
Tarık Rahman, Bangladeş’in kurucu siyasal ailelerinden biri olan Zia ailesinin en büyük oğlu olarak siyasal tarihte konumlanmış bir figürdür. Kendisi, Bangladeş Milliyetçi Partisi’nin (BNP) kurucusu olan eski Cumhurbaşkanı Ziaur Rahman’ın oğludur. Ziaur Rahman, 1978 yılında BNP’yi kurmuş ve Bangladeş’in bağımsızlık mücadelesinde öne çıkan isimlerden biri olmuştur. 1981 yılında gerçekleşen askerî darbe sonucunda öldürülmüştür.
Rahman’ın annesi Khaleda Zia, Bangladeş’in ilk kadın başbakanı olmuş ve 1991–1996 yılları arasında ilk başbakanlık dönemini yürütmüştür. Daha sonra ikinci kez başbakanlık yapmıştır. Khaleda Zia’nın siyasal kariyeri, eşinin 1981’deki ölümünden sonra başlamıştır. Bu bağlamda Tarık Rahman, hem askerî kökenli bir cumhurbaşkanının hem de bir başbakanın oğlu olarak siyasal bir mirasın taşıyıcısıdır.
Zia ailesi, Bangladeş siyasetinde on yıllar boyunca etkili olmuş ve ülkenin siyasal rekabeti büyük ölçüde bu aile ile Şeyh Hasina liderliğindeki Awami Birliği arasında şekillenmiştir. Rahman’ın siyasal konumlanışı da bu tarihsel ve kurumsal rekabet zemininde gelişmiştir.
Tarık Rahman, 2001 yılında, annesinin ikinci başbakanlık döneminin başlangıcında Bangladeş Milliyetçi Partisi içerisinde aktif siyasal faaliyetlere başlamıştır. Bu dönem, kendisinin henüz 30’lu yaşlarının ortasında olduğu bir sürece denk gelmiştir. 2002 yılında parti içinde üst düzey bir göreve terfi ettiği açıklanmıştır.
Muhalefet, bu yükselişi açık bir nepotizm örneği olarak nitelendirmiştir. Rahman’ın parti içindeki rolü zamanla disiplin uygulayıcı bir figür olarak tanımlanmış ve parti düzenini sağlayan bir aktör olarak anılmıştır. Bu süreçte kendisine yönelik kişisel çıkar sağladığına dair iddialar gündeme gelmiş, ancak Rahman bu yolsuzluk suçlamalarını reddetmiştir.
2004 yılında gerçekleşen ve ölümcül sonuçlar doğuran bir el bombalı saldırı ile bağlantılı olarak hakkında suçlamalar yöneltilmiştir. Bu dava daha sonraki süreçte hukuki gelişmelere konu olmuş ve ilerleyen yıllarda suçlamalardan aklanmıştır.
2007 yılında asker destekli geçici hükümet döneminde yolsuzluk suçlamaları kapsamında tutuklanmıştır. Yargılama süreci öncesinde işkenceye maruz kaldığını ifade etmiştir. Toplam 18 ay cezaevinde kalmış ve daha sonra serbest bırakılmıştır.
Serbest bırakılmasının ardından Londra’ya gitmiş ve uzun süreli bir sürgün süreci yaşamıştır. 2008 yılında tıbbi tedavi amacıyla Londra’ya yerleşmiş ve burada kalmaya devam etmiştir. Hakkında çeşitli ceza davaları açılmış ve bazı davalarda gıyabında mahkûm edilmiştir. Bu davalar arasında Şeyh Hasina’ya yönelik suikast planıyla bağlantılı olduğu iddia edilen bir dava da yer almıştır.
2018 yılında annesi Khaleda Zia’nın hapse girmesinin ardından Rahman, BNP’nin fiilî lideri ve geçici başkanı olarak parti yönetimini üstlenmiştir. Sürgünde bulunduğu 17 yıl boyunca parti stratejilerini ve politikalarını uzaktan yönlendirmiştir. 2024 yılında Şeyh Hasina’nın iktidardan uzaklaştırılmasının ardından kendisine yönelik hukuki engeller kaldırılmış ve önceki mahkûmiyet kararları bozulmuştur.
Tarık Rahman, 25 Aralık 2025 tarihinde 17 yıllık sürgünün ardından Bangladeş’e dönmüştür. Bu dönüş, 2026 genel seçimleri öncesinde gerçekleşmiş ve siyasal atmosfer üzerinde sembolik bir etki yaratmıştır. Beş gün sonra annesi Khaleda Zia hayatını kaybetmiştir.
9 Ocak 2026 tarihinde Bangladeş Milliyetçi Partisi’nin resmî lideri olmuştur. BNP, Şubat 2026 genel seçimlerine onun liderliğinde girmiştir. Şeyh Hasina’nın Awami Birliği partisinin geçici yönetim tarafından siyasetten men edilmesi, BNP’yi seçimlerde öne çıkan parti konumuna taşımıştır.
Seçim sürecinde düzenlediği mitinglerde geniş katılım sağlanmış ve parti tabanında mobilizasyon artışı gözlemlenmiştir. 60 yaşında olan Rahman, seçimler öncesinde tek başına iktidar olacak çoğunluğu elde edeceğine dair güven beyanında bulunmuştur.
Rahman’ın dönüşü, parti içi disiplin sorunlarını görünür kılmıştır. 300 seçim bölgesinin 79’unda, resmi BNP adaylarına karşı 92 parti içi muhalif adayın yarıştığı belirtilmiştir. Bu durum parti içi fraksiyonlaşmanın sürdüğünü göstermiştir.
5 Ağustos 2024’ten itibaren kaydedilen siyasi şiddet olaylarının büyük bölümünde BNP aktivistlerinin yer aldığına dair veriler kamuoyuna yansımıştır. Bu durum, parti içi kontrol ve disiplin kapasitesine ilişkin tartışmaları artırmıştır.
Sürgün döneminde Londra’daki yakın çevresiyle birlikte çalışmış ve dönüşünden sonra kampanya iletişimini büyük ölçüde bu kadroyla yürütmüştür. Parti içi değerlendirmelerde, sadakatin liyakatin önüne geçtiği yönünde eleştiriler gündeme gelmiştir. Yerel teşkilatlarda uzun süre faaliyet gösteren kadrolar ile sürgün döneminde oluşan danışman çevresi arasında gerilim oluştuğu ifade edilmiştir.
Rahman, seçim kampanyasında demokratik yönetimi yeniden tesis etme, hukukun üstünlüğünü güçlendirme ve yolsuzlukla mücadele etme taahhütlerinde bulunmuştur. Televizyon konuşmasında, geçmiş dönemde yapılan hatalar için özür dilemiş ve hesap verebilir bir devlet anlayışı vadetmiştir.
Kampanya programında ekonomik ve sosyal politikalar kapsamında “aile kartı” uygulaması ile kadınlara ve işsizlere aylık nakit destek sağlanacağını belirtmiştir. Ayrıca geniş çaplı ağaç dikim projeleri ve bölgesel kalkınma vaatleri kamuoyuna sunulmuştur.
Yolsuzlukla mücadele söylemi, geçmişte kendisine yöneltilen suçlamalar ve parti içindeki aday tercihleri bağlamında tartışmalara konu olmuştur. Buna karşılık Rahman, iktidara gelmesi halinde devlet yönetiminde şeffaflık, hesap verebilirlik ve kurumsal reform ilkelerini uygulayacağını beyan etmiştir.
Bangladeş Milliyetçi Partisi’nin 2026 genel seçimlerinde yeterli sandalye sayısına ulaşarak çoğunluğu elde ettiği ve Rahman’ın başbakanlığa doğru ilerlediği belirtilmiştir. Seçim, 2024 ayaklanmasının ardından gerçekleşen ilk genel seçim olma özelliği taşımıştır.
Rahman, seçim sürecini demokratik istikrarın yeniden inşası olarak tanımlamış ve otoriter yönetim sonrası yeni bir dönem başlatma iddiasında bulunmuştur. Kampanya sürecinde barış ve istikrarın yeniden tesis edileceğini ifade etmiştir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Tarık Rahman" maddesi için tartışma başlatın
Siyasete Girişi ve Parti İçi Yükselişi (2001–2007)
Tutuklanması, Yargı Süreci ve Sürgün Dönemi (2007–2025)
Ülkeye Dönüşü ve Liderliğe Yükselişi (Aralık 2025–Ocak 2026)
Parti Disiplini, Kurumsal Sorunlar ve Örgütsel Yapı
Siyasal Söylem, Politika Önerileri ve Kavramsal Çerçeve
2026 Seçimleri ve Yükseliş Süreci