Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.
Öğrenme türleri, bireyin bilgi, beceri, tutum ve değer kazanım süreçlerinin gerçekleşme biçimlerine göre yapılan kavramsal sınıflandırmayı ifade eder. Eğitim literatüründe öğrenme süreçleri genel olarak formal, nonformal ve informal olmak üzere üç temel kategori altında ele alınmaktadır. Bu ayrım, öğrenmenin planlılık düzeyi, kurumsal yapı ile ilişkisi, programlılık derecesi, değerlendirme mekanizmaları ve sertifikalandırma özellikleri gibi ölçütlere dayanmaktadır.【1】
Formal, nonformal ve informal ayrımı özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında eğitim sistemlerinin erişilebilirliği, eşitsizlik ve kalkınma politikaları bağlamında tartışılmaya başlanmıştır. 1960’lı ve 1970’li yıllarda birçok ülkede formal eğitim sisteminin toplumsal ihtiyaçlara tek başına yeterli yanıt veremediği yönündeki değerlendirmeler, alternatif öğrenme yollarının kavramsallaştırılmasını gündeme getirmiştir.
Bu bağlamda Coombs ve Ahmed’in çalışmaları, nonformal eğitimin kalkınma süreçlerindeki rolünü vurgulayarak formal sistem dışında gerçekleşen örgütlü öğrenme faaliyetlerinin önemini ortaya koymuştur.【2】 Bu yaklaşım, eğitim alanında daha kapsayıcı bir perspektifin gelişmesine katkı sağlamıştır.
1990’lı yıllardan itibaren ise küreselleşme, bilgi ekonomisi ve iş gücü piyasasındaki dönüşümler, öğrenmenin yaşamın tüm evrelerine yayılan bir süreç olarak ele alınmasına yol açmıştır. Avrupa Komisyonu’nun yaşam boyu öğrenme politikaları 【3】 ve OECD’nin nonformal ve informal öğrenmenin tanınmasına ilişkin çalışmaları,【4】 öğrenme türlerinin politika düzeyinde yeniden değerlendirilmesini sağlamıştır. Bu süreçte öğrenme, yalnızca okul çağında gerçekleşen bir faaliyet olmaktan çıkarak bireyin yaşam boyu süren gelişim süreci olarak tanımlanmış; formal, nonformal ve informal öğrenme kavramları bütüncül bir çerçevede ele alınmaya başlanmıştır.
Öğrenme türleri arasındaki ayrımlar; kurumsal yapı, programlılık düzeyi, ölçme-değerlendirme mekanizmaları ve hedeflenen çıktılar üzerinden sistematik bir analize tabi tutulur. Bu karşılaştırma, öğrenmenin yalnızca bir mekân sorunu olmadığını, aynı zamanda bir tasarım, otorite ve kontrol derecesi meselesi olduğunu ortaya koyar.
Aşağıdaki tabloda, bu üç temel kategorinin yapısal farklılıkları analitik bir çerçevede sunulmaktadır:
Bu karşılaştırmalı perspektif, formal öğrenmenin toplumsal standartlaşma ve yasal meşruiyet sağlama işlevini; nonformal öğrenmenin güncel beceri açıklarını kapatma ve esneklik kabiliyetini; informal öğrenmenin ise bireyin dünyayı anlamlandırma ve "örtük bilgi" biriktirme süreçlerini temsil ettiğini doğrulamaktadır. Modern eğitim paradigmasında bu türler birbirini dışlayan kategoriler değil, birbirini besleyen ve sarmal bir yapıda ilerleyen bir bütünün parçaları olarak kabul edilmektedir.
Formal öğrenme, resmî eğitim kurumlarında belirlenmiş müfredat, program ve standartlar doğrultusunda yürütülen yapılandırılmış öğrenme sürecidir. Genellikle yaşa dayalı kademelendirme, sistematik ölçme-değerlendirme ve sertifikalandırma içermektedir.
Formal öğrenmenin temel özellikleri:
Okullar, üniversiteler ve mesleki eğitim kurumları formal öğrenmenin tipik ortamlarıdır. Bu tür öğrenme, toplumsal standartlaşma ve mesleki yeterlilik açısından önemli rol oynamaktadır.
Nonformal öğrenme, resmî eğitim sistemi dışında ancak belirli amaç ve hedefler doğrultusunda planlanmış öğrenme etkinliklerini kapsamaktadır. Coombs ve Ahmed’e göre nonformal eğitim, formal sistemin dışında düzenlenen, örgütlü ve bilinçli öğrenme faaliyetlerini ifade etmektedir.【5】
Nonformal öğrenmenin temel özellikleri:
Yetişkin eğitimi programları, kurslar, atölyeler, bilim merkezleri etkinlikleri ve yaz kampları nonformal öğrenme örnekleri arasında yer almaktadır. Bu tür öğrenme, özellikle bireysel ilgi alanlarına ve toplumsal ihtiyaçlara esnek yanıt verebilmesi bakımından önemlidir.
İnformal öğrenme, günlük yaşam içerisinde kendiliğinden, çoğu zaman farkında olunmadan ve planlı bir öğretim programına bağlı olmaksızın gerçekleşen öğrenme süreçlerini ifade eder. Marsick ve Watkins , informal öğrenmeyi çoğu zaman planlanmamış ancak deneyim yoluyla ortaya çıkan öğrenme olarak tanımlamaktadır.【6】 Bu süreçler bilinçli olabileceği gibi tesadüfi (incidental) öğrenme biçiminde de gerçekleşebilmektedir. Eraut , özellikle iş yaşamında ortaya çıkan örtük bilgi (tacit knowledge) edinimini informal öğrenmenin önemli bir boyutu olarak ele almaktadır.【7】
İnformal öğrenmenin özellikleri:
Aile içi etkileşimler, arkadaş sohbetleri, medya kullanımı, oyun deneyimleri ve iş yerinde edinilen deneyimler informal öğrenmeye örnek gösterilebilmektedir.
Formal, nonformal ve informal ayrımı yalnızca örgütsel bir sınıflama değildir; aynı zamanda farklı öğrenme kuramlarıyla ilişkilendirilebilen bir yapıdır.
Bu bağlamda öğrenme türleri, yalnızca ortam veya planlılık düzeyiyle değil, aynı zamanda epistemolojik ve pedagojik yaklaşımlarla da ilişkilendirilmektedir.
Literatürde öğrenme türlerinin kesin sınırlarla ayrılmadığı vurgulanmaktadır. 【8】Özellikle okul dışı ortamlarda gerçekleştirilen etkinlikler hem nonformal hem informal özellikler gösterebilmektedir.
Örneğin:
Öğrenme türlerinin keskin kategorilerden ziyade bir süreklilik (continuum) üzerinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Formal eğitim sistemleri uzun süre öğrenmenin tek meşru yolu olarak görülmektedir. Ancak yaşam boyu öğrenme politikalarının gelişmesiyle birlikte nonformal ve informal öğrenmenin tanınması gündeme gelmektedir.
Bu bağlamda:
gibi uygulamalar, öğrenme türlerinin politika düzeyinde yeniden değerlendirilmesine yol açmaktadır.
Dijital teknolojilerin gelişmesiyle birlikte öğrenme türleri arasındaki sınırlar daha da esnek hâle gelmiştir.
Bu durum, öğrenmenin mekândan bağımsızlaşmasına ve hibrit öğrenme biçimlerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır.
Okul dışı öğrenme bir öğrenme türü değil, öğrenmenin gerçekleştiği bağlamı ifade eder.
Bu bağlamda okul dışı ortamlarda gerçekleşen öğrenme:
Bu ayrım, özellikle bilim merkezleri, müzeler ve doğa eğitimi uygulamalarının kuramsal konumlandırılması açısından önem taşımaktadır.
Kolb’un deneyimsel öğrenme kuramı, öğrenmenin bireyin yaşantılarını anlamlandırma süreciyle gerçekleştiğini savunur. 【9】Kurama göre öğrenme; somut deneyim, yansıtıcı gözlem, soyut kavramsallaştırma ve aktif deneme olmak üzere dört aşamalı bir döngü içerisinde ilerler. Bu yaklaşım, öğrenmenin yalnızca bilgi aktarımı değil, deneyimin dönüştürülmesi süreci olduğunu vurgular.
Deneyimsel öğrenme modeli, özellikle nonformal ve informal öğrenme süreçlerinin anlaşılmasında açıklayıcı bir çerçeve sunar.
Nonformal ortamlarda öğrenme genellikle bilinçli olarak deneyim üzerinden tasarlanırken, informal öğrenmede deneyim çoğu zaman kendiliğinden ortaya çıkar ve bireyin yansıtma süreciyle anlam kazanır. Formal öğrenme ortamlarında ise deneyimsel etkinlikler (laboratuvar, saha çalışması, proje temelli öğrenme) öğrenmenin kalıcılığını artıran bir unsur olarak değerlendirilmektedir.
Bu sınıflandırma yalnızca öğrenmenin gerçekleştiği ortamı değil; aynı zamanda öğrenme sürecinin örgütlenme biçimini ve toplumsal olarak tanınma düzeyini de ifade eder. Formal öğrenme resmî eğitim sistemine bağlı yapılandırılmış süreçleri kapsarken, nonformal öğrenme örgütlü ancak esnek öğrenme faaliyetlerini; informal öğrenme ise günlük yaşam içerisinde kendiliğinden gelişen öğrenme deneyimlerini ifade etmektedir. Günümüzde bu üç kategori birbirini dışlayan yapılar olarak değil, yaşam boyu öğrenme sürecinin birbirini tamamlayan boyutları olarak değerlendirilmektedir.
Geleceğin öğrenme ekosistemleri, teknolojik dönüşüm ve toplumsal ihtiyaçların evrimiyle birlikte formal, nonformal ve informal öğrenme alanları arasındaki sınırların tamamen geçirgen hâle geldiği "hibrit bir evreni" temsil etmektedir. Bu ekosistemlerde öğrenme, zamandan ve mekândan bağımsızlaşarak bireyin yaşam akışına entegre olan kesintisiz bir süreç niteliği kazanır.
Bu dönüşümün temel yapı taşları aşağıdaki dinamikler çerçevesinde şekillenmektedir:
Formal, nonformal ve informal öğrenme biçimleri artık birbirine alternatif mecralar değil, bireyin bütünsel gelişimini destekleyen birbirine eklemlenmiş bir ekosistemin parçalarıdır. Modern eğitim anlayışı, okulun dört duvarı arasına sıkışmış bilgiyi, hayatın dinamizmi ve dijital dünyanın sunduğu sınırsız kaynaklarla harmanlamayı zorunlu kılmaktadır. Literatürde, bireyin bir müzede gerçekleştirdiği 'informal' bir keşfin veya bir atölye çalışmasında edindiği 'nonformal' becerinin, formal eğitim çıktılarıyla ilişkilendirilmesi, öğrenmenin demokratikleşmesi ve bireyselleşmesi açısından kritik bir eşik olduğu vurgulanmaktadır.
Geleceğin eğitim paradigmaları, bu öğrenme türleri arasındaki keskin sınırları tamamen ortadan kaldırarak 'hibrit ve esnek öğrenme yollarını' merkeze alacağı öngörülmektedir. Özellikle yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş öğrenme süreçleri ve mikro-yeterliliklerin belgelendirilmesi, informal deneyimlerin de en az diploma kadar değerli görüldüğü bir dönemi başlatmaktadır. Yaşam boyu öğrenme vizyonu çerçevesinde, öğrenmenin 'nerede' gerçekleştiğinden ziyade, edinilen kazanımların bireyin problem çözme yetisine ve toplumsal refaha nasıl dönüştüğü temel ölçüt haline gelmektedir.
[1]
UNESCO, International Standard Classification of Education: ISCED 2011 (Montreal: UNESCO Institute for Statistics, 2012), erişim tarihi 14 Şubat 2026, https://www.uis.unesco.org/sites/default/files/medias/fichiers/2025/08/EDS-3-ISCED-Final-WEB.pdf
[2]
Philip H. Coombs and Manzoor Ahmed, Attacking Rural Poverty: How Nonformal Education Can Help (Baltimore: Johns Hopkins University Press, 1974). erişim tarihi 14 Şubat 2026,https://archive.org/details/attackingruralpo0000coom
[3]
European Commission, A Memorandum on Lifelong Learning (Brussels: Commission of the European Communities, 2000), erişim tarihi 14 Şubat 2026, https://www.hsu-hh.de/wb/wp-content/uploads/sites/647/2017/10/Anthology-Memorandum_on_Lifelong_Learning-EU-2000.pdf
[4]
OECD, Recognising Non-Formal and Informal Learning: Outcomes, Policies and Practices (Paris: OECD Publishing, 2007), erişim tarihi 14 Şubat 2026, https://www.oecd.org/content/dam/oecd/en/publications/reports/2010/04/recognising-non-formal-and-informal-learning_g1ghaff6/9789264063853-en.pdf
[5]
Philip H. Coombs and Manzoor Ahmed, Attacking Rural Poverty: How Nonformal Education Can Help (Baltimore: Johns Hopkins University Press, 1974), erişim tarihi 14 Şubat 2026, https://documents1.worldbank.org/curated/en/656871468326130937/pdf/multi-page.pdf
[6]
Victoria J. Marsick and Karen E. Watkins, “Informal and Incidental Learning,” New Directions for Adult and Continuing Education 89 (2001): 25–34, erişim tarihi 14 Şubat 2026, https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/ace.5
[7]
Michael Eraut, “Non-Formal Learning and Tacit Knowledge in Professional Work,” British Journal of Educational Psychology 70, no. 1 (2000): 113–136, erişim tarihi 14 Şubat 2026, https://bpspsychub.onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1348/000709900158001
[8]
OECD, Recognising Non-Formal and Informal Learning: Outcomes, Policies and Practices (Paris: OECD Publishing, 2007), erişim tarihi 14 Şubat 2026, https://www.oecd.org/content/dam/oecd/en/publications/reports/2010/04/recognising-non-formal-and-informal-learning_g1ghaff6/9789264063853-en.pdf
[9]
David A. Kolb, Experiential Learning: Experience as the Source of Learning and Development, erişim tarihi 14 Şubat 2026, https://www.researchgate.net/publication/235701029_Experiential_Learning_Experience_As_The_Source_Of_Learning_And_Development
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Öğrenme Türleri" maddesi için tartışma başlatın
Tarihsel Gelişim
Karşılaştırma Analizi
Formal Öğrenme
Nonformal Öğrenme
İnformal Öğrenme
Kuramsal Temeller
Türler Arası İlişki
Eğitsel Önemi
Dijital Bağlam
Okul Dışı Bağlam
Deneyimsel Öğrenme
Geleceğin Öğrenme Ekosistemleri