

Farsça “beşinci yer” anlamına gelen pençgâh rast perdesinde karar eden birleşik makamlar sınıfına dahil olup pençgâh-ı asıl ve pençgâh-ı zâid olarak iki çeşittir, her ikisi de az kullanılmıştır.
Üç ayrı makamın karışık kullanılmasıyla meydana gelen pençgâh-ı asıl makamı bu sebeple asma kararlar bakımından da zengindir. Bunlar hüseynî perdesinde uşşaklı, nevâ perdesinde bûselikli, segâh perdesinde segâh veya ferahnâkli, dügâh perdesinde uşşaklı asma kararlardır. Makamın yapısında yer alan basit ısfahan makamının oluşması için bayatî makam dizisinin segâh ve acem perdeleri arasında sıkça dolaşılıp segâh perdesinde asma kararlar yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Ancak pençgâh-ı asıl makamında nevâ makamı daha belirgin şekilde yer alır. Bu arada basit ısfahan seyri sırasında nâdir de olsa birleşik ısfahanda olduğu gibi dügâhta bir rast dörtlüsünün yer alabileceğini ifade etmek gerekir. Bu durumda bu dörtlü ile rast perdesine düşülürse T.T.K.S. aralıklarıyla bir pençgâh beşlisi oluşur. Pençgâh-ı zâid makamının yapısında yer alan bu beşli pençgâh-ı asıl makamında ya hiç kullanılmamalı veya çok az kullanılmalıdır. Aksi halde iki pençgâh makamı birbirine karıştırılabilir. Makamı meydana getiren dizilerin seslerinin Türk mûsikisindeki isimleri pestten tize doğru rast, dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, eviç veya acem, gerdâniye ve muhayyerdir.
Pençgâh-ı asıl çok dizili bir makam olduğu için veya karakteri gereği fazla tizlerde gezinmez. Bu sebeple makam ayrıca tiz taraftan genişletilmemiştir. Ancak çok gerekirse bir iki ses için tiz taraftan o sırada kullanılan diziye göre bayatî, nevâ veya rast makamları gibi genişletme yapılabilir. Pençgâh-ı asıl makamının seyrine güçlü nevâ perdesi civarından ve makamın terkibinde yer alan üç diziden biriyle başlanır. Makamı meydana getiren dizilerde asma kararlar ve diğer özellikler de gösterilerek karışık gezinildikten sonra nevâ perdesinde rast çeşnisiyle yarım karar yapılır. Seyrin devamında yine karışık gezinilir ve nihayet rast perdesinde rast dizi veya çeşnisiyle tam karar yapılır.
Pençgâh-ı zâid makamı. Pençgâh-ı asıl makamı gibi rast perdesinde karar eden ve seyir çeşidi de yine onun gibi inici-çıkıcı olan bu makamın yapısı diğerinden biraz farklı olup karakteristik bir özelliğe sahiptir. Bu özellik, pençgâh-ı zâid makamında pençgâh beşlisi adı verilen ve kendi yeri rast perdesi olan, tize doğru T.T.K.S. aralıkları ile sıralanan bir beşlinin kullanılıyor olmasıdır. Bu beşlinin 31 komalık bir tam beşli olmasına karşılık dörtlüsünün 26 komalık bir artık dörtlü olması sebebiyle pençgâh beşlisi basit değil birleşik bir beşlidir. “Pençgâh-ı zâid” adındaki “zâid” (fazla) sıfatı da pençgâh-ı asıl makamından fazla ve farklı olarak bu makamda bu beşlinin yer almasından ileri gelmiştir.
Pençgâh-ı zâid makamı, yerinde birleşik ısfahan makamı dizisine yerinde pençgâh beşlisi ve yerinde rast veya acem rast dizilerinin katılıp bunların karışık olarak kullanılması ile meydana gelir. Tam karar, yerindeki rast dizisiyle, bazan da pençgâh beşlisiyle yapılır.
“Beste-i kadîm” veya “âyîn-i kadîm” olarak bilinen Pençgâh Mevlevî Âyîn-i Şerifi, Benli Hasan Ağa’nın devr-i kebîr, Behram Ağa’nın düyek usulündeki peşrevleriyle Gulâm Şâdî’nin kârı, Mustafa Itrî’nin ağır çenber usulünde, “Pây-i yâre düşmeğe ağyârdan nevbet mi var?” ve fer‘ usulünde, “Hem sohbet-i dildâr ile mesrûr idik evvel” mısraıyla başlayan besteleri; Abdülkādir-i Merâgī’nin, “Bî-tü nefesi hoş nezedem hoş ne nişetem” mısraıyla başlayan ağır semâisi ve Acemler’in, “Müştâk-ı lebed şeker-fürûşân” mısraıyla başlayan yürük semâisi her iki tür pençgâh makamının örnekleri arasındadır.


Henüz Tartışma Girilmemiştir
"PENÇGÂH" maddesi için tartışma başlatın