Ai badge logo

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

Ramazan Davulculuğu

Genel Kültür+1 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline
Gemini_Generated_Image_3u5ns33u5ns33u5n.png

Ramazan Davulculuğu (Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur.)

Etimoloji
Arapça tabl (davul) kelimesinden gelir.
Tarihsel Temel
İlk örnekleri Sümer ve Hitit kabartmalarında görülür.
Kullanılan Çalgı
İki yüzüne deri (keçi/dana) gerilmiş silindir tahta kasnaktan oluşan davul.
İcra Araçları
Kalın tokmak (çöven/zompak)İnce çubuk (çıbık/zıpçık)
Müzikal Ritim
7 veya 9 darbeli (2+2+3) özel bir usul ile icra edilir.
Edebi Unsur
Ramazan Mânisi

Ramazan davulculuğu, Türk-İslam geleneğinde on bir ayın sultanı olarak kabul edilen Ramazan ayı boyunca, Müslümanların sahur vaktinde uyanmalarını sağlamak amacıyla icra edilen bir halk kültürü ve mesleki gelenektir. Kelime kökeni itibarıyla Arapça "tabl" kelimesinden gelen davul, Türkçede tavul, davul gibi şekiller alırken; Ramazan davulcusu ise halk arasında "mahalle bekçisi" veya "ramazan bekçisi" olarak da anılmıştır.

Tarihsel Arka Plan ve Gelişim

Davulun tarihçesi Sümerlere kadar uzanmakla birlikte, Türk kültüründe devlet sahibi olmanın ve hakimiyetin bir sembolü olarak Orhun Yazıtları'ndan itibaren "köbürge" adıyla yer bulmuştur.【1】 İslamiyet öncesi dönemde şamanların ayinlerinde kullandığı bir enstrüman olan davul, İslamiyet'in kabulünden sonra Türklerin estetik ve dini anlayışıyla harmanlanarak ramazan kutlamalarının bir parçası haline gelmiştir. Osmanlı döneminde "nevbet" geleneğiyle saray önünde çalınan davul, zamanla mahalle ölçeğine inmiş ve ramazan aylarında sahur vaktini haber veren kamusal bir görev üstlenmiştir. 17. yüzyılda Evliya Çelebi, şehir kapılarının "derbend davulu" ile kapatıldığını aktarırken ramazanlarda halkın sahurda uyandırılması geleneğinin o dönemlerde de yaygın olduğunu belirtmektedir.【2】

Osmanlı Döneminde Ramazan Davulculuğu

Osmanlı döneminde Ramazan davulcuları, sahur vakti mahalleleri dolaşarak davul çalar, çoğu zaman maniler okuyarak halkı uyandırır ve ay sonunda bahşiş toplardı. Bu davulcuların büyük bir kısmının Kıpti olduğu, bir bölümünün ise tulumbacı delikanlılardan oluştuğu belirtilmektedir.【3】 Genellikle iki kişi hâlinde dolaşırlar; biri boynuna küçük bir davul asar, diğeri cam fener taşırdı.


Davulcular, özellikle büyük konakların önünde durarak kendilerine özgü bir ritim eşliğinde manzumeler okur ve bahşiş beklerlerdi. Ekâbir ve küberâ konaklarında bahşişin açıktan verilmemesi, bir çevre ucuna bağlanarak ya da kâğıda sarılarak takdim edilmesi âdetler arasında yer alırdı.【4】 Bayramda da gelecekleri bilindiğinden, bahşiş ve şekerler önceden hazırlanırdı.

Ramazan Manileri

Ramazan davulcularının icraları, salt ritmik vuruşlardan ibaret olmayıp "mâni" adı verilen anonim halk edebiyatı ürünleriyle geliştirilmiştir. Kelime kökeni itibarıyla "mana" ile ilişkilendirilen mâniler, genellikle yedi heceli ve dört mısradan oluşan, kolay ezberlenebilir ve eğitici-öğretici nitelik taşıyan metinlerdir. Ramazan mânilerinde ara ritim vuruşları genellikle 2+2+3 şeklinde yedi veya dokuz darbeli olarak icra edilir.【5】 Bu mâniler bazen dini-tasavvufi içerikliyken bazen de günlük hayata, sosyal eleştiriye veya bahşiş talebine yönelik unsurlar içerebilir.

Çalgısal Özellikler

Ramazan davulcusunun kullandığı davul, iki yüzüne deri gerilmiş silindirik bir kasnaktan oluşur ve tokmak ile ince bir çubuk yardımıyla çalınır. Sağ elde bulunan tokmak kalın ve güçlü vuruşları, sol eldeki çubuk ise ritmin devamını ve nüanslarını sağlar. Davul genellikle kayışla sol omuza asılır; kasnak sol baldıra yaslanarak sabitlenir.【6】


Anadolu’da davulun çeşitli boyutları bulunmakla birlikte Ramazan davulcularının çoğunlukla daha küçük boyutlu davulları tercih ettiği anlaşılmaktadır. Tokmak ve çubuk farklı ağaç türlerinden yapılır; vuruş teknikleri yerel geleneklere göre değişiklik gösterebilir.

Sosyal ve Kültürel İşlev

Ramazan davulculuğu, mahalle sakinleri ile davulcu arasında sosyal bağ kurulmasını sağlar. Davulcular, ramazan ortasında ve bayramlarda evleri ziyaret ederek bahşiş toplarlar; bu bahşişler geleneksel olarak bir çevreye (mendil) sarılarak veya şekerlerle birlikte verilir. Ayrıca davulun sesi, ramazan ayının bir "festival" veya "şenlik" havasında geçmesine katkıda bulunur. Günümüzde modern çalar saatlerin ve teknolojinin yaygınlaşmasına rağmen, ramazan davulculuğu kültürel bir miras ve kimlik göstergesi olarak Türkiye'nin pek çok bölgesinde varlığını sürdürmektedir.

Dipnotlar

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Mahya

Mahya

Genel Kültür +2
Nerede O Eski Ramazanlar: Osmanlı’da Ramazan Ayı Gelenekleri

Nerede O Eski Ramazanlar: Osmanlı’da Ramazan Ayı Gelenekleri

Genel Kültür +1
Huzur Dersleri

Huzur Dersleri

Genel Kültür +1
Baklava Alayı

Baklava Alayı

Genel Kültür +2

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarNursena Şahin17 Şubat 2026 13:11

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Ramazan Davulculuğu" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihsel Arka Plan ve Gelişim

  • Osmanlı Döneminde Ramazan Davulculuğu

  • Ramazan Manileri

  • Çalgısal Özellikler

  • Sosyal ve Kültürel İşlev

KÜRE'ye Sor