Organ Kaçakçılığı
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMuzaffer AYKUT13 Temmuz 2026 13:51

ORCID ID

0009-0009-2093-2773

Organ kaçakçılığı, organların elde edilmesi ve transferi sürecinde hukuka aykırı yöntemlerin kullanılması şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanım, insan hakları ihlallerine ve aynı zamanda insanların zor durumda kalmalarından faydalanarak gerçekleştirilen etik dışı uygulamalara da işaret etmektedir. Dünya genelinde birçok bölgede ciddi bir sorun olarak görülen organ kaçakçılığı, sağlık sistemlerini tehdit etmekte ve toplumsal adaletin ihlaline yol açmaktadır. Özellikle ekonomik zorluklar, yoksulluk, sağlık sistemlerinin yetersizliği, savaş ve çatışma ortamları gibi durumlarda daha yaygın bir şekilde görülmektedir (İstanbul Deklarasyonu, 2008).İsrail’e yönelik organ kaçakçılığı suçlamalarının 1980’lerin sonları ve 1990’ların başlarındaki Birinci Filistin İntifadası sırasında ortaya çıktığı görülmektedir. Filistinli aileler İsrail güçleri tarafından öldürülen yakınlarının bedenlerinin, bazı organları eksik olarak iade edildiğini ileri sürmüştür. Başlangıçta bu iddialar reddedilse de 1992’de İsrail tarafından katledilen Bilal Ahmed Ghanem vakası, olayın vahametini ortaya çıkarmıştır. Ghanem’in cenazesi karnından çenesine kadar açılmış bir yarıkla ailesine teslim edilmiştir (Alauddin, 2009). Aftonbladet gazetesinde 2009’da yayımlanan “Oğullarımızın Organları Çalındı” başlıklı makale ile konu daha fazla dikkat çekmiştir. İsrail’in katlettiği Filistinlilerden organ topladığına dair ailelerle yapılan röportajlara yer veren makale, durumun daha geniş bir organ kaçakçılığı ağına işaret ettiğini vurgulamıştır (Yüksel, 2024). Her ne kadar bu somut örnek üzerinden bazı tartışmalar yaşansa da (bkz. NBC News, 2009) İsrail’in Filistinlilere karşı zalimce tavrı ve hukuk tanımaz uygulamaları düşünüldüğünde【1】 ve diğer iddialar ile deliller de eklendiğinde konunun göz ardı edilemeyecek kadar vahim olduğu görülmektedir. Zira Ghanam vakasında olduğu gibi seçilen genç erkekler yakalanıp öldürülüyor, beş gün bekletildikten sonra, ailelerinden izinsiz otopsi (yasa dışı otopsi) yapılarak katledilen kişilerin cenazeleri gece vakti ailelerine teslim ediliyordu (Boström, 2011).İsrailli bazı üst düzey yetkililer, 2014 yılında bir İsrail televizyon programında Filistinliler ve Afrikalı işçilerin cesetlerinden deri topladıklarını ve bu derilerin İsrail askerlerinin yanık tedavisi için kullanıldığını açıklamışlardır. Başka bir yönetici de insan derisi rezervlerinin 17 metrekareye ulaştığını belirtmiştir. Bu miktar, az nüfusuna karşın İsrail’de geniş çaplı bir organ toplama uygulamasının varlığını gözler önüne sermektedir. İsrailli doktor ve antropolog Meira Weiss, 2002’de yayımladığı Ölü Bedenlerin Üzerinde adlı eserinde Filistinlilerden sistematik olarak organ toplandığını ve bunların İsrail üniversitelerinde tıbbi araştırmalar için kullanıldığını【2】, ayrıca İsrailli hastalara nakledildiğini ayrıntılı bir şekilde ele alarak İsrail’deki organ kaçakçılığı sektörünün varlığına ilişkin kanıtlara yer vermiştir (Yüksel, 2024). Weiss, Filistinlilerden alınan organların İsrailli askerlere teslim edildiğine işaret ederek “Korneaları, derileri ve kalp kapakçıklarını alıyorlar; fark edilmemesi için korneaların yerine plastik cisim yerleştiriyor” ve vücutlarının arkasından “deri ekliyorlardı” (Kuyumcuoğlu, 2023) itirafında bulunmuştur. İsrail’in Kanal 2 televizyonu da 2015 yılında Adli Tıp Enstitüsünün Filistinlilerden izinsiz organ çaldığını belgelerle ortaya koyan bir rapor yayımlamıştır. Amerikan kanalı CNN’in 2008 tarihli raporunda İsrail’in yasa dışı organ ticaretinin en büyük küresel merkezi olduğu belirtilmiş; 2016’da Haaretz gazetesinde yer alan bir raporda da İsrail’in hayatını kaybeden birçok Filistinlinin cesedini “kaybettiği” itirafına yer verilmiştir (Kuyumcuoğlu, 2023). Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan bir raporda İsrail’in uzun yıllardır Gazze’ye uyguladığı insanlık dışı muamelelerin detayları gün yüzüne çıkarılmış, İsrail’in organ kaçakçılığıyla bağlantılı merkez ülkelerden biri olduğu belirtilmiştir. İsrail’in Filistinli tutuklular ve savaş mağdurlarından topladığı organları uluslararası organ ticareti pazarında kullanmakta ve bu durum, İsrail’in organ turizmi için bir merkez haline geldiği iddialarını güçlendirmektedir (Sarraç, 2024). İsrail, organ ve nakil süreçlerinde etik dışı yöntemler kullanması nedeniyle birçok kez eleştirilmiştir. Örneğin 1990’larda Fransa, İsrail ile organ iş birliğini sonlandıran ülkelerden biri olmuştur (Alauddin, 2009).2023 yılının ekim ayında Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından yayımlanan bir rapor, İsrail güçlerinin Gazze’nin kuzeyindeki hastanelerden çok sayıda Filistinlinin cesedini topladığını ve bu cesetlerin vücut bütünlüğü zarar görmüş halde geri gönderildiğini ortaya çıkartmıştır. Temmuz 2024’te İsrail gazetesi Haaretz, İsrail ordusunun Sde Teiman Gözaltı Merkezi’nde 1500 Filistinlinin cesedini sakladığını bildirmiştir (Sarraç, 2024). Yahudiliğin katı dini kuralları nedeniyle organ, uzuv ve kadavralara ulaşmak zor olsa da İsrail’de 1980’lerde rekonstrüktif cerrahi ve organ teknolojisi gelişmiştir. Bu dönemde, Ulusal Adli Tıp Kurumunun başındaki Dr. Jehuda Hiss, “Sorma, Söyleme” politikası uygulamıştır. Bu politika çerçevesinde gerekli organ ve dokular, devletin gözetiminde yaşamını yitiren askerler, muhalifler, Filistinli direnişçiler, turistler ve İsrail’e yolu düşen yabancılardan büyük bir gizlilikle temin edilmiştir. 2012 yılında Adli Tıp yetkilisi Chen Kugel’in itirazları sonucu 1988-2012 yılları arasında uygulanan bu politikanın büyük bir skandala dönüştüğü ortaya çıkmıştır (Özarslan, 2019). Dr. Hiss yönetimindeki Ebu Kebir Adli Tıp Laboratuvarı’nda yapılan aramada, 8 binden fazla insan organı, kemik ve uzuv depolanmış halde bulunmuştur (Özarslan, 2019: 88-89). 7 Ekim 2023’te Hamas’ın gerçekleştirdiği el-Aksa Tufanı Operasyonu’ndan sonra yapılan incelemelere göre, İsrail’de organ nakilleriyle ilgili Google aramalarında belirgin bir artış gözlemlenmiştir【3】 (Yüksel, 2024).İsrail, organ toplama işlemlerinin her zaman izinle yapıldığını savunsa da belirli dönemlerde uygulanan kuralların net olmadığına dikkati çekmekte ve özellikle son dönemde Ebu Kebir’in etik ve Yahudi yasalarına uygun çalıştığını vurgulamaktadır. Bu açıklama, geçmişteki usulsüzlükleri aydınlatmak açısından önemli olup etik ve yasal açıdan bir sorumluluğu da gündeme getirmektedir. Ebu Kebir Adli Tıp Enstitüsünün eski başkanı Dr. Hiss’in, “Kornea hasadına başladık... Yapılan her şey son derece gayrı resmiydi. Ailelerden izin istenmedi” (NBC News, 2009) şeklindeki itirafı, suçun sistematik olmasa da işlendiğini gösteren açık bir delil olarak kabul edilebilir. Her ne kadar İsrail yasalarında organ ticareti suç sayılsa da sağlık harcamalarını azaltmak amacıyla yurt dışında organ nakli yaptıran hastalara büyük meblağlar ödendiğinden, organ ticaretini dolaylı şekilde onayladığı görülmektedir (Kırılmaz & Parlak, 2021: 315).İsrail’in organ kaçakçılığı faaliyetlerinin bugün de devam ettiğine dair güçlü şüpheler hem yerel hem de uluslararası düzeyde endişeye neden olmaktadır. Çeşitli raporlar ve tanıklıklar, bu tür uygulamaların sürdüğünü ortaya koymakta ve insan hakları ihlalleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmektedir. Araştırmalar, organ ticaretinin her geçen gün arttığını ve küresel bir sorun haline geldiğini, İsrail’in de bu kapsamda yer alan ülkeler arasında bulunduğunu göstermektedir (Kırılmaz & Parlak, 2021: 313). Bu durum, bölgede yaşayanların güvenliği ve hakları üzerinde ciddi etkiler yaratmakta ve uluslararası toplumun dikkatini çekmektedir.Okuma ÖnerileriAskew, Joshua (2023). “Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü: İsrail Gazze’de Ölü Bedenlerden Organ Çalıyor.” Euro News. Erişim Tarihi: 09.10.2024, https://tr.euronews.com/2023/11/28/euro-med-insan-haklari-izleme-orgutu-israil-gazzede-olu-bedenlerden-organ-caliyor.Bozdemir, Osman (2020). “Organ Ticaretinin Önlenmesine Yönelik Kampanyalar: ABD Ulusal İnsan Kaçakçılığı Kaynak Merkezinin Kamu Spotlarının Gösterge Bilimsel İncelemesi”. Göç Araştırmaları Dergisi, (6) 2, 368-389.İHH (2009). İsrail, Filistinli Çocukların Organlarını Çalıyor. Erişim Tarihi: 09.10.2024, https://ihh.org.tr/haber/israil-filistinli-cocuklarin-organlarini-caliyor-355.

Organ Kaçakçılığı

Organ kaçakçılığı, organların elde edilmesi ve transferi sürecinde hukuka aykırı yöntemlerin kullanılması şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanım, insan hakları ihlallerine ve aynı zamanda insanların zor durumda kalmalarından faydalanarak gerçekleştirilen etik dışı uygulamalara da işaret etmektedir. Dünya genelinde birçok bölgede ciddi bir sorun olarak görülen organ kaçakçılığı, sağlık sistemlerini tehdit etmekte ve toplumsal adaletin ihlaline yol açmaktadır. Özellikle ekonomik zorluklar, yoksulluk, sağlık sistemlerinin yetersizliği, savaş ve çatışma ortamları gibi durumlarda daha yaygın bir şekilde görülmektedir (İstanbul Deklarasyonu, 2008).


İsrail’e yönelik organ kaçakçılığı suçlamalarının 1980’lerin sonları ve 1990’ların başlarındaki Birinci Filistin İntifadası sırasında ortaya çıktığı görülmektedir. Filistinli aileler İsrail güçleri tarafından öldürülen yakınlarının bedenlerinin, bazı organları eksik olarak iade edildiğini ileri sürmüştür. Başlangıçta bu iddialar reddedilse de 1992’de İsrail tarafından katledilen Bilal Ahmed Ghanem vakası, olayın vahametini ortaya çıkarmıştır. Ghanem’in cenazesi karnından çenesine kadar açılmış bir yarıkla ailesine teslim edilmiştir (Alauddin, 2009). Aftonbladet gazetesinde 2009’da yayımlanan “Oğullarımızın Organları Çalındı” başlıklı makale ile konu daha fazla dikkat çekmiştir. İsrail’in katlettiği Filistinlilerden organ topladığına dair ailelerle yapılan röportajlara yer veren makale, durumun daha geniş bir organ kaçakçılığı ağına işaret ettiğini vurgulamıştır (Yüksel, 2024). Her ne kadar bu somut örnek üzerinden bazı tartışmalar yaşansa da (bkz. NBC News, 2009) İsrail’in Filistinlilere karşı zalimce tavrı ve hukuk tanımaz uygulamaları düşünüldüğünde【1】 ve diğer iddialar ile deliller de eklendiğinde konunun göz ardı edilemeyecek kadar vahim olduğu görülmektedir. Zira Ghanam vakasında olduğu gibi seçilen genç erkekler yakalanıp öldürülüyor, beş gün bekletildikten sonra, ailelerinden izinsiz otopsi (yasa dışı otopsi) yapılarak katledilen kişilerin cenazeleri gece vakti ailelerine teslim ediliyordu (Boström, 2011).


İsrailli bazı üst düzey yetkililer, 2014 yılında bir İsrail televizyon programında Filistinliler ve Afrikalı işçilerin cesetlerinden deri topladıklarını ve bu derilerin İsrail askerlerinin yanık tedavisi için kullanıldığını açıklamışlardır. Başka bir yönetici de insan derisi rezervlerinin 17 metrekareye ulaştığını belirtmiştir. Bu miktar, az nüfusuna karşın İsrail’de geniş çaplı bir organ toplama uygulamasının varlığını gözler önüne sermektedir. İsrailli doktor ve antropolog Meira Weiss, 2002’de yayımladığı Ölü Bedenlerin Üzerinde adlı eserinde Filistinlilerden sistematik olarak organ toplandığını ve bunların İsrail üniversitelerinde tıbbi araştırmalar için kullanıldığını【2】, ayrıca İsrailli hastalara nakledildiğini ayrıntılı bir şekilde ele alarak İsrail’deki organ kaçakçılığı sektörünün varlığına ilişkin kanıtlara yer vermiştir (Yüksel, 2024). Weiss, Filistinlilerden alınan organların İsrailli askerlere teslim edildiğine işaret ederek Korneaları, derileri ve kalp kapakçıklarını alıyorlar; fark edilmemesi için korneaların yerine plastik cisim yerleştiriyor” ve vücutlarının arkasından “deri ekliyorlardı” (Kuyumcuoğlu, 2023) itirafında bulunmuştur. İsrail’in Kanal 2 televizyonu da 2015 yılında Adli Tıp Enstitüsünün Filistinlilerden izinsiz organ çaldığını belgelerle ortaya koyan bir rapor yayımlamıştır. Amerikan kanalı CNN’in 2008 tarihli raporunda İsrail’in yasa dışı organ ticaretinin en büyük küresel merkezi olduğu belirtilmiş; 2016’da Haaretz gazetesinde yer alan bir raporda da İsrail’in hayatını kaybeden birçok Filistinlinin cesedini “kaybettiği” itirafına yer verilmiştir (Kuyumcuoğlu, 2023). Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan bir raporda İsrail’in uzun yıllardır Gazze’ye uyguladığı insanlık dışı muamelelerin detayları gün yüzüne çıkarılmış, İsrail’in organ kaçakçılığıyla bağlantılı merkez ülkelerden biri olduğu belirtilmiştir. İsrail’in Filistinli tutuklular ve savaş mağdurlarından topladığı organları uluslararası organ ticareti pazarında kullanmakta ve bu durum, İsrail’in organ turizmi için bir merkez haline geldiği iddialarını güçlendirmektedir (Sarraç, 2024). İsrail, organ ve nakil süreçlerinde etik dışı yöntemler kullanması nedeniyle birçok kez eleştirilmiştir. Örneğin 1990’larda Fransa, İsrail ile organ iş birliğini sonlandıran ülkelerden biri olmuştur (Alauddin, 2009).


2023 yılının ekim ayında Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından yayımlanan bir rapor, İsrail güçlerinin Gazze’nin kuzeyindeki hastanelerden çok sayıda Filistinlinin cesedini topladığını ve bu cesetlerin vücut bütünlüğü zarar görmüş halde geri gönderildiğini ortaya çıkartmıştır. Temmuz 2024’te İsrail gazetesi Haaretz, İsrail ordusunun Sde Teiman Gözaltı Merkezi’nde 1500 Filistinlinin cesedini sakladığını bildirmiştir (Sarraç, 2024). Yahudiliğin katı dini kuralları nedeniyle organ, uzuv ve kadavralara ulaşmak zor olsa da İsrail’de 1980’lerde rekonstrüktif cerrahi ve organ teknolojisi gelişmiştir. Bu dönemde, Ulusal Adli Tıp Kurumunun başındaki Dr. Jehuda Hiss, “Sorma, Söyleme” politikası uygulamıştır. Bu politika çerçevesinde gerekli organ ve dokular, devletin gözetiminde yaşamını yitiren askerler, muhalifler, Filistinli direnişçiler, turistler ve İsrail’e yolu düşen yabancılardan büyük bir gizlilikle temin edilmiştir. 2012 yılında Adli Tıp yetkilisi Chen Kugel’in itirazları sonucu 1988-2012 yılları arasında uygulanan bu politikanın büyük bir skandala dönüştüğü ortaya çıkmıştır (Özarslan, 2019). Dr. Hiss yönetimindeki Ebu Kebir Adli Tıp Laboratuvarı’nda yapılan aramada, 8 binden fazla insan organı, kemik ve uzuv depolanmış halde bulunmuştur (Özarslan, 2019: 88-89). 7 Ekim 2023’te Hamas’ın gerçekleştirdiği el-Aksa Tufanı Operasyonu’ndan sonra yapılan incelemelere göre, İsrail’de organ nakilleriyle ilgili Google aramalarında belirgin bir artış gözlemlenmiştir【3】 (Yüksel, 2024).


İsrail, organ toplama işlemlerinin her zaman izinle yapıldığını savunsa da belirli dönemlerde uygulanan kuralların net olmadığına dikkati çekmekte ve özellikle son dönemde Ebu Kebir’in etik ve Yahudi yasalarına uygun çalıştığını vurgulamaktadır. Bu açıklama, geçmişteki usulsüzlükleri aydınlatmak açısından önemli olup etik ve yasal açıdan bir sorumluluğu da gündeme getirmektedir. Ebu Kebir Adli Tıp Enstitüsünün eski başkanı Dr. Hiss’in, “Kornea hasadına başladık... Yapılan her şey son derece gayrı resmiydi. Ailelerden izin istenmedi” (NBC News, 2009) şeklindeki itirafı, suçun sistematik olmasa da işlendiğini gösteren açık bir delil olarak kabul edilebilir. Her ne kadar İsrail yasalarında organ ticareti suç sayılsa da sağlık harcamalarını azaltmak amacıyla yurt dışında organ nakli yaptıran hastalara büyük meblağlar ödendiğinden, organ ticaretini dolaylı şekilde onayladığı görülmektedir (Kırılmaz & Parlak, 2021: 315).


İsrail’in organ kaçakçılığı faaliyetlerinin bugün de devam ettiğine dair güçlü şüpheler hem yerel hem de uluslararası düzeyde endişeye neden olmaktadır. Çeşitli raporlar ve tanıklıklar, bu tür uygulamaların sürdüğünü ortaya koymakta ve insan hakları ihlalleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmektedir. Araştırmalar, organ ticaretinin her geçen gün arttığını ve küresel bir sorun haline geldiğini, İsrail’in de bu kapsamda yer alan ülkeler arasında bulunduğunu göstermektedir (Kırılmaz & Parlak, 2021: 313). Bu durum, bölgede yaşayanların güvenliği ve hakları üzerinde ciddi etkiler yaratmakta ve uluslararası toplumun dikkatini çekmektedir.

Okuma Önerileri

Askew, Joshua (2023). “Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü: İsrail Gazze’de Ölü Bedenlerden Organ Çalıyor.” Euro News. Erişim Tarihi: 09.10.2024, https://tr.euronews.com/2023/11/28/euro-med-insan-haklari-izleme-orgutu-israil-gazzede-olu-bedenlerden-organ-caliyor.


Bozdemir, Osman (2020). “Organ Ticaretinin Önlenmesine Yönelik Kampanyalar: ABD Ulusal İnsan Kaçakçılığı Kaynak Merkezinin Kamu Spotlarının Gösterge Bilimsel İncelemesi”. Göç Araştırmaları Dergisi, (6) 2, 368-389.


İHH (2009). İsrail, Filistinli Çocukların Organlarını Çalıyor. Erişim Tarihi: 09.10.2024, https://ihh.org.tr/haber/israil-filistinli-cocuklarin-organlarini-caliyor-355.

Kaynakça

Alauddin, Ebu Zeyna (2009). “Sahafî Sivîdî Yervî Faslan Min Cerâim el-İhtilâl el-İsrâîlî fî el-Arâdî el-Filistînîyye.” Kenan. Erişim Tarihi: 09.10.2024, https://kanaanonline.org/2009/08/28/-سويدي-صحافياالحتال-جرائم-من-فصال-./ يروي Boström, Donald (2011). “Oğullarımızın Organları Yağmalandı.” Aftonbladet. Erişim Tarihi: 15.02.2025, https://www.aftonbladet.se/kultur/a/Rx1n5A/our-sons-are-plundered-of-their-organs.İstanbul Deklarasyonu (2008). Organ Kaçakçılığı ve Organ Nakli Turizmi. Erişim Tarihi: 09.10.2024, https://www.tonv.org.tr/wp-content/uploads/2020/11/%C4%B0stanbul-Deklarasyonu-2008.pdf.Kırılmaz, Harun & Parlak, Sena (2021). “Sağlık Etiği Perspektifinde Organ Naklî Turizmi: Geleneksel Derleme”.Türkiye Klinikleri Journal of Medical Ethics-Law & History, 29 (2), 311-322. Kuyumcuoğlu, Can (2023). “İsrail’in ‘Deri Bankası’: Filistinlilerin Cesetleri Organ Ticareti İçin Yağmalanıyor.” Haber Sol. Erişim Tarihi: 09.10.2024, https://haber.sol.org.tr/haber/israilin-deri-bankasi-filistinlilerin-cesetleri-organ-ticareti-icin-yagmalaniyor-387120.NBC News (2019). İsrail 90’larda İzinsiz Organ Topladı. Erişim Tarihi: 11.02.2025, https://www.nbcnews.com/id/wbna34503294.Özarslan, Osman (2019). Organ Bağışı-Kaçakçılığı Yeni Tıbbi İmkanlar ve Yeni Sosyolojik Meseleler [Doktora Tezi]. Denizli: Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sarraç, Esmanur Tuna (2024). “Filistinlilerden Çaldığı Organlarla Bir Numara Oldu: Neden Gala Yargılanmıyor?”. Yeni Şafak Gazetesi. Erişim Tarihi: 09.10.202024, https://www.yenisafak.com/gundem/israil-organ-turizminde-merkez-haline-geldi-kacak-organ-ticaretinden-neden-yargilanmiyor-4646986.Yüksel, Çağdaş (2024). “İsrail’in Organ Kaçakçılığından Yargılanması Gerekiyor: İddialar ve İtiraflar.” AA. Erişim Tarihi: 09.10.2024, https://www.aa.com.tr/tr/analiz/israilin-organ-kacakciligindan-yargilanmasi-gerekiyor-iddialar-ve-itiraflar/3340914.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. Abluka ; Ahlak Yaralanması ; Etnik Temizlik ; Filistin Askısı ; İşkence ; Keyfi İstismarcı Tutuklama; Soykırım; Suikast; Toplu Katliam

  • [2]

    Ayrıca bkz. Tıbbi Apartheid

  • [3]

    Bkz. Devlet Terörü

Atıf İçin

apaAykut, M. (2026). Organ Kaçakçılığı. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1210-1213) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadAykut, Muzaffer. “Organ Kaçakçılığı”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1210-1213. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Organ Kaçakçılığı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor