonel bir tavsiye vermek isterim. Hâlâ bekleyen 2 milyon Epstein dosyası var. Gidin onlar üzerinde çalışın.” demiştir.
Protestoların Yeniden Alevlenmesi (25–26 Ocak 2026)

ABD'nin Minnesota eyaletinde ICE karşıtı protestolar, 26 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
25 Ocak 2026 tarihinde Alex Jeffrey Pretti’nin ölümünün ardından Minneapolis genelinde geniş çaplı protestolar yeniden başlamıştır. Binlerce kişi şehir merkezinde toplanarak federal güçlerin geri çekilmesini talep etmiştir. Gösterilerde “Justice for Alex”, “ICE Out” ve “Abolish ICE” yazılı pankartlar taşınmıştır. Kalabalık, ICE görevlilerinin konakladığı düşünülen otele doğru yürüyüş düzenlemiş ve burada yoğun güvenlik önlemleri alınmıştır.

ABD'nin Minnesota eyaletinde ICE karşıtı protestolar, 26 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)
Protestolar sırasında bazı kişilerin otelin camlarını kırdığı, bina duvarlarına “ICE Kills” (“ICE öldürüyor”) yazdığı belirtilmiştir. Minnesota Kamu Güvenliği Departmanı, olay sırasında iki kişinin gözaltına alındığını, bir ICE görevlisinin de yaralandığını açıklamıştır. Yetkililer, federal görevlilerin biber gazı ve göz yaşartıcı gaz kullanarak kalabalığı dağıttığını bildirmiştir.
Pretti’nin ölümünden sonraki günlerde, Minneapolis Institute of Art geçici olarak kapanmıştır. Minnesota Timberwolves basketbol takımının maçı ertelenmiş, şehirdeki bazı üniversiteler uzaktan eğitim kararı almıştır. Human Rights Watch, ACLU ve Amnesty International USA gibi uluslararası insan hakları örgütleri, olaylara ilişkin bağımsız soruşturma çağrısında bulunmuştur. Ayrıca Faith in Minnesota ve Twin Cities for Justice gibi yerel sivil hareketler, şehir merkezinde mum yakma nöbetleri düzenlemiştir.















