Bu madde henüz onaylanmamıştır.
Normlar hiyerarşisi, bir hukuk sistemini oluşturan ve farklı organlar tarafından üretilen hukuk normlarının , aralarındaki geçerlilik ilişkisine göre astlık ve üstlük temelinde dikey olarak sıralandığı yapıyı ifade eder. Bu yapı, genellikle bir piramit şeklinde tasvir edilir. Hiyerarşik düzende her norm, geçerliliğini bir üst basamaktaki normdan alır ve kendisinden daha alt kademedeki normların geçerlilik kaynağını oluşturur. Bu ilkenin temel sonucu, hiyerarşik olarak daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan bir norma aykırı hükümler içerememesidir. Bu sistem aracılığıyla hukuk kuralları arasında bir uyum ve tutarlılık sağlanması, hukuk pratiğinde yaşanabilecek kargaşanın önlenmesi ve düzenin korunması amaçlanır.
Normlar hiyerarşisi, en genel anlamıyla, hukuk kurallarının belirli bir düzen içinde ast-üst ilişkisine göre yapılandırılmasıdır. Bu yapı, hukuk sisteminin mantıksal ve tutarlı bir bütün olarak işlemesini sağlar. Hukuk devleti ilkesinin üç temel unsurundan biri olarak kabul edilen normlar hiyerarşisi, erkler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ile birlikte hukuk düzeninin temelini oluşturur. Sistemin temel işlevi, anayasanın üstünlüğünü ve bağlayıcılığını güvence altına almaktır. Hukuk kurallarının kademeli bir biçimde yapılanması ve soyuttan somuta doğru bir akış izlemesi, normlar arasında bir karmaşa doğmasını engeller ve hukuki meşruiyeti güçlendirir.
Bir normun geçerli sayılabilmesi için, hem kendisini ihdas eden üst normda belirtilen usul ve şekil şartlarına (biçimsel geçerlilik) hem de o üst normun içeriğine ve ilkelerine (içeriksel geçerlilik) uygun olması gerekir. Bir norm, üst norma aykırı olsa bile, yetkili bir yargı organı tarafından iptal edilene kadar geçerliliğini korur ve bu duruma "anayasaya uygunluk karinesi" denir. Normlar arasındaki bir çatışma durumunda, hangisinin uygulanacağı konusunda yol gösterici bir işlev de görür.
Normlar arasındaki hiyerarşik yapı, modern hukuk doktrininden önce de çeşitli hukuk sistemlerinde mevcuttu. Örneğin, İslam hukukunda norm kaynakları Kitap (Kur'an), Sünnet, İcma ve Kıyas şeklinde hiyerarşik bir sıralamaya tabi tutulmuştur. Benzer şekilde, kanonik hukukta da kutsal metinlere dayalı hiyerarşik yapılar bulunmaktaydı. Modern anlamda anayasanın üstünlüğü ilkesinin ilk somut örneklerinden biri, Amerika Birleşik Devletleri Federal Yüksek Mahkemesi'nin 1803 tarihli Marbury v. Madison kararıdır; bu kararda mahkeme, anayasaya aykırı bir kanunun uygulanamayacağına hükmetmiştir.
Normlar hiyerarşisi doktrinini sistematik bir teori haline getiren düşünür Hans Kelsen'dir. Kelsen, bu teoriyi sıfırdan yaratmamış, kendisinden önceki birikimlerden ve özellikle öğrencisi Adolf Julius Merkl'in "hukukun kademeli yapılanması" (Stufenbaulehre) kavramından yararlanarak geliştirmiştir.
Kelsen'in "Saf Hukuk Kuramı" olarak adlandırdığı yaklaşımında, hukuk sistemi, birbiriyle astlık-üstlük ilişkisi içinde bulunan normların oluşturduğu bir piramit olarak tasavvur edilir. Bu piramitte her norm, geçerliliğini bir üst normdan alır. Piramidin en tepesinde ise pozitif hukukla açıklanamayan, varsayımsal ve hukuk-dışı bir "temel norm" (Grundnorm) bulunur. Bu temel norm, anayasanın ve dolayısıyla tüm hukuk sisteminin geçerliliğinin nihai kaynağıdır. Kelsen'e göre bir normun bir üst norma uygunluğu, onun ihdasını (üretimini) ve/veya içeriğini düzenleyen üst normun kurallarına uyması anlamına gelir.
Klasik Kelsen'ci piramit modeline yönelik eleştiriler ve modern hukuk sistemlerinin karmaşıklığı, yeni teorik yaklaşımların geliştirilmesine yol açmıştır. Abdullah Sezer tarafından geliştirilen "çok boyutlu normlar piramidi" yaklaşımı bunlardan biridir. Bu yaklaşıma göre sistem, tek boyutlu bir üçgen değil, üç boyutlu bir piramittir:
Türk hukuk sistemindeki normlar hiyerarşisi, doktrin ve yargı kararlarında genel hatlarıyla şu şekilde sıralanmaktadır:

Normlar Hiyerarşisi Piramidi (Yapay Zeka İle Üretilmiştir)
1. Anayasa
Normlar hiyerarşisinin en tepesinde yer alır. Anayasa'nın 11. maddesi uyarınca, Anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Diğer tüm normların Anayasa'ya uygun olması zorunludur. Değiştirilmesi, kanunlara göre daha zor usullere tabi tutulmuştur.
Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasına göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası anlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde, uluslararası anlaşma hükümleri esas alınır. Bu hüküm nedeniyle, bu tür anlaşmaların normlar hiyerarşisinde kanunların üzerinde, Anayasa'nın ise altında yer aldığı kabul edilir. Bu anlaşmalar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamaz.
Bu basamakta yer alan normlar eşdeğer kabul edilir.
Cumhurbaşkanı'nın, Anayasa'dan doğrudan aldığı asli bir yetkiyle , "yürütme yetkisine ilişkin konularda" çıkardığı düzenleyici işlemlerdir. Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK) için şu sınırlamalar ve kurallar geçerlidir:
Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve CBK’ların uygulanmasını sağlamak amacıyla çıkardıkları düzenleyici işlemlerdir. Yönetmelikler, dayandıkları kanuna veya CBK'ya aykırı olamazlar.
Hiyerarşinin daha alt basamaklarında genelge, yönerge, tebliğ, talimat gibi Anayasa'da ismen sayılmayan ancak idarenin işleyişi için gerekli olan düzenleyici işlemler yer alır. Bu işlemler de kendilerinden üstte bulunan tüm normlara uygun olmak zorundadır.
Normlar hiyerarşisinin işlerliği, üst norma aykırı olan alt normların hukuk düzeninden ayıklanmasını sağlayan etkili bir yargısal denetim mekanizmasının varlığına bağlıdır. Türkiye'de bu denetim farklı yargı organları tarafından yerine getirilir:
Teoride var olan bu net hiyerarşik yapı, uygulamada her zaman aynı şekilde karşılık bulmayabilir. Özellikle kamu görevlileri ve idari makamlar nezdinde, normlar hiyerarşisinin yerine "yakın norm - uzak norm" şeklinde adlandırılabilecek fiili bir hiyerarşi oluşabilmektedir. Bu durumda uygulayıcılar, kendi kurumlarının çıkardığı ve görev alanlarıyla doğrudan ilgili olan yönetmelik, genelge veya amir talimatı gibi "yakın" normları; Anayasa veya kanun gibi daha genel ve "uzak" olarak algıladıkları üst normlara tercih edebilmektedir. Bu durum, hukuk güvenliğini ve sistemin tutarlılığını zedeleyen önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Örneğin, Avukatlık Kanunu'nun avukatın hak ve yetkilerine ilişkin açık hükümlerine rağmen, bazı bankaların veya kamu kurumlarının kendi iç yönergelerini gerekçe göstererek bu hakları kısıtlaması, bu sorunun somut bir yansımasıdır.
Egeliği, Ömer Emrullah. “Yargıtay uygulamasında normlar hiyerarşisi.” Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, sy. 62 (Nisan 2025): 131–166. Erişim 28 Haziran 2025. https://doi.org/10.54049/taad.1683766.
Kaya, Emir, ve Alperen Dağlı. “Uygulama boyutuyla normlar hiyerarşisi.” Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 5, no. 2 (Aralık 2023): 578–604. Erişim 28 Haziran 2025. https://doi.org/10.47136/asbuhfd.1270364.
Sezer, Abdullah. "Normlar hiyerarşisi ve cumhurbaşkanlığı kararnameleri [çok boyutlu normlar piramidi yaklaşımı]." (2022). Erişim 28 Haziran 2025. https://anayasa.gov.tr/media/6109/abdullah_sezer.pdf.
T.C. İçişleri Bakanlığı. “Normlar Hiyerarşisi.” icisleri.gov.tr. Erişim 28 Haziran 2025. https://www.icisleri.gov.tr/kurumlar/icisleri.gov.tr/IcSite/strateji/calismalar/mevzuat/Normlar-Hiyerarsisi-Sunumu.pdf.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Normlar Hiyerarşisi" maddesi için tartışma başlatın
Tanım ve İşlev
Tarihsel Gelişim ve Kuramsal Yaklaşımlar
Tarihsel Kökenler
Hans Kelsen ve Normatif Pozitivizm
Çok Boyutlu Piramit Yaklaşımı
Türk Hukuk Sistemindeki Hiyerarşik Yapı
2. Temel Hak ve Özgürlüklere İlişkin Uluslararası Anlaşmalar
3. Kanunlar, OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve Diğer Uluslararası Anlaşmalar
4. Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (Olağan Dönem)
5. Yönetmelikler
6. Adsız Düzenleyici İşlemler
Yargısal Denetim ve Uygulama Sorunları
Uygulamadaki Sorunlar: Yakın Norm - Uzak Norm İkilemi
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.