Nemrut Ören Yeri

fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
Kure Card Image
Nemrut Ören Yeri, UNESCO Dünya Mirası Alanı
Konum
Adıyaman/Türkiye

Nemrut Dağı, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, Adıyaman iline bağlı Kahta ilçesinde yer alan ve Kommagene Krallığı dönemine ait anıtsal yapılarıyla tanınan tarihi bir ören yeridir. Deniz seviyesinden 2.150 metre yükseklikte bulunan bu bölge, 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir. Nemrut Dağı, devasa heykelleri, taş rölyefleri ve tarihi kalıntılarıyla Helenistik dönemin en önemli arkeolojik alanlarından biridir.

Kommagene Krallığı ve Nemrut Dağı

Kommagene Krallığı, antik dönemde Yukarı Mezopotamya’nın batısında yer alan, bereketli toprakları ve kültürel zenginlikleriyle tanınan bir krallıktır. Batıda Kahramanmaraş, Göksun ve Pınarbaşı; kuzeyde Malatya ve Toros Dağları; doğuda Fırat Nehri; güneyde ise Nizip ve Antakya ile çevrili olan bu bölge, hem stratejik hem de ekonomik açıdan önemli bir konumdadır. 


Kommagene Krallığı, MÖ 163 yılında Selevkos İmparatorluğu’na isyan eden Ptolemaios tarafından kurulmuştur. Kral I. Mithradates Kallinikos döneminde, krallık Selevkos hanedanının zayıfladığı bir süreçte bağımsızlığını ilan etmiş ve Helenistik ile Pers kültürlerini birleştiren bir yönetim anlayışı geliştirmiştir. Mithradates Kallinikos, Selevkos Kralı Seleukos Nikator’un soyundan gelen Laodike Thea ile evlenerek Kommagene hanedanını kurmuş ve böylece hem Pers Kralı Darius hem de Büyük İskender’in soyuna dayanan bir soya sahip olmuştur.


Kommagene adı, Yunanca "genler topluluğu" anlamına gelmekte olup, krallığın farklı kültürlerin birleşimini temsil ettiğini göstermektedir. Krallık, Helenistik ve Pers etkilerini harmanlayarak siyasi ve kültürel kimliğini oluşturmuştur.


Kommagene Krallığı, özellikle Kral I. Antiochus döneminde kültürel ve ekonomik açıdan zirveye ulaşmıştır. Antiochus, Nemrut Dağı’nda yer alan anıtsal yapıları, tanrılarına ve atalarına olan bağlılığını göstermek için inşa ettirmiştir. Aynı zamanda kendisini de tanrı ilan ederek henüz hayattayken Nemrut Dağı’nı kendisi için anıt mezar yapmıştır. Yazıtlarda, kralın mezarının bu bölgede bulunduğu belirtilmesine rağmen, günümüze kadar mezar odası keşfedilememiştir. Kralın kemiklerinin ya da küllerinin, ana kayaya oyulmuş bir odaya yerleştirilmiş ve üzerine yapay bir tepe (tümülüs) inşa edilerek korunmuş olduğu düşünülmektedir.


Nemrut Dağı yapılarından bazıları (Fotoğraf: Uçak Teknisyenleri Derneği)

Kazı Çalışmaları ve Araştırmalar

Nemrut Dağı Tümülüsü, 1881 yılında Karl Sester tarafından keşfedildikten sonra hem Nemrut hem de Kommagene Krallığı, yerli ve yabancı birçok bilim insanının ilgisini çekmiştir. Bu süreçte Nemrut’ta kazı ve restorasyon çalışmaları yapılmış ve bu çalışmaların bazı sonuçları yayımlanmıştır.


1881 yılında Müze-i Hümayun Müdürü olarak atanan Osman Hamdi Bey, Sanayi-i Nefise Mektebi öğretim üyesi heykeltıraş Osgan Efendi ile birlikte, 1883 yılında Osmanlı misyonu kapsamında Nemrut Dağı anıtlarını incelemek ve bu alandaki soruları aydınlatmak amacıyla görevlendirilmiştir. Bu çalışma sırasında kısmi kazılar da gerçekleştirilmiş, elde edilen bulgular Karl Puchstein’ın verileriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş ve sonuçlar Fransızca olarak Le Tumulus de Nemroud Dagh adlı eserlerinde (ilk basım 1883, ikinci basım 1987) yayımlanmıştır. 


Batı terası heykelleri ve steller dizini (Fotoğraf: Carl Humann ve Otto Puchstein’in kitabı. Syf. 328)

Cumhuriyetin ilanına kadar araştırılmalara ara verilmiş olsa da F. Karl Dörner, 1936 yılında Nemrut’a ilgi göstermeye başlayarak, Mimar Rudolff Naumann ile birlikte bölgeye gelerek Kommagene’de araştırmalar yapmıştır. Bu araştırmalarının sonuçları, 1939 yılında “Forschungen in Kommagene” (Kommagene Araştırmaları) adıyla yayımlanmıştır. II. Dünya Savaşı sonrası, 1951’de Dörner, Kommagene ve özellikle Nemrut Dağı üzerinde yapılan çalışmaların kapsamını belirlemek amacıyla tekrar bölgeye gelmiş, Kâhta Çayı kıyısındaki Arsemia’da kazı yapmayı ön planda tutmuş, ancak Nemrut’a ilgisi de devam etmiştir. Aynı yıl, Amerikalı arkeologlar Theresa Goell ve Albrecht Goetze de bölgeye gelerek ortak çalışmalar yapmışlardır. Bu iki grup, 1953-1956 yılları arasında sürekli olarak çalışmalarını sürdürmüş, 1958’de ise Nemrut’ta son kez birlikte çalışmışlardır.


1984’te Dörner, Alman araştırma grubu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı uzmanları ile birlikte Nemrut’taki onarım çalışmalarına katılmıştır. Bu yıl, Dörner’in sağlığının bozulduğu yıl olup alandaki aktif çalışmaları sonlanmıştır. Dörner, Nemrut ve Arsemia’daki çalışmalarını birçok makale ve yayında aktarmıştır.


1987 yılına gelindiğinde Nemrut Dağı, UNESCO tarafından Dünya Mirası Alanı ilan edilmiştir. 2006 yılında ise ODTÜ tarafından hazırlanan Kommagene Nemrut Koruma Geliştirme Programı (KNKGP), Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunulmuştur. Program, Nemrut Dağı’ndaki korunma ve gelişim süreçlerini mevzuattaki yeni araçlarla ele almayı hedeflemiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ODTÜ arasında 15 Ağustos 2006 tarihinde imzalanan protokol ile KNKGP kapsamındaki çalışmalar başlamıştır. ODTÜ, program çerçevesindeki araştırma, proje ve işleri 2012 yılına kadar tamamlamış, 2014 yılında çalışmalarını onaylatmıştır. 


Nemrut Dağı Tümülüsü Planı, 2006 (Fotoğraf: nemrut.org.tr)

Teraslar ve Anıtsal Yapılar

Nemrut Dağı Tümülüsü, toplamda yaklaşık 2,6 hektar alanı kapsamaktadır. Tümülüs’ün çapı yaklaşık 140 metre olup, zirvesi 2206 metreye kadar yükselmektedir. Tümülüs yüzeyi, Antiochus döneminde, ana kaya üzerinde yapılan teraslamalar sırasında kireç taşından elde edilen küçük boyutlu kırılmış çakıl ile kaplanmıştır. Başlangıçta 60 metre yüksekliğinde olan tümülüs, zaman içinde doğal etkenler ve yapılan kazılar sırasında kullanılan tahrip edici yöntemler nedeniyle yaklaşık 50 metreye düşmüştür. Tümülüsün üç tarafında birer teras bulunmaktadır: Kâhta yönünden ulaşılabilen batı terası, güneydoğuda Malatya yönünden ulaşılabilen doğu terası ve her iki terastan da ulaşılabilen kuzey terasıdır.


Nemrut Dağı doğu terası (Fotoğraf: Carole Raddato, flickr.com)

Doğu ve batı teraslarında, tümülüse sırtlarını dönerek yerleştirilmiş beş tanrı heykeli bulunur. Bu heykellerin her birinin yanında, bir çift koruyucu hayvan figürü olarak kartal ve aslan heykelleri yer almaktadır. Tanrı heykelleri soldan sağa doğru sırasıyla Kral I. Antiochos, Kommagene’nin ana tanrıçası, baş tanrı Zeus, Apollon ve Herakles olarak sıralanır. Her iki terasta da heykellerin arkasında, Kral Antiochos’un vasiyetini içeren, eski Yunanca yazılmış bir yazıt bulunmaktadır. Bu yazıtta, tanrıların isimleri, Helen ve Pers kökenli isimlerle birlikte belirtilmiştir.


Batı terasında yer alan Hermes ve Kommagene tanrıçasının başı (Fotoğraf: Ale roots, flickr.com)

Anıtsal heykellerin yanı sıra, doğu terasında simetrik bir düzen içinde yerleştirilmiş stel kaideleri, batı terasında enine biçimde sıralanmış stel kaideleri önlerinde bulunan sunaklarla dikkat çekmektedir. Batı terasında, tokalaşma (dexiosis) sahnelerinin yer aldığı bir stel dizisi ve aslanlı horoskop bulunur. Doğu terasında ise, Goell tarafından basamaklı piramit olarak tanımlanan, diğer araştırmacılar tarafından ise sunak olarak kabul edilen kare biçimli bir platform yer almaktadır. Tümülüsün kuzeydoğusunda ise dar bir dikdörtgen formda bulunan kuzey terası, batı ve doğu teraslarını birbirine bağlayan 180 metre uzunluğunda bir tören yolunu oluşturur. Bu terasta, I. Antiochos’un atalarının resimlerini yerleştirmek amacıyla hazırlatmış olabileceği düşünülen, büyük çoğunluğu kırılmış taş steller ve kaideler bulunmaktadır.


Aslanlı horoskop steli, tanrılarla tokalaşan kral stelleri, kumtaşı kartal ve aslan, 2007 (Fotoğraf: Maria Columba, flickr.com)

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarNazlı Kemerkaya14 Ocak 2025 17:40

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Nemrut Ören Yeri" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Kommagene Krallığı ve Nemrut Dağı

  • Kazı Çalışmaları ve Araştırmalar

  • Teraslar ve Anıtsal Yapılar

KÜRE'ye Sor