Ai badge logo

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

1831 Osmanlı Devleti Nüfus Sayımı

fav gif
Kaydet
kure star outline
NFS_d___06385_00005.jpg

(BOA. NFS.d. 6385)

1831 Osmanlı Devleti Nüfus Sayımı
Önemi
Osmanlı Devleti'ndeki İlk Nüfus Sayımı
Yıl
Miladi: 1831 / Hicri: 1246-1247
Sonuç
3.641.101 (Erkek Nüfusu)

1831 Nüfus Sayımı, Osmanlı Devleti’nde merkezi yönetim tarafından gerçekleştirilen ilk kapsamlı ve sistematik nüfus tespitidir. Sayım, II. Mahmud döneminde askerlik, vergilendirme ve taşra idaresinin düzenlenmesi amacıyla uygulanmış; yalnızca erkek nüfusu esas alarak bireyleri yaş, din ve vergi statülerine göre sınıflandırmıştır. Eyalet, sancak, kaza ve köy düzeyinde hazırlanan defterler, hane reisleri ve erkek nüfusun ayrıntılı kaydını içerir. Bu sayım, modern anlamda demografik veri toplama çabalarının başlangıcı olarak kabul edilir ve Osmanlı idari reformlarının temel dayanaklarından birini oluşturur.

1831 Nüfus Sayımının Amaçları

1828–1829 Osmanlı–Rus Savaşı sonrasında hız kazanan nüfus düzenlemeleri, önceki yüzyıllarda dağınık biçimde tutulan kayıtların artan idarî, malî ve askerî ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalması üzerine daha bütüncül bir sisteme dönüştürülmüştür. Bu çerçevede 1831 sayımı, devletin “memâlik-i mahrûsa-i şâhâne”de mevcut erkek nüfusu yaş, din, vergi statüsü ve askerlik uygunluğuna göre sınıflandırdığı ilk merkezî çalışma niteliğini taşımış; eyalet, sancak, kaza ve köy düzeyinde düzenlenen defterler idarî hiyerarşi esas alınarak oluşturulmuştur.


Sayımın en önemli amaçlarından biri askerlik sisteminin yeniden düzenlenmesi için erkek nüfusun yaş gruplarına göre tespit edilmesidir. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından sonra kurulan yeni ordu için hangi bölgelerde ne kadar askerî potansiyel bulunduğunun bilinmesi gerekli görülmüş; bu doğrultuda erkekler “asgar”, “sağir”, “şabb-ı emred”, “sinn-i vustâ” ve “pir” şeklinde yaş kategorilerine ayrılarak kaydedilmiştir. Bu kategoriler, devletin asker alma planlamasını yapabilmesi için düzenlenmiş teknik sınıflandırmalardır.


Sayımın bir diğer amacı vergilendirme sisteminin güncellenmesidir. Özellikle gayrimüslim nüfusa uygulanan cizye vergisinin doğru biçimde alınabilmesi için her kazada gayrimüslim erkek nüfusun ayrıntılı kaydı hedeflenmiştir. Defterlerde gayrimüslimlerin cizye sınıfları belirtilmiş; vergiye tâbi gruplar ile muaf gruplar açık biçimde ayrılmıştır. Vergi yükümlülüklerinin güncellenmesi ve gelir tahminlerinin yapılması için bu ayrıntı zorunlu kabul edilmiştir.


1831 sayımının önemli amaçlarından biri de merkezî idarenin taşra üzerindeki denetimini güçlendirmektir. Yeni oluşturulan idarî yapı içinde her eyalet, sancak ve kazanın nüfus hacmi ve demografik bileşimi merkez tarafından bilinmek istenmiş; böylece idarî görevlerin dağıtımı, memur tayinleri, posta ve ulaşım düzenlemeleri ile yerel güvenlik ihtiyaçlarının planlanması mümkün hâle gelmiştir.


Bu doğrultuda sayım defterleri eyalet–liva/sancak–kaza–nahiye-köy hiyerarşisine göre düzenlenmiş ve merkezde Ceride Nezareti tarafından işlenmiştir. Sayım ayrıca toplumsal ve ekonomik yapı hakkında düzenli bir kayıt sistemi oluşturmayı amaçlamıştır. Hanelerin ekonomik statüsü, meslek grupları, muafiyetleri, göçebe ve mevsimlik işçi nüfusu, esnaf toplulukları ve askerî sınıfa mensup bireyler ayrı kategoriler hâlinde yazılmıştır. Böylece devlet, üretim kapasitesi, işgücü durumu, vergi dağılımı ve nüfus hareketliliği gibi temel unsurları takip edebilmiştir.

1831 Nüfus Sayımının Uygulanışı

1831 Nüfus Sayımı’nın uygulanışı, Osmanlı Devleti’nin merkezî idaresi tarafından belirlenen kurallar doğrultusunda yürütülen geniş çaplı bir saha çalışmasına dayanıyordu. Sayım faaliyetleri, her eyalet ve sancağa gönderilen talimatnâmelerle başlatılmış, taşrada görevlendirilen memurların belirli bir hiyerarşi içinde hareket etmesi sağlanmıştır. Bu memurlar, çoğunlukla bölgelerinde tanınan, yerel halkla doğrudan iletişim kurabilen, sosyal yapıyı ve nüfus unsurlarını yakından bilen kişiler arasından seçilmiş; böylece nüfusun askerlik ve vergi kaygılarıyla bilgiyi gizleme ihtimalinin azaltılması amaçlanmıştır. Sayım görevlileri, yerleşim birimlerini hane hane dolaşarak erkek nüfusu kaydetmiş, bu kayıtları idarî birimlere uygun şekilde düzenleyerek defter hâline getirmiştir.


Sayım sırasında temel kayıt birimi hane ve erkek birey idi. Her hane reisinin kimliği, yaşı, dini ve vergi statüsü kaydedilmiş; hanede bulunan erkek bireyler yaş kategorilerine göre ayrılmıştır. Bu kapsamda “asgar” (0–7 yaş), “sağir” (8–15 yaş), “şabb-ı emred” (15–40 yaş), “sinn-i vustâ” (40–60 yaş) ve “pir” (60 yaş üzeri) gibi ayrıntılı yaş grupları kullanılmıştır. Bu sınıflandırma, her bölgedeki askerî potansiyelin belirlenmesi, vergi yükümlülüklerinin düzenlenmesi ve nüfusun demografik yapısının anlaşılması için gerekli teknik çerçeveyi sağlamıştır. Gayrimüslim erkek nüfus, vergi sistemi gereği ayrıca cizye sınıfları altında kaydedilmiş; yüksek gelirli, orta gelirli ve düşük gelirli kategoriler defterlerde açıkça belirtilmiştir. Askerî sınıfa mensup kişiler, timarlı sipahiler, kapıkulu ocaklarına kayıtlı olanlar veya hizmet karşılığı vergi muafiyeti bulunan gruplar ayrıca işlenmiştir.


Tırnova Kazası, Tuzluk Nahiyesi Müslim Defteri (T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri)

Kayıt süreci tamamlandığında, her kazada toplanan defterler sancak merkezlerine gönderilmiş; sancaklardaki derleme işlemlerinin ardından belgeler eyalet idaresine ulaştırılmıştır. Nihai aşamada tüm eyalet defterleri İstanbul’a gönderilmiş, burada Ceride Nezareti tarafından tasnif edilmiştir. Nezaret, her bölgeden gelen kayıtları karşılaştırmış, eksiklikleri tespit etmiş ve imparatorluk genelinde tek bir nüfus envanteri oluşturmak üzere defterleri bir araya getirmiştir. Böylece sayım, taşrada yürütülen yerel veri toplama sürecinin merkezde düzenli ve karşılaştırılabilir bir yapıya dönüştürüldüğü çift yönlü bir mekanizma içinde tamamlanmıştır.


1831 Nüfus Defterlerinin Yapısı

1831 Nüfus Sayımı sonucunda hazırlanan nüfus defterleri, Osmanlı Devleti’nin erkek nüfusunu idarî birimler temelinde kaydeden ilk kapsamlı kayıt setini oluşturur. Ancak defterlerde tam bir standart bulunmamaktadır. Düzenleme biçimi, kullanılan kategoriler ve kaydedilen ayrıntılar görevli memura göre değişmiş; bazı defterlerde yaş, meslek ve din bilgilerinin yanı sıra bireylerin fiziksel özelliklerine kadar uzanan ayrıntılar yer alırken, bazı defterlerde yalnızca temel kimlik bilgileri verilmiştir. Aynı defter içinde bile sayfalar arasında yöntem ve yazım farklılıkları görülebilmekte, bu durum çoğu kez işlemi yapan memurun değiştiğini yansıtmaktadır.

1831 Nüfus Sayımının Sonuçları

1831 Nüfus Sayımı, Rumeli (Avrupa) ve Anadolu eyaletlerinde erkek nüfusun dinî ve sosyal kategorilere göre sınıflandırıldığı ilk merkezî demografik tespit çalışmasıdır. Sayımda Müslimler, reaya (gayrimüslimler), Çingeneler, Yahudiler ve Ermeniler ayrı başlıklar altında kaydedilmiş; her grup için eyalet bazında toplam erkek nüfus miktarları çıkarılmıştır. Sonuçlar, imparatorluk genelinde erkek nüfusun bölgesel yoğunluklarını ve dinî yapı içindeki dağılımını gösteren kapsamlı bir tablo ortaya koymuştur.


1831 Nüfus Sayımı Sonucuna Göre Erkek Nüfusu

BÖLGE

MÜSLİMLER

GAYRİMÜSLİMLER

KIPTİLER (ÇİNGENELER)

YAHUDİLER

ERMENİLER

RUMELİ

487.971

783.333

33.905

10.133

2.099

ANADOLU

2.002.921

297.130

1.802

5.164

16.643

TOPLAM

2.490.892

1.080.463

35.707

15.297

18.742

TOPLAM ERKEK NÜFUSU

3.641.101


1831 Nüfus Sayımı yalnızca erkek nüfusu kaydettiği için toplam nüfus, dönemin idarî uygulamasına uygun biçimde erkek nüfusun ikiyle çarpılması yoluyla hesaplanmaktadır. Sayımda kaydedilen toplam erkek nüfusu 3.641.101 kişidir; bu rakam, kadınların sayılmadığı dikkate alınarak ikiyle çarpıldığında Osmanlı İmparatorluğu’nun yaklaşık genel nüfusu 7,2 milyon kişi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tahmini büyüklük, 1831 sayımının yalnızca erkeklere ilişkin verilerine dayanmakta olup, kadın nüfusun aynı büyüklükte olduğu varsayılan dönemin resmî hesaplama yöntemini yansıtmaktadır. Ayrıca sayımın eksik yapıldığı göz önüne alınınca gerçek nüfusun çok daha fazla olduğu bir gerçektir.

1831 Nüfus Sayımının Sorunları ve Eksikleri

1831 Nüfus Sayımı, Osmanlı Devleti’nde merkezî bir nüfus tespitinin ilk örneği olmakla birlikte, uygulama sürecinin farklı aşamalarında çeşitli sorunlar ve eksiklikler ortaya çıkmıştır. Sayımın temel kısıtlarından biri, yalnızca erkek nüfusu kapsaması nedeniyle kadınlara ilişkin doğrudan bir veri üretmemesidir. Bu durum toplam nüfusun idarî kayıtlarda uygulanan yöntemle, yani erkek nüfusun ikiyle çarpılması yoluyla hesaplanmasını zorunlu hale getirmiş ve toplam demografik büyüklüğün dolaylı biçimde belirlenmesine yol açmıştır.


Taşra uygulamalarında da önemli güçlükler görülmüştür. Bazı bölgelerde nüfusun dağınık yerleşim düzeni, ulaşım koşullarının sınırlılığı ve sayım memurlarının her yerleşime ulaşamaması nedeniyle kayıtlar eksik tutulmuştur. Özellikle konargöçer topluluklar ile mevsimlik hareketliliği yüksek grupların tam olarak kaydedilemediği anlaşılmaktadır. Bu toplulukların nüfus defterlerine yalnızca kısmen yansıması, eyalet ve sancak bazındaki toplamların gerçeği tam olarak karşılamasını güçleştirmiştir. Sayımın yürütülmesinde görev alan yerel memurların kayıt tutma becerileri ve uygulama tecrübesi arasında da belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır.


Bazı kazalarda ayrıntılı yaş grupları, cizye sınıfları ve vergi muafiyetleri düzenli biçimde kaydedilirken, bazı bölgelerde yalnızca hane reisleri veya toplam erkek nüfus yazılmıştır. Benzer şekilde askerî sınıfa mensup nüfusun kaydında da uygulamalar arasında birlik sağlanamamış; bazı defterlerde timarlı sipahiler, kapıkulu mensupları veya muaf gruplar ayrıntılı biçimde belirtilirken bazılarında yalnızca genel kategori kullanılmıştır.


Merkezî derleme aşamasında da eksiklikler görülmüştür. Ceride Nezareti’ne gönderilen defterlerin bir kısmı eksik bilgiler içermiş, bazı eyalet kayıtları karşılaştırmalı düzenlemelerde uyumsuzluk yaratmış ve bu nedenle bazı yerlerde yerleşim birimlerinin birleştirilmesi veya özetlenmesi yoluna gidilmiştir. Defterlerde kullanılan kategori yapısının eyaletler arasında tam olarak standartlaşmamış olması, verilerin bütün imparatorluk ölçeğinde homojen bir yapıya kavuşturulmasını zorlaştırmıştır.


Bu sorunlar ve eksiklikler, 1831 Nüfus Sayımı’nın kapsamlı bir tespit girişimi olmasına rağmen, uygulamada bölgesel farklılıklar ve teknik sınırlılıklarla karşılaşıldığını göstermektedir. Buna rağmen sayım, Osmanlı Devleti’nin demografik kayıt sisteminin gelişmesinde temel bir aşama olmuş ve sonraki nüfus yoklamalarında kullanılacak yöntemlerin esasını oluşturmuştur.

Kaynakça

Findley, Carter V. Modern Türkiye Tarihi: İslam, Milliyetçilik ve Modernlik, 1789–2007. Çev. Güneş Ayas. Yay. haz. Adem Koçal. İstanbul: Timaş Yayınları, 2012.

Karpat, Kemal H. Osmanlı Nüfusu 1830–1914: Demografik ve Sosyal Özellikleri. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2003.

Ortaylı, İlber. Tanzimat Devrinde Osmanlı Mahalli İdareleri (1840–1880). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2020.

T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri. Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Nüfus Defterleri, 1831 (h. 1246-1247).

T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri. Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Nüfus Defterleri, NFS.d. 6385, s. 6.

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

93 Harbi Sonrası Göçlere Postmodern Yaklaşım Denemesi

93 Harbi Sonrası Göçlere Postmodern Yaklaşım Denemesi

Felsefe +2

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarMehmet Salih Çoban20 Kasım 2025 13:44

İçindekiler

  • 1831 Nüfus Sayımının Amaçları

  • 1831 Nüfus Sayımının Uygulanışı

  • 1831 Nüfus Defterlerinin Yapısı

  • 1831 Nüfus Sayımının Sonuçları

  • 1831 Nüfus Sayımının Sorunları ve Eksikleri

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"1831 Osmanlı Devleti Nüfus Sayımı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor