Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu (Binge Eating Disorder), bireyin belirli kısa bir zaman diliminde (genellikle 2 saat veya daha kısa sürede), çoğu kişinin aynı sürede tüketebileceğinden daha fazla miktarda yiyecek tüketmesiyle karakterize edilen bir yeme bozukluğudur. Bu nöbetler sırasında birey, yiyecek alımı üzerinde kontrol kaybı yaşadığını belirtir ve yemeyi durdurmakta güçlük çeker. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu'nun (TYB) ayırt edici özelliği, tekrarlayan tıkınırcasına yeme nöbetlerinin ardından kusma, aşırı egzersiz veya diğer telafi edici davranışların görülmemesidir. Bu yönüyle Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu, özellikle bulimia nervoza gibi diğer yeme bozukluklarından klinik olarak farklılık göstermektedir.
TYB ilk kez 1959 yılında Albert Stunkard tarafından tanımlanmış, tanı ölçütleri ise 1991’de Spitzer ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel Elkitabı'nda (DSM), DSM-IV’te geçici bir tanı olarak yer almış, Mayıs 2013’te yayımlanan DSM-5’te ise "Beslenme ve Yeme Bozuklukları" başlığı altında resmi bir tanı olarak kabul edilmiştir.
DSM-5 tanı ölçütlerine göre, Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu tanısının konulabilmesi için bireyde son üç ay içerisinde, haftada en az bir kez yineleyen tıkınırcasına yeme ataklarının görülmesi gerekmektedir. Bu ataklar sırasında kişi, kısa bir süre içinde normalden belirgin şekilde daha fazla miktarda yiyecek tüketmekte ve yeme davranışı üzerinde kontrol kaybı yaşamaktadır. Ataklar sırasında veya sonrasında bireyde aşırı tokluk hissi, fiziksel rahatsızlık, suçluluk, utanç ya da sıkıntı gibi olumsuz duygular ortaya çıkabilmektedir.
TYB, yetişkinler arasında en yaygın görülen yeme bozuklukları arasında yer almaktadır. Yaşam boyu görülme sıklığı küresel ölçekte %0.7 ila %6.6 arasında değişirken, ABD’de yaklaşık %2.8 olarak bildirilmektedir. Kadınlarda erkeklere kıyasla daha sık görülür (yaklaşık 1.75 kat). Hastalık çoğunlukla 20’li yaşlarda başlamakta ve orta yaşa dek devam edebilmektedir. Obez bireylerde görülme sıklığı daha yüksektir; özellikle kilo yönetimi tedavisi alanlar ve bariatrik cerrahi adayları arasında yaygındır.
Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu’nun (TYB) etiyolojisinde genetik, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin birlikte etkili olduğu kabul edilmektedir. İkiz çalışmaları, bozukluğun kalıtımsal bileşenine işaret etmekte olup, kalıtım oranı %41 ile %74 arasında değişmektedir. Nörotransmitter düzeyinde ise dopamin, serotonin, opioid ve ghrelin gibi biyokimyasal sistemlerin TYB ile ilişkili olabileceği bildirilmektedir. Ayrıca, beyindeki ödüllendirme sisteminde gözlenen işlevsel bozuklukların tıkınırcasına yeme davranışı ile bağlantılı olduğu öne sürülmektedir.
Psikolojik etkenler arasında, erken yaşta yaşanan travmatik olaylar ile benlik algısına yönelik olumsuz inançlar dikkat çekmektedir. Klinik gözlemler, TYB tanısı konulan bireylerde düşük benlik saygısı, beden algısında olumsuz değerlendirmeler, duygusal düzenleme güçlükleri, dürtüsellik ve bağımlılıkla ilişkili davranış örüntülerinin sıkça görüldüğünü ortaya koymaktadır.
Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu’nda (TYB) sıklıkla yemek yeme sırasında kontrol kaybı yaşanmaktadır. Bireyler, genellikle kısa sürede, hızlı bir şekilde ve çoğu zaman açlık hissi olmaksızın fazla miktarda yiyecek tüketmektedir. Bu atakların ardından kişilerde suçluluk, utanç veya pişmanlık gibi olumsuz duygular sıkça bildirilmekte, ayrıca bireylerin bu tür yeme davranışlarını genellikle yalnızken gerçekleştirdikleri gözlemlenmektedir. TYB, kilo artışı ve obezite ile ilişkilendirilmektedir ve bu durum fiziksel sağlıkla ilgili çeşitli sorunlara zemin hazırlayabilmektedir.
TYB’ye eşlik eden psikiyatrik bozukluklar arasında major depresyon, anksiyete bozuklukları ve bazı kişilik bozuklukları (kaçıngan, borderline, obsesif kompulsif) bildirilmektedir. Ayrıca Tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar gibi obezite ile ilişkili tıbbi durumlarla birlikte görülebilmektedir.
Uzunlamasına yapılan araştırmalar, TYB’nin sıklıkla kronik bir seyir izlediğini ortaya koymaktadır. Bazı bireylerde belirtiler zamanla azalırken, diğerlerinde farklı yeme bozukluklarına dönüşüm gözlenebilmektedir.
TYB tedavisinin hedefleri arasında tıkınırcasına yeme ataklarının sonlandırılması, düzenli beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, kilo stabilitesinin sağlanması ve eşlik eden ruhsal bozuklukların ele alınması yer almaktadır.
"Uyarı: Bu maddede yer alan içerik, yalnızca genel ansiklopedik bilgi amacı taşımaktadır. Buradaki bilgiler tanı koyma, tedavi etme ya da tıbbi yönlendirme amacıyla kullanılmamalıdır. Sağlıkla ilgili konularda karar vermeden önce mutlaka bir hekime veya uzman sağlık personeline danışmanız gerekmektedir. Bu bilgilerin tanı veya tedavi amacıyla kullanılması sonucunda doğabilecek durumlardan madde yazarı ve KÜRE Ansiklopedi herhangi bir sorumluluk kabul etmez."
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu" maddesi için tartışma başlatın
Tanı ve Tarihçe
Epidemiyoloji
Etiyoloji
Klinik Özellikler
Süreç ve Seyir
Tedavi
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.