sb-image
Sırrı Süreyya Önder
Sırrı Süreyya Önder, 7 Temmuz 1962’de Adıyaman’da doğmuş yazar, yönetmen, oyuncu ve siyasetçidir.
fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
thumbs_b_c_b33346ebabbed8113396d761ae596fd5.jpg
Sırrı Süreyya Önder
Doğum tarihi
7 Temmuz 1962
Yaş
62
Parti
Halkların Demokratik Partisi (2014-2023)Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (2023-günümüz)
Görev
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili28. Dönem İstanbul Milletvekiliİmralı Heyet Sözcüsü
Seçim bölgesi
İstanbul
Meslek
OyuncuYönetmenYazarSiyasetçi
Ölüm yeri
İstanbul
Ölüm tarihi
3 Mayıs 2025

Sırrı Süreyya Önder, uzun yıllar boyunca kültür-sanat alanında yönetmen, oyuncu ve köşe yazarı olarak üretimlerde bulunmuş, ardından siyasi hayata katılmış bir isimdir. 2011 genel seçimlerinde bağımsız aday olarak İstanbul 2. bölgeden milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girmiş, dönem içerisinde HDP'ye katılmıştır. 2014 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına HPD’nin adayı olarak katılmıştır.


2015 yılında yapılan iki ayrı genel seçimde de Ankara 1. bölgeden milletvekili seçilerek Milletvekilliğine devam etmiştir. 2023 Türkiye genel seçimlerinde DEM Parti listesinden İstanbul milletvekili seçilmiş, 28. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Meclis Başkanvekili olarak görevlendirilmiştir. 3 Mayıs 2025 tarihinde çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

Çocukluk ve Gençlik Yılları

Sırrı Süreyya Önder, 7 Temmuz 1962’de Adıyaman ilinde Türkmen kökenli bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası, 1960’larda Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Adıyaman il teşkilatının kurucularındandı. Önder henüz 8 yaşındayken babasını kaybetti ve ailesiyle birlikte dedesinin evine taşınarak burada büyüdü. 


Önder, lise yıllarından itibaren siyasi görüş olarak sosyalist fikirlerle ilgilendi. 1978’de lise öğrencisiyken Maraş Olaylarıyla ilgili eylemlere katıldığı gerekçesiyle ilk kez tutuklandı. Liseden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni (Mülkiye) kazandı; ancak 12 Eylül 1980 askeri darbesi döneminde, siyasi faaliyetleri nedeniyle gözaltına alındı. Yargılama sonucunda 7 yıl boyunca Mamak Cezaevi’nde hapis yattı. 1980 sonlarında cezaevinden çıktığında Türkiye’de değişen toplumsal koşullarla karşılaşan Önder, Ankara’dan İstanbul’a yerleşti.

Sinema Kariyeri

Sırrı Süreyya Önder, ilerleyen yıllarda sinema ve yazı alanında kariyer yaptı. 2006’da, kendi hayatından izler de taşıyan “Beynelmilel” filminin senaryosunu yazdı ve eş yönetmenliğini üstlendi. 2008’de senaryosunu yazdığı “O… Çocukları” filmi de dahil olmak üzere, bazı film ve dizilerde senarist, yönetmen danışmanı veya oyuncu olarak çeşitli roller aldı. Önder ayrıca edebiyata ve siyasi yazılara ilgisini sürdürerek 2010 yılında BirGün ve Radikal gazetelerinde köşe yazıları kaleme almaya başladı. Ülke TV’de yayınlanan “Meksika Sınırı” programına konuk oldu ve 24 TV’de “Kafa Dengi” programını sundu.

Siyasi Kariyeri

Sırrı Süreyya Önder’in aktif siyasi kariyeri 2011 yılında başladı. 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde, Türkiye’de seçim barajını aşmak için sol çevrelerin oluşturduğu “Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku” kapsamında İstanbul 2. Bölge’den bağımsız milletvekili adayı oldu. Seçimde İstanbul Milletvekili seçildi ve mecliste Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) grubuna katıldı. Bu dönemde TBMM’de 24. Dönem (2011-2015) Milletvekili olarak görev yaptı. Aynı dönemde TBMM Başkanlık Divanı’nda İdare Amiri görevini de üstlendi.


2013 yılında kurulan Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin kuruluşunda yer aldı. HDP’nin ilk döneminde partinin Eş Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaparak parti teşkilatının büyümesinde rol oynadı. 2014 yerel seçimlerinde HDP, Sırrı Süreyya Önder’i İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterdi. Önder bu seçimde %4 oy aldı.


2015 yılı Önder’in parlamento kariyerinde hareketli geçti. 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde HDP’nin %10 ülke barajını aşmasıyla Ankara 1. Bölge Milletvekili olarak 25. Dönem TBMM’ye girdi. Kasım 2015’te yenilenen seçimlerde tekrar Ankara’dan seçilerek 26. Dönem Milletvekili oldu. 25. ve 26. Dönemlerde TBMM Anayasa Komisyonu üyesi olarak görev yaparak, 2016-2017 yıllarında tartışılan yeni anayasa ve sistem değişikliği süreçlerinde partisi adına çalışmalar yürüttü.


15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından, daha önce 1980 darbesinin mağdurları arasında yer alan Önder'in, demokrasi ve halk iradesini destekleyen bir açıklama yapmaması eleştirilere neden olmuştur. Bu durum, onun demokrasi ve halk söylemlerinde tutarsızlık ve çifte standart çelişkisi doğurduğu şeklinde yorumlanmıştır. 2018 sonlarında, geçmişte kalabalığa karşı yaptığı konuşma nedeniyle “terör propagandası” suçundan hapis cezası onandı ve siyasi faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldı. 


14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde HDP’nin seçimlere girmeme kararı doğrultusunda yeni adıyla Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nden (kısaca “DEM Parti”) İstanbul Milletvekili seçildi. 28. Dönem TBMM’de muhalefet kontenjanından Meclis Başkanvekili görevine getirilen Önder, bu görevini sürdürmektedir. Nisan 2025 itibarıyla TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili olarak aktif siyaset hayatına devam etmektedir.

2013-2015 Çözüm Sürecindeki Rolü

Sırrı Süreyya Önder, Türkiye’nin 2013-2015 yılları arasındaki “Çözüm Süreci” olarak adlandırılan girişiminin öne çıkan isimlerinden biri olmuştur. Bu süreç, Türkiye Cumhuriyeti devleti ile PKK silahlı terör örgütü arasındaki uzun yıllara dayanan çatışmayı sonlandırmak amacıyla başlatılan görüşmeler dizisiydi. Önder, HDP’li bir parlamenter olarak bu süreçte hükümet ile Abdullah Öcalan (PKK Terör Örgütü Kurucusu) ve PKK kadroları arasında arabuluculuk yapan İmralı heyeti içinde yer aldı. Anayasa Mahkemesi’nin karar gerekçesinde de belirtildiği üzere, Önder bu süreçte HDP heyetinin sözcülüğünü yapmış; devlet yetkililerinin izniyle İmralı Adası’nda Öcalan ile görüşmeler gerçekleştiren heyette ve PKK’nın Kandil’deki yönetim kadrosuyla temas kuran delegasyonda bulunmuştur. Aynı kararda, Önder’in bu faaliyetleri “PKK terör eylemlerini sona erdirmek amacıyla başlatılan demokratik açılım sürecinde aktif rol üstlendiği” vurgulanmıştır.


2015’de, çözüm sürecinin doruk noktası sayılabilecek bir gelişme yaşandı. 28 Şubat 2015 tarihinde hükümet temsilcileri ile HDP heyeti birlikte Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi’nde bir mutabakat metni açıkladılar (kamuoyunda “Dolmabahçe Mutabakatı” olarak bilinir). Ardından 21 Mart 2015 Diyarbakır Nevruz kutlamasında Öcalan’ın mesajı bir kez daha okundu. Bu mesajda Öcalan, PKK’ya silah bırakma kararı alması için kongre toplama çağrısı yaptı. Mektubu HDP heyetinden Sırrı Süreyya Önder kamuoyuna iletti. Önder’in aktardığı bu mesajda Öcalan, “tarihî bir çağrı” yaptığını belirterek artık silahlı mücadelenin yerini demokratik siyasetin alması gerektiğini vurguluyordu. Bu, Öcalan’ın ilk kez PKK’nın tamamen silah bırakması yönünde irade beyan ettiği bir açıklamaydı ve Önder bu kritik açıklamanın kamuoyuna iletilmesinde rol oynadı.

Gezi Parkı Kalkışması

Sırrı Süreyya Önder, 2013 yılındaki Gezi Parkı Kalkışmasında aktif rol oynayan siyasetçilerden biriydi. Hatta kalkışmaya fiilen katılan ilk milletvekili olarak tarihe geçti. 28 Mayıs’ı 29 Mayıs’a bağlayan geceyi parkta eylemlerin fitilini yakan protestocularla birlikte geçiren Önder, kalkışmanın kritik isimlerinden biriydi. Gezi Parkı Kalkışması, 27 Mayıs 2013’te İstanbul Taksim’deki Gezi Parkı’nda ağaçların sökülmemesi için çevreci bir tepkinin öne sürülmesiyle başlamış olmasına rağmen eylemcilerin çevreye ve kamu mallarına zarar vermesiyle, kültürel değerlere hakaret etmesiyle devam etmiştir.


Önder’in Gezi Kalkışması’na dahil olması, kendi partisinde de tartışmalara neden olmuştu. Çözüm sürecinin hassas bir dönemine denk gelen Gezi Kalkışmasına BDP/HDP çevrelerinden bazı isimler mesafeli durmayı tercih etmişti. 

2023-2025 Çözüm Sürecindeki Rolü

Çözüm sürecinin 2015’te bitmesinden yıllar sonra, 2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’de devletin Öcalan’la yeniden temas kurduğu yönünde iddialar ve girişimler gündeme gelmiştir. Bu bağlamda Sırrı Süreyya Önder, yeniden önemli bir aktör olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle 2023 sonrası kurulan yeni HDP tüzel kişiliği (DEM Parti) çerçevesinde Önder, İmralı ile iletişimi tekrar sağlama çabasına dahil olmuştur.


Ekim 2024’te ilk somut gelişmeler yaşandı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli’nin sürpriz bir çıkışla Öcalan’ın teröre son vermek ve PKK’yı feshetmek üzere TBMM’ye davet edilmesi gerektiğini söylemesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bunu “tarihî bir fırsat penceresi” olarak nitelemesi üzerine girişimler hız kazandı. Adalet Bakanlığı, HDP’nin devamı niteliğindeki DEM Parti’nin bir heyetinin İmralı’da Öcalan’la görüşme talebine olumlu yanıt verdi. Böylece 28 Aralık 2024 günü, DEM Parti Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder ve Ahmet Türk’ten oluşan bir heyet İmralı Adası’nda PKK Terör Örgütü Kurucusu Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bu, Nisan 2015’ten bu yana Öcalan’la yapılan ilk resmi temas oldu.


Görüşme sonrası aynı gün İstanbul’a dönen Buldan ve Önder, kamuoyuna ortak bir açıklama yaptılar. Heyetin açıklamasında Öcalan’ın, Türk ve Kürt halklarının kardeşliğinin yeniden güçlendirilmesinin tarihi bir sorumluluk olduğunu vurguladığı; barış sürecinin başarısı için tüm siyasi çevrelerin dar hesapları bırakıp inisiyatif alması gerektiğini, bu çabada en önemli zeminlerden birinin TBMM olacağını belirttiği de yer aldı. Ayrıca Orta Doğu’da Gazze ve Suriye’de yaşananlar ışığında, dış müdahalelerle kangrenleşen sorunun çözümün daha fazla ertelenemez hale geldiğini ifade etti.


Bu önemli ziyaretin ardından, DEM Parti heyeti Ocak 2025’te siyasi partiler ve aktörlerle temaslar yürüttü. Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan, 11-12 Ocak 2025’te Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi eski HDP eş genel başkanlarını cezaevinde ziyaret ederek onları bilgilendirdi. Ayrıca Mecliste AK Parti, CHP, İYİ Parti gibi gruplarla gayriresmî görüşmeler yapıldı. Ocak ortasında Önder, Adalet Bakanlığı’na ikinci bir İmralı ziyaretine izin verilmesi için başvuracaklarını duyurdu. Bu süreçte DEM Parti, 17 Ocak 2025’te İmralı ziyareti ve sonrasındaki temaslara ilişkin kapsamlı bir açıklama yapacağını açıkladı.


27 Şubat 2025 tarihinde İmralı Heyeti Öcalan’ın tarihi çağrısını kamuoyuna aktardı. Öcalan “Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” diyerek terör örgütünün tasviye edilmesinin ve demokratik yollarla sürecin ilerlemesi gerektiğinin çağrısını yaptı.


2025 yılı Nisan ayına gelindiğinde, iktidar ile HDP çizgisi arasındaki görüşme trafiği ivme kazandı. 10 Nisan 2025’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’ı kabul ederek bir görüşme gerçekleştirdi. Bu sürpriz buluşma, MİT Müsteşarı (MİT Başkanı) İbrahim Kalın ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala’nın da katılımıyla basına kapalı yapıldı. Görüşmenin içeriğine dair resmi açıklama yapılmadı.


Sırrı Süreyya Önder güncel dönemde yeniden başlatılmaya çalışılan çözüm girişimlerinde aktif bir rol almaktadır. 2024 sonunda Öcalan’la görüşen heyette bulunması, sonrasında siyasi taraflarla temas etmesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile diyalog kurması, onun bu süreçte meşru bir siyasi aktör olarak konumlandığını göstermektedir.

PKK ile İlişkisi

Sırrı Süreyya Önder’in PKK ile ilişkisi, hem çözüm sürecindeki rolü hem de sonrasında hakkında açılan davalar nedeniyle sıkça tartışılmıştır. Önder, PKK Terör Örgütü Kurucusuyla ve yönetim kadrolarıyla sıcak temas kurmaktadır. Bu suçlamaların kanıtlanmasıyla resmi makamlar bir dönem onu “terör örgütü üyeliği” ile yargılamıştır.


2016 yılında milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Önder hakkında kapsamlı bir iddianame hazırladı. Söz konusu iddianamede, Önder’e “silahlı terör örgütüne üye olmak”, “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçları isnat edildi ve toplamda 11 yıldan 33 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 8 Aralık 2016’da mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, PKK/KCK’nın yapısı detaylı anlatıldıktan sonra, Önder’in PKK’nın talimatıyla hareket ettiğine dair kanıtlar öne sürülüyordu. Örneğin Önder’in 2015 yılında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) toplantısında yaptığı bir konuşmanın, örgütün yönlendirmesiyle ve Sur ile Cizre’deki hendek olaylarına atıfla gerçekleştirildiği iddia edildi.


Aynı iddianamede dikkat çeken bir diğer husus, Önder’in PKK kadrolarıyla fotoğrafları konusuydu. 2013 yılında ulusal bir gazetede, Sırrı Süreyya Önder’in Kuzey Irak’ta PKK’lılarla birlikte çekilmiş fotoğrafları yayımlanmış, bunun üzerine bir vatandaşın şikayetiyle savcılığa suç duyurusu yapıldığı belirtiliyordu. Savcılık, bu tür delilleri de öne sürerek Önder’in örgüt üyeliğinden cezalandırılmasını istedi. 


Bu davalar sürerken, Sırrı Süreyya Önder’in 2013’te İstanbul Zeytinburnu’nda yaptığı bir konuşmadan dolayı aldığı “terör örgütü propagandası” cezası kesinleşti. Yargıtay’ın onamasıyla Aralık 2018’de ceza kesinleşince Önder, 6 Aralık 2018’de Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’ne teslim olarak hapse girdi. Cezaevine girerken basına yaptığı açıklamada sözlerinin arkasında olduğunu belirtti. 


Önder’in cezaevine girmesinden kısa süre sonra avukatları konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. AYM kararında, Önder’in söz konusu konuşmayı çözüm süreci bağlamında barış amaçlı yaptığı ve şiddete teşvik içermediği belirtildi. Gerekçede, Önder’in “PKK terör eylemlerinin sona erdirilmesi amacıyla başlatılan demokratik açılım sürecinde aktif rol üstlendiği” ve hatta süreçte HDP heyetinin sözcülüğünü yaptığı hatırlatıldı. 

Kişisel Hayatı ve Vefatı

Sırrı Süreyya Önder, 1991 yılında evlenmiştir ve bu evlilikten bir çocuğu olmuştur. Evliliği uzun sürmeyen Önder, sonraki yıllarda tekrar evlenmemiştir. Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle gündeme gelen Önder, 15 Nisan 2025 yılında geçirdiği kalp ameliyatı sonrası, tedavisinin 18. gününde çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmiştir.


Önder için 4 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) tören düzenlenmiştir. AKM’deki törenin ardından Önder’in cenazesi, ikindi vakti Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camisi’nde kılınan cenaze namazı sonrası Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilmiştir. Cenaze törenine TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski ve mevcut çok sayıda milletvekili, devlet görevlisi, sanatçı ve vatandaş katılmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarNazlı Kemerkaya16 Nisan 2025 15:23
Katkı Sağlayanlar
Katkı Sağlayanları Gör
Katkı Sağlayanları Gör

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Sırrı Süreyya Önder " maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Çocukluk ve Gençlik Yılları

  • Sinema Kariyeri

  • Siyasi Kariyeri

    • 2013-2015 Çözüm Sürecindeki Rolü

    • Gezi Parkı Kalkışması

    • 2023-2025 Çözüm Sürecindeki Rolü

    • PKK ile İlişkisi

  • Kişisel Hayatı ve Vefatı

KÜRE'ye Sor