Sarıkeçili Yörükleri

fav gif
Kaydet
kure star outline
Diğer Adlar
Sarıkeçili AşiretiSarıkeçililer
Köken
Oğuzların Kayı boyu
Yaşam Biçimi
Konargöçer (nomadik)
Yerleşim ve Göç Alanları
Mersin (Kışlak)Konya (Yaylak)
Göç Süresi
20-25 gün
Ulaşım
DeveTraktörKamyon
Ekonomik faaliyetler
Küçükbaş hayvancılıkSüt ürünleri üretimiYün üretimi
Toplumsal Yapı
Aile merkezli üretim birimiİmece usulü dayanışmaKadınların üretimde ve sosyal yaşamda aktif rolü
Nitelik
Anadolu’nun son konargöçer topluluklarından biri

Sarıkeçili Yörükleri, Anadolu’nun Orta Toroslar bölgesinde varlığını sürdüren ve bin yıllık konargöçerlik (nomadizm) geleneğini günümüzde de sürdüren Türk topluluklarından biridir. Oğuzların Kayı boyuna mensup oldukları kabul edilen Sarıkeçililer, iklimsel döngülere bağlı olarak Akdeniz sahilleri (kışlak) ile İç Anadolu yaylaları (yaylak) arasında mevsimsel göçler gerçekleştirir. Modernleşme süreci ve teknolojik gelişmelere rağmen geleneksel üretim biçimlerini, barınma kültürünü ve sosyo-kültürel değerlerini büyük oranda koruyan topluluk, literatürde “Anadolu’nun son konargöçer topluluklarından biri” olarak tanımlanmaktadır【1】.

Etimoloji ve Kimlik

Aşiretin isminin kökenine dair halk arasında farklı görüşler bulunmaktadır. En yaygın görüş, yetiştirdikleri keçilerin renginin sarıya çalması veya sürülerindeki keçi sayısının fazlalığı nedeniyle bu adın verildiği yönündedir. Bilimsel kaynaklarda ise “Yörük” kavramı, “yürüyen, göç eden” anlamına gelmekte olup Sarıkeçililer bu tanımı karşılayan hareketli yaşam biçimini tarihsel bir süreklilik içinde temsil eder. Sosyal yapıları, doğayla uyumlu üretim, çalışma disiplini ve topluluk dayanışması esasına dayanır.

Tarihsel Arka Plan ve İskân Politikaları

Tarihsel Köken ve Anadolu’ya Geliş

Sarıkeçililer, 11. yüzyıldan itibaren Anadolu’ya gelen Oğuz Türkmen boylarının bir koludur. Orta Asya bozkırlarında hayvancılıkla geçinen bu topluluklar, Anadolu’nun fethinden sonra iklim ve coğrafya açısından hayvancılığa elverişli dağlık bölgelerde ve sahil-yayla çizgisinde yaşamaya başlamıştır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde konargöçer yaşam biçimi, “yörük” statüsü altında idari bir kategori olarak tanınmış; bu statü, belirli bir hareket serbestisi ve vergi muafiyetleri sağlamıştır【2】.

Osmanlı İdari ve Mali Statüsü

Osmanlı döneminde Sarıkeçililer, devletin iaşe zincirinde kayda değer bir konuma sahipti. Et, süt ve yün üretimiyle birlikte deve taşımacılığı gibi hizmetler yürütmüşlerdir. 17. yüzyıla ait kanunnamelerde, konargöçer kadınların toprak mülkiyetiyle doğrudan ilişkileri bulunmadığı için “gerdek vergisi” gibi bazı vergilerden muaf tutuldukları belirtilir. Bu durum, göçer yaşam biçiminin hukuki olarak da tanındığını gösterir. Ancak merkezi yönetimin güçlenmesiyle birlikte bu muafiyetler kaldırılmış, yerini daha sıkı bir denetim ve iskân politikası almıştır.

19. Yüzyıl İskân Politikaları ve Yerleşik Hayata Geçiş

19. yüzyılda Osmanlı Devleti, vergi denetimini sağlamak, asayişi korumak ve tarıma elverişli boş arazileri değerlendirmek amacıyla konargöçer toplulukları yerleşik hayata geçirmeye yönelik kapsamlı bir iskân politikası izlemiştir.

  • Ağlasun Örneği (1843): Bu döneme ait nüfus kayıtlarında, Sarıkeçili aşiretine mensup 26 hane ve 87 erkek nüfusun Burdur’un Ağlasun kazası ile çevresindeki Çebiş, Karaevli ve Arvallı köylerine yerleştirildiği görülür.
  • İskânın Nedenleri: Devletin temel amacı, göç yolları üzerindeki tarım arazilerinin zarar görmesini önlemek, kayıt dışı nüfusu tahrir defterlerine eklemek ve böylece düzenli vergi ile asker teminini sağlamaktı.
  • Demografik Kayıtlar: Bu dönemde hazırlanan kayıtlar, iskân edilen kişilerin fiziksel özellikleri ve yaşlarını içermekte olup, toplulukların kimlik tespitine yönelik bir arşiv niteliği taşımaktadır【3】.

Cumhuriyet Dönemi ve Güncel İskân Sorunları

Cumhuriyet döneminde de yerleşik hayata geçiş süreci devam etmiştir. Göç yollarının tarım arazileri, kiraz bahçeleri ve baraj alanları tarafından kapatılması, meraların daralması ve eğitim gereksinimi gibi nedenlerle topluluk üyelerinin bir kısmı Mersin, Konya ve Karaman illerinde yerleşik düzene geçmiştir. Hâlen göçer yaşamını sürdüren aileler, bu tarihsel sürecin son temsilcileri olarak varlıklarını devam ettirmektedir.

Coğrafi Dağılım ve Göç Döngüsü

Sarıkeçili Yörüklerinin yaşam döngüsü, mevsimsel iklim değişimlerine bağlı olarak “kışlak” ve “yaylak” bölgeleri arasında gerçekleşen düzenli bir göç hareketine dayanır.

  • Yaylak ve Kışlak Bölgeleri: Topluluk, kasım–mart aylarını Mersin’in Aydıncık, Gülnar, Silifke, Anamur ve Erdemli ilçelerini kapsayan Akdeniz kıyısındaki ılıman alanlarda geçirir. Yaz aylarında ise yaklaşık 1000 metre rakımın üzerindeki Konya ve Karaman illerine bağlı Hadim (Aladağ), Seydişehir ve Beyşehir yaylalarına göç eder.
  • Göç Takvimi ve Güzergâhlar: Bahar göçü genellikle nisan ortasında başlar, güz göçü eylül sonu veya ekim başında tamamlanır. Geleneksel olarak bir köyün arazisinde kira ödemeden en fazla üç gece konaklama kuralı geçerlidir. Göç yolları, tarım alanlarının genişlemesi ve özel mülkiyet sınırları nedeniyle günümüzde kısıtlanmıştır.
  • Göç Süresi ve Mesafe: Göç süresi genellikle 20–25 gün arasında değişir; bazen bir aya kadar uzayabilir. Dönüş göçü, ekinlerin ve bahçelerin durumuna göre iki aya kadar sürebilir. Göç mesafesi 90–350 kilometre arasındadır.
  • Ulaşım ve Lojistik: Geleneksel olarak eşyalar develere yüklenir, sürüler atlı veya yaya olarak taşınır. 1970’lerden itibaren ekonomik nedenlerle kamyon ve traktör gibi araçların kullanımı yaygınlaşmıştır. Günümüzde topluluğun bir bölümü hâlâ develerle göç etmeye devam etmektedir.

Toplumsal Yaşam, Gelenek ve İnanışlar

Toplumsal Yapı ve Aile Hayatı

Aile, ekonomik üretim ve toplumsal dayanışmanın temel birimidir. Günlük işler cinsiyet veya yaş ayrımı gözetilmeksizin imece usulüyle yürütülür. Kadınlar, sürülerin otlatılması, sağım, peynir yapımı, hayvan kesimi ve silah kullanımı gibi alanlarda aktif rol üstlenir.


Geleneksel aşiret reisliği sistemi zayıflamış; yerini soyadlarıyla tanınan, bağımsız kararlar alan aile gruplarına bırakmıştır.

Geleneksel İnançlar ve Halk Kültürü

Topluluk, Hanefi-Sünni inanç sistemine bağlıdır. Cuma ve bayram namazları genellikle en yakın yerleşim birimlerinde topluca kılınır. İslam öncesi Türk inançlarından izler de kültür içinde yaşamaktadır. Doğumun kutsal kabul edilen bir ağacın altında gerçekleşmesi veya atalar kültüne saygı gösterilmesi bu inanç sentezinin örnekleridir.


Salı ve cuma günlerinde göç etmenin uğursuz sayılması, öğleden sonra çadırdan süt veya yumurta verilmemesi, ateşi suyla söndürmenin “ocağın sönmesi” anlamına gelmesi gibi inançlar halk kültüründe yerini korumaktadır.

Koruyucu Pratikler ve Hayvanlarla İlgili İnanışlar

Nazarın hem insanlara hem de hayvanlara zarar verebileceğine inanılır; bu nedenle çocuklara muska takılır, güzel oğlaklara mavi boncuk veya püskül bağlanır. Develer uğurlu kabul edilir, örümcek kutsal sayılır ve yuvasına zarar verilmez. Doğal olaylara dayalı hava tahminleri, geleneksel bilgi sisteminin bir parçasıdır.

Geçiş Ritüelleri

Doğumlar genellikle çadırlarda gerçekleşir, ad verme işlemi kulağa ezan okunarak yapılır. Evliliklerde aşiret içi bağlar korunur; düğünlerde gelinin ayağının altına kurban kesilmesi, çocukların üzerine şeker veya kuruyemiş serpilmesi yaygın geleneklerdendir. Eskiden cenazeler göç yolları üzerinde defnedilirken günümüzde Karaman ve çevresindeki mezarlıklara taşınmaktadır.

Günümüzde Karşılaşılan Sorunlar ve Gelecek

Hukuki ve Ekolojik Engeller

Tarım alanlarının genişlemesi ve meraların daralması, hayvancılığı zorlaştırmaktadır. Orman idaresinin ağaçlandırma çalışmaları ve bazı bölgelerde keçi otlatmanın yasaklanması, geleneksel üretim biçimlerini sınırlamaktadır. Göç yollarının özel mülkiyet altına girmesi ise köylülerle yörükler arasında zaman zaman gerginliklere ve yasal yaptırımlara neden olmaktadır.

Sosyo-Ekonomik Zorluklar

Göçer yaşam biçimi, çocukların düzenli eğitim almasını güçleştirmekte; bu durum genç kuşaklarda yerleşik yaşama yönelimi artırmaktadır. Elektrik, su ve teknolojik imkânların sınırlılığı, özellikle genç kadınlar arasında yerleşik hayata geçme isteğini güçlendirmektedir. Mera kiralarının yükselmesi ve hayvancılık maliyetlerinin artması, ekonomik sürdürülebilirliği zorlaştırmaktadır.

Dipnotlar

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarBuket Yavuz1 Şubat 2026 17:18

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Sarıkeçili Yörükleri" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Etimoloji ve Kimlik

  • Tarihsel Arka Plan ve İskân Politikaları

    • Tarihsel Köken ve Anadolu’ya Geliş

    • Osmanlı İdari ve Mali Statüsü

    • 19. Yüzyıl İskân Politikaları ve Yerleşik Hayata Geçiş

    • Cumhuriyet Dönemi ve Güncel İskân Sorunları

  • Coğrafi Dağılım ve Göç Döngüsü

  • Toplumsal Yaşam, Gelenek ve İnanışlar

    • Toplumsal Yapı ve Aile Hayatı

    • Geleneksel İnançlar ve Halk Kültürü

    • Koruyucu Pratikler ve Hayvanlarla İlgili İnanışlar

    • Geçiş Ritüelleri

  • Günümüzde Karşılaşılan Sorunlar ve Gelecek

    • Hukuki ve Ekolojik Engeller

    • Sosyo-Ekonomik Zorluklar

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor